TED Ankara College Foundation Schools
Not a member yet
1415 research outputs found
Sort by
KADINLIK ZOR ZANAAT
A1 Türkçe dersi kapsamında hazırlamış olduğum bu tez çalışmasını kadının varoluş sorunsalı temelinde oluşturmak istedim. Yetişkin kadın adayı olduğum için bu alanda bir çalışma yapmak benim yaşama hazırlanmam için önemliydi. Sosyal düzenin kurulu işleyişinde kural dışı olmak durumunda kalmış bir kadının odak figür olarak yer aldığı Refik Halit Karay’ın Yatık Emine adlı öyküsünü, araştırma alanım için uygun buldum. Öyküde yaşama tutunamayan, bu nedenle toplumun baskısı sonucu ölüme sürüklenen bir kadının trajik hayatı konu edilmektedir. Tez çalışmamda Yatık Emine adlı öykü yoluyla kadının varoluş sorunsalını değerlendirdim. Tezimi “aşk”, “insani değerler”,“ değersizlik” başlıklarında inceledim. Çünkü odak figürün içinde bulunduğu toplum aşksız, insani değerlerden yoksun ve değersizlik duygusunu içselleştirmiş bireylerden oluşmaktadır. Bu çalışma ile toplumsal yapının bireyin/kadının varoluşunda etkin olduğu sonucuna ulaştım
Research Question: Is there a threshold in blood glucose in which once below it, the rate of decline of blood glucose increases?
This observation inquires about the presence of a threshold in blood glucose, when once above it,
its rate of decline will change. The basis for argument comes from the laws of diffusion. Hence
the following was questioned: " Is there a threshold for blood glucose level in which once
above it, its rate of decline increases?" and it was hypothesized that "where the starting blood
glucose value is the independent variable and the change in blood glucose level and the rate
of that change in set time are the dependent variables, it can be said that there is a certain
threshold for blood glucose in which once above it, its decline rate will increase."
In the observation were two voluntary diabetic subjects, one of them being me; living under a
specific diet for five days, checking our blood glucose values frequently in predetermined
intervals as trials. After the trials, I took the fasting periods' Δ blood glucose values (ΔG) and
graphed the ones pointing to declines in blood glucose, seeing that ΔG increased with increasing
initial blood glucose, regardless of whether any intervention took place when said value was
encountered. Finally, to check whether found trend was meaningful in context, a paired samples t
test was run with an hypothesized threshold of 130 mg/dl for the sake of statistics, which resulted
in a (T<=t) one tail value of 0.00576, which was lower than the alpha value of 0.05, consequently
rejecting the null hypothesis and confirming the disparities between the values, therefore also
accepting the hypothesis: It can indeed be said that there is a threshold in blood glucose in which
once above it, its rate of decline will increase, but since the test group consisted of only 2
samples, it's result is in no way ultimate
Bu Filmde Yalnız Adam Benim
Murat Gülsoy’un “Bu Filmin Kötü Adamı Benim” adlı yapıtının üzerine yazılmış olan bu uzun tez, Uluslararası Bakalorya Programı Türkçe A dersi kapsamında hazırlanmıştır. Bu çalışmada “Bu Filmin Kötü Adamı Benim” adlı romanında odak figür ve yazar tarafından sorgulanan olgu kişinin hayatındaki yönetim gücünün zayıflığı ve hayata karşı yabancılaşmasıdır ve çalışmada bu kayıtsızlığın nedenleri ile sonuçlarının bağdaştırılarak incelenmesi hedef alınmıştır. Bu amaç doğrultusunda roman üzerinde ayrıntılı çalışmalar yapılmış ve odak odak figürü yalnızlığa iten nedenler odak figürün çocukluk dönemleri, hayatının okura tanıtılan kesidi, yapıtla eşzamanlı giden ve yaratıcısı olduğu kurgusunun çözümlenmesi olarak saptanmıştır. Odak figürün toplum düzenindeki sıkışmışlığına ve yetersizliğine yol açan baba figürü ve onun yaptırımları bireyin üzerindeki etkileri bağlamında değerlendirilmiştir. Çalışmanın giriş bölümünde sözü edilen odak figürün büyük bir yapıtaşı olan toplum düzeninde kaybolmasının nedeninin benliğini aramanı fakat bağlı olduğu ipleri henüz kıramadığı için bir türlü bulamaması olarak belirtilmiştir. Çalışmanın sonuç bölümünde ise ailenin bireyin üzerinde geliştirmiş olduğu baskı ve zayıflığın bireyin tüm hayatını ne boyutlarda etkilediği, nelere yol açtığı belirtilmiştir. Bu çalışmada toplum tarafından öteki görülen bireyin bu yabancılaşması bireyin de kendini topluma karşı yabancı hissetmesi ve bunu düzeltip hayatının ucundan tutabilmek için debelenmesi fakat geçmişinden gelen belirli unsurların onun peşinden kara bir gölge gibi gelmesi sonucu kendini mesleğine, ailesine ve kendisine ait hissedememesi irdelenmiştir. Çalışmada ikincil bir kaynak kullanılmamıştır
KÖYLÜ MEMLEKETİN EFENDİSİ MİDİR?
Uluslararası Bakalorya Diploma Programı A Türkçe Dersi kapsamında hazırlanmış olan bu uzun tezde, Fakir Baykurt’un Efendilik Savaşı adlı yapıtının konu edildiği dönemdeki devlet-birey arasındaki ilişki sosyal düzen ve toplumsal koşullar bağlamında incelenmiştir. Tez dört bölümden oluşturulmuştur. Giriş bölümünde yapıtta yer alan öykülerin kurulduğu temel iletiler verilmiştir. Gelişme bölümde devlet-birey ilişkisi alt başlıklarla ele alınıp değerlendirilmiştir. Yine bu bölümde yapıttaki öykülerde dönemdeki toplumsal koşullar cehalet, yoksulluk, bağnazlık ve batıl inançlar bağlamında incelenmiştir. Sonuç bölümünde tüm çalışmaya ilişkin genel bir değerlendirme yapılarak köylünün cehaletin, yoksulluğun, bağnazlığın ve batıl inançların esiri olduğu, bunun bir sonucu olarak sömürülere maruz kaldığı, bu dönemde devlet birey arasındaki ilişkinin sağlıklı işlemediği kanaatine varılmıştır
KARANLIĞIN GERÇEKLİĞİ
Uluslar arası Bakalorya Programı çerçevesinde hazırlanan A Türk Dili Edebiyatı dersi Uzun Tezi çalışmasında Murat Gülsoy’un “Karanlığın Aynasında” adlı yapıtındaki gerçeklik algısında yaşanan sapmalarda uzamların işlevindeki değişim incelenmiştir. Yapıtta değişiminin odak figürün ruhsal durumunu yansıtmada önemli olduğu görülür bu değişim kitabın başında hızlı bir biçimde yapılır. Bunun hem okuyucuyunun hem de karakterlerin gerçeklik algısını sorgulatan bir yönü olduğu söylenebilir. Bu tezin amacı figürlerin gerçeklik algılarındaki sapmaları incelemektir. Bu incelenme yapıttaki dört temel uzam üzerinden yapılmıştır. Çalışmada uzamlar, “Hastane, Orhan’ın yengesinin evi, Tiyatro ve Ece’nin evi “ olarak başlıkara ayrılmıştır. Bu uzamların seçilme sebebi odak figürün gerçeklik algısındaki sapmaların bu uzamlarda doruk noktasına çıkmış olmasıdır.
Yapılan değerlendirme sonucunda uzamların odak figürün gerçeklik algısındaki sapmaları yansıtmada önemli bir işleve sahip olduğu görüldü
FARK EDİLMEYEN YAŞANTILAR VE AŞK
A1 Türkçe dersi bitirme tezi olarak yaptığım bu çalışmada Orhan Pamuk’un Sessiz Ev adlı yapıtını seçtim. Bu seçimimim nedeni, aile yaşantısının bireyin yaşamındaki yerini incelemek ile aşkın ele alınışındaki farklılıkları ve yaşanışındaki engelleri gözlemlemek isteğimdir. Bu isteğime uygun olarak yapıtı aşk ve inanç, aşk ve siyaset/ideoloji ile aşk ve maddiyat olmak üzere üç anlamsal kesit içerisinde inceledim. Giriş bölümünde anlamsal kesitlemelerim hakkında genel bir bilgi sundum, yapacağım tez ile amaçlamayı hedeflediğim sonucu belirttim. Gelişme bölümünde yapmış olduğum anlamsal kesitleme ile aşk olgusunun yaşanışına engel oluşturan üç kavramı aşk ve inanç, aşk ve siyaset/ideoloji ile aşk ve maddiyat kavramlarına değinerek inceledim. Sonuç bölümünde ise yaptığım incelemeleri ve bu doğrultuda giriş bölümünde amaçlamayı hedeflediğim sonuca vardığımı belirttim. Çalışmam sonucunda çalışmasıyla bireylerin aşk olgusuna yaklaşımının kişiden kişiye değişebileceği ve aşkın yaşanmasına birçok nedenin engel olabileceği sonucuna vardım
Kurgudaki Toplum: Toplumsal Olayların Edebi Figürler Üzerindeki Etkisi
Ted Ankara Koleji Vakfı Özel Lisesi Uluslarası Bakalorya programı Türkçe A dersi için hazırlanan bu çalışmada, Orhan Pamuk’un Sessiz Ev adlı romanındaki Cennethisar uzamında yaşayan bireyleri siyasi ve toplumsal yönden etkileyen olayların düzeyi; bireylerin farklı sınıfları, kişilikleri ve kuşak farklılıkları ele alınarak incelenmiştir. Bu tez, insan ilişkilerini ve etkileşimlerini göz önünde bulundurarak 1970’ten sonraki Türkiye’de yaşanan toplumsal olayların edebiyatımızdaki figürler üzerindeki yansımasını değerlendirmek amacını taşır. Bu amaca ulaşırken İkinci Dünya Savaşı sonrası politik bloklaşmanın ve 1968 düşünsel sürecinin Türkiye üzerindeki etkisinin hissedilmesi ve romandaki karakterlerin bu bağlamdaki özellikleri önemlidir. Yapıtın odağında olan Darvınoğlu ailesinin geçmişinin ve üç genç nesil figürünün hayatlarındaki değişimin 1 hafta içinde anlatımı da bu kısa tezde zaman ve kuşak başlıklarının kurulmasında etkili olmuştur. Böylece, dünyada yaşanan politik ve toplumsal olayların ülkemizdeki ve edebiyatımızdaki etkisinin büyük olduğu kanısına ulaşılmıştır. Bu tez çerçevesinde yaşanan siyasi ve toplumsal olaylar ve figürlerin bundan etkilenmeleri başlığı altında figürlerin toplumsal sınıf ayrımları, kişisel deneyim ve yaşanmışlıkları ve uzamın olaylar ve figürler ile ilişkili olarak farklı figürler üzerindeki etkisi alt başlıkları birbirlerine bağlanarak yapıttaki figürler yapıtın kurgusu üzerinden işlenmiştir. Bunun sonucunda ise farklı siyasi akımların figürleri etkilediğine; kimlik arayışlarının ve ilişkilerin ise bu olaylar aracılığıyla biçimlendiğine ulaşılmıştır. Figürlerin kişisel özellikleri ve sınıfsal konumlarının da yaşama bakış açılarını ve toplumsal olaylara bağlı olarak düşüncelerini de değiştirdiği tezine ulaşılmıştır. Bir başka tez çalışmasında da, toplumsal devinimlerin ve kentsel dönüşümün kuşakların arasında yarattığı değişim üzerinden gidilerek “kuşak çatışması” olgusu derinleştirilebilinir. Ayrıca, zaman olgusu derinleştirilerek karakterlerin zaman içerisindeki değişimleri kentsel dönüşüm ve sanayileşme bağlamında vurgulanabilir
KENTİN SIKINTILI SAKİNİ
Uluslararası Bakalorya Programı, Türkçe A dersi Türk Dili ve Edebiyatı alanında ele alınan bu tezde, Turgut UYAR’ ın Büyük Saat adlı yapıtında yer alan ’Terziler Geldiler’’, ‘’Geyikli Gece’’, ‘’Tel Cambazının Ruzgarsız Aşklara Vardığını Anlatan Şiirdir’’, ‘’Öteberiyi Omuzluyorum’’, ‘’Kaçak Yaşama Yergisi’’, ‘’Göğe Bakma Durağı’’ ve ‘’Çok Üşümek’’ şiirleri seçilmiş, bu şiirlerde kentleşmenin birey üzerindeki etkisi neden ve sonuçlarıyla incelenmiştir. Bu tezin amacı, bireyin kentleşme karşısındaki tutum ve davranışlarında gelişen huzursuzluk, kaçış özlemi, doğaya sığınma ve özgürlük isteği süreçlerinin bireyin hayatına etkisini incelemektedir ve dört bölümden oluşan tezin birinci bölümünde modernizmin yarattığı huzursuzluk üzerinde durulurken ikinci bölümde kaçış özlemi, üçüncü bölümünde doğaya sığınma, dördüncü bölümünde ise özgürlük isteği incelenmiştir. Tezin sonucunda şiir kişisinin doğa ve uygarlık çatışmasının varolduğu kentleşme sürecinde yaşadığı sorunların bireysel ve toplumsal etkilerinin olduğu gözlemlenmiştir
SAVAŞIN DEĞİŞTİRDİĞİ HAYATLAR: DRİNA’YA VEDA
Uluslararası Bakalorya programı A1 Türk Edebiyatı dersi kapsamında hazırladığım bu uzun tezde Faik Baysal’ın “Drina’da Son Gün” adlı yapıtında Yugoslavya Türklerinin II. Dünya Savaşı döneminde verdikleri var olma mücadelelerini ve sonucunda göçe mecbur bırakılma süreçlerini ele aldım. Çalışmamda çok farklı ırk, din ve kültürden gelen bireylerin çok uluslu bir devlet olan Yugoslavya uzamında benimsedikleri farklı yaşam algılarını değerlendirdim. Bu farklılığın temelinde yatan bireysel ve toplumsal etmenlerin zaman içinde ilişkileri nasıl şekillendirdiği ve bireyler arasında bir çatışma ortamı hazırladığı birçok figür aracılığıyla açıklanmıştır. Farklı gelenek ve görenekler içinde doğup büyümüş, farklı dayatmalara maruz kalmış oldukları için çok çeşitli hayat algılarına sahip bireylerin bir arada yaşamalarının zorlu bir süreç olduğu kanısına vardım
MASUM BİR ARAYIŞ: AİDİYET
Uluslararası Bakalorya Programı A Dersi kapsamında bitirme tezi olarak hazırlanan bu çalışmada Orhan Pamuk’un aşk, evlilik, aile, mutluluk, sosyolojik ve psikolojik değişimleri içeren Masumiyet Müzesi adlı yapıtı incelenmiştir. Tezin araştırma konusu yapıtın odak figürü Kemal Basmacı’nın içinde bulunduğu aidiyetsizlik duygusunun neden ve sonuçlarının irdelenmesidir.
Yapıtta, olay örgüsünün baskın olarak bir aşk hikâyesi etrafında şekillenmesine karşın temel izlek aidiyet arayışı gibi insani dürtüler üzerine kurulmuştur. Bu bağlamda odak figürün duygu durumu incelenmiş, onda aidiyetsizlik duygusunu yaratan etmenler saptanarak doğurduğu sonuçlara bağlanmış ve değerlendirmeler olaylar üzerinden temellendirilmiştir.
Çalışmada, odak figürün ailesinin beklentileri, arkadaş çevresinin yaşam tarzları ve içinde yaşadığı toplumun normlarına duyulan yabancılığın aidiyetsizlik duygu durumunun oluşumunda oynadığı roller irdelenmiş, bu soyutlanma sürecinin sonunda odak figürün uzak akrabası Füsun ile yaşadığı aşk, onu anımsatan objeleri saklamasıyla başlayan toplayıcılık ve manevi yolcuğu sonunda oluşturduğu zaman felsefesi ile aidiyeti yeniden bulduğu sonucuna varılmıştır.
Yapıt odak figür Kemal’in deneyimlediği aidiyetsizlik duygusu; aidiyetsizliği yaratan etmenler ve yeniden aidiyet arayışı olacak şekilde iki bölümde incelenecektir