1155 research outputs found
Sort by
Bingöl yöresinde bal arısı (Apis mellifera L.) için önemli olan bitkilerin tespiti, ömür uzunlukları ve çiçeklenme tarihleri
Bu çalışma, Bingöl yöresinde arıcılık için önemli olan bazı türleri tespit etmek ve
çiçeklenmeye başlama zamanlarının ortaya çıkarılması amacıyla yapılmıştır.
Çalışma 2011 yılında arıcıların yoğun olarak konakladıkları Bingöl İli ve çevresindeki
yaylalarda gerçekleştirilmiştir. Bitki örnekleri Nisan ortasından-Temmuz ayının sonuna kadar
haftada bir bu alanlar ziyaret edilerek toplanmıştır. Arıcılık açısından önemli olan 80 tür tespit
edilmiştir. Çalışma sonucuna göre arıcılık açısından önemli olan türlerin çiçeklenmeye 15
Nisanda başladıkları ve 20 Temmuza kadar devam ettiği belirlenmiştir. Floranın iyi bir
arıcılık için bu dönemlerde uygun olduğu ortaya çıkmıştır
Essential oils of Three Ziziphora L. Taxa from Turkey and Their Chemotaxonomy
The essential oil aerial parts of Ziziphora clinopodioides Lam., Z. persica Bunge and Z. tenuior L. were investigated by GC and GC-MS.
The yield of oils are ca. 0.30, 0.35 and 0.40 mL/100 g, respectively. Thirty seven, fourty five and thirty six compounds were identified
representing 90.20, 93.12 and 92.69 % of the oil, respectively. Pulegone (20.18 %), piperitone (14.28 %) and limonene (10.66 %) in Z.
clinopodioides, pulegone (33.27 %), b-pinene (5.75 %) and piperitone (5.68 %) in Z. persica, pulegone (30.00 %) and 1,8-cineole (9.65
%) were identified as major components in Z. tenuior. The chemical distribution of the essential oil compounds in the genus pattern were
discussed in means of chemotaxonomy and natural products. In conclusion, pulegone and piperitenone derivatives are characteristic and
represent excellent chemotaxonomical markers for Ziziphora taxa
Essential oil compounds of Three Nepeta L. Taxa From Turkey and Their Chemotaxonomy
The essential oil aerial parts of Nepeta baytopii Hedge and Lamond., Nepeta cataria L. and Nepeta fissa C.A. Mey. were investigated by
GC and GC-MS. The yield of oils are ca. 0.40, 0.45 and 0.50 mL/100 g, respectively. Forty six, fourty seven and forty nine compounds
were identified representing 92.4, 91.2 and 92.5 % of the oil, respectively. 1,8-Cineole (23.2 %) and nepetalactone (12.8 %) in N.
baytopii, nepetalactone (27.5 %) - 1,8-cineole (10.8 %) and germacrene D (9.2 %) in N. cataria, 1,8-cineole (24.3 %) and nepetalactone
(17.6 %) were identified as major components in N. fissa. The chemical distribution of the essential oil compounds in the genus pattern
were discussed in means of chemotaxonomy
CHEMICAL COMPOSITION OF TWO THUJA L. (CUPRESSACEAE) SPECIES FROM CANADA
The oils obtained by HS-SPME from needles of Thuja occidentalis L. and Tetraclinis articulata
(Vahl) Masters (synonym: Thuja articulate ) growing in Canada. The oils were analyzed by HS-SPME/GC-MS. Thirty one and fifty one compounds were identified representing 92.30% and 93.42% of the oil respectively. The main constituents of Thuja occidentalis were bornylacetate (30.00%), limonene (7.56%), camphor (7.33%), -pinene (7.18%) and -cadinene (6.01%), whereas -pinene (32.67%), 3-carene (18.29%), -myrcene (11.69%) and bornylacetate (5.88%) were the major constituents of Tetraclinis articulata. The results showed that T. occidentalis chemotype was bornylacetate whereas -pinene was chemotype of Tetraclinis articulata. HS extraction was performed with a much smaller amount of plant than hydrodistillation. Although the aromatic profiles of HS-fractions and oils showed several quantitative differences. HS-SPME can be applied to routine control analysis of aromatic and medicinal plants
ESSENTIAL OIL COMPOSITION OF FOUR PICEA MILL. (PINACEAE) TAXA FROM CANADA.
The volatile components extracted from needles of four Picea Mill. species (P. pungens Engelm., P. mariana (Mill.) Britton, P. glauca (Moench) Voss., P. rubens Sarg.) were analyzed by HS-SPME / GC–MS. Thirty-one, thirty-four, twenty-seven and twenty-four compounds were identified representing 91.77%, 92.70% 92.38%, 94.06% of the oil respectively. The main components were bornylacetate (29.40%), camphor (26.43%), -myrcene (7.47%) and camphene (7.01%) in P. pungens. The main components were camphene (22.03%), bornylacetate (21.64%), -pinene (16.62%) and borneol (7.79%) in P. mariana. The main components were bornylacetate (31.25%), limonene (17.27%), -pinene (15.85%) and camphene (13.65%) in P. glauca. The main components were borneol (12.38%), -pinene (10.36%), germacrene D (9.86%) and -cadinene (8.25%) in P. rubens
VOLATILE CONSTITUENTS OF JUNIPERUS CHINENSIS L., TAXUS X MEDIA ‘DENSIFORMIS’ AND TSUGA CANADENSIS (L.) CARRIÈRE FROM CANADA.
The essential oil composition leaves of Juniperus communis L., Taxus canadensis Marshall. and Tsuga canadensis (L.) Carr. from Canada were investigated by HS-SPME and GC-MS. Thirty-three, thirty and thirty-one components were identified representing 95.78%, 93.89%, 96.14% of the oil, respectively. Limonene (26.12%), benzene (15.62%), -mrycene (9.08%) and -pinene (7.30%) were found to be the main constituents of Juniperus communis; 1-propanone (36.38%), morpholine (10.95%), methylamine (9.10%) and methanone (8.14%) were detected main components of Taxus canadensis; bornylacetate (26.84%), -pinene (23.74%), camphene (11.93%) and limonene (6.02%) were determined as major constituents of Tsuga canadensis. The chemical distributions of the essential oil compounds in the genus pattern were discussed in means of chemotaxonomy and natural products
Measurement of magnetic quadrupole-electric dipole mixing ratios and angular distribution parameters in atomic inner-shell transitions
In studies of the angular distribution of the magnetic L 3-subshell X-ray transitions it has been generally assumed that observed radiations consist of pure electric dipole transitions and contributions from higher-order multipole terms have been overlooked. However, this assumption is questionable, especially in the case of heavy elements and high energies. In this study, by analysis of the angular distribution of the 22.6 keV photon induced X-ray transitions of U, Tl, Ta and Er the subshell alignment, the anisotropy parameters have been measured and from the measured parameters α kinematic coefficients, M2/E1 mixing ratios and polarization degrees have been deduced by energy dispersive X-ray fluorescence (EDXRF) system. The obtained results were compared with a few experimental and theoretical predictions available in the literature
Hayvansal üretim miktarı ile yem bitkileri üretim miktarı arasındaki ilişkinin tahmini için kanonik korelasyon analizinin kullanımı
Kanonik korelasyon analizi, her birinde en az 2 değişken bulunan, iki değişken seti arasındaki ilişki yapısının irdelenmesinde kullanılan çok değişkenli analiz tekniğidir. Bu analiz tekniğinde, değişken setlerinden biri bağımlı, diğeri de bağımsız değişken seti olarak ele alınabilir. Değişken setleri arasındaki korelasyon maksimum olmalıdır. Bu çalışmada, hayvanların beslenmesi için gerekli olan yem bitkilerin üretim miktarı ile hayvansal üretim miktarı arasındaki ilişki, Konya’daki 31 ilçe kapsamında kanonik korelasyon analizi ile incelenmiştir. Yem bitkileri; yonca, korunga, fiğ ve silajlık mısır olmak üzere 4 adet ürün X değişken seti, hayvansal ürünler; bal, yumurta, et ve süt olmak üzere 4 adet ürün de Y değişken seti olarak alınmıştır. Kanonik korelasyonlar 0.779, 0.496, 0.020 ve 0.014 olarak bulunmuştur. Bunlardan ilk ikisi istatistik olarak önemlidir (P<0.01). Sonuç olarak, iki değişken seti arasındaki ilk kanonik korelasyon 0.779 olarak bulunmuş olup, istatistik olarak önemlidir(p<0.01)
Türkiye’de iklim tiplerinin tritikale bitkisi verimine etkisinin parametrik olmayan istatistik yöntemlerle incelenmesi
Bu çalışmada, Türkiye’de görülen farklı iklim tiplerinin yetiştirilen tritikale verimine etkisi araştırılmıştır. Tritikale verimine ait veriler üzerinde normallik ve varyansların homojenliği testi yapılmıştır. Shapiro Wilk testine göre Marmara iklimine sahip illere ait veriler normal dağılım göstermemiştir. Varyansların homojenliği testine göre, varyansların homojen olmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda parametrik olmayan testlerden biri olan Kruskal Wallis testi uygulanmıştır. Yapılan analizle, farklı iklim koşullarında yetiştirilen tritikale bitkisi verim bakımından istatistiksel olarak önemli bir değişiklik göstermemiştir. Tritikale bitkisi Türkiye’de her iklim tipinde yetişmeye elverişli olmaktadır
Türkiye’de buğday ve arpa üretiminin zaman serisi ile modellenmesi ve öngörü
Bu çalışmada, 1925-2012 dönemi buğday ve arpa üretiminin zaman serisi analizi yapılmıştır. Buğday ve arpa üretim miktarına ait seriler, birinci farkı alındıktan sonra durağan hale getirilmiştir. Yapılan analizle, hem buğday hem de arpa üretim miktarı ARIMA(0,1,1) şeklinde modellenmiştir. Birinci dereceden bütünleşik hareketli ortalama modeli denilen bu modellere göre buğday ve arpa üretimi için 2013-2020 yılları arası için öngörü yapılmıştır. Öngörü sonuçlarına göre gelecek yıllarda buğday ve arpa üretiminin artacağı görülmüştür. Elde edilen sonuçlar Türkiye’nin buğday ve arpa üretim politikasının belirlenmesine olanak sağlayacaktır