Sakarya University of Applied Sciences AXSIS
Not a member yet
2251 research outputs found
Sort by
COVID-19 Pandemisinin Turizm Endüstrisine Olumlu Etkilerinin Belirlenmesi Üzerine Bir Araştırma
Bu araştırmanın temel amacı COVID-19 pandemisinin turizm endüstrisine olası olumlu etkilerini tespit etmektir. Bu amaçla çalışma kapsamında alanyazın taraması yapılarak COVID-19 pandemisinin olumlu ve olumsuz etkileri belirlenmiştir. Daha sonra nitel araştırma yöntemlerinden faydalanılarak Marmara bölgesinde faaliyet gösteren 25 işletmenin yöneticisi ya da sahibiyle 6 temel sorudan oluşan yarı yapılandırılmış mülakat formu ile verilerin toplanması sağlanmıştır. Araştırma sonucunda COVID-19 pandemisinin çoğunlukla ekonomik etkilerinin olumsuz olarak değerlendirildiği, fiziksel çevre ve sosyal ilişkileri geliştirmesi bakımından olumlu etkileri olduğu sonucuna ulaşılmıştır. COVID-19 pandemisinin turizm işletmelerine yeni iş imkânı sağlamak, işletme içerisinde yenilikler yapmak, enerji tasarrufu sağlamak ve gıda israfını önlemek, işletme maliyetlerini azaltmak, tecrübe kazanmak, yeni çalışma modeli geliştirmek ve e-ticaret anlayışının gelişmesi gibi konularda olumlu etkileri olduğu saptanmıştır
Working in the emergency department is not a job; it's like a war A narrative inquiry and interpretive phenomenology of the violence experienced by emergency nurses in Turkey
AimsThis study aims to reveal the violent experiences of nurses working in the emergency department and the meanings they attribute to them.MethodsThis research was conducted as narrative inquiry and interpretive phenomenology and recruited 15 nurses. Interviews with nurses actively working in the emergency department and who had been exposed to violence by patients or their relatives were conducted with a semi-structured interview form. The consolidated criteria for reporting qualitative research (COREQ) checklist was used.ResultsIn the study, three themes were determined (1) Unpredictable event, (2) Interminable effects of violence, and (3) Like a bottomless pit. With seven sub-themes.ConclusionsThis study underlined that violence applied to nurses by patients or relatives of patients in the emergency department is an unexpected situation that causes negative emotions. Violence affects all aspects of life and limits communication with the patient. Coping with a violent situation is challenging for nurses, and they demand support from the management. What is already known about this topic?Violence is most commonly reported as experienced by nurses in the emergency department.Violence affects nurses deeply and causes negative effects in daily life.What this paper adds:Nurses described the violence perpetrated by patients or by patients' relatives as a situation that causes negative feelings such as anger, worthlessness, and injustice.Nurses emphasized that violence affects their clinical environment and their daily lives.The implications of this paper:The multidimensional and destructive effects of violence on nurses have shown that it is important to make the necessary arrangements quickly to reduce violence in the emergency departmentThe study provides information about the experiences of nurses who have been exposed to violence by patients or their relatives in the emergency department
Development of efficient, stable and Pb-free perovskite solar modules
Perovskite güneş pillerine olan ilgi; düşük maaliyetleri, ayarlanabilir absorpsiyon dalga boyu aralıkları, güç dönüşüm verimliliklerinin iyileştirilebilir olması, yük taşıyıcıların rekombinasyon olmadan taşıyabilmesi gibi ilgi çekici özelliklerinden ötürü gün geçtikçe artmaktadır. Günümüze kadar rapor edilen en yüksek verimli perovskite güneş pilleri %31,4'lük Shockley-Queisser sınırına yaklaşarak %25,2'ye [30] kadar yükselen kurşun bazlı olanlardır. Bu aygıtlar ile bulunan PCE (Power Conversion Efficiency) değerleri her geçen gün artıyor olsada, bu artış ile cihazın dayanıklılığının uyumlu olduğu söylenemez. Bu uyumsuzluğun temelinde organik hibrit perovskitlerin içsel kararsızlığı ve düşük termal stabiliteleri (<150 o C) yer almaktadır. Ayrıca bu aygıtların ticarileştirilmesinin önündeki en önemli bariyerler kurşunun çevresel toksisitesi, zayıf termal stabilitesi, istenmeyen fazlara kristaleşebilme potansiyelleri, oksijen ve neme bağlı olarak performanslarındaki ciddi düşüşler gösterilebilir [14,15,16,30]. Bu sebeple Pb'nun az miktarda diğer malzemelere eklenmesi veya kurşun içermeyen perovskitlerin geliştirilmesi gerekmektedir. Bu sebeple Pb ile bant aralığı, yarıçap, yüksek optik absorpsiyon katsayısı gibi benzer özelliklere sahip elementler araştırılmalıdır. Ticarileşme aşamasına geçilebilmesi için ayrıca perovskit malzemesinin uzun süreli termal stabilitesi sağlanmalıdır [16]. Bu tez çalışması kapsamında Pb yerine daha az toksik olan Sn 2+ ve Cd +2 ile çalışılmıştır. Bu iki malzemeyi desteklemek, optimizasyon sağlamak, taşıyıcı düfüzyon uzunluğunu arttırmak için organik katyon olarak DMABr'ün kullanılması ve yapıyı daha kararlı bir hale getirmek, histerizis davranışları azaltmak ve tekrarlanabilirlik sağlamak için ise organik katyon Cs + ile katkılanmıştır [17,18]. Yapılan laboratuvar çalışmalarında DMASnBr 3 'ün Cs + ile katkılanmasıyla yüksek verimli bir aygıt elde edileceği ve Sn oksidasyonunun kontrol edilebilir hale geleceği görülmüştür. Ayrıca DMACdBr 3 'ün Cs + ile katkılanması sonucunda enkapsülasyon işlemi yapılmaksızın aygıtın dört ay kadar çalıştığı ve verimliliğin arttığı gözlemlenmiştir. Perovskite güneş pilleri Ar-Ge çalışmasının her aşaması kendi içerisinde bir öneme sahiptir. Reçetenin mol oranları, uygulama metotlarının bazı aşamalarında, kullanılan dirençli camlarda ve özellikle kaplama ve tavlama koşullarında yapılan önemli değişiklikler neticesinde perovskite güneş pillerinin özellikle kararsızlık problemleri üzerinde önemli sonuçlar elde edileleceği,verimli ve kurşun içermeyen bir reçete geliştirilebilmesi planlanmaktadır
Effects of structured exercise program on severity of dizziness, kinesiophobia, balance, quality of sleep, activities of daily living and quality of life in bilateral vestibular hypofunction: case study; [Wpływ zorganizowanego programu ćwiczeń na nasilenie zawrotów głowy, kinestofobię, równowagę, jakość snu, czynności życia codziennego oraz jakość życia w przypadku obustronnego niedomagania przedsionkowego: Studium przypadku]
Background: A minimal number of studies have documented the impact of Vestibular rehabilitation (VR) on the recovery rate of patients with bilateral vestibular hypofunction (BVH). Objective: The purpose of this study was to investigate the effectiveness of structured VR programs on severity of dizziness, kinesiophobia, balance, fatigue, quality of sleep, activities of daily living (ADL) and quality of life (QoL) in subjects with chronic BVH. Method: Twenty-five participants diagnosed with BVH were included in the study. A structured VR program was applied in 50-minute sessions once a week and as a home exercise program 3 times a day over 8 weeks. Participants were evaluated for severity of dizziness with the visual analog scale, for kinesiophobia with the tampa scale of kinesiophobia, for balance with the Semitandem, tandem, and standing tests, for quality of sleep with the Pittsburgh sleep quality index, for ADL with the vestibular disorders activities of daily life, for QoL with dizziness handicap inventory and for fatigue with the fatigue severity scale at the baseline (T1), at 4th week (T2), 8th week (T3), and 20th week (T4) after study started. Results: Significant difference in terms of Tandem Test and 1 Leg Stand Test was found in favor of T3-T4 Period (P < .05). There were significant improvements in terms of vestibular disorders activities of daily life, tampa scale of kinesiophobia, Pittsburgh sleep quality index and dizziness handicap inventory in favor of the T3 to T4 Period (P < .05). Significant difference in terms of visual analog scale was found in favor of T2 Period (P < .05). Conclusions: A twelve-week structured VR program may enhance severity of dizziness, kinesiophobia, balance, quality of sleep, ADL and QoL in participants with chronic BVH. Copyright © 2023 the Author(s). Published by Wolters Kluwer Health, Inc
The relationship between peer relationships and personality traits in athlete high school students
Bu araştırmanın amacı sporcu lise öğrencilerinin akran ilişkileri ile kişilik özellikleri arasındaki ilişkinin var olup olmadığının ortaya konulmasıdır. Araştırmada tarama modelinin bir türü olan "ilişkisel tarama" modelinden yararlanılmıştır. Araştırmanın evrenini Milli Eğitim Bakanlığı Ankara İl Müdürlüğü'ne bağlı Etimesgut ilçesinde bulunan Anadolu lisesinde okuyan sporcu öğrenciler; örneklemini ise bahsedilen evren içerisinden kolayda örnekleme yöntemiyle belirlenen 552 (352 kadın+200 erkek) sporcu öğrenci oluşmaktadır. Araştırma verileri; "Akran İlişkileri Ölçeği", "Büyük Beş-50 Kişilik Testi" ve "Kişisel Bilgi Formu" ile toplanmıştır. Araştırmada elde edilen veriler betimsel istatistik, tek yönlü MANOVA, Pearson korelasyon ve Regresyon analizleri kullanılarak çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen sonuçlara göre akran ilişkilerinde cinsiyete göre; bağlılık, kendini açma, sadakat ve akran ilişkileri toplam ortalama puanlarında (p.05). Kişilik özellikleri açısından sonuçlar incelendiğinde cinsiyete göre; öğrencilerin yumuşak başlılık ve duygusal denge ortalama puanlarında (p<.05); sınıf düzeyine göre dışa dönüklük ve duygusal denge ortalama puanlarında (p<.05); algılanan akademik başarı durumlarında öz denetim ve deneyime açıklık ortalama puanlarında fark olduğu sonucuna ulaşılmıştır (p<.05). Değişkenler arasındaki sonuçlar incelendiğinde; dışa dönüklük ile bağlılık, güven ve özdeşim, kendini açma, sadakat ve akran ilişkileri arasında pozitif yönde düşük düzeyde (p<.05); yumuşak başlılık ile bağlılık, kendini açma arasında pozitif yönde düşük düzeyde, yumuşak başlılık ile güven ve özdeşim ve akran ilişkileri arasında pozitif yönde orta düzeyde (p<.05); öz denetim ile bağlılık arasında pozitif yönde düşük düzeyde (p<.05); kendini açma ve sadakat arasında negatif yönde düşük düzeyde (p<.05); duygusal denge ile bağlılık arasında pozitif yönde düşük düzeyde (p<.05); kendini açma ile ise negatif yönde düşük düzeyde (p<.05); deneyime açıklık ile bağlılık, güven ve özdeşim, kendini açma ve akran ilişkileri arasında pozitif yönde düşük düzeyde (p<.05) anlamlı ilişkiler olduğu tespit edilmiştir. Dahası dışa dönüklük ve yumuşak başlılığın akran ilişkilerini pozitif yönde yordadığı (p<.05); öz denetimin ise akran ilişkilerini negatif yönde yordadığı ortaya konulmuştur (p<.05). Sonuç olarak; kişilik özelliklerinin akran ilişkilerini anlamlı şekilde açıkladığı araştırma sonucunda ortaya konulmuştur. Anahtar Kelimeler: Sporcu, Lise, Ergen, Akran İlişkileri, Kişilik Özellikleri
Analysis of resistance changes between the electrical bonding points on air vehicles according to temperature, humidity and chemicals
Hava araçları üzerinde, uçuş esnasında kar, buz, nem ve bulut temasıyla oluşan sürtünmeden ve bununla birlikte aviyonik cihazların çalışmasından dolayı statik elektrik oluşmaktadır. Uçuş sırasında ya da yerde yıldırım düşmesi sonucu hava araçları üzerinde yüksek elektrik akımı meydan gelmektedir. Oluşan bu istenyemen akımların etkilerini en aza indirmek, mürettebat ve yolcuların olumsuz etkilerini önlemek, yapısal parçalar ve aviyonik cihazların zarar görmelerini engellemek için hava aracı üzerinde bir faraday kafesi oluşturulur. Bunun için hava aracının iletken yapısal parçaları elektriksel bağlama yöntemi kullanılarak birleştirilir. Bu sayede hava aracı gövdesinde bir şase bağlantısı oluşturularak daha az kablo kullanımı, ağırlığın azaltılması ve faydalı yükün arttırılması sağlanmaktadır. Elektriksel bağlama noktalarına ait direnç değerlerinde oluşabilecek bir artış, özellikle uçuş kontrol, navigasyon ve haberleşme gibi bir çok sistemde arızalara neden olmaktadır. Bu çalışmada hava araçlarında kullanılan iletken yapısal parçaların üzerinde oluşturulan elektriksel bağlama noktalarına ait direnç değerlerinin, sıcaklık ve nem değişimi ile yakıt ve hidrolik gibi kimyasallarla teması sonrasında gerçekleşen değişimlerinin tespiti amaçlanmıştır. 2024 ve 7075 Alüminyum alaşım, AMS5510 Çelik, AMS4902 Titanyum, bakır nikel alaşımlı mesh ile kaplı karbon fiber kompozit ve CHO-SHIELD 2002 iletken bakır poliüretan boya ile boyanmış bir karbon fiber sandviç kompozit kullanılarak test numuneleri hazırlanmıştır. Test numuneleri üzerinde direkt bağlama yöntemi ve dolaylı bağlama yöntemi ile elektriksel bağlama noktaları oluşturulmuştur. Bu elektriksel bağlama noktalarının direnç değerlerinin sıcaklığa bağlı değişimlerinin tespiti için test numuneleri -40 °C ile 60°C arasında dokuz farklı sıcaklık değerinde ikişer saat bekletilerek ölçümler alınmıştır. Direnç değerlerinin neme bağlı değişimlerin tespiti için 25% rH ile 93% rH nem aralığında yedi farklı nem değerinde on ikişer saat bekletilerek ölçümler alınmıştır. Direnç değerlerinin kimyasallarla temasa bağlı değişimlerinin tespiti için bağlantı noktalarına yakıt ve hidrolik teması sağlanarak iki saat ve on iki saat sonra ölçümler alınmıştır. Ölçümler sonucunda her bir yapısal parçanın üzerinde oluşturulan elektriksel bağlama noktalarına ait direnç değerlerinin çevre koşullarının değişiminden farklı oranlarda etkilendiği tespit edilmiştir. Bu değişim oranlarının, sıcaklık testlerinde % 23 ile % 152 arasında, nem testlerinde % 8 ile % 134 arasında ve kimyasallarla temas testinde % 17 ile % 535 arasında olduğu tespit edilmiştir. Bu sonuçlardan yola çıkılarak yapısal parçaların elektriksel bağlama açısından uygun kullanım alanları için önerilerde bulunulmuştur. Ayrıca kritik sistemlere ait bağlama noktaları için periyodik kontrole tabi tutulması ve limit dışına çıkan bağlantıların yenilenmesi önerilmiştir
Optimizing callogenesis in five potential medicinal herbs for the bioactive constituents: a sustainable approach to pharmaceutical production
The search for natural antioxidants to safeguard against several diseases is expanding rapidly. Interestingly, the levels of antioxidants have been discovered to be greater in the in vitro-raised calli than the plant extracts in vivo. The aim of this research was to standardize the protocols for culturing calli of five potential medicinal herbs and determine their antioxidant and polyphenolic compounds. The calli of carnation, goji berry, harmal, bitter cucumber, and datura were developed from young leaves using Murashige and Skoog media with varied forms and concentrations of cytokinin and auxin in combination after their optimization. Goji berry, carnation, and datura initiated callus in 13 days, faster than bitter cucumber (20 days). Datura had a 28.7% higher callus induction rate than bitter cucumber. The callus weight of goji berry was three times higher than harmal, with a 25.4% greater diameter than bitter cucumber. The callus of goji berry had 4.3 times more phenolic and ascorbic content than datura and 1.9× more than harmal. The callus of datura had twice the total antioxidant capacity of harmal. The callus of goji berry exhibited 5.7% increased radical-scavenging activities than datura. The enzyme activities of catalase and superoxide dismutase were 2.6% and 2.4% greater in the callus of goji berry than datura. The callus of goji berry also had 2.1% and 2.4% increased peroxidase and ascorbate peroxidase activities than datura and bitter cucumber, respectively. From the findings, it can be concluded that the callus of goji berry is a highly promising source of natural antioxidants, exhibiting significantly higher levels of antioxidant and polyphenolic compounds compared to other medicinal herbs
Can eco-friendly hotels affect customer willingness to pay more?
The aim of this study was to determine the impact of customers' environmental concerns and perceptions of ecofriendly hotels on their willingness to pay more for these hotels. According to the study's findings, environmental concerns and the perception of environmentally friendly hotels have a positive effect on the willingness to pay more for these hotels. Businesses that aim to implement a hotel service approach with high environmental awareness should conduct studies to be able to understand the sensitivity to environmental concerns as indicated from this study. The significance of the ecofriendly hotel concept has been highlighted from the results of this study, and it has become clear that there should be more research to support tourist lodging at these businesses
Identification of alternative mutagens for chromosome doubling in in vivo maternal haploids
Islah çalışmalarının, yıllardır artan nüfusun istek ve arzularına paralel olarak değeri ve önemi her geçen gün daha da iyi anlaşılmaktadır. Gelişen teknoloji ve imkanlar doğrultusunda ıslah tekniklerine zaman tasarrufu sağlamak adına ek çalışmalar keşfedilmiş olsa da geliştirilme çalışmaları hala devam etmektedir. Islah süresini kısaltmak amacıyla geliştirilen haploid bitkiler, ıslah programının ilk başında saflaştırma süreci için gerekli olan 6-7 yıllık süreyi 1-2 yıla kadar düşürme imkânı sağlamıştır. Mısır bitkisinde haploid olarak seçilen tohumlar n=10 kromozomlu yapıda olup çoğunlukla kısırdırlar ve geliştiklerinde steril durumda bitkiler meydana getirirler. Haploid bitkilerin 2n=20 kromozomlu fertil bitki oluşturacak duruma gelebilmesi için kromozom katlaması yapılması gerekmektedir. Islahçılar kromozom katlaması için çoğunlukla colchicine kimyasal maddesini kullanmaktadırlar. Colchicine insanlar ve hayvanlar için toksik bir madde olmakla beraber ölümlere dahi sebebiyet vermektedir. Colchicine kimyasal maddesine alternatif olarak daha az toksik ve daha ekonomik herbisitleri belirleyebilmek amacıyla pronamid, trifluralin ve oryzalin etken maddeleri ile çalışılmıştır. Çalışmada colchicine uygulaması pozitif kontrol grubunu, Dimetil sülfoksit uygulaması ise negatif kontrol grubunu oluşturmuştur. Haploid tohumlar çimlendirilerek koleoptil ve kökçükte kısaltma-yaralama işlemi yapılmış ardından ön ıslatma yapılarak mutajen uygulama işlemine geçilmiştir. Kromozom katlaması için çimlendirilmiş tohumlara 3 farklı herbisit etken madde, pozitif kontrol ve negatif kontrol uygulanmıştır. Haploidlerin kromozom katlaması öncesi ve sonrası metafaz evresinde kromatit olarak göründüğü safha da mikroskop altında incelenerek kromozom sayımı yapılmıştır. Diploid (2n) ve haploid (n) yapıda ki bitkilere dair görüntüler kaydedilmiştir. Viyollere ekilen çimlendirilmiş bitkiler 3-4 yapraklı olana kadar serada yetiştirilmiş ardından serada toprağa aktarılmıştır. Aktarılan bitkilerde ise canlı kalan bitki oranı, erkek ve dişi çiçek oluşturma oranları, fertil erkek çiçek oranı, kendileme yapılan bitki oranı ve bitki başına düşen tohum sayısı parametrelerinin tamamı incelenmiş ve uygulamalar arasında fark %0.01 düzeyinde önemli bulunmuştur. Pronamid ve trifluralin fertil erkek çiçek oranında, oryzalin bitki başına tohum sayısında başarılı olurken, mutajenlerin tamamında kendileme yapılan bitki başarılı olmuştur. Çimlenme döneminde uygulama yapılan herbisit etken maddelerinin colchicine oranla canlı bitki oluşturmada letal etkisinin daha fazla olduğu tespit edilmiştir
Examination of the effects of innovation development, technology management and big data analytics capability in information technology companies
Purpose: The main purpose of examining innovation development (ID), technology management (TM) and big data analytics capability (BDAC) from the perspective of information technology companies is to help these companies optimize their business strategies and increase their competitiveness. When these concepts are considered together, it is aimed to present suggestions that information technology companies can increase their innovation capacities, optimize their technology portfolios and develop their big data analytics capacities. Design/methodology/approach: Data were collected from information technology companies working on big data analytics in technoparks in Istanbul. In the research, the Marmara region of Turkey was preferred because it is the region where the information technology sector is most common. In total, 503 questionnaires were collected. SmartPLS (4.0.8.4) licensed software was used in the research, and the results are presented with tables and figures. Findings: As a result of the analysis of the data, it is supported by hypotheses that ID and TM have positive effects as independent variables and BDAC has positive effects as both independent and mediation variables. Research limitations/implications: In terms of the limitations of the research, since the data were collected only from the information technology companies in the technoparks in Istanbul, it would not be correct to generalize the analysis results. For this reason, it is recommended to develop a research model and contribute to the literature by considering this limited situation for similar studies to be conducted in the future. Practical implications: By focusing on ID, it is important for companies to analyze their innovation processes and increase their ID capacity. On the subject of TM, analyses help companies identify their current technological infrastructure and development needs and optimize their technology portfolios. Big data analytics is an important tool that companies can use in their decision-making processes. Therefore, analyses of big data analytics can evaluate companies' current data analytics capacities and offer improvement suggestions. Originality/value: So why are ID, TM and BDAC important? Why should a research model be developed to examine the effects of these variables? This situation can be understood by looking at the investments made by two world-class companies with headquarters in Istanbul/Turkey. L'Oréal Turkey integrates big data, cloud computing, artificial intelligence and digital platforms into its business processes by investing in new technologies and also makes a difference with innovation in environmental sustainability and social responsibility. PepsiCo, on the other hand, placed a great emphasis on innovation by opening its third Design and Innovation Center in Turkey and Europe in Istanbul. For this reason, examining the effects of ID, TM and big data analytics together in the research is important for the originality of the research. Examining these variables by focusing on their interactions and effects increases the originality of the subject. © 2024, Emerald Publishing Limited