1155 research outputs found
Sort by
Farklı yerfıstığı (Arachis hypogaea) çeşitlerinin kuru otlarına ait hayvan besleme değerlerinin belirlenmesi
Bu çalışmada, farklı yerfıstığı (Arachis hypogaea) çeşitlerinin kuru otlarına ait besin madde
kompozisyonlarının belirlenmesi amacıyla, 2012 yılı yetiştirme sezonunda Bingöl’de bir çiftçi tarlasında
yürütülmüştür. Denemede, 10 adet yerfıstığı çeşidi materyal olarak kullanılmıştır. Deneme, tesadüf blokları
deneme desenine göre 3 tekrarlamalı olarak kurulmuştur. Denemede; ham protein (HP), ham kül (HK),
sindirilebilir kuru madde (SKM), kuru madde tüketimi (KMT), nispi yem değeri (NYD), asit deterjan lif (ADF) ve
nötr deterjan lif (NDF) özellikleri incelenmiştir. Yapılan varyans analizi sonucunda, ham protein (HP) ve kuru
madde tüketimi (KMT) değerleri arasındaki farklılıklar istatistikî olarak önemli bulunmuştur. HP oranı
bakımından Florispan ve Arıoğlu-2003 (%10.11 ve %8.64) çeşitleri ön plana çıkarken, KMT değerleri bakımından
ise yine Florispan (3.46) çeşidi ilk sırada yer almıştır
Pamukta fide kök çürüklüğü etmenlerine karşı bazı bitki ekstrakt ve uçucu yağlarının antifungal etkisi
Bu çalışma, nane (Mentha piperita L.), kekik (Thymus vulgaris L.) ve lavanta (Lavandula angustufolia Mill.) bitki türlerinden elde edilen su ekstraktı ve uçucu yağların Rhizoctonia solani (AG4) ve Fusarium spp. üzerindeki antifungal etkisini belirlemek amacıyla in vitro koşullarda yürütülmüştür. Bitkilerden elde edilen su ekstraktlarının son konsantrasyonları %0.5, %1, %2, %4 ve %8 dozunda ve uçucu yağlar 1, 2, 3, 5 ve 10 μl ml-1 dozunda otoklav edilen Patates Dekstroz Agar (PDA) besi yerine ilave edilmiştir. Patojenlere ait 5 mm çapında miselyum diskleri PDA besi yerlerine ekilmiştir. Kontrol grubu olarak ekstrakt ve uçucu yağlardan ari PDA besi yeri kullanılmıştır. PDA’lı petriler 24±1oC’da inkübasyona bırakılmıştır. Deneme tesadüf parselleri deneme deseninde 3 tekerrürlü olarak yürütülmüştür. 7 günlük inkübasyon süresi sonunda fungusların koloni çapları ölçülmüş ve kontrollere göre bitki ekstraktlarının % engelleme oranları hesaplanmıştır. Çalışma sonucunda elde edilen verilere göre, nane, kekik ve lavanta ekstraktlarının antifungal etkisi, aynı bitkilerin uçucu yağlarına göre daha düşük saptanmıştır. Nane, kekik ve lavanta ekstraktları R. solani ve Fusarium spp.’nin miseliyal gelişimini farklı oranlarda engellerken, en yüksek fungitoksik etki kekik ekstraktının %8 dozunda saptanmıştır. Kekik uçucu yağının 1, 2, 3, 5 ve 10 μl ml-1 dozları test edilen patojenlerin misel gelişimini %100 oranında engellemiş ve test edilen patojenlere karşı fungisidal etki göstermiştir. Nane ve lavanta uçucu yağlarının antifungal etkileri patojene ve doza bağlı olarak değişmekle birlikte birbirlerine çok yakın bulunmuştur. Sonuç olarak, kekik uçucu yağının biyolojik preparat olarak kullanılabileceği kanısına varılmıştır
Current situation of Bingöl province in the context of crop production
Bu çalışmada; yaygın olarak üretilen ürünler
göz önünde bulundurularak bitkisel üretim
açısından Doğu Anadolu Bölgesinde yer alan
Bingöl ilinin mevcut durumu incelenmiştir. Çalışmada,
bitkisel üretim kapsamında yer alan
tarla ve bahçe bitkilerinin ekim-dikim alanları,
üretim ve verim değerleri ortaya çıkarılmıştır.
Bingöl ilinin toplam arazi varlığının %4.31'inde
bitkisel üretim yapılmaktadır. Bitkisel üretim
yapılan bu miktarın %65.97'sinde tarla tarımı,
%12.85'inde bahçe tarımı yapılmakta olup, geriye
kalan %21.17'lik kısmı ise nadasa bırakılmaktadır.
Bingöl ilinde tahıl grubunda en çok
buğday ve arpa; baklagil grubunda fasulye ve
nohut; endüstri bitkileri grubunda patates, şekerpancarı
ve ayçiçeği; yem bitkileri grubunda
yonca ve fiğ; sebzeler grubunda karpuz, domates,
taze fasulye ve biber; meyveler grubunda
ise ceviz, elma, üzüm ve armut yetiştiriciliği yapılmaktadır
Bingöl ili merkez ilçesi Çiçekyayla Köyü merasının botanik kompozisyonunun belirlenmesi
Bu araştırma, Bingöl ili Merkez ilçesi Çiçekyayla
köyüne ait bir meranın botanik kompozisyonunun
belirlenmesi amacıyla yürütülmüştür. Araştırmada,
13 bitki familyasının 28 farklı cinsiden
30 bitki türünün tespiti yapılmıştır. Araştırma
sonuçları; mera alanının %62.50'sinin bitki ile
kaplı alan olduğunu ve kaplama alanına göre botanik kompozisyonun %46.67'sinin buğdaygillerin,
%4.85'inin baklagillerin ve %48.47'sinin
de diğer familya bitkilerinin oluşturduğunu
göstermiştir. Merada en yaygın türlerin Bromus
scoparius L. (%49.42), Rhagadiolus angulosus
(%12.92), Turgenia latifolia (%11.26), Thlaspi
arvense L. (%11.26) ve Crepis sancta (%10.89)
olduğu, meradaki bitkilere ait boy ortalamasının
da 14.18 cm olduğu belirlenmiştir
Gençlik suçluluğunda aile faktörünün etkisi üzerine genel bir değerlendirme
İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana gençlik çağında işlenen suçların gittikçe arttığı ve toplumsal bir sorun durumuna geldiği gözlenmektedir. Her yaş döneminin kendine özgü koşulları içinde, en önemli kopma-lar ve çatışmalar gençlik döneminde yaşanır. Sanayileşmeye koşut olarak hızla büyüyen kentlerde genç-ler arasında şiddet, çalma, soygun, yaralama, adam öldürme, vuruculuk, kırıcılık, evden kaçma, madde bağımlılığı, cinsel sorumsuzluklar ve çeşitli yasak çiğnemeler yaygınlaşmaktadır. Bu konuda, suçlu genç-ler ya da suça itilmiş gençlerle ilgili çok sayıda araştırma yapılmıştır. Yapılan pek çok araştırma, suçlu gençlerin ot gibi yerden bitmediğini, onların özel koşullarda ve belli ortamda özellikle yetiştirilmiş gibi suça itildiklerini ortaya koymaktadır. Bu ortam genellikle sevgiden yoksun, güven vermeyen, karışık, düzensiz ve çatışmalı bir aile ortamıdır. Çocuğun kişilik gelişimini aksatacak, ruhsal uyumunu bozacak, anti-sosyal davranışlar geliştirmesine neden olacak pek çok etken bir arada bulunur: Bunlar arasında; kavga, geçimsizlik, ayrılık, alkol, kaba ve sert disiplin, anlayışsızlık, ilgisizlik veya anti-sosyal eğilimleri sayabiliriz. Sonuç olarak birçok suçta en başta aile içi sorunlar rol oynamakta, ancak toplu suç işleyenler ortak bir hınçla, kendilerini dışlayan toplumdan öç almaya yönelmektedirler. Her toplumda önem taşı-yan, her zaman bir güç ve etki unsuru olan; topluma dinamizm kazandıran ve aynı zamanda geleceğin teminatı olan gençleri anlamak, onlara rehberlik etmek ve geleceğe umutla bakabilmelerini sağlamak gerektiği, kabul edilen bir gerçektir. Bu potansiyelin yapıcı, yaratıcı ve yetenekli bir nesil olarak yetişti-rilmesi, ülkemizin millî politikası olmalıdır. İnsanlar, yaşadıkları toplumun değerlerini, ailede ve toplum-sal yapıda yer alan diğer insanlarla kurdukları ilişkilerle zenginleştirirler. Dengeli, sağlıklı, erdemli ve kişilik sahibi bir gençliğin yetiştirilmesi ise onların çok iyi tanınması ve problemlerinin ancak çözüme kavuşturulmasıyla mümkündür.Gençlilk ve Spor Bakanlığı
Samsun Valiliği
19 Mayıs Üniversitesi
UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Başkan
The Organisational Structure of Small Animal Business in Bingol Province
Tarımsal üretim içinde özellikle hayvancılık sektörü diğer üretim sektörlerine göre daha dağınık ve düzensiz işletme yapısına sahiptir ve bu nedenle daha ciddi bir örgütlenme yapısına ihtiyaç duyar. Bu çalışmanın amacı Bingöl ili merkez ve ilçelerinde küçükbaş hayvancılık yapılan işletmelerin örgütlenmeye bakış açılarını ve tercih edilen örgütlenme biçimlerini saptamaktır. Bu kapsamda, Bingöl’deki küçükbaş hayvancılıkla uğraşan işletmeler arasından oransal örnekleme yöntemiyle 203 örnek seçilmiş ve araştırma verileri işletmelerde yönetici konumunda olan çiftçilerle yüz yüze yapılan anketlerden elde edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre; yetiştiricilerin %58’i Bingöl ili damızlık koyun keçi yetiştiricileri birliğine üye olduklarını %42’si ise herhangi bir tarımsal organizasyona üye olmadıklarını belirtmişlerdir. Yetiştiricilerin toplantı ve eğitimlere katılma oranı bütün ilçeler itibari ile %55 olarak bulunmuştur. Sonuç olarak; yetiştiricilerin, tarımsal örgütlerden çözüm beklediği en temel sorunların %36 oranla ürünlerin pazarlanması ve veteriner hekim hizmetleri olduğu belirlenmiştir
Bingöl yöresi Zazaca halk türküleri
Bu çalışma, Bingöl yöresi Zazaca halk türküleri üzerine yapılmıştır. Yöre
türküleri derlenerek bir araya getirilmiştir. Türkü kavramının Zazaca karşılığı olan
sözcükler üzerinde durulmuştur. Bingöl yöresi Zazaca türküleri, şekil-ahenk
açısından analiz edilmiş, işledikleri konuya göre sınıflandırılmışlardır.
Yer yer Türkçe ve Zazaca türkülerin özellikleri karşılaştırılmıştır. Bu yörenin
türkülerini seslendiren önemli bazı ozan ve türkücüler (deyirbaz, lawıkbêj, stranbêj)
tanıtılmıştır.
Türküler sözlü edebiyatın bir parçası olup, bir halkın kültürü için önem arz
ederler. Ağızdan ağza aktarılarak günümüze ulaşan türkülerin yer yer sözleri değişip,
aynı türkünün farklı versiyonları ortaya çıkabilmektedir. Bu çalışmada türkülerin var
olan farklı versiyonları da verilmiştir.This study is about the folk songs sung around Bingöl. The folk songs are
compiled and collected. The words meaning ‘folk song’ in Zazaki are accented. The
folks songs of Bingöl are analysed in terms of form and coherence and they are
categorised according to their themes.
We have compared the Zazaki and Turkish songs. Some significant folk
singers and bards (deyirbaz, lawıkbêj, stranbêj) are introduced.
Folks songs are part of oral literature and they are important for the culture of
people. The lyrics of the folk tales are sometimes changed, thus they may have
different versions. This study also covers the different versions of the folk songs
Besnili Lüzumi divanı : Tahlil - transkripsiyonlu metin - dizin
Bu çalışmada daha önce üzerine çalışma yapılmamış olan ve kaybolduğu sanılan Besnili Lüzûmî Divanı’nın transkripsiyonlu metnini oluşturup tahlilini yaptık. Tahlil bölümünü Din ve Tasavvuf, Cemiyet, İnsan ve Tabiat olmak üzere dört kısma ayırdık ve şiirlerin şekil yönünden incelemesini yaptık. Ayrıca şairin hayatı ve sanatının hususiyetleri ile ilgili bilgiler verdik. Çalışmanın sonuna Divan’ın dizinini ve Arap harfli orijinal metnini ekledik.
Hayatıyla ilgili çok sınırlı bir bilgiye sahip olduğumuz, 19. yüzyılda yaşayan ve güzel aşk şiirleriyle dikkati çeken Lüzûmî, Besni’de doğmuş, Halep ve Şam medreselerinde eğitim görmüş ve Besni’de vefât etmiştir.We have made the analysis of The Divan of Lüzümi from Besni by generating his transcribed text that have not been studied before and thought to have been lost. We have sectioned the analysis chapter into four: Religion and Sufism, Community, Human and Nature. Besides, we have given information about the life of the poet and the characteristics of his art. We have added the concordance of his Divan and its original text with Arabic letters at the end of the study.
Lüzümi who we do not have enough knowledge about his life, lived in 19th century and attracted attention with his nice love poems. He was born in Besni, studied at Halep and Şam madrasahs and died in Besni.Bu çalışma DPT / TÜBİTAK / BÜBAP tarafından desteklenmişti
Volatile constituents of Juniperus communis L., Taxus canadensis Marshall. and Tsuga canadensis (L.) Carr. from Canada
The essential oil composition leaves of Juniperus communis L., Taxus canadensis Marshall. and Tsuga canadensis (L.)
Carr. from Canada were investigated by head space solid phase microextraction (HS-SPME) and gas chromatography/mass
spectrometry (GC-MS). Thirty-three, 30 and 31 components were identified representing 95.78%, 93.89%, 96.14% of the oil,
respectively. Limonene (26.12%), benzene (15.62%), -mrycene (9.08%) and -pinene (7.30%) were found to be the main
constituents of J. communis; 1-propanone (36.38%), morpholine (10.95%), methylamine (9.10%) and methanone (8.14%) were
detected main components of Taxus canadensis; bornylacetate (26.84%), -pinene (23.74%), camphene (11.93%) and limonene
(6.02%) were determined as major constituents of Tsuga canadensis. The chemical distributions of the essential oil compounds in the
genus pattern were discussed in means of chemotaxonomy and natural product
Bingöl koşullarında bazı ekmeklik buğday çeşitlerinin verim ve verim unsurlarının incelenmesi
Bu araştırma; Bingöl İli ekolojik koşullarına uygun ekmeklik buğday çeşitlerinin belirlenmesi amacı ile 2012–2013 yıllarında Bingöl İli, Genç ilçesi koşullarında yürütülmüştür. Tesadüf blokları deneme deseninde 3 tekrarlamalı olarak yürütülen bu araştırma da 24 buğday çeşidi (Flamura-85, Demir-2000, Bayraktar-2000, Konya-2002, Tosunbey, Karahan-99, Gelibolu, Selimiye, Tekirdağ, Aldane, Kate-A-1, Bezostaja-1, Sönmez-2001, Kenanbey, Bereket, Gün-91, Kıraç-66, Seval, Dağdaş-94, Kırgız-95, Pehlivan, Alpaslan, Kirik, Gerek-79) kullanılmıştır.
Araştırmada bitki boyu, üst boğum arası uzunluğu başak uzunluğu, başakta başakçık sayısı, başakta tane sayısı, metrekarede başak sayısı, başaklanma süresi, tane verimi, bin tane ağırlığı, biyolojik verim, hasat indeksi, hektolitre ağırlığı, tanede protein oranı incelenmiştir. Bu çalışma sonucunda ise en yüksek tane verimi Bayraktar-2000 ve Kıraç- 66, en yüksek protein oranı Flamura-85 ve Bayraktar-2000 çeşitlerinden elde edilmiştir.
Araştırma sonuçlarına göre en yüksek tane verimine sahip olan Bayraktar-2000 ve Kıraç-66 çeşitlerinin Bingöl İli şartlarında ümitvar oldukları sonucuna varılmıştır.This research was conducted to determine grain yield, yield component and some quality traits of common wheat cultivars in 2012-2013 growing season at Bingol-Genç conditions. This research was carried out on 24 bread wheat cultivars (Flamura-85, Demir-2000, Bayraktar-2000, Konya-2002, Tosunbey, Karahan-99, Gelibolu, Selimiye, Tekirdağ, Aldane, Kate-A1, Bezostaja-1, Sönmez-2001, Kenanbey, Bereket, Gün-91, Kıraç-66, Seval, Dağdaş-94, Kırgız-95, Pehlivan, Alpaslan, Kirik, Gerek-79) in a Randomized Complete Block Design with three replications.
Plant height, length of spike, length of upper internode, number of spikelet per spike, weight of grain per spike, number of grain per spike, number of spike m2, date of spike initiate, thousand kernel weight, biological yield, harvest index, grain yield, test weight, protein content were evaluated in this research. According to results, Bayraktar-2000 and Kıraç-66 had the highest grain yield and Bayraktar-2000 and Flamura-85. had the highest protein uste.
This vesecrch’s results sho wed that Bayraktar-2000mand Kraç-66 had the highest grain yield are hopeful for Bingöl prouince condinons