Van Yüzüncü Yıl University Research Information System
Not a member yet
    65114 research outputs found

    DİJİTAL VATANDAŞLIK VE E-DEVLET HİZMETLERİNE ERİŞİMDE EŞİTSİZLİKLER

    No full text
    Dijitalleşen dünyadae-devlet hizmetleri, kamu yönetiminin etkinliği ve vatandaş memnuniyetiaçısından kritik bir role sahiptir. Ancak, dijital vatandaşlık kavramıylabütünleşen bu hizmetlere erişimde önemli eşitsizlikler bulunmaktadır. Buçalışma, Türkiye özelinde dijital uçurumun (digital divide) e-devletkullanımını nasıl etkilediğini incelemekte ve çözüm önerileri sunmayıamaçlamaktadır. Araştırma, dijital eşitsizliğin temel nedenlerini&nbsp;coğrafi, demografik ve sosyoekonomik&nbsp;faktörlerüzerinden incelenmektedir. Kırsal-kentsel altyapı farkları, yaşlı ve düşükgelirli grupların dijital okuryazarlık eksikliği, engellilerin erişim sorunlarıve cinsiyet temelli farklılıklar, eşitsiz erişimin başlıca kaynakları olaraktespit edilmiştir. Yıllara göre elde edilen veriler, ülke örnekleri deverilerek karşılaştırmalı analiz edilmektedir. çalışmada,&nbsp;altyapı iyileştirme, dijital okuryazarlıkeğitimleri, erişilebilir tasarım standartları ve kapsayıcı politikalar&nbsp;gibiçözüm önerileri sunulmuştur. Bu bulgular, e-devlet hizmetlerine erişimdeeşitsizliğin koderilmesı konusunda&nbsp;politika yapıcılara yol gösterici niteliktedir.</p

    Yaratıcı Turizm Deneyimi

    No full text

    SİNEMADA OSMANLI ASKERİ TEŞKİLATINDAKİ “DELİLER” İN KOSTÜM TASARIMI ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA

    No full text
    Osmanlı Dönemi’ndeortak giyilen kılık kıyafetle ilgili düzenlemeler, dönemin koşullarına göresınıfsal ayrımın anlaşılması adına tercih edilen uygulamaların başındagelmiştir. Bu düzenlemelerin ilki askeri ve sivil kıyafet farklılaştırılmasıadına 14. yüzyılda Orhan Gazi döneminde kurulan yeniçeri ordusu içinyapılmıştır. Osmanlı’da kuruluş döneminden itibaren giydikleri kıyafetler,kullandıkları silahlar ve manevraları gibi kendine has özellikleri ile diğerüniformalı askeri sınıflardan ayrılan bir de “deliler” askeri birliğinden sözedilebilir. Bu çalışmada, Deliler: Fatih’in Fermanı filmi üzerinden baştadeliler sınıfı olmak üzere filmdeki kostümlerin seçimindeki etmenlerinkostümleri nasıl şekillendirdiğinin tespit edilmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusundadoküman inceleme ve yarı yapılandırılmış mülakat tekniğine başvurularak adıgeçen filmin kostüm tasarımcısı Makbule Mercan (Arkan) ile görüşülmüştür.Çalışma sonucunda, filmde Osmanlı Dönemi’ni anlatan dönemin önemli kaynaklarıve tarihi danışmanları ile birlikte orijinalliğe uyum, zaman, maliyet, ergonomigibi çeşitli etmenlerden dolayı kostüm seçimlerindeki yapay ve orijinal malzemekullanımın şekillendiği bulgularına ulaşılmıştır.</p

    In Vivo Assessment of a Capsaicin-Containing Microemulsion for Neuropathic Pain Management

    No full text
    BACKGROUND/AIMS: Capsaicin (CAP) has been used in clinical applications for the treatment of neuropathic pain (NP). The main disadvantages of CAP are its short half-life, low water solubility and low bioavailability. This study intended to produce a therapeutically effective microemulsion (ME) formulation comprising CAP to decrease NP. MATERIALS AND METHODS: ME was prepared using oleic acid, Tween 80, propylene glycol, ethanol, and water. Neuropathy was induced by partial sciatic nerve ligation (PSL) in mice. Two weeks after, PSL NP was tested using the cold plate (CP) and von Frey (VF) tests. The mice in the treatment group were administered 10 mg/kg CAP by oral gavage. The effects on NP of conventional CAP and ME CAP were compared. RESULTS: The prepared ME formulation of (CAP) was a homogeneous, transparent, thermodynamically stable dispersion of water and oil. The classic CAP was not effective on NP, while ME CAP was effective in the CP. The ME CAP was more effective on mice, than classic CAP using the VF test. CONCLUSION: The developed novel ME formulation at lower doses could reduce side effects and improve the bioavailability of the oral administration of CAP in the treatment of NP, and thus, would achieve good patient compliance

    Sözlü Kültürden Performans Sanatına Tragedyanın Kökenine Dair Yeni Bir Ontoloji: Memoratlar

    No full text
    Tragedya, akademik açıdan çoğunlukla “kolektif ritüeller” zemininde ele alınmış; dahası, ritüelistik olanın en temel yapı taşı biçiminde Mitos olgusu “anlatının” ontolojik zemini biçiminde işaretlenmiştir. Ritüel’in genellikle kolektif olan yönü düşünülürken, münferit/bireysel olabilirliği ise ontolojik açıdan dikkate değer görülmemiştir. Ritüel anlatı açısından “Mitos”un başlangıç olduğu yönündeki kabul ise mitos öncesi “söylencenin” varlığı hususunu görmezden gelmiştir. Aristoteles’in, Dionisoscu ontolojisine (Poetika) karşılık yaklaşık yirmi iki asır sonra Friedrich Nietzsche’nin reddiyesi olarak da değerlendirebileceğimiz tragedyaya dönük ontolojik mütalaası (Tragedyanın Doğuşu) ise güdük kalmıştır. Ancak, 1950’lerden sonra post-modern yaklaşımla birlikte Tiyatro bağlamında performans sanatı, bedenin biricikliğini diğer bir ifadeyle bireysel varoluşu özellikle işaretlemiş ve kendine ontolojik bir zemin arayışına girmiştir. Nihayetinde Modern Çağ’ın “Bakhalar’ı ve Mainadlar’ı” ontolojik zeminsizliğin getirisi olarak uzamsal olanı bir türlü mekâna dönüştürememiş, “biricik” olmaklıkları yine kitlesel/kolektif olanın altında kalmıştır. Halkbilim çalışmalarının tespit ettiği “Memorat” olgusu, bir kişinin münferit tabiatüstü deneyimlerine ve bu deneyimleri dile getiren anlatıya işaret etmektedir. Öyleyken Memorat, varoluşsal bakımdan bir yabancılaşma hali olarak tespit edilmiş ve bu yabancılaşmanın da yapısal açıdan oyunsallık/ritüelistik biçimde tasarlanan pratiklerle aşılabildiği gözlemlenmiştir. Dahası Memorat olgunun, mitik (Mitos) anlatıyı da öncelediği bulgulanmıştır. Buradan hareketle; Memorat olgusunun Tragedyanın kökenine dair yeni bir ontolojik zemin yaratacağını düşünmekteyiz. Bu çalışmada, Antropolojik ve Halkbilimsel verilerin en son bulguları ışığında Memorat’ın anlatı aygıtı olarak mitosu öncelediği, bununla birlikte ritüelistik olanın da ilkin kolektif olmaklıktan ziyade münferit olmaklığı tespit edilecektir. Nihayetinde “Anlatı” ve “Ritüel” olanın ontolojisine dair bu yönlü bulguların ise Tragedyanın kökenine dair yeni bir ontolojik düşünüşü zorunlu kıldığı görüşü savunulacaktır. Anahtar Kelimeler Tragedya, Memorat, Ritüel, Tiyatro, Performans Dipnot “Ontikoontolojik” terimi, “ontik” ve “ontolojik” kelimelerinin birleşiminden oluşur ve genellikle felsefi bağlamda kullanılır. Ontik: Varlığın ne olduğuyla, yani fiziksel ve gözlemlenebilir yönleriyle ilgilidir. Kategorik olanı işaretler. (Gerçeklikte var olan şeyler, olgular) Ontolojik: Varlığın nasıl var olduğu (tarzı), varlık yapısı ve anlamı üzerine sorgulamalarla ilgilenir. (Varlık felsefesi) Bu iki kavramı bir araya getiren “ontikoontolojik”, hem var olan şeylerin doğasıyla (ontik) hem de varlıklarının anlamı ve temel yapısıyla (ontolojik) ilgilenen bir yaklaşımı ifade eder. Özellikle Martin Heidegger’in felsefesinde, varlığın sadece nesnel olarak değil, aynı zamanda anlam (Hermeneutik) düzeyinde de ele alınmasını vurgulayan bir kavram olarak geçer.&nbsp;The phenomenon of ‘Memorate’ identified by folklore studies points to the individual supernatural experiences of a person and the narrative that expresses these experiences. As such, Memorate has been identified as a state of existential alienation, and it has been observed that this alienation can be overcome through practices designed in a playful/ritualistic manner. Moreover, it has been found that the phenomenon of Memorate precedes mythical (Mythos) narrative. Considering the findings on the memorate phenomenon; the fact that Tragedy is mostly handled on the basis of ‘collective rituals’ and the placement of Mythos as the ontological ground of the ‘narrative’ device on the basis of the ritualistic one requires questioning the assumptions about the Origin of Tragedy. So much so that; while the collective aspect of the ritual is generally taken into account, it is seen that individuality and singularity are ontologically neglected. The acceptance of mythos as the beginning ignores the existence of pre-mythos ‘narrative genres’. However, it has now been established that Memorate precedes Mythos as a ‘ritualistic narrative device’. In this study, it will be determined that Memorate, as a narrative apparatus, precedes myth, and that the ritualistic, rather than initially being collective, is in fact initially individual. Ultimately, it will be argued that these findings regarding the ontology of “Narrative” and “Ritual” necessitate a new ontological perspective on the origins of Tragedy.Keywords Tragedy, Memorate, Ritual, Theatre, Performance&nbsp;&nbsp;Footnote The term ‘onticoontological’ is a combination of the words ‘ontic’ and ‘ontological’ and is often used in a philosophical context. Ontic: It is concerned with what existence is, i.e. its physical and observable aspects. It marks the categorical. (things existing in reality, phenomena) Ontological: It deals with the questioning of how existence exists (mode), the structure and meaning of existence (philosophy of being). Bringing these two concepts together, ‘onticontological’ refers to an approach that deals with both the nature of existing things (ontic) and the meaning and basic structure of their existence (ontological). Especially in Martin Heidegger’s philosophy, it is a concept that emphasises the consideration of existence not only objectively but also at the level of meaning (hermeneutics).</p

    UAV-based agricultural spraying: A study on spiral movements and pesticide optimization

    No full text
    Unmanned aerial vehicles (UAVs) have become an essential component of precision agriculture, providing enhanced accuracy and operational efficiency in pesticide application. This study presents an innovative spraying protocol that integrates spiral flight trajectories with volumetric classification of olive trees, enhancing operational performance while reducing environmental impact. Using high-resolution UAV imagery in conjunction with advanced image processing, trees were categorized into small, medium, and large canopy-volume classes. For each group, optimized spiral patterns with predefined turn counts and flight altitudes were assigned to achieve uniform droplet deposition across complex canopy structures. Field experiments conducted in the Hekimhan district of Malatya, Türkiye, demonstrated an 85&nbsp;% improvement in spraying efficiency, a 15&nbsp;% reduction in chemical usage, and a 20&nbsp;% decrease in operational time compared with conventional methods. The proposed approach significantly improved targeting precision and minimized off-target drift. These results clearly indicate that the proposed protocol is scalable, environmentally sustainable, and operationally efficient for pesticide application in orchards and other tree-based agricultural systems.This approach demonstrates considerable potential for widespread adoption in precision agriculture, offering a replicable and adaptable framework for enhancing the efficiency and sustainability of pesticide application in diverse orchard systems.</p

    0

    full texts

    65,114

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Van Yüzüncü Yıl University Research Information System
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇