DSpace at Dokuz Eylul University
Not a member yet
    10837 research outputs found

    Factors that affect the healthy lifestyle behaviors of nurses

    No full text
    Amaç: Bu araştırma Kütahya ilindeki hemşirelerin sağlıklı yaşam biçimi davranışlarını ve bu davranışları etkileyen faktörleri belirlemek amacıyla tanımlayıcı olarak yapılmıştır. Yöntem: Araştırmanın evrenini T.C. Sağlık Bakanlığı Dumlupınar Üniversitesi Kütahya Evliya Çelebi Eğitim-Araştırma Hastanesi?nde çalışan 337 hemşire oluşturmuştur. Araştırmada örneklem seçimine gidilmemiş olup çalışmaya katılmaya gönüllü olan 278 hemşire araştırma kapsamına alınmıştır. Araştırmanın verileri ?sosyodemografik veri formu? ve ?sağlıklı yaşam biçimi davranışları ölçeği? ile toplanmıştır. Ölçek, Walker, Sechrist, Pender tarafından geliştirilmiş ve Bahar ve arkadaşları tarafından geçerlik-güvenirlik çalışması yapılmıştır. Ölçeğin cronbach alpha katsayısı .92?dir. Verilerin değerlendirilmesinde iki ortalama arasındaki farkın önemlilik testi ve tek yönlü varyans analizi kullanılmıştır. Bulgular: Çalışmaya katılan hemşirelerin sağlıklı yaşam biçimi davranışları ölçeği puan ortalaması 125.62±19.40 olarak bulunmuş olup, alt grupları arasında en yüksek puan ortalaması manevi gelişim (26.16±4.26) ve en düşük puan ortalaması fiziksel aktivite (15.32±4.81) olarak belirlenmiştir. Medeni durum çocuk sahibi olma durumu, ekonomik durum, çalışma birimi değişkenleri ile fiziksel aktivite; yaş grupları, çocuk sahibi olma durumu, ekonomik durum değişkenleri ile kişilerarası ilişkiler; yaş grupları, ekonomik durum değişkenleri ile manevi gelişim arasında anlamlı bir fark bulunmuştur. Yine yaş grupları, medeni durum, çocuk sahibi olma durumu, ekonomik durum değişkenleri ile stres yönetimi; yaş grupları, cinsiyet, ekonomik durum, sigara kullanma durumu, hizmet yılı değişkenleri ile beslenme; medeni durum, ekonomik durum değişkenleri ile sağlık sorumluluğu arasında anlamlı bir fark bulunmuştur (p<0.05). Sonuç: Araştırma sonucunda hemşirelerin sağlıklı yaşam biçimi davranışları ölçeği puan ortalamasının orta düzeyde olduğu belirlenmiştir. Objective: This study was made in order to determine healthy lifestyle behaviors of nurses in Kutahya and the factors that influence these behaviors. Method: The universe of this study has constituted 337 nurses who work at Dumlupinar University Kutahya Evliya Celebi Education-Research Hospital. The sample wasn't selected and were included 278 nurses who volunteered to participate in the study. The data were collected through "sociodemographic data form" and "healthy lifestyle behaviors scale". Scale developed by Walker, Sechrist, Pender and the validity-reliability study was carried out by Bahar and et all. Cronbach's alpha coefficient of the scale is .92. In the evaluation of data, significance test of difference between two means and one-way variance analysis were used. Results: The mean score of the healthy lifestyle behaviors scale of nurses found to be 125.62±19:40 and between sub-groups the highest mean score is spiritual development (26.16±4.26) and the lowest mean score is physical activity (15.32±4.81). Physical activity with marital status, having children, economic status, working unit; interpersonal relationships with age groups, having children, economic status; spiritual development with age groups, economic status between variables were found to be a significant difference. Also, stress management with age groups, marital status, having children, economic status; nutrition with age groups, gender, economic status, smoking status, years of service; health responsibility with marital status, economic status between variables were found to be a significant difference (p<0.05). Conclusion: As a result of this research mean score of the healthy lifestyle behaviors scale of nurses were moderate

    Investigation of viscoelastic quadrilateral plate structures using finite elements method

    No full text
    Yapı malzemeleri genel olarak elastik, plastik ve viskoelastik olmak üzere üç tip davranış gösterirler. Orantılılık sınırı altında kalan gerilme durumlarında ise, malzemelerin elastik davrandığı basit ve etkili bir yaklaşımdır. Ancak yapının kullanım ve servis durumlarına göre önemi arttıkça malzemenin plastik ve viskoelastik davranışının da hesaplara yansıtılması önem kazanmaktadır. Bu bağlamda, malzemeye en yakın davranış modelinin belirlenmesi, yapı elemanı veya yapının davranışını doğru yansıtmak amacıyla gerekli olabilir. Beton, ahşap ve yüksek sıcaklıktaki çelik gibi yapı malzemeleri viskoelastik davranış göstermektedir. Bu çalışma kapsamında viskoelastik malzemeli ince bir kare plağın zamana bağlı sünme davranışı başlıca bölümler altında karşılaştırılmalı olarak sonlu elemanlar yöntemi ile klasik yöntem kullanılarak aşağıda verildiği sıra ile incelenmiştir. Birinci bölümde malzemenin sabit yük altında gösterdiği davranış biçimlerine genel anlamda değinilmiş, viskoelastisite kavramının kısaca tanımlaması yapılmış, malzemenin gerçek davranışının göz önüne alınmasının önemi vurgulanmıştır. Viskoelastisite hakkında temel bilgilerin verildiği ikinci bölümde, viskoelastik davranışın aşamaları açıklanmıştır. Ayrıca bu bölümde reolojik modeller ile ilgili bazı açıklayıcı bilgilere değinilmiş; çalışma kapsamında kullanılan reolojik model belirlenmiştir. Üçüncü bölümde incelenen sonlu elemanlar yönteminin genel formülasyonu elde edilmiş, dört düğüm noktalı bir sonlu eleman kullanılarak ince kare plak probleminin çözüm aşamaları sunulmuştur. Dördüncü bölümde viskoelastik malzemeli ince kare plak problemi için geliştirilen yönteme, Kelvin zincir modeli esas alınarak oluşturulan yumuşama fonksiyonları ile ulaşılmıştır. Beşinci bölümde, geliştirilen yöntem kullanılarak çeşitli sınır ve yükleme şartları altındaki kare plak örnekleri çalışma kapsamında MATLAB programlama diliyle yazılan programlar vasıtasıyla çözülmüş,elde edilen sonuçlar irdelenmiştir. Yazılan bu programlar eklerde sunulmuştur. Son bölümde ise, elde edilen sonuçlar değerlendirilip, yorumlanmıştır. Structural materials generally exhibits three types of behaviour which is called elastic, plastic and viscoelastic. The stress under the limit of proportionality of materials behaves elastic thus this approach is simple and effective. However, taking into consideration of the behaviour of plastic and viscoelastic materials get importance with increase of structural uses and service status. In this context, determining beavioral model which is nearest to the material's actual behaviour is necessary to determine structural element or the whole structure's behavior. Structural materials such as concrete, wood, and steel in high temperatures exhibit viscoelastic behavior is a fact known. In this study, creep behaviour of a viscoelastic thin square plate examined by using finite element and classical methods and their comparision is outlined below. In chapter one, material behaviour under stationary load effects is adverted shortly, the definition of viscoelasticity is outlined briefly and the importance of consideration of actual behaviour of the material is emphasized. The phases of viscoelastic behavior is explained at basic information about viscoelasticity given in second chapter. Furthermore, some illustrative information is pointed out about rheological models used in this study determined in this section. In section three, the general formulation of finite element method is obtained and the phases of solution is presented for thin square plate problem with a four noded finite element. In fourth section, the method, which is improved for viscoelastic thin square plate problemis obtained by using relaxation functions on the basis of Kelvin chain model. The square plate examples, which are improved under the different boundary and load conditions are solved by the programs made using MATLAB commercial language. These programs are presented in appendix. In the last section, the results obtained are discussed and interprete

    The After-Effect of Collective Labour Agreements

    No full text

    A resarch for architectural heritage of Usak and the analysis for architectural heritage and the transformation of conservation context

    No full text
    Cumhuriyet Dönemi, uzun yıllar devam eden savaşların ardından bir kimlik arayışı içinde olan Türk Milleti'nin, ortak idealleri doğrultusunda yeni bir toplum oluşturma çabasıyla başlar. Bu nedenle, cumhuriyet rejiminin temel ilkesi olan modernleşme projesinin gerçekleştirilebilmesi için Ankara'nın modern bir şehir olarak imarı öncelikli hedef olurken, Anadolu kentleri de ön planda tutulmuştur. II. Dünya Savaşı'ndan sonra ise yaşanan gelişmelerin de etkisi ile kentsel planlamada ekonomik kaygıların ön planda tutulduğu bir anlayış ortaya çıkmış ve o döneme kadar kamu yararı gözeten mekan üretimi giderek yok olmuştur. Ayrıca, Cumhuriyet Dönemi'nde yaşanan kırılmalar ve sürekli yön değiştiren; politik, ekonomik, ideolojik şartlara bağlı olarak, kent dokularının da tahrip edilme süreci başlamıştır. Kentlerde yaşanan bu tahribatın en büyük parçasını ise genellikle yaşadığımız dönemin bir parçası olan Cumhuriyet Dönemi mimarlık mirası oluşturmaktadır. 1923-1953 yılları arasındaki süreçte başta halkevi olmak üzere, Cumhuriyet'in simge yapılarına önem verilen kentte, küçük çapta imar faaliyetleri de yürütülmüştür. Birçok Anadolu kentinde Cumhuriyet'in ilanından sonra başlayan kentsel gelişmeler, 1953 yılına kadar Kütahya'ya bağlı bir kaza merkezi olan Uşak'ta ise 1950'lerin ikinci yarısından sonra hız kazanmıştır. Bu tez çalışması kapsamında incelenen çok sayıda idari yapı, eğitim yapısı, sağlık yapısı ve kültürel yapı, Uşak'ın il statüsüne ulaştığı tarihten sonra inşa edilmeye başlanmıştır. Değişen idari yapının ve sanayileşmenin de etkisi ile 1950'li yıllardan sonra sürekli bir dönüşüm içinde olan Uşak'ta, öncelikle tarihi doku üzerinde büyük yıkımlar yaşanmış, daha sonra ise Cumhuriyet Dönemi mimarlık mirası, hızla tüketilen bir yapı grubu haline gelmiştir. Cumhuriyet Dönemi'nde yaşanan değişim sürecinin ve kent dokusundaki kayıpların çok net bir şekilde gözlemlenebildiği İstasyon Caddesi, gerek bölge içindeki konumu gerekse geçmişte taşıdığı tarihi potansiyeli nedeniyle, odak noktası olarak ele alınmıştır. Cumhuriyet Dönemi'nde yaşanan dönüşümlere paralel olarak, kentteki sürekliliği sağlayan ve kent belleğinde önemli bir yeri olan birçok yapıda, kentsel ve yapısal ölçekteki sorunlar dikkat çekmektedir. Kimlik kayıplarına neden olan mevcut sorunlar karşısında yapılan analiz ve envanter çalışmalarıyla, Cumhuriyet Dönemi mimarlık mirasının korunarak; etkin şekilde kullanımına yönelik öneriler geliştirilmektedir. Republic Period starts with the effort of building a new society in line with the common ideals of Turkish nation being in search of an identity following long-years of wars. For this reason, while reconstruction of Ankara as a modern city was the priority target to realize the modernization project the basic principle of republic regime, Anatolian cities were prioritized, too. A perception that economic concerns were emphasized was seen in urban planning with the effects experienced following Second World War and space production regarding public interest till that period disappeared. Moreover, the process of destruction of urban fabrics depending on political, economic and ideological conditions shifting continuously and breakages experienced during Republic Period began. The biggest part of this destruction in cities was the architecture heritage of Republic period being a part of today. Minor development activities were conducted in the city considering symbolic buildings of Republic mainly Turkish institution for public education and spreading Kemalism during the period between 1923 and 1953. Urban developments starting following the proclamation of the Republic in many Anatolian cities accelerated in Uşak being a town affiliated to Kütahya until 1953 after the second-half of 1950?. A number of administrative buildings, education buildings, health care buildings and cultural buildings analyzed within the scope of this thesis were built after Uşak became a city. Great destructions were experienced for historic fabric in Uşak transforming continuously after the 1950?s with the effect of changing administrative structure and industrialization and then architecture heritage of Republic Period became building groups consumed fast. İstasyon Street that losses of urban fabric and process of transformation during Republic period can be observed very clearly was analyzed as focal point owing to its location and historical potential in the past. In parallel with transformations of Republic Period urban and constructional problems attract attention in many buildings having important places in urban memory and providing continuity in the city. Recommendations for efficient use are developed by conserving architecture heritage of Republic Period by means of analysis and inventory studies against the problems causing identity losses

    A vocabulary study on eminently read novels of Turkish from 1980 to 2010

    No full text
    1980 ile 2010 yılları arasında yayımlanmış olan Türk romanlarının incelendiği çalışmamızda, öncelikle Türkçenin yabancı dil olarak öğretimi konusunda eksikliği hissedilen okuma becerisi ve sözcük öğretimi konusunda kaynak olarak yararlanılacak romanlar seçilmiştir. Sonrasında öğrenci gereksinimlerini inceleyen çalışmalar taranarak söz konusu yıllarda basılmış; çok satan, ödül alan, eleştirmenlerce önemli görülmüş romanlardan her yıl için birer örnek seçilerek yaklaşık 2,5 milyon sözcüklük bir bütünce oluşturulmuştur. Bu bütünceden elde edilen sonuçlar, ilk aşamada her roman için tür ve türce sayılarıdır; sonrasında Türk romanının ortalama kaç sözcükle yazıldığı ve tür/türce oranının yabancı dilde okuma yaparken bize nasıl bilgiler verdiğidir. Çalışmamızda, ayrıca bu bütünce üzerinden sıklık incelemesi yapılmış ve bütüncede yer alan en sık sözcükler, başsözcükler (gövde) ve kökler sıralanmıştır. Bunun yanı sıra bütünceyi oluşturan romanlar 10?ar yıllık gruplar halinde ele alınarak ortak sözcükçe ve bütün sözcükçe çıkarılmış; buradan hareketle Türkçenin sözcük olarak nasıl bir değişim gösterdiği göz önüne serilmiştir. Son olarak yabancı dil olarak Türkçe derslerinde öğretilmesi gereken sözcüklerin belirlenirken bu sıklık listelerinden ne ölçüde yararlanılması ve öğrencinin Türkçe roman okumak için kaç sözcük bilmesi gerektiği gibi konular tartışılmıştır. In our study on vocabulary analysis of Turkish novels published between 1980 and 2010, primarily the answer for the need in the areas of reading skills and vocabulary teaching while teaching Turkish as a foreign language Turkish novels were choosen. After that, studies that investigate learner?s needs by using a corpus were reviewed and a corpus, consisting 30 best-selling, award winning novels, was built. First a quantitive research was conducted and the numbers of types and tokens were defined. Also type/token ratio and its usage while reading in a foreign language was discussed. Moreover a frequency study was carried out on the corpus and the most frequent words, lemmas and word stems of Turkish were arrayed. Also the novels were separated in groups of printing dates; four distinctive groups of three decades and the corpus as a whole were analysed in terms of common lexicon. Finally upon the arrangement of the words that are to be taught in a Turkish as a foreign language classroom, the use of these frequency lists and which words to master prior to reading Turkish novels for foreigners were discussed in the last part

    Factors affecting the motivation of the primary and secondary school principals

    No full text
    Bu araştırmanın amacı, ilköğretim kurumları müdürlerinin, güdülenmelerini etkileyen etkenleri ortaya çıkarmak, araştırmanın bulgularına dayanarak önerilerde bulunmaktadır. Bu amaçla, 2012-2013 eğitim öğretim yılında Antalya İli merkez ilçelerindeki (Aksu, Döşemealtı, Kepez, Konyaaltı, Muratpaşa) özel ve resmi ilköğretim kurumlarında görev yapan ve araştırmaya katılmak isteyen 154 okul müdürünün görüşü alınmıştır. Müdürlerin görüşleri, ?İlköğretim Kurumları Müdürlerini Güdülenmelerini Etkileyen Etkenler Anketi? ile toplanmıştır. Araştırmada kullanılan ölçme aracı iki bölümden oluşmaktadır. Aracın birinci bölümünde kişisel bilgiler bulunmaktadır. Bu bilgiler sınıflandırmalı olarak yer almaktadır. Aracın ikinci bölümünde veriler, 5?li Likert türünde hazırlanmış maddelerle toplanmıştır. Verilerin çözümlenmesinde; yüzde, frekans, aritmetik ortalama, standart sapma, tek yönlü varyans analizi, t testi, ve LSD Önemlilik Testi kullanılmıştır. Önemlilik testlerinin hepsinde p<0,05 düzeyinde kabul edilmiştir. Araştırmanın bulguları aşağıdaki gibi özetlenebilir. İlköğretim kurumu müdürlerinin güdülenmelerini etkileyen etkenlerin başında İşin Niteliği gelmektedir. Bu etkeni sırasıyla, İşin Saygınlığı, Fiziksel Şartlar, Kariyer ve Ödül İmkanları ve Maddi ve Sosyal İmkanlar izlemektedir. İlköğretim kurumları müdürlerinin güdülenmeleri etkileyen etkenlere ilişkin görüşleri, cinsiyet, yaş ve branş değişkenine göre farklılık göstermemektedir. Bu görüşler mezuniyet değişkenine göre farklılık göstermektedir. Yapılan araştırma sonucuna göre, Maddi ve Sosyal İmkanlar etkenine ilişkin görüşlerde, Eğitim Fakültesi mezunu müdürler ile Eğitim Yüksek Okulu ve Yüksek Lisans mezunu müdürlerin görüşleri arasında anlamlı fark olduğu ortaya çıkmıştır.İlköğretim kurumları müdürlerinin güdülenmelerini etkileyen etkenlere ilişkin görüşleri kıdemlerine göre incelenmiş, İşin Saygınlığı ve İşin Niteliği boyutlarında anlamlı fark bulunmuştur. İşin Saygınlığı boyutunda mesleki kıdemi 6-20 yıl arası olan grup en yüksek ortalama değerine sahip iken, İşin Niteliği boyutunda mesleki kıdemi 25 yıl ve üzeri olan grup en düşük değere sahiptir.Resmi ve özel okul müdürlerinin güdülenmeleri etkileyen etkenlere ilişkin görüşleri karşılaştırıldığında, özel okul müdürlerinin bu etkenlerden daha fazla etkilendikleri ortaya çıkmıştır. The aim of this research is to reveal the factors affecting the motivations of the principals of primary schools and make suggestions according to the research findings. For this purpose, in 2012-2013 academic year, in the central districts of Antalya that are Aksu, Döşemealtı, Kepez, Konyaaltı and Muratpaşa 154 primary school principals who are currently working both in public and private sectors delivered their opinions. The principals? opinions were received with the questionnaire named ?The Factors Affecting the Motivations of the Primary School Principals. The questionnaire used in the research has two parts. In the first part, there is personal information. This information is classified. In the second part, parameters were collected with the 5 point likert scale. In the analysis of the findings, percentage, frequency, arithmetic mean, standart deviation, one way anova test, T test and LSD test were used. In all of the significance tests ?p? is accepted less than 0,05. (p<0,05) The findings of the research can be summarized as follows: The first factor affecting the motivations of the primary school principals is the quality of the job. This is respectively followed by the prestige of the job, physical conditions, career, reward opportunities and financial and social possibilities. The principals? opinions about the factors affecting the motivations of the primary school principals do not change according to their gender, age or branch. These opinions show differences according to graduation variable. With respect to the result of the research, principals? opinions about the financial and social possibilities, there is a significant difference among the principals graduating from the faculty of education, academy of education and the ones who have master?s degrees. Principals? opinions about the factors affecting the motivations of the primary school principals were studied according to their seniority and it is found out that there is a significant difference between the prestige of the job and quality of the job. While the principals whose professional seniority is between 6-20 years have the highest value in prestige of the job, the ones whose professional seniority is 25 years or more have the least value in quality of the job. When both public and private school principals? opinions about the factors affecting the motivations of the primary school principals are compared, it is found out that private school principals are affected by these factors much more than the ones working in public service

    AN EVALUATİON OF SİR WİNSTON CHURCHİLL'S UNOFFİCİAL VİSİT TO TURKEY İN 1959 WİTHİN THE CONTEXT OF DEVELOPMENTS İN TURKİSH FOREİGN POLİCY

    Get PDF
    II. Dünya Savaşı'ndaki politikalarıyla efsaneleşen İngiliz devlet adamı Sir Winston Churchill, 1955 yılında başbakanlığı Anthony Eden'e bırakmış, ancak hayatının sonuna dek İngiliz politikasıyla yakından ilgilenmiştir. Emeklilik yıllarında dahi her hareketi yakından takip edilen Churchill, ziyaret ettiği ülkelerde büyük ilgi ile karşılanmıştır. Bu süreçte Sovyet tehdidi, Orta Doğu gibi meseleler dünya gündemini yoğun bir şekilde meşgul ederken, Kıbrıs Meselesi de Türk-Yunan-İngiliz ilişkilerinde belirleyici rol oynamıştır. Bu makalede W. Churchill'in 1959 yılı yaz aylarında önce Yunanistan ve Yunan adalarına yapılan ancak ani bir kararla Türkiye'ye yönelen gayr-ı resmi ziyareti, İngiliz arşiv belgeleri, basın ve ilgili kaynaklar çerçevesinde Kıbrıs anlaşmazlığı ekseninde değerlendirilmeye çalışılmıştır. Sir Winston Churchill, a statesman who became legendary with his policies during the World War II, left premiership to Anthony Eden in 1955 but took a close interest in British politics for the rest of his life. Churchill, who followed every action closely even during his retirement span, was welcome with great interest in the countries he visited. In this period, while the issues like Soviet threat and Middle East was keeping the global agenda busy, Cyprus Question played an influential role in Turkish-Greek-British relationships. In this article, W. Churchill's unofficial visit to Turkey which was initially headed towards Greece and Greek islands and then suddenly headed to Turkey in the summer months of 1959 were evaluated within the context of Cyprus Question on the basis of British archive documents, media and relevant sources

    The comparison of the piano playing skills of the music department students graduated from different high schools

    No full text
    Bu araştırma, Dokuz Eylül Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü Güzel Sanatlar Eğitimi Anabilim Dalı Müzik Öğretmenliği Programı?nda, 2011-2012 öğrenim yılı I. sınıf ve 2012-2013 öğrenim yılı öğrenim gören II. sınıf öğrenciler ile yukarıda adı geçen üniversitenin adı geçen öğretmenlik programının 2012-2013 yılı yetenek sınavına ön kayıt yaptıran öğrenciler ile gerçekleştirildi.Araştırma süresince, yukarıda belirtilen öğretim yıllarında, çalışmanın birinci bölümündeki, ön kayıt yaptıran öğrencilerin, giriş sınavında piyanonun zorunlu olması hakkındaki fikirleri, görüşme tekniği kullanılarak elde edilmiştir. Yapılan görüşme tekniği de yarı yapılandırılmış görüşme tekniğidir. Çalışmanın ikinci bölümündeki, katılımcı öğrencilerin piyano sınavları gözlem tekniği kullanılarak analiz edildi. Gözlem sırasında, piyano sınavlarında, katılımcı öğrencilerin, eserleri nasıl çaldıkları incelenmiştir. Tüm bu araştırma tekniklerinin kullanılması ile öğrenim gören öğrencilerin piyano seviyeleri ve öğrenci adaylarının piyanoya karşı yaklaşımları, düzeyleri ve piyano geçmişleri öğrenilmiştir. Sonrasında, öğrencilerin piyano başarı düzeyleri ve bunu etkileyen faktörler belirtilmeye çalışılmıştır. Tüm bu veriler sonucunda, AGS ve Spor Liselerinden ve ?diğer liselerden? (AGS ve Spor Liseleri dışında kalan) gelen öğrencilerin piyanodaki başarı düzeyleri karşılaştırılmıştır. Netice olarak bulgular, AGS ve Spor Liselerinden üniversitelere gelen öğrencilerin, 4 sene piyano eğitimi almalarına rağmen, neden üniversitede piyano alanında başarı gösteremediklerini ve hatta sıfırdan başladıklarını açıklamaya yardımcı olmuştur. Böylece çözüm önerileri getirme hakkını da sağlamıştır. Aynı zamanda, bulgular, ?diğer liselerden? gelen öğrencilerin nasıl piyanoda daha çabuk ilerlediklerini de açıklamaya yardım etmiştir.Öğrencilerin piyano başarı düzeylerine, üniversitenin yetenek sınavında piyanonun ikinci çalgı olarak zorunluluğunun ne gibi kazanımları ya da kayıpları olduğu belirlenmiş ve öneriler getirilmiştir. This study was carried in Music Teaching Program at Dokuz Eylul University, Institute of Education Sciences, Department of Fine Arts, with students who studying in I. class in the 2011-2012 school year, and with students who are studying in II. class in the 2012-2013 school year, and with students who pre-register for the above-mentioned university's teaching program aptitude test in 2012-2013.During the research, in academic years that the above-mentioned, in first section of study, ideas of pre-registered students about piano is obligatory in entrance exam was obtained by using the interview technique. Carried interview is the semi-structured interview technique. In second section of study, piano exams of participating students were analyzed by using the technique of observation. During the observation, in piano exams, were examined how they played the piano works of the participating students. Through all of these scales, piano levels of students studying and piano approaches of prospective students, their piano levels, their piano pasts were learned. Afterwards, students? piano success levels and factors affecting these levels were tried to specify.As a result of all these data, the students graduated from Anatolian Fine Arts and Sport High Schools students? piano success levels were compared with graduated "other high schools" (except for Anatolian fine arts high schools) student?s piano success levels. As result findings are explained, students who come from Anatolia Fine Arts and Sport Schools to university, despite received piano instructions for 4 years, findings helped to explain, why they are not showing success in the piano field at university and why they started from scratch. Thus, it has the right to impose solutions. In the opposite, findings also helped to find out how the students from other high schools ?are progressing more quickly in the piano education. At aptitude test of university, as the second instrument, the obligation of the piano brings which gains and losses to students? piano success levels was found out and was recommende

    A comparative analysis of British colonialism on Egypt and the Sudan

    No full text
    19. yüzyılın dünya siyasi tarihine sunduğu en önemli olgulardan bir tanesi Batılı sanayileşmiş büyük güçlerin hammadde ve pazar arayışları ile bu kapsamda birbirileri ile verdikleri mücadeleyi kapsayan sömürgecilik kavramı olmuştur. Özellikle yüzyılın ortalarında serbest ticaret dönemi olarak adlandırılan ve ekonomik temelli olarak ilerleyen sömürgecilik anlayışının 1880?lerden itibaren ekonomik hegemonyanın tesis edildiği noktaların siyasi olarak da ele geçirilmesi anlamına gelen yeni sömürgeciliğe evrilmesi ile yaşanan yapısal dönüşüm sonu bir dünya savaşının patlak vermesine neden olacak bir sürecin başlangıcını teşkil etmiştir.İngiltere 19. yüzyıl boyunca gerek ekonomik gerekse siyasal anlamda sömürgeciliğin en büyük temsilcisi olarak tarih sahnesinde başrol oynamıştır. Büyük bir sömürge imparatorluğu kuran İngiltere Afrika?dan Asya içlerine uzanan büyük bir coğrafyada dominyonlara sahip olmuştur. Bu büyük sömürge imparatorluğunun 1880?lerden sonraki en önemli merkezlerinden bir tanesi de Mısır olmuştur. Sahip olduğu stratejik konumu nedeniyle İngiliz sömürgelerinin hassas noktası olan Hint yolu üzerinde bir emniyet noktası işlevi gören Mısır?ın önemi daha sonraki süreçte Sudan?ın da ele geçirilmesi ile bir kat daha pekiştirilmiştir. Mısır ve Sudan?a hakimiyet İngiltere için Afrika ve Ortadoğu bölgesine siyasi, askeri ve iktisadi manada nüfuzunu yayabilme imkanı tanımıştır.Bu çalışmada İngiltere?nin 19. yüzyılın son çeyreğinden itibaren Mısır ve Sudan?da kurduğu sömürge idarelerinin tarihsel arka planları, kurumsallaşma süreçleri ve niteliği incelenmektedir. Mısır ve Sudan özelinde ayrı ayrı yapılan bu incelemeler neticesinde elde edilen bulgular ışığında, İngiliz sömürgeciliğinin yapısı ve özelliklerinin karşılaştırmalı olarak ortaya konması amaçlanmaktadır. Colonialism was one of the most important phenomenons of the 19th century. The Notion colonialism referred to the struggle among the Great Powers for raw materials and markets for their products. Colonialism which had an economic content in the first half of the century, was called Free Trade Imperialism. After 1880?s colonialism had a structural transformation and a new era, that was called New Imperialism, started. This was the beginning of the process that would end in 1914 with the outbreak of the First World War. Both politically and economically, Britain was the strongest representative of colonialism in the 19th century. British had lots of dominions in the wide area from Africa to inner Asia. One of the most important centers of British Empire was Egypt after 1880?s. Owing to its strategic location, Egypt played an important role as a security point on the way of India. British invasion of Sudan in 1898 reinforced the situation of Egypt politically and strategically. Via this, Britain had a chance to widen its spheres of interest to inner Africa and the Middle East. In this study, the historical backgrounds, institutionalisation and characteristics of the British colonial rules both in Egypt and the Sudan have been evaluated. The aim of this study is to put forward the comparison of the nature and the features of the British colonial rules in Egypt and the Sudan

    Experimental and numerical investigation of local scours around bridge piers in the case of live bed

    No full text
    Bu tez 109M637 nolu TÜBİTAK projesi kapsamında gerçekleştirilmiş olan deneyler ve çalışmalar sonucunda hazırlanmış olup, dairesel en kesitli köprü ayakları etrafında meydana gelen hareketli taban oyulmaları konu olarak incelenmiştir. Dokuz Eylül Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Hidrolik Laboratuarı'nda yapılan deneyler, 80 cm genişliğinde, 18,6 m uzunluğunda ve 75 cm derinliğinde bir kanalda ikizkenar üçgen şeklinde taşkın hidrografları oluşturularak gerçekleştirilmiştir. Zamana bağlı olarak değişen oyulmalar köprü ayağı üzerine dik olarak yerleştirilen UVP (ultrasonic velocity profiler) algılayıcıları ile ölçülmüştür. Debi ölçümü manyetik debimetre ile kanaldaki akış derinlikleri ise ULS (ultrasonic level sensor) cihazı ile ölçümlenmiştir. Deneysel bulgular, literatürde bulunan bağıntılar ile elde edilen sayısal sonuçlarla karşılaştırılarak uyumlulukları araştırılmıştır. Hem nihai oyulma derinlik değerleri hem de zamana bağlı oyulma derinlikleri için uygunluk analizi gerçekleştirilerek özgün bir bağıntı elde edilmiştir. In this thesis, live bed scours around circular bridge piers were investigated within the scope of the TUBİTAK 109M637 project. The experiments were carried out in a rectangular flume of 80 cm width, 18.6 m length and 75 cm depth which was available in the Hydraulic Laboratory of the Civil Engineering Department at Dokuz Eylul University. The experiments were performed by generating flood hydrographs in the form of isosceles triangles. Time-dependent scours were measured with UVP (ultrasonic velocity profiler). Sensors were placed at upright position. Flow rates were measured with magnetic flowmeters and channel flow depths were measured by ULS (ultrasonic level sensor). The measured final depths of the scours were compared with those computed by using formulas existing in the literature. Empirical formulas based on experimentals findings are obtained for final scour depths as well as time-dependent scour depths

    3,017

    full texts

    10,837

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    DSpace at Dokuz Eylul University
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇