Sakarya University of Applied Sciences AXSIS
Not a member yet
    2251 research outputs found

    İstanbul’un Yöresel Lezzetleri ve Gastronomi Kimliğine Katkıları Bakımından İncelenmesi

    No full text
    İstanbul gibi kitlesel göçle toplumsal yapısı değişime uğramış büyük metropollerde neyin yöresel olduğunu ve neyin yöresel kaldığını tespit etmek zordur. Bu çalışmanın amacı; İstanbul’un yöresel gastronomi ürünlerinin izini sürmek, tespit edilen ürünlerin de şehrin gastronomi kimliği üzerindeki rolünü araştırmaktır. Nitel araştırma yöntemi ve örnek durum çalışması yaklaşımı benimsenmiş, yarı-yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılarak veri elde edilmiştir. Yapılan 23 görüşmeden elde edilen sonuçlara göre; ürünlerin ve üreticilerin tarihsel süreçleri hakkında bilgi edinilmiş, ürünlerin İstanbul’u ifade ederek Türk Mutfağına ve gastronomi turizmine olan katkıları saptanmış, ürünün markalaşması, tedariki, fiyatlandırması ve dağıtımı hakkında bilgi edinilmiş ve kullanıcısı/hedef kitlesi ile tanıtım çalışmaları tespit edilerek ortaya koyulmuştur. Bulgular, İstanbul’un yöresel ürünlerinin bir kısmının yöreselliğinde herhangi bir bozulma olmadan devam ettiğini, gelecek nesillere aktarılmak üzere çalışmalar yapıldığını ancak ürünlerin bir kısmının ise çeşitli sebeplerle yok olduğunu ortaya koymuştur. Üreticilerin, İstanbul’un gastronomi kimliğine katkıda bulundukları konusunda neredeyse hem fikir oldukları görülmüştür. Bulgulara bağlı olarak üreticilere, işletmelere ve çeşitli kurum ve kuruluşlara önerilerde bulunulmuştur

    TOPICS IN GERIATRIC REHABILITATION

    No full text
    This meta-analysis was conducted to analyze the effect of abdominal massage on gastrointestinal functions in the elderly. This literature search was conducted using the ClinicalKey, Scopus, PubMed, Web of Science, and Google Scholar databases to cover studies up to June 2022. The abdominal massage group had a large effect on reducing constipation severity and abdomen circumference. The abdominal massage had no effect on stool classification. The results indicated that abdominal massage for older people appears to be effective in reducing the severity of constipation and decreasing the abdominal circumference. These results can determine that abdominal massage can be used to reduce the severity of constipation and abdominal circumference

    Study on morphology, wear and corrosion resistance of ultrasonic-assisted pulse co-electrodeposited B4C reinforced Ni–P composite coating

    No full text
    The B4C-reinforced Ni–P composite coatings were synthesized on low-carbon steel via ultrasonic-assisted electrodeposition. The optimal condition for producing co-electrodeposited Ni–P coating is to investigate the effects of concentrations of B4C on the morphology, microstructure, surface roughness, hardness, elastic modulus, friction, wear, and electrochemical properties of the composite coating. Field-emission scanning electron microscopy (FESEM), X-ray diffraction (XRD), and energy dispersive spectrometer (EDS) were used to analyze the surface microstructure, crystallite size, morphology and composition of coating and content and distribution of the particles. The nanohardness and reduced elastic modulus of B4C-reinforced Ni–P depositions was characterized by the nanoindentation technique. The friction and wear mechanism of the composite coatings was discussed in detail. The electrochemical properties of samples were studied via open circuit potential (OCP), potentiodynamic test and electrochemical impedance spectroscopy (EIS) in the 3.5% NaCl media. The experimental results indicated the highest elastic modulus and nano hardness (147 GPa and 6,92 GPa and the lowest wear rate (3.18 X 10–8 mm3 /Nm) and average coefficient of friction (0,35) for coatings deposited at 20 gL−1. Moreover, the corrosion resistance is significantly improved; this is shown via the low corrosion current density (Icorr value of 1.48 × 10–3 A/cm2), the high corrosion potential (Ecorr value of – 0.56 V), best corrosion rate (1.36 X10−5 mpy) and maximum Rct of 181.8 kΩ cm2. These results are attributed to the uniform distribution of the B4C into nickel coating and the grain refinement effect of electrodeposited Ni–P coating. The formation of the B4C core–shell structure on the coating surface improved the interfacial bond between the matrix and the ceramic particle, improving wear resistance and anti-corrosion performance. © Australian Ceramic Society 2024

    SMS Spam Detection System Based on Deep Learning Architectures for Turkish and English Messages

    No full text
    Short Message Service (SMS) still continues its existence despite the emergence of different messaging services. It plays a part in our lives as a communication service. Companies use SMS for advertisement purposes due to the fact that e-mail filtering systems have rooted, short message systems are being undersold by the operators, and spam detection and blocking systems used for short messages are ineffective. Individuals falling victim to SMS spam messages sent by malevolent persons incur pecuniary and non-pecuniary losses. The aim of this study is to present a hybrid model proposal with the intention of detecting SMS spam messages. This detection model uses a gated recurrent unit (GRU) and convolutional neural network (CNN) as two deep learning methods. However, the fact that both algorithms require high memory capacities is a limitation. The design for this model was laid out by using two different datasets containing combined text messages written in the Turkish and English languages. The datasets used in the study are TurkishSMSCollection and the SMS Spam dataset from the UCI database. The testing process was performed on the dataset through benchmarking as well as other machine learning algorithms. It was revealed in the study that the hybrid CNN + GRU approach attained an accuracy of 99.07% by demonstrating a better performance compared to the other algorithms. © 2024 by the authors

    Cross-cultural Adaptation of the Avoidance of Daily Activities Photo Scale for Turkish patients with shoulder pain: Reliability and validity assessment according to the COSMIN guideline

    No full text
    Context: People with chronic or long-term pain may develop various psychosocial symptoms such as fear and avoidance of behavior due to pain. Reliable and valid quality of life tools must be available in Turkish to specifically assess avoidance of behavior in people with shoulder pain. Objectives: This study aimed to translate and culturally adapt the Avoidance of Daily Activities Photo Scale for Patients with Shoulder Pain and to evaluate the psychometric properties of its Turkish version (ADAP-Tr) in patients with shoulder pain. Methods: Translation, adaptation, and validation were performed according to the COSMIN (COnsensus-based Standards for the selection of health Measurement INstruments) guidelines. The internal consistency, reliability, construct validity, and discriminant validity of the ADAP-Tr were tested. The Pain Catastrophizing Scale (PCS), Tampa Scale for Kinesiophobia (TSK), and Shoulder Pain and Disability Index (SPADI) were applied for validation purposes. Results: The study included a total of 162 participants with shoulder pain. The internal consistency of the ADAPTr showed excellent reliability with a Cronbach’s α of 0.94 and a test-retest assessment of 0.88 ICC (95% CI, 0.83- 0.91). The standard error of measurement was 1.85 points, and the minimal detectable change was determined 5.12 points. There was a low to high correlation among the ADAP-Tr and PCS (r = 0.481, p < .001), TSK (r = 0.448, p < .001), and SPADI (r = 0.826, p < .001) scores. Conclusions: The ADAP-Tr was shown to be a valid and strong reliability tool to use in clinical and research settings as a shoulder-specific measurement tool

    İnşaat projelerinde proje yönetimi unsurlarının güvenlikle ilgili performans üzerindeki etkisinin incelenmesi

    No full text
    İnşaat sektörü, ulusal ekonomik büyümenin ve kalkınmanın önemli bir itici gücüdür ve dünya çapında birçok ülke için çekirdek bir sektördür. Ancak iş sağlığı ve güvenliği konuları bu sektörde ciddi bir endişe kaynağıdır. İnşaat projeleri, karmaşık doğaları, yüksek riskli faaliyetleri ve çeşitli paydaşları kapsayan doğaları nedeniyle bir dizi güvenlik riski içermektedir. Türkiye'de inşaat sektörü de benzer zorluklarla karşı karşıya ve iş kazası sayısı ve ölümlü kaza oranı endişe verici seviyelere ulaştırmaktadır. Bu bağlamda bu tez, Türkiye'deki inşaat sektöründe iş güvenliği performansının iyileştirilmesine odaklanmaktadır. Bu çalışma, iş güvenliği performansını etkileyen çeşitli faktörleri incelemekte ve güvenlik performansını artırmanın inşaat uygulamalarının etkinliği ve ardından inşaat projeleri ve şirket sonuçları üzerindeki etkilerini araştırmaktadır. Paydaşları iş güvenliğinin stratejileri uygulanmasından kaynaklanan sonuçları incelemeye teşvik ederek iş güvenliği performansını artırmayı amaçlamaktadır. Bu tez, Türkiye'de inşaat sektöründe iş güvenliği alanında farkındalık yaratmayı, işletmelerin ve projelerin genel performansını arttırmayı amaçlamaktadır. Ayrıca çalışma sonuçlarının sektöre yönelik politika oluşturma ve uygulama süreçlerine katkı sağlaması beklenmektedir. Bu tez, Türkiye'deki inşaat sektörünün iş güvenliği konusunda daha iyi bir anlayış geliştirmesine ve daha güvenli ve daha sürdürülebilir bir çalışma ortamı sağlamasına yardımcı olacak bir adım olarak değerlendirilmelidir. Çalışmanın metodolojisi; Her aşaması araştırmanın farklı yönlerini ele alan, üç aşamalı bir süreci içeren kapsamlı bir yaklaşımla tasarlanmıştır. İlk aşama çerçeve yapısının oluşturulmasıdır. İkinci aşama anket tasarımını içerir; bu aşamada belirlenen faktörlerin ölçülmesine yönelik uygun araçlar geliştirilir ve anket formu hazırlanmaktadır. Son olarak üçüncü aşama Yapısal Eşitlik Modeli (YEM) analiziyle ilgilidir; Bu analiz, toplanan verilerin istatistiksel olarak incelenmesini sağlar ve çalışmanın ana hipotezlerini test etmek için kullanılmaktadır. Bu üç aşama araştırmanın metodolojik temelini oluşturur ve güçlü bir analitik çerçeve sağlar; Böylece çalışmanın hedeflerine ulaşması için etkili bir yaklaşım sağlanır. Çerçeve yapısının oluşturulması araştırmanın temel adımlarından biridir ve iş güvenliği performansını ve genel sektör çıktılarını etkileyen çeşitli faktörlerin sistematik olarak tanımlanmasını içermektedir. Bu aşamada literatür taramasına, uzman görüşlerine ve mevcut verilere dayanan bir yaklaşım benimsenmektedir. Öncelikle literatür taraması yapılarak önceki araştırmalardan elde edilen bulgular gözden geçirilir ve iş güvenliği performansını etkileyen temel faktörler belirlenmektedir. Bu ana faktörler genellikle proje koşulları, şirket politikası, endüstriyel hazırlık, iş sağlığı ve güvenliği performansı, inşaat etkinliği, proje çıktıları ve şirket çıktıları gibi ana gizli değişkenlere ayrılmaktadır. Daha sonra her kategori altında indikatörün belirlenmesi için uzman ve akademisyen görüşlerine başvurulmuştur. Uzmanlar, deneyim ve bilgi birikimlerine dayanarak inşaat sektöründe iş güvenliği performansını etkileyen faktörler ve güvenlikle ilgili inşaat uygulamalarının etkinliğinin artırılmasından beklenen çıktıları hakkında görüşlerini paylaşmıştır. Bu görüşler literatür doğrultusunda ve araştırma amacına uygun olarak düzenlenmiştir. Örneğin iş güvenliği performansı alt kategorisi altında güvenliğe uyum, kaza oranlarının düşük olması, kazaya ramak kala bildirimlerinin az olması gibi göstergeler yer almıştır. Oluşturulan çerçeve yapısı araştırma amacına ve hipotezlere uyarlanarak model olarak formüle edilmiştir. Bu aşamada belirlenen ana gizil değişkenler ile gözlenen değişkenler arasındaki ilişkiler ve etkileşimler dikkate alınmıştır. Modelin oluşturulması sırasında, belirlenen faktörlerin iş güvenliği performansı üzerindeki etkisine ve bu etkilerin inşaat sektörünün genel sonucunu iyileştirmek için nasıl bir araya geldiğine odaklanılmıştır. Bu sayede araştırmanın temel çerçevesi oluşturulmakta ve iş güvenliği performansını etkileyen faktörlerin karmaşık ilişkileri daha iyi anlaşılmaktadır. Anket tasarım aşaması ayrıntılı olarak gerçekleştirilmiştir. Google Formlar üzerinden çevrimiçi olarak yapılan bu tasarım, çalışmanın ana hedeflerine ulaşmak için dikkatlice planlandı ve uygulandı. İlk olarak, güvenliği artırma modelinin karmaşıklığını anlamak ve modelin farklı gizli değişkenler arasındaki ilişkilerini analiz etmek için gereken tüm gözlemlenen değişkenleri kapsamlı bir şekilde içerdiğinden emin olmak için dikkatlice oluşturulmuştur. Özellikle anketin içeriği literatürde daha önce yapılan çalışmaların sonuçları ve önerileri dikkate alınarak özenle hazırlanmıştır. Katılımcıların profil bilgilerini toplamak ve araştırmanın genel güvenirliğini artırmak amacıyla anketin tasarımında üç ana bölüm oluşturulmuştur. Birinci bölümde katılımcıların kişisel ve işle ilgili bilgileri yer alırken, ikinci bölümde katılımcının üzerinde çalıştığı projeye ilişkin detaylı bilgiler yer aldı. Bu sayede katılımcının deneyimleri ve çalışma koşulları daha iyi anlaşılmış ve analiz için daha sağlam bir temel oluşturulmuştur. Anketin en önemli kısmı olan üçüncü bölümde, güvenlik artırma modelinde belirlenen faktörlerin değerlendirilmesi sağlanmıştır. Bu bölümde her faktör için uygun bir ölçek kullanılmış ve katılımcılardan faktörlerin önem düzeyini belirtmeleri istenmiştir. Spesifik olarak katılımcıların faktörleri nasıl değerlendirdikleri ve 1-5 arası Likert ölçeği kullanılarak hangi faktörlerin önceliklendirildiği hakkında bilgi toplanmıştır. Anketin son hali oluşturulduktan sonra anketin son hali onaylanarak profesyonel iş platformları aracılığıyla hedef katılımcılara ulaştırıldı ve veriler toplandı. Bu süreç, katılımcıların gerçek durumu ve deneyimleri hakkında doğru bilgilerin elde edilmesini sağlayarak araştırmanın güvenirliğini artırmaya yönelik önemli bir adım olmuştur. Anket verileri toplandıktan sonra, toplanan verilerin gözden geçirilmesi ve analiz edilmesi için Yapısal Eşitlik Modellemesi (YEM) analizi kullanılmaktadır. Bu analiz süreci öncelikli olarak IBM SPSS AMOS yazılımı kullanılarak yapılmaktadır. Bu aşamada modelin yapı geçerliliği üç ana testle sağlanır: Ölçek güvenilirliği, ayrımcı geçerlilik ve yakınsama geçerliliği. YEM analizi, gizli değişkenler arasındaki ilişkilerin incelenmesi ve etkinin yönünün belirlenmesi açısından önemlidir. YEM analizi aynı zamanda hangi göstergelerin iş güvenliği performansı ve proje ve şirket düzeyindeki çıktılar üzerinde en fazla etkiye sahip olduğunu gösteren yükleme faktörlerini belirlemek için de kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarının incelenmesi, iş güvenliği performansını etkileyen faktörlerin ve bu faktörlerin sonuçlara etkisinin anlaşılmasına ışık tutmaktadır. Bulgular, inşaat sektöründe iş güvenliği performansının önemli bir yönünü oluşturan faktörlerin belirlenmesine yardımcı oldu. Şirket politikasının ve proje koşullarının uygunluğu gizli değişkenler iş güvenliği performansının artırılmasında belirleyici rol oynamaktadır. Ayrıca endüstriyel hazırlık düzeyinin şirket politikası, proje koşulları ve iş güvenliği performansı üzerinde önemli bir etkiye sahip olduğu gözlemlenmiştir. Ayrıca proje koşulları ile güvenlik performansı gizli değişkenleri arasında anlamlı bir ilişki yoktur. Sonuçlar ayrıca iş güvenliği performansının inşaat süreçlerinin etkinliği üzerinde önemli bir etkiye sahip olduğunu göstermektedir. İş güvenliği performansının arttırılması, projelerin başarıyla tamamlanmasına ve şirketlerin uzun vadeli başarısına katkı sağlamaktadır. Özellikle iş güvenliği performansının arttırılması, projelerin zamanında ve bütçesinde tamamlanmasına, müşteri memnuniyetinin artmasına ve ürün kalitesinin artmasına katkı sağlamaktadır. Araştırma sonuçları ayrıca iş güvenliği performansının inşaat şirketlerinin genel başarısını önemli ölçüde etkilediğini göstermektedir. İş güvenliği performansının arttırılması şirketin marka değerini artırmakta, uzun vadeli karlılığı artırmakta ve toplam maliyetleri azaltmaktadır. Ayrıca iş güvenliği performansının artması şirketlerin sigorta primlerini düşürerek paydaşlar arasındaki güveni artırmaktadır. Çalışma, güvenlik performansını artırmada temel rol oynayan faktörleri vurgulamaktadır; bunlar arasında güvenlik eğitimi ve farkındalık, güvenlik teşvikleri ve disiplinler, üst yönetim taahhüdü, önemli personelin varlığı, yasal düzenlemelerin uygulanması ve yargı yetkileri ile güvenlik yönergeleri ve standartlar yer almaktadır. Sonuç olarak bu araştırma, inşaat sektöründe iş güvenliği performansını etkileyen faktörlerin ve bu faktörlerin proje ve firmalara etkisinin anlaşılmasına katkı sağlamıştır. Elde edilen bulgular inşaat sektöründe iş güvenliği stratejilerinin geliştirilmesine ve uygulanmasına rehberlik edebilir ve sektördeki tüm paydaşların dikkatini güvenlik konusuna çekmeye yardımcı olabilecektir. Bu sayede daha güvenli ve sağlıklı bir çalışma ortamı yaratılarak inşaat projelerinin ve şirketlerinin başarısı artırılabilecektir

    Experimental Investigation of New Combustion Chamber Geometry Modification on Engine Performance, Emission, and Cylinder Liner Microstructure for a Diesel Engine

    No full text
    Emission values have been limited and some levels must be compatible with human health and the environment. One of the most effective ways to achieve these levels is effective piston bowl geometry. The aim of designing the new combustion chamber (NCC) was to provide a multiaxial distribution of the fuel in the bowl. In the study, the new combustion chamber was compared with the standard combustion chamber (SCC). Both chambers were fi tted to the engine and the performance analysis was tested at different operation conditions. Then, 100-h tests were carried out to evaluate the effect of the piston bowl geometry on the surface of the cylinder liner by analyzing its microstructure. From the obtained results, the new combustion chamber geometry reduced HC, CO, and soot emissions while NO emissions slightly increased compared to the standard combustion chamber. It decreased brake-specific fuel consumption values by 4%, 5.53%, 7.02%, 6.4%, 5.55%, and 5.18% for 1700, 1800, 1900, 2000, 2100, and 2200 rpm, respectively. Torque values increased at all engine speeds. When the cylinder liners were evaluated as a result of long-term endurance, there were clearly fewer abrasive wear lines on the cylinder liners of NCC compared to SCC

    The effect of pH and extraction time on total phenolic content and antioxidant properties of coloured water extracts from Brassica Oleracea

    No full text
    Red cabbage (Brassica oleracea) is a rich source of phenolic content including colour pigments and have also high antioxidant capacities. The amounts of their phenolic substances and antioxidant activities change depending on the extraction conditions (pH, time, solvent, etc.). In this work, the coloured water extract was obtained from red cabbage at different pH values (pH 4-10) for both an hour and 24 hours. The extracts were evaluated regarding total phenolic contents and antioxidant activities. The results showed that the total phenolic content of red cabbage extracts in all extraction conditions ranged from 4.93±0.20 to 7.59±1.22 mg GAE/g fw. The highest total phenolic contents (7.59±1.22 mg GAE/g fw) were obtained from red cabbage at 24 h and pH=6. On the other hand, the red cabbage extracts have high DPPH (IC50 values ranged from 0.21±0.06 to 0.94±0.03 mg/mL) and ABTS (IC50 values ranged from 0.29±0.01 to 0.46±0.05 mg/mL) activities at all pH values and times. The extract obtained from red cabbage at 1 h and pH=7 exhibited the strongest DPPH activity with the IC50 values of 0.21±0.06 mg/mL, it showed the best ABTS activity with the IC50 values of 0.29±0.01 mg/mL at 1 h and pH=5 and 8

    Adding dark colored pyrolytic features to acid-resistant enamels

    No full text
    İÇİNDEKİLER TEŞEKKÜR.………….………………...……..………...……………………….…..ii İÇİNDEKİLER.………………………………………………...…………………...iii KISALTMALAR.……..….………………………………………...…………….....vi SİMGELER.……………….………………………………………………………..vii ŞEKİLLER LİSTESİ……….………………………………………………………ix TABLOLAR LİSTESİ……………….………...…………………………………...xi ÖZET..………………………………….....………………………...………………xii ABSTRACT.…………………...………………………………………………….xiii BÖLÜM 1. GİRİŞ………………………………………………...................................................1 BÖLÜM 2. PORSELEN EMAYELER.………………………………………….........................3 2.1.Emaye Kaplamaların Avantaj ve Dezavantajları……………………….....5 2.2. Porselen Emaye Kaplama Türleri………………………..…………...…..6 2.2.1. Klasik Emayeleme Uygulaması…………………………...…....6 2.2.2. Tek Kat Tek Pişirim (Doğrudan Emayeleme) Uygulaması......…7 2.2.3. İki Kat Tek Pişirim Uygulaması………..……………………….7 2.3. Porselen Emayelerin Genel Özellikleri………………..…...……………..7 2.4. Porselen Emayelerin Uygulama Alanları………………………….……...8 2.5. Porselen Emayelerin Fiziksel Özellikleri……………………….………...8 2.5.1. Termal genleşme…………………..…………………………....9 2.5.2. Yoğunluk……………………….…..………...……….…….......9 2.5.3. Elastikiyet………………………….…………...…....………...10 2.5.4. Gerilme direnci……………………….………….……………10 2.5.5. Basınç dayanımı……………….………….…………………...11 2.5.6. Sertlik……………………………………...……....…………..12 2.5.7. Özgül Isı………………………………………..……………...12 2.5.8. Termal iletkenlik………………….……………..……..……...12 2.5.9. Aşınma dayanımı………………………………..………….....13 iv 2.6. Porselen Emayelerin Kimyasal Özellikleri……………………………...14 2.6.1. Asit dayanımı….…………………………………….………...14 2.6.2. Su dayanımı.…………………………...……..…….……….....14 2.7. Porselen Emayelerin Kimyasal Kompozisyonu…………………………15 2.7.1. Refrakterler…………………………….…………..…......…...15 2.7.2. Ergiticiler…………………………………………...................15 2.7.3. Opaklaştırıcılar …………………………………………...…...16 2.7.4. Yüzdürücü ajanlar………………………….……….…………16 2.7.5. Renk vericiler…………………………………..…….………..16 2.7.6. Elektrolitler……………………..…….…………...…………..16 2.8. Porselen Emaye Üretim Prosesi…………………………..………...…...19 2.8.1. Frit hazırlama…………………………….…...……..………...19 2.8.2. Öğütme.………………………………..……...……….………20 2.8.3. Uygulama yüzeyinin hazırlanması……………………...…......20 2.9. Porselen Emayelerin Kaplama Yöntemleri.………………………..........20 2.9.1. Sprey tekniği………………………...………………………...21 2.9.2. Daldırma tekniği……………………………..…….………….21 2.9.3. Akış kaplama……………………………..…………………...22 2.9.4. Elektrostatik toz kaplama………………………….….……….22 2.10. Porselen Emayelerin Pişirme Prosesi…………………………………..22 BÖLÜM 3. DENEYSEL YÖNTEM………………………………………………....................24 3.1. Kullanılan Hammadde ve Teçhizatlar.……….………...…….................24 3.1.1. Hammaddeler.……...………………………………..………...24 3.1.2. Teçhizatlar.…………………………………………..………...24 3.2. Deneylerin Yapılışı..……………………..…………………………...…25 3.2.1. Taban malzemenin hazırlanması……...……………..………...25 3.2.2. Emayelerin laboratuvar ortamında hazırlanması……..……......26 3.2.3. Uygulama...................................................................................27 3.2.4. Pişirme…...................................................................................27 3.3. Deneysel Çalışmaların Planlanması………..………………….……...…27 3.4. Karakterizasyon……………………………………..………..................28 3.4.1. Kaplama kalınlığı ölçümü………………………...….………..28 3.4.2. Yapışma kontrolü (Darbe testi)...………………….....………..28 3.5. Kolay Temizlenebilirlik (Easy-To-Clean) Özellik Analizleri……….......30 3.5.1. Sitrik asit testi...………………….....………………………….30 3.5.1.1. Metod 1:...………………….....……………………31 3.5.2. Lityum nitrat ve ketçap analizleri...…………………..……….32 3.6. Pirolitik Özellik Analizi………………….……………………………...32 3.7. X-Işınları Spektrofotometresi (XRF) Analizi………………….………..33 3.7.1. Laboratuvar ortamında x-ışınları spektrofotometresi (XRF) test hazırlığı aşamaları.…....…..……………...………………..35 3.8. Diferansiyel Taramalı Kalorimetre (Isı Mikroskobu) Analizi………..….35 v BÖLÜM 4. SONUÇLAR VE İRDELEME…………..…...........................................................38 4.1. Uygulama..................................................................................................38 4.2. Pişirme…..................................................................................................38 4.3. Karakterizasyon……………………………………..………..................39 4.3.1. Kaplama kalınlığı ölçümü………………………...….………..39 4.3.2. Yapışma kontrolü (Darbe testi)...………………….....………..40 4.4. Kolay Temizlenebilirlik (Easy-To-Clean) Testi…………………….......40 4.4.1. Sitrik asit testi...………………….....………………………….40 4.4.2. Lityum nitrat testi...…………………..………………………..42 4.4.3. Ketçap testi....…………………..……………………………...44 4.5. Pirolitik Özellik Testi………………….…………………………….......46 4.6. X-Işınları Spektrofotometresi (XRF) Analizi………………….………..49 4.6.1. Asit mukavim ve kolay temizlenebilir emaye kıyası………….49 4.6.2. Kolay temizlenebilir ve pirolitik özellikli emaye kıyası……….50 4.7. Diferansiyel Taramalı Kalorimetre (Isı Mikroskobu) Analizi………..….52 BÖLÜM 5. GENEL SONUÇLAR VE ÖNERİLER…………………………...…...…..……...54 5.1. Genel Sonuçlar………………………………..…..…...………………54 5.2. Öneriler.……………………………………………...….…..….……...55 KAYNAKLAR.……………………………..………………...……...…..…..……..56ASİT MUKAVİM EMAYELERE KOYU RENKLİ PİROLİTİK ÖZELLİK KAZANDIRILMASI ÖZET Günlük hayatta sık sık karşılaştığımız emaye kaplamalar mutfak gereçleri, su ısıtıcıları ve kaynatıcıları, otomotiv sektöründe, mimari panellerde ve yazı tahtaları gibi alanlarda kullanılmaktadır. Dekoratif olarak birçok alanda kullanıldığı gibi sağlık açısından da tercih edilmektedir ve özellikle emaye kaplamalar mutfak gereçlerinde insan sağlığı için en önemli kaplama türlerinden biridir. Emaye, farklı özellikler elde etmek amacıyla metal malzemeleri kaplamak için kullanılan, termal genleşme katsayısı açısından metallerle eşleşen bir frit olarak tanımlanır. Bir diğer tanımlamaya göre ise porselen emaye, metal alt tabaka üzerine sürekli ve koruyucu bir kaplama oluşturmak için yüksek sıcaklıkta ergitilen inorganik bileşiklerin uygulanması ile elde edilen kaplama malzemesidir. Çeşitli inorganik oksitlerin karışımından oluşan bu çözelti, bileşiklerin erime sıcaklığına kadar pişirilmesiyle elde edilen, camsı görünümlü bir katıdır. Sahip oldukları cam yapıları gereği kırılgan ancak kimyasal etkilere dayanım kıyaslamalarında ilk sıralarda yer alan kaplama türüdür. Mutfak gereçlerinde kullanılan emaye kaplanmış ürünler; şarap, zayıf organik asitler, süt, sitrik asit, sirkenin yanı sıra, hidroklorik asit, nitrik asit, sülfürik asit gibi kuvvetli asitlere maruziyet yaşayabilirler. Mutfak gereçleri ve diğer günlük kullanımlar için önemli olan aside ve kaynar su – su buharı dayanımına sahip olan emayeler ticari olarak satışı gerçekleştirilen ve kullanılan emaye türlerindendir. Kolay temizlenebilirlik özelliğine sahip olan emayeler ise ilerleyen süreçlerde giderek artan popülerliği ile mutfaklarımızda yer edinecek ve hayatı kolaylaştıracak ürünlerdendir. Bu çalışmada emaye kaplamasının kullanım kolaylığını arttırmaya yönelik geliştirmeler yapılmıştır. Asit mukavim özellikteki emaye friti ile yola çıkarak belirli oranlardaki diğer fritlerin karışımlarıyla sırasıyla kolay temizlenebilir özellikli emaye ve koyu renkli pirolitik özellikli emaye elde edilmesi amaçlanmıştır. Pirolitik özellikli emayeler kolay temizlenebilir emayelerin yüksek sıcaklıkta çalışabilir halleridir. Elde edilen emaye türlerine sitrik asit testi, kolay temizlenebilirlik testleri, kalınlık ölçümü, darbe testleri ve 48 saat boyunca 482 derecede gerçekleşen pirolitik özellik testi gerçekleştirilmiştir. Yapılan testler sonucunda elde edilen bilgiler karşılaştırmalı olarak yorumlanmıştır. Çalışma sonucunda yüksek sıcaklık dayanımına sahip, kolay temizlenebilir özellikte pirolitik emaye elde edilmiştir.ADDING DARK COLORED PYROLYTIC FEATURES TO ACIDRESISTANT ENAMELS ABSTRACT Enamel coatings, which we frequently encounter daily, are used in areas such as kitchen utensils, kettles and boilers, the automotive industry, architectural panels, and whiteboards. While it is used decoratively in many areas, it is also preferred for health reasons, and especially enamel coatings are one of the most important coating types for human health in kitchen utensils. Enamel is defined as a frit that matches metals in terms of coefficient of thermal expansion and is used to coat metal materials to achieve different properties. According to another definition, porcelain enamel is a coating material obtained by applying inorganic compounds melted at high temperatures to create a continuous and protective coating on the metal substrate. This solution, consisting of a mixture of various inorganic oxides, is a glassy-looking solid obtained by baking the compounds to their melting temperature. It is a type of coating that is fragile due to its glass structure but ranks first in comparisons of resistance to chemical effects. Enamel-coated products used in kitchen utensils may be exposed to strong acids such as hydrochloric acid, nitric acid, and sulfuric acid, as well as wine, weak organic acids, milk, citric acid, and vinegar. Enamels, which have acid and boiling water-water vapor resistance, which is essential for kitchen utensils and other daily uses, are among the enamel types sold and used commercially. Enamels, which are easy to clean, are among the products that will gain a place in our kitchens and make life easier with their increasing popularity in the future. In this study, improvements were made to increase the ease of use of the enamel coating. Starting with acid-resistant enamel frit, it is aimed to obtain easy-to-clean enamel and dark-colored pyrolytic enamel, respectively, by mixing other frits in specific proportions. Pyrolytic enamels are easy-to-clean enamels that can work at high temperatures. Citric acid tests, easy cleanability tests, thickness measurements, impact tests, and pyrolytic property tests were performed at 482 degrees for 48 hours on the obtained enamel types. The information obtained as a result of the tests was interpreted comparatively. As a result of the study, pyrolytic enamel with high-temperature resistance and easyto-clean properties was obtained

    A study on gastrotourist purchasing behaviour in inflationary environment

    No full text
    Türkiye, tarihi, coğrafyası, mutfak lezzetleri ve turizm potansiyeli açısından dünyada stratejik olarak güçlü bir konumda yer almaktadır. Turizm sektörü diğer sektörler ile kıyaslandığında ülke ekonomisini olumlu etkilemektedir. Ekonomik olarak bakıldığında turizm faaliyetlerinin devamlılığı turizm gelirlerini önemli oranda arttırabilmektedir. Bireylerin gelir seviyeleri ile turizm faaliyetlerine katılım oranlarının yaklaşık olarak doğru orantılı olduğuna literatürde incelenen çalışmalarda ulaşılabilmektedir. Ekonomi açısından bakıldığında bireylerin reel gelirlerini olumsuz etkileyen birçok farklı durumlar oluşabilmektedir. Bireylerin reel gelirlerini etkileyen durumlardan biri de ülkelerde meydana gelen enflasyon ortamıdır. Ekonomik faktörlerin neden olduğu enflasyonist ortam gelişmekte olan ülkelerde yaşayan bireylerin reel gelir seviyelerini ve alım güçlerini ekonomik olarak olumsuz etkilediğinde turizm faaliyetlerine katılım oranlarını da düşürebilmektedir. Bu çalışmada enflasyonist ortamda gastroturistlerin gastronomik ürün satın alma davranışları, turizm ve seyahat aktiviteleri bağlamında incelenmek istenmiştir. Gastroturistlerin bu dönemlerde daha tutumlu, ihtiyaçlarına yönelik harcama eğiliminde bulunduğu, finansal kaygılar taşıdıkları, enflasyonist ortama yönelik pesimist bir düşünce yapısı geliştirdikleri, ihtiyaçlarını enflasyon öncesine göre daha fazla bastırma eğilimi gösterdikleri, üzerlerinde ürün/hizmet fiyatının baskısını daha fazla hissettikleri, daha kıyaslayıcı oldukları ve bu dönemlerde yakın çevrelerinden daha fazla etkilendikleri tespit edilmiştir. Gastroturistlerin gıda, eğitim ve sağlık gibi temel ihtiyaçlarına öncelik verdiği ve lüks tüketim olarak gördükleri kültür ve gastronomi faaliyetlerine ara verdiği sonucuna ulaşılmıştır. Bu tez çalışması, enflasyonist ortamda gastroturist satın alma davranışlarını tespit etmeyi amaçlayan nicel bir araştırmadır. Çalışmada veri toplama yöntemi olarak online (çevrimiçi) anket tekniği tercih edilmiştir. Araştırmanın evrenini Türkiye'deki yerli turistler oluşturmaktadır. Çalışmanın hazırlandığı dönemde TÜİK verilerine göre ülkede yaşayan yerli turist sayısı 8 milyon 262 bin kişidir. Örneklem büyüklüğü ise 500 olarak belirlenmiş ancak 392 kişiye ulaşılabilmiştir. Bu doğrultuda araştırmanın örneklemini 2024 yılında gastronomi faaliyetleri kapsamında seyahat eden veya seyahat etmek isteyen, turistik deneyime sahip 18 yaş ve üstü bireyler oluşturmaktadır. Toplanan verilere spss veri analizi programı kullanılarak açıklayıcı faktör analizi yöntemi uygulanması sonucunda elde edilen bulgulara göre ülkede yaşanan enflasyonist ortamın gastroturistlerin satın alma davranışlarını olumsuz yönde etkilediği sonucuna ulaşılmıştır

    0

    full texts

    2,251

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Sakarya University of Applied Sciences AXSIS
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇