Karabük University Institutional Repository
Not a member yet
14676 research outputs found
Sort by
Determination of strength of corner joints of furniture elements reinforced with fiber fabrics
Bu çalışmada, t tipi mobilya köşe birleştirmeleri için kayın ve meşe ahşap malzemelerinden parçalar hazırlanmış ve birleştirme işlemlerinde geleneksel tekniklerle modern güçlendirme yöntemleri birleştirilmiştir. Ahşap parçaların birleştirilmesinde, meşe, zeytin, kestane ve kayın gibi doğal ahşap türlerinden üretilen kavlelalar kullanılmıştır. Birleştirme işlemi, kavlelalı birleştirme tekniği ile yapılmış ve bu tekniği desteklemek amacıyla epoksi, PVA ve poliüretan (PU) tutkalları kullanılmıştır.
Ahşap parçaların birleşim yerlerine takviye amaçlı aramid, karbon ve aramid-karbon karışımından oluşan fiber kumaşlar yerleştirilmiştir. Bu takviye, birleştirmenin mekanik dayanımını artırarak, mobilya parçalarının mukavemetini güçlendirmeyi hedeflemiştir. Takviye malzemelerinin, mukavemet açıdan birleşim yerlerine nasıl katkı sağladığı da detaylı bir şekilde incelenmiştir.
Çalışmanın ilerleyen aşamalarında, elde edilen birleştirmenin mekanik performansı çeşitli testlerle değerlendirilmiştir. Çekme dayanımı, basma dayanımı, birleştirme elastikiyeti ve moment etkisi gibi mekanik özellikler test edilerek, kullanılan malzemelerin ve tekniklerin etkinliği analiz edilmiştir. Bu testler, önerilen birleştirme yönteminin sağlamlık ve dayanıklılık açısından ne ölçüde başarılı olduğunu belirlemek amacıyla yapılmıştır.
Sonuç olarak, kayın ve meşe gibi dayanıklı ahşap türlerinin kavlelalı birleştirme tekniği ile güçlendirilmesi, mobilya üretiminde daha dayanıklı ve uzun ömürlü parçalar elde edilmesini sağlamaktadır. Fiber takviyelerin kullanımı, özellikle ahşabın mekanik özelliklerini iyileştiren bir yaklaşım olarak önerilmektedir. Bu çalışma, mobilya tasarımı ve üretiminde yenilikçi tekniklerin uygulanmasına olanak tanıyacak önemli veriler sunmaktadır.This study focuses on the preparation of wood components for T-joint furniture corner joints using ash and beech wood materials, employing traditional techniques alongside modern reinforcement methods. The joints were made using dowels made from different types of wood, including oak, olive, chestnut, and beech. The joints were constructed using the doweling technique, which was supported using epoxy, PVA, and polyurethane (PU) adhesives.
To enhance the joint’s mechanical properties, reinforcement was applied to the joining surfaces using fiber fabrics made of aramid, carbon, and aramid-carbon composites. This reinforcement aimed to improve the joint’s strength, ensuring higher mechanical resistance and durability. The contribution of these reinforcement materials to the aesthetics and functionality of the joint was also thoroughly examined.
In the subsequent phases of the study, the mechanical performance of the assembled joints was evaluated through various tests. Tensile strength, compressive strength, joint elasticity, and moment resistance were tested to assess the effectiveness of the materials and techniques used. These tests aimed to determine how successful the proposed joining method was in terms of durability and strength.
As a result, the use of durable woods such as beech and ash combined with the doweling technique has proven to produce more robust and long-lasting components for furniture production. The application of fiber reinforcements, particularly in improving the mechanical properties of the wood, is proposed as an innovative approach. This study provides valuable data for applying modern techniques in furniture design and production
Beş bantlı (0,9, 1,8, 2,4, 3,6 ve 5,8 GHz) RF enerji hasat sisteminin tasarımı
Considering the advancements in electronics, it is essential to explore the notion of collecting radio wave frequencies and transforming them into electrical energy for low-power applications. Numerous challenges persist for these systems, including the accessibility of the frequency band for harvesting, the efficacy of the engineered antenna, the power divider utilized for segmenting the incoming frequency band, the nature of the rectifier, and its compatibility with the impedance matching circuit. A miniaturized, innovative bio-inspired printed monopole antenna has been developed to support a diverse array of applications, including radio navigation. The antenna uses a truncated ground plane approach, resulting in an ultra-wideband bandwidth and a gain of 5 dBi at its highest point. The antenna's size reduction is proportional and equitable due to the patch geometry's leaf-shaped design. It has a fractional bandwidth of 115.43% for frequencies between 0.85 and 6 GHz and a radiation efficiency of 78% to 97. The antenna's VSWR is 1 to 1.7, and its ultra-wide
bandwidth is 8 GHz. The wideband antenna collects radio frequency signals, which a power divider distributes to a number of rectifiers. We use two integrated circuits (ICs): the EP2RKU+ (2-way divider) and the EP4RKU+ (4-way divider). Combining these two ICs creates a 5-way power divider, enabling a single antenna to feed five rectifiers, each tuned to different frequencies (0.9, 1.8, 2.4, 3.6, 5.8) GHz. In addition, this thesis discusses the creation and assessment of a penta-band Dickson rectifier that incorporates a penta-band pi impedance matching network. The rectifier design enhances resonances at frequencies of 0.9, 1.8, 2.4, 3.6, and 5.8 GHz. The rectifier results achieve peak efficiency values of 77.43% at 900 MHz, 74.84% at 1800 MHz, 71.96% at 2.4 GHz, 66.68% at 3.6 GHz, and 40.5% at 5.8 GHz, and total efficiency values of 92.43%. The newly created rectifier is capable of efficiently harvesting ambient radio frequency energy over a variety of frequency bands, making it useful for a broad variety of low-power solutions. Simulation results obtained using CST Microwave Studio 2024 and Advanced Design System 2024 evaluated the performance of the designed and built model and compared it with previous research. This thesis develops a holistic solution that enables us to capture broad-spectrum radio waves, used in mobile communications and energy harvesting. The subsystems of the proposed solution were individually designed, manufactured, and tested, and their performance was compared with other studies in literature.Elektronik teknolojilerdeki ilerlemeleri göz önünde bulundurursak, atmosferde yayınan radyo frekans sinyalleri absorbe ederek ve düşük güçlü uygulamalar için elektrik enerjisine dönüştürme fikri önem kazanmaktadır. Bu sistemler için, bir frekans bandının hasat edilmesi için erişilebilirliği, mühendislik tasarımı bir antenin etkinliği, gelen frekans bandını ayırmak için kullanılan güç bölücü, doğrultucunun karakteristiği ve empedans uyum devresi ile uyumluluğu dahil olmak üzere birçok zorluk ortaya çıkmaktadır. Minyatürize edilmiş, yenilikçi biyomimetik baskılı monopole anten, radyo frekans dağılımı da dahil olmak üzere çeşitli uygulamaları desteklemek için geliştirilmiştir. Bu çalışmada tasarlanan anten, kesilmiş bir zemin düzlemi yaklaşımını kullanarak ultra geniş bant elde edilmekte ve en merkez frekans noktasında 5 dBi kazanç sağlamaktadır. Anten boyutunun küçülmesi, yama geometrisinin yaprak şeklindeki tasarımı nedeniyle orantılı ve kabul edilebilir bir verime ulaşılmıştır. 0.85 ile 6 GHz arasındaki frekanslar için %115.43'lük bir oransal
bant genişliğine ve %78 ile %97 arasında bir ışıma verimliliğine sahiptir. Antenin VSWR'si 1'e 1.7 ve bant genişliği 8 GHz'dir. Geniş bant anten, radyo frekansı sinyallerini toplarken, bir güç bölücü bunları bir dizi doğrultucuya dağıtması gerekmektedir. Bunu sağlamak için iki entegre devre kullanılmıştır: EP2RKU+ (2 yollu bölücü) ve EP4RKU+ (4-yollu bölücü). Bu iki entegre devreyi birleştirmek, tek bir antenin her biri farklı frekanslara ayarlanmış beş doğrultucuya besleme yapmasını sağlayan 5 yollu bir güç bölücü oluşturmayı sağlamıştır. (0.9, 1.8, 2.4, 3.6, and 5.8) GHz. Ayrıca, bu tez kapsamında, beş bantlı bir pi empedans eşleme ağı içeren beş bantlı bir Dickson doğrultucusunun oluşturulması ve analizi yapılmıştır. Doğrultucu tasarımı, 0.9, 1.8, 2.4, 3.6 ve 5.8 GHz frekanslarında rezonansları artırmaktadır. Tasarımın sonucunda elde edilen değerler sırasıyla, 900 MHz'de %77.43, 1800 MHz'de %74.84, 2.4 GHz'de %71.96, 3.6 GHz'de %66.68 ve 5.8 GHz'de %40.5'lik pik verimlilik değerleri ve toplam %92.43 verimlilik değerleri elde edilmiştir. Yeni oluşturulan doğrultucu, çeşitli frekans bantlarında ortam radyo frekansı enerjisini verimli bir şekilde toplayabilme yeteneğine sahip olduğundan düşük güçlü enerji hasatlama sistemi için kullanışlı hale getirmektedir. CST Microwave Studio 2024 ve Advanced Design System 2024 kullanarak elde edilen simülasyon sonuçları sayesinde tasarlanan ve üretilen modelin performansını değerlendirildi ve önceki araştırmalarla karşılaştırıldı. Bu tez çalışması ile, mobil haberleşmede kullanılan radyo dalgalarının geniş spektrumda yakalamayı ve enerji hasatlamayı mümkün hale getiren bir bütünsel çözüm üretilmiştir. Önerilen çözümün alt sistemleri tek tek tasarlanmış, üretilmiş, test edilmiş ve performansları literatürdeki diğer çalışmalarla karşılaştırılmıştır
Thermomechanical free vibration buckling of FG graphene-reinforced doubly-curved sandwich shells
This study explores the thermomechanical free vibration and buckling behavior of doubly-curved sandwich shell structures with a core of FG graphene-reinforced foam and metal or ceramic face layers. Using Hamilton's principle and a Navier-type solution method, the governing equations and boundary conditions for simply supported, functionally graded doubly-curved shells are derived. The numerical results are validated through comparison with existing literature. The analysis focuses on the effects of the material grading index, foam void ratio, graphene volume fraction, side-to-thickness ratio, and temperature variations. Notably, it was observed that as R1 increases from α to 10α, the buckling temperature significantly decreases, highlighting a reduction in thermal stability with increasing radii or inverse correlation between R1 and R2. These findings reveal unexpected thermal instability trends that could influence future design considerations for high-temperature applications. This study provides novel insights into the thermomechanical behavior of advanced sandwich structures, offering valuable contributions to the field in light of evolving technological needs
N=50 ve N=82 kapalı kabuk çekirdeklerde beta bozunmasının mikroskobik analizi
We have performed the microscopic calculation of beta (β) decay properties for some of the waiting point species with neutron-closed magic shells 50 and 82. The allowed Gamow-Teller (GT) and first-forbidden (FF) transitions were simulated using a Schematic Model (SM) for waiting-point 50 and 82 isotones in the framework of a proton-neutron quasi-particle random phase approximation (pn-QRPA). The Woods-Saxon (WS) potential basis has been used in our calculations. The relativistic beta moment matrix elements in the first-forbidden ∆J = 0 (rank 0) and ∆J = 1 (rank 1) transitions have been calculated directly without any assumption. Also, the β transition probabilities of rank 0 and rank 1 transitions have been performed within the ξ-approximation. The pn-QRPA (WS) has been utilized in both the particle-hole (ph) and particle-particle (pp) channels in the SM. We solved the secular equations of the GT and FF transitions for eigenvalues and eigenfunctions of the corresponding Hamiltonians. A spherical shape was assigned to each waiting-point nucleus in all
simulations. this study marks the first time that β-decay analysis has been applied to certain nuclei, including ^82 〖Ge〗_50,^83 〖As〗_50,^84 〖Se〗_50,^85 〖Br〗_50,and ^87 〖Rb〗_50 with (N=50 isotones) and ^132 〖Sn〗_82,^133 〖Sb〗_82,^134 〖Te〗_82,^135 I_82,and ^137 〖Cs〗_82 with (N=82 isotones). Since there had been no prior theoretical research on these nuclei, this work is a unique addition to the field. We have compared our results with the previous calculations and measured data, and our calculations are in good agreement with the experimental data and the other theoretical results.Bu çalışmada, nötron sayısı N=50 ve 82 olan bazı bekleme noktası izotonları için beta (β) bozunumu özellikleri mikroskobik düzeyde incelenmiştir. İzinli Gamow-Teller (GT) ve birinci yasaklı (FF) geçişler, proton-nötron kuazi-parçacık rastgele faz yaklaşımı (pn-QRPA) çerçevesinde, Woods-Saxon (WS) potansiyeli kullanılarak Şematik Model (ŞM) ile hesaplanmıştır. Birinci yasaklı beta geçişlerinde rölativistik beta moment matris elemanları doğrudan herhangi bir varsayım yapılmadan hesaplanmıştır. Ayrıca, birinci yasaklı ∆J = 0 ve ∆J = 1 geçişlerine ait geçiş olasılıkları ξ-yaklaşımı kapsamında değerlendirilmiştir. Hesaplamalar, parçacık-delik (ph) ve parçacık-parçacık (pp) etkileşim kanallarını içerecek şekilde gerçekleştirilmiş ve ilgili seküler denklemler çözülerek özdeğerler ve özfonksiyonlar bulunmuştur. Çalışma kapsamında, daha önce kuramsal hesaplaması bulunmayan ^82 〖Ge〗_50,^83 〖As〗_50,^84 〖Se〗_50,^85 〖Br〗_50,ve ^87 〖Rb〗_50 (N=50 izotonları) ile ^132 〖Sn〗_82,^133 〖Sb〗_82,^134 〖Te〗_82,^135 I_82,ve ^137 〖Cs〗_82 (N=82 izotonları) çekirdeklerine
yönelik ilk kez detaylı beta bozunumu analizleri gerçekleştirilmiştir. Elde edilen bulgular, deneysel veriler ve literatürdeki diğer kuramsal sonuçlarla karşılaştırılmış ve yüksek düzeyde uyum sağladığı görülmüştür
Bazı sonlu halkalar üzerindeki eğik devirli kodlar
In this thesis we study skew cyclic codes over some finite fields. These rings are F_2+uF_2 with u^2=0, Z_4+vZ_4 and F_4+vF_4 with v^2=v, respectively. We first introduced the fundamental definitions and theories that are related to the ring theory and field theory and needed in our thesis. Then we covered the basic ideas and theories of linear and cyclic codes. Also we analyzed the main definitions and some theories of linear and cyclic codes on their algebraic structure containing the Gray maps. We included examples from the literature and many references were used to support the research ideas. In this way, the ideas of chapters of the research were linked and collected.Bu tezde bazı sonlu alanlar üzerindeki çarpık döngüsel kodları inceliyoruz. Bu halkalar sırasıyla u^2=0 ile F_2+uF_2, v^2=v ile Z_4+vZ_4 ve F_4+vF_4 4'tür. Öncelikle halka teorisi ve alan teorisi ile ilgili olan ve tezimizde ihtiyaç duyulan temel tanım ve teorilere değindik. Daha sonra doğrusal ve döngüsel kodların temel fikir ve teorilerini ele aldık. Ayrıca doğrusal ve döngüsel kodların ana tanımlarını ve bazı teorilerini Gray haritalarını içeren cebirsel yapıları üzerinde analiz ettik. Literatürden örneklere yer verdik ve araştırma fikirlerini desteklemek için birçok referanstan yararlandık. Bu şekilde araştırmanın bölümlerindeki fikirler ilişkilendirildi ve toplandı
The impact of university students' critical thinking skills and information sharing behaviors on digital media literacy skills.
Bu çalışma, üniversite öğrencilerinin eleştirel düşünme becerileri ve bilgi paylaşım davranışlarının dijital medya okuryazarlık becerilerine etkisini incelemektedir. Dijital medya, bireylerin bilgiye erişim ve kullanma alışkanlıklarını değiştirmiş, bu durum ise eleştirel düşünme ve bilgi paylaşım davranışlarının önemini artırmıştır. Araştırmada, eleştirel düşünme becerileri ve bilgi paylaşım davranışlarının dijital medya okuryazarlık becerilerine katkısı araştırılmıştır. Araştırma, 2023-2024 akademik yılında farklı bölümlerde öğrenim gören 301 üniversite öğrencisi üzerinde yürütülmüştür. Bu araştırmada nicel yöntemler kullanılmış olup, veri toplama sürecinde "Dijital Okuryazarlık Ölçeği", "Bilgi Paylaşma Davranışları Ölçeği" ve "Marmara Eleştirel Düşünme Eğilimleri Ölçeği" uygulanmıştır. Verilerin analizi SPSS programı ile gerçekleştirilmiş, elde edilen bulgular eleştirel düşünme becerilerinin dijital medya okuryazarlığı ile olumlu yönde ilişkili olduğunu ve bilgi paylaşım davranışlarının bu ilişkiye anlamlı bir katkı sağladığını ortaya koymuştur. Ayrıca, dijital medya okuryazarlığı seviyesinin, medya okuryazarlığı eğitimi almış olma durumuna göre istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık göstermediği tespit edilmiştir. Araştırma, üniversite öğrencilerinin dijital medya okuryazarlığını geliştirmek için eleştirel düşünme becerilerini güçlendirmelerinin önemli olduğunu ortaya koymaktadır. Araştırma sonucunda, eleştirel düşünme ve bilgi paylaşım davranışlarının, dijital medya okuryazarlık düzeylerindeki varyansın %50,6'sını açıkladığı belirlenmiştir. Bu sonuçlar, üniversite öğrencilerinin dijital medya okuryazarlığını geliştirmek için eleştirel düşünme becerilerini güçlendirmelerinin ve bilgi paylaşım süreçlerine aktif olarak katılmalarının önemini vurgulamaktadır. Bu sonuçlar, üniversite öğrencilerinin dijital medya okuryazarlığını geliştirmesinde eleştirel düşünme becerilerinin güçlendirilmesi ve aktif bilgi paylaşımının kritik rol oynadığını göstermektedir.This study examines the impact of university students' critical thinking skills and information sharing behaviors on their digital media literacy skills. Digital media has transformed individuals' habits of accessing and using information, thereby increasing the importance of critical thinking and information sharing behaviors. The research investigates the contribution of critical thinking skills and information sharing behaviors to digital media literacy skills. The study was conducted with 301 university students from different departments during the 2023-2024 academic year. Quantitative methods were used in this research, and during the data collection process, the "Digital Literacy Scale," "Information Sharing Behaviors Scale," and "Marmara Critical Thinking Tendencies Scale" were applied. Data analysis was performed using the SPSS program, and the findings revealed that critical thinking skills are positively related to digital media literacy and that information sharing behaviors significantly contribute to this relationship. Additionally, it was determined that the level of digital media literacy varies according to whether individuals have received training in media literacy. The research highlights the importance of strengthening critical thinking skills for improving university students' digital media literacy. As a result of the study, it was found that critical thinking and information sharing behaviors explained 50.6% of the variance in digital media literacy levels. These results emphasize the importance of strengthening critical thinking skills and actively participating in information sharing processes for improving university students' digital media literacy. These findings demonstrate that enhancing critical thinking skills and active information sharing play a critical role in developing university students' digital media literacy
Güneş enerji̇li̇ kombi̇ne soğutma, ısıtma ve güç si̇stemi̇ni̇n entegrasyonu ve performans anali̇zi̇: Li̇bya'da bi̇r alan çalışması
The increasing demand for sustainable and efficient energy systems, particularly in regions with abundant solar resources such as Libya, has underscored the need for innovative solutions to address energy shortages, reduce environmental impacts, and enhance energy security. This study proposes and evaluates a novel solar-powered Combined Cooling, Heating, and Power (CCHP) system, specifically tailored for Libya’s climatic and energy conditions. The importance of this research stems from Libya’s heavy reliance on fossil fuels for energy production, its underutilized solar potential, and the critical need for diversified, resilient energy systems capable of delivering continuous power, heating, and cooling simultaneously.
The originality of the present study lies in the integration of a regenerative Brayton cycle, powered exclusively by concentrated solar energy, with an absorption cooling subsystem and thermal recovery unit, forming a fully solar-driven CCHP configuration. Unlike previous works that primarily address conventional CCHP systems or hybrid renewable integrations, this research uniquely models the combined thermodynamic behavior of a solar-powered regenerative Brayton-ARS system under the real-world climatic conditions of Tripoli, Libya. A further distinctive contribution is the detailed exergy analysis performed at the component level, highlighting key areas of irreversibility and guiding potential system improvements.
The main findings of the simulation and performance analysis reveal that the system achieves a net electrical output of approximately 11,987 kW, along with a heating load of 5,523 kW and a cooling load of 6,816 kW. The overall CCHP energy efficiency reaches 83.67%, while the exergy efficiency stands at 45.59%, demonstrating effective energy utilization across all three energy forms. The electrical energy and exergy efficiencies are recorded at 41.23% and 43.42%, respectively, indicating the system’s strong capability to convert solar energy into high-quality electrical power. The coefficient of performance (COP) of the absorption refrigeration system is approximately 0.81, which is typical for single-effect LiBr-water absorption systems.
A detailed exergy destruction analysis showed that the solar receiver is the major contributor to system irreversibility, accounting for 45.33% of total exergy destruction. Other significant losses occur in the generator and heater components. The gas turbine and receiver exhibited high exergy efficiencies of 95.67% and 88.42%, respectively, highlighting their robust thermodynamic performance. Sensitivity analysis demonstrated that increasing the Brayton cycle pressure ratio improves net power output while slightly decreasing the heating and cooling loads.
Overall, the results confirm that the proposed system offers a highly efficient, sustainable, and regionally adapted solution for addressing Libya’s pressing energy challenges. The findings provide valuable insights for future large-scale solar CCHP deployments in similar arid and high-solar-potential regions.Özellikle Libya gibi bol güneş enerjisi kaynaklarına sahip bölgelerde sürdürülebilir ve verimli enerji sistemlerine yönelik artan talep, enerji kıtlığını gidermek, çevresel etkileri azaltmak ve enerji güvenliğini artırmak için yenilikçi çözümlere duyulan ihtiyacın altını çizmiştir. Bu çalışma, Libya'nın iklim ve enerji koşullarına özel olarak uyarlanmış, güneş enerjisiyle çalışan yeni bir Kombine Soğutma, Isıtma ve Güç (CCHP) sistemi önermekte ve değerlendirmektedir. Bu araştırmanın önemi, Libya'nın enerji üretimi için fosil yakıtlara olan aşırı bağımlılığından, yeterince kullanılmayan güneş enerjisi potansiyelinden ve aynı anda sürekli güç, ısıtma ve soğutma sağlayabilen çeşitlendirilmiş, esnek enerji sistemlerine olan kritik ihtiyaçtan kaynaklanmaktadır.
Bu çalışmanın özgünlüğü, yalnızca yoğunlaştırılmış güneş enerjisiyle çalışan rejeneratif bir Brayton çevriminin, bir soğurmalı soğutma alt sistemi ve termal geri kazanım ünitesi ile entegre edilerek tamamen güneş enerjisiyle çalışan bir CCHP konfigürasyonu oluşturmasında yatmaktadır. Öncelikle geleneksel CCHP sistemlerini veya hibrit yenilenebilir entegrasyonları ele alan önceki çalışmaların aksine, bu araştırma, Libya'nın Trablus kentinin gerçek iklim koşulları altında güneş enerjisiyle çalışan rejeneratif Brayton-ARS sisteminin birleşik termodinamik davranışını benzersiz bir şekilde modellemektedir. Diğer bir ayırt edici katkı, bileşen düzeyinde gerçekleştirilen ayrıntılı ekserji analizidir, tersinmezliğin kilit alanlarını vurgulamakta ve potansiyel sistem iyileştirmelerine rehberlik etmektedir.
Simülasyon ve performans analizinin ana bulguları, sistemin 5.523 kW ısıtma yükü ve 6.816 kW soğutma yükü ile birlikte yaklaşık 11.987 kW net elektrik çıkışı elde ettiğini ortaya koymaktadır. Genel CCHP enerji verimliliği %83,67'ye ulaşırken, ekserji verimliliği %45,59'dur ve üç enerji formunda da etkin enerji kullanımını göstermektedir. Elektrik enerjisi ve ekserji verimlilikleri sırasıyla %41,23 ve %43,42 olarak kaydedilmiştir, bu da sistemin güneş enerjisini yüksek kaliteli elektrik enerjisine dönüştürme konusundaki güçlü kabiliyetini göstermektedir. Absorpsiyonlu soğutma sisteminin performans katsayısı (COP) yaklaşık 0,81'dir ve bu değer tek etkili LiBr-su absorpsiyon sistemleri için tipiktir.
Detaylı bir ekserji yıkım analizi, güneş enerjisi alıcısının toplam ekserji yıkımının %45,33'ünü oluşturarak sistemin tersinmezliğine en büyük katkıyı yaptığını göstermiştir. Diğer önemli kayıplar jeneratör ve ısıtıcı bileşenlerinde meydana gelmektedir. Gaz türbini ve alıcı, sırasıyla %95,67 ve %88,42 gibi yüksek ekserji verimlilikleri sergileyerek sağlam termodinamik performanslarını vurgulamıştır. Hassasiyet analizi, Brayton çevrimi basınç oranının artırılmasının net güç çıkışını iyileştirirken ısıtma ve soğutma yüklerini hafifçe azalttığını göstermiştir.
Genel olarak sonuçlar, önerilen sistemin Libya'nın acil enerji sorunlarını ele almak için son derece verimli, sürdürülebilir ve bölgesel olarak uyarlanmış bir çözüm sunduğunu doğrulamaktadır. Bulgular, benzer kurak ve yüksek güneş potansiyeli olan bölgelerde gelecekteki büyük ölçekli güneş CCHP dağıtımları için değerli bilgiler sağlamaktadır
Ontario, Kanada’daki elektrikli araç şarj istasyonlarinin akilli şebeke kararliliği ve güç kalitesi üzerindeki etkisinin değerlendirilmesi: Bölgesel bir analiz
The proliferation of fast-charging infrastructure for electric vehicles (EVs) poses serious challenges to the power quality of distribution networks. Fast chargers are nonlinear loads, introducing harmonics, voltage distortion, and transformer overloading. Although the effects are typically modelled using MATLAB/Simulink software, they demonstrate limitations related to access and interactivity for general use.
This thesis presents an interactive, web-based simulation model using Python and Streamlit for evaluating the power quality impact of EV charging. The model simulates key issues such as total harmonic distortion (THD), voltage sag, and transformer overloading based on parameters defined by a user. In the absence of mitigation, simulated results show THD and voltage disturbances exceeding IEEE 519 limits.
To assess real-world conditions, data from an operational EV charging station with implemented mitigation strategies—such as filtering, load management, and renewable integration—was analyzed. Compared to the unmitigated model, real data demonstrated significantly lower harmonic levels and more stable voltage profiles.
The study highlights the gap between theoretical modelling and practical operation, emphasizing the effectiveness of mitigation strategies. The developed tool also serves as an educational and analytical platform for exploring EV-grid interactions and informing better infrastructure planning.Elektrikli araç (EV) hızlı şarj altyapısının hızla yaygınlaşması, dağıtım şebekelerinde güç kalitesi açısından önemli sorunlar ortaya çıkarmaktadır. Yüksek güçlü şarj cihazları, doğrusal olmayan yükler gibi davranarak harmonik bozulma yaratmakta, gerilim profilini bozmakta ve transformatörleri aşırı yüklemektedir. MATLAB/Simulink gibi araçlarla bu etkiler modellenebilse de, bu platformlar geniş kullanım için yeterince erişilebilir ve etkileşimli değildir.
Bu tezde, EV şarjının güç kalitesi üzerindeki etkilerini değerlendirmek amacıyla Python ve Streamlit kullanılarak geliştirilen etkileşimli bir web tabanlı simülasyon modeli sunulmuştur. Model, kullanıcı tanımlı parametrelere göre toplam harmonik bozulma (THD), gerilim çökmesi ve transformatör yüklenmesi gibi temel problemleri
simüle etmektedir. Önlem alınmayan senaryolarda, THD ve gerilim bozulmalarının IEEE 519 sınırlarını aştığı görülmüştür.
Gerçek koşulları değerlendirmek amacıyla, filtreleme, yük yönetimi ve yenilenebilir enerji entegrasyonu gibi önlemler uygulanan bir EV şarj istasyonundan elde edilen veriler analiz edilmiştir. Gerçek veriler, modele kıyasla daha düşük harmonik seviyeleri ve daha kararlı gerilim profilleri göstermiştir.
Çalışma, teorik modelleme ile pratik uygulama arasındaki farkı vurgulamakta ve alınan önlemlerin etkinliğini ortaya koymaktadır
The role of entrepreneurship and incubation centers in developing the entrepreneurship in Djibouti: the case of the leadership and entrepreneurship center (CLE)
Bu araştırma, Liderlik ve Girişimcilik Merkezi (CLE) örneği üzerinden girişimcilik ve kuluçka merkezlerinin girişimcilik ekosistemine katkılarını incelemektedir. Çalışma, literatür taramasının yanı sıra CLE’den alınan belgeler ve raporlar ile merkez yöneticileri ve girişimcilerle yapılan görüşmelerden elde edilen veriler ışığında şekillenmiştir. Ayrıca, CLE’nin açık ofis hizmetlerinden yararlanan 10 girişimciye yönelik bir anket uygulanarak girişimcilik motivasyonları, karşılaştıkları zorluklar, devlet desteklerine erişim ve CLE’nin sunduğu hizmetlere ilişkin memnuniyet düzeyleri değerlendirilmiştir.
Bulgular, CLE’nin girişimcilik ekosistemine sağladığı desteğin, girişimcilerin iş kurma süreçlerinde kritik bir rol oynadığını göstermektedir. Merkezin sunduğu ücretsiz açık ofis imkanları, eğitim programları, mentorluk ve altyapı hizmetleri, girişimcilerin başlangıç maliyetlerini düşürerek büyüme süreçlerini hızlandırmıştır. Özellikle teknoloji odaklı eğitim programlarının, yenilikçi fikirlerin hayata geçirilmesinde etkili olduğu tespit edilmiştir. Bununla birlikte, sermaye temini ve bürokratik engeller gibi sorunların girişimcilerin temel zorlukları arasında yer aldığı görülmektedir.
Sonuç olarak, CLE’nin sunduğu destekler girişimcilik ekosistemine önemli katkılar sağlamaktadır. Ancak, bu katkıların daha sürdürülebilir hale gelmesi için eğitim programlarının kapsamının genişletilmesi, finansmana erişim olanaklarının artırılması ve sektörel kümelenmelerin teşvik edilmesi gibi stratejik adımlar önerilmektedir
Manga is a great art and culture for Japan, selling millions of copies of comic books. Over time, this cultural comic book art has become known not only in Japan but all over the world and has managed to attract universal readers. It has been observed that this readership has also been formed in Turkey. This study is a study conducted to better understand the interest and thoughts of Turkish readers in Japanese manga in social and cultural dimensions.
The study directly investigates the preferences of Turkish readers. The genres they see as suitable for them and their favorite demographics were observed. The reasons for the increasing interest in manga in recent years have been analyzed. By conducting one-on-one interviews with readers, it is understood that when the main factors of manga on readers are discussed, it is understood that it provides serious imagination development, is highly appreciated and interesting in terms of artistic, visual, storytelling.
In this study, considering the answers given by Turkish manga readers, it is understood from the answers given that Japanese manga has left an impact on the lives of each of them. The reasons why Japanese manga is loved and found remarkable by Turkish readers have been further revealed and identified through these responses
Application of Blockchain Technology in Public Systems
Bu çalışma, blok zincir teknolojisinin kamu sistemlerinde uygulanabilirliğini ve bu uygulamanın kamu hizmetlerine sağlayabileceği potansiyel katkıları incelemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Blok zincir, merkeziyetsizlik, şeffaflık, veri güvenliği ve işlem hızını bir araya getiren yenilikçi bir teknoloji olarak, kamu yönetiminde karşılaşılan pek çok soruna çözüm sunma potansiyeline sahiptir. Çalışma, blok zincir teknolojisinin kamu sistemlerinde nasıl kullanılabileceğini değerlendirmek için literatür taraması, örnek olay analizi ve karşılaştırmalı yöntemlere dayanmaktadır.
Araştırma sürecinde, blok zincir tabanlı çözümlerin farklı sektörlerde ve sistemlerde sunduğu avantajlar genel hatlarıyla ele alınmıştır. Çalışma, kamu hizmetlerinde şeffaflığın artırılması, yolsuzluğun önlenmesi, veri güvenliğinin sağlanması ve bürokratik süreçlerin sadeleştirilmesi gibi konulara odaklanmıştır. Bunun yanı sıra, teknolojinin uygulanmasında karşılaşılan zorluklar, teknik altyapı eksiklikleri, yasal düzenleme ihtiyaçları ve toplumsal adaptasyon gibi başlıca sorunlar tespit edilmiştir.
Elde edilen bulgular, blok zincir teknolojisinin kamu yönetiminde önemli bir dönüşüm yaratma potansiyeline sahip olduğunu göstermektedir. Ancak, teknolojinin etkili bir şekilde kullanılabilmesi için çok yönlü bir yaklaşım gerekliliği vurgulanmıştır. Bu bağlamda, çalışmanın kamu yönetiminde teknolojik yeniliklerin uygulanabilirliği üzerine yapılacak gelecekteki araştırmalara katkı sağlaması hedeflenmektedir.This study was conducted to examine the applicability of blockchain technology in public systems and the potential contributions it could offer to public services. Blockchain, as an innovative technology that combines decentralization, transparency, data security, and transaction speed, has the potential to address many issues faced in public administration. The study is based on literature review, case study analysis, and comparative methods to evaluate how blockchain technology can be utilized in public systems.
During the research process, the advantages of blockchain-based solutions in various sectors and systems were broadly examined. The study focused on enhancing transparency in public services, preventing corruption, ensuring data security, and simplifying bureaucratic processes. Additionally, key challenges such as implementation difficulties, technical infrastructure deficiencies, legal regulation requirements, and societal adaptation were identified.
The findings indicate that blockchain technology has the potential to create a significant transformation in public administration. However, it has been emphasized that an effective use of this technology requires a multi-stakeholder approach. In this context, the study aims to contribute to future research on the applicability of technological innovations in public administration