Giresun University Institutional Repository
Not a member yet
5771 research outputs found
Sort by
Üniversite öğrencilerinde otantiklik ve yalnızlık arasındaki ilişkide algılanan sosyal desteğin aracı rolü
Bu araştırmanın amacı, üniversite öğrencilerinde otantiklik ile yalnızlık arasındaki ilişkide algılanan sosyal desteğin aracı rolünü incelemektir. Ayrıca bu değişkenlerin sosyodemografik özelliklere (cinsiyet, yaş, sınıf düzeyi ve romantik ilişki durumu) göre farklılaşıp farklılaşmadığı da araştırılmıştır. Nicel bir desende yürütülen çalışma, ilişkisel tarama modeli temelinde tasarlanmıştır. 2023–2024 eğitim-öğretim yılında Giresun Üniversitesi'nde öğrenim gören 431 kadın (%71,7) ve 170 erkek (%28,3) olmak üzere toplam 601 öğrenciden veri toplanmıştır. Veri toplama araçları arasında "UCLA Yalnızlık Ölçeği", "Otantiklik Ölçeği", "Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçeği" ve "Kişisel Bilgi Formu" yer almıştır. Sosyodemografik değişkenler açısından kadınların arkadaş desteği algısının daha yüksek, erkeklerin yalnızlık düzeylerinin daha fazla olduğu; romantik ilişkisi olmayan bireylerin otantiklik puanlarının daha yüksek, ilişkisi olanların ise sosyal destek düzeylerinin daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Korelasyon analizleri, otantiklik ile yalnızlık arasında pozitif; algılanan sosyal destek ile yalnızlık arasında ise negatif yönlü anlamlı ilişkiler ortaya koymuştur. Regresyon analizleri, çok boyutlu algılanan sosyal desteğin yalnızlık düzeyini negatif yönde yordadığını ve arkadaş desteğinin en güçlü yordayıcı olduğunu göstermiştir. Otantikliğin yalnızlık üzerinde anlamlı bir yordayıcı etkisi olduğu; özellikle "kendine yabancılaşma"nın yalnızlığı arttırdığı, "dış etkiyi kabullenme" ve "otantik yaşam" alt boyutlarının yalnızlığı azalttığı bulunmuştur. YEM sonuçları, kurulan modelin verilerle iyi uyum sağladığını ve önerilen yapının istatistiksel olarak anlamlı olduğunu göstermiştir. Analizler sonucunda otantiklik, yalnızlık düzeyini hem doğrudan hem de algılanan sosyal destek aracılığıyla dolaylı olarak yordamaktadır. Bu bulgu, algılanan sosyal desteğin otantiklik ile yalnızlık arasındaki ilişkide anlamlı bir aracı değişken olduğunu ortaya koymuştur. Bulgular alan yazın ışığında tartışılmıştır
Matematik resfebeleriyle zenginle tirilmi ö renme ortamlar ndan yans malar
Bu ara t rma, matematik resfebeleriyle zenginle tirilmi ö renme ortamlar nda ö rencilerde gözlenen duyu sal ve bili sel özellikleri, ö retmen-ö renci ve ö renci-ö renci etkile imini, ö retmen-ö renci rollerini belirlemek amac yla yap lm t r. Ara t rma, nitel ara t rma yönteminin eylem ara t rmas deseninde gerçekle tirilmi tir. Ara t rman n kat l mc lar n , 2022-2023 e itim-ö retim y l Samsun ili Çar amba ilçesinde bulunan bir devlet ortaokulunda 6 ve 7. s n fta ö renim gören 18'i k z, 17'si erkek olmak üzere 35 ö renci ve bir matematik ö retmeni olu turmaktad r. Ara t rma verileri gözlem, ö retmen - ö renci günlükleri ve yar yap land r lm görü me formlar ile toplanm , baz dersler video ile kay t alt na al nm t r. On hafta boyunca haftada iki ders saati, ö rencilere ö retmen taraf ndan matematikle ilgili resfebe sorular çözdürülmü tür. Ö rencilerin çal ma öncesinde, s ras nda ve sonras nda yar yap land r lm görü me formlar ile görü leri al nm t r. Bu ara t rmada gözlem verilerinin analizinde betimsel; görü me, ö renci ve ö retmen günlüklerinden elde edilen verilerin analizinde içerik analizi yöntemi kullan lm t r. Ara t rmada, matematik resfebeleriyle zenginle tirilmi ö renme ortamlar nda ders içerisinde ö retmen-ö renci, ö renci-ö renci etkile iminin ve ö rencilerin derse kat l m n n yüksek oldu u, ö retmenin süreçte yard m etme, ö rencinin ise ö renen olma rolünün ön plana ç kt sonucuna ula lm t r. Ayr ca matematik resfebeleriyle zenginle tirilmi ö renme ortamlar n n dersin renklendirilmesi ve ö rencilerin derse kat l m aç s ndan etkili oldu u ortaya ç km t r. Bu ba lamda, matematik derslerinin farkl la t r lmas , ders içeriklerinin zenginle tirilmesi ve ö retmen-ö renci etkile imine katk sa layan ortamlar n olu turulmas için resfebe sorular n n di er derslerde de kullan lmas önerilmektedir
Düstur birinci tertip ikinci cilt (s.322-373) bağlamında hukuk dili: Giriş, inceleme, metin, sözlük-dizin
Düstur metinleri XIX. yüzyıl Tanzimat Dönemi kanunlarını içinde bulunduran önemi yüksek resmî belgelerdir. Düstur Birinci Tertip İkinci Cilt sayfa 322-373 arası çalışmamıza konu olmuştur. Çalışmamız beş bölüm olarak incelenmiştir. Giriş kısmından sonra inceleme, metin, sözlük-dizin ve sonuç bölümleri yer almaktadır. Giriş bölümünde çalışmamıza konu olan Düstur Birinci Tertip İkinci Cilt 322-373 sayfalar arasını kapsayan metinde hangi çalışmaların üzerinde durulduğu sıralanmış ve amaç belirtilmiştir. İnceleme bölümünde yazım özellikleri, ses olayları, ikili kullanımlar, eş kullanımlı sözcükler, bugünkü imlası farklı olan kelimeler, metindeki yazımıyla sözlükteki yazımı farklı olan kelimeler ve bazı kullanım farklılıkları sırasıyla incelenmiştir. Metin bölümünde, çeviri yazıya aktarılırken dikkat edilen hususlar belirtilmiş ve ardından metinde geçen konu başlıkları verilip metin Latin harfleriyle çeviri yazıya aktarılmıştır. Dizin-Sözlük bölümünde, dizin hazırlanırken dikkat edilen hususlar belirtilmiş ardından metindeki bütün kelimeler alfabetik sıraya göre yazılarak anlamları verilmiştir. Sonuç bölümünde ise çalışmadan elde edilen veriler kısaca değerlendirilmiştir
İnteraktif filmlerde ürün yerleştirme uygulamaları: Netflix örneği
Bu çalışma, dijital yayın platformlarıyla popülerleşen interaktif filmlerdeki ürün yerleştirme uygulamalarını konu almakta ve konuya kültürel ekonomi politik yaklaşımın perspektiften bakmaktadır. Araştırmanın temel amacı, interaktif filmlerin yeni birer reklam mecrası olarak nasıl işlediğini ortaya koymaktır. Çalışmanın birinci bölümünde, konuya ilişkin temel kavramlar açıklanmaktadır. İkinci bölümde Netflix, üretim, dağıtım ve reklam politikaları bağlamında ele alınmaktadır. Çalışmanın üçüncü bölümünde ise interaktif filmlerin birer reklam mecrası olarak nasıl işlediği sorusuna Netflix'in orijinal interaktif içeriklerinden Black Mirror: Bandersnatch ve Unbreakable Kimmy Schmidt: Kimmy Rahip'e Karşı filmleri incelenerek yanıt aranmaktadır. Araştırmada ilk olarak, interaktif filmlerin reklam mecrası olarak nasıl kullanıldığını ortaya çıkarmak amacıyla filmler içerik analizi tekniğiyle incelenmiştir. Ardından interaktif yapının ve ürün yerleştirmelerin interaktif bir metinde nasıl uygulandığının daha detaylı incelenmesi amacıyla filmler, glosematik kuram bağlamında çözümlenmiştir. Son olarak, izleyicilerin, yoğun düzeyde ürün yerleştirme içeren interaktif filmleri neden ve nasıl tükettiklerini anlamak ve interaktif filmlerdeki ürün yerleştirme uygulamaları konusunda bir farkındalık geliştirip geliştirmediklerini tespit etmek amacıyla konu izleyici boyutu üzerinden, görüşme tekniğiyle toplanan veriler aracılığıyla araştırılmıştır. Araştırma sonucunda ulaşılan bulgulardan bazıları şunlardır: Filmlerin çok sayıda ürün yerleştirme içermektedir, ürün yerleştirmede aktif stratejinin daha çok kullanılmıştır; interaktif anlatının ürün yerleştirme sıklığını etkilemektedir, interaktif metinler izleyicilerin içeriği daha uzun süre tüketmesini sağlayacak şekilde tasarlanmıştır; izleyiciler seçimlerinin fark yaratmadığını ve kontrolün kendilerinde olmadığını düşünmektedir
Ortaokul ö rencilerinin dijital oyun ba ml l klar n n s n fland r lmas nda veri madencili i yöntemlerinin kullan lmas
Hayat m z n her alan nda var olan dijital teknolojileri kullanmak geçmi dönemde bir ihtiyaç olarak dü ünülse de art k bir gereklilik olarak hayat m za girdi i görülmektedir. Bu gereklili i çok basit i lemlerde bile kullanma iste i zamanla yerini problematik bir boyuta ta yabilmektedir. Her ya tan bireyin ya am n büyük ölçüde kolayla t ran dijital teknolojiler, kontrollü, bilinçli ve düzenli bir ekilde kullan lmad nda ba ml l a yol açabilmektedir. Bu ara t rman n amac , ortaokul ö rencilerinin dijital oyun ba ml l durumlar n n veri madencili i yöntemleri ile s n fland r lmas d r. Dijital oyun ba ml l için alanyaz incelenerek ba ml l etkileyen faktörlerin neler oldu u belirlenmi tir. Alanyaz nda belirlenen faktörler dikkate al narak, "Ö rencilerin Sosyodemografik Özellikleri ile Dijital Oyun Ba ml l n Etkileyen De i kenler Anketi" (SOD BA) geli tirilmi ve çocuklar n dijital oyun oynama davran lar n de erlendirmek amac yla "Dijital Oyun Ba ml l Ölçe i" (DOBÖ) uygulanm t r. li kisel tarama modeli ile yürütülen bu çal ma grubunu 2023-2024 e itim ö retim y l nda Giresun ilinde bulunan 5.,6., 7. ve 8. S n flarda ö renim gören 764 ortaokul ö rencisinden olu turmaktad r. Veri analizi k sm nda veri madencili i tahmin modellerinden karar a açlar , diskriminant analizi, lojistik regresyon, Navie Bayes, destek vektör makinesi, K-en yak n kom u, topluluk s n fland r c lar ve yapay sinir a lar algoritmalar tercih edilmi tir. Elde edilen veriler ile ba ml l k düzeylerinin de i kenlere göre s n fland r lmas nda lojistik regresyon ve yapay sinir a lar yöntemleri ile s n fland rma oranlar ndan faydalanarak kar la t rmak amaçlanm t r. Anket ve ölçekten toplanan veriler MATLAB R2023b program nda analiz edilmi tir. Dijital oyun ba ml l n etkileyen en önemli öznitelikler MRMR yöntemiyle belirlenmi tir. Veri Madencili i ile s n fland r c birçok model olu turulmu ve bunlarla ilgili Kar kl k Matrisleri ve ROC E rilerine göre edinilen bulgular sonucunda belirlenen öznitelikler ile dijital oyun ba ml s olmayanlar n s n fland r lmas makul düzeyde gerçekle mi olup, dijital oyun ba ml s olan ö rencilerin s n fland rmas nda zay f düzeyde kalm t r. Lojistik Regresyon analizi ile amaçlanan modele ili kin en iyi s n fland rma oran %71,6, Yapay Sinir A lar analizi ile en iyi model oran ise %69,6 olarak bulunmu tur
Kardeşe bağlanma ve kardeş ilişki niteliğinin diyadik analizi
Bu çalışmada beliren yetişkin kardeşlerde bağlanma davranışlarının kardeş ilişki niteliği üzerindeki ikili (diyadik) etkisi incelenmiştir. Araştırma da amaçsal örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme ile en az bir kardeşi olan, kendisi ve kardeşi 18-29 yaş aralığında olan kardeş çiftleri örnekleme dâhil edilmiştir. Araştırmanın örneklemi 95 gönüllü kardeş çiftinden (135 kız ve 55 erkek olmak üzere 190 birey) oluşmaktadır. Araştırmada kardeş çiftlerinin, kardeşe bağlanma davranışlarının kendi kardeş ilişki niteliği (aktör etkisi) ve kardeşlerinin kardeş ilişki niteliği (partner etkisi) üzerindeki etkileri Aktör Partner Karşılıklı Bağımlılık Modeli ile incelenmiştir. Araştırma verileri "Yaşam Boyu Kardeş İlişkileri Ölçeği", tez çalışması kapsamında Türkçeye uyarlama çalışması yapılan "Kardeşe Bağlanma Ölçeği" ve kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Verilerin analizi SPSS 27.0 ve AMOS 21.0 programları ile yapılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre kardeşe bağlanma ve kardeş ilişki niteliği arasında pozitif yönde ve anlamlı ilişkiler bulunmuştur. Ayrıca farklı yaşlardaki yetişkin kardeşlerin kardeşe bağlanma davranışlarının kendi kardeş ilişki nitelikleri üzerinde aktör ve partner etkilerini anlamlı bulunmuştur. Kardeşe bağlanma davranışları üzerinde cinsiyet, birlikte yaşama süresi ve kardeş çifti olma durumunun anlamlı bir etkisi söz konusu değilken, kardeş ilişki niteliği üzerinde cinsiyete, kardeş çifti olma durumuna göre anlamlı farklılık bulunmuştur. Elde edilen sonuçlar kardeş ilişkileri alanyazın ve kuramsal bilgiler eşliğinde tartışılmış ve önerilerde bulunulmuştur
Bili im teknolojileri ö retmenlerinin teknolojik pedagojik alan bilgisi (TPAB) ve hizmet içi e itim durumlar n n incelenmesi
Bu ara t rmada, devlet okullar nda görev yapan bili im teknolojileri (BT) ö retmenlerinin teknolojik pedagojik alan bilgisi (TPAB) ve hizmet içi e itim (H E) durumlar incelenmi tir. Ara t rma, nicel ara t rma desenlerinden olan tarama modelleri kapsam nda yer alan ili kisel tarama modeli ile yap lm t r. Ara t rman n çal ma grubunu 2023-2024 e itim ö retim y l nda MEB'e ba l kurumlarda görev 718 BT ö retmeni olu turmaktad r. Ara t rmada veri toplama arac olarak "Demografik Bilgi Toplama Formu", "21. Yüzy l Becerileri Kapsam nda TPAB Ölçe i" ve "H E Kurs Bilgi Formu" kullan lm t r. l milli e itim müdürlükleri arac l ile gönüllü olan ö retmenlere ölçekler iletilmi ve elde edilen dijital veriler do rudan indirilerek IBM SPSS (Statistical Package for the Social Sciences) 22.0 program ile analiz edilmi tir. Ara t rman n analizlerinde Betimsel Analiz, ba ms z örneklem t-testi, ANOVA ve Pearson Korelasyon analizleri kullan lm t r. Ara t rma sonuçlar BT ö retmenlerinin TPAB'lar n n olukça yüksek oldu unu göstermi tir. BT ö retmenlerinin TPAB'lar hizmet süresi ve co rafi bölge de i kenlerine göre anlaml bir farkl l k göstermezken e itim seviyesi de i keninde lisansüstü lehinde, günlük ortalama bilgisayar kullan m de i keninde ise 5 saatten fazla kullananlar lehinde anlaml farkl l k vard r. Cinsiyet de i kenine göre bak ld nda TPAB alt boyutlar ndan Pedagojik Bilgide (PB) ve Pedagojik Alan Bilgisinde (PAB) anlaml bir farkl l k yokken di er tüm alt boyutlarda erkek kat l mc lar lehinde anlaml bir farkl l k tespit edilmi tir. Ya de i keninde ise sadece Alan Bilgisi (AB) alt boyutunda 42 ya üzeri kat l mc lar lehinde anlaml farkl l k ortaya ç km t r. Ayr ca kat l mc lar n H E durumlar ile TPAB'lar aras nda istatistiksel olarak anlaml , pozitif yönlü ve dü ük iddetli bir ili ki bulunmu tur
Ortopedik, görme ve işitme engeli olan bireylerin yaşadığı sosyal dışlanma ve ürettiği stratejiler: Giresun merkez örneği
Çalışmada ortopedik, görme ve işitme engeli bulunan bireylerin toplumsal alanlarda yaşadıkları zorluklar ve sosyal dışlanma durumları ve sosyal dışlanma karşısında topluma katılım sağlamak amacıyla ürettikleri baş etme stratejilerine yönelik deneyimleri çalışılacak, katılımcılarla yapılan görüşmeden edinilen veriler, baş etme stratejileri ve çözüm önerileri doğrultusunda sosyal alanlara tam katılım sağlamak amacıyla gereken çözüm önerileri sunulacaktır. Çalışma yalnızca ortopedik, görme ve işitme engelli bireyleri kapsamaktadır. Çalışma nitel yöntem ile yapılmış olup, fenomenolojik nitel araştırma deseni kullanılmıştır. Edinilen veriler mülakat (görüşme) tekniği ile edinilmiş olup, yarı yapılandırılmış görüşme soruları ile edinilmiştir. Yapılan görüşmelerden edinilen sonuçlara göre, sosyal model ve sembolik etkileşimci yaklaşım bağlamında engelliliğin toplumsal olarak üretilen bir kavram olduğu tespit edilmiştir. Ortopedik, görme ve işitme engeli olan bireylere karşı önyargıların ve önyargılarla oluşturulan toplumsal çevrenin toplumsal alanlara katılımı kısıtladığı, engellilik, erişim engeli ve dışlanma oluşturduğu tespit edilmiştir. Dışlanma ve erişim engeli karşısında ise baş etme stratejileri oluşturdukları, stratejilerle erişilebilirliğini artırmaya ve sosyal dışlanmayı azaltarak sosyal içerme oluşturmaya çalıştıkları tespit edilmiştir
Teknostres, dijital tükenmişlik, siber aylaklık ve işe adanmışlık arasındaki ilişkilerin makine öğrenmesi yöntemleriyle incelenmesi
Günümüzde bilgi ve iletişim teknolojileri (BİT), gündelik ve iş yaşamlarının vazgeçilmez araçları haline gelmiştir. Ancak hem gündelik yaşamda hem de işle ilgili süreçlerde bu teknolojilerin yaygın ve kontrolsüz kullanımı, çalışanlarda teknostres, dijital tükenmişlik ve siber aylaklık gibi olumsuz etkilere neden olabilmektedir. İşe adanmışlık ise bu olumsuzlukların önlenmesinde ya da etkilerinin azalmasında koruyucu faktör olarak öne çıkmaktadır. Bu çalışma, teknostres, dijital tükenmişlik, siber aylaklık ve işe adanmışlık arasındaki etkileşimi incelemeyi amaçlamaktadır. Ayrıca, demografik değişkenlerin bu dört faktör üzerindeki etkilerinin incelenmesi de çalışmanın diğer bir amacıdır. Bu amaçlar doğrultusunda, bürokratik yapının belirlediği iş süreçleri içinde teknolojiyle etkileşimde bulunan, Türkiye Cumhuriyeti bakanlıklarının Giresun ilinde bulunan ilgili il müdürlüklerinde görev yapan kamu çalışanlarına yöntem bölümünde ayrıntıları verilen ölçek soruları yöneltilmiş ve 712 geçerli yanıt elde edilerek araştırmanın veri seti oluşturulmuştur. Verilerin analizinde makine öğrenmesi yöntemlerinden Minimum Yineleme Maksimum İlgililik (Minimum Redundancy Maximum Relevance- MRMR) öz nitelik seçimi, yapay sinir ağları (YSA) ve kısmi bağımlılık grafikleri kullanılmıştır. Analizler SPSS 23.0 ve MATLAB istatistik programları aracılığıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırma bulgularına göre teknostres, siber aylaklık ve işe adanmışlık üzerinde en yüksek etkiye sahip değişken dijital tükenmişlik olarak öne çıkmıştır. Teknostres ile dijital tükenmişlik arasında karşılıklı ve yüksek düzeyde bir etkileşimin varlığı ve işe adanmışlığın siber aylaklık ve dijital tükenmişlik üzerinde belirleyici bir etkisi olduğu bulunmuştur. Ayrıca yaşın teknostres ve işe adanmışlık, eğitim düzeyinin teknostres, siber aylaklık ve işe adanmışlık ve medeni durumun dijital tükenmişlik üzerinde belirleyici etkisi tespit edilmiştir
Yapay zeka ve yüksek öğrenim öğrencilerinin eğitimde yapay zeka kullanımına ilişkin beklenti ve endişeleri
Yapay zeka, son dönemlerde sıklıkla karşımıza çıkan bir kavram. Her ne kadar ilk bakışta bilişim alanıyla ilgili bir kavram gibi algılansa da sağlıktan eğitime, finanstan turizme, perakendecilikten üretime kadar birçok sektörü ilgilendiren ve gelişmesine katkı sağlayan bir araç haline gelmiştir. Günümüz Dünyasında yapay zeka sadece bir teknoloji olmanın ötesinde, giderek yeni rekabet alanları açan, değer yaratan ve ekonomilere yön verme konusunda her geçen gün etkinliği artan bir unsur haline gelmektedir. Bu haliyle yapay zeka, tüm endüstrilerin sadece verimlilik kazanma ve maliyet düşürme açısından değil rekabetçi olabilme ve teknoloji paralelinde gelişen koşullara ayak uydurabilmeleri açısından da faydalanmak istedikleri bir fenomen olmaktadır. Yapay zekanın işgücünün yerini alacağı ve bir çok mesleğin kaybolmasına sebep olacağı endişe ve tartışmaları giderek artsa da yakın gelecekte yapay zeka öğelerine ve kullanımına hakim, yapay zekayla işbirliği yapabilecek yetkinlikteki kişilerin istihdamının daha hızlı ve daha fazla olması beklenmektedir. Bu durum göz önünde bulundurularak bu çalışma, yakın gelecekte farklı sektörlerde iş gücüne katılacak olan günümüz yükseköğrenim öğrencilerinin, yapay zeka kullanımı konusunda mevcut durumunu gözlemlemek, yapay zekaya bakış açılarına bir projeksiyon tutarak ne gibi beklenti veya endişeleri olduğunu tespit etmek ve hem öğrencilerin, hem sektörlerin hem de onları iş dünyasına hazırlayan eğitim kurumlarının bu konudaki yol haritalarına bir kaynak olabilmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir