Tarsus University Institutional Repository
Not a member yet
344 research outputs found
Sort by
The impact of digital banking services on saving and borrowing behavior: The case of Turkey
Bir birey kişisel bir tasarruf gerçekleştirdiğinde finansal güvence elde etmesinin
yanında ülke ekonomilerinde büyümenin dinamiklerini oluşturan yatırımlara da katkı
sağlar. Öte yandan bireylerin borçlanma olanakları ise ülke ekonomileri için gerekli
olan yatırım fırsat ve çeşitliliği üzerinde önemli bir etkendir. Bu açıdan bireylerin
tasarruf ve borç davranışları, tasarruf eğilimleri ve tüketim kalıplarının belirlenmesinde
önemli bir rol üstlenmektedir. Ayrıca tasarruf ve borç davranışları hanehalklarının
sosyoekonomik, demografik ve kültürel yapıları gibi çeşitli faktörlerden etkilenebilir.
Fon arz ve talep edenlerin temel buluşması noktası olan finansal sistem içerisinde en
önemli yapı taşlarından birini oluşturan bankalar ise bireylere çeşitli finansal ürün ve
hizmetler sunmaktadır. Teknolojik yeniliklerle beraber son birkaç on yıl içerisinde
bankacılık sisteminin değişmez parçalarından birisi haline dönüşen dijital
bankacılığında bahsi geçen diğer faktörlerle beraber bireylerin tasarruf ve borç
davranışları üzerinde çeşitli etkileri olabileceği düşünülmektedir. Bu bağlamda tasarruf
ve borç davranışlarına dijital bankacılığın etkilerini araştırmak bu çalışmanın amacını
oluşturmaktadır. Bu amaç doğrultusunda Türkiye örneklemi için 2017 Global Findex
veri seti ve logit model kullanılarak analiz yapılmıştır. Çalışmanın önemli bulgularına
bakıldığında dijital bankacılığın neredeyse tüm tasarruf/borç ve tasarruf/borç alt
seçenekleri üzerinde etkili olduğu anlaşılmaktadır. Böylece hanehalkı tasarruf ve borç
davranışları üzerinde diğer ilgili faktörlerin yanında dijital bankacılık özelinde olmak
üzere yeni ve çeşitli finansal yöntemlerin de etkili olduğu söylenebilir.When an individual makes personal savings, he not only gains financial security
but also contributes to investments that create the dynamics of growth in the country's
economy. On the other hand, the borrowing opportunities of individuals are an
important factor in the investment opportunity and diversity required for the national
economy. In this respect, individuals' savings and debt behaviors play an important role
in determining their savings tendencies and consumption patterns. In addition, savings
and debt behaviors can be affected by various factors such as socioeconomic,
demographic, and cultural structures of households. Banks, which constitute one of the
most important building blocks in the financial system, which is the main meeting point
of fund supply and demanders, offer various financial products and services to
individuals. It is thought that digital banking, which has become one of the constant
parts of the banking system in the last few decades with technological innovations, may
have various effects on individuals' savings and debt behaviors along with other factors
mentioned. In this context, this study aims to investigate the effects of digital banking
on savings and debt behaviors. For this purpose, analysis was made for the Turkey
sample using the 2017 Global Findex dataset and logit model. Considering the
important findings of the study, it is understood that digital banking is effective on
almost all savings/debt and savings/debt sub-options. Thus, it can be said that new and
various financial methods, especially digital banking, are effective on household savings
and debt behaviors as well as other related factors
Elektrokardiyografik Sinyallerin Sınıflandırılması İçin Farklı Öğrenme Algoritmaları Kullanılarak Eğitilmiş Yapay Sinir Ağı Modelinin Tasarlanması
An artificial neural network model trained by using various learning algorithms is designed to classify the electrocardiographic signals in this study. The model of artificial neural network is constructed on the structure consisting of a multilayered perceptron based on the feed forward back propagation. A data pool is built by using a dataset consists of 66 electrocardiographic data’s taken from the MIT BIH arrhythmia database to perform the training and testing processes of artificial neural network model. The training process of artificial neural network model is performed with 46 electrocardiographic data and then the accuracy of the model is tested via 20 electrocardiographic data. The artificial neural network is trained by 3 different learning algorithms to achieve a robust model. The performance of the learning algorithms used for training the model of the artificial neural network is evaluated according to percentage error. It illustrates that the artificial neural network model trained by Levenberg–Marquardt learning algorithm obtains the better classification result than other learning algorithms. The proposed artificial neural network model can be successfully used to classify the electrocardiographic signals
Synergistic Coupling of High Capacity Li1.2Mn0.54Ni0.13Co0.13O2 and High Voltage LiMn1.6Ni0.4O4 Lithium-Ion Battery Cathodes
Manganese-based cathode materials are good alternatives to nickel-based layered cathodes in lithium-ion batteries due to the much cheaper cost of manganese ores. Coprecipitation is a popular method to produce precursor materials for lithium-ion batteries since its versatility enables the synthesis of a wide range of compositions with various architectures. In this study, spherical 2-mu m to 4-mu m-diameter binary Mn0.8Ni0.2CO3 and ternary Mn4/6Ni1/6Co1/6CO3 precursor materials were synthesized by tuning synthesis conditions including temperature, feeding mode and reagent quantity. The binary and ternary precursor materials were mixed and reacted with Li2CO3 at 800 degrees C to obtain LiMn1.6Ni0.4O4 and Li1.2Mn0.54Ni0.13Co0.13O2 cathode materials, respectively. LiMn1.6Ni0.4O4 had a discharge capacity of 132 mAh g(-1) and exhibited excellent cycle life and voltage retention. On the other hand, 221 mAh g(-1) discharge capacity was achieved with Li1.2Mn0.54Ni0.13Co0.13O2 , but it showed a fast capacity and voltage decay. A hybrid electrode made of 50:50 wt% of both cathodes yielded 166 mAh g(-1) capacity and 3.95 V average discharge voltage with much reduced voltage decay and capacity fading rate, thereby mitigating each other's weakness in the process.Q3WOS:00073711070000
Turizm Nöropazarlamasında Bilişsel Aktivite Ölçüm Yöntemlerinin Kullanımına Yönelik Bir Betimsel Analiz
Turizm genellikle soyut kavramlar üzerine pazarlama faaliyetlerini gösteren bir endüstridir. Ancak
geleneksel pazarlama araştırmaları tüketicilerin bilinç düzeyinde verdiği cevaplar üzerine kurgulanmakta ve bu durum yanıltıcı sonuçlar elde edilmesine neden olabilir. Nöropazarlama ise tüketicilerin genişletilmiş ve yüksek doğruluklu bir bakış açısıyla değerlendirilmesine olanak sağlar. Bu çalışmanın amacı turizm alanında nöropazarlama araştırmalarında bilişsel aktivitelerin ölçülmesine yönelik veri sağlayan Elektroensefelografi (EEG) ve fonksiyonel yakın kızıl ötesi spektroskopisi (fNIRS) yöntemlerinin uygulama alanlarını değerlendirilmesidir. Bu bağlamda nitel araştırma yöntemlerinden betimsel analiz yapılarak veriler raporlanmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre EEG ve fNIRS yöntemleri pazarlama çalışmalarında kullanım sayısı artış göstermekle beraber yüksek maliyet, zaman ve mekân gibi kısıtlarından dolayı turizm alanında son derece az tercih edilmektedir. Bununla birlikte turizm alanında yapılacak nöropazarlama çalışmalarındaki artış pazarlama faaliyetlerine ve tüketicilere geniş bir bakış açısı sağlayabili
Preparation and application studies of new phthalocyanine derivates that can be used as photosensitizers in photodynamic therapy
Günümüzde kanser hastalıkları, hücrelerin kontrolsüz bölünüp çoğalmasından ileri
gelen, hatta insan yaşamı üzerinde ölümcül sonuçlara yol açan en büyük sağlık
sorunlarının başında gelmektedir. Kanser hastalığının tedavi yöntemleri arasında klasik
tedavi yöntemleri çeşitli yan etkilere sahiptirler. Klasik tedavi yöntemlerine alternatif olan
fotodinamik terapi yöntemi (PDT) zararlı etkileri olmadığı gibi çeşitli avantajlara da sahip
bir anti-kanser tedavi yöntemidir. Fotodinamik terapi yöntemi tek başına uygulanabildiği
gibi, kemoterapi ve radyoterapi gibi çeşitli tedavi yöntemleriyle birlikte de kullanılabilir.
Fotodinamik terapinin avantajlarından en önemlisi uygulamanın sağlıklı doku ve hücrelere
zarar vermeden tedavi için tekrarlanabilir olmasıdır. Fotodinamik terapide en çok
kullanılan ve en etkili fotosensörler porfirin, klorin ve ftalosiyanin bileşikleridir.
Ftalosiyaninler, kimyasal ve fiziksel yapıları, termal kararlılıkları ve uygun dalga
boyundaki ışık absorbsorlama vb. özelliklerinden dolayı ideal fotosensör özelliğini
taşımaktadır. Bunun yanı sıra ftalosiyaninlerin çözünürlük ve agregasyon sorunları bu
fotosensörlerin uygulamalarını sınırlamaktadır. Bu yüzden ftalosiyanin temelli PDT
uygulamalarının etkisini artırmak için yeni ftalosiyanin türevlerinin sentezine ihtiyaç
vardır.
ii
Bu açıdan, bu tez çalışmasında farklı imidazol grupları içeren ve suda çözünen yeni
ftalosiyanin türevleri sentezlenmiş ve hem imidazol gruplarının hem de merkez metal
atomu magnezyum olan ftalosiyaninlerin fotodinamik kanser terapi uygulamalarına etkisi
araştırılmıştır. Yeni suda çözünen magnezyum ftalosiyanin türevlerinin fotodinamik terapi
potansiyeli akciğer kanseri üzerinde incelenmiştirToday, cancer diseases are one of the biggest health problems arising from the
uncontrolled division and proliferation of cells, and even leading to fatal consequences on
human life. Among the treatment methods of cancer, classical treatment methods have
various side effects. Photodynamic therapy method (PDT), which is an alternative to
classical treatment methods, is an anti-cancer treatment method that has various advantages
as well as has no harmful effects. Photodynamic therapy can be used alone or in
combination with various treatment methods such as chemotherapy and radiotherapy. The
most important advantage of photodynamic therapy is that the application can be repeated
for treatment without damaging healthy tissues and cells. The most widely used and most
effective photosensors in photodynamic therapy are porphyrin, chlorine and
phthalocyanine compounds. Phthalocyanines, chemical and physical structures, thermal
stability and light absorption at the appropriate wavelength, etc. Due to its properties, it has
the ideal photosensor feature. In addition, the solubility and aggregation problems of
phthalocyanines limit the applications of these photosensitizers. Therefore, synthesis of
new phthalocyanine derivatives is needed to increase the effectiveness of phthalocyaninebased PDT applications.
In this respect, in this thesis, new water-soluble phthalocyanine derivatives
containing different imidazole groups were synthesized and the effects of both imidazole
iv
groups and phthalocyanines with magnesium central metal atom on photodynamic cancer
therapy applications were investigated. The photodynamic therapy potential of novel
water-soluble magnesium phthalocyanine derivatives on lung cancer was investigated
An optimized surrogate model using differential evolution algorithm for computing parameters of antennas
In this study, a method based on surrogate model (SM) for computational analysis of antenna parameters such as the resonant frequency (RF) and bandwidth (BW) is presented. Moreover, it is attempted to optimize the SM using evolutionary optimization algorithms in order to further improve the accuracy
of the SM. In the conventional computational approaches, the weighting vectors of the SM have been analytically determined. We have optimally achieved the weighting vectors of the SM through differential evolution (DE) and particle swarm optimization (PSO) algorithms. The capabilities of the algorithms
are hereby compared with each other. The methodology is applied to the analysis of rectangular microstrip antenna (RMA), including a number of 33 measured RMAs with different geometrical and electrical parameters. From the total number of RMAs, 27 and 6 RMAs are, respectively, used in the construction and the test of the SM. Furthermore, the SM is verified through a comparison with the literature in terms of total absolute errors (TAEs). The results show that the SM with DE computes the most accurate RF and BW with the TAEs of 0.0099 GHz and 0.131%, respectively. The accuracy of the SM is further raised by 78%, thanks to the optimization of SM with DE. Therefore, a novel computational analysis method based on SM is implemented to computation of an antenna parameter with higher accuracy, and SM is successfully optimized by DE. The proposed method is able to easily implement to the stringent engineering problems based on simulated or measured data for computer-aided design (CAD).Q3WOS:00069285050000
Bibliometric analysis of thesis studies in the field of neuromarketing (2012-2022)
Tüketici davranışları hakkındaki bilimsel araştırmalar için kullanılan
nöropazarlama geleneksel tekniklere alternatif arayan bir yöntemdir. Araştırmanın
amacı nöropazarlama konusunun alan yazındaki yeri ve Türkiye’de nöropazarlama
alanında yazılmış olan tezlerin bibliyometrik analiz ile incelenerek üniversitelerde
nöropazarlama alanında yapılan çalışmalarda mevcut durumun ortaya konulmasıdır.
Bu amaçla ülkemizde konu ile ilgili yazılan 134 adet tez çalışması incelenmiştir.
Elde edilen veriler bibliyometrik inceleme ile sayısallaştırılmıştır. Yapılan analiz
neticesinde nöropazarlama alanında yazılan tezlerin en çok 2019 yılında tamamlandığı,
bu alana ilginin yıllara göre giderek azaldığı, tezlerin büyük bir kısmının Türkçe ve
yüksek lisans tezi olduğu, en fazla tez yazılan üniversitenin Üsküdar Üniversitesi, en
çok kullanılan yöntemin EEG ve Eye tracking yöntemi olduğu görülmüştür.Neuromarketing, which is used for scientific research on consumer behavior, is a
method that seeks an alternative to traditional techniques. The aim of the research is the
place of neuromarketing in the literatüre and is to examine the theses written in the field
of neuromarketing in Turkey with bibliometric analysis and to reveal the current
situation in the studies carried out in the field of neuromarketing in universities.
For this purpose, 134 theses written on the subject in our country were
examined. Obtained data were digitized by bibliometric analysis. As a result of the
analysis, the most of the theses written in the field of neuromarketing were completed in
2019, the interest in this field has gradually decreased over the years, and most of the
theses are in Turkish and master’s thesis. Üsküdar University was the university where
the most theses were written, and the most used method was EEG and Eye tracking
Reversible Gk-codes with applications to DNA codes
In this paper, we give a matrix construction method for designing DNA codes that come from group matrix rings. We show that with our construction one can obtain reversible G(k)-codes of length kn, where k, n is an element of N, over the finite commutative Frobenius ring R. We employ our construction method to obtain many DNA codes over F-4 that satisfy the Hamming distance, the reverse, the reverse-complement and the fixed GC-content constraints. Moreover, we improve many lower bounds on the sizes of some known DNA codes and we also give new lower bounds on the sizes of DNA codes of lengths 48, 56, 60, 64 and 72 for some fixed values of the Hamming distanceQ30008154705000012-s2.0-8513268997
Investigation of the combustion characteristics of boron derivative additive fuels in different design combustion systems
Bu yüksek lisans tez çalışmasında farklı yakma sistemlerinde saf ve karışımlı yakıt
kullanımının yanma performansı ve emisyonlar üzerindeki etkileri deneysel olarak
incelenmiştir. Saf yakıt olarak benzin ve trietil borat (TEB), karışımlı yakıt olarak benzinTEB kullanılmıştır. Deneylerde oksitleyici olarak hava ve ozonun kullanımının etkileri de
incelenmiştir. Çalışmanın deneysel kısmını; yakıtların damlacık boyutunda yanma
deneyleri, kanal boyunca yakıtların yanma deneyleri, Meker-Fisher beki ve imalatı
gerçekleştirilen farklı özelliklere sahip beklerdeki yanma deneyleri oluşturmaktadır.
Çalışmanın damlacık deneyleri kısmında; saf ve karışımlı yakıtlar için damlacık boyutunda
atomizasyon davranışlarının incelemesi, zamana bağlı damlacık sıcaklık değişimi, tutuşma
gecikmesi, yanma süresi, damlacık çap değişimi ve yakıtların yanma davranışlarının tespiti
gerçekleştirilmiştir. Damlacık deneylerinde TEB’in yüzde kütlece karışım oranları için
%0TEB, %20TEB, %40TEB, %60TEB, %80TEB ve %100TEB ile kullanım testleri
yapılmış, yakıtlarının damlacık boyutunda davranışı incelenmiştir. Testlerin kanal akışı
yanma deneyleri kısmında, saf ve karışımlı yakıtlar için kanal akışı boyunca alev ilerleyişi,
alev kemilüminansı ve yanma hızları gözlemlenmiştir. Kanal akışı yanma deneylerinde
%0TEB ve %100TEB yakıtları için akış boyu yanma davranışı karşılaştırılarak
incelenmiştir. Bek deneylerinde %0TEB, %5TEB, %15TEB, %25TEB yakıt karışımları için
yanma davranışı, sıcaklık değişimi ve emisyon oluşumları araştırılmıştır. Bek deneyleri için
CORET-1, CORET-2, CORET-3, CORET-4 beklerinin imalatı gerçekleştirilmiş ve MekerFisher beki ile yanma performansları detaylı olarak karşılaştırılmıştır. Deneysel çalışmada
oksitleyici olarak hava ve ozon kullanımı, oksitleyici giriş sayısı, farklı debilerde yakıt gönderimi ve beklerin çap değişimlerinin yanma performansına ve emisyon üzerindeki etkisi tez kapsamında deneysel olarak araştırılmıştır. Genel sonuç olarak yakma sistemlerinde, benzine göre saf TEB ve TEB-benzin karışımı kullanımının yanma performans parametrelerini arttırdığı ve emisyonları azalttığı gözlenmiştir. Tüm yakma test düzeneklerinde elde edilen sonuçlar ve gözlemler, incelenen yakıtlar için detaylı bir şekilde karşılaştırılarak verilmiş ve yorumlanmıştır
Nesnelerin İnterneti Teknolojisinin Muhasebe ve Denetim Sürecine Etkisi ve Muhtemel Riskler
Amaç –Bilgisayar ve İnternet bilgi için geçmişte insana bağlı olmuştur. Nesnelerin İnterneti kavramıile birlikte bu konuda insana bağlılık azalmaktadır. İşletmelerde kullanımı her geçen gün artan bu teknoloji, verimliliği arttırdığı gibi muhasebe ve denetim süreci üzerinde de olumlu etkilere sahiptir. Her yenilikte olduğu gibi bu teknoloji ile birlikte olumlu etkilerin yanı sıra yeni riskler de ortaya çıkmaktadır. Bu çalışmanın amacı, Nesnelerin İnterneti teknolojisinin kapsamlı bir doküman ve içerik analizini yaparak muhasebe ve denetim sürecine etkilerini tespit etmek ve ortaya çıkardığı riskleri belirleyerek çözüm önerileri sunmaktır.Yöntem –Bu çalışmada, literatürde yer alan ikincil veri kaynakları kullanılarak doküman analizi ve içerik analizi olarak ifade edilen nitel araştırma yöntemleri aracılığıyla analiz yapılmıştır.Bulgular –Çalışma bulgularımıza göre Nesnelerin İnterneti teknolojisinin; gerçek zamanlı kayıt, kayıt hatalarını azaltma, maliyet yönetimini iyileştirme, dijital raporlamaya imkân verme, denetçilerin kanıt toplama faaliyetlerini kolaylaştırma ve stok denetimini kolaylaştırma gibi olumlu etkilerinin yanı sıra veri analizi, maliyetler ve siber güvenlik gibi sorunları da vardır. Tartışma –Blok Zinciri, Metaverse ve Web 3.0 gibi teknolojiler ile Nesnelerin İnterneti kavramı yeni bir boyuta geçmekte ve insana olan ihtiyaç azalmakta olsa da doğru kararlar için insana ait beş duyuya her zaman ihtiyaç olacağı düşünülmekted