Izmir Katip Celebi University
Not a member yet
2715 research outputs found
Sort by
İ.B.B. Trafik Verileri Kullanılarak Makine Öğrenmesi ile Trafik Yoğunluğunun Tahmin Edilmesi
Bu projede, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin (İBB) sağladığı trafik verileri üzerinde makine öğrenimi teknikleri kullanılarak trafik yoğunluğunun tahmini amaçlanmıştır. Projenin odak noktası, İstanbul'un farklı bölgelerindeki trafik yoğunluğunu etkileyen faktörleri belirleyerek gelecekteki trafik durumunu tahmin etmektir. Veri seti, İBB'nin trafik sensörleri ve kayıt sistemleri tarafından sağlanan geniş kapsamlı bir veri kümesini içermektedir. Bu veri kümesi, trafik yoğunluğunu etkileyebilecek değişkenlerin yanı sıra tarih, saat, bölge koordinatları gibi çeşitli özellikleri içermektedir. Proje kapsamında, veri setinin analizi ve ön işleme adımları gerçekleştirilerek veri keşfi yapılmıştır. Model performansını arttırabilecek özellikler de eklenmiş ve makine öğrenimi algoritmaları kullanılarak trafik yoğunluğunu tahmin etmek için model oluşturma ve eğitme aşamaları gerçekleştirilmiştir. Bu aşamada, lineer regresyon, karar ağaçları, gradient boosting gibi çeşitli modelleme yöntemleri değerlendirilmiş ve en uygun model seçilmiştir
Kentsel Dönüşümde Riskli Yapılarda Hasar Tespit Süreci
Ülkemiz, bulunduğu coğrafya sebebiyle deprem tehlikesiyle karşı karşıyadır. Deprem tasarımının yetersiz olduğu binalar ile malzeme dayanımı yetersiz olan ve mühendislik hizmeti almamış kaçak yapıların ülkemizin toplam yapı stoğunun yaklaşık %40‘ını oluşturduğu ve buna göre yaklaşık 7 milyon konutun yenilenmesi ya da güçlendirilmesi gerektiği tahmin edilmektedir. Ülkemiz için gerekli olan bu dönüşüm sürecini hızlandırmak adına 2012 yılında 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun yürürlüğe girmiştir. Bu kanunun sağlıklı ve güvenli yaşam alanları teşkil etmek amacıyla hazırlandığı belirtilse de; kanun kapsamında yapılan uygulamalar eleştirilebilir birçok hususu da bünyesinde barındırmaktadır. Bunlardan en önemlisi merkezi yönetime geniş yetkiler tanınmasıdır. Bunun yanında kanun mülkiyet hakkına bazı kısıtlamalar getirdiği sebebiyle de eleştirilmektedir. Öte yandan bir binanın yapılaşma izni olan yapı ruhsatı alma süreci projenin süresini etkileyen faktörler arasındadır. Bazı yapılar belirli kriterler esas alınarak riskli yapı olarak tespit edilir. Riskli yapılar, 6306 Sayılı Kanun doğrultusunda yıkım veya güçlendirme gibi bazı işlemlere tâbi tutulur. Bu şekilde daha güçlü, daha güvenilir ve daha uygun yaşam alanları inşa edilmiş olur. Bu işlemlerin yapılabilmesi yapı maliklerinin karar alması şartına bağlıdır. Yapı malikleri, yapının hangi işleme tâb
KONAKLAMA ÖNERİ SİSTEMİ: VERİ ANALİZİ VE KİŞİSELLEŞTİRİLMİŞ TAVSİYELER
Seyahat ve konaklama sektörü, dijital platformların hızlı yükselişiyle birlikte önemli bir dönüşüm geçirmiştir. Bu sektördeki dönüşümün öncülerinden biri olan AirBnb platformu, seyahat etmek isteyen insanlara dünya genelinde çeşitli konaklama deneyimleri sunmuştur. Projenin temel amacı, AirBnb platformunun geniş veri setlerini kullanarak kişiselleştirilmiş konaklama önerileri sunan bir öneri sistemi geliştirmektir. Bu kapsamda, 'Ülke/Şehir' bazlı güncel veri setlerinden South Aegean Greece (Ege Yunan Adaları) veri setleri analiz edilmiş, konaklama türleri, fiyatlar, konum bazlı özellikler incelenerek kullanıcıların seyahat amaçlarına ve bütçelere uygun önerilerde bulunulması hedeflenmiştir. Geliştirilen öneri sisteminde, metin madenciliği ve benzerlik analizlerini içeren bir yaklaşım baz alınarak, kullanıcıların terim girişlerine en uygun konaklama yerlerini belirlemek için TF-IDF vektörleme ve Cosine Similarity kullanılmıştır. Böylece, kullanıcıların kişisel tercihlerine ve bütçelerine en uygun konaklama önerileri sunulmaktadır. Proje, konaklama sektöründeki büyük veri setlerinin detaylı bir analizini içerir. AirBnb platformunda bulunan geniş veri setleri temizlenir, birleştirilir ve çeşitli analizlerle konaklama yerlerinin lokasyonları, fiyatları, türleri ve müşteri değerlendirmeleri incelenir. Bu analizler, konaklama türlerinin coğrafi dağılımından fiyat trendlerine, popülerlikten ulaşım hatlarına kadar birçok faktörü ele almaktadır
Software Engineering Department Master Thesis
Son zamanlarda yapay zeka (AI), sunduğu çözümler nedeniyle bilimsel araştırmaların tüm alanlarını işgal etti. Sağlık da bir istisna değil. Diyabet dünyadaki en yaygın hastalıklardan biridir. Komplikasyonlarından biri, hastanın görüşünü bulanıklaştırabilen veya bozabilen ve körlüğün ana nedenlerinden biri olan diyabetik retinopatidir. Diyabetik retinopatinin erken teşhisi tedaviye büyük ölçüde yardımcı olabilir. Yapay Zeka ve özellikle derin öğrenme alanındaki son gelişmeler, birçok hastalığı erken evrelerinde tahmin etmek, öngörmek ve teşhis etmek için kullanılabilecek iddialı çözümler sunmaktadır. Son yıl projemizde, retina görüntülerini analiz etmek için derin öğrenmenin potansiyelini araştırdık. Diyabetik retinopati seviyelerini otomatik olarak tespit etmemizi ve sınıflandırmamızı sağlayacak bir model oluşturmak için Derin Öğrenme (DL) kavramlarını bir konvolüsyonel sinir ağı (CNN) algoritması ile inceleyeceğiz. Göz ve diyabetik retinopati, ardından farklı diyabetik retinopati türleri, diyabetik retinopatinin nedenleri, önlenmesi, teşhisi ve uygun tedavisi hakkında bir sunum yapacağız. Modellerimizi eğitmek için herkesin erişebileceği bir platform olan Google Colab'ı kullanacağız
İş başvurularının yapay zeka ile değerlendirilmesi
İşe alım süreci, bir kurum veya işletme için vazgeçilmez bir unsurdur ve günümüzde giderek artan karmaşıklıkla karşılaşmaktadır. Yüksek boyutlu veri setleri, artan başvuru sayıları ve aday nitelikleri, doğru adayı seçmeyi daha da zorlaştırmaktadır. Bu zorluğun üstesinden gelmek amacıyla, makine öğrenimi algoritmaları kullanılarak başvuru formlarını değerlendirebilen bir uygulama geliştirilmiştir. Bu uygulama, işe alım süreçlerini hızlandırarak ve maliyetleri düşürerek doğru adaya daha kısa sürede ulaşma hedefi taşımaktadır. Geçmişteki değerlendirmelerle eğitilen makine öğrenimi algoritmalarının, yeni başvurular üzerinde yüksek doğruluk oranlarıyla çalışabildiği gözlemlenmiştir. İnsan kaynağı temin süreçlerinde yaşanan sorunları azaltmak ve işe alım süreçlerini daha etkin hale getirmek amacıyla geliştirilen bu uygulamanın, işletmelerin günlerce sürebilecek değerlendirme süreçlerini kısa sürelerde gerçekleştirmelerine olanak tanıdığı belirlenmiştir. Makine öğrenimi algoritmalarıyla eğitilmiş olan uygulama, yeni başvurular üzerinde yüksek doğruluk oranlarıyla başarı elde etmektedir
KADINLARDA PSİKOLOJİK GÜÇLÜLÜK VE GÜÇLENMESİ GEREKEN ALANLARIN BELİRLENMESİ
Amaç: Kadınlar, toplumsal cinsiyet rolleri varlığı sebebiyle ataerkil düzenin baskısı altında toplumda kendilerine yer bulabilmektedirler. Toplum nüfusunun büyük çoğunluğunu oluşturan kadınların psikolojik güçlülük durumları ve cinsiyet rollerinden kaynaklı toplumda yaşadıkları güçlüklerin tespit edilip güçlenmesi gelecek nesiller için çok önemlidir. Bu çalışmadaki amaç, kadın bireylerin toplumsal cinsiyet kalıp ve yargıya sahip rollerinden kaynaklı olan güçlükleri tespit etmek ve kadınların güçlenmesi gereken alanları görünür kılmaktır. Yöntem: Bu tanımlayıcı araştırma Haziran 2022- Ocak 2024 tarihleri arasında Buca Gediz 11 Nolu Aile Sağlığı Merkezi’nde yapılmıştır. Örneklemini 352 kadın oluşturmuştur. Araştırma verilerinin toplanmasında Tanıtıcı Bilgi Formu, Kadın Psikolojik Güç Ölçeği ve Kadınların Güçlendirilmesi Ölçeği Kullanılmıştır. Veriler IBM SPSS Statistics Concurrent User V26 istatistik paket programında değerlendirilmiştir. Çalışmaya başlamadan önce etik kurul ve kurum izinleri, ölçek sahiplerinden izinler alınmış ve katılımcılarla görüşmeden önce araştırmanın amacı anlatılıp katılım onayı alınmıştır. Bulgular: Çalışmaya katılan kadınların, Kadın Psikolojik Güç Ölçeği toplam puan ortalaması 106,89±22,81 olarak bulunmuştur. Ölçek alt boyutlarına bakıldığında güçlülük/savunuculuk ortalaması 53,33±10,74, benlik saygısı ortalaması 22,66±6,41 ve eğitime yaklaşım ortalaması 12,32±4,34, kısıtlayıcılık ise 19,31±4,36 ile yüksek olarak bulunmuştur. Kadınların Güçlendirilmesi Ölçeği toplam puan ortalaması 8,99±2,77 olarak belirlenmiştir. Kadınların Güçlendirilmesi Ölçeği alt boyutları incelendiğinde, kadının bağımsız hareket edebilmesi ortalaması 6,28±2,05. Aile baskısından kurtulma alt boyut puan ortalaması 0,93±1,36, ekonomik güvence ve ekonomik katkı alt boyut puan ortalaması 1,77±2,00 olarak bulunmuştur. Sonuç: Kadınlar orta düzey psikolojik güçlülüğe sahip olup kısıtlanmış hissetme durumları ise yüksek düzey tespit edilmiştir. Kadınların yeterince bağımsız hareket edebildiği sonucuna varılmıştır. Katılımcılar yüksek aile baskısı hissedip vi ekonomik açıdan kendilerini yetersiz görmektedirler. Kadınların toplumda görünür kılınması ve benlik saygılarını korumaları için sosyal, bilgili ve eğitimli bireylerin varlığını attırmak ve mesleki anlamda güzel yerlere daha çok gelebilmek adına eğitim, ekonomik anlamda refaha kavuşmak ve kendi ayakları üzerinde durabilmeleri açısından ekonomik ve haklarını bilmesi, yönetimde daha çok söz sahibi olması adına da siyasal yönden daha çok desteklenmeli ve güçlendirilmelidir
COVID-19 ÖNCESİ, KAPANMA DÖNEMİ VE POST- COVID DÖNEMİN ÇOCUKLUK ÇAĞI OBEZİTESİ ÜZERİNE ETKİSİNİN İNCELENMESİ
Giriş-Amaç: Tarih boyunca görülmüş tüm bulaşıcı hastalıklar bireylerin yaşam stili davranışlarının değişmesinde etkili oldu. Covid-19’un da çocukların davranışlarını etkiyerek çocukluk çağındaki obezitenin artmasında önemli bir etkiye sahip olduğu öngörüldü. Bu çalışma, covid-19 öncesi, covid-19 kapanma dönemi ve post-covid-19 dönemin çocukluk çağı obezitesi üzerine etkisinin incelenmesi amacıyla yürütüldü. Gereç-Yöntem: Bu çalışma, vaka kontrol türünde bir araştırmadır. Araştırmanın örneklemini İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Çocuk Endokrinoloji Polikliniğe başvuru yapan ve herhangi bir ilaç tedavisi başlanmayan normal kilolu (n=126), fazla kilolu ve obez (n=130) toplam 256 çocuk oluşturdu. Veriler tanımlayıcı özellik, antropometrik ve klinik veriler, literatür taraması ile elde edilen çocukların ve ebeylerin davranışları ile ilgili sorular ve “Yaşam Stili Davranışları Kontrol Listesi” ölçek formu ile toplandı. Bulgular: Bulgular: Çocukların yaş ortalaması 10.72 ±2.66 (dağılım, 6-15 yıl) idi. Covid-19 kapanma dönemi persentil ortalaması 77.93±2.45 (dağılım, 30->95th) kilo, VKİ (vücut kütle indeksi) ve persentil açısından ise benzer olmadığı saptandı (p<0.05). Covid-19 kapanma dönemi sırasında tüm çocukların “Yaşam Stili Davranışları Kontrol Listesi” puanları (54.22±14.17) arttı. Post-covid-19 dönemde normal kilolu çocuklarda yaşam stili davranışlarında anlamlı bir değişim olmadı. Obez çocuklarda ise covid-19 dönemde arttı ancak post-covid-19 dönemde değişim yaşanmadı. Covid- 19 kapanma döneminde tüm çocukların VKİ değerleri önemli ölçüde arttı (p<0.005). Fazla kilolu-obez çocukların açlık kan şekeri düzeyleri (AKŞ) covid-19 kapanma döneminde arttı ve referans aralığının sınırındaydı. Tüm çocukların post-covid-19 dönem, kapanma dönemi ve post-covid dönem ileri varyans karşılaştırmalarında x yaşam stili davranışları kontrol listesi puan ortalaması, percentil ortalamaları, HOMAIR, insülin, açısından istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık saptandı (p<0.05). Bu anlamlılık fazla kilolu ve obez grupta biraz daha fazla iken normal kilolu grupta fazla bir değişim olmadı. Sonuç: Covid-19 kapanma döneminde tüm çocukların vücut kitle indeksi (VKİ) ve persentil değerlerinde saptandı. Covid-19 dönemi hem fazla kilolu-obez çocukların hem de normal kilolu çocukların yaşam stili davranışlarında önemli değişimlere neden olduğu gözlenmektedir
Proje Tabanlı Öğrenme Müfredatlı Endüstriyel Otomasyon Eğitim Setinin İmalatı ve Programlanması
Bu çalışmanın amacı, endüstriyel otomasyon teknolojileri eğitimlerinde uzaktan (online) ve yüz yüze olarak rahatlıkla kullanılabilecek, geleneksel öğrenim metotlarının ötesine geçmiş, öğrencilere 21.yy. becerilerini de kazandırmaya odaklanmış proje tabanlı öğrenme (PTÖ) metodunu ve müfredatını kullanan, Millî Eğitim Bakanlığı (MEB) müfredatı ile uyumlu bir eğitim setinin imalâtı ve programlanmasıdır. İmal edilen eğitim setine iki farklı marka programlanabilen mantık denetleyicisi (PLC) montajlanarak farklı PLC eğitimlerinin aynı set üzerinde verilebilmesi sağlanmıştır. Eğitim setinde, bir döner tabla ve iki adet konveyör bant kullanılarak elektropnömatik sistem yoluyla ürün ayrımı yapılabilmektedir. Eğitim setinde ayrıca motor kontrolleri, sensör uygulamaları, elektropnömatik, dokunmatik panel ve çeşitli PLC kontrolleri de yapılabilmektedir. Özellikle grafcet diyagramları metoduna odaklanılan set üzerinde, aynı senaryoların farklı PLC modellerinde nasıl programlanacağı gösterilebilmektedir. Eğitim setinde, PLC yazılım bileşenleri kullanmak yoluyla, öğrencilere görsel programlama ile kendi özgün yönetsel denetim ve veri toplama yazılımları (SCADA) geliştirmesine ve deneyimlemesine de imkân sağlanmaktadır. Bu çalışma aynı zamanda PTÖ için hazırlanmış bir örnek müfredatı da içermektedir. Bu sayede tüm eğitimler set üzerinde PTÖ metoduyla verilebilmekte ve öğrencilere 21.yy. becerilerini geliştirme fırsatı da sunulmaktadır. PTÖ, yenilikçi ve süreç odaklı bir öğrenme metodudur ve MEB tarafından da desteklenmektedir. Hazırlanan müfredat, öğrenme planı ile ölçme ve değerlendirme ölçeklerini (rubriklerini) de kapsamaktadır. Sonuç olarak tez aşamasında imal edilen bu setin, uzaktan ve yüz yüze verilecek endüstriyel otomasyon teknolojileri eğitimlerinde, öğrencilere mesleki becerilerin ve 21.yy. becerilerinin kazandırılmasında verimli ve
faydalı olacağı düşünülmektedir
Determination of the Photodynamic Efficacy on Cancer Cells via Photoelectrochemical Sensors
Fotodinamik Terapi (PDT), tümörleri hedef almak için reaktif oksijen türlerinin (ROS)
etkisini kullanarak çevredeki sağlıklı dokulara zarar vermeyi en aza indirirken,
geleneksel kanser tedavilerine umut verici bir alternatif sunmaktadır. Bu çalışma,
SKOV-3 over kanser hücrelerinde Chlorin e6 (Ce6) aracılı PDT'nin fotodinamik
etkinliğini 655 nm diyot lazer kullanarak araştırmaktadır. Ana hedefler, hücre
canlılığını, hücre içi ROS üretimini ve ROS'un hem floresan bazlı testler hem de
özellikle baskı devreli elektrotlar (SPE'ler) kullanılarak elektrokimyasal sensörlerle
üretim kapasitesini değerlendirmektir.
Sonuçlar, 25 J/cm² lazer ışığına maruz kalmanın SKOV-3 hücre canlılığı üzerinde
önemli bir etki yaratmadığını göstermiştir. Bununla birlikte, Ce6 ve PDT
kombinasyonu, özellikle daha yüksek Ce6 konsantrasyonlarında, hücre canlılığında
önemli bir azalmaya yol açmıştır. PDT'nin etkinliği için kritik öneme sahip olan ROS
üretimi, DCFH-DA probunun artan floresan yoğunluğu ve DPBF testlerinde azalan
absorbans ile doğrulanmıştır. Elektrokimyasal analiz, ROS üretiminin konsantrasyona
ve güce bağlı olarak gerçekleştiğini daha da doğrulamıştır.
Bu bulgular, Ce6 aracılı PDT'nin over kanseri için terapötik bir strateji olarak
potansiyelini vurgulamaktadır. ROS üretiminin gerçek zamanlı izlenmesi için
SPE'lerin kullanımı, PDT protokollerini optimize etmek için hassas ve maliyet etkin
bir yöntem sunarak terapötik sonuçları iyileştirirken olumsuz etkileri en aza
indirmektedir. Bu çalışma, fotodinamik terapinin etkinliğini artırmada hassas ROS
tespitinin önemini vurgulamaktadır
Analysis of Predictive Maintenance Documents with Text Mining Methods
Sanayi devrimlerinden bu yana, üretim süreçlerinin etkinliği ve verimliliği, endüstriyel gelişimin temel taşlarından biri olmuştur. Bu bağlamda, makine ve ekipmanların bakım süreçleri, üretim hatlarının sürekliliğini sağlamak ve maliyetleri minimize etmek için kritik bir rol oynamaktadır. Son yıllarda, "Endüstri 4.0" kavramı, üretim süreçlerinde dijital dönüşümü hızlandırmış ve bu dönüşüm, kestirimci bakımın (Predictive Maintenance, PdM) önemini daha da artırmıştır. Kestirimci bakım, ekipman arızalarını önceden tahmin ederek, planlı bakım faaliyetlerinin gerçekleştirilmesine olanak tanır. Bu yöntem, ekipman performansını izlemek ve olası arızaları tespit etmek için çeşitli sensör verilerini kullanır. PdM’in temel avantajları arasında üretim duruşlarını minimize etmek, bakım maliyetlerini azaltmak ve ekipman ömrünü uzatmak bulunmaktadır. Bu tez, kestirimci bakım belgelerinin metin madenciliği yöntemleri ile analiz edilmesini hedeflemektedir