Holistence Publications
Not a member yet
    665 research outputs found

    Budizm’in Özü

    Full text link
    Compiled by Ernest M. Bowden and translated into Turkish by Umut Yarım, Budizm'in Özü  (The Essence of Buddhism) concisely presents the fundamental teachings and moral principles of Buddhist philosophy. The book is composed of selected passages from the words of the Buddha, the founder of Buddhism, and from sacred texts (such as Fo-sho-hing-tsan-king, Mahavagga, and The Questions of King Milinda). By emphasising universal values like compassion, love, patience, sacrifice, and wisdom, the work demonstrates that Buddhism is not merely a belief system but also a guide to life. The book covers topics such as feeling compassion for all living beings, overcoming anger with love, transcending selfishness, and achieving inner peace. Furthermore, concepts such as wealth and poverty, sickness and health, and life and death are interpreted from a Buddhist perspective, aiming to provide the reader with spiritual depth. The work serves as a bedside book that highlights the humanistic and ethical dimensions of Buddhism without delving into its complex doctrines.Ernest M. Bowden tarafından derlenen ve Umut Yarım tarafından Türkçeye çevrilen Budizm'in Özü adlı bu eser, Budist felsefenin temel öğretilerini ve ahlaki prensiplerini özlü bir şekilde sunmaktadır. Kitap, Budizm'in kurucusu Buda'nın sözlerinden ve kutsal metinlerden (Fo-sho-hing-tsan-king, Mahavagga, Kral Milinda'nın Soruları vb.) seçilmiş pasajlarla oluşturulmuştur. Eser, merhamet, sevgi, sabır, fedakarlık ve bilgelik gibi evrensel değerleri vurgulayarak, Budizm'in sadece bir inanç sistemi değil, aynı zamanda bir yaşam rehberi olduğunu göstermektedir. Kitapta, tüm canlılara karşı şefkat duyulması, öfkenin sevgiyle yenilmesi, bencilliğin aşılması ve iç huzurun sağlanması gibi konular işlenmektedir. Ayrıca, zenginlik ve yoksulluk, hastalık ve sağlık, yaşam ve ölüm gibi kavramlar Budist bakış açısıyla yorumlanarak okuyucuya manevi bir derinlik kazandırılması amaçlanmaktadır. Eser, Budizm'in karmaşık doktrinlerine girmeden, onun insani ve etik boyutunu ön plana çıkaran bir başucu kitabı niteliğindedir

    Tıp Eğitiminde Dermatoloji

    Full text link
    Tıp Eğitiminde Dermatoloji - El Kitabı (Dermatology in Medical Education - Handbook), edited by Assoc. Prof. Suzan Demir Pektaş, is prepared as a comprehensive and practical resource for medical students and colleagues interested in dermatology. Dermatology encompasses a wide variety of diseases affecting the skin, hair, nails, and mucous membranes, often making diagnosis and treatment challenging. This handbook aims to provide medical candidates with easily accessible, broad, and practical information regarding the diagnosis and treatment approaches for frequently encountered dermatological diseases. The book covers critical topics such as bacterial, viral, fungal, and parasitic skin infections, drug eruptions, alopecias, cutaneous manifestations of collagen tissue diseases, acne vulgaris, rosacea, dermatitides, autoimmune bullous dermatoses, pigmentation disorders, reactive dermatoses, and urticaria/angioedema. Diseases like Behçet's disease, psoriasis, lichen planus, and pityriasis rosea are also covered in detail. This work aims to guide students with practical information in the challenging field of dermatology, which involves a large number of disorders.Tıp Eğitiminde Dermatoloji - El Kitabı, tıp fakültesi öğrencileri ve dermatolojiye ilgi duyan meslektaşlar için kapsamlı ve pratik bir kaynak oluşturmak amacıyla Doç. Dr. Suzan Demir Pektaş editörlüğünde hazırlanmıştır. Dermatoloji, deri, saç, tırnak ve mukozaları ilgilendiren çok çeşitli hastalıkları barındırması nedeniyle tanı ve tedavi yaklaşımının zorlayıcı olabildiği bir alandır. Bu el kitabı, hekim adaylarının kolayca ulaşabileceği şekilde, sık karşılaşılan dermatolojik hastalıkların tanı ve tedavi yaklaşımlarını özetlemektedir. Kitapta; derin bakteriyel, viral, mantar ve paraziter enfeksiyonlar, ilaç erüpsiyonları, alopesiler, kollajen doku hastalıklarının deri bulguları, akne vulgaris, rozasea, dermatitler, otoimmün büllöz dermatozlar, pigmentasyon bozuklukları, reaktif dermatozlar ve ürtiker-anjiyoödem gibi önemli konular yer almaktadır. Ayrıca, Behçet hastalığı, psoriasis, liken planus ve pitriyazis rozea gibi hastalıklar da detaylıca ele alınmıştır. Bu eser, çok sayıda hastalığın bulunduğu dermatoloji alanında pratik bilgilerle öğrencilere rehberlik etmeyi hedeflemektedir

    Evlenmeyin: Nasıl, Ne Zaman Ve Kiminle Evlenilebileceği Üzerine Tavsiyeler

    Full text link
    James W. Donovan's "Don't Marry" ( Evlenmeyin Nasıl, Ne Zaman Ve Kiminle Evlenilebileceği Üzerine Tavsiyeler)  is an advice book written in the late 19th century that deals with the institution of marriage and partner selection. Translated into Turkish by Umut Yarım, this work starts from the premise that marriage is a serious partnership rather than a romantic dream. The author warns young people against making hasty decisions and lists the points to be considered to achieve happiness in marriage. The book covers topics such as the characteristics of the ideal spouse, character compatibility, the importance of financial status, and the difficulties that may be encountered in marriage in detail. While seeking answers to fundamental questions such as "Who to marry?" and "When to marry?", Donovan also examines the causes of unhappy marriages. Although the work reflects the social norms of the period, it encourages the reader to make conscious and prudent choices by offering universal observations on human relationships. The author's aim is not to reject marriage completely, but to protect against the regrets of marriages made with the wrong person or at the wrong time.James W. Donovan'ın "Evlenmeyin" (Don't Marry) adlı eseri, evlilik kurumunu ve eş seçimini ele alan, 19. yüzyıl sonlarında yazılmış bir tavsiye kitabıdır. Umut Yarım tarafından Türkçeye çevrilen bu çalışma, evliliğin romantik bir hayalden ziyade ciddi bir ortaklık olduğu gerçeğinden yola çıkar. Yazar, gençleri aceleci kararlar vermemeleri konusunda uyarır ve evlilikte mutluluğu yakalamak için dikkat edilmesi gereken hususları sıralar. Kitapta, ideal eşin özellikleri, karakter uyumu, maddi durumun önemi ve evlilikte karşılaşılabilecek zorluklar gibi konular detaylı bir şekilde işlenir. Donovan, "Kiminle evlenmeli?" ve "Ne zaman evlenmeli?" gibi temel sorulara yanıt ararken, mutsuz evliliklerin nedenlerini de irdeler. Eser, dönemin toplumsal normlarını yansıtmakla birlikte, insan ilişkilerine dair evrensel gözlemler sunarak okuyucuyu bilinçli ve sağduyulu seçimler yapmaya teşvik eder. Yazarın amacı evliliği tamamen reddetmek değil, yanlış kişiyle veya yanlış zamanda yapılan evliliklerin getireceği pişmanlıklardan korumaktır

    Kümeleme Analizine Farklı Yaklaşımlar ve Sosyal Bilimler Alanında Uygulamalar

    Full text link
    Edited by Prof. Dr. Selay Giray Yakut and Assoc. Prof. Dr. Özlem Ergüt, this book is a comprehensive study addressing cluster analysis, a statistical method, with its theoretical and practical aspects. The work focuses on the use of clustering methods, frequently used in data mining and machine learning, within the social sciences. In addition to classical clustering algorithms, different approaches such as fuzzy clustering, model-based clustering, and non-hierarchical methods are detailed in the book. Beyond theoretical knowledge, application examples using real data sets from various social science disciplines (economics, education, marketing, etc.) are presented. Thus, it aims to help readers understand the processes of discovering and classifying patterns in complex data structures through concrete examples. The book serves as an up-to-date and practical resource guiding researchers and students in separating data into meaningful groups.Prof. Dr. Selay Giray Yakut ve Doç. Dr. Özlem Ergüt editörlüğünde hazırlanan bu kitap, istatistiksel bir yöntem olan kümeleme analizini teorik ve uygulamalı yönleriyle ele alan kapsamlı bir çalışmadır. Eser, veri madenciliği ve makine öğrenmesi alanlarında sıklıkla kullanılan kümeleme yöntemlerinin sosyal bilimlerdeki kullanımına odaklanmaktadır. Kitapta, klasik kümeleme algoritmalarının yanı sıra bulanık kümeleme, model tabanlı kümeleme ve hiyerarşik olmayan yöntemler gibi farklı yaklaşımlar detaylandırılmıştır. Teorik bilgilerin ötesinde, çeşitli sosyal bilim disiplinlerinden (ekonomi, eğitim, pazarlama vb.) gerçek veri setleri kullanılarak yapılan uygulama örnekleri sunulmaktadır. Bu sayede okuyucuların, karmaşık veri yapılarındaki örüntüleri keşfetme ve sınıflandırma süreçlerini somut örnekler üzerinden anlamaları hedeflenmektedir. Kitap, araştırmacılara ve öğrencilere verileri anlamlı gruplara ayırma konusunda rehberlik eden güncel ve pratik bir kaynak niteliğindedir

    The Morals of Economic Internationalism

    Full text link
    J. A. Hobson's "The Morals of Economic Internationalism" dissects the contrasting moral standards applied to individuals, corporations, and nations, presenting a critical moral choice for the post-World War global economy. Hobson highlights that the accepted standard of national conduct, based on the maxim "salus reipublicæ suprema lex" (the safety of the state is the supreme law), is a slighter standard than that governing individual morality. He refutes the common, false image of international trade as a rivalrous, zero-sum struggle for a limited market, arguing instead that trade is an exchange of goods that is indefinitely expansible and a form of global coöperation. Hobson focuses on America's unique position amid the widespread economic ruin and famine in post-war Europe. As the only civilised country that is virtually self-sufficient, America has the freedom to contract its relations with the rest of the world and retreat into isolation. However, Hobson contends that this isolationist policy is at odds with a larger moral imperative and intelligent self-interest. He places the responsibility squarely upon America and Britain to use their superior economic resources (food, materials, credit) for the immediate work of salvage and for permanent economic coöperation. Otherwise, a return to close economic nationalism will inevitably lead to international strife and financial strangulation of weaker nations, imperilling the future of Western civilisation.J. A. Hobson’ın “The Morals of Economic Internationalism” eseri, bireyler, şirketler ve uluslar arasındaki ahlaki standartların karşıtlığını inceleyerek, Birinci Dünya Savaşı sonrası küresel ekonominin geleceği hakkında kritik bir ahlaki seçim ortaya koyuyor. Hobson, uluslararası ilişkilerde genellikle geçerli olan "devletin selameti en yüce yasadır" ilkesinin ("salus reipublicæ suprema lex") bireysel ahlaktan daha düşük bir standart teşkil ettiğini vurguluyor. Yazar, uluslararası ticaretin rekabet ve sınırlı pazar olduğu yönündeki yaygın kabul görmüş yanlış imajı çürütüyor; oysa ticaretin mal değişimine dayanan ve süresiz olarak genişleyebilen küresel bir iş birliği olduğunu savunuyor. Hobson, savaşın Avrupa'da yarattığı yaygın ekonomik yıkım ve kıtlık ortamında, Amerika'nın eşsiz konumuna odaklanıyor. Amerika, ekonomik olarak neredeyse kendine yeterli tek medeni ülke olarak, izole kalma ve Avrupa'nın sorunlarından geri çekilme özgürlüğüne sahiptir. Ancak Hobson, bu izolasyon politikasının "akıllıca öz-çıkar" ve daha büyük bir ahlaki zorunlulukla çeliştiğini iddia ediyor. Yazara göre Amerika ve Britanya’nın sorumluluğu, ekonomik kaynakları (gıda, hammadde, kredi) acil kurtarma ve küresel ekonomik işbirliği için kullanmaktır. Aksi takdirde, yakın ekonomik milliyetçilik politikaları, uluslararası savaşlara ve ulusların ekonomik boğulmasına yol açarak Batı uygarlığının geleceğini tehlikeye atacaktır

    Essays on Work and Culture

    No full text
    Hamilton Wright Mabie's "Essays on Work and Culture" is a profound philosophical examination that posits work as the primary instrument for educating the human spirit. Mabie argues that work is not a penalty but the highest spiritual opportunity for character development and the most comprehensive educational process. The author critiques the prevalent fallacy of specialisation in the modern American consciousness, where a man is lauded for doing one thing well but is suspected of superficiality if he attempts more, an attitude that reduces man to a tool or machine. For Mabie, the ultimate aim of work is neither material gain nor fame, but perfect self-expression and complete self-development. Highest achievement relies on character rather than mere talent, with sincerity, persistence, and self-denial forming the moral core of skill. The essay highlights imagination as a creator and constructor, essential not only for artists but also for engineers and constructive men across all fields. Mabie states that relaxation and recreation are necessary for work's freshness and productiveness, suggesting that an individual realizes their potential only through action in their chosen field and through fellowship with the race's collective experience. Ultimately, this collection of essays reveals that the secret to supreme success and happiness lies in the capacity for complete self-surrender and the ability to lose oneself in a generous and adequate task.Hamilton Wright Mabie’nin “Essays on Work and Culture” eseri, çalışmayı insan ruhunun eğitimi için birincil araç olarak ele alan derin bir felsefi incelemedir. Mabie, çalışmanın bir ceza değil , karakterin gelişimi için en yüksek manevi fırsat ve en kapsamlı eğitim süreci olduğunu savunur. Yazar, modern Amerikan bilincindeki yaygın uzmanlaşma yanılgısını eleştirir; tek bir işi iyi yapan kişinin takdir edildiği, ancak birden fazla alana ilgi duyanın yüzeysellikle suçlandığı bu anlayışın, insanı bir araç veya makineye indirgediğini belirtir. Mabie’ye göre, çalışmanın nihai amacı maddi kazanç ya da şöhret değil , kusursuz kendini ifade etme ve bütünsel kişisel gelişimdir. En yüksek başarı, yetenekten çok karaktere dayanır; dürüstlük, sebat ve özveri, becerinin manevi içeriğini oluşturur. Eser, hayal gücünün (imagination) sadece sanatçılar için değil, aynı zamanda mühendisler ve iş adamları için de yaratıcı ve yapılandırıcı bir güç olduğunu vurgular. Mabie, dinlenme (relaxation) ve eğlencenin (recreation) işin tazeliği ve üretkenliği için bir zorunluluk olduğunu belirterek , bireyin potansiyelini ancak kendi işini yaparak ve ırkın kolektif birikimiyle birlik (fellowship) kurarak gerçekleştirebileceğini ortaya koyar. Nihayetinde, bu denemeler dizisi, üstün başarı ve mutluluğun sırrının, bir göreve kendini bütünüyle adama ve kendini kaybetme yeteneğinde yattığını gösterir

    The Operatic Problem

    No full text
    In The Operatic Problem (1902), W. Johnson Galloway argues for the establishment of a "system for National Opera" in England, lamenting that England "alone in civilised Europe remained indifferent" to fostering the art form. While other nations (Italy, Germany, France) utilize state or municipal subsidies , England merely imports foreign performers, which is detrimental to native talent. Galloway insists this failure is not due to a lack of English talent, citing the historical success of "ballad operas" and composers like Purcell and Balfe. He analyzes the failure of a major "patriotic effort" (the Royal English Opera House and its production of Ivanhoe) , arguing it was doomed by specific flaws—such as a stage "far too small for grand opera" , an "overloaded book" (libretto) , and the "folly of running [it] every night" —not by the concept of national opera itself.W. Johnson Galloway, The Operatic Problem (1902) (Operatik Sorun) adlı eserinde, "uygar Avrupa'da" sanat formunu destekleme konusunda "kayıtsız kalan tek" ülkenin İngiltere olduğunu belirterek bir "Ulusal Opera sistemi" kurulmasını savunmaktadır. Diğer uluslar (İtalya, Almanya, Fransa) devlet veya belediye sübvansiyonlarını kullanırken , İngiltere sadece yabancı sanatçıları ithal etmekte, bu da yerel yeteneklere zarar vermektedir. Galloway, bu başarısızlığın İngiliz yetenek eksikliğinden kaynaklanmadığını, "balad operaları" ile Purcell ve Balfe gibi bestecilerin tarihsel başarısını örnek göstererek vurgulamaktadır. Daha önceki büyük bir "yurtsever girişimi" (Kraliyet İngiliz Operası ve Ivanhoe prodüksiyonu) analiz eder ve bu girişimin başarısızlığının ulusal opera konseptinden değil, "büyük opera için çok küçük bir sahne" , "aşırı yüklü bir libretto" ve "[eseri] her gece oynatma çılgınlığı" gibi spesifik kusurlardan kaynaklandığını savunur

    Birlikte Büyürken: Ailem, Zaman ve Benim Hikayem

    No full text
    "Growing Up Together: My Story, My Family, and My Time" ("Birlikte Büyürken: Ailem, Zaman ve Benim Hikayem") is a comprehensive diary/activity book designed to support the personal and emotional development of adolescents and strengthen family communication. Prepared by Prof. Dr. Nazan Kaymaz and Uzm. Dr. Hande Şirin , this publication aims to foster inner awareness, problem-solving skills, and personal well-being through daily journaling , while also promoting positive identity development and empathy during adolescence. The book combines individual development and motivation practices, creative activities like the "Emotion Cup" (Duygu Kupası), "Finger Profile" (Parmak Profili), and "Where Does Your Dream Lead When the Door Opens? Why?" (Kapı Açılınca Hayalin Nereye? Neden?) with family activities (Our Family Tree, Art on the Back, Gratitude Jar) and assessment tools such as the parent report card, focusing on building solid family communication, emotional connection, and mutual understanding."Birlikte Büyürken: Ailem, Zaman ve Benim Hikayem", ergenlik dönemindeki bireylerin kişisel ve duygusal gelişimlerini desteklemeyi ve aile içi iletişimi güçlendirmeyi amaçlayan kapsamlı bir günlük/aktivite kitabıdır. Prof. Dr. Nazan Kaymaz ve Uzm. Dr. Hande Şirin tarafından hazırlanan bu yayın , günlük tutmanın bireye sağladığı içsel farkındalık, problem çözme becerileri ve kişisel refahın yanı sıra , Ergenlik döneminde olumlu kimlik gelişimine katkı sağlamayı ve empatiyi kolaylaştırmayı hedefler. Kitap, bireysel gelişim ve motivasyon pratikleri, Duygu Kupası, Parmak Profili, Kapı Açılınca Hayalin Nereye? Neden? gibi yaratıcı aktiviteler ve aile etkinlikleri (Aile Ağacımız, Sırtta Sanat, Minnettarlık Kavanozu) ile ebeveyn karnesi gibi değerlendirme araçlarını bir araya getirerek, sağlam temelli aile iletişimi, duygusal bağ ve anlayışı artırmaya odaklanır

    Preventable Diseases

    Full text link
      Türkçe Tanıtım Yazısı (Turkish Promotional Text): Woods Hutchinson'ın ilk kez 1909'da yayımlanan Preventable Diseases (Önlenebilir Hastalıklar) adlı eseri, insan organizmasının "doğanın iyileştirme gücü" (vis medicatrix naturæ) ile donatılmış, kendi kendini onaran bir "Vücut Cumhuriyeti" olduğu tezini ortaya koyarak, beden ve hastalık arasındaki ilişkiyi yeniden tanımlayan çığır açıcı bir çalışmadır. Kitap, modası geçmiş tıbbi uygulamaları eleştirir ve günümüz hekimlerinin, semptomlarla savaşmak yerine, örneğin ateş tedavisinde temiz hava ve soğuk su kullanarak vücudun doğal savunma mekanizmalarıyla "işbirliği yapması" gerektiğini savunan modern bir yaklaşımı savunur. Tüberküloz, tifo ateşi, kızamık, apandisit ve kanser dahil olmak üzere geniş bir yelpazedeki yaygın hastalıkları ele alan Hutchinson, hastalığın gerçek doğasını anlamak için erişilebilir ve bilgilendirici bir rehber sunar ve sonuçta insan hastalıklarının büyük çoğunluğunun kaçınılmaz değil, daha iyi hijyen, akılcı tedavi ve vücudun dengeyi yeniden kazanma konusundaki doğal gücünün anlaşılması yoluyla önlenebilir olduğunu ileri sürer.           İngilizce Tanıtım Yazısı (English Promotional Text): First published in 1909, Woods Hutchinson's Preventable Diseases is a landmark work that redefines the relationship between the body and illness, arguing that the human organism is a self-repairing "Body-Republic" equipped with the powerful vis medicatrix naturæ (nature's healing power). The book critiques outdated medical practices, advocating for a modern approach where physicians "coöperate with" the body's natural defenses rather than fighting symptoms, as demonstrated by the use of fresh air and cool water in treating fevers. Covering a wide array of common ailments, including tuberculosis, typhoid fever, measles, appendicitis, and cancer, Hutchinson provides an accessible and insightful guide to understanding the true nature of disease, ultimately asserting that a vast majority of human afflictions are not unavoidable, but rather preventable through better hygiene, sensible treatment, and an understanding of the body's inherent power to regain its own balance.Woods Hutchinson'ın ilk kez 1909'da yayımlanan Preventable Diseases (Önlenebilir Hastalıklar) adlı eseri, insan organizmasının "doğanın iyileştirme gücü" (vis medicatrix naturæ) ile donatılmış, kendi kendini onaran bir "Vücut Cumhuriyeti" olduğu tezini ortaya koyarak, beden ve hastalık arasındaki ilişkiyi yeniden tanımlayan çığır açıcı bir çalışmadır. Kitap, modası geçmiş tıbbi uygulamaları eleştirir ve günümüz hekimlerinin, semptomlarla savaşmak yerine, örneğin ateş tedavisinde temiz hava ve soğuk su kullanarak vücudun doğal savunma mekanizmalarıyla "işbirliği yapması" gerektiğini savunan modern bir yaklaşımı savunur. Tüberküloz, tifo ateşi, kızamık, apandisit ve kanser dahil olmak üzere geniş bir yelpazedeki yaygın hastalıkları ele alan Hutchinson, hastalığın gerçek doğasını anlamak için erişilebilir ve bilgilendirici bir rehber sunar ve sonuçta insan hastalıklarının büyük çoğunluğunun kaçınılmaz değil, daha iyi hijyen, akılcı tedavi ve vücudun dengeyi yeniden kazanma konusundaki doğal gücünün anlaşılması yoluyla önlenebilir olduğunu ileri sürer

    Creating Capital

    No full text
    Frederick L. Lipman's "Creating Capital: Money-Making as an Aim in Business" is an influential early 20th-century treatise on business philosophy, advocating that the primary objective of enterprise should be the accumulation of capital and wealth creation; the book functions less as a moral debate and more as a practical guide, examining how principles such as sound financial management, effective organization, and commercial integrity are vital for a business's sustained growth and the creation of value for investors; Lipman emphasizes that money-making should not be a mere by-product but a deliberate business strategy fundamental to long-term expansion and economic prosperity, offering clear, systematic, and often timeless advice to business leaders on how to optimize the process of capital creation.Frederick L. Lipman'ın kaleme aldığı "Creating Capital: Money-Making as an Aim in Business" (Sermaye Yaratmak: İş Hayatında Bir Amaç Olarak Para Kazanmak), işletmelerin temel hedefinin sermaye birikimi ve zenginlik yaratma olması gerektiği fikrini savunan, 20. yüzyılın başlarındaki iş felsefesi üzerine yazılmış etkili bir eserdir; kitap, ahlaki bir tartışmadan ziyade pratik bir kılavuz niteliğinde olup, başarılı finansal yönetim, etkili organizasyon ve ticari dürüstlük gibi ilkelerin bir işletmenin sürdürülebilir büyümesi ve yatırımcılar için değer yaratması açısından nasıl hayati öneme sahip olduğunu inceler; Lipman, para kazanmanın sadece bir yan ürün değil, aksine uzun vadeli büyüme ve ekonomik refahın temelini oluşturan bilinçli bir iş stratejisi olması gerektiğini vurgulayarak, iş dünyası liderlerine sermaye yaratma sürecini optimize etmeleri için net, sistematik ve çoğu zaman zamana meydan okuyan tavsiyeler sunar

    503

    full texts

    665

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Holistence Publications
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇