31451 research outputs found
Sort by
Kızılçamda bazı iğne yaprak karakterlerinin çam kese böceği konukçu tercihi üzerine olan etkisinin araştırılması
Kızılçam (Pinus brutia Ten.), Türkiye'nin orman ekosisteminde kritik bir rol oynayan ve hem ekonomik hem de ekolojik açıdan önemli bir türdür. Ancak bu kızılçam orman varlığı çam kese böceği (Thaumetopoea wilkinsoni Tams.) tarafından tehdit edilmektedir. Özellikle Akdeniz Havzası’nda ve Türkiye'deki çam ormanlarında yaygın olarak görülen bu zararlı, çam ağaçlarının yapraklarıyla beslenerek orman ekosistemine ciddi zararlar verebilmektedir. Bu tez kapsamında, kızılçamda çam kese böceği (ÇKB) istila mekanizmasının daha detaylı anlaşılması hedeflenmiştir. ÇKB'nin konukçu tercihinde kullandığı görsel ipuçlarının belirlenmesi bu çalışmada büyük bir öneme sahiptir. Bu tez çalışması kapsamında, ÇKB istilasına karşı dirençli ve dirençsiz kızılçam genotiplerinde, fotosentetik pigment içeriği, spesifik yaprak alanı ve iğne yaprakların renk skalalarının detaylı analizleri gerçekleştirilmiştir. Analiz sonuçları, istilaya uğrayan klonlarda yaprak spesifik alanı, klorofil-a, klorofil-b, toplam klorofil ve karotenoid değerlerinin istilaya uğramamış klonlara göre daha yüksek olduğunu ortaya koymuştur. Özellikle böceğin larva döneminin en yoğun olduğu yaz sonu ve sonbahar aylarında (Ağustos, Eylül, Ekim ve Kasım), bu değerlerde istatistiksel açıdan anlamlı farklılıklar gözlenmiştir. Elde edilen sonuçlar, böceğin konukçu seçiminde klonlara/ağaçlara ait görsel ipuçlarını da takip edebileceğini göstermektedir. Bu çalışmada elde edilen verilerin, ÇKB hakkındaki ekolojik literatüre katkı sağlaması, biyolojik mücadeleye dayalı modern ormancılık tekniklerinin geliştirilmesine ve uygulanmasına yardımcı olması hedeflenmiştir.Turkish red pine (Pinus brutia Ten.) is an economically and ecologically important species that plays a critical role in Turkey's forest ecosystem. However, this red pine forest is threatened by the pine processionary moth (Thaumetopoea wilkinsoni Tams.), a pest that is especially widespread in the Mediterranean Basin and in pine forests in Turkey. The moth can cause serious damage to the forest ecosystem by feeding on the needles of pine trees. This thesis aims to better understand the mechanism of pine processionary moth (PPM) infestation in P. brutia. Determining the visual cues that PPM uses in its host preference is a key focus of this study. Within the scope of this thesis, detailed analyses of photosynthetic pigment content, specific leaf area and color scales of needles were carried out in P. brutia genotypes that are resistant and non-resistant to PPM infestation. The results of the analysis revealed that leaf specific area, chlorophyll-a, chlorophyll-b, total chlorophyll and carotenoid values were higher in infested clones than in non-infested clones. Statistically significant differences in these values were observed especially in the late summer and fall months (August, September, October and November) when the larval period of the insect is the most intense. The our results suggest that PPM may also use visual cues of clones/trees in host selection. The data obtained in this study should contribute to the ecological literature on PPM
Ergenlik çağındaki bireylere yönelik manevi destek ve rehberlik
Bu çalışmada ergenlik çağındaki bireylere yönelik manevi destek ve rehberlik konu
alanındaki çalışmalar ve sonuçların araştırılması, onların gelişim dönemleri, sorunları ve
özellikle inanç noktasındaki sıkıntılarının incelenmesi ve gençlere yönelik yapılabilecek
manevi destek ve rehberlik konusunda yol gösterici çıkarımlarda bulunmak hedeflenmiştir.
Ergenlik döneminin kişilik ve karakter yapısının şekillenmesinde önemli bir dönem olduğu
ve bu dönemde mutlaka gençlere rehberlik yapılması, sorunlarının çözülmesinde
desteklenmesi ve manevi krizlerini en hafif şekilde atlatabilmeleri için gerekli çalışmaların
yapılması gerekmektedir.
Gençlerde hoşnutsuzluk, saldırganlık, yalnızlık, tedirginlik, endişe, korku, öfke ve hatta
kendini yok etme gibi pek çok olumsuz eğilimlerin olduğu çalışmalarda ortaya konulmuştur.
Bu sorunlarla baş etmede Müslüman nüfusun yoğun olduğu ülkemizde manevi danışman ve
rehberlerin etkin ve verimli çalışma yapmaları ve bu konularda desteklenmeleri
gerekmektedir. Gençlerin, sağlam bir kişilik yapısıyla geleceklerini inşa edebilmeleri için
onlarla her yönden ilgilenilmesi ve onlara sahip çıkılması gerekmektedir. Bu da fedakârlık
gerektiren, sadece işimiz gereği değil günün her saati dertlendiğimizde ancak verim
alabileceğimiz ve üstümüze düşenlerin ötesinde Koşturduğumuzda yol alabileceğimiz çok
meşakkatli bir süreç olabilir. Ülkelerin geleceğinin teminat ve mimarı olan gençlerin bu
dönemlerinde sorunlarının çözümünde desteklenmesi, sağlam bir zeminde geleceğe güvenle,
emin adımlarla yürüyebilmesi de hem gençlerin hem toplumun hem de ülkemiz açısından
son derece önemlidir. Bundan dolayı tüm ibadet yerlerinin, özellikle de lise ve üniversite
kampüslerinde bulunanların, geleneksel kurum içi dini hizmetlerinin yanı sıra “Manevi
Sosyal Hizmet” sunma kapasitesine sahip olmaları büyük önem taşımaktadır. Ülkemizde bu
alanda hala boşluğun olduğu, yeterli çalışmaların olmadığı ve bu alanda yetişmiş nitelikli
manevi danışman ve rehberlerin de birçoğunun yeterli sayı ve nitelikte olmadığı
araştırmalarda ortaya çıkarılmıştır. Bu alanda nitelikli ve yeterlik olarak alanında temayüz
etmiş kişilerin yeterli sayıda olacak ve gençler başta olmak üzere ihtiyaç duyan herkese
destek ve rehberlik yapacak iş gücünün yetiştirilmesi gerekmektedir. Bu anlamda geleceğin
mimarı ve teminatı olan gençlerin sorunlarının çözümü ve gelişimlerini desteklemek
amacıyla manevi danışmanlık ve rehberlik çalışmalarının sunulması ve yaygınlaştırılması
önerilmektedir.In this study, the topic of spiritual support and guidance for individuals in adolescence is
examined. studies in the field and research of the results, their development periods, problems
and Examining the problems especially in terms of faith and what can be done for young people
make inferences about moral support and guidance targeted. The adolescence period is important
in shaping the personality and character structure. It is a period and young people must be guided
during this period and their problems must be solved. to support them in solving their spiritual
crises and to help them overcome their spiritual crises in the lightest way possible.
Necessary work needs to be done. Studies have shown that young people have many negative
tendencies such as discontent, aggression, loneliness, anxiety, anxiety, fear, anger and even selfdestruction. In order to cope with these problems, spiritual advisors and guides should work
effectively and efficiently in our country, where the Muslim population is dense, and They need
to be supported. Young people's future with a strong personality structure To take care of them in
every aspect and to protect them so that they can build is required. This requires sacrifice, not
only because of our job but also every day of the day. When we worry about time, we can only
get productive and beyond our responsibility. It can be a very arduous process that we can
navigate when we rush. of countries The problems of young people, who are the guarantors and
architects of their future, in these periods. to be supported in the solution, to take confident steps
towards the future on a solid basis. Being able to walk is extremely important for both young
people, society and our country. It is important. Therefore, it is of great importance that all places
of worship, especially those located on high school and college campuses, have the capacity to
provide “Spiritual Social Service” in addition to their traditional in-house religious services. In
our country this Research has revealed that there is still a gap in the field, there are not enough
studies, and many of the qualified spiritual counselors and guides trained in this field are not
sufficient in number and quality. It is necessary to train a workforce that will have a sufficient
number of qualified and proficient people in this field and who will provide support and guidance
to everyone in need, especially young people. In this sense, the future To support the solution of
the problems and development of young people who are architects and guarantors Providing
spiritual counseling and guidance services for the purpose of It is recommended to disseminat
Bireylerin emeklilik kararlarının belirleyicileri ve emeklilik zamanlaması
Bu çalışmanın amacı, Türkiye’de bireylerin emeklilik kararı almalarında
etkili olan faktörlerin belirlenerek, bu faktörlerin emeklilik zamanlamasını
(zamanında veya geç) ne yönde ve nasıl etkilediğini ortaya koymaktır. Bu
bağlamda çalışmada, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası
Kanununun 4/1-a (SSK) , 4/1-b (Bağ-Kur) ve 4/1-c (Emekli Sandığı) kapsamında
emekli olan bireylerin almış oldukları emeklilik kararları arkasındaki temel
belirleyiciler ve emeklilik zamanlaması analiz edilmiş, statüler arasındaki
farklılıklar irdelenmiştir. Araştırma yöntemi olarak nicel araştırma yöntemi
benimsenmiş ve değişkenler arasındaki ilişkileri temel alan ilişkisel tarama modeli
seçilmiştir. Araştırma kapsamında Türkiye İstatiktik Kurumu (TÜİK) 2023
Hanehalkı Bütçe Anketi (HHBA) mikro veri seti yardımı ile Türkiye’deki
emeklilerin genel profilleri ortaya konduktan sonra 792 emekli bireyden toplanan
veriler, ikili lojistik regresyon yöntemi ile analiz edilmiştir.
Alan araştırmasının bulguları neticesinde, tüm emeklilik statülerinin dahil
olduğu modelde emeklilik kararlarının belirleyicileri; cinsiyet, emeklilik statüsü,
çalışma süresi, bireyin eğitim, medeni, sağlık, ekonomik durumu, ikamet edilen
evin sahiplik durumu, eşin çalışma durumu ve işin koşulları temel belirleyiciler
olduğu ve emeklilik zamanlamasını farklı yönlerden etkilediği analiz sonucunda
ortaya konmuştur.The purpose of this study is to determine the factors that influence the
retirement decisions of individuals in Turkey and to reveal how and in what
direction these factors affect the timing of retirement (on time or late). In this
context, the study analyzed the main determinants behind the retirement decisions
and the timing of retirement taken by individuals retired within the scope of 4/1-a
(SSK), 4/1-b (Bağ-Kur) and 4/1-c (Emekli Sandığı) of the Social Insurance and
General Health Insurance Law No. 5510 and examined the differences between the
statuses. Quantitative research method was adopted as the research method and a
relational survey model based on the relationships between variables was selected.
Within the scope of the research, firstly, with the help of the Turkish Statistical
Institute 2023 Household Budget Survey (HHBA) micro dataset, the general
profiles of retirees in Turkey were revealed and then the data collected from 792
retired individuals were analyzed with the binary logistic regression method.
As a result of the findings of the field research, in the model where all
retirement statuses are included in the determinants of retirement decisions, the
analysis reveals that gender, retirement status, working time, education, marital
status, health, economic status, ownership status of the house of residence, spouse's
working status and working conditions are the main determinants and affect the
timing of retirement in different ways
The effect of boric acid on oxidative stress, inflammation, and apoptosis in embryonic and fetal tissues damage caused by consumption of high-fructose corn syrup in pregnant rats
Başeğmez, Mehmet/0000-0002-9994-1251This study aimed to determine the protective role of boric acid in a pregnant rat model of high fructose corn syrup consumption. Consumption of high fructose corn syrup has been associated with adverse health outcomes in humans and animals. Twenty-eight healthy female Wistar albino rats (250-300 g weight and 16-24 weeks old) were randomly distributed into four equal groups (n = 7): Control, Boric acid (BA), High Fructose Corn Syrup (HFCS), HFCS + BA. Boric acid (20 mg/kg) was administered to pregnant rats via oral gavage every day during pregnancy. The prepared 30% HFCS (F30) solution (24% fructose, 28% dextrose) was added to the drinking water throughout pregnancy. At the end of pregnancy (day 19), blood, placenta, uterus, and fetuses were collected from rats. The results indicated that HFCS increases oxidative stress by increasing the level of MDA and decreasing GSH, SOD, and CAT activity in the blood of maternal. However, BA administration significantly decreased MDA levels and increased GSH levels, SOD, and CAT activity (p 0.05). In addition, HFCS consumption significantly increased plasma TNF-alpha, IL-6, and leptin levels compared to control, BA, and HFCS + BA groups (p 0.05). However, BA administration significantly decreased plasma TNF-alpha, IL-6, and leptin levels (p 0.05). Furthermore, BA (20 mg/kg) significantly decreased HFCS-induced histopathological and immunohistochemical alterations in the placenta, uterus, and fetal tissue. In conclusion, BA may prevent HFCS toxicity in maternal and fetal tissues, as it regulates oxidative imbalance in pregnant rat and alleviates histopathological and immunohistochemical changes. The findings indicate a need for further studies to assess the potential of boron in preventing or mitigating the effects of HFCS during pregnancy.Pamukkale UniversityNot applicable
Riyazu's salihinde maneviyat ve manevi destek ile ilgili hadislerin değerlendirilmesi
Riyazu’s Salihin’deki Maneviyat ve Manevi Destek ile İlgili Hadislerin
Değerlendirilmesi başlıklı proje ödevi, İslam dinindeki maneviyat anlayışını ve
bireysel ruhsal desteği derinlemesine incelemeyi amaçlamaktadır. Riyazu’s
Salihin, İmam Nevevi tarafından derlenen ve İslam ahlakı, ibadetleri ve bireysel
davranışları konu alan hadislerden oluşan bir eserdir. Bu eserde yer alan hadisler,
insanın manevi gelişimi, kalp temizliği, sabır, tevekkül, dua ve Allah’a yakınlık
gibi konuları ele alır. Hadislerin birçoğu, insanın ruhsal huzurunu sağlamak ve
manevi destek arayışında olduğu zamanlarda Allah’a yönelmesinin önemi
üzerinde durur.
Bu proje, Riyazu’s Salihin’deki hadisleri analiz ederek, bu hadislerin bireysel ve
toplumsal anlamda nasıl manevi bir destek sunduğunu ve insanın iç huzuruna
nasıl katkı sağladığını inceleyecektir. Maneviyatın, zorluklarla başa çıkma, stresle
mücadele etme ve kalbinin huzura kavuşması için nasıl bir yol gösterici olduğuna
dair hadislerin ışığında yapılacak değerlendirmeler, İslam’ın bireyin ruhsal
sağlığını nasıl önemseyip desteklediğini ortaya koyacaktır. Proje, aynı zamanda
bu hadislerin günlük yaşamda nasıl uygulanabileceğine dair pratik önerilerde
bulunmayı hedeflemektedir.The project assignment titled Evaluation of Hadiths Related to Spirituality and
Spiritual Support in Riyazu's Salih aims to examine in depth the understanding of
spirituality and individual spiritual support in Islam. Riyazu's Salihin is a work
compiled by Imam Nevevi and consists of hadiths about Islamic morality, worship and
individual behavior. The hadiths in this work deal with topics such as human spiritual
development, heart purity, patience, trust in God, prayer and closeness to Allah. Many
of the hadiths emphasize the importance of turning to Allah when a person is looking
for spiritual peace and spiritual support.
This project will analyze the hadiths in Riyazu's Salih and examine how these hadiths
provide spiritual support individually and socially and contribute to human inner
peace. Evaluations in the light of hadiths about how spirituality provides guidance for
coping with difficulties, combating stress and finding peace in the heart will reveal
how Islam cares and supports the spiritual health of the individual. The project also
aims to provide practical suggestions on how these hadiths can be applied in daily life
Özel eğitim öğretmenlerinin mesleki etik algılarının incelenmesi
Araştırmada özel eğitim öğretmenlerinin mesleki etik algılarına yönelik görüşleri incelenmiştir. 2024-2025 eğitim öğretim yılında Denizli ili Pamukkale ve Merkezefendi ilçelerinde Milli Eğitim Bakanlığındaki okullarda çalışan 20 özel eğitim öğretmeninin görüşleri incelenmiştir. Nitel araştırma modeli uygulanmıştır. Araştırmanın verilerine ulaşmada görüşme yönteminden, yarı yapılandırılmış görüşme yöntemi kullanılmıştır. Sekiz sorulu görüşme formu kullanılarak veri toplanmıştır.
Araştırmada nitel veri analiz yöntemlerinden “Betimsel Analize’’ yer verilmiştir. Görüşme formundaki soruların cevapları değerlendirilerek veriler elde edilmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen veriler analiz edilip belirli temalar altında gruplandırılmıştır.
Özel eğitime gereksinim olan öğrencilerin eğitim gördüğü sınıflarda, bireylerin ilgi, istek ve ihtiyaçları dikkat alınarak, merhamet, vicdan, adaletli, eşit, dürüst ve sorumluluk kavramları başta olmak üzere özel eğitim öğretmenleri tarafından etik ilkeler eşliğinde eğitimlerine devam edilmesinin önemli olduğu görülmüştür.
Özel eğitim öğretmenlerinin mesleki etik algısına yönelik görüşlerini ortaya çıkararak, özel eğitim öğretmenlerinin mesleki etik alanında farkındalık yaratmak ve arttırmak, eğitimde etik ilkelere göre öğrencilere yön verilmesini sağlayarak eğitimin kalitesini arttırmak istenmiştir
Kamu Alacaklarının Korunması ve Cebren Tahsili Sürecinde Mükellef Hakları
Devletin fonksiyonlarını geciktirmeden yerine getirebilmesi için kamu alacaklarının vadesinde tahsil edilmesi gerekmektedir. Mükellefler ise vergilerini vadesini geçirmeden ödemek zorundadırlar. Ancak alacağın tahsilinin vadesinde yapılamaması üzerine devlet kamu icra hukukundaki cebren tahsil yöntemleri ile borçlu mükellefi takip edebilecektir. Öte yandan kamu alacağının tahsilinin tehlikeye düşebileceğine dair bulguların tespit edilmesi halinde vergi idaresi alacak hakkını koruyabilmek için de bazı uygulamalara başvurmak durumundadır. Devletin başvurduğu bu uygulamalar neticesinde mükelleflerin taşınır ve taşınmaz mal varlıklarına, alacak ve haklarına müdahale yapabilmesi de söz konusu olacaktır. Müdahalenin yapılması sürecinde idare tahsil yetkisini kullanırken mükelleflerin anayasal ve kanuni haklarını zedeleyebilmektedir. Dolayısıyla kamu gücü kullanılırken uygulamada bazı ölçüsüz durumlarla da karşılaşılmaktadır. Bu çalışmada kamu alacaklarının korunması ve cebren tahsilat sürecinde mükellef hakları ele alınmış ve hakların kullanımına aykırılık oluşturan durumlar incelenmiştir. Vergi idaresinin ölçüsüz uygulamalarının olduğu durumlar tespit edilmiş ve yargısal kararlarla desteklenerek çözüm yolları önerilmiştir
The Protective Effect of Boric Acid Against High Fructose-Induced Liver and Kidney Damage in Rats
This study aimed to determine the protective role of boric acid (BA) in high fructose (HF)-induced liver and kidney toxicity in a young rat model. High-fructose consumption causes serious damage to liver and kidney tissue in healthy individuals and contributes to the emergence of various metabolic diseases. Thirty-two healthy female Wistar albino rats (250–300 g weight and 3–4 months) were randomly distributed into four equal groups (n = 8): control, high fructose % 20 (HF), boric acid 20 mg/kg (BA), and HF + BA. High fructose was freshly prepared and administered to the rats as 20 g of d-fructose dissolved in 100 mL of tap water daily for a duration of 30 days. Boric acid (20 mg/kg) was administered through gastric gavage throughout the 30-day study period. At the end of study, blood, liver, and kidney were collected from rats. The results indicated that high fructose induced increased glucose, total cholesterol, triglyceride, and urea levels in rat serum. Boric acid administration significantly decreased glucose, total cholesterol, triglyceride, and urea levels in HF + BA groups. The results indicated that high fructose-induced oxidative stress by increasing the level of MDA and by decreasing GSH levels, and CAT activity in the liver and kidney of rats. However, oral BA administration significantly decreased MDA levels and increased GSH levels, and CAT activity (p 0.05). Furthermore, BA significantly reduced high fructose-induced histopathological and Immunohistochemistry alteration in the liver and kidney tissues. In conclusion, BA may prevent the oxidative imbalance and histopathological and immunohistochemical damage caused by high fructose in liver and kidney tissues in rats. © The Author(s) 2025.Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu, TÜBİTA
Öğretmen özerkliğine ilişkin öğretmen algıları
Bu çalışma, öğretmenlerin öğretmen özerkliği algılarını ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Tarama modelinde yapılan bu çalışmada, resmi temel eğitim okullarında görevli öğretmenler arasından eleman örnekleme yöntemiyle seçilen 348 öğretmenden veri toplanmıştır. Verilerin güvenirliği yüksek düzeyde olup normal dağılım göstermiştir. Bu nedenle, verilerin analizlerinde parametrik testlerden t testi, varyans analizi yapılırken ayrıca ortalama, frekans, standart sapma ve yüzde analizleri yapılmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre, öğretmenlerin özerklik algılarının yüksek düzeyde olduğu; öğretmenlerin özerklik algılarının kariyer ve medeni durumlarına göre farklılık göstermediği; cinsiyet, yaş, eğitim düzeyi, branş ve çalıştıkları kademelere göre ise farklılaştığı sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmen özerkliğine ilişkin kadın öğretmenlerin sınıfta, mesleki ve genel özerklik algıları daha yüksek iken 36-40 yaşlardaki öğretmenlerin sınıfta özerlik algılarının 25-35 yaş ile 51 yaş ve üstündekilerden daha yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca, lisans mezunu öğretmenlerin sınıfta ve mesleki özerklik algılarının lisansüstü mezunlarından daha yüksek olduğu sonucuna da ulaşılmıştır. Son olarak, sınıf öğretmenlerinin sınıfta özerklik algılarının ortaokul branş öğretmenlerinden daha yüksek olduğu da görülmüştür
Relativistic Exponential- Spinor Orbitals and Their Use in Many- Dirac Equation Solution
The Dirac–Coulomb type differential equation and its solution; relativistic exponential–type spinor orbitals are introduced. They provide a revised form for operator invariants, namely Dirac invariants, simplifying the treatment of the angular components in calculation of many–electron systems. The relativistic Coulomb energy is determined by employing a spectral solution to Poisson's equation for the one–electron potential, which is expressed in terms of radial functions involving incomplete gamma functions. The computation of incomplete gamma functions poses challenges due to slow convergence rates associated with their series representation. Such difficulties are eliminated by using the bi–directional method along with hyper–radial functions. A new formulation for relativistic auxiliary functions that improve the efficiency in Coulomb energy calculations is presented. These formulations also give rise to the need for inquiring into orthogonal expansions for solutions to Poisson's equation using complete orthonormal sets of exponential orbitals with non–integer principal quantum numbers. They may provide meaningful alternative series representations. © 202