Malatya Turgut Özal University Institutional Repository
Not a member yet
4072 research outputs found
Sort by
DİNİ BAŞA ÇIKMAYA YÖNELİK BİBLİYOMETRİK BİR ARAŞTIRMA: 1990-2024 YILLARI ARASINDA YAPILAN ÇALIŞMALARIN ANALİZİ
Dini başa çıkma, bireylerin yaşamış oldukları olumsuz durumlar karşısında dini kaynaklar kullanılarak başvurulan başa çıkma stratejileri olarak ifade edilebilir. Bu konu, din psikolojisi alanı içerisinde çeşitli örneklem ve kavramlarla ele alınarak üzerinde çalışma yapılan önemli konular arasında yer almaktadır. Dolayısıyla ifade edilen bu konuya hangi yazarların daha fazla katkı sağladığını, en çok hangi anahtar kavramlarla beraber kullanıldığını, hangi ülkelerde bu konuyla ilgili daha fazla çalışma yapıldığını ortaya koyan bir araştırmaya ihtiyaç olduğu düşünülmektedir. İfade edilen bu ihtiyacın giderilmesinde bibliyometrik bir analiz önemli bir imkan sunmaktadır. Bu kapsamda mevcut çalışmanın amacı, dini başa çıkma (religious coping) konusunun serüvenini; yazar, alıntılama oranları, yayın yapan dergiler, ülkeler ve anahtar kavramlar esas alınarak bilimsel etkileşimlerini bibliyometrik analiz ile ortaya koymaktır. Herhangi bir konunun veya yayın aracının tarihsel gelişimini belirli parametrelerle bilimsel haritalama tekniği olarak ortaya koyan bibliyometrik analiz, çok boyutlu bir literatür taraması yapılmasını sağlamakta ve araştırmacılara çalıştıkları konunun bütünsel bir özetini sunmaktadır. Bibliyometrik analizin yapılabilmesi için çeşitli veri tabanlarında bulunan bilgilere müracaat edilmesi gerekmektedir. Bu bağlamda araştırmanın verilerini, uluslararası Web of Science veri tabanında yer alan 1990 ve 2024 (Ocak) yılları arasında yayınlanmış olan 1597 makale oluşturmaktadır. Web of Science’de belirli kısıtlamalar ile verilere erişim sağlanmıştır. Bununla beraber verilerin RStudio IDE’de analiz edilebilmesi için Bibtex dosya formatı tercih edilmiştir. Bu araştırmada dini başa çıkma konusunda, makale başlıklarının, özetlerinin, anahtar kelimelerin, yazar adlarının ve çalışmaların hangi ülkelerde gerçekleştirildiğinin bilgisinin yer aldığı dosya formatı olan Bibtex aracılığıyla geniş yelpazede yer alan çalışmalar sistemli bir şekilde bibliyometrik analize tabi tutulmuştur. Böylece dini başa çıkma konusundaki bibliyometrik analiz çalışmasında araştırmanın sorularına cevap aranmıştır. Çalışmanın amacı kapsamında ileri düzey bibliyometrik analizler yapılabilmesi için güncel yazılım araçlarının kullanılması önem arz etmektedir. Bu bağlamda araştırmanın veri analizinin gerçekleştirilmesi için RStudio IDE yazılımıyla R programlama dili kullanılmıştır. Bu kapsamda, analiz bibliometrix paket programı içerisinde yer alan biblioshiny aracılığıyla gerçekleştirilmiştir. Bibliyometrik analiz yapılması için geliştirilen biblioshiny paket programı, çalışmaların yıllara göre niceliksel olarak ortaya konulmasına, haritalama tekniğine ve grafikler aracılığıyla verilerin görselleştirilmesine imkan sunmaktadır. Bu araştırmada elde edilen sonuçlara göre dini başa çıkma konusunda en üretken yazarların sırasıyla K. I. Pargament ve H. G. Koenig olduğu görülmüştür. Yine benzer şekilde yazarlar arasındaki iş birliğini gösteren sosyal yapı içerisinde en fazla ortak iş birliği ağına sahip yazarların K. I. Pargament ve H. G. Koenig olduğu anlaşılmıştır. Ayrıca, dini başa çıkma konusunda en üretken ülkelerin sırasıyla ABD, Brezilya ve Türkiye olduğu sonucuna varılmıştır. Yine dini başa çıkma konusunda en sık kullanılan anahtar kavramların health, spirituality ve stress olduğu anlaşılmıştır. Dini başa çıkmanın tematik evrimine bakıldığında süreç içerisinde spirituality, migrants, epidemic, trauma, gay, climate change ve HIV gibi yeni kavramlarla ilişkilendirilerek araştırmaların gerçekleştirildiği görüşülmüştür. Bu durum, araştırmacıların ilgisini çeken problemlerin zaman içerisindeki değişimine yönelik bulgu olarak yorumlanmıştır. Bibliyometrik analizle gerçekleştirilen bu araştırma, Web of Science’deki makaleleri incelemesi bakımından güçlü bir araç olduğu gözlenmiştir. Analiz sonuçlarının, dini başa çıkma konusunda çalışma yapacak araştırmacılara mevcut literatürün anlaşılması ve bu konunun gelişimini ortaya koyması bakımından fayda sağlayabileceği ön görülmektedir. Ayrıca dini başa çıkma konusunda en çok tercih edilen kavramların yüzdelik değerlerinin yer aldığı kelime ağacı haritasında bulunan anahtar kavramların söz konusu alan ile ilgili yapılacak gelecek çalışmalarda kelime havuzu sunması bakımından faydalı olacağı düşünülmektedir
Effect of early intravenous calcium replacement after total thyroidectomy
Aim: This study was to evaluate the need for postoperative calcium replacement in patients undergoing total thyroidectomy, to evaluate the effect of intravenous calcium therapy given in the early postoperative period regardless of serum calcium level and physical examination on the length of stay of the patients, parathormone levels, and the need for oral calcium after discharge. Materials and Methods: The files of 73 patients who underwent bilateral total thyroidectomy between January 2018 and July 2023 were retrospectively reviewed, and the demographic characteristics, anti-TG, anti-TPO, postoperative calcium, parathormone, thyroid gland weight of the patients were recorded. The effect of intravenous calcium replacement on calcium requirement, parathormone levels, and length of hospitalization was evaluated independently of calcium levels. Results: It has been observed that replacement is associated with long-term calcium requirement in patients who underwent bilateral total thyroidectomy and received intravenous calcium in the early period. The length of stay was found to be longer in patients who underwent calcium replacement. Conclusion: Various treatment methods are used to prevent hypocalcaemia. One of these treatment methods is early intravenous calcium replacement. In clinical practice, treatments given to prevent the development of complications and to discharge patients early may sometimes lead to the occurrence of complications that are tried to be prevented. The purpose of calcium replacement is to prevent the development of hypocalcaemia, to reduce the complication rate and to provide early discharge. It was evaluated that intravenous calcium replacement therapy, which was applied in the early period to prevent postoperative hypocalcaemia, caused patients to need longer-term calcium replacement and prolonged hospitalization. It is important to avoid calcium replacement in the early period and to evaluate the physical examination findings along with the serum calcium level of the patients for replacement
COVID-19-associated morbidity and mortality outcomes in pregnant patients admitted to intensive care unit
Amaç: Çalışmamız, yoğun bakım ünitesine COVID-19 pnömonisi nedeniyle yatırılan gebe kadınların klinik özelliklerini ve anne-fetal sonuçlarını değerlendirmeyi amaçladı. Materyal ve Metot: Demografik veriler, başvuru şikayetleri, laboratuvar değerleri, gebelik sonuçları, doğum şekli ve yoğun bakım mortalitesi kaydedildi. Bulgular: 2 yıllık süreçte SARS-COV-2 enfeksiyonu nedeniyle hastanemizin yoğun bakım ünitesine toplam 10 hamile hasta yatırıldı. Yaşayan hastalarda yoğun bakım ünitesine girişte ölçülen arteriyel kan oksijen satürasyonu değerleri daha yüksekti. 10 hastadan 6'sı hayatını kaybetti. İnvazif mekanik ventilasyon gerektiren 7 hastadan sadece biri hayatta kaldı. Sonuç: Şiddetli semptomları olan COVID-19 ile enfekte hamile kadınlarda, uzamış yoğun bakım ünitesinde kalış süresi, artmış mortalite, yenidoğan ölümleri ve sezaryen gibi kötü obstetrik sonuçlar ve maternal morbiditelerin olduğunu tespit ettik.Background: Our study aimed to evaluate the clinical characteristics and maternal-fetal outcomes of pregnant women admitted to the ICU due to COVID-19 pneumonia. Materials and Methods: Demographic data, presenting complaints, laboratory values, pregnancy outcomes, delivery method, and ICU mortality were recorded. Results: A total of 10 pregnant patients were admitted to the intensive care unit of our hospital due to SARS-COV-2 infection during the 2-year period. Arterial blood oxygen saturation values measured at admission to the ICU were higher in the surviving patients. Six of the 10 patients died. Only one of the 7 patients requiring invasive mechanical ventilation survived. Conclusions: We found that COVID-19-infected pregnant women with severe symptoms have several maternal morbidities and poor obstetric outcomes, such as prolonged intensive care unit stay, increased mortality, neonatal deaths, and caserean section
On the -Cesaro bounded double sequence space
In this article, the new sequence space is acquainted, described as the domain of the 4d (4-dimensional) -Cesaro matrix operator, which is the -analogue of the first order 4d Cesaro matrix operator, on the space of bounded double sequences. In the continuation of the study, the completeness of the new space is given, and the inclusion relation related to the space is presented. In the last two parts, the duals of the space are determined, and some matrix classes are acquired
TOKSİK LİDERLİĞİN AKADEMİK HAYATTAKİ KARANLIK SERÜVENİ
Liderliğin birçok olumlu yönünün yanı sıra karanlık bir yüze sahip liderlerin organizasyonlara etkilerinin de araştırılması gerekmektedir. Bu bağlamda bu çalışmada toksik liderliğin psikolojik iyi oluş üzerindeki etkisi ve bu iki değişken arasındaki ilişkide çalışan sessizliği ile işyeri dedikodusunun aracı rolünün araştırılması amaçlanmıştır. Bu doğrultuda İstanbul’daki üniversitelerde çalışan 544 akademisyen ile nicel bir araştırma gerçekleştirilmiştir. Elde edilen veriler Yapısal Eşitlik Modeli (YEM) yaklaşımı benimsenerek analiz edilmiştir. Araştırma bulgularına göre toksik liderliğin psikolojik iyi oluşu olumsuz etkilediği tespit edilmiştir. Ayrıca çalışan sessizliği ile işyeri dedikodusunun, toksik liderlik ile psikolojik iyi oluş arasındaki ilişkisinde aracı role sahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır
İSLAM MEDENİYETİNDE KÜTÜPHANE OLARAK CAMİLER, M.S. 700-1400
Bu makalede İslam medeniyetinde camilerin, yeri ve önemi üzerinde durulmuştur. Kur’an’ın indirilmesiyle Müslümanların sözlü gelenekten, yazılığı geleneğe geçiş süreci ve hem Kur’an’ın ayetlerinin hem de İslamî öğretilerin öğretilmesinde mekân olarak camilerin işlevleri ortaya konmaya çalışılmıştır. Camilerde sadece dinî işlerin değil, aynı zamanda siyasî ve hukukî işlerinde konuşulduğu ifade edilmiştir. Ayrıca camilerin kütüphane olarak da kullanıldığı ve başta Kur’an olmak üzere sayısız kitabın muhafazasının yapıldığı bir yer olduğu önemle vurgulanmıştır. İslam medeniyetinde çeviri faaliyetlerinde de önemli rol üstlendiği zikredilmiştir
NEUROPROTECTIVE EFFECT OF CHLORZOXAZONE AGAINST GLUTAMATE TOXICITY IN RAT PRIMARY CORTEX NEURON CULTURE
Glutamate (Glut) toxicity is one of the main causes of neurological diseases. Chlorzoxazone (CZ) is a muscle relaxant used to decrease pain and inflammation associated with acute and chronic twists and bruises. Here, we objected to research the neuroprotective effect of CZ applied to reverse Glut-induced neurodegeneration in the neonatal cerebral cortex through anti-inflammatory and antioxidant mechanisms. Neonatal cortical neurons were exposed to Glut and different doses of CZ (10, 20, and 40 µM) were applied to assess the effect of CZ on Glut toxicity. We then examined changes in cell viability, inflammation, and oxidative stress. Our cell viability analysis showed that CZ protected cells from Glut-induced neuronal damage. In addition, the neuroprotective properties of CZ were evaluated by examining oxidative and antioxidant parameters such as MDA, MPO, CAT, GSH, GPx, and SOD. In line with the data obtained, it was observed that the cell viability rate decreased to 60% in the Glut group. However, with CZ application, the most significant increase in cell viability was seen at the 40 ?M dose (86%), while the least increase was seen at 10 ?M CZ (77%). It also proved that CZ increased the activity of antioxidant parameters while reducing oxidative parameters and inflammation. Therefore, the present findings collectively demonstrated that CZ potently inhibits Glut-induced injury in neonatal cortical neurons. The present work is the initial to show the protective effect of CZ in neonatal cortical neurons exposed to Glut excitotoxicity and suggesting that CZ may be used as a therapeutic agent
YOLOV9 İLE KAN HÜCRELERİNİN OTOMATİK TANIMLANMASI: OPTİMİZASYON VE ÖĞRENME ORANI ETKİLERİ
Kanda yer alan kan hücrelerinin mikroskobik incelenmesi zaman alıcı, pahalı ve hataya açık bir iştir. Bu çalışmanın amacı, kan hücresi görüntülerini kullanarak kan hücresi tiplerinin sınıflandırılması için YOLO mimarisini kullanan otomatik bir sistem geliştirmektir. Çalışmada kullanılan BCDD veri seti, 364 kan hücresi görüntüsü ve 4888 etiketli görüntüden oluşmaktadır. Açık kaynaklı BCCD veri seti, kırmızı kan hücrelerini (RBC'ler), beyaz kan hücrelerini (WBC'ler) ve trombositleri içerir. Geliştirilen senaryoda YOLOv9 mimarisi, farklı optimizasyon algoritmaları, öğrenme oranları kullanılarak hiperparametrelerin tanımlama sürecindeki etkisi gözlemlendi. Tanımlama sonuçlarını karşılaştırırken en iyi sonuca, 0,001 öğrenme oranıyla ADAMW optimizasyon algoritması kullanılarak ulaşıldı. Genel olarak kan hücresi tiplerinin sınıflandırılmasında WBC tanımlamasında 1,0'a yakın sonuç elde edildi. Daha sonra RBC tanımlaması yaklaşık olarak 0,93 doğrulukla elde edilirken trombositler 0,96 doğrulukla tanımlandı. Bu sonuçlar, önerilen sistemin kan hücresi tanımlamasının manuel sürecini otomatikleştirmeye yönelik etkili bir araç olarak kullanılabileceğini göstermektedir
Development of Rule-Based Expert System for Variable Cost and Gross Profit Calculations of Agricultural Products: A Case Study
Cost and gross profit calculations of agricultural products are a comprehensive and difficult process. Many different parameters, such as soil cultivation, pruning, spraying, irrigation, storage, drying, harvesting, transportation, and marketing, need to be evaluated together. Currently, cost calculations of agricultural products are made with classical programs and simple mathematical methods. For this reason, the results vary depending on the person and organization making the evaluation. This creates some limitations, making cost planning, which is a dynamic process, unreliable. In the study, a rule-based expert system was developed for the cost and gross profit calculation of apricots. The expert system developed is called Apricot Information System (APRIS). The developed expert system aims to provide more accurate solutions by adding the precision and speed of the computer to the calculation process. The main contribution of this study is the development of a complete decision support set covering all processes from tillage to marketing and the design of rule-based user-system interaction. The designed system found the apricot variable cost calculation to be 1126.36 TL/da for 2020. This value largely overlaps with the values obtained from the field in the previous year. The developed expert system will be a platform that can be used in cost calculations of many agricultural products
Determination of sources, pollution status and health risks of dissolved metals in Tohma Stream (Malatya)
Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Su Ürünleri Ana Bilim DalıBu tez çalışması, Karakaya Baraj Gölü'nü besleyen akarsular içerisinde önemli bir su potansiyeline sahip olan Tohma Çayı'nda araştırmanın amacına uygun olarak belirlenmiş 13 istasyondan mevsimsel olarak toplanan su örneklerinde 10 metalin (As, Cd, Cr, Co, Cu, Fe, Mn, Ni Pb ve Zn) düzeylerini, mekânsal ve mevsimsel değişimlerini ve potansiyel kaynaklarını tespit etmek ve elde edilen verileri insan sağlığı açısından değerlendirmek için yapılmıştır. Tohma Çayı'na ait su örneklerinde kaydedilen metallerin mekânsal dağılımları incelendiğinde, As, Cu ve Pb hariç diğer metallerin düzeylerinin 13 örnekleme istasyonu arasında istatiksel olarak önemli değişimler gösterdiği belirlenmiştir (P <0,05). Çözünmüş metallerin mevsimsel değişimleri incelendiğinde, sadece As ve Cu düzeylerinin istatiksel olarak önemli mevsimsel değişimler gösterdiği belirlenmiştir (P <0,05). En yüksek ortalama As ve Cu düzeyleri ilkbahar mevsiminde kaydedilmiştir. Bu durum, ilkbahar mevsimindeki yağışların, yüzeysel akışla bu elementleri akarsuya taşımasından muhtemelen kaynaklanmıştır. Tohma Çayı'ndan alınan su örneklerinin ortalama metal konsantrasyonlarının, içme suyu kalite kriterleri ile sucul yaşamın korunması için tatlı su kalite kriterleri tarafından izin verilen maksimum değerleri geçmediği tespit edilmiştir. Ayrıca metal indeksleri (HEI ve HPI) sonuçlarına göre su örneklerinde önemli bir kirlilik belirlenmemiştir. Karsinojenik ve kanser-dışı risk değerlendirme sonuçları, Tohma Çayı suyundaki metallerin insanlar üzerinde bir sağlık problemi oluşturmayacağını göstermiştir. Faktör, korelasyon ve kümeleme analizlerinin sonuçlarına göre, akarsudaki Cr, Ni, Co ve Mn düzeyleri üzerinde insan aktivitelerinin etkili olduğu belirlenirken diğer metallerin düzeyleri üzerinde hem insan aktivitelerinin hem de doğal kaynakların etkili olduğu tespit edilmiştir. ANAHTAR KELİMELER: Tohma Çayı, metaller, su kalitesi, kaynak tanımlama, sağlık risk değerlendirmesiThis thesis study was carried out to determine the levels, spatial and seasonal changes, potential sources and human health risks of 10 metals (As, Cd, Cr, Co, Cu, Fe, Mn, Ni, Pb and Zn) in water samples collected seasonally from 13 stations in Tohma Stream, which has a significant water potential among the streams feeding the Karakaya Dam Lake. When the spatial distributions of metals recorded in water samples of Tohma Stream were examined, it was determined that the levels of metals except As, Cu and Pb showed statistically significant changes among the 13 sampling stations (P <0.05). When seasonal changes in dissolved metals were examined, it was determined that only As and Cu levels showed statistically significant seasonal changes (P <0.05). The highest average As and Cu levels were recorded in spring. This situation is probably due to the fact that spring rainfall carries these elements to the stream via surface runoff. It was determined that the average metal concentrations of water samples taken from Tohma Stream did not exceed the maximum values allowed by drinking water quality criteria and fresh water quality criteria for the protection of aquatic life. In addition, according to the results of metal indexes (HEI and HPI), no significant contamination was detected in the water samples. Carcinogenic and non-cancer risk assessment results have shown that metals in Tohma Stream water will not pose a health problem to humans. According to the results of factor, correlation and clustering analyses, it was determined that human activities were effective on the levels of Cr, Ni, Co and Mn in the stream, while both human activities and natural resources were effective on the levels of other metals. KEYWORDS: Tohma Stream, metals, water quality, spatial and seasonal changes, source identification, health risk assessmen