Bingöl University

Open Access @ Bingol University
Not a member yet
    1155 research outputs found

    Türk dünyasında bilimsel ve akademik işbirliği politikalarının psiko-sosyal analizi

    No full text
    20. yüzyılın sonu ve 21. yüzyılın başında bölgesel düzeyde ve tüm dünyada ülkeler arasındaki sosyal, kültürel, ekonomik, siyasi, askeri ve teknolojik ilişkileri derinden etkileyen köklü değişmeler ve gelişmeler yaşanmıştır. Başta Sovyet Rusya olmak üzere Yugoslavya gibi ülkelerin parçalanması Orta Asya, Kafkasya ve Balkanlar‟da Bazı Türk Devletleri‟nin bağımsızlıklarını bazılarının da özerkliğini kazanmalarını sağlamıştır. Bu devlerin bağımsızlığını ilk önce Türkiye Cumhuriyeti devleti tanımış, tanınması içinde uluslararası platformlarda yoğun çaba harcamıştır. Soğuk savaş döneminde tarafsız kalan Türkiye Cumhuriyeti Devleti, bu tarihi fırsatların ortaya çıkması ile süratli bir şekilde yeni bir strateji geliĢtirme gereğini hissetmiştir. Ancak, yıllarca izlenen yanlış devlet politikası ve taassubcu bürokratik yöneticiler yüzünden Türkiye devlet olarak birçok yönlerden hazırlıksız yakalandı. Ancak, devletin bu boĢluğunu kısa sürede sivil toplum kuruluĢları doldurdu ve Türk Dünyası ile ilişkiler böylece yeni bir ivme kazandı. Bu süreçte kurulacak ikili ilişkilerin Türkiye‟nin bölgesel aktör haline geleceği kanaatini güçlendirdi. Çünkü köklü bir geçmişi olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti‟nin, Orta Asya, Kafkasya ve Balkan ülkeleri ile sosyal, kültürel, dini, tarihi ve stratejik olarak ortak bir geçmişi vardır. Ortak dil, din, tarih, soy, medeniyet ve kültür birliğine sahip olan bu devletlerin ve milletlerin sağlıklı, yapıcı ve güven esasına dayalı birliktelikleri bir zorunluluktur. Türk Dünyasının ünlü düşünürü İsmail Bey Gaspıralı‟nın, “Dilde, Fikirde, İşte Birlik” düşüncesi de kurulacak sağlıklı ilişkilerin bir sonucu olarak hayata geçmiş olacaktır. Bunun için Yükseköğretim kurumlarımıza, kültür kuruluşlarımıza ve sivil toplum örgütlerimize büyük iş düşmektedir. Bu çalışmamızda Türkiye Cumhuriyeti devleti ile Türk Devlet ve Toplulukları arasında yapılan bilimsel ve akademik işbirliği politikalarının psiko-sosyal analizi, karşılaşılan sorunlar ve buna ilişkin öneriler ortaya konmuştur

    Farklı öz-Anlayış Düzeylerine Sahip Üniversite Öğrencilerinin Karar Vermede Öz-saygı, Karar Verme Stilleri ve Kişilik Özelliklerinin Değerlendirilmesi

    No full text
    Bu araştırmada üniversite öğrencilerinin karar vermede öz saygı, karar verme stilleri ve kişilik özellikleri alt boyutları puan ortalamalarının öz-anlayış düzeylerine göre anlamlı düzeyde farklılaşıp farklılaşmadığını incelenmiştir. Araştırma verilerinin analizinde tek yönlü Varyans analizi (Anova) ve Tukey testi uygulanmıştır. Üniversite öğrencilerinin öz-anlayış düzeylerine göre karar vermede öz-saygı, karar verme stilleri ve kiĢilik özellikleri alt boyutlarının anlamlı düzeyde farklılaştığı görülmüĢtür (p<.001). AraĢtırma sonuçları ilgili literatür çerçevesinde tartışılmıştır

    Orta yetişkinlik döneminde sosyal - duygusal gelişim

    No full text
    Life-Span Development (Yaşam Boyu Gelişim) kitabı, Amerikalı Gelişim psikoloğu John W. Santrcok tarafından yazılmıştır. 2011 yılında, kitabın 13. baskısı, Hacettepe Üniversitesi öğretim üyesi, Prof. Dr. Galip YÜKSEL editörlüğünde, 9 farklı üniversiteden öğretim üyesi bölüm bölüm çevirmişlerdir. Kitabın 8. bölüm 16. kısmı, "Orta Yetişkinlilte Sosyal-Duygusal Gelişim" başlığı (s. 501-526) ise Bingöl Üniversitesi öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Kasım TATLILIOĞLU tarafından çevrilmiştir. Kitap üniversitelerde, Gelişim Psikoloji ders kitabı olarak okutulmaktadır

    Zazaca sözlükçülüğün tarihi, sorunları ve çözüm yolları

    No full text
    Zazaca alanındaki ilk sözlük 1987 tarihinde hazırlandı. 1987’den günümüze kadar tam 17 tane Zazaca sözlük yayımlandı. Bu sözlüklerin büyük bir çoğunluğu, Zazaca-Türkçe veya Türkçe-Zazaca şeklinde basıldı. Bazı sözlükler hakkında zaman zaman değerlendirme yazıları yazıldı; ama bu sözlükler hakkında şimdiye kadar derli toplu bir araştırma yapılmadı. İlk defa bu çalışma ile bütün sözlükler hakkında genel bir araştırma yapılmış oldu. Birçok sözlüğün şimdiye kadar tek bir baskısı yapıldı ve bazılarını bugün temin etmek bile çok zor. Böylesi bir durum da göz önünde bulundurulduğu zaman, bu çalışmanın önemi daha iyi anlaşılacaktır. Bu çalışmanın amacı; şimdiye kadar hazırlanmış bütün Zazaca sözlükler hakkında genel bir bilgi vermek, hazırlanan sözlüklerin sorunlarına değinmek ve bu sorunlar için çözüm önerileri sunmaktır

    Çocuklarda ‘suçun hukuki anlam ve sonuçlarını algılayabilme’ ile algılamalarına etki eden sosyal- kültürel faktörlerin ceza sorumluluğu bakımından incelenmesi

    No full text
    Bu tezin amacı, Türkiye’de çocukların ceza sorumluluğun başladığı ilk yaş aralığı olan 12 yaşını doldurmuş 15 yaşını doldurmamış çocuklarda suçun anlam ve sonuçlarını algılayabilme ile bunlara etki eden sosyal- kültürel faktörlerin etkisini incelemektir. Çalışma grubu, 1997 ve 1998 doğumlu 13-14 yaş arası suç işlememiş 814 çocuktan oluşmuş; çocuklar, düşük, orta ve yüksek sosyoekonomik seviyeyi (SES) temsil eden altı okuldan tabakalandırma yöntemiyle seçilmiştir. Sosyo Demografik Veri Formu ile Suçun Anlam ve Sonuçlarını Algılayabilme Anketi çalışmacı tarafından oluşturulmuş; anketteki sorular Türk Ceza Kanunu’da yer alan suçlardan seçilerek hazırlanmıştır. Suçun hukuki anlamını algılayabilme, çocukların sorulardaki suç durumuna verdikleri cevaplarla; suçun hukuki sonuçlarını algılayabilme ise, çocukların bu suçlara verdikleri ceza ağırlıkları cevaplarıyla değerlendirilmiştir. Tez sonucunda, 13-14 yaş çocuklarının suçun anlamını kısmen, suçun sonuçlarını ise hiç algılayamadıkları kanaatine varılmıştır. Hukuki muhakemelerinin, gerçek bir hukuki bilgi veya muhakemeden değil, gelişimsel özelliklerinden kaynaklanan bilişsel, duygusal ve ahlaki durumları ile kendi bulundukları kültürün ahlaki değerlerini ya da adalet sistemini öznel algılayışlarıyla şekillendiği görülmüştür. Düşük SES’e mensup olmak, suç çevresinde büyümek, azınlık alt kültürüne mensup olmak gibi sosyal- kültürel faktörler, suçun anlam ve sonuçlarını algılayabilmelerine önemli derecede etki etmiştir. Düşük SES’e mensup çocuklar, sorulardaki suçları daha fazla bilmiş, gerçek ceza ağırlıklarından çok daha ağır cezalar vermişlerdir. Alt SES’e mensup ve suç çevresinde büyüyen bu çocuklar, daha fazla suça şahit olmalarından ve etiketlenmeye maruz kalmakta olduklarından, katı ve cezalandırıcı olarak algıladıkları adalet sistemindeki boşlukları kendileri doldurmuşlardır. Sonuç olarak, 13 ve 14 yaşın suçun anlam ve sonuçlarını algılayabilme için oldukça küçük bir yaş olduğu; sosyal kültürel faktörler nedeniyle bir davranışın suç olduğu bilgisinin ya da o suça çok ağır cezalar vermenin ise, gerçek anlamda bir ceza sorumluluğuna işaret etmeyeceği kanaatine varılmıştır. Ceza sorumluluğunun değerlendirilmesinde, çocukların neyi bildiklerine değil, neyi bilmediklerine odaklanmaya ve ceza sorumluluğunu ölçmek için, çocuklar için özel olarak geliştirilmiş hukuki muhakeme ölçeklerine ihtiyaç vardır.The goal of this dissertation is to examine perceptions of the legal meaning and consequences of crime and the socio-cultural factors affecting these perceptions among children 13 and 14 years old, the age of criminal responsibility in Turkey. The study sample consisted of 814 subjects born in 1997 and 1998 and selected by stratified sampling from six schools representing low, middle and high socio-economic status (SES) populations. The Socio-Demographic Data Form and the Survey of Perceptions of Legal Meaning and Consequences of Crime have been devised by the researcher. The questions in the survey were selected from crimes listed in the Turkish Penal Code. Understanding of legal meaning of crime was evaluated by the responses subjects gave to the description of a crime. Understanding of the legal consequences of a crime was evaluated by the weight subjects gave to a crime. The results indicate that subjects only partially understand the legal meaning of crime and cannot at all understand the consequences of a crime. Their legal reasoning has been shaped not by real legal knowledge or reasoning but by the cognitive, sentimental and moral conditions affecting their developmental characteristics, and their personal perceptions of moral values and the justice system of their culture. Socio-cultural factors such as belonging to a lower SES, growing up in a criminal environment, or belonging to a subculture of religious and political minorities has a significant effect on their perceptions of the legal meaning and consequences of a crime. Subjects from a lower SES knew the crimes in question more than subjects from a higher SES, and they assigned higher weights for crimes than does the Turkish Penal Code. Subjects belonging to a lower SES and who grew up in a criminal environment, having witnessed more crimes and been more exposed to stigmatization, fill the gaps in their understanding of a justice system they perceive as strict and punitive. The study documents that children aged 13 and 14 are unable to understand the legal meaning and perceive the consequences of a crime, since knowledge that a certain behavior is a crime or assigning heavy weights to a crime are not indicative of criminal responsibility. In evaluating criminal responsibility, more research is needed on (1)what the children do not know rather than what they do know and (2) the development of legal reasoning measures specifically for children below the age of criminal responsibility in Turkey in order to measure criminal responsibility for this population.Bu tez, 8388 proje numarası ile İstanbul Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Birimince desteklenmiştir. Desteklerinden dolayı teşekkürlerimi bir borç bilirim

    Bingöl ekolojik koşullarında bazı adi fiğ (Vicia sativa L.) hat ve çeşitlerinde tohum verimi ve bazı tarımsal özelliklerin belirlenmesi

    No full text
    Bingöl kuru şartlarında 2009 yılında yürütülen bu çalışmada 4 adi Fiğ (Vicia sativa L.) hat (1-3, C-5, Pt- 41, Pt-45) ve 6 çeşidin (Uludağ, Çubuk, Nilüfer, Emir, Kubilay-82, Adana-22) tohum verimi ve bazı özellikleri incelenmiştir. Tohumlar Uludağ, Atatürk ve Çukurova Üniversiteleri Ziraat Fakültelerinden elde edilmiştir. Bu çalışma, tesadüf blokları deneme desenine göre üç tekrarlamalı olarak yürütülmüştür. İncelenen özellikler arasında istatistik? olarak önemli farklılıklar saptanmıştır. İncelenen hat ve çeşitlere göre değişmekle birlikte dekardan ortalama 792.2 kg yaş ot, 220.1 kg kuru ot, 242.7 kg kes verimi ye 78.0 kg tohum verimi alınmıştır. Ortalama bitki boyu 22.4 cm, bitkide bakla sayısı 3.8 adet, baklada tohum 15.6 adet ve bin dane ağırlığı 55.1 g olarak gözlenmiştir. Bu çalışma sonuçlarına göre Bingöl ve çevresinde yüksek tane ve ot verimi alabilmek için 1-3 ve C-5 nolu hatlar önerilebilir

    Bingöl ekolojik koşullarında bazı adi fiğ (Vicia sativa L.) hat ve çeşitlerinde tohum verimi ve bazı tarımsal özelliklerin belirlenmesi

    No full text
    Bingöl kuru şartlarında 2009 yılında yürütülen bu çalışmada 4 adi Fiğ (Vicia sativa L.) hat (1-3, C-5, Pt- 41, Pt-45) ve 6 çeşidin (Uludağ, Çubuk, Nilüfer, Emir, Kubilay-82, Adana-22) tohum verimi ve bazı özellikleri incelenmiştir. Tohumlar Uludağ, Atatürk ve Çukurova Üniversiteleri Ziraat Fakültelerinden elde edilmiştir. Bu çalışma, tesadüf blokları deneme desenine göre üç tekrarlamalı olarak yürütülmüştür. İncelenen özellikler arasında istatistik? olarak önemli farklılıklar saptanmıştır. İncelenen hat ve çeşitlere göre değişmekle birlikte dekardan ortalama 792.2 kg yaş ot, 220.1 kg kuru ot, 242.7 kg kes verimi ye 78.0 kg tohum verimi alınmıştır. Ortalama bitki boyu 22.4 cm, bitkide bakla sayısı 3.8 adet, baklada tohum 15.6 adet ve bin dane ağırlığı 55.1 g olarak gözlenmiştir. Bu çalışma sonuçlarına göre Bingöl ve çevresinde yüksek tane ve ot verimi alabilmek için 1-3 ve C-5 nolu hatlar önerilebilir

    Composition of the volatile oils of two Anthemis L. taxa from Turkey

    No full text
    The essential oils of water-distilled aerial parts of Anthemis pseudocotula and Anthemis cretica subsp. pontica (Asteraceae) were analysed by GC-MS. As a result thirty-five and forty components were identified representing 93.1% and 89.0% of the oils, respectively. The main compounds of A. pseudocotula were 1,8-cineole (39.4%), camphor (9.36%), artemisiaketone (5.68%), filifolene (5.15%), and -terpineol (4.69%) whereas, caryophyllene (20.26%), azulene (14.98%), spathulenol (6.03%), and germacrene D (5.82%) were the major constituents of A. cretica subsp. pontica

    Chemical Composition of Essential Oil of Nepeta nuda L. subsp. nuda (Lamiaceae) from Turkey

    No full text
    The chemical composition of the essential oil of dried aerial parts of Nepeta nuda L. subsp. nuda (Lamiaceae) from Turkey were analyzed by GC and GC-MS. The essential oil of Nepeta nuda subsp. nuda were obtained by hydrodistillation and 45 components representing 94.7 % of the total oil were identified. The main compounds of Nepeta nuda subsp. nuda were determined as camphor (23.5 %), 1,8 cineole (21 %), borneol (18.77 %) and camphene (6.50 %). The chemical distribution of the essential oil compounds in the genus pattern were discussed in means of chemotaxonomy and natural products

    Chemical analyses of the seeds of some forage legumes from Turkey. A chemotaxonomic approach

    No full text
    The seeds of six forage legumes (Leguminosae) were investigated for their protein, tannin contents and fatty acid compositions. The protein contents of forage legume seeds were found to be between 23.1 and 37.2%. On the other hand, the tannin contents of the same seeds were found to be between 0.67 and 6.33%. The fatty acid compositions of these six different species were determined by gas chromatography of the methyl esters of their fatty acids. The seed oils of different Leguminous taxa contained linoleic and linolenic acids as their major components. The seed oils of Lathyrus annuus, Onobrychis crista-galli, Trigonella foenum-graceum, Lotus corniculatus, and Leuceana leucocephala species contain 50.0, 59.4, 69.5, 37.06, and 52.6% linoleic acid, respectively, as the major component fatty acids, whereas in the seed oil of Lathyrus cicer, linolenic acid accounts for 29.7% as the major component fatty acid. The ratios of these fatty acids in the Leguminous genera were found to be highly variable. In the study of taxa, palmitic acid was found in the major saturated fatty acids, on the other hand oleic, linoleic and linolenic acids were found in major unsaturated fatty acids

    0

    full texts

    1,155

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Open Access @ Bingol University
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇