Izmir Katip Celebi University
Not a member yet
    2715 research outputs found

    YETENEK YÖNETİMİ İLE KRİZ SÜREÇLERİ ARASINDAKİ ETKİLEŞİMİN TAKIM ÜYELERİNİN İŞ PERFORMANSINA OLAN ETKİSİ: İZMİR İLİNDE SAĞLIK ÇALIŞANLARI KAPSAMINDA BİR ARAŞTIRMA

    No full text
    Son zamanlarda rekabetin hızla artması organizasyonları varlıklarını sürdürebilmeleri konusunda farklı arayışlara yönlendirmiştir. Organizasyonların insan kaynakları ulusal ve uluslar arası artan rekabet karşısında daha fazla stratejik rol üstlenmek durumunda kalmışlardır. Bu nedenle özellikle sağlık hizmeti verecek yetenekli çalışanları bulmak, onları geliştirip potansiyellerini açığa çıkarmak ve elde tutmak organizasyonlar için önem kazanmıştır. Daha önceleri bir maliyet unsuru olarak görülen işletme çalışanları yetenek faktörünün önem kazanmasıyla birlikte işletmeye artı değer katan bir unsur olarak görülmüştür. Sağlık organizasyonları bulundukları sektörde faaliyetlerini gerçekleştirirken işletmenin dış çevresinden ve iç çevresinden kaynaklanabilen ve performansı çeşitli düzeylerde olumsuz bir şekilde etkileyebilen bir takım krizlerle karşılaşabilirler. Bu nedenle organizasyon içinde bulunduğu sektördeki olası risk faktörlerini belirleyerek bu risklere göre alternatif stratejiler geliştirmek yoluyla yaşanabilecek krizlerden en az zararla çıkabilmeyi ve bu çerçevede her türlü düzeyde beklenilen performansın gerçekleştirilmesini sağlayabileceklerdir. Bu kapsamda çalışmanın teorik bölümünde yetenek yönetimi, kriz yönetimi, takımlar ve iş performansı kavramları ayrı ayrı ve birbirleriyle olan ilişkileri bakımından ele alınmıştır. iv Uygulama bölümünde ise, araştırmanın teorik modeli doğrultusunda geliştirilmiş olan hipotezleri test etmek amacıyla İzmirde kamusal sağlık sektöründe çalışan 302 sağlık çalışanına yüz yüze ve çevrim içi anket uygulaması yapılmıştır. Hipotez testlerinden önce ölçüm araçlarının güvenirliği ölçülerek, açıklayıcı faktör analiziyle de bu değişkenler kendi aralarında araştırmanın amacına göre faktörlere ayrılmış ve bunlar doğrulayıcı faktör analiziyle doğrulanmıştır. Değişkenler arasındaki ilişkinin gücünü ve yönünü incelemek amacıyla korelasyon analizi uygulanmıştır. Ayrıca uygulamada Tek örnek t Testi, faktörler arasındaki ilişkilerin test edilmesine olanak tanıyan ve doğrulayıcı faktör analizini de kapsayan yapısal eşitlik modellemesi uygulanmıştır. Elde edilen bulgulara göre anketteki önermelerden oluşan bütün faktörlerin konuyu yüksek düzeyde güvenirlilikle açıkladığı, katılımcıların tüm faktörleri önemli olarak algıladıkları tespit edilmiştir. Korelasyon analizi ile değişkenler arasında pozitif yönde yüksek ve orta düzeyde doğrusal bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Ayrı ayrı olarak yetenek yönetiminin ve kriz yönetiminin takım performansına yüksek düzeyde etkisi olduğu belirlenmiştir. Ancak yetenek yönetimi ve kriz yönetimi etkileşimi çerçevesinde takım performansının kriz yönetiminden etkilendiği, kriz sürecindeki çerçeve baz alındığı için yetenek yönetiminin takım performansına etkisinin istatistiksel olarak önemli olmadığı belirtilebilir

    YENİLİKÇİ TEKNOLOJİLERDE FİKRİ MÜLKİYET HAKLARI YÖNETİM MODELİ: BİYOMEDİKAL TEKNOLOJİ ALANI ÖRNEĞİ

    No full text
    Yenilikçilik süreci, girdilerin çıktılara dönüştüğü toplumsal bir süreç olarak ele alındığında, teknoloji bu sürecin temel unsurlarından biri olarak öne çıkmaktadır. Teknolojik bilginin çıktılara dönüşmesi genellikle firma düzeyinde gerçekleşmekte ve bu sayede firmalar, küresel ölçekte teknolojik gelişmeleri yakından takip ederek, teknolojilerin güçlü ve zayıf yönlerini tespit edebilmekte, doğru Ar-Ge yatırımları yaparak rekabet avantajı sağlayabilmektedir. Yatırım kararlarının verilmesi sürecinde, yalnızca buluş sahibinin fikrinin varlığı yeterli olmayıp, bu fikrin korunması da büyük önem taşımaktadır. Bu bağlamda, fikri mülkiyet hakları, fikrin ürüne dönüşme sürecinde firmalar için soyut varlıklar olarak değer kazanmaktadır. Fikrin korunması, buluşun ortaya çıkışından ürüne dönüşmesine kadar geçen ticarileşme yolculuğunda hem buluş sahipleri hem de girişimci firmalar açısından kritik bir öneme sahiptir. Yenilikçi teknolojilerin uzun ve karmaşık yaşam döngüsü göz önünde bulundurulduğunda, fikrin yalnızca bir fikri mülkiyet hakkı ile korunmasının yeterli olmadığı; aynı zamanda bu hakların korunması ve etkin bir şekilde yönetilmesi gerektiği ihtiyacı ortaya çıkmaktadır. Bu çalışmanın amacı, yenilikçi teknolojilerde fikri hakların, fikrin doğmasından ürüne dönüşmesine kadar olan süreçte bütüncül bir yaklaşımla yönetilmesine ilişkin bir yönetim modeli geliştirmektir. Bu modelin oluşturulmasında kavramsal model geliştirme ve iş süreci modelleme yöntemleri kullanılmıştır. Kavramsal modelin oluşturulması sürecinde, yenilikçi teknolojilerde fikirden ürüne uzanan yaşam iv döngüsü tanımlanmış, bu döngünün bileşenleri ve sürece entegre edilmesi gereken birimler belirlenerek nihai iş modeline ulaşılmıştır. Bu sistematik çerçevede yürütülen çalışma, fikri mülkiyet haklarına ilişkin uygulanabilir bir kavramsal iş süreci modeli ortaya koymuştur. Yenilikçi teknoloji firmalarının fikri haklarının yönetiminde ihtiyaç duydukları bilgiler derlenmiş ve bu bilgiler doğrultusunda birbiriyle uyumlu bir iş modeli geliştirilmiştir. Geliştirilen modelin uygulama alanı, özellikle COVID-19 pandemisi sonrasında biyoteknoloji alanında artan buluş ve yenilikler ile önem kazanan biyomedikal teknolojileridir. Biyomedikal teknoloji alanında, buluşların ve teknolojilerin ortaya çıkış sürecinde fikri hakların yönetimine duyulan ihtiyaç, akademik Ar-Ge laboratuvarları ve erken aşamadaki teknoloji girişimleri (start-up firmaları) perspektifinden araştırılmış ve bu süreçte fikri hakların korunması ve yönetilmesi gerekliliği tespit edilmiştir. Bu bağlamda, buluş aşamasından itibaren fikrin korunması, finansal kaynak yaratılması, işbirliği ve lisanslama gibi kararların alınması ve uygulanması süreçlerinde yasal, finansal ve yönetimsel uzmanlıkların gerekliliği önemli bir bulgu olarak ortaya çıkmıştır. Buluşların ürüne dönüşüm sürecinin uzman birimler aracılığıyla yönetilmesi gerekliliği, çalışmanın önemini daha da vurgulamaktadır. Tez çalışmasının uygulama alanı olan biyomedikal teknoloji sektöründe faaliyet gösteren akademik yenilikçi buluş sahipleri, Ar-Ge laboratuvarları ve erken aşamadaki teknoloji girişimleri için geliştirilen fikri haklar yönetim modeli, yalnızca biyomedikal teknolojilerle sınırlı kalmayıp, gerekli revizyonlarla sağlık ve biyoteknoloji gibi diğer yenilikçi teknoloji alanlarında da uygulanabilir niteliktedir

    En Riskli 10 OWASP Zafiyetleri İncelemesi

    Get PDF
    Tezsiz Yüksek Lisans Bitirme ProjesiOWASP (Açık Web Uygulama Güvenliği Projesi) adlı topluluk, hacker olarak adlandırılan kötü niyetli kişilere karşı mücadele etmek için kurulmuştur. OWASP, en büyük güvenlik açıklarını inceleyerek belirli kriterlere göre sıralar. Bu çalışmada, en tehlikeli açıklar incelenmiştir. "Injection" adı verilen bu açıklıklar genellikle kullanıcı tarafından sağlanan ve denetlenmeyen verilerden kaynaklanır. Saldırganlar sistemlere beklenmedik veriler gönderebilir ve yetkisi olmayan verilere izinsiz erişebilir. "Broken Authentication" olarak bilinen açıklık ise genellikle kimlik doğrulama, oturum açma gibi işlevlerin yanlış kullanılması sonucunda ortaya çıkar. Saldırganlar genellikle bu tür saldırılar için "Brute Force" yöntemini kullanırlar. "Sensitive Data Exposure" açıklığı, şifrelenmemiş veya eski varsayılan şifreleme algoritmalarının kullanıldığı verilerin ortaya çıkmasına neden olur. "XML External Entities" açığı, eski veya yanlış yapılandırılmış XML dosyalarından kaynaklanır. "Broken Access Control" açığı, kullanıcı haklarının yeterince kontrol edilmemesi sonucunda ortaya çıkar. "Security Misconfiguration" açığı, hizmet yapılandırmasının yanlış veya eksik olmasından kaynaklanır. "Cross Site Scripting" açığı kullanıcı tarafından sağlanan verilerin tam olarak denetlenmeden veya belirli bir filtreden geçirilmeden yanıt olarak gönderilmesiyle oluşur. "Insecure Deserialization" açığı uzaktan kod çalıştırılmasına neden olabilir. "Using Components with Known Vulnerabilities" açığı, kullanılan bileşenlerin eski sürümleri veya bilinen güvenlik açıkları olan sürümleri nedeniyle ortaya çıkar. "Insufficient Logging and Monitoring" açığı ise izleme yapılandırmalarıyla birlikte saldırganların daha fazla saldırı gerçekleştirmesine, sistemde daha uzun süre kalmasına ve verilere istedikleri gibi müdahale etmesine olanak tanır

    Armatür Bakım Servisi Otomasyonu

    Get PDF
    Bu çalışma, mevcut saha hizmetleri yönetim sistemlerindeki verimsizlikleri ve şeffaflık eksikliklerini ele almaktadır. İlgili literatür incelemesi, müşteri, bayi ve teknisyen perspektiflerinden kaynaklanan zorlukları ortaya koymakta; hizmet taleplerinin takibinde ve görev planlamada yaşanan aksaklıkları vurgulamaktadır. Bu doğrultuda, saha hizmetlerinin etkin yönetimini sağlamak amacıyla yazılım mühendisliği prensiplerine dayalı bir çözüm geliştirilmiştir. Metodoloji, sistem mimarisi, kullanılan teknolojiler ve elde edilen sonuçlar detaylı bir şekilde ele alınmıştır. Uygulama aşamasında, geliştirilen sistem müşteri memnuniyetini artırmış, bayilere teknisyenleri daha etkin bir şekilde yönetme imkanı sağlamış ve teknisyenlerin iş planlamasını kolaylaştırmıştır. Tartışma ve analiz bölümü, mevcut sistemle karşılaştırma yaparak elde edilen verimlilik artışını ortaya koymaktadır. Çalışmanın gelecek perspektifleri ve önerileri, saha hizmetleri yönetimi alanındaki genel gelişmelere katkı sağlamayı hedeflemektedir. Bu araştırma, mühendislik, teknoloji, analitik yöntemler ve fen bilimleri alanlarındaki araştırmacılara, saha hizmetleri yönetiminin karşılaştığı zorluklara yeni bir bakış açısı sunmayı amaçlamaktadır

    İş Akışı Programı ve Tasarımı

    Get PDF
    Dökümantasyon tabanlı yürüyen iş süreçlerinin daha verimli hale getirilmesi için tasarlanması planlanan iş akış programı/arayüzü. İş akışı yönetimi onay süreçleri, izin formları gibi birtakım işlerin bilgisayar tabanlı yürütülebilir hale getirilmesini sağlar. İş akışı yönetimini kolaylaştırmak ve standart hale getirmek için iş akışı motorları kullanılmaktadır. Bu projede de SpiffWorkflow iş akışı motoru kullanılması planlanmaktadır.Bu çalışmada bir sürece ait belgelerin katılımcılar arasında dolaşımını otomatik hale getirecek bir sistem gerçeklenmesi düşünülmüştür

    Makine Öğrenmesi Algoritmalarını Kullanarak Kredi Kartı Dolandırıcılığının Tespiti

    Get PDF
    Dünya ekonomisinin hızla büyümesi ve finans sektörünün bu büyüme trendine ayak uydurması, yeni güvenlik sorunlarını beraberinde getirmiştir. Finansal işlem hacminin artmasıyla birlikte dijital işlemlerin yaygınlaşması, dolandırıcılar için çekici bir alan oluşturarak dolandırıcılık faaliyetlerini artırmıştır. Bu bağlamda, kredi kartı dolandırıcılığı dijital finansal dünyanın en önemli güvenlik tehditlerinden biri haline gelmiştir. Dolandırıcılar, kişisel ve finansal bilgilere ulaşmak adına gelişmiş teknikler kullanarak kredi kartı dolandırıcılığı gibi suçları gerçekleştirmektedirler. Dolandırıcılık faaliyetlerindeki bu gelişmiş yöntemler, klasik güvenlik önlemlerinin yetersiz kaldığı bir ortam yaratmıştır. Bu durum, klasik yöntemlerin ötesinde gelişmiş tespit stratejilerini zorunlu kılmış ve günümüz teknolojisinin avantajlarından yararlanma ihtiyacını doğurmuştur

    TWITTER VERİLERİ ÜZERİNDE DUYGU ANALİZİ

    Get PDF
    Bitirme projemde maalesef ülkemizde 6 Şubat 2023 yılında yaşanan deprem felaketi sonrası Twitter üzerinde yaşanan felaket ile ilgili atılan tweetleri, o tweetlere atılan bazı yanıt, retweet ve onun bahsedildiği tweetleri topladım. Sonrasında o tweetlere duygu analizi uyguladım

    Farklı Kimyasalların Aynı Alan İçerisinde Depolanması

    Get PDF
    Kimyasal maddelerin güvenli depolanması, çevre ve insan sağlığı açısından son derece önemlidir. Aynı depolama alanında farklı kimyasalların bir arada bulunması, ciddi tehlikelere yol açabilir. Bu durum, kimyasal reaksiyonlara, zehirlenmelere ve patlamalara neden olabilir. Bu çalışma, bu tehlikeleri ve sorunları ele alarak farklı kimyasalların aynı depolama alanında depolanmasının risklerini araştırmayı ve bu konudaki eksiklikleri belirlemeyi amaçlamaktadır. Bu cümleye ek olarak, kimyasal depolama alanlarında karşılaşılan güvenlik ve risk faktörlerini belirlemek, farklı kimyasalların aynı alanda depolanmasının potansiyel tehlikelerini inceleyerek, bu konuda daha güvenli bir depolama yöntemi geliştirmeye yöneliktir. Bu amaç doğrultusunda, kimyasal depolama alanlarının güvenliği ve risk faktörleri üzerine kapsamlı bir literatür taraması yapılmıştır ve mevcut durum ve potansiyel riskler belirlenmiştir. Literatür taraması sonucunda kimyasalların aynı depolama alanında depolanmasının potansiyel riskleri ortaya konmuştur. Ayrıca, belirli koşullar altında bu kimyasalların oluşturabileceği reaksiyonlar incelenmiş ve bu reaksiyonların sonuçları sayısal verilerle desteklenmiştir. Bu çalışma sonucunda, kimyasal depolama alanlarının güvenliği için daha sıkı düzenlemelerin yapılması, farklı kimyasalların aynı alanda depolanmasının sınırlarının belirlenmesi ve risklerin azaltılması için daha etkili yöntemlerin geliştirilmesi tavsiye edilmektedir

    İNFERTİL ÇİFTLERDE TOPLUMSAL CİNSİYET ROLÜ STRESİ İLE İNFERTİLİTE STRESİ ARASINDAKİ İLİŞKİ

    Get PDF
    Amaç: Bu çalışma infertilite tedavisi alan çiftlerin yaşadıkları toplumsal cinsiyet rolü stresi ve infertilite stresi düzeylerini belirlemek ve aralarındaki ilişkiyi incelemek amacıyla yapılmıştır. Yöntem: Tanımlayıcı, ilişki arayıcı tipte yürütülen çalışmanın evrenini, Ağustos 2022-2023 tarihleri arasında İzmir’de bulunan bir eğitim ve araştırma hastanesinin üremeye yardımcı tedavi merkezine başvuran infertil çiftler oluşturmuştur. Araştırma primer infertilite tanısı alan, Türkçe konuşup, anlayabilen, psikiyatrik rahatsızlığı olmayan, çift olarak çalışmaya katılmayı kabul etmiş 88 infertil çiftle (88 erkek, 88 kadın) yürütülmüştür. Veriler Birey Tanıtım Formu, Erkek Toplumsal Cinsiyet Rolü Stresi Ölçeği, Kadın Toplumsal Cinsiyet Rolü Stresi Ölçeği ve İnfertilite Stresi Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistikler, Bağımsız Örneklem T testi, ANOVA, Kruskal Wallis, Post Hoc Bonferroni, Pearson Ki-Kare, Fisher’s Exact ve Spearman korelasyonu testi kullanılmıştır. Bulgular: Kadınların yaş ortalaması 33,84±6,42 yıl ve evlilik süresi ortalama 4,89±2,89 yıl, %39,8’i üniversite ve üstü düzeyde eğitim seviyesine sahip, %48,9’u çalışmakta ve %90,9’u çekirdek aileye sahiptir. Erkeklerin yaş ortalaması 35,8±6,11 yıl, %42’si üniversite ve üstü düzeyde eğitim seviyesine sahiptir. Çiftlerin %35,2’si infertilitenin kadın kaynaklı olduğunu ifade etmiş, %58’i daha önce tedavi girişiminde bulunmuş, %72,7’si tedavi olmaya çift olarak karar vermiş, %51’i daha önce 1-2 kez tedavi denemiş ve kadınların %98,9’u, erkeklerin ise %90,9’u infertilite ile ilgili durumunu biriyle paylaşmıştır. Çocuk sahibi olmayı kadınlar ‘anne olmak’ olarak, erkekler ‘aile olmak’ olarak, infertilite ve tedavi sürecini kadınlar ‘umut veren bir süreç’, erkekler ‘zor bir süreç’ olarak tanımlamıştır. Kadın Toplumsal Cinsiyet Rolü Stres Ölçeği’nin puan ortalaması 66,86±21,89 ve Erkek Toplumsal Cinsiyet Rolü Stres Ölçeği’nin puan ortalaması 65,52±20,99 olarak belirlenmiş, puanlar arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir fark olmadığı saptanmıştır (p>0,05). Kadınların v İnfertilite Stresi Ölçeği’nin Kişisel Alanda Stres alt boyutu puan ortalamasının 10,52±4,55, Sosyal Alanda Stres alt boyutu puan ortalamasının 2,97±2,79 ve Evlilik Alanında Stres alt boyutu puan ortalamasının 3,34±3,55 olduğu, erkeklerin Kişisel Alanda Stres alt boyutu puan ortalamasının 4,57±3,62, Sosyal Alanda Stres alt boyutu puan ortalamasının 1,23±1,65 ve Evlilik Alanında Stres alt boyutu puan ortalamasının 2,17±2,56 olduğu saptanmıştır ve aralarındaki fark istatistiksel açıdan anlamlı olarak bulunmuştur (p0,05). Erkek Toplumsal Cinsiyet Rolü Stresi Ölçeği ile İnfertilite Stresi Ölçeği alt boyutları olan Kişisel Alanda Stres ve Evlilik Alanında Stres alt boyutu (r= 0,492 ve r= 0,328) puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı, pozitif yönlü ve orta düzeyli ilişki tespit edilmiştir (p<0,05). Sonuç: İnfertil çiftlerin toplumsal cinsiyet rollerine ve infertiliteye ilişkin stres yaşamakta olduğu, kadınların erkeklerden daha fazla infertilite stresi yaşadığı bulunmuştur. Erkeklerin yaşadığı toplumsal cinsiyet rolü stresinin infertilite stresiyle ilişkilendirilebileceği belirlenmiştir. Hemşireler infertil çiftlere bakım verirken toplumun sosyo-kültürel yapısını, cinsiyet rollerine ait algısını ve bireylerde stres oluşturabilecek faktörleri tanımalı, bireyleri bütüncül olarak değerlendirmelidir

    Beyin Tümörlerinin Görüntü Transformatörleri ile Tespiti ve Bölütlenmesi

    No full text
    Beyin tümörleri insan sağlığını ciddi şekilde tehdit eden karmaşık patolojik durumlardır. Bu hastalığın tehlikeli doğası, erken teşhis ve etkili tedavinin önemini vurgulamaktadır. Bu bağlamda yapay zeka (AI) ve görüntü işlemenin (IP) sunduğu teknolojik yöntemler, beyin tümörlerinin tespitinde önemli gelişmeler sağlamıştır. Bu çalışmanın odak noktası, Görüntü Transofrmatörü (ViT) derin öğrenme modelinin beyin tümörü tespiti bağlamında potansiyelini değerlendirmektir. Beyin tümörlerinin tespiti, karmaşık MRI verilerinin hassas analizini gerektirir ve yapay zeka, bu zorluğun üstesinden gelmek için etkili bir araç olarak ortaya çıkmıştır. Büyük ölçekli görsel veri kümelerini işleyebilme yeteneği ve öğrenme kapasitesiyle öne çıkan Görüntü Transformatörü, öne çıkan bir yapay zeka modelidir. Bu çalışma, beyin tümörü tespiti bağlamında Görüntü Transformatörleri’nin potansiyelini değerlendirmek üzere tasarlanmıştır. Yaygın bir karşılaştırma MRI veri seti üzerindeki deneysel sonuçlar, ViT'nin geleneksel Evrişimsel Sinir Ağı (CNN) tabanlı algoritmalara karşı umut verici sonuçlar verdiğini ve hedef tümör tespit problemine iyi bir alternatif olduğunu göstermektedir

    1,260

    full texts

    2,715

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Izmir Katip Celebi University
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇