Malatya Turgut Özal University Institutional Repository
Not a member yet
4072 research outputs found
Sort by
A LOCAL NEWSPAPER PUBLISHED BY STUDENTS IN KONYA: NEWSPAPER OF BEYŞEHİR'İN SESİ
Konya’da yüksek tahsil talebeleri tarafından hazırlanan Beyşehir’in Sesi gazetesinin 1963 yılında yayımlanmaya başlandığı ve 1 yıl boyunca faaliyette bulunduğu anlaşılmaktadır. Gazete Beyşehir Lisesi’nde görev yapan Türkçe/Edebiyat Öğretmeni Narman Demir Çınar’ın desteğiyle Beyşehir Kültür ve Dayanışma Derneği tarafından çıkarılmaktadır. Dernek adına gazetenin sahibi olarak Mustafa Beştoy’un, mesul müdür olarak Musa Beştoy’un ve Yazı işleri Müdürü olarak da Harun Veli Yıldırım’ın adı geçmektedir. Dizgisi ve baskısı Konya’daki matbaalarda yapılan Beyşehir’in Sesi gazetesi haftada bir defa ve pazartesi günleri yayınlanmaktadır. Elimizdeki nüshalarına göre 4 sayfa olarak yayımlanan gazetenin malî sıkıntılar nedeniyle bir yılın sonunda yayın hayatına son verdiği anlaşılmaktadır. Beyşehir’de görev yapan Yılmaz Bozkurt ve Ali Tuncay Tekeli gibi öğretmenlerin de bulunduğu yazı kadrosunda Avukat Yalçın Kasaroğlu, Eczacı Edip Bilir, Saatçi Azmi Cevher gibi isimlere de rastlanmaktadır. Gazetede memleketle ilgili haberlerin yanı sıra Beyşehir hakkında köşe yazıları ve yorumlara da yer verildiği görülmektedir. Hikâye ve eleştiri yazılarının da yer aldığı gazetede okuyucular tarafından gönderilen bazı şiirlere de yer verilmiş bulunmaktadır.It is understood that the newspaper "Beyşehir’in Sesi," prepared by university students in Konya, began publication in 1963 and was active for one year. The owner of the newspaper, which was published with the support of Narman Demir Çınar who was worked as Turkish/Literature Teacher working at Beyşehir High School, is Beyşehir Culture and Solidarity Association.On behalf of the association, it is mentioned Mustafa Beştoy as the owner of the newspaper, Musa Beştoy as the responsible manager, and Harun Veli Yıldırım as the editorial director. The typesetting and printing of Beyşehir’in Sesi was done in Konya’s printing houses, and it was published once a week on Mondays. According to the copies we have, it is understood that the four-page newspaper ceased publication at the end of one year due to financial difficulties. In the writing staff, which includes teachers such as Yılmaz Bozkurt and Ali Tuncay Tekeli working in Beyşehir, names such as Lawyer Yalçın Kasaroğlu, Pharmacist Edip Bilir, and Watchmaker Azmi Cevher can also be found. It is seen that in addition to news about the country, the newspaper also includes columns and comments about Beyşehir. The newspaper, which includes stories and critical articles, also includes some poems sent by readers
Factors affecting firm performance: An application on manufacturing sector companies included in MSCI Turkey Index
Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Muhasebe ve Finansman Ana Bilim DalıBu çalışmanın amacı, firma performansını etkileyen faktörler ile bu performans göstergeleri arasındaki ilişkilerin incelenmesidir. Firma performansının göstergeleri olarak verimlilik, kârlılık, büyüme ve piyasa performansı ölçütleri ele alınmış; bu göstergelere etki eden faktörler ise mali yapı oranları, faaliyet oranları ve likidite oranları olarak belirlenmiştir. Araştırmada, MSCI Türkiye Endeksi'nde yer alan firmaların zamana ve birimlere göre analiz edilmesi için Panel Veri Analizi kullanılmış ve uygun modeli belirlemek adına Hausman testi uygulanmıştır. Hausman testi sonuçlarına dayanarak Sabit Etkiler Modeli'nin en uygun model olduğu sonucuna varılmıştır. Araştırma bulgularına göre, alacak devir hızı, FVAÖK marjı ve nakit oranı değişkenlerinin katsayıları istatistiksel olarak anlamsız bulunmuştur. Ancak, brüt kâr marjı ve öz sermaye kârlılığı arasında pozitif bir ilişki tespit edilmiştir. Cari oran ve öz sermaye kârlılığı arasında negatif bir ilişki gözlemlenmiştir. Ayrıca, hisse başına kâr ile öz sermaye kârlılığı arasında pozitif bir ilişki olduğu, kaldıraç oranı, kısa vadeli borçlar ve likidite oranı gibi değişkenlerin öz sermaye kârlılığı üzerindeki etkilerinin sırasıyla negatif ve pozitif yönde olduğu ortaya konulmuştur. Sonuç olarak, çalışma, firma performansı üzerinde etkili olan değişkenlerin farklı performans göstergelerine nasıl etki ettiğini analiz ederek literatüre katkı sağlamaktadır. ANAHTAR KELİMELER: Performans, Firma Performansı, İmalat Sektörü, Aktif Kârlılık, Öz SermayeThe purpose of this study is to investigate the relationships between the factors influencing firm performance and the associated performance indicators. Firm performance is measured through indicators such as efficiency, profitability, growth, and market performance metrics, while the influencing factors are categorized into financial structure ratios, activity ratios, and liquidity ratios. The research focuses on firms listed in the MSCI Turkey Index, and both temporal and cross-sectional analyses were conducted using Panel Data Analysis. To select the most appropriate model, the Hausman test was applied, and based on the test results, the Fixed Effects Model was determined to be the optimal approach. The empirical findings reveal that the coefficients of the accounts receivable turnover, EBITDA margin, and cash ratio variables are statistically insignificant. Conversely, a positive relationship was identified between gross profit margin and return on equity (ROE). Additionally, a negative relationship was observed between the current ratio and ROE. Furthermore, the results show a positive relationship between earnings per share (EPS) and ROE, while leverage ratio, short-term debt, and liquidity ratio demonstrate negative and positive effects on ROE, respectively. In conclusion, this study contributes to the field by offering a detailed analysis of how various financial and operational factors impact different firm performance indicators, providing insights relevant to corporate financial management and decision-making processes. KEYWORDS: Firm Performance, Manufacturing Sector, Return on Equity, Return on Assets, Panel Data Analysis, Financial Ratio
Sağlık çalışanlarının iş doyumunu etkileyen faktörlerin incelenmesi
Healthcare professionals play an important role in fulfilling the vital functions of people, and job satisfaction should be maintained while performing these duties. Increasing the quality of care, increasing patient satisfaction, and reducing medical errors could be achieved by improving the job satisfaction of healthcare professionals. It is important to determine the factors that affect the job satisfaction of healthcare professionals and to implement practises that can increase job satisfaction. Individual factors affecting job satisfaction include personality traits, education level, status, experience, work-life balance, stress management, career development, job role fit, workplace relationships, health and well-being, motivation and goals, compensation and benefits, and autonomy. Moreover, organisational factors affecting job satisfaction include the nature of work, working environment and conditions, work colleagues, payment, communication, promotion, occupational safety and violence, awards, and governance. For healthcare professionals providing health services to be satisfied with their work, managers should identify and meet the needs of healthcare professionals, improve the quality of life, and increase motivation of healthcare professionals. This literature review aims to examine the factors that affect the job satisfaction of healthcare professionals.Sağlık çalışanları, kişilerin yaşamsal işlevlerini yerine getirmede önemli rolleri bulunmakta ve bu görevlerini yaparken iş doyumunun yüksek tutulması gerekmektedir. Sağlık çalışanlarının iş doyumunun sağlanmasıyla bakımın kalitesi, hasta memnuniyeti artabilecek ve tıbbi hatalarda azalma mümkün olabilmektedir. Sağlık çalışanlarının iş doyumunu etkileyen faktörlerin belirlenip iş doyumunu artırabilecek uygulamaların hayata geçirilmesi oldukça önemli olmaktadır. İş tatminini etkileyen bireysel faktörler arasında kişilik özellikleri, eğitim düzeyi, statü, deneyim, iş-yaşam dengesi, stres yönetimi, kariyer gelişimi, iş rolü uyumu, işyeri ilişkileri, sağlık ve refah, motivasyon ve hedefler, ücret ve ek haklar ve özerklik yer almaktadır. Ayrıca, iş tatminini etkileyen örgütsel faktörler arasında işin niteliği, çalışma ortamı ve koşulları, çalışma arkadaşları, ücret, iletişim, terfi, iş güvenliği ve şiddet, ödül ve yönetim yer almaktadır. Sağlık hizmeti sunan sağlık çalışanlarının işlerinden memnun kalmaları için yöneticilerin sağlık çalışanlarının ihtiyaçlarını belirlemesi ve karşılaması, yaşam kalitesini iyileştirmesi ve sağlık çalışanlarının motivasyonunu artırması gerekmektedir. Bu derlemenin amacı, sağlık çalışanlarının iş doyumunu etkileyen faktörlerin incelenmesidir
FUTBOL KULÜPLERİNDE YÖNETİM STRATEJİLERİ VE SÜRDÜRÜLEBİLİR BAŞARI
Amaç: Bu araştırmanın amacı, futbol kulüplerinde yönetim stratejilerinin ve sürdürülebilir başarının incelenmesidir. Yöntem: Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden olan doküman analizi tekniği kullanılmıştır. Verilerin analizi sürecinde ise doküman analizi yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler, futbol kulüplerinin yönetim stratejilerini; mali sürdürülebilirlik, performans yönetimi, yenilikçi uygulamalar, taraftar katılımı ve sosyal sorumluluk alanlarındaki uygulamaları çerçevesinde değerlendirilmiştir. Bulgular: İnsan kaynakları yönetiminin, futbol kulüplerinin sportif ve ticari başarıları üzerinde belirleyici bir etkiye sahip olduğu tespit edilmiştir. Yönetim stratejilerinin kulüplerin hem sportif başarıları hem de finansal sürdürülebilirlikleri üzerinde kritik bir rol oynadığı belirlenmiştir. Stratejik planlamanın, kulüplerin uzun vadeli hedeflerine ulaşmalarını sağladığı ve mevcut durumlarını değerlendirip gelecekteki fırsatları analiz etmeleri gerektiği vurgulanmıştır. Veri analitiğinin ise oyuncu performanslarının analizi, transfer stratejilerinin belirlenmesi ve finansal yönetim alanlarındaki kullanımıyla bilinçli kararlar almayı desteklediği tespit edilmiştir. Bununla birlikte, stratejilerin yetersiz uygulanmasının kulüplerin rekabet gücünü zayıflatabileceği ve uzun vadeli başarılarını riske atabileceği belirlenmiştir. Sonuç: Futbol kulüplerinin sürdürülebilir başarılarını güvence altına almak için insan kaynakları, finansal yönetim ve stratejik pazarlama yaklaşımlarının birbiriyle uyumlu şekilde yürütülmesi gerekmektedir. Bu alanlarda yaşanabilecek eksiklikler ve olumsuzluklar, kulüplerin rekabet gücünü ve uzun vadeli başarılarını tehlikeye atabilir, bu yüzden kapsamlı ve etkili bir yönetim stratejisi benimsemek kritik önem taşımaktadır
Saldırı Tespit Sistemlerinde K-Means Algoritması ve Silhouette Metriği ile Optimum Küme Sayısının Belirlenmesi
Günümüz internetleri neredeyse yarım milyon farklı ağdan oluşmaktadır. Bir ağ bağlantısında, saldırıları türlerine göre tanımlamak zordur. Çünkü farklı saldırılar çeşitli bağlantılara sahip olabilir ve sayıları birkaç ağ bağlantısından yüzlerce ağ bağlantısına kadar değişebilmektedir. Bu nedenden dolayı saldırı tespiti için kullanılan veri setlerinin doğru sınıflandırılması zorlaşmaktadır. Geçmişte pek çok araştırmacı, farklı yöntemler kullanarak davetsiz misafirleri tespit etmek için saldırı tespit sistemleri geliştirmiştir. Ancak mevcut yöntemlerin tespit doğruluğu ve zaman kaybı açısından bazı dezavantajları bulunmaktadır. Çalışmanın temel motivasyonu, saldırı tespit sistemlerinde yüksek boyutluluğun getirdiği zorlukların üstesinden gelmek ve sınıflandırma performansını geliştirmek, sonuçta izinsiz girişlerin daha doğru ve verimli tespitini sağlamaktır. Çalışmada KDD Cup’99 saldırı tespiti veri setinin k-means kümeleme algoritması ile farklı k değerlerine göre analiz edilmesi ve silhouette metriği ile optimum küme sayısının belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışmada farklı k değerleri için yapılan analizlerde, k=10’a kadar olası her konfigürasyon için silhouette skoru hesaplanmıştır. Bu metriğe göre en iyi küme sayısı 4 ve silhouette skoru 0.83 olarak bulunmuştur. Ayrıca silhouette grafiği kalınlıkları ile küme boyutları görselleştirilmiştir
Detection and classification of Alzheimer's disease using deep learning methods
Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Enformatik Ana Bilim DalıGünümüzde yapay zekanın gelişimi ile birlikte derin öğrenme algoritmaları görüntüler üzerinde yapılan çalışmalarda sıklıkla kullanılmaktadır. Görüntüler üzerinde sınıflandırma ve nesne tespiti problemlerinde derin öğrenme algoritmaları yüksek doğruluk oranı sağlamaktadır. Alzheimer hastalığının derin öğrenme algoritmaları kullanılarak hızlı ve yüksek doğruluk oranına sahip modellerin geliştirilmesi Alzheimer hastalığının tespiti için önem arz etmektedir. Alzheimer hastalığı; bilişsel işlevlerde ve günlük yaşam etkinliklerini sürdürme becerilerinde azalma, davranışsal değişimler ve psikiyatrik belirtiler ile karakterize, progresif nörodejeneratif bir hastalıktır. Dünya sağlık örgütü verilerine göre tüm dünyada yaklaşık 55 milyon demans hastası bulunmakta ve bu sayının 2030'da 78 milyona ve 2050'de ise 139 milyona çıkması beklenmektedir. Türkiye'de 600 binden fazla Alzheimer hastası olduğu tahmin edilmektedir. Alzheimer hastalığının tedavisi henüz mümkün değildir. Alzheimer hastalığının doğru teşhisi, özellikle erken aşamada hasta bakımında önemli bir rol oynamaktadır, çünkü ciddiyet ve ilerleme risklerinin bilinci, hastaların geri dönüşü olmayan beyin hasarları şekillenmeden önce önlem almalarını sağlar. Bu tez çalışmasında Alzheimer hastalığının EfficientNetB0, ResNet50,DenseNet201, MobileNetV2 ve InceptionV3 modelleri üzerinde sınıflandırılması gerçekleştirilip, kullanılan modeller üzerinden hibrit model geliştirilmiştir. Deneysel sonuçlar geliştirilen hibrit modelin en başarılı model olduğunu göstermiştir.With the advancement of artificial intelligence, deep learning algorithms are frequently used in image-related studies. Deep learning algorithms provide high accuracy rates in image classification and object detection problems. Developing models with high speed and accuracy using deep learning algorithms is crucial for the detection of Alzheimer's disease. Alzheimer's disease is a progressive neurodegenerative disorder characterized by a decline in cognitive functions, the ability to perform daily activities, behavioral changes, and psychiatric symptoms. According to the World Health Organization,there are approximately 55 million dementia patients worldwide, and this number is expected to reach 78 million by 2030 and 139 million by 2050. In Turkey, it is estimated that there are more than 600,000 Alzheimer's patients. Currently, there is no cure for Alzheimer's disease. Accurate diagnosis of Alzheimer's disease, especially in the early stages, plays a significant role in patient care, as awareness of severity and progression risks allows patients to take preventive measures before irreversible brain damage occurs. In this thesis, the classification of Alzheimer's disease was performed using EfficientNetB0, ResNet50, DenseNet201, MobileNetV2, and InceptionV3 models, and a hybrid model was developed based on the used models. Experimental results showed that the developed hybrid model was the most successful one
Application of deep learning-based approaches in classifying environmental wastes
Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Enformatik Ana Bilim Dalı, Enformatik Bilim DalıDünya genelindeki çarpık kentleşme, sanayileşme ve insanların bilinçsiz bir şekilde hareket etmesi sonucunda atık problemi ortaya çıkmıştır. Bu problem hayatımızı olumsuz etkiler ve kirliliğin olduğu bir ortamda yaşam sürmemizi zorunlu kılar. Bilinçli ya da bilinçsiz rastgele atılan her çöp doğaya karışır. Böylece bu çöplerin doğada kendi kendine çözünmesi yılları alır. Atıkların ayrıştırılması ile çevre kirliliği sorunu en aza indirgenir. Böylece geri dönüşüme katkı sağlanarak ortalama yaşam süresi uzatılmış olur. Yapılan bu çalışma da Derin Öğrenme modelleri ve makine Öğrenme yöntemlerinden yararlanılarak geri dönüşüme olan faydasından bahsedilmiştir. Atık ayrıştırma veri seti kullanılarak çevresel atıkların sınıflandırma işlemi gerçekleşmiştir. Bu çalışmada atık ayrıştırma tespitinde AlexNet, GoogLeNet, ResNet50, DenseNet201, ShuffleNet, SqueezeNet mimarileri ile sonuçlar elde edilmiştir. Sonraki aşama da derin mimarilerden elde edilen özellik haritaları çıkarılmıştır. Sonraki aşama da destek vektör makinelerin sınıflandırma yöntemlerinden sonuçlar alınmıştır. Önerilen hibrit modelden elde edilen deneyler sonucunda en iyi doğruluğun %85.96 değeri olduğu gözlemlenmiştirThe waste problem has emerged worldwide due to distorted urbanization, industrialization, and people's unconscious actions. This problem negatively affects our lives and necessitates living in an environment with pollution. Every piece of randomly discarded waste, whether intentional or unintentional, becomes part of nature. As a result, the self-disposal of these wastes in nature takes years. The environmental pollution problem is minimized by separating the waste. Thus, contributing to recycling extends the average lifespan by reducing environmental pollution. In this study, the benefit of recycling was mentioned by using Deep Learning models and machine learning methods. The classification process of environmental waste was carried out using the waste separation dataset and architectures such as AlexNet, GoogLeNet, ResNet50, DenseNet201, ShuffleNet, SqueezeNet. In the next stage, feature maps obtained from deep architectures were extracted. Results were also obtained from the classification methods of support vector machines. As a result of the experiments obtained from the proposed hybrid model, it was observed that the best accuracy was 85.96%
INVESTIGATION OF PHENOLIC COMPOUNDS IN FRESH AND SUN DRIED APRICOT FRUITS OF DIFFERENT CULTIVARS
Bu çalışma farklı kayısı çeşitlerine ait taze ve güneşte kurutulmuş meyve örneklerindeki fenolik madde miktarlarının karşılaştırılması amacıyla yürütülmüştür. Bu amaçla ‘Çataloğlu’, ‘Çöloğlu’, ‘Hacıhaliloğlu’ ve ‘Kabaaşı’ çeşitlerine ait ağaçlardan meyve örnekleri alınmış, bir kısmı -25°C’de muhafaza edilmiş bir kısmı ise doğrudan güneşte kurutulmuştur. Elde edilen meyve örneklerinde p-kumarik asit, epikateşin, ferulik asit, kafeik asit, klorojenik asit ve rutin (µg/g kuru madde) içerikleri yüksek performanslı sıvı kromotografisi (HPLC) ile UV- DAD dedektörü kullanılarak tespit edilmiştir. İncelenen fenolik bileşikler arasında en yüksek miktarlar rutin için tespit edilmiştir. Kayısı çeşitleri incelenen fenolik bileşikler istatistiksel açıdan önemli farklılıklar göstermiş ve en yüksek rutin değeri 88.7 µg/g kuru madde ile ‘Kabaaşı’ çeşidinde bulunurken en düşük değer ise 52.1 µg/g kuru madde ile ‘Çataloğlu’ çeşidinde tespit edilmiştir. Genel olarak taze meyve örnekleri daha yüksek miktarlar göstermiş olup tüm çeşitlerde kurutulan meyvelerde fenolik bileşikler açısından kayıp gözlenmiştir
Synthesis and characterization of Pr-based Ag or Zn-dopedhydroxyapatites
Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Biyomedikal Mühendisliği Ana Bilim DalıTez kapsamında praseodimyum (Pr), çinko (Zn), gümüş (Ag) katkılı beş farklı bileşime sahip (0.4Pr-HA, 0.4Zn-0.4Pr-HA, 0.8Zn-0.4Pr-HA, 0.4Ag-0.4Pr-HA ve 0.8Ag-0.4Pr-HA) hidroksiapatit (HA) yapıları sentezlendi. Sentezi gerçekleştirilen yapılardaki katkı maddesinin türü ve miktarının Pr bazlı HA örneklerindeki elektronik yapı, mikro yapı, spektral, kimyasal, termal, yüzey morfoloji ve sitotoksisite gibi parametreler üzerindeki etkileri kapsamlı olarak incelendi. Sentezlenen yapıların Durum Yoğunluğu (DOS) ve bant yapısı hesaplamaları sistematik olarak araştırıldı. 4.4037 ila 4.1554 eV arasında değişen hesaplanan bant aralığı değerleri, bant aralığı enerjisinde 0.4Pr-HA'dan 0.8Ag-0.4Pr-HA'ya ilerleyen bir düşüş ortaya çıkardı ve bu düşüş katkı maddesi bileşiminin elektronik özellikler üzerindeki önemli etkisini vurguladı. Ayrıca Pr'nin dahil edilmesi DOS'da farklı bantlar ve zirveler yarattı. Bu sonuç Pr ile ilişkili spesifik enerji seviyelerinin ortaya çıktığını ve elektronik yapı üzerinde net bir etkisi olduğunu vurguladı. Elde edilen teorik sonuçlar, Ag veya Zn katkı maddelerinin eklenmesi ile bant aralığında sürekli bir azalma olduğunu gösterdi. Ayrıca yardımcı katkı madde türünün ve miktarının Lineer Soğurma Katsayısı (LAC) değerlerinde kontrol edilebilir değişiklikler gerçekleştirdiği gözlendi. XRD, SEM/EDX, FTIR ve Raman sonuçları HA yapıların elde edildiğini doğruladı. Termal analiz sonuçları tüm numunelerin termal olarak kararlı olduğunu gösterdi. Sitotoksisite testi sonuçları, elde edilen tüm yapıların biyouyumlu olduğunu ve toksik olmadığını gösterdi. Tez elektronik cihazlar ve biyouyumlu kaplama alanındaki pek çok uygulama için umut vaat etmektedir.Within the scope of the thesis, hydroxyapatite (HA) structures with five different compositions (0.4Pr-HA, 0.4Zn-0.4Pr-HA, 0.8Zn-0.4Pr-HA, 0.4Ag-0.4Pr-HA and 0.8Ag-0.4Pr-HA) doped with praseodymium (Pr), zinc (Zn) and silver (Ag) were synthesized. The effects of the type and amount of additives in the synthesized structures on parameters such as electronic structure, microstructure, spectral, chemical, thermal, surface morphology and cytotoxicity in Pr-based HA samples were examined comprehensively. Density of States (DOS) and band structure calculations of the synthesized structures were systematically investigated. Calculated bandgap values ranging from 4.4037 to 4.1554 eV revealed a progressive decrease in bandgap energy from 0.4Pr-HA to 0.8Ag-0.4Pr-HA and this decrease highlighted the significant influence of dopant composition on electronic properties. Additionally, the inclusion of Pr created distinct bands and peaks in DOS. This result highlighted the emergence of specific energy levels associated with Pr and a clear effect on the electronic structure. The theoretical results obtained showed a continuous decrease in the band gap with the addition of Ag or Zn dopants. Additionally, it was observed that the type and amount of auxiliary additives caused controllable changes in the Linear Attenuation Coefficient (LAC) values. XRD, SEM/EDX, FTIR, and Raman results confirmed the formation of HA structures. Thermal analysis results indicated that all samples are thermally stable. Cytotoxicity test results demonstrated that all obtained structures are biocompatible and non-toxic. The thesis is promising for many applications in the field of electronic devices and biocompatible coatings
Futbol Kulüplerinde Taraftar Yönetim Modeli
Purpose: The aim of this research is to examine the fan management model in football clubs. Method: Document analysis technique, one of the qualitative research methods, was used in the research. During the research process, various books, articles, media releases and other academic sources on fan management models in football clubs were analysed in detail. In addition, in order to increase the validity of the research, the currency and reliability of the sources used were taken into consideration. Results: The fan management model was identified as a communication-based, engagement-oriented, loyalty and reward programmes, experience-oriented approaches and data analytics. Communication strategies increase fans‘ engagement with the club through the effective use of digital platforms; engagement models strengthen fans’ interest and contribution to club management. In addition, loyalty programmes and personalised experiences have been found to contribute to the sustainable success of clubs by increasing the economic and emotional loyalty of fans. Conclusion: The fan management model of football clubs requires a comprehensive communication and engagement strategy. This model secures the long-term success of the clubs and strengthens the social and economic structure of the clubs by increasing fan engagement.Amaç: Bu araştırmanın amacı, futbol kulüplerinde taraftar yönetim modelinin incelenmesidir. Yöntem: Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden biri olan doküman analizi tekniği kullanılmıştır. Araştırma sürecinde, futbol kulüplerindeki taraftar yönetim modellerine ilişkin çeşitli kitaplar, makaleler, medya bültenleri ve diğer akademik kaynaklar detaylı bir şekilde incelenmiştir. Ayrıca araştırmanın geçerliliğini artırmak amacıyla, kullanılan kaynakların güncelliği ve güvenilirliği göz önünde bulundurulmuştur. Bulgular: Taraftar yönetim modelinin, kulüplerin iletişim temelli, katılım odaklı, sadakat ve ödül programları, deneyim odaklı yaklaşımlar ile veri analitiği kullanarak taraftarlarla ilişkilerini güçlendirdiği belirlenmiştir. İletişim stratejileri, dijital platformların etkili kullanımıyla, taraftarların kulüple bağını artırmakta; katılım modelleri, taraftarların kulüp yönetimine olan ilgisini ve katkısını güçlendirmektedir. Bununla birlikte, sadakat programları ve kişiselleştirilmiş deneyimlerin, taraftarların ekonomik ve duygusal bağlılıklarını artırarak kulüplerin sürdürülebilir başarılarına katkı sağladığı tespit edilmiştir. Sonuç: Futbol kulüplerinin taraftar yönetim modeli, kapsamlı bir iletişim ve katılım stratejisi gerektirmektedir. Bu model, kulüplerin uzun vadeli başarısını güvence altına almakta ve taraftar bağlılığını artırarak kulüplerin sosyal ve ekonomik yapısını güçlendirmektedir