1155 research outputs found
Sort by
Formation of Some Transition Metal Complexes Derived From 1,3-Dioxalane Groups and vic-Dioxime Ligands: Thermal, Magnetic and Spectral Studies. 22(7), 5404-5412.
A novel substituted vic-dioxime ligand containing the amino group, N,N'-[4,4'-{ethane-1,2-di-yl-bis(oxy)bis(4,1-phenylene)}bis(N'-hydroxy)-2-(hydroxyimino)acetamidamide] (L(1)) has been prepared from 1,2-bis(p-aminophenoxy)ethane, anti-chloroglyoxime. This vic-dioxime ligand with Cu(II), Ni(II), Co(II) and Cd(II) complexes of 6,7-O-cyclopentylidine-1-amino-4-azaheptane (L(2)) have been reacted at 60-65 degrees C temperature. The ligand(1):metal:ligand(2) ratio of these complexes have been found to be 1:2:2. The Cu(II), Ni (II), Co(II) and Cd(II) complexes of these ligands are proposed to be octahedral. The vic-dioxime (L(1)) with some transition metal complexes of amine (L(2)) have been characterized by elemental analyses, molar conductivity, magnetic susceptibility, IR, (1)H NMR, UV-Vis spectra and TGA techniques
Optical and structural properties of CuO nanofilm: Its diode application
The high crystalline CuO nanofilms have been prepared by spin coating and annealing combined with a simple chemical method. The obtained films have been characterized by X-ray diffraction (XRD), Fourier transform infrared (FT-IR) spectroscopy, ultraviolet-vis (UV-vis) spectroscopy and photoluminescence (PL) spectroscopy. Structural analysis results demonstrate that the single phase CuO on Si (1 0 0) substrate is of high a crystalline structure with a dominant in monoclinic (1 1 1) orientation. FT-IR results confirm the formation of pure CuO phase. UV-vis absorption measurements indicate that the band gap of the CuO films is 2.64eV. The PL spectrum of the CuO films shows a broad emission band centered at 467 nm, which is consistent with absorption measurement. Also, Au/CuO/p-Si metal/interlayer/semiconductor (MIS) diodes have been fabricated. Electronic properties (current-voltage) of these structures were investigated. In addition, the interfacial state properties of the MIS diode were obtained. The interface-state density of the MIS diode was found to vary from 6.21 x 10(12) to 1.62 x 10(12) eV(-1) cm(-2)
Growth performance of Big-6 broiler white Turkeys in the different rearing conditions
This study was conducted to determine the effect of rearing partially outdoor and indoor conditions on growth rate and carcass yields of Big-6 heavy white turkeys. Totally 144 white toms were divided into 3 groups (Pasture-1, Pasture-2 and Control) with 6 replicates, randomly. Pature-1 (P1) and Pasture-2 (P2) had outdoor access from 42 and 49 days old till end of the trail, respectively, while control group was kept indoor. All birds consumed commercial turkey breeding feed. At the end of trial, no significant differences were observed in terms of body weight but the best one was the control group. The lower feed consume and the best feed to gain was observed in P1 (3.06) and P2 (3.56) then Control group (3.73), which was significantly different (p<0.05). Outdoor access did not have significant effect on carcass weight, breast meat and legs (Thights + drumstick) but it differed the wings (p<0.05). As a result, it has been said that Big-6 heavy Turkeys have to be fed inside without outdoor access so far. According to results of present study, one may say that Big-6 white turkey could be grazed with no deleterious effect on growth performance. However, more study is needed to determine age of access to outdoor and growth performance of Big-6 white turkeys at different grazing fields
Organik hayvansal ürünlerin işlenmesi, ambalajlanması ve depolanması
Son yıllarda bireylerin sağlıklı olmayan ve kimyasal kalıntı içeren gıda maddelerini tüketmesi büyük bir beslenme sorunu haline gelmiştir. Bu durum sebebiyle ülkemizde bilinçlenen üretici ve tüketiciler doğaya zarar vermeyen yöntemlerle insanlarda zehirli etki yapmayan hayvansal ürünleri üretmeyi ve tüketmeyi tercih etmişlerdir. Bu amaçla yeni bir üretim tarzı olarak organik tarım ortaya çıkmıştır. Organik tarım bitkisel ve hayvansal üretimi içeren karma bir sistemdir. Organik hayvancılık, yüksek kaliteli, daha sağlıklı ve sağlık açısından risk oluşturmayan ürünler talep eden tüketici kitlesine yönelik, kontrollü ve sertifikalı olarak gerçekleştirilen herhangi bir ilaç, hormon, v.b. kimyasal madde kullanılmadan yapılan bir hayvansal üretim faaliyetidir. Daha sağlıklı denmesinden kasıt; besin maddeleri kapsamı değil, insan sağlığına zararlı olabilecek kimyasalların üründe bulunmamasıdır. Bitkisel organik ürünlerde de olduğu gibi organik hayvansal ürünlerde de işleme, ambalajlama ve depolama aşamaları, organik tarımın esasları ve uygulanmasına ilişkin yönetmelikte yer alan belirli prensip ve kanuni standartlar çerçevesinde gerçekleştirilir ve ürün kalitesi açısından büyük önem taşır. Organik hayvansal ürün işleme, ambalajlama ve depolama esnasında konvansiyonel üründen ayrı bir ortamda tutulmalı veya organik ürünün konvansiyonel ürünle karışmasını engelleyecek tedbirler alınmalıdır. Ürün, bu aşamalar esnasında diğer gıda ve kimyasallar tarafından çapraz kontaminasyona maruz kalmamalı ve doğal organik besin özelliklerini korumalıdır
Tavuk eti üretiminde et kalitesini etkileyen faktörler
Etlik piliç üretimi, hayvanların kısa dönemde yetiştirilmeleri, yemden yararlanmalarının daha iyi olması ve insanların değişen tüketim alışkanlıklarını etkin bir şekilde karşılaması nedeniyle yaygın bir şekilde yapılmaktadır. Fakat, tüketici isteğine uygun ve istenilen kalitede kanatlı eti üretimi ancak, kanatlı etinde kaliteyi etkileyen faktörleri bilerek ve bu faktörleri dikkate alarak üretim yapmakla mümkündür. Etlik piliçlerin et üretimi amacıyla besiye alınmasından kesime, tüy yolma işleminden pazarlamaya kadar yapılan işlemlerin tamamı et kalitesini etkilemektedir. Bu çalışmada, etlik piliçlerde et kalitesini etkileyen faktörler, genetik, cinsiyet, yaş, yem-besleme, kesim ve ete ilişkin kimyasal ve fiziksel özellikler, depolama, paketleme ve pazarlama başlıkları altında incelenmişti
Bazı macar fiği (Vicia pannonica CRANTZ) hat ve çeşitlerinin Bingöl kuru şartlarına adaptasyonu üzerine bir çalışma
Bingöl kuru şartlarında 2004 yılında yürütülen bu çalışmada 4 Macar fiğ (Vicia
pannonica CRANTZ) hat (5, 16, 23, 28) ve ege beyazı çeşidinin tohum verimi ve bazı
özellikleri incelenmiştir. Tohumlar Uludağ ve Atatürk Üniversitesi Ziraat
Fakültelerinden elde edilmiştir. Bu çalışma, tesadüf blokları deneme desenine göre üç
tekrarlamak olarak yürütülmüştür, incelenen bazı özellikler arasında istatistikî olarak
önemli farklılıklar saptanmıştır. İncelenen hat ve çeşitlere göre değişmekle birlikte
dekardan ortalama 1635.81 kg yaş ot, 322.41 kg kuru ot, 231.47 kg kes verimi ve 50.27
kg tohum verimi alınmıştır. Ortalama bitki boyu 46.20 cm, bitki başına ana dal ve yan
dal sayısı 2.50 ve 2.15 adet, alt bakla yüksekliği 30.05 cm, bitkide bakla sayısı 7.65
adet, baklada tohum 2.56 adet ve bin dane ağırlığı 36.60 g olarak gözlenmiştir
Bazı Macar Fiğ (Vicia pannonica Crantz.) hat ve çeşitlerinin Bingöl kuru şartlarına adaptasyonu üzerine bir çalışma
Bingöl kuru şartlarında 2004 yılında yürütülen bu çalışmada 4 Macar fiğ (Vicia pannonica CRANTZ) hat (5, 16, 23, 28) ve ege beyazı çeşidinin tohum verimi ve bazı özellikleri incelenmiştir. Tohumlar Uludağ ve Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültelerinden elde edilmiştir. Bu çalışma, tesadüf blokları deneme desenine göre üç tekrarlamalı olarak yürütülmüştür. İncelenen bazı özellikler arasında istatistikî olarak önemli farklılıklar saptanmıştır. İncelenen hat ve çeşitlere göre değişmekle birlikte dekardan ortalama 1635.81 kgyaş ot, 322.41 kg kuru ot, 231.47 kg kes verimi ve 50.27 kg tohum verimi alınmıştır. Ortalama bitki boyu 46.20 cm, bitki başına ana dal ve yan dal sayısı 2.50 ve 2.15 adet, alt bakla yüksekliği 30.05 cm, bitkide bakla sayısı 7.65 adet, baklada tohum 2.56 adet ve bin dane ağırlığı 36.60 g olarak gözlenmiştir.
Bu çalışma sonuçlarına göre Bingöl ve çevresinde yüksek tane ve ot verimi alabilmek için Ege beyazı çeşidi ve 23 nolu hat önerilebilir
Niçin organik hayvansal üretim
Dünya nüfusunun hızla artması diğer ihtiyaçlar yanında insanların gıda ihtiyacını da artırmaktadır. Bu durum üreticilerin, nüfusun yeterli ve dengeli düzeyde beslenebilmesi için geleneksel tarım yöntemlerinden vazgeçilerek yeni arayışlar içine girmelerine sebep olmuştur. Araştırmalarda daha kısa sürede, daha yüksek kalitede ve daha fazla miktarda ürüne ulaşmak amaçlanmıştır. Ancak bu yeni yöntemler beraberinde insan sağlığı için güvenli gıda problemini de beraberinde getirmiştir. Hayvansal üretimde kesimhane yan ürünleri ve kadavra unları ile çeşitli katkı maddeleri bilinçsizce ve yoğun olarak kullanılarak ekolojik denge, ürün kalitesi ve insan sağlığı göz ardı edilmiştir. Uzun süreli konvansiyonel üretimin sonucu olarak hayvan ve insanlarda nitrat zehirlenmeleri, çeşitli kanser vakaları, hayvanlarda Bovine Spongiform Encephalopathy (BSE-Deli İnek Hastalığı) ve buna bağlı olarak insanlarda Creutzfeldt Jacop (CJ) hastalığı görülmüştür. Konvansiyonel üretim sistemleri, ekosistemin hızlı bir şekilde bozulmasına neden olduğu için geri döndürülemeyecek bir tehlikenin eşiğine gelinmiştir. Konvansiyonel üretimin bu ve benzeri problemleri nedeniyle, son zamanlarda artık birçok ülke süratle organik üretime geçmektedir. İnsanların bu konuda giderek bilinçlenmesi, doğala dönüş eğilimi ve dengeli beslenme endişesi ile birim alandan daha fazla üretim elde etme çalışmaları yerini organik ve doğal dengeyi korumayı esas alan bir üretim modeline bırakmaya başlamıştır. Bu amaçla, organik hayvancılık üretim sistemleri üzerinde birçok çalışma yürütülmektedir
Bingöl'de konuşulan lehçeler: Dımılî (Zazakî) ve Kurmancî ile İlgili birer eserin tanıtımı
Bu makalede, Bingöl ilinde konuşulan lehçeler - Zazaki ve Kurmanci - üzerine
uluslararası alanda yazılan iki eser tanıtılacaktır. İlki, Kurmanci Kurtçesini öğretmeyi
amaçlayan The Beginning Kurmanji Kurdish programıdır. Bu program, Kurmanci
Kurtçesini öğrenmek isteyenlere hem sözlu hem de yazılı olarak dilin temel alt yapısını
öğretmeyi amaçlayan bir programdır. Pratiğe dayalı bir dil programıdır ve dil
öğrenenlere günlük konuşma dilini iyi bir şekilde öğrenmesini sağlamayı amaçlar.
İkincisi ise Terry Lynn Todd tarafından The University o f Michigan de yapılan ‘A
Grammar o f Dimilî (also Known as Zaza[kî] ’, / Zazaca Grameri adlı doktora tezidir.
Doktora tezinin içeriği bu konuya ilgi duyanlar için özetlenecektir.
ABSTRACT
This article focuses on two internationally written works on two dialects o f
Kurdish, which are also spoken in Bingöl province. The first one is language software
that aims to teach Kurmanji Kurdish dialect. The software, which is titled The
Beginning Kurmanji Kurdish software, is advertised as language software aiming to
give language learners a solid foundation in the Kurmanji-Kurdish for both oral and
written expressions. The contents o f the software are indeed good enough to meet the
advertised targets. The software, which is a practical course, provides language
learners with confıdence communicating at everyday level. The second one is a PhD
study titled ‘A Grammar o f Dimilî (Also Known as Zaza[kî]’, which was conducted by
Terry Lynn Todd at The University o f Michigan in 1985. The main points o f the contents
and how they can be made use o f by those who are interested in further research on
Dimilî (Zazaki) dialect will be explained
Advanced Turkish
Advanced Turkish is advertised as language software aiming to expand target learners’
knowledge of Turkish language and culture through engaging, in-depth dialogues by
native speakers. This classroom-tested, peer-reviewed DVD-ROM contains 19 video
dialogues and readings and over 5000 audio recordings (over 70 minutes) made with
native speakers. It features a wide range of topics such as art, food, contemporary media,
legal issues, travel, soccer, horoscopes, folk tales, and music through scripted dialogues
and unscripted discussions between native speakers.
Advanced Turkish contains 20 lessons. The first ten lessons feature complex Turkish sentence structures which are mostly found in formal written Turkish. The second ten lessons are recorded conversations between native speakers. The Turkish in these lessons is conversational and informal.
Each lesson consists of three sections: (a) Introduction; (b) Text, Video & Exercises; and (c) Lesson Summary & Further Practice