MEF GCRIS Database (MEF University)
Not a member yet
2080 research outputs found
Sort by
What Is Neuroentrepreneurship? the Theoretical Framework, Critical Evaluation, and Research Program
As interest in entrepreneurship research to identify the possible economic development opportunities that entrepreneurs can provide, entrepreneurship research's objective tools are reaching their limits. Researchers in entrepreneurship are striving to discover new techniques and methodologies to answer questions about what makes a person an entrepreneur and perhaps identify and encourage an entrepreneur in the next step. Although a great deal of research has been done to answer these questions scientifically, traditional techniques have failed to produce the desired answers. For this reason, researchers working in the entrepreneurship field have recently been increasingly interested in applying neuroscience methods, especially after the proliferation of research fields such as neuroeconomics, neuromarketing, and neuropolitics. Although the population of neuroentrepreneurship research is gradually increasing, we cannot say that the field has been studied theoretically enough yet. In this article, a theoretical definition of neuroentrepreneurship is made, and a scientific framework is tried to be gained on the way to future research
Israrlı Takip: Tanımı ve Sosyal Psikolojik Değişkenler ile İlişkileri
Israrlı takip (stalking) psikolojik ve fiziksel şiddet içeren, hedef alınan kişide korku ve endişe uyandıran, istenmeyen ve ısrarcı davranışlar bütünüdür. Bu makalenin amacı son yıllarda kadına yönelik şiddet alanında ayrı bir başlık altında ele alınmaya başlanmış olan ısrarlı takip konusuna ilişkin bir yayın taraması gerçekleştirerek alana katkı sunmaktır. Bu amaçla ilk olarak ısrarlı takip olgusunun tanımı ve farklı disiplinler açısından ele alınış biçimleri üzerinde durulmuştur. Araştırmalarda ısrarlı takip ile birlikte ele alınan takipçi-mağdur ilişkisi (eski veya şimdiki eş/partner ve tanıdık ya da yabancı takipçi), kullanılan takip yöntemleri (fiziksel ortamda veya çevrim içi iletişim araçları ile gerçekleştirilenler), ısrarlı takibin romantikleştirilmesi, toplumsal cinsiyet, cinsiyetçilik, erkeklik ve namus kültürü gibi farklı sosyal psikolojik değişkenler ele alınmıştır. Bu değişkenlerle yapılan çalışmaların bulguları yanı sıra olası gelecek araştırma önerileri verilmiştir. Daha sonra, ısrarlı takibin psikolojik ve fiziksel sağlık üzerindeki olumsuz etkilerine değinilmiştir. Sonuç kısmında ise ısrarlı takip konusuyla ilgili genel bir özetleme ile birlikte kültürümüzde yapılabilecek olası araştırma önerileri sunulmuştur
Yedinci Sınıflarda Teknolojik Uygulamalarda Zenginleştirilmiş Görsel Sanatlar Dersinin Öğrencilerin Başarısına Etkisi
Her alanda değişimin olmasıyla birlikte günümüzde sanat eğitiminin de sadece geleneksel yöntemler ile yapılması artık yeterli olmamaktadır. Bilgisayar teknolojisinin ilerlemesi ile ortaya çıkan materyaller ve yazılımlar sanat üretiminde yeni alanları da beraberinde getirmektedir. Bu araştırmada Teknolojinin görsel sanatlar dersine entegresinin öğrenci başarısı üzerinde etkisi var mıdır? sorusuna cevap aranmıştır. Türkiye de ortaokul 7. Sınıf düzeyindeki öğrencilerin Görsel Sanatlar dersinin “Sanat Eleştirisi ve Estetik” ünitesi kapsamında sürdürülen eğitim programının teknolojik yaklaşımlar geliştirerek, zenginleştirilip anlatılmış bir dersin öğrencilerin başarısına etkisi araştırılacaktır. Araştırmanın hipotezi; “Teknolojinin görsel sanatlar dersiyle entegre edilmesinin öğrenci başarısı üzerinde olumlu yönde etkisi vardır” olacaktır. Çalışma İstanbul’da bir özel okulun 7. Sınıf düzeyinde öğrenim gören 32 öğrenci üzerinde uygulanan çoktan seçmeli sorulardan oluşan ön test-son test ve ürün değerlendirme şeklinde yapılmıştır. Son testteki sonuçlarına bakıldığında katılımcıların görsel tasarım öge ve ilkeleri konusunda bilgi sahibi oldukları ancak uygulamada bu bilgilerini tam olarak aktaramadıkları gözlemlenmiştir. Bu durum bize teknoloji ile zenginleştirilmiş görsel sanatlar dersinin öğrenci başarısına olumlu yönde etkisi olduğunu ancak uygulama aşamasında bireysel farklılıkların, yetenek ve becerilerin çalışmalarda değişkenliğe sebep olduğunu göstermektedir
Turkey’s Water Diplomacy Analysis of Its Foundations, Challenges and Prospects
Acknowledgements; List of Abbreviations; Introduction; 1. Institutional Setting; 2. Water Diplomacy Principles; 3. Turkey’s Evolving Position vis-a-vis International Water Law; 4. The Role of History and Geography in Turkey’s Evolving Water Diplomacy; 5. Analyzing Non- State Actors and Processes in Turkey’s Water Diplomacy Framework; Conclusion; References; Index.‘Turkey’s Water Diplomacy’ presents the legal and institutional foundations of Turkey’s water diplomacy within its historical and geographical contexts. It analyses the evolving position of Turkey vis-a- vis the international water law. Delineating actors and processes in transboundary water policy-making, ‘Turkey’s Water Diplomacy’ utilizes the Water Diplomacy Framework in making policy-relevant recommendations for tackling future challenges in Turkey’s water diplomacy
Cooperative Network Coding for Distributed Storage Using Base Stations With Link Constraints
In this work, we consider a novel distributed data storage/caching scenario in a cellular setting where multiple nodes may fail/depart at the same time. In order to maintain the target reliability, we allow cooperative regeneration of lost nodes with the help of base stations allocated in a set of hierarchical layers. Due to this layered structure, a symbol download from each base station has a different cost, while the link capacities connecting the nodes of the cellular system and the base stations are also limited. In this more practical and general scenario, we present the fundamental trade-off between repair bandwidth cost and the storage space per node. Particularly interesting operating points are the minimum storage as well as bandwidth cost points in this trade-off curve. We provide closed-form expressions for the corresponding bandwidth (cost) and storage space per node for these operating points. Finally, we provide an explicit optimal code construction for the minimum storage regeneration point for a given set of system parameters
Perception of reward and punishment in adolescence
Bu çalışmanın temel amacı öğrencilerin okul ortamında deneyimledikleri ödül ve ceza sistemine yönelik değerlendirmelerini araştırmaktır. Bu amaçla çalışma İstanbul’da yüksek sosyo ekonomik düzeyde ailelerin tercih ettiği K-12 düzeyinde bir eğitim kurumunun Ortaokul Bölümü 7. Sınıf öğrencilerinden oluşan 88 kişilik bir öğrenci grubu üzerinden yürütülmüştür. Araştırma yapılırken öğrencilere 17 sorudan oluşan açık uçlu sorulardan oluşan bir anketuygulanmıştır. Bu çalışmada öğrencilerin ödül ve ceza kavramlarına ilişkin ne düşündükleri araştırılmış ve öğrencilerin anket sorularına verdikleri cevaplar üzerine ‘’ödül ve ceza’’ kavramlarına ilişkin düşünceleri değerlendirilmiştir. Bulgular çalışmaya katılan ergenlerin ödülü olumlu bulduğunu ve kızların daha çok ödüllendirildiğini göstermektedir. Ergenlerin büyük çoğunluğunu cezayı bireyin davranışını disipline etme amacı olduğunu ve toplumsal geleneksel normlara uyum amacıyla verildiğini söylemektedirler. Ceza konusunda ergenlerin duygularına bakıldığında da sadece kişiyi örseleyen ve inciten bir uygulama olarak tanımladığını ortaya çıkarmıştır. Evde ve okulda verilen cezalar da ceza veren kişilerin aslında davranışı özne ile birlikte iyileştirme amacından çok, cezayı büyük oranda bedel ödetmek amaçlarıyla verdiklerine işaret etmektedir. Araştırmanın sonuçlarına göre öğretmenler ödül ve ceza uygulamaları yerine farklı yöntemlerin öğrencilerde daha uzun vadeli düşünce ve davranış değişikliği sağlayacağı düşünülmektedir
An urban legend in the world of law: Constitutional crime
Son yıllarda Türkiye’de yaygın olarak kullanılan “anayasal suç”sözü, mevcut hukuka aykırı olduğu gibi var olsaydı da sorunlara yolaçacak tamamen yanlış bir ifadedir.The expression “constitutional crime” commonly used in recently years in Turkey is totally contrary to the current Turkish Law. Moreover, if it legally existed, it would cause a lot of legal problems
Kişiselleştirilmiş ve Uyarlamalı Öğrenme için Sözlü Dersanlatımlarının İşlenmesi
Proje No: 117E202Bu projede kişiselleştirilmiş ve uyarlamalı eğitim için gelişmiş konuşma ve dil işleme teknolojileri geliştirip özellikle çevrimiçi ders videolarından öğrenme sürecini verimli hale getirmek amaçlanmıştır. Geliştirilen proje bildiğimiz kadarıyla gelişmiş konuşma ve dil işleme uygulamalarının eğitim teknolojilerinde kullanıldığı en kapsamlı projelerden biridir ve bu sayede eğitim teknolojileri literatürüne de katkı sağlamıştır. Projenin gerçeklenmesi süresince Otomatik Konuşma Tanıma (OKT), konuşma geri getirimi, özellikle sözlü soru cevaplama ve duygu ve düşünce analizi üzerine özgün çalışmalar yapılmıştır. Sistemler hem İngilizce hem de Türkçe ders anlatım videoları için geliştirilmiştir. OKT alanında hem hibrit akustik model içeren hem de uçtan uca eğitilen sistemler için sistem uyarlaması yapılmıştır. Bu sayede ders anlatım videoları üzerinde yüksek başarımla çalışan OKT sistemleri geliştirilmiştir. Sözlü soru cevaplama sistemi ise ilk defa ders anlatım videoları alanına bu proje ile uygulanmıştır. Sözlü soru cevaplama sistemine ait zorlukların aşılması için özgün yöntemler önerilmiş ve bu yöntemler başarıyla uygulanmıştır. Bu sayede sözlü soru cevaplama literatürüne katkı sağlanmıştır. Bu çalışmalara ek olarak ders anlatım videolarına eşlik eden öğrenci yorumları duygu ve düşünce analizi yöntemleri ile olumlu veya olumsuz olarak sınıflandırılmış ve öğrencilerin videoda anlatılan konuyu anlayıp anlamadıkları ölçülmüştür. Bu çalışma duygu ve düşünce analizi sisteminin eğitim teknolojileri alanında öğrencilerin öğrenme düzeyinin analizinde kullanılması özgünlüğünü içermektedir. Projenin çıktısı olarak OKT ve soru cevaplama sistemlerini içeren çevrimiçi bir öğrenme platformu üniversite içinde gerçeklenmiş ve 2020 - 2021 bahar döneminde öğrencilerin kullanımına açılmıştır. Özellikle COVID-19 pandemisiyle hayatımıza etkin olarak giren uzaktan eğitim modeline proje kapsamında geliştirilen sistemin katkı sağlama potansiyeli bulunmaktadır. Bu yüzden geliştirilen sistemin uzaktan eğitim sürecine etkin olarak dahil edilmesi üzerine ilerleyen dönemlerde çalışmalar yapılacaktır
Rusya Federasyonu: Küresel Güç Konumuna Dönüş, Suriye Krizi Vaka Çalışması
The purpose of this thesis is to make contributions to literature by analizing whether Russian Federation has reached its global power potential after the Cold War and whether this potential exists in practice within the framework of the Syria crisis. In addition, the importance of this thesis is to figure out the traits of a state with superpower potential and analyse in that scope whether RF is a state with these traits regarding the case study. In this framework, the national power capacities of Russian Federation were examined cautiously. Because the national power possessed by a state positions it in a certain place in the international system. A state can have a say in world politics as much as it enhances the number of areas in which it is strong. Hence, in light of acquired findings it was tried to be understood which its power capacity had global power characteristics or not since its establishment. These national powers are the following: The political structure, geography, demography, economy, military power and soft power. The political structure was researched in purpose of examining the relations between state and nation and the datas indicating whether the regime of state and its' institutions have robust structure. The geography, on the other hand, was researched on the grounds that there are some acquisitons and deficiencies of the areas dominated by the state. The strengths and weaknesses of RF are significant issues for the reason of their impacts to the foreign policy of Russian Federation. The military power is so important for RF in terms of being efficient in world politics and being the most important field in its transformation into global power. Soft power was examined for the fact that it was a factor concerning the image that RF has in the eyes of foreign public. Russian Federation has been developing its national power capacity since 1990's. The Syrian crisis was evaluated as a case study in order to understand how much RF transforms the current power capacity into a reality in its foreign policy. As a result of the findings RF has efficently made his presence felt in terms of political, diplomatic and field in the Syrian crisis and succeded to pacify USA, a global power, in Syria crisis. However after evaluating the national power capacity of RF our conclusion is the following. Although Russian Federation is a superpower concerning political, military, energy and geography, RF's power hasn't matured yet regarding economic, technology and soft power. Therefore RF, with its current potential, is a big power.Bu tez çalışmasının yapılmasının amacı Soğuk Savaş'tan sonra Rusya Federasyonu'nun günümüzde küresel güç potansiyeline erişip erişmediği ve pratikte bu bulguların Suriye krizi çerçevesinde mevcut olup olmadığı araştırılarak alanyazına katkıda bulunmaktır. Bunun yanında bu tez çalışmasının önemi küresel güç potansiyeline sahip bir devletin hangi özelliklere sahip olduğunu görmek ve bu kapsamda RF'nun bu vasıflara sahip bir devlet olup olmadığını vaka çalışması bağlamında incelemektir. Bu çerçevede RF'nun milli güç kapasiteleri incelenmiştir. Çünkü bir devletin sahip olduğu milli güç o devleti uluslararası sistemde belirli yere konumlandırmaktadır. Bir devlet gücünü ne kadar arttırırsa dünya siyasetinde o kadar söz sahibi olmaktadır. Dolayısıyla elde edilen bulgular ışığında RF'nun kurulduğundan beri sahip olduğu güç kapasitesinin hangilerinin küresel güç olma özellikleri gösterdiği veya gösteremediği anlaşılmaya çalışılmıştır. Bu milli güçler ise sırasıyla şunlardır. Siyasi yapısı, coğrafyası, demografisi, ekonomisi, askeri gücü, yumuşak gücü ve psiko sosyal güçtür. Siyasi yapı devletin rejiminin, kurumların güçlü bir yapıya sahip olup olmadığını gösteren verilerin ve devlet ile halk arasındaki ilişkinin incelenmesi amacıyla araştırılmıştır. Coğrafya ise bir devletin hakim olduğu alanların kendisine sağlamış olduğu birtakım kazınımların ve noksanlıkların olduğu gerekçesi ile incelenmiştir. Rusya Federasyonu'nun ekonomik yapısındaki güçlükler ve zayıflıklar ise dış politikasına olan etkileri nedeniyle önemli hususlardır. Askeri güç, RF için dünya siyasetinde etkin olmak ve küresel güce dönüşme de en önem verdiği alan olması bakımından mühimdir. Yumuşak güç, RF'nun yabancı kamuoyu açısından edinmiş olduğu imajın küresel güç olma da bir faktör olması dolayısıyla araştırılmıştır. Bu milli güç kapasitesini RF 1990'lı yıllardan beri geliştirmektedir. Mevcut güç kapasitesini dış politikada ne kadar gerçekliğe dönüştürdüğünü anlamak için Suriye krizi bir vaka çalışması olarak ele alınmıştır. Elde edilen bulgular sonucunda RF Suriye krizinde siyasi, diplomatik ve sahada oldukça etkin bir varlık gösterdiği ve ABD gibi bir küresel gücü Suriye'de pasifize etmeyi başardığı anlaşılmıştır. Fakat RF'nun milli güç kapasitesi incelendikten sonra varılan sonuç şudur. Siyasi, askeri, enerji ve coğrafya bakımından Rusya Federasyonu küresel güç bir devlet özellikleri gösterse de ekonomi, teknoloji ve yumuşak güç bakımından RF'nun gücü henüz daha olgunlaşmamıştır. Dolayısıyla RF şu an ki potansiyeli ile büyük güç konumundadır
Çocukların Toplumsal Cinsiyet ve Etnisite Bağlamlarında Akranını Oyun Grubuna Dahil Etmeme- Dışlamaya Yönelik Değerlendirmeleri ve Gerekçelendirmeleri
Bu çalışmanın amacı, çocukların toplumsal cinsiyet ve etnisite bağlamlarında akranını oyun grubuna dâhil etmeme-dışlama değerlendirmelerini, bu değerlendirmeleri gerekçelendirmelerini ve dışlayan-dışlanan çocuklara yönelik duygu atıflarını incelemektir. Bu amaçla, İstanbul’ da özel bir ilkokula gitmekte olan 12 kız ve 12 oğlan olmak üzere toplamda 24 çocuğa, toplumsal cinsiyet ve etnisite bağlamlarında, birini oyun grubuna dahil etmeme-dışlama davranışlarının yer aldığı iki varsayımsal hikaye sunulmuştur. Çocukların, birini oyun grubuna dâhil etmeme-dışlama kararlarını anlamak üzere, hikâyelerdeki iki karakter arasından kimin gruba dâhil edilmesi gerektiği sorulmuş, ardından bu kararlarının ardındaki gerekçelendirmeleri belirtmeleri istenmiştir. Çalışmanın sonuçlarına göre, her iki hikayede de çocuklar, birini oyun grubuna dahil etmeme davranışını olumsuz değerlendirmişler ancak, toplumsal cinsiyete yönelik dışlamayı etnisiteye yönelik dışlamaya karşı daha kabul edilebilir bulmuşlardır. Çocuklar toplumsal cinsiyete yönelik oyun grubuna dahil etmeme- dışlama davranışının değerlendirmelerini toplumsal-geleneksel normlara dayanarak gerekçelendirirken, çocukların, etnisiteye yönelik oyuna dahil etmeme- dışlama davranışının değerlendirmelerini yaparken ahlaki sorgulamaya başvurdukları bulgulanmıştır. Her iki hikayede de, çocuklar oyun grubuna dahil edilmeyen çocuğun, yani dışlananın duygularına yönelik, üzgün, kırgın, dışlanmış, yalnız; birini oyun grubuna dahil etmeyen-dışlayan çocuğun duygularına yönelik mutlu, kızgın, amacına ulaşmış tanımlamalarını yapmışlardır. Ulusal yazında çocukların toplumsal cinsiyet ve etnisite bağlamınlarında oyun grubuna dâhil etmeme- dışlama yargılarını inceleyen kısıtlı çalışmalar olması nedeniyle bu çalışma, toplumsal ve ahlaki normların çocukların değerlendirmelerine önemli oranda etki ettiğine dair bilgiler sunmaktadır