Alanya Alaaddin Keykubat University Institutional Repository
Not a member yet
    2347 research outputs found

    Level of selective serotonin reuptake inhibitorrelated sexual dysfunction in men and women

    Get PDF
    Objective: Up to 80% of selective serotonin reuptake inhibitor (SSRI) users experience a kind of sexual dysfunction related to antidepressant treatment, which may cause discontinuation of the medication. This study aims to determine the level of reported sexual dysfunction of SSRI users and evaluate factors related to sexual dysfunction. Method: Sexual dysfunction, demographic variables, and depression level of 40 men and 40 women were evaluated by demographic data form, Beck Depression Inventory, and Psychotropic-Related Sexual Dysfunction Questionnaire. Results: According to the results of this study, there was no significant difference in the level of psychotropic-related sexual dysfunction for genders and marital status (p>0.05). There was no correlation level of sexual dysfunction and age or depression levels (p>0.05). Conclusion: Both men and women (young or older and single or married) may experience sexual dysfunction-related SSRIs. All SSRI users should be questioned and monitored for sexual dysfunction

    2018-2021 LGS Türkçe Sorularının PISA Okuma Yeterlik Düzeylerine Göre Değerlendirilmesi

    Get PDF
    Bireyin öncelikle okulda öğrendiği ve yaşam boyu kullandığı bir dil becerisi olan okuma; yazıları görme ve seslendirmenin ötesinde anlama, yorumlama, eleştirme ve değerlendirmeyi de içeren üst düzey bir beceridir. Bu nedenle ilköğretimde öğrencilerin okuduklarını eleştirel bir bakış açısıyla sorgulayan bireyler olarak yetişmeleri amaçlanmıştır. Ülkelerin çeşitli akademik becerilerdeki durumlarını görmelerini ve diğer ülkelerle karşılaştırabilmelerini sağlayan PISA (Programme for International Student Assessment) gibi uluslararası izleme araştırmaları da öğrencilerin üst düzey düşünme becerilerini ölçerek eğitim-öğretim faaliyetlerini planlamada önemli bir rol oynar. Bu çalışmada, 2018-2021 yılları arasındaki LGS (Liselere Geçiş Sistemi) Türkçe sorularının PISA’nın okuma yeterlik düzeylerine ne denli uyum gösterdiğini tespit etmek amaçlanmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak PISA tarafından belirlenen 6 okuma yeterlik düzeyi esas alınmıştır. Araştırmada incelenen dokümanlar ise 2018-2021 yılları arasındaki dört LGS’de yer alan 66 Türkçe (okuduğunu anlama) sorusudur. Nitel bir yaklaşımla desenlenen araştırmada doküman inceleme yöntemi kullanılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde ise nitel araştırma tekniklerinden betimsel analiz kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, LGS Türkçe sorularının tüm yıllar düzeyinde genel olarak 3. düzeyde yoğunlaştığı, üst düzey düşünme becerilerini ölçmede yetersiz kaldığı tespit edilmiştir

    How does fear of COVID-19 affect the mental well-being of waiters in Turkey

    No full text
    BACKGROUND: Empirical findings are needed to determine how the fear of COVID-19 might change in the context of different individuals. OBJECTIVE: This study aims to determine the moderating role of fatalism and psychological resilience on the effect of fear of COVID-19 on general mental health. METHODS: This study makes use of qualitative research methods that involved collecting data from 355 full-time waiters via questionnaires on online platforms. RESULT: The collected data suggests that the fear of COVID-19 has a significant negative impact on mental well-being. Morever, the data gathered for this study also indicates that the fear of COVID-19 infection differs significantly according to the fatalistic belief and psychological resilience levels of the waiters. CONCLUSIONS: Findings of this study indicate that the psychological effects of infectious diseases on individuals are not universal, but rather depend on the personal characteristics of individuals. It is hoped that the results of this study will contribute to the reduction of negative effects associated with the general anxiety of pandemic that individuals experience

    Sigortacılık Sektörünün Güncel Sorunlarına Yönelik İlişkisel Pazarlama Uygulamaları Ekseninde Çözüm Önerileri

    Get PDF
    Amaç – Sigorta şirketleri temel risk yönetim aracı olarak ekonomik büyümede önemli bir roloynamaktadır. Bireysel olarak üstlenilemeyecek boyuttaki hasarların sigortacılık sistemi ilekarşılanması ve ortaya çıkması muhtemel ekonomik sorunların asgari düzeye çekilmesi bir güvencesağlamaktadır. Sigortacılık sektörünün karşılaştığı sorunların belirlenmesi ve başarılı çözümuygulamalarının hayata geçirilmesi ülke ekonomisi açısından önem taşımaktadır. Bu çalışmadasigortacılık sektörünün Türkiye genelindeki güncel sorunlarının belirlenmesi ve ilişkisel pazarlamauygulamaları ile bu sorunların çözümüne yönelik önerilerin sunulması amaçlanmaktadır.Yöntem – Veriler Türkiye genelinde farklı bölgelerde faaliyet gösteren 1350 sigorta acentesi ile anketuygulanarak elde edilmiştir. Anketten elde edilen veriler güvenirlik, varyans ve doğrulayıcı faktöranalizlerine tabi tutulmuştur.Bulgular – Sigorta acentelerinin karşılaştığı sorunlar, analizlerle elde edilen başlıca 12 faktör altındaincelenmiştir. Çalışma sonucunda sektördeki acentelerin en sık karşılaştıkları sorunun teknolojiksorunlar olduğu, bölgesel olarak farklı sorunlarla karşılaşıldığı, sektör deneyimi yüksek olankişilerin sorunların tespiti ve çözümünde önemli bir rol üstlendiği gibi çeşitli sonuçlar eldeedilmiştir.Tartışma – Araştırma sonucunda karşılaşılan sorunlar yapısal kaynaklı ve acente kaynaklı olmaküzere iki temel sınıfa ayrılmıştır. Yapısal sorunların merkezi uygulamalar ile çözümü gerekmekteiken, acente kaynaklı sorunların çözümü için ilişkisel pazarlamanın yetkinlik, güven, iletişim,empati, çatışma yönetimi, taahhüt boyutlarıyla ilişki kurularak öneriler sunulmuştur

    İşyeri Nezaketsizliğinin İşe Adanmaya Etkisinde Psikolojik Sermaye Bileşenlerinin Rolü

    Get PDF
    Bu çalışmada öncelikle işyeri nezaketsizliğinin işe adanma üzerinde ne kadar etkili olduğu ve daha sonra işe adanmanın öncülleri arasında yer alan psikolojik sermaye bileşenlerinin işyeri nezaketsizliği ile işe adanma arasındaki ilişkide aracılık rolü üstlenip üstlenmediği incelenmiştir. Bu kapsamda Kütahya’daki özel eğitim kurumlarında görev yapan 338 öğretmenden elde edilen veriler ile araştırma modeli IBM SPPS 20.0 programına eklenti olarak kullanılan Process Makro yardımı ile test edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre çalışma arkadaşlarından kaynaklanan işyeri nezaketsizliğinin işe adanma üzerinde olumsuz etkiye sahip olduğu ve bu ilişkide psikolojik sermaye bileşenlerinden öz yeterlilik ve umudun aracılık rolüne sahip olduğu görülmüştür

    Krank Kasnağında Kullanılan Kauçuk Bileşenin Hızlandırılmış Test Yaklaşımı İle Yorulma Ömrünün Tahmin Edilmesi

    Get PDF
    Kauçuk, otomotiv endüstrisinin başta olmak üzere birçok mühendislik uygulamasında titreşim sönümleyicisi olarak kullanılmaktadır. İçten yanmalı motorlarda burulma titreşimini sönümlemek için kullanılan krank kasnağının en önemli bileşeni kauçuktur. Bu kauçuk bileşenin yardımıyla krank kasnakları ayarlandığı burulma frekansında burulma titreşim genliğini düşürmektedir. Böylece krank mili ömür dayanımı arttırmaktadır. Krank kasnağının görevini uzun ömürlü bir şekilde gerçekleştirmesi için kauçuk dayanım ömrü oldukça önemlidir. Otomotiv endüstrisinde oluşturulan regülasyonlara göre krank kasnağı dinamik dayanım ömrü yaklaşık 10-20 milyon çevrimdir. Bu çalışmada krank kasnağında kullanılan kauçuk bileşeninin dinamik dayanım ömrü hızlandırılmış test yaklaşımıyla burulma doğal frekansına bağlı olarak belirlenmiştir. Seçilen bir krank kasnağının birinci atalet kütlesinin kauçuk formu referans alınıp özgün bir kauçuk numunesi üretilmiştir. Bu kauçuk numunesi, krank kasnağında oluşan burulma titreşimini simüle edebilmek için kendi doğal frekansında ve belirlenmiş genliklerde kaymaya maruz bırakılmıştır. Bunun için özel bir krank biyel test sistemi tasarlanmış ve testler bu sistemde gerçekleştirilmiştir. Son olarak genlik ve frekansa bağlı ömür tahminleri deneysel verilerden yararlanarak oluşturulmuştur. Oluşturulan tahmin modelin çalışma performansı tartışılmıştır

    Development and characterization of high performance carbon fiber/epoxy nanocomposıtes reinforced with Silane modified nanocalcite (Caco3) particles for the aviation and space industry

    Get PDF
    23.06.2023 tarihine kadar erişimi kısıtlıdır.Bu çalışmada, nano-CaCO3 partiküller, 3-glisidiloksipropil trimetoksisilan (3-GPTMS) ile modifiye edilmiştir. Ağırlıkça farklı oranlarda (%1.0, 3.0 ve 5.0) silan modifikasyonlu nano-CaCO3 içeren karbon fiber/epoksi kompozit plakaların (KF-EP-MC) üretimleri VARTM yöntemi ile gerçekleştirilmiştir. Silan modifikasyonlu nano-CaCO3 partiküllerin mekanik performansa etkilerini ortaya koymak amacıyla, numunelere çekme, üç-nokta eğme, çift-ankastre kiriş (DCB) ve son-çentik eğme testleri (ENF), kısa kiriş kayma, basma testleri ve Charpy-darbe deneyleri yapılmıştır. Silan yüzey modifikasyonlu nano-CaCO3 partikül ilavesinin (ağırlıkça %5) kontrol grubu kompozitlerin Mod-I, Mod-II kırılma tokluğu değerlerini %18.5 ve %26.8 oranında arttırdığı gösterilmiştir. Ağırlıkça %3 silan yüzey modifikasyonlu nano-CaCO3 ilavesi, kompozitin darbe mukavemetini %22 oranında arttırmıştır. Eğme özellikleri açısından optimum silanlanmış partikül oranı %5 olarak belirlenmiştir. %5 silan modifikasyonlu nano-CaCO3 ilavesi kontrol grubu KF/EP kompozitlerin eğme modül ve mukavemet değerlerinde sırasıyla %16.8 ve %13.6’lük artış sağlamıştır. Buna ek olarak, basma modül ve mukavemet değerlerini sırasıyla %62.3 ve %33.5 oranında önemli artış sağlamıştır. Bu kompozitlerin ILSS değeri, referans kompozitlere göre yaklaşık %20 daha yüksektir. Silan modifikasyonlu kalsit ilavesi kompozit sistemin dinamik modül ve tandelta değerlerini sırasıyla %15.3 ve %36.6 oranında arttırmıştır. Kalsit ilavesinin kompozitin camsı geçiş sıcaklığında önemli bir etkisinin olmadığı gözlemlenmiştir. Kullanılan nano-CaCO3 partiküller, kompozitteki matris hasar miktarını düşürmektedir.In this thesis, nano-CaCO3 particles were modified with (3-Glycidyloxypropyl) trimethoxysilane (3-GPTMS) to improve mechanical, thermal performance and dimensional stability of carbon fiber/epoxy composites. Silane-modified nano-CaCO3 (wrt. epoxy. 1, 3, 5 wt.) reinforced carbon fiber/epoxy nanocomposite systems (KF-EP-MC) were manufactured by VARTM process. Tensile, three-point bending, compression, short-beam shear, Mode-I (DCB) and Mode-II fracture toughness (ENF) and Charpy impact tests were carried out on the prepared composite specimens. It was shown that the silane-modified nano-CaCO3 particles with a loading ratio of 5 wt. % could improve the Mode-I and Mode-II fracture toughness of the control group CF/EP composites by about 18.5% ve 26.8 %, respectively. It was also shown that the silane-modified nano-CaCO3 particles with a loading ratio of 3 wt. % could improve the Charpy impact strength by about 22%. The optimum amount of silane-modified nano-CaCO3 particles inside the epoxy resin was determined as 5 wt. % for the highest improvement in the flexural properties. The flexural modulus and strength values increased by about 16.8% ve 13.6%, respectively. The incorporation of 5 wt. %s silane modified nanocalcite particles into carbon fiber/epoxy composites led to significant increase in compressive modulus and compressive strength values by about %62.3 ve %33.5, respectively. The ILSS was found to be 20% higher than that of the reference composites. The storage modulus and the tandelta values of the composites were increased by about 15.3 % ve 36.6%, respectively, with the integration of 5% wt. silane modified nano-CaCO3 particles. The nano-CaCO3 had no significant effect on the glass transition temperature of the composites

    Alzheimer Hastalığının Önlenmesi ve Tedavisinde Melatoninin TRPA1 Kanalları Üzerinden Potansiyel Etkileri

    No full text
    Amaç: Alzheimer hastalığı (AH) demansın en yaygın nedenidir ve ilerleyici bir nörodejeneratif hastalık olarak tanımlanır. AH ilerleyici bozukluğunun ana klinik özellikleri öğrenme ve hafıza kaybıdır. Çeşitli çalışmalar mitokondrinin AH patogenezinde kritik bir rol oynadığını göstermiştir. Bu çalışmada, Alzheimer hastalığının in vitro bir modelini oluşturarak melatoninin nöroblastom hücrelerinde mitokondriye bağımlı TRPA1 iyon kanalları üzerindeki etkisini araştırdık. Yöntem: Bir AH modeli oluşturmak için SH-SY5Y (insan nöroblastom hücre dizisi) hücrelerine okadaik asit uygulandı. Hücresel farklılaşma sonrası yedi ana grup (Grup 1 (Kontrol), Grup 2 (Mel+AH), Grup 3 (Mel+AH+AP18), Grup 4 (AH), Grup 5 (AH+AP18), Grup 6 (AH+Mel) ve Grup 7 (AH+Mel+AP18) oluşturuldu ve melatoninin nöroblastom hücrelerinde kalsiyuma bağımlı TRPA1 kanalları üzerindeki etkisi incelenerek in vitro Alzheimer hastalığı belirlendi. Bulgular: Kontrol grubuna göre melatonin+AH, AH ve AH+melatonin gruplarında Ca2+ konsantrasyonu daha yüksekti (p<0,001). Ancak Mel+AH+AP18, AH+Mel+AP18 ve kontrol arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark yoktu. Melatonin+AH ve AH+melatonin gruplarında Ca2+ düzeylerinin AH grubuna göre daha düşük olduğunu belirledik (p<0,001 ve p<0,05). Ayrıca sitozolik Ca 2+ konsantrasyonları melatonin+AH grubunda AH+melatonin grubuna göre daha düşük bulundu (p<0,05). Apoptoz ve oksidatif stres düzeylerini değerlendirirken, melatonin+AH, AH ve AH+melatonin gruplarında apoptoz ve hücre içi ROS değerlerinin kontrol grubuna göre daha yüksek olduğunu bulduk (p<0,001). Bu doğrultuda melatonin+AH , AH ve AH+melatonin gruplarında mitokondriyal depolarizasyon ve kaspaz 3 ve kaspaz 9 düzeyleri kontrol grubuna göre daha yüksekti (p<0,001). Ayrıca mitokondriyal depolarizasyon, kaspaz 3 ve kaspaz 9 değerleri AH grubunda melatonin+AH ve AH+melatonin gruplarına göre daha yüksek (p<0,001), mitokondriyal depolarizasyon ve kaspaz 3 düzeyleri melatonin+AH grubunda AH+melatonin grubundan daha düşüktü (p<0,001). Ancak aynı gruplarda kaspaz 9 sonuçlarında istatistiksel olarak anlamlı bir fark yoktu. Ayrıca kaspaz 9 değerleri melatonin+AH grubu, AH grubu ve AH+melatonin gruplarında sırasıyla melatonin+AH+AP18, AH+AP18 ve AH+melatonin+AP18 gruplarına göre daha düşüktü (p<0,001 ve p<0,05). Sonuç: Sonuçlarımız melatoninin, TRPA1 kanalları aracılığıyla sitozolik Ca2+ konsantrasyonunu, apoptozu ve hücre içi ROS’u azaltarak Alzheimer hastalığının tedavisinde ve profilaksisinde etkili bir seçenek olabileceğini düşündürmektedir

    3D modeling and comparative analysis of the double arcus aorta case

    No full text
    We analyzed the double arch of a 51-year-old male patient who applied to the outpatient clinic with chest pain and shortness of breath and compared this rare case with the studies in the literature. Double aortic arch (DAA) is defned as a type of vascular ring malformation. The incidence of congenital heart diseases is less than 1%. DAA makes up 46–76% of all rings. We aimed to contribute to cardiac surgery by examining and modeling the diameters in the 2D and 3D images of the patient. For 3D modeling, an open-source software program ITK-SNAP 3.8 was used, which converts 2D images from MRI, CT, and ultrasound to 3D medical image volumes. CT images of the case taken from the SECTRA system of our hospital were uploaded to ITK-SNAP and segmentation was performed. With 3D modeling, a better understanding of the stenosis in the trachea and the double arch was achieved. The ascending aorta diameter was 30 mm. There were atherosclerotic changes in the aorta and its branches. The diameter of the right aortic arch was 22.2 mm, and the diameter of the left aortic arch was 14.5 mm. Trachea diameter was found to be 17 mm/13.2 mm. Esophageal diameter was 9.8 mm. The patient had no specifc complaints and no medical or surgical treatment was recommended because his physical examination was normal. We think that a better understanding of such cases in 3D may contribute to cardiovascular surger

    Thromboembolic Disease in Patients With Cancer and COVID-19: Risk Factors, Prevention and Practical Thromboprophylaxis Recommendations–State-of-the-Art

    No full text
    Cancer and COVID-19 are both well-established risk factors predisposing to thrombosis. Both disease entities are correlated with increased incidence of venous thrombotic events through multifaceted pathogenic mechanisms involving the interaction of cancer cells or SARS-CoV2 on the one hand and the coagulation system and endothelial cells on the other hand. Thromboprophylaxis is recommended for hospitalized patients with active cancer and high-risk outpatients with cancer receiving anticancer treatment. Universal thromboprophylaxis with a high prophylactic dose of low molecular weight heparins (LMWH) or therapeutic dose in select patients, is currently indicated for hospitalized patients with COVID-19. Also, prophylactic anticoagulation is recommended for outpatients with COVID-19 at high risk for thrombosis or disease worsening. However, whether there is an additive risk of thrombosis when a patient with cancer is infected with SARSCoV2 remains unclear. In the current review, we summarize and critically discuss the literature regarding the epidemiology of thrombotic events in patients with cancer and concomitant COVID-19, the thrombotic risk assessment, and the recommendations on thromboprophylaxis for this subgroup of patients. Current data do not support an additive thrombotic risk for patients with cancer and COVID-19. Of note, patients with cancer have less access to intensive care unit care, a setting associated with high thrombotic risk. Based on current evidence, patients with cancer and COVID-19 should be assessed with well-established risk assessment models for medically ill patients and receive thromboprophylaxis, preferentially with LMWH, according to existing recommendations. Prospective trials on well-characterized populations do not exist. © 2022 International Institute of Anticancer Research. All rights reserved

    515

    full texts

    2,347

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Alanya Alaaddin Keykubat University Institutional Repository
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇