Ho Chi Minh City Open University Journal of Science
Not a member yet
16613 research outputs found
Sort by
The impact of internationalization on firm performance in Southeast Asian countries
This thesis investigates the impact of internationalization on the performance of manufacturing firms in Southeast Asian countries. The research uses data from the World Bank enterprise survey conducted in 2023, covering firms in five Southeast Asian countries: Vietnam, Cambodia, Indonesia, Philippines, and Singapore. Descriptive statistics, Pearson correlation, and the Ordinary Least Squares method were employed to examine the relationship between the Degree of Internationalization (DOI) and firm performance, measured by Return on Sales (ROS). The results indicate an inverted U-shaped relationship between internationalization and firm performance in Cambodia, Indonesia, the Philippines, and Vietnam. Based on these findings, the author proposes managerial implications for manufacturing firms in Southeast Asia to optimize their internationalization strategies and enhance overall performance
An exploration of language learning strategies employed by medical students in learning English medical terminology at Nguyen Tat Thanh University
This study investigates the Language Learning Strategies (LLS) employed by medical students at Nguyen Tat Thanh University to acquire English medical terms. Using a mixed-methods approach, the research collected data from 627 questionnaire responses and semi-structured interviews with 11 students. Findings indicated that metacognitive strategies, such as goal setting, planning, and self-monitoring, were used most frequently, followed by cognitive strategies (i.e., repetition, contextual learning) and social strategies (i.e., peer collaboration and seeking support), while the least preferred strategies were memory, compensation, and affective strategies. There were a variety of justifications given for the choice, but generally, it was the intricate nature of Medical English that motivated the students towards the frequent use of the most effective and appropriate strategies for learning medical terms. The implications of this study are significant for curriculum designers and instructors in teaching English for Medical Purposes (EMP) courses, especially in contexts like Vietnam
Factors affecting student engagement in higher education: A case study from Vietnam
This study aims to examine and validate the factors influencing student engagement in higher education, while considering the moderating role of students’ personal traits in these relationships. Using Greenwich Vietnam as the context for data collection, the dataset comprises responses from 166 students (N = 166) across four campuses of Greenwich University in Vietnam. These students were asked to assess their personality based on the Big Five traits via the website https://www.truity.com/test/big-five-personality-test, which was embedded in the questionnaire. Descriptive statistics were employed to highlight the characteristics of the respondents, followed by reliability testing and Exploratory Factor Analysis (EFA). Subsequently, multivariable regression was conducted to test the research hypotheses. Finally, a one-way ANOVA was performed to examine mean differences among various groups of control variables in relation to student engagement. The results show that student motivation, module content, and peer mentoring significantly and positively impact student engagement (B1 = 0.260, t₁ = 2.958; B2 = 0.382, t₂ = 4.630; B5 = 0.205, t₅ = 2.734, respectively). Although the learning environment and university support exhibit positive relationships with student engagement (B3 = 0.80 and B4 = 0.25, respectively), these relationships are not statistically significant in this study (p-values = 0.339 and 0.806, respectively). Regarding personal traits, students who exhibit open-mindedness are more likely to engage with their studies than those who are close-minded. Additionally, students with high levels of conscientiousness show greater engagement than those who are less conscientious. Unexpectedly, extroverted students demonstrate lower levels of engagement compared to their introverted peers. Similarly, students with emotional stability are found to have lower mean engagement scores than those characterized by neuroticism or emotional instability. The findings of this study provide a comprehensive theoretical framework applicable to higher education in Vietnam, particularly at Greenwich Vietnam, where the UK curriculum is integrated with the Vietnamese educational environment. In terms of practical implications, the research offers new directions for enhancing student engagement by fostering motivation, improving the curriculum, and strengthening peer mentoring support
Architectural and Urban Insights from the 2024 Excavations:The Podium Temple, Port Catabolos, and Waterways of Issos Epiphaneia
SINIF II MALOKLÜZYON TEDAVİSİNDE FARKLI YÖNTEMLERLE OLUŞAN KÖKREZORPSİYONUNUN RADYOGRAFİK KARŞILAŞTIRILMASI
Yangın sonrası Akdeniz kızılçam (Pinus brutia Ten.) ormanlarında toprak element konsantrasyonlarındaki değişimler
Orman yangınları, Akdeniz ekosistemlerinde vejetasyon yapısını, besin döngülerini, erozyon süreçlerini, su kalitesini ve toprakların fiziksel ile kimyasal özelliklerini önemli ölçüde etkileyen doğal bozulma olaylarıdır. Bu çalışma, Antalya ili Serik ilçesi Gebiz yöresinde, yarı kurak Akdeniz iklim koşullarında yer alan kızılçam (Pinus brutia Ten.) ormanlarında, yangından bir yıl sonra üst toprakta (0–5 cm) meydana gelen kimyasal değişimleri incelemeyi amaçlamaktadır. Yangın geçirmiş ve kontrol alanlarından alınan toplam 12 toprak örneğinde toplam azot (TN), fosfor (P), kalsiyum (Ca), magnezyum (Mg), potasyum (K), sodyum (Na), demir (Fe), bakır (Cu), çinko (Zn), manganez (Mn), organik karbon (OC), pH, elektriksel iletkenlik (EC) ve kalsiyum karbonat (CaCO₃) analiz edilmiştir. Veriler, dağılım özelliklerine göre eşleştirilmiş örneklem t-testi veya Wilcoxon testiyle değerlendirilmiş; ayrıca yangın kaynaklı zenginleşme faktörü (EFWF) hesaplanmıştır. Bulgular, yangın sonrası Zn (3,45), K (2,83), Ca (2,22), Mn (1,52) ve P (1,17) elementlerinde belirgin artışlar olduğunu göstermiştir. Buna karşın Fe (1,00) ve Cu (1,01) değerleri benzer kalmış, Mg (0,64) ve Na (0,85) azalmıştır. Sonuç olarak, yangından bir yıl sonra dahi toprak kimyasında anlamlı değişimlerin sürdüğü ve bu etkinin yangın sonrası toprak yönetimi ile rehabilitasyon planlamasında dikkate alınması gerektiği belirlenmiştir.</p
İlk Mutasavvıflar
Dünya hayatı, ahiret hayatına kıyasla önemsiz ve değersizdir. Çünkü bir tarafta ebedi sonsuzluk diğer tarafta kısa süreli bir yaşam. Bir tarafta Allah’tan bağışlanma ve hoşnutluk diğer tarafta şiddetli bir azap. Kur’an-ı Kerim dünya hayatını; “َْ مْوَالِ وَالَْْ نَّمَا الَْْيَاةُ الدُّنْيَا لَعِبٌ وَلَهْوٌ وَزِينَةٌ وَتَفَاخُرٌ بَيْنَكُمْ وَتَكَاثُرٌ فِِ الَْاعْلَمُوا أ وْلََدِ كَمَثَلِ غَيْ ثعْجَبََأ الْكُفَّا ر نَبَاتُهُ ثُمَّ يَهِي ج فَتَََا هُ مُصْفَرًّ ا ثُمَّ يَكُونُ حُطَامً ا وَفِ الْْخِرَة عَذَابٌ شَدِيدٌ وَمَغْفِرَة م نَ الَّلِّ وَرِضْوَا ن وَمَاالَْْيَاة الدُّنْيَ ا إِلََّ مَتَاعُ الْغُرُو ر / Bilin ki dünya hayatı bir oyun, eğlence, süs, aranızda bir övünme, mal ve evlât çokluğuyla yarışmadır. Tıpkı ürünü çiftçilerin hoşuna giden bir yağmur gibi. Sonra o ürünün kuruyup sarardığını, çer çöp olduğunu görürsün. Ahiretteyse çetin bir azap ve Allah'ın mağfiret ve rızası vardır. Dünya hayatı al-datıcı bir geçimlikten başka bir şey değildir” şeklinde tanımlar. Dünyayı bu şe-kilde bilme ve tanımanın adı zühddür. Bu şekilde dünya gerçeğini bilene de zâhid / zühhâd (زاهدٌ / زُهاد ) denir. Dünyevi değerler de ahiret değerlerine oranla böyledir. Dünya ve içindekilerin, Allah katında bir sineğin kanadından bile daha değersiz olduğunu Hz. Peygamber haber vermektedir. Buradan hareketle dünya ve için-dekilerin ahiret ve içindekilere oranla son derece değersiz ve önemsiz kaldığı görülmektedir.İnsanın tüm faaliyetlerinin konusu olan ekonomi İdris as geleneğinde (Hermes / Xenephon, Ekonomique) ev yönetimi demektir. Kâbe-i muazzama insan için konulmuş ilk ev olunca (أول بيت وضع للناس ) dâr-ı dünyanın, dâr-ı ukbâ değerle-riyle (din) idaresi makro ekonomiden de öte evrensel ekonominin konusu olmak-tadır. Kainât değerleriyle dünyanın yönetimi demek olan zühd, önceki peygam-berlerden beri devam edip gelen bu ekonomi yönetiminin ilke ve uygulamaların-dan ibarettir. İslâm’da ilk toplumsal hareket olan zühd ve tasavvuf, İslâm’ın an-laşılması için tevhid ile birlikte önemle ele alınmalı ve incelenmelidir. Kur’ân’dan sonra ilk olarak bu hareketin Zühd ve Rekâik kitapları yazıya geçirilmiş, kavram ve klasikleri telif edilmiştir. Böylece tevhidin sosyal pratiği olan zühd hareketi, zühd ve tasavvuf adıyla bir şer’î disiplini vücuda getirmiştir.Dr. Mevhibe Alptekin12Önceki peygamberlerle birlikte son Peygamber’e (s) vahyedilen Kitap ve O’nun üstün yaşamı (sünnet-i seniyye), Dâru’l-Erkam ve Ehl-i Suffe eğitim sis-temi, Zühhâd, Ubbâd, Hz. Ali, Ebû Esved Düelî (öl. 688) Hasan Basrî (öl. 728), Abâdile, zühd metinleri, Kitabü’z-zühd / İbn Hanbel (öl. 855), er-Riâye / Muhâsibî (öl. 857) gibi müellif ve klasikleri, İslâm’ın zühd hareketi tarihini ortaya koymuş-tur. Zühd hareketi, sosyo-ekonomik ve teopolitik gerekçelere dayanmaktadır.Zühd hareketinin önündeki engel ayrımcılık, sömürü, spekülatif tüccar ve yağma ekonomisine dayanan müşrik Mekke ile mürted Medine aristokrasi-siydi. Medine’deki mürtedler Hz. Peygamber’in vefatından sonra cahiliye alışkan-lıklarına tekrar dönmeye yeltenmişlerdi. Bu iki aristokrasinin ortak özelliği ve giyim kuşamda benimsediği simge “ipek”ti. İpek, müşrik/mürted yönetici seçkin-lerin riyâ, israf, servet, şöhret ve şehvet saplantısını sembolize ediyordu. Buna karşılık zühd hareketinin simgesi önceki peygamberlerden tevarüs ederek benim-sediği doğayı, tevhidi, adalet ve özgürlüğü sembolize eden “sûf/yün”dü. Böylece yün sembolizmi, “العلم نقطة / ilim noktadır” metaforuyla izah edilen İslâmî episte-molojide şer’î ilimlere nazarî olarak tevhid, amelî olarak ta tasavvuf/fütüvvet disiplinini kazandırmıştır.İslâm’ın ekonomi politiğini (şer’î siyaset) üstlenen bu fütüvvet (gençlik) hareketi, halk kitleleri üzerindeki saygınlığından ötürü iktidarların kimi zaman ihtiramına, çoğu zamansa takibine uğramıştır. Osmanlının kuruluş ilkelerinden uzaklaşması sonucu müsteşriklerin itibar suikastına uğrayan 14 asırlık fütüvvet kurumları, devasa evkâf mülk ve ekonomileriyle birlikte işgal kuvvetlerince yağ-malanmıştır. Son yüz yılda petrol gibi kaynakları sömürülen Osmanlı bakiyesi beldelerin kurtuluş savaşıysa, İslâm birliğinin sağlandığı tek cephe olan Filis-tin’de Kadirî el-Kassâm hamele-i Kur’ân dervişlerince sürdürülmüştür.Hareketin tarihi, Türk üniversitelerinde tasavvuf tarihi adıyla ilk olarak 1914-15 eğitim-öğretim yılında okutulmuştur. Ancak Maârif Bakanlığınca Dâru’l-Fünûn’larda tasavvuf derslerinin okutulması lâyihasının 1908’de II. Abdülhamit Han’ın (öl. 1918) hal’inden sonra gündeme gelmesi hususu, kritik edilmemiştir. M. Ali Aynî (öl. 1945), Ebu’l-Ulâ Afifî (öl. 1966), Fuad Köprülü (öl. 1966), Ab-dulhalim Mahmud (öl. 1978), Ebu’l-Vefâ Taftazânî (öl. 1994), Abdurrahman Be-devî (öl. 2002) gibi yazarlar bile, bu tarihlerde oryantalizmin baskın olduğu şart-lar altında yer yer müsteşriklerden etkilenmişlerdir. Oryantalizm, İslâm’ı tahrif, gayr-ı İslâm’ı taltif amacıyla 1600’lerde uzun bir aradan sonra Almanya, İngiltere ve Fransa’da yeniden başlamıştı. Özellikle tasavvuf klasikleri, batı dillerine ter-cüme edilmiş; Adam Olearius (öl. 1671), Johann W. Von Goethe (öl. 1832), Fri-edrich Rückert (öl. 1866), Ignac Goldziher (öl. 1921), Reynold Nicolson (öl. 1945), Louis Massignon (öl. 1962), Arthur Arbery (öl. 1970), Arnold J. Toynbee (öl. 1975), Titus Burckhart (öl. 1984) gibi şarkiyatçılar tarafından incelenmişti.Dr. Mevhibe Alptekin – Zühd Tarihi ve İlk Mutasavvıflar13Bazıları, Güney İslâm’ını etkisi hale getirdiklerini artık onlardan İngiliz çıkarla-rına karşı bir direniş olamayacağını vurguluyor, fakat İngiliz Kraliyetini Kuzey İslâm’ı Horasan tasavvufuna karşı son derece dikkatli olması gerektiği konusunda uyarıyorlardı.Biz bu çalışmada, kritik analitik yöntemle zühd hareketinin doğuşunu, bilimsel bir disipline dönüşmesini, zühd ekollerini, sûfî kurum ve şahsiyetleri ele alacak; son iki yüzyılda tasavvufun red ve inkârının teopolitik nedenlerini irde-leyeceğiz. Hareketin mensupları, son iki yüzyılda kurtuluş savaşlarını başlatıp emperyalist işgallere direndikleri için işgalcilerin teorisyenlerince yakın takibe alınmıştır. Kaynağı, felsefi kökleri, eğitim yöntemleri araştırılarak sûfî teşekkül-lerin coğrafi ve mülkî haritaları çıkarılmıştır. Hareketin pasif hale getirilmesi için korku iktidarları tarafından önderleri şehid edilmiş, tecrit, hapis ve sürgünlerle susturulmak istenmiştir. Tekke ve zaviyelerin iktisadi teşekküllerine el konulmuş Kudüs, Mekke gibi beldelerdeki işletme ve mülkleri kapatılmıştır. Bütün bunlara rağmen ideoloji çağı sonrası (1970) tasavvufa yönelik ilgi ve eğilim giderek art-mıştır.Kitapta zühd tarihi, sûf hareketi kavram ve kurumları, tasavvufun anlam kaymasıyla spekülasyonlara maruz kalan rabıta-tevessül-kerâmet gibi kavram-ları, İslâm’ın aslını muhafaza ve müdafaa eden zühâd ve ubbâdın teşekkül ve telifleri objektif yöntemle ele alınmaktadır.</p