Bingöl University

Open Access @ Bingol University
Not a member yet
    1155 research outputs found

    "Ahkâmın Değişmesi”ne Farklı Bir Yaklaşım

    No full text
    Şer’î hükümde değişim konusu birçok çalışmada usulî temelinden bağımsız olarak ele alınmaktadır. Bu konu, olguda değişimi esas alan ve her bir vakıanın alacağı hükmün illetini inceleyen tahkîku’l-menât yöntemi kapsamında ele alınmalıdır. Hükümde değişim kavramı, gerçek anlamda bir değişimi ifade etmemektedir. Bu değişimin ispatı için referans gösterilen tüm argüman ve örnekler bu anlamdaki değişimi değil, hükme konu olan cüz’î hâdiselerdeki değişimi ifade etmektedir. Cüz’î hadiselerin içerdiği tikel durumlar hükümlerin bağlandığı illetlere tekabül etmektedir. Hükümler illetlerle birlikte deveran ettiği gibi, bu tikel durumlarla birlikte de deveran etmektedir. Karâfî (ö. 684/1285)’den İbn ‘Âbidîn (ö.1252/1836)’e kadar bu konuda söz söyleyen fakihler ahkâmın değişmesinden değil, ahkâma tekabül eden mezkûr durumların değişiminden bahsetmektedirler

    TOSYEVÎ'NİN “EL-HAVF VE'L-HÜZÜN” ADLI RİSÂLESİ'NİN TAHKÎK VE DEĞERLENDİRİLMESİ

    No full text
    Hicrî X. asırda Anadolu’da yaşamış olan Abdülmecîd b. Nasûh et-Tosyevî, değişik ilim dallarında birçok eseri bulunan çok yönlü bir ilim adamıdır. Bu çalışmamızda onun, korku ve ümitsizliği yaşamayacak olan kulların vasıflarını anlatan on dört ayeti bir araya getirerek, konulu tefsir usulüne göre telif ettiği el-Havf ve’l-Hüzün adlı risalesinin tahkikini yapacağız. Risâle, Arapça olarak yazılmış olup, Süleymaniye Kütüphanesi yazma eserler kısmı Reşîd Efendi bölümü, 1019 numarada bulunan el-Mecmû’atü’r-Resâil adlı bir mücelledin 31ᵇ–40a varakları arasında yer alan müellifin kendi el yazısıyla yazılan tek nüshadır. Bu sebeple herhangi bir mukayese yapılamadan tahkik yapılmıştır

    Nahivcilerle Belagatçıların Me‘ânî Konularına Yaklaşımları ve Bunların Mukayesesi

    No full text
    Nahivcilerin ve belagatçıların dilsel konularda kendilerine ve yetiştikleri ekole özgü yaklaşım biçimleri, bu alanda farklı yorum ve değerlendirmelerin ortaya çıkmasına sebep olmaktadır. Her iki gruba göre dilbilimin amacı, dilsel olguları anlaşılır kılmak ve bu olguları en doğru bir biçimde muhataba ulaştırmaktır. Her ne kadar iki grup, gayede hemfikir olsalar da gerek yöntem bakımından gerekse dilsel araçlar yönüyle aralarında bazı farklılıklar vardır. Nahivciler, cümleyi oluşturan birimler arasında gramatik ilişkileri öncelerken belagatçılar retorik açıklamaları öncelemektedirler

    Determination of outlier in live-weight performance data of Japanese quails (Coturnix coturnix japonica) by Dfbeta and Dfbetas techniques

    No full text
    This study aimed to determine the outlier values in live-weight performance data of Japanese quails. Japanese quails were grown under the same conditions, and, after being divided according to gender, the live weight data of quails up to 56 days of age (7 weeks) was collected. For both male and females, measurements on 50 animals were done, and these values were measured over. For each week measurement, values were separately determined. In order to determine the outlier values in each measurement, DFBETA and DFBETAS criteria were used. In males, females, and in all the flock a high number of outlier values was found. However, more outliers were observed especially in females. Under the same conditions, in spite of the training, the potential environmental effects of the variability in females was originated to react more quickly than in males

    Consumption Structure of Organic Products and Consumption Habits in Central District in Diyarbakır Province

    No full text
    Tüketicilerin sosyoekonomik ve demografik yapıları diğer gıda ürünlerinde olduğu gibi organik ürün tüketimini de etkilemektedir. Bu çalışmada, Diyarbakır İli Merkez İlçesinde organik ürünleri kullanan tüketicilerin organik ürünlere yönelik tutumlarını ve tercihlerini etkileyen faktörlerin incelenmesi amaçlanmaktadır. Bu amaçla değişik sosyoekonomik ve demografik gruplardaki 250 aileden elde edilen veriler kullanılmıştır. Yapılan anket sayısı ana kitle oranlarına dayalı kümelendirilmemiş tek aşamalı basit tesadüfî olasılık örneklemesi ile belirlenmiştir. Tüketicilerin organik ürün tüketim miktarı ve tercihlerini etkileyen sosyoekonomik ve demografik faktörlerin etkilerini belirlemek amacıyla tanımlayıcı istatistikler ve varyans analizlerinden yararlanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre; bireylerin %54.5’i organik ürün tüketirken, %45.5’inin organik ürün tüketmediği görülmüş, organik ürün hakkında bilgi kaynağının “TV” olduğu ve tüketicilerin organik ürünleri %65.4 oranında “süpermarketlerden aldıkları saptanmıştır. Bölgede tüketicilerin satın alma tercihlerini bilerek pazarlama modellerinin saptanması açısından çalışmamız önem arz etmektedir

    Determination of silage characteristics and nutritional values of some triticale genotypes

    No full text
    The study was conducted to determine silage characteristics and relative feed values of triticale genotypes to be used for silage. 6 different cultivars and 4 lines of triticale were used as plant material in the study. Experiment was carried out in randomized block design with 3 replications under Bingöl conditions. The experimental plots were harvested at dough stage of the plants, ensiled into 5 kg plastic jars and opened after 60 days. Results revealed that dry matter content of the silage varied between 35.54% and 41.46%, protein content between 7.34% and 10.25%, raw ash content between 5.21% and 7.19%, NDF content between 51.24% and 60.00%, ADF content between 33.93% and 39.47%, lactic acid content between 48.12 and 59.25 g kg-1 DM, acetic acid content between 15.41 and 19.22 g kg-1 DM, propionic acid between 2.86 and 4.21 g kg-1 DM, pH between 4.55 and 4.93, Fleig score between 78.74 and 99.48, digestibility of dry matter between 57.42% and 62.21%, dry matter intake between 1.99% and 2.30%, relative feed value between 88.55 and 110.90, depending on the genotypes. It was concluded that triticale could be used as a quality silage crop for animal feeding

    Japon bıldırcınlarında canlı ağırlığın yetiştirme sistemleri ve cinsiyete göre incelenmesi

    No full text
    Bu çalışmada, Japon bıldırcınlarının 7 haftalık yaşa kadar olan canlı ağırlıklarına ilişkin özelliği tesadüf parselleri deneme deseninde faktöriyel deneme ile incelenmiştir. Yetiştirme sistemlerine (kafes ve altlıklı yer) göre Japon bıldırcınlarının canlı ağırlıkları arasındaki farklılık 7. haftada istatistiksel olarak önemli bulunmuştur (P0.05). Genel olarak kafeste yetişen bıldırcınların yerde yetişenlerden ve dişi bıldırcınların erkeklerden daha fazla canlı ağırlığa sahip olduğu görülmüştür

    Investigation of mechanical properties of natural aged AA 7075 aluminum alloy

    No full text
    Heat treatment, which requires heating and cooling of solid metals and chemical compounds without the formation any difference in mechanical properties is defined as processes which provide the change. Some features required to provide an Al alloy has been widely practiced in the heat treatment. Hardness and strength can be increased by heat treatment may also be enhanced mechanical properties as well as other terms. AA 7075 natural aging of aluminum alloys obtained after the corrosion resistance of FeAl, Al2Cu, Mg2Si ve AlFeSi phase were investigated. A sample of 7075 aluminum alloy to homogenize microstructures in the conventional oven 20 minutes at 530 ° C, allowed to stand was subjected to water quenching. Then samples of phase transformations in the alloy to ensure the normal room conditions (25 ° C) 1 week, 1 month and 2 months natural aging method was used in the. After natural aging of the samples; characterization of the internal structure, microhardness and corrosion resistance were examined. Optical microscope, XRD analysis and SEM images based on the results obtained from the amount of the precipitate increased with time and depending on the increased amount of precipitate was increased mechanical properties in the material

    Altıkardeş Dağı ve çevresinin (Genç - Bingöl) florası

    No full text
    Bu çalışma ile Altıkardeş Dağı ve Çevresinin (Genç, Bingöl) Florası araştırıldı. 2012-2014 yılları arasında gerçekleştirilen bu araştırmanın arazi çalışmaları sonucunda 1271 bitki örneği toplandı. Toplanan bitki örneklerinin teşhisi sonucu alanda; 66 familya ve 278 cins’e ait 353 tür, 123 alttür ve 59 varyete olmak üzere toplam 535 takson tespit edildi. 535 taksonun 2’si Pteridophyta, 533’ü Spermatophyta divizyolarına aittir. Spermatophyta üyelerinden 2’si Gymnospermae ve 531’i Angiospermae alt divizyosuna dahildir. Angiospermae’lerin 425’i Dicotyledones ve 106’sı Monocotyledones sınıfında yer almaktadır. Belirlenen taksonlardan 82 tanesi B8 karesi için yeni kayıttır. Alandan toplam 21 (% 3,92) endemik takson belirlenmiştir. Bu endemik taksonların 3’ü lokal endemik, bunlardan 1’i sadece Bingöl’ün güney-güneybatısından bilinen bir endemiktir. Endemik ve nadir toplam 29 taksonun tehlike kategorilerine dağılımları şöyledir: 3 takson kritik “CR”, 3 takson tehlikede “EN”, 7 takson zarar görebilir “VU”, 11 takson az endişe verici “LC”, 3 takson tehdit altına girebilir “NT”, 1 takson veri yetersiz “DD”. Çalışma alanı İran-Turan fitocoğrafik bölgesinde yer alıp, alanda tespit edilen taksonların fitocoğrafik bölgelere göre dağılımı ise şöyledir; İran-Turan elementi 139, Akdeniz elementi 45, Avrupa-Sibirya elementi 37, Öksin elementi 6, çok bölgeli veya fitocoğrafik bölgesi bilinmeyenler 308’dir. İçerdikleri takson sayılarına göre alanda en büyük ilk 10 familya sırasıyla; Asteraceae 69 (% 12,92), Poaceae 58 (% 10,84), Fabaceae 44 (% 8,22), Brassicaceae 31 (% 5,79), Lamiaceae 31 (% 5,79), Caryophyllaceae 27 (% 5,05), Scrophulariaceae 27 (% 5,05), Boraginaceae 26 (% 4,86), Liliaceae 23 (% 4,30) ve Rosaceae 19 (% 3,55)’ dir. İçerdikleri takson sayılarına göre en büyük 10 cins sırasıyla; Veronica 13, Astragalus 12, Trifolium 10, Myosotis 8, Polygonum 8, Vicia 7, Epilobium 7, Alyssum 7, Poa 6, Allium 6’ dur.This research covers the flora of Altıkardes Mountain and its surroundings (Genc, Bingol). As result of the field survey carried out between 2012 and 2014, 1271 plant specimens were collected. According to the taxonomical examination of these materials, a total of 535 taxa were determined in the area in which 353 species, 123 subspecies and 59 varieties belonging to 278 genera, 66 families were described a total of 535 taxa were described from the area. 2 species of the total 535 taxa belong to Pteridophyta division and 533 taxa belong to Spermatophyta division. 2 of the taxas of Spermathophyta are belong to Gymnospermae and 533 taxes are belong to Angiospermae subdivisions. In this research, 425 of Angiospermae are in Dicotiledones class and 106 of them are in Monocotyledones class. 82 of total taxa are determined new record for the B8 grid square. A total of 21 (3.92 %) endemic species were determined in the area. Three of these endemic taxas are local endemics, one of them is only known endemic in the narrow area of South-southwest of Bingol. The distribution of the endemic and rare taxa according to the red data is as follows; 3 taxa in critically “CR”, 3 taxa in endangered “EN”, 7 taxa in vulnerable “VU”, 11 taxa in least concern “LC”, 3 taxa in near threatened “NT” and 1 taxa in data deficient “DD” The phytogeographic distribution of the species in the research area wich is located in Iran-Turan phytogeographic region as follows; Irano–Turanian 139, Mediterranean 45, Euro–Siberian 37, Euxine 6 and unknown phytogeographic elements 308. According to their taxa content, the greatest 10 families are ordered respectively as follows: Asteraceae 69 (12.92 %), Poaceae 58 (10.84 %), Fabaceae 44 (8.22 %), Brassicaceae 31 (5.79 %), Lamiaceae 31 (5.79 %), Caryophyllaceae 27 (5.05 %), Scrophulariaceae 27 (5.05 %), Boraginaceae 26 (4.86 %), Liliaceae 23 (4.30 %) and Rosaceae 19 (3.55 %). Acording to their taxa content greatest 10 genera are ordered respectively as follows: Veronica 13, Astragalus 12, Trifolium 10, Myosotis 8, Polygonum 8, Vicia 7, Epilobium 7, Alyssum 7, Poa 6, Allium 6

    Japon bıldırcınlarda yumurta kalite özellikleri üzerine farklı tüy renginin etkileri

    No full text
    Bu araştırmada Japon bıldırcınlarında farklı tüy renginin yumurta kalite özelliklerine etkilerini belirleme amaçlanmıştır. Çalışmada kullanılan yumurta kalite özellikleri, şekil indeksi, ak indeksi, sarı indeksi, sarı ağırlığı, ak ağırlığı, ak yüksekliği, haugh birimi ve kabuk kalınlığı değişkenlerinden ibarettir. Denemede 4 farklı tüy rengine (beyaz, koyu kahverengi, sarı ve orijinal) sahip 247 adet bıldırcın kullanılmıştır. Çalışma 4 hafta sürdürülmüştür. Araştırma sonunda, tüy renkleri, şekil indeksi (P<0.05), ak indeksi, sarı indeks, sarı ağırlığı ve ak ağırlığı üzerinde önemli etkide bulunmuştur (P<0.01). Şekil indeksinde sarı ve orijinal renkli bıldırcınlar arasındaki farklılık önemli bulunmuştur (P<0.05). Ak indeksinde beyaz-koyu kahverengi, beyaz-sarı, beyaz-orijinal, koyu kahverengi-orijinal ve sarı-orijinal renkler; sarı indeksinde beyaz-sarı, beyaz-orijinal, koyu kahverengi-sarı ve koyu kahverengi orijinal renkler; sarı ağırlığında beyaz-orijinal, koyu kahverengi-orijinal ve sarı-orijinal renkli bıldırcınlar arasındaki farklılık önemlidir (P<0.01). Ak ağırlığında beyaz-orijinal, koyu kahverengi-sarı, koyu kahverengi-orijinal ve sarı-orijinal renkli bıldırcınlar arasındaki farklılık önemli bulunmuştur (P<0.01). Ak yüksekliği, haugh birimi ve kabuk kalınlığı değerlerinde tüy rengine göre önemli bir farklılık bulunmamıştır. Sonuç olarak, orijinal tüy renginin yumurta kalite özelliklerine daha fazla etki yaptığı görülmektedir

    0

    full texts

    1,155

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Open Access @ Bingol University
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇