Bezmialem Vakıf Üniversitesi Kurumsal Akademik Arşiv
Not a member yet
597 research outputs found
Sort by
Tip 2 Diyabetes Mellitus hastalarında 25-(OH) D vitamini düzeyi mikroalbüminüri ve diyabetin seyri ile ilişkili midir?
SS-18 TIP 2 DIYABETES MELLITUS HASTALARINDA 25-(OH) D VITAMINI DÜZEYI MIKROALBÜMINÜRI VE DIYABETIN SEYRI ILE ILIŞKILI MIDIR? ZEYNEB İREM YÜKSEL SALDUZ, ACLAN ÖZDER BEZMIALEM TIP FAKÜLTESI AILE HEKIMLIĞI ANABILIM DALI Amaç: 25-(OH) D vitamini (VD) eksikliği birçok çalışmada Tip 2 Diyabetes Mellitusun (Tip 2 DM) ortaya çıkan komplikas yonları için önemli bir risk faktörü olarak tanımlanmıştır (1,2). Çalışmamızın amacı VD düzeyleri ile Tip 2 DM seyrinde ortaya çıkan albuminüri seviyesi arasındaki ilişkinin değerlendirilmesidir. Gereç-Yöntem: Çalışma kesitsel, tek merkezli, retrospektif olarak planlandı. Temmuz 2019-Aralık 2019 tarihleri arasında Bezmialem Tıp Fakültesi Hastanesi Aile Hekimliği polikliniğine ayaktan başvuran Tip 2 DM hastalarının sosyodemografik ve laboratuvar verileri elektronik hasta sisteminden tarandı. 148 hasta çalışmaya alındı. Hastalar VD düzeylerine göre ikiye ayrıldı. 25-(OH) D vitamini 20 ng/mL’ nin altında olanlar VD eksikliği olan grup; grup 1, 25-(OH) D vitamini 20 ng/mL’ nin üzerinde olanlar VD eksikliği olmayan grup; grup 2 olarak sınıflandırıldı. Hastaların Glukoz, Üre, Kreatinin, Kan üre azotu (BUN), Glomeruler filtrasyon hızı (GFR), Alanin aminotransferaz (ALT), Aspartat aminotransferaz (AST), LDL koles terol (LDL-C), HDL kolesterol (HDL-C), Trigliserid (TG), Total kolesterol, HbA1c ve hemogram parametre değerleri olarak Lökosit sayısı (WBC), Eritrosit sayısı (RBC), Trombosit sayısı (PLT), Hemoglobin (Hgb), Hematokrit (Hct), Nötrofil mutlak sayısı (Neut), Lenfosit mutlak sayısı (Lymph), Ortalama eritrosit hacmi (MCV), Ortalama trombosit hacmi (MPV), Vitamin B 12 (Vit B12), Ferritin, Tiroid stimülan hormon (TSH), 25-(OH) D vitamini, mikroalbüminüri düzeyi grup 1 ve grup 2 arasında karşılaştırıldı. Vitamin D seviyeleri ve albüminüri arasındaki ilişki incelendi. Bulgular: Çalışmaya 148 hasta dahil edildi. Hastaların yaş ortalaması 56,58±9,76 idi. 70 hasta erkek, 78 hasta kadındı. Tüm hastaların VD ortalaması 22,80±17,84 ve HbA1c ortalaması 7,56±1,65 bulundu. D vitamini 20 ng/mL’ nin altında 76, üzerinde 72 hastamız vardı. D vitamini 20 ng/mL’ nin altındaki grup 1 hastalarımızda; LDL-C, Total Kol, HbA1c, Lenfosit sayısı, mikroalbuminüri düzeyi anlamlı derecede yüksek bulundu. (p<0.05) (Tablo 1) Sonuç: Çalışmamızda D vitamini seviyesi düşük olan hastalarda mikroalbüminüri ve HbA1c düzeyi yüksek tespit edilmiş tir. Bu durum VD eksikliğinin Tip 2 DM hastalığının kontrolsüz seyrinde ve böbrek fonksiyon bozukluğunda etkili olduğunu düşündürtmektedir. Aile hekimliği kapsamında koruyucu hekimliğin önemi düşünüldüğünde VD desteği diyabetin kont rollü seyrinde ucuz ve etkili bir yöntem olarak gündemde olmalıdır. Kaynaklar 1. Kostoglou-Athanassiou, Ifigenia, et al. \"Vitamin D and glycemic control in diabetes mellitus type 2.\" Therapeutic ad vances in endocrinology and metabolism 4.4 (2013): 122-128. 2. Herrmann, Markus, et al. \"Serum 25-hydroxyvitamin D: a predictor of macrovascular and microvascular complicati ons in patients with type 2 diabetes.\" Diabetes care 38.3 (2015): 521-528. Anahtar Kelimeler:D vitamini, Mikroalbüminüri, Tip 2 diyabetes mellitu
The Effect of Different Intermediary Layer Materials Under Resin Composite Restorations on Volumetric Cuspal Deflection, Gap Formation, and Fracture Strength.
CHARACTERISTICS AND SURVIVAL RESULTS OF PERITONEAL DIALYSIS PATIENTS SUFFERING FROM COVID-19 IN TURKEY: A MULTICENTER NATIONAL STUDY
Background: We aimed to study the characteristics of peritoneal dialysis (PD) patients with Coronavirus disease-19 (COVID-19), determine the short-term mortality and other medical complications, and delineate the factors associated with COVID-19 outcome.Methods: In this multicenter national study, we included PD patients with confirmed COVID-19 from 27 centers. The baseline demographic, clinical, laboratory, and radiological data and outcomes at the end of the first month were recorded.Results: We enrolled 142 COVID-19 patients (median age:52 years). 58.2% of patients had mild disease at diagnosis. Lung involvement was detected in 60.8% of patients. 83 (58.4%) patients were hospitalized, 31 (21.8%) patients were admitted to intensive care unit and 24 needed mechanical ventilation. 15 (10.5%) patients were switched to hemodialysis and hemodiafiltration was performed for four (2.8%) patients. Persisting pulmonary symptoms (n=27), lower respiratory system infection (n=12), rehospitalization for any reason (n=24), malnutrition (n=6), hypervolemia (n=13), peritonitis (n=7), ultrafiltration failure (n=7) and in PD modality change (n=8) were reported in survivors. 26 patients (18.31%) died in the first month of diagnosis. The non-survivor group was older, comorbidities were more prevalent. Fever, dyspnea, cough, serious-vital disease at presentation, bilateral pulmonary involvement, and pleural effusion were more frequent among non-survivors. Age (OR:1.102; 95%CI: 1.032-1.117; p: 0.004), moderate-severe clinical disease at presentation (OR:26.825; 95%CI: 4.578-157.172; p<0.001) and baseline CRP (OR:1.008; 95%CI; 1.000-1.016; p:0.040) were associated with first-month mortality in multivariate analysis.Conclusions: Early mortality rate and medical complications are quite high in PD patients with COVID-19. Age, clinical severity of COVID-19, and baseline CRP level are the independent parameters associated with mortality
Use of Botulinum Toxin A in the Treatment of Intermittent Exotropia: Factors Affecting Treatment Outcome
© 2022 Taylor & Francis.Purpose: To evaluate the efficiency of botulinum toxin A (BTA) injection in the treatment of intermittent exotropia (IXT) and determine factors affecting treatment outcome. Materials and methods: A total of 74 patients diagnosed with any type of IXT were included in the study. BTA injection was administered into both lateral rectus muscles. Gender, refractive error, age, pre- and post-injection measurements of ocular deviation, age at the time of the first BTA injection, number of injections, duration of misalignment, age at the onset of misalignment, presence of amblyopia, presence of anisometropia, preterm birth history, type of delivery, presence of any neurological disorder, follow-up period, postoperative ptosis, and vertical deviation were recorded. The final angle of deviation was used in the statistical analysis. Successful motor alignment was defined as a deviation of ≤10 prism diopters (PD) at distance. The relationship of all factors with treatment success was analyzed using the binary logistic regression analysis. Results: A total of 74 patients, 40 female and 34 male, were included in the study. All the patients were followed up for six to 53 months after the first BTA injection, and the mean follow-up was 16.1 ± 11.1 months. Before the first BTA injection of the patients, the mean amount of deviation was measured as 25.7 ± 14.2 (range, 0–60) PD at near and 37.1 ± 10.9 (range, 16–65) PD at distance. According to the most recent examination of the patients, the mean amount of deviation was 10.6 ± 9.8 (range, 0–45) PD at near and 16.4 ± 10.2 (range, 0–45) PD at distance. There was a statistically significant difference between the first and last examinations of the patients in relation to the amount of deviations measured at both near and distance (p < .001). Successful motor alignment (orthotropia within 10 PD for exodeviation) was achieved in 42 patients (56.7%). Thesuccess of treatment increased with the decreased amount of deviation at distance before the BTA injection. Conclusions: In patients with IXT, BTA injection into the lateral rectus muscles is an effective procedure, which is also less invasive and taking shorter time than surgery, and it can be considered as an alternative treatment option in those with small-medium angle IXT
Çocukluk Çağında Akut Gastroenteritler : Doğru Bilinen Yanlışlar
Sevgili okurlar,İshal, çocukluk çağında en sık karşımıza çıkan hastalıklardan biridir. İstanbul\"da bir eğitim araştırma hastanesinde, 2008-2009\"da çocuk acil polikliniğine başvuran hastaların 128.060\"ına enfeksiyon hastalığı tanısının konmuş olduğu ve ilk sırada 6.364 ile akut gastroenteritin (AGE) geldiği saptanmıştır. İshal, hasta çocukta olduğu kadar anne ve baba için de endişe uyandıran bir durumdur. Çoğunlukla kendi kendini sınırlayan bir hastalık olmasına rağmen beslenemeyen bir çocukta ciddi problemlere yol açabilir. Çocuğun okula ve ebeveynlerin işe gidememesi nedeniyle dolaylı bir takım maliyetler de ortaya çıkmaktadır. Pediatristler arasında ishalli çocuğa yaklaşım farklılıklar göstermektedir. Akut ishalli çocukların çoğunda herhangi bir teste gerek yoktur. Otitis media gibi bağırsaklarla ilgili olmayan enfeksiyonlar da ishale neden olabilir. Kanlı ishalde; bebeklerde birkaç saat, daha büyük çocuklar da ise 8 saatten fazla beslenememe, orta-ağır dehidratasyon; kramp tarzında gelip giden veya şiddetli karın ağrısı; uyku hâli; şiddetli ve tekrarlayan kusma, endişe verici bulgulardır ve mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Antibiyotik ve antidiyareik ilaçların rutin kullanımı önerilmez ve hastaya zarar verebilir. Sıkı diyet gerekli değildir. Kola ve benzeri içecekler çok fazla şeker içerdiğinden ve elektrolit dengesi iyi olmadığından önerilmez. Mutlaka meyve suyu verilmek isteniyorsa yarı yarıya suyla sulandırılacak şekilde elma suyu tercih edilebilir.Bu kitapta, konusunda uzman hekimler tarafından, akut ishalli çocukta tanı ve tedavi önerileri, güncel rehberler ışığında gözden geçirilecektir.Sağlıklı okumalar dilerim.Prof. Dr. Özden TÜRELEditö