Akdeniz Üniversitesi DSpace
Not a member yet
    6529 research outputs found

    Temsili demokrasi krizine çözüm olarak katılımcı demokrasi uygulamalarının uluslarüstü düzeyde incelenmesi: Avrupa Birliği örneği

    No full text
    Demokrasi, tarihsel süreç içinde teorik ve normatif boyutta farklı şekillerde ortaya çıkmış ve pratikte de farklı toplumlar tarafından farklı şekillerde uygulanmıştır. Demokrasinin "halkın kendi kendini yönetmesi" anlamındaki saf, ideal hali ve ilk ortaya çıkış formu olarak, Antik Yunan Atina doğrudan demokrasisi kabul edilegelmiştir. Ancak, ulus-devletlerin ortaya çıkmasıyla birlikte modern dönemde yapısal değişikliklere uğrayan doğrudan demokrasi, standart/varsayılan/verili (default) demokrasi modeli rolünü, temsili demokrasiye bırakmıştır. Artan nüfus ve genişleyen coğrafyalara sahip ulus devletler temelinde tanımlanan modern temsili demokrasi modeli; farklı iyi hayat anlayışları, dünya görüşleri ve çıkarları nedeniyle çatışan bireylerin, bir arada yaşamanın kurallarını saptama ve toplumsal sorunlara siyasal çözümler bulma amacıyla alacakları kararları belirlemedeki esas yol olmuştur. Bu demokrasi modeli, kararların halk tarafından seçilen temsilciler aracılığıyla alınmasını ve temsilcilerin de seçildikten sonra halkın çıkarlarına yönelik faaliyetlerde bulunmasını ifade etmektedir. Modern Batı toplumlarının yeni ve kaçınılmaz demokratik karar alma formu olarak ortaya çıkan ve bu işlevini uzun yıllar muhafaza eden temsili demokrasinin değeri ve işlevi noktasında; modern çağda yaşanan gelişmeler, teknolojik ilerlemeler, küreselleşme ve çokkültürlülük hareketleri neticesinde daha farklı, yeni ve karmaşık tartışma ve çatışmalar ortaya çıkmıştır. Bu doğrultuda; temsili demokrasinin sahip olduğu ilke ve kurumların, bu yeni tartışmalara ve çatışmalara yanıt verememeye başladığı, temsili demokrasinin kurumlarına ve karar alma mekanizmalarına olan güvenin sarsıldığı ve temsili demokrasiye karşı yoğun bir memnuniyetsizliğin oluştuğu ifade edilmeye başlanmıştır. Bu durum, "temsili demokrasi krizi" olarak adlandırılmakta ve son zamanlarda hem akademik literatürde hem de pratik ve kurumsal boyutta sıkça tartışılmaktadır. Bahsedilen krizi çözmeye yönelik en önemli ve değerli teorik, normatif ve pratik alternatif olarak da vatandaşların karar alma süreçlerine daha fazla (doğrudan) katılımını sağlayan katılımcı demokrasi araçları ve uygulamaları gösterilmektedir. Bunun yanı sıra temsili demokrasi krizi sadece ulus-devletler düzeyinde değil, başta Avrupa Birliği (AB) olmak üzere temsili demokrasi modelinin uygulandığı uluslarüstü yapılar düzeyinde de tartışılmakta ve kendini göstermektedir. Bu bağlamda, bu çalışma, temsili demokrasi modeli ve krizinin ulus-devlet düzeyinde ve uluslarüstü bir oluşum olan AB düzeyinde incelenmesini ve tartışılmasını kapsamaktadır. Çalışma, teorik ve analitik siyaset bilimi/felsefesi odaklı; nitel ve betimleyici bir çalışmadır. Bu kapsamda çalışmanın amacı, AB'nin "demokrasi açığı" olarak ifade edilen temsili demokrasi krizini hafifletmek ve demokratik meşruiyetini güçlendirmek amacıyla gerçekleştirdiği katılımcı demokrasi uygulamalarının incelenerek bir değerlendirmesini sunmaktır. Çalışmanın ana argümanı ise; temsili demokrasinin bir kriz içerisinde olduğunun teorik ve pratik boyutta kabul edilmesi durumunda bu krize çözüm olarak sunulan katılımcı demokrasi modelinin ve uygulamalarının, AB düzeyindeki demokrasi açığını gidermeye yönelik çok önemli çözümler üretmekle birlikte halen geliştirilmeye açık yönleri bulunduğudur

    Radyonüklitler için etkin doz hızı dönüşüm katsayılarının Monte Carlo yöntemi ile hesaplanması

    No full text
    Radyasyon uygulamalarında bireyleri radyasyonun olumsuz etkilerinden korumak öncelikle maruz kalınan radyasyon dozunun bilinmesini gerektirir. Yerinde ölçümler veya hesaplamalar yardımıyla yapılan bu doz tahminleri bireylerin güvenli doz limitleri dahilinde çalışıp çalışmadığına karar vermede önemlidir. Ancak organ dozu bazında ölçümler yapılamadığından, çoğu zaman süreç hesaplamalarla yürütülür. Bu tez kapsamında, bir Monte Carlo radyasyon taşıma kodu olan MCNP içerisinde voksel tabanlı bir tüm vücut modeli tanımlanarak insan bedenindeki radyasyon etkileşimleri simüle edilmiş ve fantomun 1 m uzağına yerleştirilen radyoaktif nokta bir kaynaktan yayımlanan fotonların her bir organ veya dokuda bıraktığı soğrulan dozlar belirlenmiştir. Vücut modeli olarak yetişkin referans erkek ve dişi fantomların kullanıldığı simülasyonlar sonucunda her iki fantoma ait elde edilen soğrulan organ dozları, ICRP Yayın 103 metodolojisine uygun olarak sırasıyla radyasyon ve doku ağırlık faktörleri ile çarpılıp önce eşdeğer organ dozuna ve ardından toplamlar alınarak etkin doza dönüştürülmüştür. Daha sonra hesaplanan etkin doz, kaynağın birim aktivitesine ve birim maruziyet süresine bölünerek ve ayrıca kaynak ile fantom arasındaki mesafeden de bağımsız hale getirilerek etkin doz hızı dönüşüm katsayısına dönüştürülmüştür. Simülasyonlar, fantomların 8 farklı yönelimi ve foton yayıcı 1179 farklı radyonüklit kaynak için gerçekleştirilmiş ve sonuçta her bir radyonüklit kaynağa ve kaynak yönelimine özgü etkin doz hızı dönüşüm katsayıları türetilmiştir. Tüm yönelim ve radyoizotoplar incelendiğinde, maksimum doza AP yöneliminde Cf-254 izotopunun, minimum doza ise RP yöneliminde Sm-251 izotopunun sebep olduğu gözlenmiştir. Elde edilen sonuçlar literatürdeki hava kerma hızı sabiti katsayılarıyla kıyaslandığında, vücut modeli üzerinden farklı kaynak yönelimleri için geliştirilen etkin doz hızı dönüşüm katsayılarının pratik uygulamalarda radyasyon alanında yer alan bir birey için radyasyon riskini daha gerçekçi bir şekilde temsil edeceği görülmüştür

    Antalya körfezi'nde yaşayan köpek balıklarının (Galeus melastomus, Squalus blainvillei, Etmopterus spinax ve Centrophorus) popülasyon dinamiği

    No full text
    Yapılan bu doktora tezinde Antalya Körfezinde dağılım gösteren dört köpek balığı türünün; üreme, yaş – gelişim, alansal ve zamansal dağılımları incelenmiştir. Bu çalışma söz konusu türlerin balıkçılık, yaşam öyküsü, dağılım özellikleri, üreme biyolojileri ve popülasyon dinamiklerinin bilinmesine odaklanmıştır. Veriler, 2016 ve 2019 tarihlerinde aylık olarak yapılan derin su trol çekimleriyle toplanmıştır. Çalışma sonuçları, türlerin tüm Antalya Körfezine, 300 m ile 1000 m derinlikleri aralığında dağıldıklarını göstermektedir. G. melastomus türünden 1821 birey, S. blainvillie türünden 236 birey E. spinax türünden 995 birey ve C. granulosus türünden 74 birey örneklenmiştir. Dört türde de uzunluk frekans dağılımları arasında fark bulunmamıştır. Sadece E. spinax türünde ortalama uzunluklar arasında cinsiyetlere göre bir fark bulunmuştur. G. melastomus ve E. spinax türlerinde olgun bireylerin özellikle 500 m stratumundan daha derinlerde bulunduğu, S. blainvillei türünün ise 600 m stratumundan daha derinlerde bulunmadığı görülmüştür. Derinlik arttıkça türlerin toplam uzunluklarının (TU) arttığı tespit edilmiştir. Diğer türlerin aksine, G. melastomus türünün yıl boyunca olgun bireylerinin olduğu tespit edildi. Ayrıca uzun üreme periyodu, yavaş büyümeyle beraber erkek bireylerin dişilere göre erken olgunlaşması gibi stratejiler sergilendiği görülmüştür. S. blainvillei türünün dorsal ışınından yapılan yaş incelemesinde uzun bir yaşam döngüsüne sahip olduğu (~26 yaş) ve dişi bireylerinin daha büyük toplam uzunluklara (~73 cm) erişebildiği ve geç olgunluk döngüsü ile avcılık faaliyetlerine karşı da çok hassas olduğu tespit edildi. Bu türler içerisinde sadece G. melastomus türünün dişi ve erkek bireylerinin negatif allometrik gelişim gösterdiği belirlendi. En az örneklenen C. granulosus türünün körfezin Batı – Doğu alanlarına ve 400 – 900 m stratumlarına dağıldığı belirlendi. En küçük olgun birey (~ 75 cm) olarak belirlenmiş olup, geç olgunluk, yavaş büyüme (K ~ 0.1) kaynaklı yeterli olgun birey örneklenemedi. Mide içeriği incelemelerinde C. granulosus'un en yüksek oranda kemikli balıklar (%36.2 IRI) ile beslendiği, diğer üç türün ise kafadanbacaklılarla (cephalapoda) beslendiği belirlenmiştir. Bölgede uygulanan balıkçılık düzenlemeleri içerisinde özellikle avcılık sezonu sınırlaması ve yasal av sahası (kıyıdan 3 mil açık) derin su köpek balığı türlerinin lehine bir durum gibi görülmekte fakat uzun ömre ve düşük üreme yeteneklerine sahip oldukları ve yasal av sahası kuralı uygulansa dahi av aracı – tür etkileşimi kesintisiz gerçekleştiği için etkili olamamaktadır

    Burkina Faso'da susam üretiminin karlılığı analizi ve satış sisteminin ekonometrik analizi: Boucle Du Mouhoun bölgesi örneği

    No full text
    alışmada Burkina Faso'nun Boucle du Mouhoun bölgesindeki susam üretiminin karlılığının ve pazarlama sisteminin ekononometrik olarak analiz edilmesi amaçlanmaktadır. Çalışmada kullanılan veriler 200 susam üreticisinden yüz yüze anket yöntemiyle elde edilmiş olup, 2020-2021 üretim sezonunu kapsamaktadır. Karlılık analizi kapsamında, susam üretiminde girdi kullanımı, üretim masrafları, verimlilik ve kar göstergeleri ortaya konulmuştur. Pazarlama sisteminin analizi kapsamında ise, multinominal lojistik regresyon modeli kullanılarak pazarlama kanallarının seçimini etkileyen faktörler incelenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, susam üretiminin hektara toplam değişken masrafları 35229,70 FCFA/ha (563,68 TL/ha) , toplam sabit masraflar 49651,49 FCFA/ha (794,42 TL/ha), gayrisafi üretim değeri 85916,39 FCFA/ha (1374,66 TL/ha), brüt karı 50686,69 FCFA/ha (810,99 TL/ha), net karı 1035,20 FCFA/ha (16,56 TL/ha) olarak hesaplanmıştır. Multinominal lojistik regresyon sonuçlarına göre üreticilerin sattıkları susam miktarı, susam satış fiyatı, susam pazarlama masrafı ve üreticinin susam üretim yeri ve merkeze uzaklığı istatistiksel olarak önemli düzeyde üreticilerin pazarlama kanalı seçimini etkileyen faktörler olarak bulunmuştur. Üreticilerin üretim çıktılarını iyileştirmek için üretim girdilerini ve tarımsal mekanizasyon kullanımını iyileştirmeleri gerekir. Düşük satış fiyatı gibi pazarlama sorunlarının üstesinden gelmek için üreticiler, alıcılarla fiyatı pazarlığı yapabilmek için kooperatif veya birlik şeklinde organize olmalıdır

    Kırmızı kapya biber içeceği üretim olanaklarının araştırılması ve ürünün bazı özelliklerinin belirlenmesi

    No full text
    Türkiye, 2,6 milyon ton üretim ile Çin ve Meksika'dan sonra en fazla biber üretimi yapan üçüncü ülke olma özelliği taşımaktadır. Capsicum annuum L., dünya genelinde en yaygın biber türü olup ülkemizde de en çok üretilen türdür. Biber çoğunlukla taze tüketilmekle birlikte genel olarak turşu, konserve, salça, kırmızı toz ve pul biber gibi ürünlere de işlenerek tüketilen endüstriyel bir tarım ürünüdür. Bibere benzeyen domates gibi bazı tarımsal ürünlerden meyve suyu da üretilmektedir ancak yapılan çalışmalara bakıldığında biberden meyve suyu, meyve nektarı ya da bir biber içeceğinin henüz üretilip pazarlanmadığı anlaşılmıştır. Diğer işlenmiş biber ürünlerine göre katma değeri daha yüksek bir ürün olan kırmızı kapya biber içeceği üretimi bu çalışmanın temel amacıdır. Tez çerçevesinde Antalya'da yetiştirilmiş kapya biberler pazardan satın alınarak püreye işlenmiş ve elde edilen püreden değişik formülasyonlarda biber içecekleri üretilmiştir. Çalışma sırasında temel hareket noktamız duyusal olarak kabul edilen formülasyonların zenginleştirilerek araştırmaların ve analizlerin bunlar üzerinde yoğunlaşması olmuştur. Çalışmada; iri, olgun, kalın meyve etli, kırmızı kapya biberler yıkama, ayıklama, sap ve tohum çıkarma gibi ön işlemlerden geçirildikten sonra aromanın güçlendirilmesi amacıyla çeşitli baharatlarla beraber bekletilmiştir. Bekletmenin ardından biberler parçalanarak homojenize edilmiş, üretilen kırmızı kapya biber içeceklerine yapılan analizler ile ürünün bazı fiziksel, kimyasal ve biyolojik özellikleri belirlenmiştir

    Covid-19 salgın sürecinde lise öğrencilerinde akran ilişkileri ve internet bağımlılığının incelenmesi

    No full text
    Bu araştırma, lise öğrencilerinde akran ilişkilerinin internet bağımlılığına etkisinin ne kadar ve ne yönde olduğunu araştırmak ve literatürde bu konulara yönelik araştırmalara katkı sağlamak amacıyla gerçekleştirilmiş betimsel bir çalışmadır. Araştırmanın örneklem grubunu, 2020-2021 Eğitim- Öğretim yılı 1. döneminde Antalya İli Kumluca İlçesi'n de bulunan fen lisesi, sosyal bilimler lisesi,spor lisesi, anadolu liseleri, imam hatip liseleri ve meslek liselerinin 9., 10., 11. ve 12. sınıfında aktif olarak kayıtlı olan 435 (256 kadın, 179 erkek) öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmada öğrencilerin internet bağımlılık düzeyini ölçmek için İnternet Bağımlılığı Ölçeği (İBÖ) ve akran ilişkilerini belirlemek amacıyla Akran İlişkileri Ölçeği (AİÖ) kullanılmıştır. Öğrencilerin bireysel değişkenlerine ilişkin verileri belirlemek amacıyla araştırmacı tarafından geliştirilen Kişisel BilgiFormu (KBF) kullanılmıştır. Araştırma verileri çoklu regresyon ve lojistik regresyon kullanılarak analiz edilmiştir. Çalışmadan elde edilen bulgulara göre, eğitim öğretim dışında başka amaçlarla internete bağlanan öğrencilerde, eğitim öğretim amacıyla internete bağlananlara göre internet bağımlılığı gelişme riski daha yüksek bulunmuştur. Akran ilişkileri ölçeği alt boyutlarından akranlar arası yardımlaşma oranı az olanlarda, akranlar arası yardımlaşma fazla olanlara göre; akranlar arası çatışma fazla olanlarda, akranlar arası çatışma az olanlara göre internet bağımlılığı riski daha yüksek bulunmuştur. Araştırmada cinsiyet, yaş düzeyi, okul türü, anne baba birliktelik durumu, internet bağlanırken kullanılan cihaz türüne göre internet bağımlılığı risk düzeyinin farklılaşmadığı bulunmuştur. Araştırma bulguları alanyazın ışığında tartışılmış ve yorumlanmıştır. Bundan yola çıkılarak araştırmacılara ve uygulayıcılara önerilerde bulunulmuştur

    Viyolonselin transkripsiyon yoluyla disiplinlerarası bir performansta kullanımına yönelik bir deneme

    No full text
    Müzik, hayatımızın büyük bir çoğunluğunda bize eşlik eden, biz fark etmesek bile düşüncelerimize yön veren, kimi zaman hükmeden, sanatın önemli dallarından olan bir disiplindir. Geçmişten günümüze bakıldığında insanların sanat anlayışlarında gerçekleşen biçim değişikliklerini görebilmek mümkündür. Tek bir disiplin ile ifadenin mümkün olmayacağı konularda ya da yeni ifade olanaklarının araştırıldığı zamanlarda disiplinlerarası yaklaşım ön plana çıkmıştır. Sahne sanatlarının birbirleriyle çalışmaya elverişliliği, disiplinlerarası etkileşimin rahatlıkla gerçekleşebilmesine olanak sağlamaktadır. Bu etkileşim dönüşümle beraber gelişmeyi de getirmektedir. Disiplinlerarası performanslarda müziğin kullanım imkanlarının peşine düşen araştırmacı, literatürde; müziğin esas unsurlardan biri olarak kullanıldığı disiplinlerarası çalışmalara ulaşamayınca, kendi bulgularını üretmenin yollarını aramıştır. Bir oyuncu/dansçıyla beraber bu amaca yönelik yaptıkları çalışmalar "dumrul" adını verdikleri disiplinlerarası performansı doğurmuştur. Disiplinlerarası çalışmaya uygun olduğundan metin olarak Dede Korkut Hikayeleri'nden Duha Koca Oğlu Deli Dumrul Destanı seçilmiştir ve üretilen performansın ismi buradan gelmektedir. Müzik kullanımının, viyolonselin ve müzisyenin çalışmanın içinde yer alan diğer unsurlarla eş unsur olarak kullanılmasının araştırıldığı "dumrul" performansında, dans ve tiyatro disiplinleri "dumrul"u oluşturan diğer eş unsurlardır. Oldukça geniş bir repertuvara sahip olan viyolonsel repertuvarı, başka enstrümanlar için yazılan eserlerden yapılan transkripsiyonlarla, zenginleşmeye devam etmektedir. "dumrul"da araştırmacı tarafından transkripsiyonu yapılan eserler; Mahler'in 5. Senfoni'sinin 1. Bölüm'ü ve 1. Senfoni'sinin 3. Bölüm'üdür. Disiplinlerarası anlatım gücünü arttırmak ve performanstaki anlamı birçok açıdan desteklemek için yararlanılan bir diğer eser Ingmar Bergman'ın Yedinci Mühür adlı filmidir ve "dumrul"da sahne üzerindeki aksesuarlarla filme atıf yapılarak anlam desteklenmiştir

    Toplumsal cinsiyet bağlamında sivil toplum ve yeni medya: Kadın odaklı sivil toplum kuruluşlarının yeni medya kullanımı

    No full text
    Amaç - Bu çalışmanın amacı Türkiye'de kadın odaklı sivil toplum kuruluşlarının yeni/sosyal medya kullanım düzeylerini ortaya koymaktır. Ayrıca kadın sivil toplum kuruluşlarının kullandığı yeni/sosyal medyanın diyalojik kapasitelerinin belirlenerek yeni medyayı etkileşim oluşturma ve diyalog kurmada ne derece etkin kullandığını belirlemektir. Geniş perspektifte ise geçmişten günümüze kadın hakları/sorunları için verilen mücadelenin sivil toplum kuruluşları özelinde 21. yüzyıl koşulları ve ulaşılan teknik imkânları (teknoloji) ile nasıl bir boyuta taşındığını ortaya koymaktır. Tasarım / metodoloji – Araştırma iki boyuttan ve iki kısımdan oluşmaktadır. Araştırmada sivil toplum kuruluşlarının yeni medya kullanımı iki ayrı boyutta ele alınmıştır. İlki sivil toplum kuruluşlarının yeni medya kullanım düzeyi, ikincisi de yeni medya kullanımlarının diyalojik boyutudur. Araştırmanın ilk kısmında yeni medya kullanım düzeyi ve yeni medya kullanımının diyalojik boyutu içerik analizi yöntemi ile çözümlenmiş, ikinci kısmında da sivil toplum kuruluşlarının iletişim sorumluları ile yeni medya kullanım düzeylerine ve yeni medya kullanımının diyalojik boyutuna ilişkin yapılan görüşmeler betimsel analiz yöntemiyle çözümlenmiştir Önem/özgünlük - Kadın sivil toplum kuruluşlarının yeni medyada nasıl yer aldığını belirlemek, mücadele verilen alanda seslerini duyurmanın ve hedef kitlesine ulaşmanın yenilikçi yollarını anlamayı ve kendilerini geliştirmeyi artıracaktadır. Bu bakımdan bu çalışma kadın odaklı sivil toplum kuruluşları ve yeni medya ilişkisini ele alacak kapsamlı bir analiz olarak literatüre katkı sağlamasının yanında iletişim, kadın çalışmaları ve sivil toplum alanında disiplinlerarası çalışma yapacak araştırmacılara temel oluşturması bakımından önemlidir. Ayrıca özellikle kadın sivil toplum kuruluşlarına yön gösterecek bir kaynak olması bakımından önem arz etmektedir. Bulgular/sonuç - Çalışma kapsamında yapılan değerlendirmede yeni medya kullanım düzeyleri farklılık gösteren sivil toplum kuruluşlarının yeni medyada diyalog imkânını değerlendiremedikleri ve yeni medyayı daha çok bilgilendirme amacıyla tek yönlü olarak kullandıkları görülmüştür

    Spor Bilimleri Fakültesinde öğrenim gören öğrencilerin problem çözme becerilerinin incelenmesi

    No full text
    Bu çalışmanın amacı spor bilimleri fakültesinde öğrenim gören öğrencilerin problem çözme becerilerini ortaya koymaktır. Bu araştırmanın modeli tarama modeli şeklinde gerçekleştirilen betimsel bir çalışmadır. Bu araştırmanın çalışma evrenini Akdeniz Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi 2020-2021 eğitim öğretim yılında öğrenim gören lisans öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini Akdeniz Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesinde öğrenim gören lisans öğrencilerinden Beden Eğitim ve Spor Öğretmenliği, Spor Yöneticiliği, Antrenörlük Eğitimi ve Rekreasyon bölümlerinde okuyan, random yöntemle belirlenen 300 öğrenci oluşturmaktadır. Bu araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından hazırlanan kişisel bilgi formu ve Heppner ve Petersen (1982) tarafından geliştirilen Problem Çözme Becerileri Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmada öncelikle verilerin dağılımı incelenmiştir. Çalışma grubundan elde edilen verilerin normal dağılım gösterip göstermediğini test etmek amacıyla Kolmogorov Smirnov testi uygulanmıştır. Kolmogorov smirnov testinin sonucundan verilerin normal dağılmadığı sonucuna varılmıştır. Bu nedenle araştırmada non-parametrik testler kullanılmıştır. Normal dağılım özelliği göstermeyen bir dağılımda iki bağımsız grup ortalamalarını karşılaştırmak amacıyla non-parametrik yöntem olan Mann Whitney U testi kullanılmıştır. Normal dağılım göstermeyen gruplarda üç veya daha fazla sayıda grubun ortalamaları arasındaki farklılığın anlamlılığını test amacıyla kullanılan non-parametrik yöntem olan Kruskal Wallis testi kullanılmıştır. Araştırmada kullanılan Problem Çözme Envanterinin Cronbach's Alpha güvenirlik katsayısı 0,81 olarak hesaplanmıştır. Araştırmanın bulgularından elde edilen sonuçlara göre spor bilimleri fakültesinde öğrenim gören öğrencilerin problem çözme becerileriyle, cinsiyet ve ilgilenilen spor dalı değişkenleri arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunamamıştır (p>0,05). Problem çözme becerileriyle, yaş, bölüm, spor yılı değişkenleri arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar meydana gelmiştir

    853

    full texts

    6,529

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Akdeniz Üniversitesi DSpace
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇