Malatya Turgut Özal University Institutional Repository
Not a member yet
    4072 research outputs found

    Derin Evrişimsel Sinir Ağ Mimarisi ve Zaman Frekans Gösterimini Kullanılarak Büyük Güçlü Motor Arızalarının Tespiti

    No full text
    Asenkron motorlar endüstride iş gücünün sağlanması açısından birçok uygulamada kullanılmaktadır. Asenkron motorlarda oluşan arızalar mil yatağı, stator ve rotor bileşenleri ile ilgilidir. Bu bileşenlerden mil yatağı arızaları en çok karşılaşılan problemlerden biridir. Bu arızaların teşhisi için genellikle titreşim sinyalleri kullanılmaktadır. Endüstriyel ortamda çalışan motor ile aynı özelliklerde bir motor bulmak zor olduğundan karşılaştırma yapılarak arızaların tespiti yapılamamaktadır. Bu çalışmada titreşim sinyallerinin zaman frekans görüntüleri oluşabilecek mil yatağı arızaları için toplanarak transfer öğrenme tabanlı bir model ile eğitilmiştir. Daha sonra endüstriyel mil arızası olan bir motordan aynı şartlarda ve benzer bir konumda alınan sinyaller kullanılarak endüstrideki büyük güçlü motordaki arıza belirlenmiştir. Yapılan testler sonucunda endüstrideki motorda oluşan kusurların %95’in üzerinde doğru bir şekilde tespit edildiği ispatlanmıştır

    Türkçeyi İkinci Dil Olarak Öğrenen Öğrencilerin Konuşma Motivasyonlarının Belirlenmesi

    No full text
    Araştırmada, Türkçeyi ikinci dil olarak öğrenen öğrencilerin konuşma motivasyonlarını belirlemek ve derinlemesine incelemek amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda Türkçeyi ikinci dil olarak öğrenen öğrencilerin konuşma motivasyonları incelenmiş; cinsiyet, kur düzeyi, yaş değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık oluşturup oluşturmadığı tespit edilmeye çalışılmıştır. Araştırmanın amaçları doğrultusunda nitel ve nicel yöntemin birlikte kullanıldığı karma yöntemden yararlanılmıştır. Çalışmanın nicel boyutu için Dölek ve Arıcı’nın (2021) “Türkçeyi İkinci Dil Olarak Öğrenenler için Geliştirilen Konuşma Motivasyonu Ölçeği” kullanılmıştır. Konuşma motivasyonlarını detaylı bir şekilde incelemek için ise araştırmacılar tarafından geliştirilen kişisel bilgi formu ve yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Bu araştırmanın katılımcıları Türkiye’nin doğusunda yer alan dört farklı üniversitenin Türkçe Öğretimi Uygulama ve Araştırma Merkezinde Türkçeyi ikinci dil olarak öğrenen öğrencilerdir. Araştırmanın nicel bulguları dikkate alındığında öğrencilerin konuşma motivasyonlarının orta düzeyde olduğu; cinsiyet, yaş değişkeni, kur düzeyi değişkenlerine göre konuşma motivasyonlarının anlamlı bir farklılık oluşturmadığı belirlenmiştir. Yapılan görüşmelerde de öğrencilerin konuşma motivasyonlarını orta düzey olarak açıkladıkları tespit edilmiştir. Yapılan görüşme sonucunda öğrencilerin konuşma motivasyonlarını etkileyen durumların olduğu saptanmıştır

    Isotherm and kinetic studies of amoxicillin adsorption from aqueous solutions with activated carbons obtained from biowastes

    No full text
    Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Biyomedikal Mühendisliği Ana Bilim DalıSon yıllarda, antibiyotikler, tıptaki kullanımlarının yanı sıra tarım ve hayvancılıkta da sıklıkla kullanılmaktadır. Özellikle amoksisilin (AMX), geniş spektrumlu bir ?-laktam antibiyotik olarak, birçok Gram-pozitif organizma ve sınırlı sayıda Gram-negatif organizmaya karşı etkili bir antibiyotiktir. AMX stabil ve suda kolayca bozulmadığından atık sular, toprak ve sedimanlarda yaygın bir şekilde bulunmaktadır. Antibiyotik bu içeren suların, insan ve çevre sağlığının korunması için etkin bir işlemle arıtılması gerekmektedir. Bu tez çalışması kapsamında; domates, biber ve patlıcan gibi bol miktarda bulunan lignoselülozik tarımsal atıklardan sentezlenen aktif karbonların morfolojik, yapısal, kimyasal ve adsorpsiyon özellikleri araştırılmıştır. İki aşamalı kimyasal aktivasyon yöntemi, N2 atmosferi altında yapılmıştır. İlk olarak, biyokütlelerin 500°C'de 1 saat süreyle karbonizasyonu, ardından, farklı KOH emprenye oranlarında (1:1, 1:2, 1:3) 800°C'de 1 saat süresince aktivasyon işlemi gerçekleştirilmiştir. Gözenekli aktif karbon malzemelerin karakterizasyonu elementel analiz (C, H, N, S), X-Ray Difraktometre (XRD), Fourier Dönüşümlü Kızılötesi Spektroskopisi (FTIR), Brunauer-Emmett-Teller (BET) ve Tarama Elektron Mikroskobu (SEM) teknikleriyle yapılmıştır. Aktif karbonların adsorban özelliklerinin belirlenmesi için amacıyla farklı konsantrasyonlardaki sulu çözeltilerden amoksisilin giderimi batch adsorpsiyon yöntemiyle araştırılmıştır. 1:3 biyokütle/KOH ağırlık oranına sahip aktif karbonlar en yüksek yüzey alanlarına (2070-2254 m²/g) sahip olduğundan adsorpsiyon deneylerinde bu örnekler kullanılmıştır. Adsorpsiyon mekanizması, Langmuir ve Freundlich izotermleriyle; kinetikler analizi ise, Partikül İçi Difüzyon, Yalancı Birinci Derece ve Yalancı İkinci Derece modelleriyle aydınlatılmıştır. Adsorpsiyon mekanizması için en uygun model Langmuir izotermi, adsorpsiyon kinetiği için en uygun model ise Yalancı İkinci Derece model olarak belirlenmiştir. Amoksisilinin sulu çözdeltilerden uzaklaştırılması %96.4 başarıyla gerçekleşmiş olup, 50 ppm başlangıç konsantrasyonunda ve 75 dakika temas süresinde maksimum Langmuir adsorpsiyon kapasitesi 330.60 mg/g olarak hesaplanmıştır. Sonuç olarak, tarımsal atıklardan elde edilen aktif karbonun, çevresel sürdürülebilirlik ve su kalitesinin korunması açısından stratejik olarak önemli olduğuna karar verilmiştir.In recent years, antibiotics have been increasingly used not only in medicine but also in agriculture and animal production. Specifically, amoxicillin (AMX), a broad-spectrum ?-lactam antibiotic, is effective against many Gram-positive organisms and a limited number of Gram-negative organisms. Since AMX is stable and does not easily decompose in water, it is commonly found in wastewater, soil, and sediments. Water containing antibiotics needs to be treated with an effective process to protect human and environmental health. In this thesis, the morphological, structural, chemical, and adsorption properties of activated carbons synthesized from abundant lignocellulosic agricultural wastes such as tomato, pepper, and eggplant have been investigated. A two-step chemical activation method was applied under a N2 atmosphere. First, the biomasses were carbonized at 500°C for 1 hour, followed by activation at 800°C for 1 hour with different KOH impregnation ratios (1:1, 1:2, 1:3). The characterization of the porous activated carbon materials was performed using elemental analysis (C, H, N, S), X-Ray Diffraction (XRD), Fourier Transform Infrared Spectroscopy (FTIR), Brunauer-Emmett-Teller (BET) surface area analysis, and Scanning Electron Microscopy (SEM) techniques. The adsorption properties of the activated carbons were investigated by batch adsorption method for the removal of amoxicillin from aqueous solutions at different concentrations. Since the activated carbons with a 1:3 biomass/KOH weight ratio exhibited the highest surface areas (2070-2254 m²/g), these samples were used in the adsorption experiments. The adsorption mechanism was elucidated using Langmuir and Freundlich isotherms, while the kinetic analysis was conducted using the Intra-Particle Diffusion, Pseudo-First-Order, and Pseudo-Second-Order models. The most suitable model for the adsorption mechanism was the Langmuir isotherm, while the Pseudo-Second-Order model was found to be the most appropriate for adsorption kinetics. The removal of amoxicillin from aqueous solutions was successfully achieved with an efficiency of 96.4%, and the maximum Langmuir adsorption capacity was calculated to be 330.60 mg/g at an initial concentration of 50 ppm and a contact time of 75 minutes. In conclusion, it has been determined that activated carbon derived from agricultural waste is strategically important for environmental sustainability and the protection of water quality

    Nuclear Magnetic Resonance and Quantum Chemical Calculations of Ca+2 Doped Norepinephrine Molecule by Using DFT and HF Methods

    No full text
    Norepinephrine plays an important role in many processes such as stress response, attention, alertness, blood pressure regulation, neurotransmission and emotional states. In this study, the molecule was optimized in order to get knowledge about the formation of the Ca+2 doped norepinephrine complex and the functions of norepinephrine in neurotransmission or other cellular processes by interacting with calcium. Quantum mechanical calculations such as FT-IR, Nuclear Magnetic Resonance (NMR), HO-MO-LUMO structure with the energy level diagram, UV-visible absorption, The density of states (DOS) of the optimized molecule were performed. The physical and chemical structure characteristics of the norepinephrine molecule and the change of its structural properties by molecular bonding with Ca+2 were investigated

    Yükseköğretimde Uzaktan Eğitim Öğrencilerinin Çevrimiçi Sınavlara Yönelik Tutumları

    No full text
    Online assessment has been considered an effective assessment instrument since distance education was widespread in the context of higher education throughout the world. During the COVID-19 pandemic, many higher education institutions had to conduct online examinations as an alternative way of assessment. Although there were numerous studies on university students’ opinions about e-learning or distance learning there was not much research on their attitudes toward e-assessment. With this aim, the present study intends to understand undergraduate students’ attitudes toward online exams and compare their attitudes in terms of gender, major, and first-time takers of online exams. Sample of the study comprised 130 undergraduate students taking firstyear courses online through distance education from different departments of a university in Türkiye. The data were collected online and subjected to SPSS statistical analysis. The results displayed that distance students mostly had negative attitudes toward online exams. Individual features played a significant role in students’ attitudes toward online assessment regarding gender and their first online exam experience. However, major did not play a significant role in students’ attitudes.Uzaktan eğitimin dünya genelinde yükseköğretim bağlamında yaygınlaşması nedeniyle çevrimiçi değerlendirme etkili bir ölçme aracı olarak düşünülmektedir. COVİD19 salgını sırasında birçok yükseköğretim kurumu çevrimiçi sınavları alternatif bir değerlendirme yöntemi olarak uygulamıştır. Üniversite öğrencilerinin e-öğrenme veya uzaktan öğrenmeye ilişkin görüşleri üzerine çok sayıda çalışma bulunmasına rağmen, e-değerlendirmeye yönelik tutumları üzerine çok fazla araştırma yapılmamıştır. Bu amaçla, bu çalışma, lisans öğrencilerinin çevrimiçi sınavlara ilişkin tutumlarını anlamayı ve tutumlarını cinsiyet, bölüm ve çevrimiçi sınavlara ilk kez girenler açısından karşılaştırmayı amaçlamaktadır. Araştırmanın örneklemini Türkiye’de bir üniversitenin farklı bölümlerinde öğrenim gören, birinci sınıf derslerini uzaktan eğitim yoluyla çevrimiçi alan 130 lisans öğrencisi oluşturmaktadır. Veriler çevrimiçi olarak toplanmış ve SPSS istatistiksel analizine tabi tutulmuştur. Sonuçlar, uzaktan öğrencilerin çoğunlukla çevrimiçi sınavlara karşı olumsuz bir tutuma sahip olduğunu göstermiştir. Öğrencilerin cinsiyet açısından çevrimiçi değerlendirmeye yönelik tutumları ve ilk çevrimiçi sınav deneyimleri üzerinde bireysel özellikler önemli rol oynamıştır. Ancak eğitim aldıkları bölümün öğrencilerin tutumları üzerinde anlamlı bir etkisi olmadığı anlaşılmıştır

    BAZI TÜRK LİNYİTLERİNİN TERMAL ANALİZ YÖNTEMİYLE KİNETİK OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ

    No full text
    Bu çalışmada Türkiye’nin; Malatya-Arguvan, Sivas-Kangal, Kahramanmaraş-Elbistan ve Konya-Ermenek linyitlerinin piroliz özellikleri termal analiz yöntemleri ile belirlenmiştir. DTA ve TGA deneyleri, 25 ile 1000°C sıcaklık aralığına kadar, 10 ml dk-1 N2 gazı akış hızında, yaklaşık 10 mg numune kullanılarak gerçekleştirilmiştir. TG/DTG termogramları incelendiğinde nem kaybı, uçucu madde çıkışı ve mineral madde bozunmasına bağlı olarak üç farklı bölge olduğu belir-lenmiştir. Kinetik parametreleri hesaplamak için Arrhenius ve Coats-Redfern mod-elleri kullanılmıştır. Kullanılan bu kinetik modeller yardımıyla Arrhenius sabitleri ve görünür aktivasyon enerjileri hesaplanmıştır. Sonuçlar karşılaştırmalı olarak değer-lendirilmiştir. Her iki kinetik modele göre de en yüksek aktivasyon enerjisi değerleri 3. bölgede hesaplanmıştır. Arrhenius kinetik modeline göre, Konya-Ermenek linyit-inin en yüksek aktivasyon enerjisi ve R2’ye, Coats-Redfern kinetik modeline göre ise, Sivas-Kangal linyitinin en yüksek aktivasyon enerjisine sahip olduğu belirlenmiştir. Ağırlık kaybı, düşük sıcaklık bölgesinde difüzyon kontrollü, daha yüksek sıcaklık bölgesinde ise kimyasal olarak kontrol edilmiştir. Düşük sıcaklık bölgesinde akti-vasyon enerjileri yakınken, daha yüksek sıcaklık bölgesi için enerjiler önemli ölçüde farklılık göstermiştir

    18. ve 19. YÜZYILDA SAKIZ ADASI’NDAKİ TÜRK VE RUM TOPLUMLARI ARASINDAKİ İLİŞKİLER

    No full text
    Türkler ve Rumlar 1071 Malazgirt Savaşından sonra aynı vatanın topraklarını paylaşmaya başlamışlardır.Devlet yerine toplum düzeyinde yaklaşıldığında bu iki toplum uzun yüzyıllar boyunca 19.yüzyıla kadar genelde barış ve huzur içinde yaşamışlardır.Anadolu Selçukluları ve beylikler döneminden sonra Osmanlı Devleti de bu iklimi koruyarak daha geniş bir coğrafyada geliştirerek yaşatmıştır.Bir imparatorluk olan Osmanlı Devleti Türkler tarafından kurulmasına rağmen dayanmış olduğu dini ve insani ilke ya da erdemlerin de etkisiyle sadece Türklerin ya da müslümanların değil sınırları içinde yaşayan Rum,Ermen, Sırp,Romen ya da benzeri farklı etnik ya da dinsel toplulukların da devleti olma iddiası ve gayreti içinde olmuştur. Sakız Adası, Osmanlı Devleti yönetiminde Türk ve Rumların 347 yıl kadar genelde barış ve huzur içinde yaşadığı bir ada olmuştur.Osmanlı Devleti, burada resmi kurumlarını meydana getirirken ada sakinlerinin geleneksel kurumlarına ve uygulamalarına müdahale etmeyerek onların kendi iç işleyişlerine saygı göstermeyi tercih etmiştir.Böylece onların yeni yönetime uyum sağlamalarını kolaylaştırırken onlarla onların temsilcisi olan kişi ve kurumlar üzerinden iletişim kurmayı seçmiştir. Dolayısıyla Sakız Adası, Osmanlı Devleti döneminde devlet-toplum ilişkilerine güzel bir örnek teşkil eder

    Farklı Sulama Yöntemi ve Stratejilerinin Dolmalık Biber Bitkisinin Verim ve Stoma Direncine Etkilerinin Belirlenmesi

    No full text
    Bu çalışma Akdeniz iklim koşullarında yüzey ve toprak altı damla sulama yöntemleri kullanılarak uygulanan farklı sulama stratejilerinin dolmalık biberin stoma direnci (rs) üzerine etkilerinin belirlenmesi ve verimle stoma direnci arasındaki ilişkileri değerlendirmek amacıyla 2016-2017 yıllarında Tarsus Toprak ve Su Kaynakları Lokasyonunda yürütülmüştür. Araştırmada iki farklı sulama yöntemi (Yüzey damla sulama (YD), Toprakaltı damla sulama (TD) ve beş farklı sulama stratejisi (Tam sulama, FI; geleneksel kısıntılı sulama, DI75 ve DI50; kısmi kök kuruluğu, PRD50 ve planlanmış kısıntılı sulama RDI) test edilmiştir. Dolmalık biber bitkisinin içsel su durumu stoma direnci ile belirlenmiştir. Yüzey ve toprakaltı damla sulama sistemlerinin her ikisi için de FI konusunda kısıntılı sulama konularına kıyasla I75, I50 ve PRD50'ye göre daha düşük stoma direnci değerleri belirlenmiştir. Stoma direnci ve biber verim arasında önemli doğrusal ilişkiler (P < 0.01) saptanmıştır. Sonuç olarak yüksek verim için dolmalık biber rs’nin 58-65 s m-1 değeri arasında sulanabileceği ve rs’nin sulamaların planlanmasında kullanılabileceği kanıtlanmıştır. Stoma direncinin su stresine tepkisi, suyun kıt olduğu bölgelerde sürdürülebilir bitkisel üretiminde kullanılabilir

    The effect of some beneficial bacteria and seaweed on zucchini crops under salt stress conditions

    No full text
    Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Bahçe Bitkileri Ana Bilim Dalı, Sebze Yetiştirme ve Islahı Bilim DalıÇalışmada sakız kabak (Cucurbita pepo) bitkisinin normal koşullarda (0 mM) ve tuz stresi koşullarında (200 mM NaCl) PGPR (Arthrobacter, Azospirillum lipoferum, Bacillus subtilis) ve deniz yosunu özünün tek başına veya kombinasyon halinde uygulanması ile bitki büyüme ve gelişim parametreleri incelenmiştir. Bu araştırmada, bitki büyüme parametreleri (gövde boyu, gövde çapı, yaprak sayısı, çiçek sayısı, boğum arası mesafe, kök uzunluğu), yeşil aksam ve köklerin yaş ve kuru ağırlıkları (yaprak yaş ağırlığı, gövde yaş ağırlığı, çiçek yaş ağırlığı, yeşil aksam toplam bitki yaş ağırlığı, yaprak kuru ağırlığı, gövde kuru ağırlığı, çiçek kuru ağırlığı, yeşil aksam toplam bitki kuru ağırlığı), fizyolojik parametreler (klorofil miktarı, fotosentez hızı, stoma iletkenliği, transpirasyon oranı, içsel karbondioksit oranı, yaprak sıcaklığı), besin element analizi (N, P, K, Ca, Mg, Mn, Zn, Fe, Cu) ve toksik elementler (Na ve Cl), görsel skala değerlendirmesi, renk ölçüm değerleri (L*, a*, b*, C, hue) araştırılmıştır. Çalışmada, normal koşullar altında (NK) büyüme ve ağırlık parametrelerinde en iyi sonuçlar Azospirillum lipoferum (AzL) ve Deniz Yosunu (DY) uygulamalarıyla elde edilmiştir. Tuz stresi altında Bacillus ve DY kombinasyonu öne çıkmıştır. Fizyolojik parametrelerde NK'da AzL, tuz stresinde kombinasyon uygulamaları en etkili olmuştur. Besin element alımında NK'da DY kombinasyonları, tuz stresinde Komb (ArtB+AzL+Bcs+DY) en iyi sonuçları vermiştir. Toksik elementler açısından Komb (ArtB+AzL+Bcs+DY) en düşük değerlere sahipken, renk ölçümlerinde NK'da AzL, stres altında ArtB ve kombinasyonları öne çıkmıştır. Çalışmamızda kombinasyon uygulamaları her iki koşulda da olumlu etkiler göstermiştir.In this study, plant growth and development parameters of gum gourd (Cucurbita pepo) under normal (0 mM) and salt stress (200 mM NaCl) conditions were investigated by applying PGPR (Arthrobacter, Azospirillum lipoferum, Bacillus subtilis) and seaweed extract alone or in combination. In this study, plant growth parameters (stem height, stem diameter, number of leaves, number of flowers, number of flowers, internode distance, root length), fresh and dry weights of green parts and roots (leaf wet weight, stem wet weight, flower wet weight, green parts total plant wet weight, leaf dry weight, stem dry weight, flower dry weight, total plant dry weight of green parts), physiological parameters (chlorophyll content, photosynthesis rate, stomatal conductance, transpiration rate, internal carbon dioxide content, leaf temperature), nutrient analysis (N, P, K, Ca, Mg, Mn, Zn, Fe, Cu) and toxic elements (Na and Cl), visual scale evaluation, color measurement values (L*, a*, b*, C, hue) were investigated. In the study, the best results in growth and weight parameters under normal conditions (NC) were obtained with Azospirillum lipoferum (AzL) and Seaweed (DY) treatments. Under salt stress, the combination of Bacillus and DY stood out. In physiological parameters, AzL treatments were most effective in NK and combination treatments in salt stress. In nutrient uptake, DY combinations in NK and Komb (ArtB+AzL+Bcs+DY) in salt stress gave the best results. In terms of toxic elements, Komb (ArtB+AzL+Bcs+DY) had the lowest values, while AzL in NK and ArtB and its combinations under stress stood out in color measurements. In our study, combination treatments showed positive effects in both conditions

    Diyarbakır Ana Ürün Koşullalarında Kendilenmiş Mısır Hatlarının Yoklama Melezi Performanslarının Değerlendirilmesi

    No full text
    TAGEM/TBAD/ 14/A12/P03/002The main goal of maize breeding studies has been to develop new maize varieties with high grain yield or qualite, taking into account the needs of different demand groups, and to include them in the production chain. This study was carried out to monitor the performance of maize lines developed in the scope of the researches of national maize integrated crop management. In this experiment, 97 inbred maize lines topcrossing and 3 control varieties (ADA 351, DKC6589 and P31A34) included for trials of Diyarbakır in 2014 by 10x10 lattice experimental design with 2 replications and 2 rows. Trial was harvested as two rows. According to the findings of experiment; plant height ranged 214.9-302.2 cm, first ear height 73.4-137.3 cm, tasseling period 70.2-82.7 day, grain/ear ratio 82.2-89.1% and grain yield 5984-15593 kg ha-1.The average yield in the experiment was 8350 kg ha-1. As a result; the highest grain yields were obtained from P31A34 (15593 kg ha-1) cultivar and ANT-85 (13277 kg ha-1), EGEYM-12 (13216 kg ha-1) crosses in Diyarbakır main crop conditions.Mısır ıslah çalışmalarının temel amacı, farklı talep gruplarının ihtiyaçlarını dikkate alarak, yüksek tane verimi veya kalitesine sahip yeni mısır çeşitleri geliştirmek ve bunları üretim zincirine dahil etmektir. Bu çalışma, ülkesel mısır entegre ürün yönetimi projesi kapsamında geliştirilen mısır hatlarının performanslarının değerlendirilmesi amacıyla yürütülmüştür. Denemede 97 kendilenmiş mısır hattının yoklama melezleri ve 3 kontrol çeşit (ADA 351, DKC6589 ve P31A34) 10 x 10 latis deneme deseninde 2 tekerrürlü ve 2 sıralı olarak 2014 yılında, Diyarbakır’da denemeye alınmıştır. Deneme 2 sıra olarak hasat edilmiştir. Denemede; bitki boyu 214.9-302.2 cm, ilk koçan yüksekliği 73.4-137.3 cm, tepe püskülü çıkarma süresi 70.2-82.7 gün, tane/koçan oranı %82.2-89.1 ve tane verimi 598.4-1559.3 kg/da arasında değişmiştir. Denemede verim ortalaması 1058.3 kg/da olmuştur. Sonuç olarak; Diyarbakır ana ürün koşullarında, en yüksek tane verimleri P31A34 (1559.3 kg/da) çeşidinden ve ANT-85 (1327.7 kg/da) ve EGEYM-12 (1321.6 kg/da) melezlerinden elde edilmiştir.[TR] Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğ

    214

    full texts

    4,072

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Malatya Turgut Özal University Institutional Repository
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇