Yıldız Technical University Research Information System
Not a member yet
91324 research outputs found
Sort by
DIGITAL INTERVENTIONS IN THE REPRESENTATION OF CULTURAL HERITAGE: A CASE STUDY ON SPATIAL NARRATIVE
This study examines the role of visual communication design in representing cultural heritage through digital tools, with particular attention to the ways in which design practices mediate between historical authenticity and contemporary interpretation. Focusing on A Special Chest (2024), an exhibition at Designmuseum Danmark, the article presents a qualitative analysis based on a semi-structured interview with designer Jakob Thorbek. The project demonstrates how digital interventions, when combined with spatial narrative strategies, can transform traditional exhibition practices into multisensory and immersive experiences.The narrative structure of the installation emerges through the interplay of architectural space, typography, light, motion graphics, and physical objects. These elements collectively construct a contemporary approach to reinterpreting cultural memory, revealing how design can both preserve historical value and generate new aesthetic meanings. By situating Thorbek’s design philosophy within the broader discourse on digital heritage, the article highlights the importance of interpretive design in shaping visitors’ emotional and cognitive engagement with cultural artifacts.Ultimately, the study argues that digital tools are not merely technical supports but active contributors to cultural storytelling. They expand the possibilities of museum display by fostering inclusivity, accessibility, and dynamic interaction, positioning visual communication design as a critical medium for both safeguarding and reimagining cultural heritage.</p
Dil Edinimi Üzerine Kuram Temelli Bir Değerlendirme: Türkçe Öğretmeni Adaylarının Örnek Olay İncelemeleri
Dil edinimi kuramlarının öğretmen adayları tarafından yalnızca kuramsal düzeyde bilinmesi değil,bu bilgilerin özgün sınıf bağlamlarında yorumlanarak somut öğretim süreçlerinedönüştürülebilmesi, öğretmen adaylarının eğitiminde kuram-uygulama bütünlüğü açısındanönemli bir gereksinimdir. Bu araştırma, Türkçe öğretmeni adaylarının dil edinimi kuramlarınıkullanarak problem durumlarını analiz etme ve bu analizler doğrultusunda pedagojik çıkarımlarüretme süreçlerini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Durum çalışması deseninde yapılandırılanaraştırmada dil ediniminin farklı boyutlarını içeren problem durumlarına dayalı örnek olaylardanyararlanılmıştır. Araştırma kapsamında, 24 öğretmen adayının grup çalışmalarıyla oluşturduğuyazılı raporlar içerik analizi yöntemiyle incelenmiştir. Bulgular, öğretmen adaylarının etkileşimsel,doğuştancı, davranışçı ve doğal dil edinim kuramlarını kullanarak örnek olayları çok yönlü biçimdeanaliz ettiklerini ve bu analizlerden hareketle pedagojik çözüm önerileri geliştirdiklerinigöstermektedir. Ayrıca iki dillilik ve miras dili gibi temalara ilişkin kuramsal yaklaşımların örnekolaylara başarıyla uygulanabildiği sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma, öğretmen adaylarının diledinimine ilişkin kuramsal bilgileri gerçekçi sınıf durumları üzerinden anlamlandırma biçimlerini vekuram-uygulama bütünlüğü kurma yaklaşımlarını ortaya koymaktadır.</p
DÜZLEMSEL BASKI DEVRELERDE DESEN TASARIMINA DAYALI MANYETİK ALAN ANALİZİ
Bu çalışmada farklı desenlere ait PCB tasarımlarının akıma bağlı frekans, genlik değişkenlerine göre oluşan manyetik alanların analizi yapılmıştır. Düzlemsel bir yüzey üzerinde tasarlanan birbirinden farklı bu desenler kullanılarak yüzey üzerinde istenilen manyetik alanların şiddeti, yönü, etki alanı gibi yönetilebilir bir alan oluşturulmaktadır. Özellikle sensör teknolojileri ve elektromanyetik alanların etkileşiminin analizi için çalışmalar yapılmıştır. Manyetik alana bağlı olarak malzemelerin dielektrik ve manyetik geçirgenliklerinin de yönetilebilir olduğu görülmüştür. İçerisinden akım geçen her maddenin etrafında akımın yönü, şiddeti, frekansına bağlı bir manyetik alan oluşturulabilir. Bu olaya elektromanyetizma denir. Doğrusal bir hat üzerinde ilerleyen bir akımın etrafında dairesel bir manyetik alan oluşmaktadır. Bu manyetik alan akım doğrusal akım ise sabit; alternatif akım ise zamana bağlı olarak değişen bir yapıda olur. İletkenden uzaklaştıkça manyetik alan şiddeti azalır. Kısacası manyetik alan kaynaktaki akım değeri ile doğru; kaynağa olan mesafe ile ters orantılıdır. Akım akıtılan kaynak dairesel bir yapıda olur ise her bir birim parça etrafında oluşan dairesel manyetik alanların birleşimi ile simit şeklinde bir manyetik alan oluşmaktadır. Kaynak iletken ne kadar karmaşık bir yapıda olursa etrafında oluşturacağı manyetik alan da aynı şekilde karmaşıklaşmaya başlayacaktır. İletken yolların genişliği ve birbirlerine olan mesafe desen tasarımı manyetik alan için birer parametredir. Baskı devre kartı (PCB), çeşitli devre elemanlarını bir arada tutan ve aralarındaki elektriksel bağlantıyı sağlayan dielektrik malzeme ile birbirlerinden yalıtılmış iletken yollar içeren bir yapıdır. Bu çalışmada birkaç desen üzerine çalışılmıştır. Belirlenen ilk desen kartın sadece bir yüzeyinde olacak olan birbirlerine paralel doğrusal hatlardır. Bu desen üzerinde hatlara farklı akımlar ile farklı davranışlar gözlemlenmiştir. Bu sayede tek bir model olsa da birbirinden farklı karakteristikler gözlemleyebilmekteyiz. İkinci desen yapısı, birinciye ek olarak kartın alt yüzeyinde de oluşturulacak olan ve üst yüzeydekine dik olacak şekilde birbirine dik doğrusal hatlar olarak tasarlanmıştır. Üçüncü desen yapısı karta dik olacak paralel/seri bobin yapısıdır. Bu desende katlar arası geçiş için via yapıları kullanılmıştır. Bir diğer desen yapısı ise kart üzerinde oluşturulacak sarmal yapılardır. Sarmal yapıların hangi geometrik şekiller ile oluşturulduğu önemlidir. Her bir geometrik şeklin avantaj ve dezavantajları vardır. Dairesel yapı manyetik alana en uygun yapıdır ama düzlem üzerine yerleştirilen daireler aralarında boşluklar oluşturmaktadır. Kare ve üçgen gibi şekiller yüzey üzerinde boşluk bırakmamaktadır ama bu şekillerin sert köşeleri bulunmaktadır. Hem yüzeyde boşluk bırakmayan hem de daireye en yakın olan şekil altıgen sarmal yapıda desendir. Bu sebeple sarmal desen olarak dairesel ve altıgen yapılar simülasyon ortamında denenmiştir. İlk şekilde elde edilen sonuçlarda her hattın manyetik alanı birbirleri ile bütünleşerek kart yüzeyine paralel yapı oluşturmuştur. Bu yapı birçok yerde kullanılan transformatörlerdeki sargı yapılarına benzer durumdadır. Aynı modelde birbirlerine sıralı şekilde zıt olacak şekilde akımlar akıtıldığında ise beklenildiği üzere manyetik alan sıfıra yakın şekilde oluşmuştur. Karta çift katlı olarak oluşturulan ve birbirlerine dik olarak çizilen hatların bulunduğu modele simülasyon ortamında akım tanımlanarak simülasyon yapıldığında ise simülasyon sonucunda üst ve alt yüzeyde bulunan hatların oluşturduğu manyetik alanlar birleşerek hatlara 45 derecelik bir açı ile manyetik alan çizgileri gözlemlemiştir. Bu sonuç ile bu desen özelinde varyasyonlar oluşturularak oluşan manyetik alan her açıda çizilebilir/yönetilebilir olduğu görülmüştür. Bunun için alt ve üst katmandaki hatlardan akan akımların hem değerleri hem de yönleri üzerinde değişiklikler yapılarak oluşan manyetik alanın açısı değiştirilebilmektedir. Son olarak ise sarmal yapıdaki desen modeli üzerinde simülasyonlar koşturulmuştur. Modelin merkezinde karta dik olarak oluşan manyetik alan kenarlara doğru yön alarak dairesel yapılar oluşturmuştur. Bu desende her bir birimin boyutu birbirine paralel hatlardakine göre daha büyük olduğu için manyetik alanların birbiri ile etkileşimi daha sınırlı bir seviyede kalmıştır. En sonda ise elde edilen sonuçlar doğrultusunda hangi desenin daha işlevsel olduğu genel uygulamanın avantaj ve dezavantajlarına değinilmiştir. Bu tip manyetik alanın geometrisi ve etki alanı ile oynadığımız uygulamalar üretim, savunma, sağlık, eğitim ve eğlence gibi birçok sektörde kullanılabileceğine değinilmiştir. </p
Tokenization Standards and Evaluation in Natural Language Processing: A Comparative Analysis of Large Language Models on Turkish Dogal Dil I slemede Tokenizasyon Standartlari ve l m : T rk e zerinden B y k Dil Modellerinin Kar sila stirmali Analizi
Tokenization is a fundamental preprocessing step in Natural Language Processing (NLP), significantly impacting the capability of large language models (LLMs) to capture linguistic and semantic nuances. This study introduces a novel evaluation framework addressing tokenization challenges specific to morphologically-rich and low-resource languages such as Turkish. Utilizing the Turkish MMLU (TR-MMLU) dataset, comprising 6,200 multiple-choice questions from the Turkish education system, we assessed tokenizers based on vocabulary size, token count, processing time, language-specific token percentages (%TR), and token purity (%Pure). These newly proposed metrics measure how effectively tokenizers preserve linguistic structures. Our analysis reveals that language-specific token percentages exhibit a stronger correlation with downstream performance (e.g., MMLU scores) than token purity. Furthermore, increasing model parameters alone does not necessarily enhance linguistic performance, underscoring the importance of tailored, language-specific tokenization methods. The proposed framework establishes robust and practical tokenization standards for morphologically complex languages
EFL learners’ learning involvement and emotions in the integration of technology in their classrooms
ABstrAct: It is generally believed that technological infrastructures and teachers’ andlearners’ technology literacy are the main prerequisites for conducting a technology-inte-grated learning environment. However, empirical evidence in the literature demonstratedthat language learners might pursue emotive relief in their technology-integrated educationalenvironments to assuage undesirable feelings. Therefore, the current study investigated therelationship between the integration of technology in English as a foreign language (EFL)learners’ classrooms, engagement, and emotions. Drawing upon positive psychology, thespecified hypotheses were tested by administering three questionnaires among 1,041 EFLlearners in Chinese Universities. The results of the study proposed that about 70 percent ofchanges in the EFL learners’ perceptions of technology integration can be predicted by theirengagement and emotions. Furthermore, in contrast to prior studies, the association betweenemotions and learners’ perceptions of technology integration was higher in this research. Thediscoveries highlighted the requirement for a better understanding of the system and that stu-dents’ engagement and their emotions influence their perceptions of technology integrationpositively. Lastly, relevant implications for language education are discussed.Keywords: learning engagement, technology integration, learners’ emotions, positive psy-chology, technology-integrated environment</p
Akış Yaşantısı ve Psikolojik Sağlamlık Arasındaki İlişkide Ekopsikolojik Duyarlılığın Etkisi
Measurement of WWZ and ZH Production Cross Sections at sqrt[s]=13 and 13.6 TeV
A measurement is presented of the cross section in proton-proton collisions for the production of two W bosons and one Z boson. It is based on data recorded by the CMS experiment at the CERN LHC at center-of-mass energies sqrt[s]=13 and 13.6 TeV, corresponding to an integrated luminosity of 200 fb^{-1}. Events with four charged leptons (electrons or muons) in the final state are selected. Both nonresonant WWZ production and ZH production, with the Higgs boson decaying into two W bosons, are reported. For the first time, the two processes are measured separately in a simultaneous fit. Combining the two modes, signal strengths relative to the standard model (SM) predictions of 0.75_{-0.29}^{+0.34} and 1.74_{-0.60}^{+0.71} are measured for sqrt[s]=13 and 13.6 TeV, respectively. The observed (expected) significance for the triboson signal is 3.8 (2.5) standard deviations for sqrt[s]=13.6 TeV, thus providing the first evidence for triboson production at this center-of-mass energy. Combining the two modes and the two center-of-mass energies, the inclusive signal strength relative to the SM prediction is measured to be 1.03_{-0.28}^{+0.31}, with an observed (expected) significance of 4.5 (5.0) standard deviations
MÜZİK ÇALIŞMA ODALARININ ENSTRÜMAN ÖZELLİKLERİNE BAĞLI İYİLEŞTİRİLMESİNE YÖNELİK BİR YAKLAŞIM
Creating a Large Clean Web Corpus for Turkish
In this study, it is aimed to create a high-quality dataset to improve the performance of Turkish language models and to investigate the effect of this dataset on language model training. The irregular, context-free and noisy structure of webbased data can negatively affect the success of large language models. To address this issue, a comprehensive cleaning and filtering process has been performed on the existing CulturaX dataset. In this process, page-based and content-based filtering methods have been applied to make the dataset more consistent and meaningful. In addition, supervised machine learning models have been trained using various feature sets such as FastText and BERT embeddings, and the contributions of these feature sets to model performance have been compared. Experimental results have shown that the model that uses FastText embeddings and heuristic features together has achieved the highest accuracy and F1 scores. The resulting 125 GB cleaned Turkish web corpus provided lower perplexity and higher accuracy rates in the training of language models. This study provides a significant contribution to the development of more reliable and effective large language models for Turkish, thus providing a solid foundation for use in language model research