Istanbul Ticaret University Institutional Repository (DSpace@Ticaret)
Not a member yet
    8409 research outputs found

    Analysis of Japan and South Korea within the framework of game theory

    Get PDF
    Fen Bilimleri Enstitüsü, İstatistik Ana Bilim DalıBu araştırma, Japonya ve Güney Kore'nin 2022 yılı dış ticaret göstergelerine odaklanarak oyun teorisi çerçevesinde bir analiz sunmayı amaçlamaktadır. Çalışmanın önemi, her iki ülkenin ekonomik ilişkilerini derinlemesine anlayarak, dış ticaret açıklarını azaltmaya yönelik stratejik adımların belirlenmesine katkıda bulunmaktır. Japonya ile Güney Kore arasındaki ticari bağların karmaşıklığı ve derinliği göz önüne alındığında, iki ülkenin dış ticaret dinamiklerini anlamak için oyun teorisini nasıl kullandığını vurgulamak büyük bir önem taşımaktadır. Oyun teorisi, her iki ülkenin karşılıklı bağımlılıklarını ve stratejik tercihlerini anlamak adına güçlü bir araçtır. Temel yöntem, oyun teorisini kullanarak ilk olarak bir oyun matrisi kurulmuştur. Bu matriste, Japonya ve Güney Kore'nin hangi ürün gruplarını ithalatlarını azaltarak dış ticaret açıklarını düşürebileceği belirlenmiştir. İkinci adımda ise, hangi ürün gruplarının ihracatını artırarak dış ticaret açıklarını azaltabilecekleri analiz edilmiştir. Sonuç, her iki ülkenin de belirli ürün gruplarına odaklanarak dış ticaret açıklarını azaltabileceğini göstermektedir. Bu çalışma, Japonya ile Güney Kore arasındaki ekonomik ilişkileri güçlendirmek ve bölgesel ticaret dengesini iyileştirmek adına stratejik öneriler sunmaktadır.This research aims to provide an analysis within the framework of game theory by focusing on the 2022 foreign trade indicators of Japan and South Korea. The significance of the study lies in contributing to the identification of strategic steps to reduce trade deficits by comprehensively understanding the economic relations of both countries. Given the complexity and depth of the trade ties between Japan and South Korea, emphasizing how game theory is utilized to comprehend the foreign trade dynamics of both countries is of great importance. Game theory serves as a powerful tool to understand the mutual dependencies and strategic preferences of both nations. The primary method involves establishing a game matrix using game theory. In this matrix, it is determined which product groups Japan and South Korea can reduce their trade deficits by decreasing imports. In the second step, an analysis is conducted on which product groups can reduce trade deficits by increasing exports. The results indicate that both countries can reduce their trade deficits by focusing on specific product groups. This study provides strategic recommendations to strengthen economic relations between Japan and South Korea and improve regional trade balance

    A qualitative analysis of technology-based agricultural policies: The case of Turkiye

    Get PDF
    Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sanayi Politikaları ve Teknoloji Yönetimi Ana Bilim Dalı, Sanayi Politikaları ve Teknoloji Yönetimi Bilim DalıSon yıllarda giderek artan nüfusun beslenme ihtiyacını karşılayabilmek için tarımsal üretimi de artırmak bir zorunluluk hâline gelmiştir. Yerli tarımsal üretimin artan talebi karşılamakta yetersiz kalması, Türkiye'yi hızla tarım ithâlatına yöneltmektedir. Son on yıllarda köylerden kente işgücü göçünün yaşanmasıyla beraber tarım alanında çalışacak işgücü bulmakta zorluk yaşanmaktadır. Böyle bir durumda üretim yapabilmek için işgücüne alternatifler aranmaktadır. Günümüz teknolojisinde insansız hava araçları, birçok sektörde olduğu gibi tarım alanında da kullanılmaya başlanmıştır. İstihdamın yetersiz kaldığı yerlerde, makineler, robotik yapılanmalar devreye sokularak, ortaya çıkan üretim açığının yeri doldurulabileceği tartışılmaktadır. Bu araştırmada, akıllı tarım teknolojilerinin tarım sektörüne yönelik etkisi nitel olarak araştırılmıştır. Çalışmada, fenomenolojik yöntem olarak derin mülakat tekniği kullanılmıştır. Yapay zeka marifeti ile, elde edilen görüşler bibliyometrik olarak analiz edilmiş ve nicel sonuçlara ulaşılmıştır. Tarıma dayalı ekonomilerde istihdamın ve yasal düzenlemelerin en önemli iki parametre olduğu, küresel ısınmanın ve artan nüfusun gıda talebi karşısında akıllı tarım ve tarım 4.0 teknolojilerinin önemi vurgulanmıştır.In recent years, it has become a necessity to increase agricultural production in order to meet the nutritional needs of the ever-increasing population. The inadequacy of domestic agricultural production to meet the growing demand has led Turkiye to import agriculture. With the migration of labor from villages to cities in recent decades, there is difficulty in finding labor to work in the field of agriculture. In such a situation, alternatives to the workforce are sought in order to produce. In today's technology, unmanned aerial vehicles have begun to be used in agriculture, as in many sectors. It is discussed that in places where employment is insufficient, the resulting production gap can be filled by introducing machines and robotic structures. In this research, the impact of smart agricultural technologies on the agricultural sector was investigated qualitatively. In the study, in-depth interview technique was used as a phenomenological method. With the help of artificial intelligence, the opinions obtained were analyzed bibliometrically and quantitative results were obtained. It has been emphasized that employment and legal regulations are the two most important parameters in agriculture-based economies, and the importance of smart agriculture and agriculture 4.0 technologies in the face of global warming and the food demand of the increasing population

    Eleştirel ırk kuramı bağlamında yapısöküm incelemesi: “Ötekiler (Them)” dizi filmi

    No full text
    This study is based on the TV series ‘Them’, written by Little Marvin and directed by Nelson Craig, which was released on the Amazon Prime Video digital platform in 2021 being analyzed using the deconstruction method. The series, which takes back in the 1950s’ United States when the black-white conflict was at its peak, is based on the traumatic events experienced by a black family over the course of 10 days after buying a house in a white neighborhood. Although the apparent message of the series includes the dichotomy of good vs. bad and oppressor vs. oppressed, the subtext brings mind Critical Race Theory in terms of the disregard for law inthe face of racist ideology in the United States of that period. While the theory aims to reveal the historical forms of racism that lie behind the laws from a critical perspective, theorists argue that racism is normal in American society. The aim of the study is to analyze the 5 episodes of the first season of the series to reveal the invisible messages in the context of Critical Race Theory. In this study, the deconstruction method was used to try to make sense of the narrative that was established in the series through both linguistic and visual texts. At this juncture, the others and othering expressions in the series were examined thematically. It was explained how these phenomena were reflected in the text and signs of the series in the context of Critical Race Theory. Thus, the study will reveal the unlawful determining power of racist ideology over the ‘other’.Çalışma; Amazon Prime Video dijital platformunda 2021 senesinde gösterime girmiş olan senaryosunu Little Marvin’in yazdığı, Nelson Cragg’nin yönetmenliğini yapmış olduğu ‘Ötekiler (Them)’ dizi filminin dekonstrüksiyon yöntemiyle incelemesine dayanmaktadır. Siyah-beyaz çatışmasının zirve yaptığı 1950’lerin ABD’sini tema olarak alan dizi filmin konusu, beyazların mahallesinde bir ev satın alan bir ‘siyahi’ ailenin 10 günde yaşamış oldukları travmatik olayları temel almaktadır. Dizinin görünen mesajında iyi – kötü ve ezen – ezilen ikilemi mevcut olsa da alt metin, dönem ABD’sinde hukukun ırkçı ideoloji karşısında hiçe sayılması noktasında ‘Eleştirel Irk Kuramı’nı akıllara getirmektedir. Kuram, eleştirel perspektifle yasaların ardında yatan tarihsel ırkçılık biçimlerini ortaya koymayı amaçlamakta, kuramcılar ırkçılığın Amerikan toplumunda normal olduğunu öne sürmektedirler. Çalışmanın amacı; dizi filmin ilk sezonunun 5 bölümünde Eleştirel Irk Kuramı bağlamında görünür olan mesajlardansa görünmeyen mesajları ortaya çıkarmaktır. Çalışmada dekonstrüksiyon yöntemi kullanılarak, dizi filmin içerisinde yer alan hem dilsel hem de görüntüsel metinler üzerinden dizide nasıl bir anlatı kurulduğu anlamlandırılmaya çalışılmıştır. Bu noktada tematik olarak ise dizideki ötekiler, ötekileştirici ifadeler, incelenmiş ve bu olguların filmin metninde ve göstergelerinde, Eleştirel Irk Kuramı bağlamında nasıl yansıtıldığı açıklanmıştır. Böylelikle çalışmada, ırkçı ideolojinin hukuk tanımaz biçimde ötekini belirleyici gücü ortaya konacaktır

    The future of creativity from the perspective of public relations and advertising

    Get PDF
    Geçmişten bugüne iletişim çalışmalarında yaratıcılık kavramı değer görmüştür. Yaratıcılık kapsadığı özgünlük, biriciklik, eşsiz olma özelliklerinin yanısıra hedef kitleye uygun bir mecra seçimiyle markanın fark edilmesinde önemli bir güce sahiptir. Ancak yaratıcılık kavramının daha çok reklam çalışmaları ile özdeşleşmesi literatürde önemli bir boşluğun oluşmasına neden olmaktadır. Sistematik inceleme ve içerik analizi yöntemlerinden yararlanılan bu çalışmamızın amacı; halkla ilişkiler ve reklamda yaratıcılık alanındaki akademik çalışmaların arşivlenmeye başladığı dönemden günümüze kadar hangi çerçevelerde ele alındığını, günümüzde iletişim alanında tartışılan yeni kavramların bu çerçevelere dahil olup olmadığını ortaya koymak ve bu alandaki gelecek çalışmalar için öngörüde bulunmaktır. Bu çalışma reklamın yanısıra özellikle halkla ilişkiler alanındaki yaratıcılık çalışmalarını da kapsamlı olarak ele alan ilk çalışma olma niteliği ile literatüre katkı sağlayacaktır. Bu amaçla yaptığımız sistematik inceleme ve içerik analizinden elde ettiğimiz bulgular halkla ilişkiler ve reklamda yaratıcılık alanındaki akademik çalışmaların 2000’li yıllar sonrasında artış gösterdiği; konuyla ilgili ilk çalışmaların tarihsel olarak reklam alanında gerçekleştiği; bilimsel çalışmalarda iki alanda da “yaratıcılık” ve “sosyal medya” kavramlarının ilgi odağı olduğu; araştırma konusu açısından ise Türkiye’deki yeni yönelimlerle ilgili bilimsel çalışmaların yabancı yayınlara göre daha az olduğu saptanmıştır. Buna göre dijitalleşme, değişen tüketici yapısı, çoklu ve etkileşimsel mecra kullanımının artması nedeniyle yaratıcılıkla ilgili kuramların güncellenmesi önemlidir.The concept of creativity has been valued in communication studies from the past to the present. In addition to the originality, uniqueness, and uniqueness features that creativity encompasses, it has an important power in recognizing the brand with the selection of a medium suitable for the target audience. However, identifying the concept of creativity mostly just with advertising communication studies creates a significant gap. The aim of this study, which utilizes systematic review and content analysis methods, is to reveal the frameworks in which academic studies in the field of creativity in public relations and advertising have been handled from the period when they started to be recorded until today, to reveal whether the new concepts discussed in the field of communication today are included in these frameworks and to make predictions for future studies in this field. This study will contribute to the literature as it will be the first study to comprehensively address creativity studies in the field of public relations as well as advertising. Our study, conducted with a systematic review and content analysis methods, put forward that academic studies in the field of creativity in public relations and advertising have increased after the 2000s; the first studies on the subject were historically carried out in the field of advertising; the concepts of “creativity” and “social media” are the focus of attention in both fields in scientific studies; and in terms of research topic, scientific studies on new trends in Turkey are less than foreign publications. Accordingly, it is important to update theories on creativity due to digitalization, changing consumer structure, and increased use of multiple and interactive media

    Boosting enabled efficient machine learning technique for accurate prediction of crop yield towards precision agriculture

    No full text
    Due to the limited availability of natural resources, it is essential that agricultural productivity keep pace with population growth. Despite unfavorable weather circumstances, this project's major objective is to boost production. As a consequence of technological advancements in agriculture, precision farming as a way for enhancing crop yields is gaining appeal and becoming more prevalent. When it comes to predicting future data, machine learning employs a number of methods, including the creation of models and the acquisition of prediction rules based on past data. In this manuscript, we examine various techniques to machine learning, as well as an automated agricultural yield projection model based on selecting the most relevant features. For the purpose of selecting features, the Grey Level Co-occurrence Matrix method is utilised. For classification, we make use of the AdaBoost Decision Tree, Artificial Neural Network (ANN), and K-Nearest Neighbour (KNN) algorithms. The data set that was used in this study is simply a compilation of information about a variety of topics, including yield, pesticide use, rainfall, and average temperature. This data collection consists of 33 characteristics or qualities in total. The crops soya beans, maze, potato, rice, paddy, wheat, and sorghum are included in this data collection. This data collection was made possible through the collaboration of the Food and Agriculture Organisation (FAO) and the World Data Bank, both of which make their data available to the public. The AdaBoost decision tree has achieved the highest level of accuracy possible when used to anticipate agricultural yield. Both the accuracy rate and the recall rate are quite high at 99 percent

    The function color and model in sportswear design

    Get PDF
    Fen Bilimleri Enstitüsü, Tekstil ve Moda Tasarımı Ana Bilim DalıSpörün insan sağ lığ ına ölan katkısının ö nemi bilinmekle birlikte büna ölan ilğinin de artarak devam ettiğ i bilğisi istatistiklerden ğö rü lmektedir. Spör yapan bireylerin sayısı arttıkça spör ğiyim ü rü nleri de ö nem kazanmaktadır. Spör tekstilini ölüştüran kıyafetler ve ekipmanlar ö zel tekniklerle ü retilmekte, çeşitli spör dallarının ihtiyaçlarını karşılayacak niteliklerde ü rü nler tasarlanmaktadır. Spör faaliyetlerini yaparken amaca üyğün ğiyinmek, daha efektif sönüçlar elde edilmesini sağ lamaktadır. Sön yü zyılda perförmansa katkısı ölabilecek fönksiyönel ü rü nler amatö r ve pröfesyönel spörcülar tarafından talep ğö rmektedir. Spör ğiyimdeki rekabet ve büyüme trendleri ğöz önüne alındığında, tasarımcıların fönksiyönel ürünlerindeki en sön ğelişmeleri takip etmesi önem taşımaktadır. Yapılan spör branşına ğöre değişiklik ğösteren ğiyim parçaları renk ve mödel bakımından işlevsel ölarak farklı anlam ve ğereksinimler taşımaktadır. Çalışmada, fönksiyönel spör ğiyim ürünlerinin renk ve mödel bağlamında incelenmesi, rengin dalış spörları, yüzme, fütböl, völeyböl, basketböl, tekwondo, tenis, böks ve kickböks ğibi spör dallarında küllanılan spor ğiyim ürünlerindeki işlevinin detaylı bir şekilde incelenmesi ve mödel bakımından spör ğiyim ürünlerinin tanımlanması amaçlanmıştır. Bü spör dalları dışında köşü ve bisiklete binme ğibi diğer spör alanlarına da değinilmiştir. Araştırmada, çeşitli örnekler küllanarak, spör ğiyim ürünlerindeki fönksiyönel kavramının önemini, renğin spör ğiyimdeki yerini ve spör ğiyim ürünlerinde mödel tasarımının öneminden bahsedilmektedir. Araştırmada, spör ğiyim ürünlerinde küllanılan renk ve mödeller incelenmiş, bü könü ele alındığında renk, mödel ve işlevin zaman zaman bir arada küllanılıp, renk sayesinde işlevsel ve fayda sağlayabilecek ürünler elde edildiği ğörülmüştür. Örneğin; standart ölçülerde üretilmiş ölan bir tişört, spörcü antrenman esnasında terlediğinde, terlediği bölğelere ğöre renk değiştirmektedir. Bü sayede spörcü hanği kaslarını daha çök çalıştırdığını eğzersiz esnasında ğörebilmektedir. Tezde, belirli spör ğrüplarıyla alakalı kapsamlı bir araştırma yapılmış ve bü araştırmalar pröfesyönel spörcüların da katkılarıyla desteklenmiştir. Bü sayede spör branşlarına ğöre mödel tasarımında ne ğibi eksikliklerin öldüğü, spörcüların renk ve mödel açısından neleri avantajlı ğördüğü veya hanği mödel tasarımlarının dezavantaj yarattığı sörülarına cevap verilmiştir.Althöüğh the impörtance öf spörts' cöntribütiön tö hüman health is knöwn, statistics shöw that the interest in it cöntinües tö increase. As the nümber öf individüals döinğ spörts increases, spörtswear prödücts alsö ğain impörtance. Clöthinğ and eqüipment that make üp spörts textiles are prödüced with special techniqües, and prödücts are desiğned tö meet the needs öf variöüs spörts branches. Dressinğ appröpriately while döinğ spörts activities ensüres möre effective resülts.İn the last centüry, fünctiönal prödücts that can cöntribüte tö perförmance have been in demand by amateür and pröfessiönal athletes. Cönsiderinğ the cömpetitiön and ğröwth trends in spörtswear, it is impörtant för desiğners tö föllöw the latest develöpments in fünctiönal prödücts. Clöthinğ pieces that vary dependinğ ön the spört branch have different fünctiönal meaninğs and reqüirements in terms öf cölör and mödel. İn the stüdy, fünctiönal spörtswear prödücts are examined in the cöntext öf cölör and mödel, a detailed examinatiön öf the fünctiön öf cölör in spörtswear prödücts üsed in spörts süch as divinğ spörts, swimminğ, föötball, völleyball, basketball, taekwöndö, tennis, böxinğ and kickböxinğ, and the definitiön öf spörtswear prödücts in terms öf mödel. is intended. Apart fröm these spörts, öther spörts süch as rünninğ and cyclinğ are alsö mentiöned. İn the research, üsinğ variöüs examples, the impörtance öf the fünctiönal cöncept in spörtswear prödücts, the place öf cölör in spörtswear and the impörtance öf mödel desiğn in spörtswear prödücts are mentiöned. İn the research, the cölörs and mödels üsed in spörtswear prödücts were examined, and when this issüe was cönsidered, it was seen that cölör, mödel and fünctiön were sömetimes üsed töğether, and fünctiönal and beneficial prödücts were öbtained thanks tö cölör. För example; A T-shirt prödüced in standard sizes chanğes cölör dependinğ ön the areas where the athlete sweats dürinğ traininğ. İn this way, the athlete can see which müscles he wörks möre dürinğ exercise. İn the thesis, a cömprehensive research was cöndücted ön certain spörts ğröüps and these stüdies were süppörted by the cöntribütiöns öf pröfessiönal athletes. İn this way, the qüestiöns öf what deficiencies exist in mödel desiğn accördinğ tö spörts branches, what athletes see as advantağeöüs in terms öf cölör and mödel, ör which mödel desiğns create disadvantağes are answered

    Sosyal medya'nın tüketici davranışı üzerindeki etkisi: Gambiya'da bir anket

    Get PDF
    Sosyal Bilimler Enstitüsü, Pazarlama Yönetimi Bilim DalıBu çalışma Gambiya'da sosyal medyanın tüketici davranışları üzerindeki etkisini incelemektedir. Araştırma dört araştırma sorusu ve dört hipotezden oluşmaktadır. Araştırmanın evrenini online alışveriş için sosyal medyayı kullanan tüm tüketiciler oluşturmuştur. Üç yüz elli (350) katılımcıdan oluşan örneklem büyüklüğü, ülkedeki otuz yedi (37) şehirden beşi arasından rastgele seçilmiştir. Çalışma için kullanılan araştırma anketi, yirmi beş (25) maddeden oluşmaktadır. Çalışma, araştırma sorularını yanıtlamak için basit yüzdelik tanımlayıcı istatistiklerin kullanımını benimsemiş, hipotezi 0,05 anlamlılık düzeyinde test etmek için Pearson Momentler Çarpımı Korelasyonunun çıkarımsal istatistikleri kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre: Sosyal medya, tüketicilerin çevrimiçi müşteri kitlesinin yüksek düzeyde olması, tüketicinin karar verme tercihindeki iyileşme ve tüketici satın alma niyetinin artmasıyla kanıtlandığı üzere tüketicilerin ilgisini çekmeye yardımcı olmaktadır. PEARSON'un analizi sosyal medya ile test edilen bağımlı değişkenler arasında önemli bir ilişki olduğunu gösterdiğinden tüketici patronajı düzeyi, tüketici satın alma kararı verme, satın alma niyeti ve tüketici satın alma davranışı hipotezlerinin de anlamlı olduğu kanıtlanmıştır. Gelecekteki çalışmalar için tüketicilerin stresini azaltmak ve kuruluşlarının müşteri tabanını artırmak amacıyla üretici ve üreticilerin, ürünlerini sergilemek için sosyal medya reklamlarından yararlanmaya devam etmeleri önerilmektedir.This study examines the impact of social media on consumer behaviour in Gambia. The study is structured with four research questions and four hypotheses. The study population comprised of all the consumers using social media for online shopping. The sample size of three hundred and fifty (350) participants was randomly selected from five cities out of the thirty-seven (37) cities in the country. The research instrument used for the study was a modified questionnaire containing twenty-five (25) items. The study adopted the use of descriptive statistics of simple percentage to answer the research questions, while the inferential statistics of Pearson Product Moment Correlation was used to test the hypothesis at 0.05 level of significant. Findings from the study revealed that: Social media has helped to arouse the interest of consumers as evidenced in high level of customers' online patronage, improvement in consumer choice of decision making, boost consumer purchases intention. The hypotheses were also proved to be significant as analysis from PEARSON showed there was a significant relationship between social media and the tested dependent variables like: level of consumer patronage; consumer buying decision making; purchase intention and consumer buying behavior. It was however suggested that manufacturers and producers in their capacity should continue to make use of the social media adverts to showcase their product so as to ease the stress of consumers and to increase the customer base of their organizations

    Doğu Afrika'da ekonomik entegrasyon: Somali için potansiyel faydaları ve zorlukları keşfetmek

    No full text
    Sosyal Bilimler Enstitüsü, Ticari Diplomasi Ana Bilim Dalı, Ticari Diplomasi Bilim DalıBu tez, Doğu Afrika Topluluğu'na (EAC) odaklanarak Somali'nin Doğu Afrika bağlamında bölgesel ekonomik entegrasyona potansiyel katılımının kapsamlı bir incelemesini üstlenmektedir. Bu tez, Doğu Afrika Topluluğu'na (EAC) odaklanarak Somali'nin Doğu Afrika bağlamında bölgesel ekonomik entegrasyona potansiyel katılımının kapsamlı bir incelemesini üstlenmektedir. This thesis undertakes a comprehensive examination of Somalia's potential participation in regional economic integration in the East African context, focusing on the East African Community (EAC). Bu tez, Doğu Afrika Topluluğu'na (EAC) odaklanarak, Somali'nin Doğu Afrika bağlamında bölgesel ekonomik entegrasyona potansiyel katılımının kapsamlı bir araştırmasını üstlenmektedir. This thesis undertakes a comprehensive investigation of Somalia's potential participation in regional economic integration in the East African context, with a focus on the East African Community (EAC). Araştırma dört temel amaç etrafında yapılandırılmıştır: Doğu Afrika'daki ekonomik entegrasyonun mevcut durumunu ve bunun üye devletler için potansiyel faydalarını incelemek, entegrasyon sürecinde Somali'ye özgü zorlukları belirlemek, Somali'nin EAC'ye katılmasından beklenen kazanç ve kayıpları değerlendirmek, ve Somali'nin bölgesel ekonomik entegrasyona etkin katılımı için politika önerileri önermek. Bu hedeflere ulaşmak için veriler, yaş, cinsiyet, eğitim durumu ve meslek açısından farklı bir demografik aralığı kapsayan 83 katılımcıyla yapılan görüşmeler yoluyla toplandı. Bulgular, katılımcıların ekonomik entegrasyon kavramlarına aşinalıkları ve potansiyel faydalara ilişkin algıları hakkında incelikli bir anlayış sunmaktadır. Çalışma özellikle Somali'nin karşı karşıya olduğu siyasi istikrarsızlık, ticari dengesizlikler ve entegrasyon çabalarını engelleyen altyapı eksikliği gibi temel zorlukları ortaya çıkarıyor. Katılımcıların bakış açıları, özellikle artan ticaret fırsatları, ekonomik büyüme ve daha büyük bir pazara erişim konularında Somali'nin potansiyel kazanımlarına ilişkin olumlu bir bakış açısının altını çiziyor. Eş zamanlı olarak araştırma, kapsayıcılığı, sendikaların oluşumunu ve stratejik kamuoyunu bilinçlendirme kampanyalarını vurgulayan anlayışlı politika önerileri ortaya koyuyor. Tartışmalar, bu bulguları çevreleyen karmaşıklıkları ele alıyor ve bilgi boşluklarını kapatmak ve daha bilgili bir toplumu teşvik etmek için sürekli farkındalık programlarına duyulan ihtiyacı vurguluyor. Siyasi istikrar, sürdürülebilir ekonomik ilerlemenin kritik bir önkoşulu olarak tanımlanıyor ve hem bölgesel kurumların hem de Somalili yetkililerin işbirlikçi çabalarını gerektiriyor. Potansiyel kazanımlara ilişkin iyimser bakış açısı, potansiyel kayıpları azaltırken faydaları en üst düzeye çıkarmak için stratejik planlama ve işbirliğine olan ihtiyacın altını çiziyor. Sonuç olarak bu tez, sürecin doğasında var olan zorlukları ve fırsatları kabul ederek, Somali'nin bölgesel ekonomik entegrasyondaki konumunun bütünsel bir incelemesini sunmaktadır. Sağlanan tavsiyeler, politika yapıcılara, paydaşlara ve Somali toplumuna bölgesel ekonomik girişimlere aktif ve bilinçli katılım konusunda rehberlik etmeyi amaçlamaktadır. Somali, işbirlikçi çabalar, kapsayıcı politikalar ve stratejik planlama sayesinde bölgesel ekonomik entegrasyonun karmaşıklıklarını giderebilir ve Doğu Afrika'nın daha geniş kalkınmasına ve refahına katkıda bulunabilir. Anahtar Kelimeler: Doğu Afrika Topluluğu, Ekonomik Kalkınma, Zorluklar ve Fırsatlar.is thesis undertakes a comprehensive exploration of Somalia's potential participation in regional economic integration within the East African context, focusing on the East African Community (EAC). The research is structured around four primary objectives: examining the current state of economic integration in East Africa and its potential benefits for member states, identifying challenges specific to Somalia in the integration process, assessing the anticipated gains and losses for Somalia from joining the EAC, and proposing policy recommendations for Somalia's effective participation in regional economic integration. To achieve these objectives, data was collected through interviews with 83 participants, covering a diverse demographic range in terms of age, gender, educational background, and occupation. The findings present a nuanced understanding of participants' familiarity with economic integration concepts and their perceptions of the potential benefits. Notably, the study uncovers key challenges facing Somalia, such as political instability, trade imbalances, and a lack of infrastructure, hindering its integration efforts. The participants' perspectives highlight a positive outlook on potential gains for Somalia, particularly in increased trade opportunities, economic growth, and access to a larger market. Concurrently, the research puts forward insightful policy recommendations, emphasizing inclusivity, the formation of trade unions, and strategic public awareness campaigns. The discussions delve into the complexities surrounding these findings, emphasizing the need for continuous awareness programs to bridge information gaps and foster a more informed society. Political stability is identified as a critical precondition for sustained economic progress, demanding collaborative efforts from both regional bodies and Somali authorities. The optimistic outlook on potential gains underscores the need for strategic planning and collaboration to maximize benefits while mitigating potential losses. In conclusion, this thesis offers a holistic examination of Somalia's position in regional economic integration, acknowledging the challenges and opportunities inherent in the process. The recommendations provided aim to guide policymakers, stakeholders, and the Somali community toward active and informed participation in regional economic initiatives. Through collaborative efforts, inclusive policies, and strategic planning, Somalia can navigate the complexities of regional economic integration and contribute to the broader development and prosperity of East Africa. Keywords: East Africa Community, Economic Development, Challenges and Opportunities

    Meme kanserine bitkisel tedavi yöntemi: Momordica charantia'nın antitümör etkisi

    No full text
    Using plant-based treatment approaches and herbal medicines is getting attention these days to avoid the side effects of the current treatment methods for cancer. According to the literature, bitter melon extract exhibits cytotoxic effects against cancer by affecting the hormonal pathways. Therefore, in this research, the effects of the bitter melon extract with its combination of different concentrations of drugs were investigated against different cell lines (MCF-7, MDA-MB-231, RAW 264.7, J774). Both hormone-positive and negative breast cancer cell lines were used and the obtained data were compared with the literature. As a result, when exposed to bitter melon extract, the hormone-positive breast cancer cell line MCF-7 exhibits more cytotoxic effects compared to the triple hormone-negative breast cancer cell line MDA-MBA-231. For the combination of drugs along with the bitter melon extract; the highest cytotoxicity was observed with Tamoxifen.Kanserde mevcut tedavi yöntemlerinin yan etkilerinden korunmak için bitki bazlı tedavi yaklaşımları ve bitkisel ilaçların kullanımı günümüzde dikkat çekmektedir. Literatüre göre acı kavun ekstraktı hormonal yolları etkileyerek kansere karşı sitotoksik etki göstermektedir. Bu nedenle bu araştırmada acı kavun ekstraktının farklı konsantrasyonlarda ilaç kombinasyonu ile farklı hücre hatlarına (MCF-7, MDA-MB-231, RAW 264.7, J774) karşı etkileri araştırıldı. Hem hormon pozitif hem de negatif meme kanseri hücre hatları kullanıldı ve elde edilen veriler literatürle karşılaştırıldı. Sonuç olarak; Acı kavun ekstraktına maruz bırakıldığında, hormon pozitif meme kanseri hücre dizisi MCF-7, üçlü hormon negatif meme kanseri hücre dizisi MDA-MBA-231 ile karşılaştırıldığında daha fazla sitotoksik etki sergiler. Kudret narı ekstraktı ile birlikte kullanılan ilaçların kombinasyonu için en yüksek sitotoksisite Tamoksifen ile gözlendi

    Analysis of the European Commission Turkey reports based on chapters 23, 29, and 30 within the scope of 1998-2022

    Get PDF
    Türkiye’nin AB ye tam üyelik hedefleriyle başlayan AB sürecinde 1963 Ankara Anlaşmasından bu yana 60 yıl, 1970 Katma Protokolden bu yana 53 yıl, 1995 Gümrük Birliği’nden bu yana ise 28 yıl geçmiştir. 1963 Ankara Anlaşması ile AET ile imzalanan Ortaklık Anlaşması ve sonrasında 1970yılında Gümrük Birliği ne ilişkin kuralları içeren Katma Protokol imzalanmış, 31 Aralık 1995’te Ankara Anlaşması gereği Türkiye AB Bütünleşmesinde 22 yıl sürmesi gereken geçiş dönemi tamamlanmış, 1 Ocak 1996 da Gümrük Birliği tesis edilmiştir. 6 Ekim 2004’te Komisyon, Türkiye’nin Birliğe Katılım müzakerelerinin başlatılması tavsiyesinde bulunmuştur. AB Antlaşması 49.madde içerisinde yer alan 2.madde koşulu sadece aday ülkeler için değil üye devletler içinde gerekli görüldüğünde üyelik haklarının askıya alınmasıyla sonuçlanabilecek önemde bir kriterdir bu sebeple Fasıl 23, 29 ve 30 un yıllar içerisindeki AB tarafındaki izlemleri de çalışmaya dahil edilmiştir. Ankara Anlaşması 28. Maddesine göre ‘Anlaşmanın işleyişi, Topluluğu kuran anlaşmadan doğan yükümlülüklerin tümünün Türkiye tarafından üstlenebileceğini gösterdiğinde, Akit taraflar Türkiye’nin Topluluğa katılması olanağını incelerler.’ Bu madde bazı çevrelerce iyi niyet olarak yorumlansa da Arat a göre bu hüküm taraflara yükümlülükler yüklemektedir, zamanı geldiğinde bu sonuca ulaşılması için gerekli tedbirleri alacak, engel olmayacak şekilde bir yükümdür, Gümrük Birliği’nin ötesinde güçlü bir ortaklık kategorisine girer diğer bir nokta ise 28. Maddenin Genel ve Son Hükümler kısmında Anlaşmanın sona ermesine ilişkin özel hükümler bulunmamaktadır bu da Devletler Hukukunun işaret ettiği genel nedenler dışında sona erdirilemeyeceği şeklinde yorumlanmaktadır, Roma Antlaşmasının geriye dönülemez bir entegrasyon öngören yapısı ile benzerliğinin yanı sıra sona ermesi de bir katılım anlaşması ile olacaktır. Bu çalışma AB ile ilişkilerde Gümrük Birliği Güncellemesi, Birleşik Krallık modeli gibi STA kurmak, devam etmek, AB ile farklı üyelik modelleri üzerine tartışmalar yoğunluk kazandığı günümüzde AB Antlaşması madde 49 ve Ankara Anlaşması madde 28 çerçevesinde 23, 29, 30 Fasıllarının 1998-2022 yılları aralığında ilerleme incelemesini içermektedir, ilgili raporlar çok kapsamlı ve detaylıdır ancak mevcut çalışmamız kısıtlıdır o sebeple de sadece önemli bulunan konuyla ilintili detaylar çalışmaya aktarılmıştır.In the EU process, which started with Turkey's full membership goals to the EU, 60 years have passed since the 1963 Ankara Agreement, 53 years since the 1970 Additional Protocol, and 28 years since the 1995 Customs Union. The 1963 Ankara Agreement and the Association Agreement with the EEC, followed by the Additional Protocol containing the rules on the Customs Union, were signed in 1970. On 6 October 2004, the Commission recommended that Turkey's Accession negotiations be opened. The condition of Article 2, which is included in Article 49 of the EU Treaty, is an important criterion that may result in the suspension of membership rights not only for candidate countries but also for member states when deemed necessary. According to Article 28 of the Ankara Agreement, "When the operation of the Agreement shows that Turkey can assume all the obligations arising from the agreement establishing the Community, the Contracting Parties examine the possibility of Turkey's joining the Community." Although this article is interpreted as goodwill by some circles, this provision imposes obligations on the parties, according to Arat. It is an obligation to take the necessary measures to reach this result when it comes to it, in a way that does not prevent it, it falls into the category of a strong partnership beyond the customs union. Another point is that there are no special provisions regarding the termination of the Agreement in the General and Final Provisions of Article 28, which is indicated by the Law of Nations. It is interpreted as that it cannot be terminated except for general reasons, besides the similarity of the Treaty of Rome

    2,297

    full texts

    8,409

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Istanbul Ticaret University Institutional Repository (DSpace@Ticaret)
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇