Giresun University Institutional Repository
Not a member yet
5771 research outputs found
Sort by
Termal ön i lemli f nd k kabuklar n n anaerobik sindirim testleri ile biyometan potansiyel analizi
Dünyadaki fosil kaynakl enerjilerin gelecekte tükenece i bilinmektedir. Fosil
kaynaklara alternatif olan yenilenebilir enerji kaynaklar na yönelmek
vazgeçilmez hale gelmi tir. Biyokütleden elde edilen biyometan enerjisi
yenilenebilir enerji kaynaklar ndan biridir. Biyometan organik at klar n
anaerobik sindirim (AS) yöntemiyle üretilebilen bir gazd r. Bu çal mada ise
f nd k yan ürünlerinden f nd k kabu unun biyometan verimi ara t r lm t r.
F nd k kabu u lignoselülozik bir madde oldu undan AS den yüksek verim
al nabilmesi amac yla termal ön i lemler uygulanm t r.
F nd k kabu u numunelerine 60 °C, 80 °C ve 100 °C s cakl klarda 2 saat termal
ön i lem uygulanm t r. Ön i lemlerden sonra biyometan potansiyeli analizi
(BMP) nden önce lignoselülozik malzemelerin selüloz, hemiselüloz ve lignin
giderimleri analiz edilmi tir. En yüksek lignoselülozik madde giderimi (selüloz
%15,39, hemiselüloz %15,0 ve lignin %29,9) 100 °C ön i lemli reaktörde
oldu u görülmü tür. Termal ön i lemlerden sonra f nd k kabu unun BMP için
ön i lem etkilerini incelemek amac yla AS düzene i toplam %10 kat madde
(KM) ve 37 ± 1 °C s cakl k ko ullar alt nda haz rlanm t r. Kurulan deney
düzene inde 60 °C ön i lemli reaktör, 80 °C ön i lemli reaktör, 100 °C ön
i lemli reaktör, kontrol reaktörü (ön i lemsiz reaktör) ve sadece a n n
bulundu u reaktör olmak üzere 5 çe it reaktör ve her biri 2 tekrarl olmak üzere
toplam 10 adet kesikli reaktör haz rlanm t r. AS sürecinde 5 farkl reaktör
tipinin biyometan potansiyelleri kümülatif olarak ölçülmü tür. Ham f nd k
kabu unun kümülatif biyometan verimi 32,3 ml·gTK 1
iken 60 °C, 80 °C ve 100
°C s cakl klarda uygulanan termal ön i lemden sonra kümülatif biyometan
verimleri s ras yla 88,3 ml·gTK 1
, 114,2 ml·gTK 1
ve 132,3 ml·gTK 1
olarak
ölçülmü tür. Modifiye Gompertz denklemi ile kümülatif biyometan verim
e rileri ba ar l bir ekilde modellendi ve R2
de erleri 0,9962-0,9985 aras nda
bulundu
Çoklu gösterime dayal ö retimin ö renci ö renmesine etkisi: Fotosentez konusu
Fen bilimlerini ö renme, fen kavramlar n n farkl gösterimlerini anlamay , bunlar birbirine çevirebilmeyi ve bunlar n bilimsel bilgiyi göstermede koordineli kullan mlar n anlamay gerektirdi inden, çoklu gösterimler soyut kavramlar n somutla t r lmas nda ve kavramsal anlamada güçlü araçlar olarak görülmektedir. Bu çal ma ile çoklu gösterimlerle zenginle tirilmi ö retim etkinliklerinin ö rencilerin fotosentez konusunu ö renmeleri üzerindeki etkilerinin neler oldu unun incelenmesi amaçlanm t r. Yar deneysel ara t rma yönteminin ön test-son test kontrol gruplu deseni ile yürütülen çal maya deney grubu 12, kontrol grubu 9 olmak üzere 8.s n f seviyesinden toplam 21 ö renci kat lm t r. Kontrol grubunda güncel ders kitab ve içeri i dikkate al narak haz rlanan, deney grubunda ise bu plan n çoklu gösterimlerle zenginle tirmesiyle geli tirilen ders planlar na göre 4 saatlik ö retim yap lm t r. Sözel, tablo, grafik ve görsel gösterim türleri aras nda geçi gerektiren sorulardan olu an fotosentezle ile ilgili gösterimler aras geçi testi (FGAGT) geli tirilerek veri toplama arac olarak kullan lm t r. Deney grubu ön-son test puanlar nda son test lehine anlaml farkl l k varken, kontrol grubuna ait ön-son test puanlar nda ve son testte deney grubu ile kontrol grubu puanlar n n s ra ortalamalar aras nda istatistiksel olarak anlaml bir farkl l k olmad görülmü tür. Çal ma deney ve kontrol grubu ö rencilerinin en ba ar l olduklar geçi türünün grafikten tabloya, en az görselden di er gösterim türlerine ve tersi oldu unu göstermi tir. Kontrol grubu ö rencilerinin ö retim sonras gösterimler aras geçi düzeylerinde fazla bir de i im olmazken, ö retim etkinliklerinin deney grubu ö rencilerinin gösterimler aras geçi düzeylerini etkiledi i görülmü tür. Son test analizleri her iki grubun da fotosentez konusundaki ö renmelerinin hedeflenen düzeyde olmad n göstermi tir
Adli (II. Bayezid) Divan 'n n tahlili
XV. yüzy l n ikinci yar s ile XVI. yüzy l n ba nda ya ayan ve Osmanl
Devleti nin 8. padi ah olan II. Bâyezîd in (salt. 1481-1512) günümüze kadar ula an
tek eseri Dîvân d r. ehzadeli i s ras nda iyi bir e itim alan ve birçok sanat dal na
ilgi duyan II. Bâyezîd, devletin düzeni aç s ndan adalete büyük önem vermi ve bu
özelli inden ötürü iirlerinde Adlî mahlas n kullanm t r. Gerek ehzadeli i
gerekse padi ahl döneminde airlere yak n ilgi gösteren ve Osmanl co rafyas nda
iire elveri li bir zemin olu mas na önemli katk lar sunan Adlî nin Dîvân nda
Türkçe 144 gazel, 1 murabba, 1 k ta, 1 nazm, 4 matla, 2 müfret ile Farsça 14 gazel, 1
k ta ve 2 matla bulunmaktad r. Genellikle a k konulu iirler kaleme alan ve ya ad
zaman dilimini manzumelerine yans tmakta ba ar l olan Adlî nin, iirlerinden
hareketle klasik Türk iiri gelene ini ve naz m tekni ini iyi bildi i anla lmaktad r.
Sade ve ak c bir anlat ma sahip olan ve iirlerinde günlük konu ma diline yak n bir
üslup kullanan airin gazel naz m eklinde oldukça ba ar l oldu u görülmektedir
Türk bankac l k sektörünün 2006-2021 y llar aras nda AHP ve TOPSIS yöntemi ile finansal performans n n ölçülmesi
Günümüzde benimsenen iktisadi anlay n gere i ticaret ve finans n
ekonomide önemli yer tuttu u bilinmektedir. Dolay s yla bu sistem için bankalar
arac l k, kaynak yaratma ve kaynaklar n plasman gibi fonksiyonlar ile hayati görevler
üstlenmektedir. Bankalar n bu i levselli i bütün ülkelerde oldu u gibi Türkiye de de
geçerlili ini korumakta ve Türk mali piyasalar n n bankac l k a rl kl oldu u
bilinmektedir. Dolay s yla Türk bankac l k sektörünün verimlili i ekonominin
genelini çok yak ndan ilgilendirmektedir. Bu noktadan hareketle bankalar n
gösterece i performans n hem ulusal ekonomi hem de bir firma olarak banka aç s ndan
öncelikli oldu u söylenebilir. Ortak amaçlar do rultusunda i letmenin üretim
faktörlerinin stratejik bir bak aç s yla yönetilmesi, i letme ba ar s aç s ndan
zaruridir. Bankan n ba ar s zl n gidermek ve bankay ba ar l k lmak bu anlamda
yüksek performans gerektirir. Önceden belirlenen hedef veya hedeflere ula lma
derecesini ifade eden performans, sürdürülebilir rekabet avantaj ve ortalaman n
üstünde karl l k için ölçülmesi gereken bir unsurdur. Bu ara t rmayla bankalar n
rasyolar arac l yla uzun dönemli performanslar belirlenmeye çal lm t r.
Dolay s yla uzun vadeli bir bak aç s yla ele al nan bu çal ma 2006 ve 2021 y llar
da dâhil olmak üzere 16 y ll k veri seti kullan larak yap lm t r. Yürütülen bu
çal man n uygulama safhas ilgili y llar aras nda sektörde verisine ula lan mevduat
bankalar n n performans ölçümü ile mülkiyetleri bak m ndan s n fland r lan
bankalar n performans ölçümleri olmak üzere iki k s mdan olu maktad r. Mevduat
bankalar n n performans ile ilgili gerçekle tirilen uygulaman n ilk k sm nda 16 y ll k
verisine ula lan 25 mevduat bankas kapsam dâhilinde tutulmu tur. Mülkiyetleri
bak m nda yap lan s n fland rmaya göre performans ölçümünden olu an uygulaman n
ikinci k sm nda ise TBB nin mevduat bankalar n genel s n fland rmas dikkate
al narak ölçüm gerçekle tirilmi tir. Dolay s yla bu ölçümle kamu sermayeli banka,
özel sermayeli banka, yabanc sermayeli banka ve Türkiye de ube açan yabanc
sermayeli bankalar n performanslar ortaya konulmaya çal lm t r
Uluslararas pazarlamada markala ma: MAC ve Pastel kozmetik firmalar üzerine bir uygulama
Bu tez çal mas , marka faydas n n kozmetik ürün sat n alma boyutlar na ve sosyal
medya pazarlama aktivitelerine olan etkisini inceleyen, nicel verilere dayal bir
ara t rmay kapsamaktad r. Uluslararas pazarda iyi bir konumda, fiyat düzeyi yüksek
bir marka olan Mac kozmetik markas ile Türkiye de yerel pazarda üretilen, ancak
uluslararas pazarda da iyi bir konuma gelmi olan Pastel markas üzerinden 401 adet
anket verisi ile analiz edilerek incelenmi tir.
Anket üzerinde uygulanan regresyon analizleri neticesinde marka faydas ve kozmetik
ürün sat n alma boyutlar ile, marka faydas sosyal medya pazarlama aktiviteleri
aras nda ve kozmetik ürün sat n alma boyutlar ile sosyal medya pazarlama aktiviteleri
üzerinde de istatistiksel olarak anlaml bir ili ki oldu u sonucuna ula lm t r
Hasta çocuk, ebeveyn ve sa l k çal an perspektifinden çocuklar n haklar : Kim ne diyor?
Çocuk haklar , hukuksal ve etik anlamda, tüm dünya çocuklar n n do umlar ile sahip
olduklar , temel haklardand r. Çocuk haklar n n ihlali giderek büyüyen ve müdahalesi zor
olan bir durum olarak de erlendirilmektedir. Bu ara t rman n amac ; hasta çocuklar n
haklar n n çocu un kendisi, ebeveyni ve çocu un tedavi ve bak m n üstlenen sa l k
personelince nas l alg land n saptamakt r. Ayr ca hasta çocuklar n haklar na bu üç grubun
yakla mlar nda fark olu turan ve etkili olan sosyo-demografik özellikleri belirlemektir.
Ara t rma nicel yöntemle gerçekle tirilmi tir. Veriler tan mlay c kesitsel tipte olarak
toplanm t r. Evreni bilinen gruptan örneklem hesaplamas yap lm ara t rmaya 246 ki i
dâhil edilmi tir. Ara t rma öncesinde etik kurul izni al nm kat l mc lar Helsinki kriterleri
kapsam nda ankete ekli olan bilgilendirme metni ile hem yaz l olarak hem de sözlü olarak
bilgilendirilmi tir. Ara t rma verileri de erlendirilirken kategorik de i kenler için s kl klar
(say , yüzde), say sal de i kenler için ise tan mlay c istatistikler (ortalama, standart sapma)
verilmi tir. ki ba ms z kategorik de i ken aras ndaki ili kiler Ki-Kare analizi ile kontrol
edilmi tir. ki kategorili bir ba ml de i ken üzerinde di er de i kenlerin etkisini incelemek
amac yla ki Durumlu Lojistik Regresyon Modeli kurulmu tur. Analizlerde istatistiksel
anlaml l k düzeyi 0.05 al nm t r. Çocuklar n ya ortalamas 13,40±1,87 olup %67,1 i
hastaneye ilk kez yatm t r. Çocuklar n tamam hastanede yat yor olma nedeniyle en yo un
olarak negatif/olumsuz duygu ya amaktad r. Ebeveynlerinin ya ortalamas ise 37,05±9,20
olup %97,6 s çocu unun hastanede yat yor olmas nedeniyle ambivalan duygu ya ad n
belirtmi tir. Sa l k çal anlar n n ya ortalamas 33,76±8,55 dir ve %46,3 ü hasta çocu u
hizmet verdi i için en yo un pozitif/olumlu duygu ya ad n belirtmi tir. Hasta çocuk,
çocu un ebeveyni ve sa l k çal an eklinde olu turulan gruplaman n Hasta Çocuklar
Kendi Hak ve Sorumluluklar Konusunda Bilgilendirilmelidir ba ml de i keni üzerinde
istatistiksel olarak anlaml etki olu turmu tur (p<0,05). Buna göre sa l k çal anlar n n
Hasta Çocuklar Kendi Hak ve Sorumluluklar Konusunda Bilgilendirilmelidir ba ml
de i kenine hay r/karars z m cevab verme oddsu oddsu (risk faktörlerinin sonuç
de i kenlerine olan etkisini tespit etmek için kullan lan ölçü) hasta çocuklardan 5,731 kat
daha fazla bulunmu tur (OR=5,731). Çocuk haklar konusunda bilgi düzeyleri aç s ndan
farkl l klar ve yetersizlikler bulunmakta olup bu bilgilerin hasta çocukla birlikte olan
ebeveyne, sa l k çal an na ve çocu un kendisine de yap lmas gerekmektedir
Çocu un kat l m sa lad belediye yönetimi
Kentler, yerel yönetimler taraf ndan yönetilmektedir. Yerel yönetimler, halka en yak n hizmet birimidir. Sorumlu oldu u alanlar içerisinde ikamet eden her bireye ise hizmet vermektedir. Çocuklarda yerel yönetimlerin hizmet verdi i bireyler aras nda yer almaktad r. Yerel yönetimlerde çocuklar nda yeti kinlerle e it kat l m sa lamalar büyük öneme sahiptir. Birle mi Milletler Çocuk Haklar Sözle mesi (BMÇHS)'nin 12. Maddesinde yer verildi i üzere çocuklar kendilerini ilgilendiren konuda görü bildirme ve kat l m sa lama haklar na sahiptir. Yerel yönetimlerin karar alma süreçlerinde çocuk kat l m n n yeterli ve do rudan kat l m sa lanamad durumlarda demokratiklik aç dan eksiklikler ortaya ç kmaktad r. Çal ma da çocuklar n belediye yönetimlerindeki temsili ve kat l m konusuna odaklan lmaktad r. Bu kapsamda öncelikle genel çerçevede konu kavramsal olarak ele al nmakta, Türkiye'deki durum ortaya ç kar lmaktad r. Ayr ca teknolojik geli melerin kat l m aç s ndan getirdi i f rsatlar üzerinde durulmakta ve bu ba lamda teknolojik geli melerin, çocuklar n belediye yönetimine ve kendileriyle ilgili politikalara kat l m sa lamas nda önemli bir araç olabilece i öne sürülmektedir. Tezde yer alan verilerin elde edilmesinde nitel çal ma yönetimlerinden içerik analizi kullan lm t r. Yerel yönetimlere çocuk kat l m konusunda yer alan mevzuatlar n uygulamas nda baz eksiklikler var oldu u görülmektedir. Çocuklar n temsil sorunu ise temel problem oldu u tespit edilmi tir. Bu anlamda çocuklar n yerel yönetimler nezdinde daha etkin ve görünür k lmas n istenmektedir. Teknolojinin sa lam oldu u imkânlar n çocuk kat l m na katk sa lad , mekâns z kat l m sa lanarak oyuna yönelik model önerisi sunulmak istenmektedir
Giresun k y sal mevsimsel mikroplastik varl n n ara t r lmas
Giresun k y eridinde yer alan sekiz ilçe merkezi (Eynesil, Görele, Tirebolu, Espiye, Ke ap, merkez, Bulancak ve Piraziz) bu çal man n istasyonlar olarak belirlenmi tir. Belirlenen istasyonlardan May s 2021- ubat 2022 tarihleri aras nda dört mevsim boyunca deniz suyu, sediment ve biyota numuneleri toplanm t r. Toplanan numunelerin tümünde mikroplastik analizleri gerçekle tirilmi tir. Tespit edilen mikroplastikler tür, boyut, renk ve polimer çe itlerine göre s n fland r lm t r. Ayr ca deniz suyu numunelerinde fizikokimyasal parametreler, sediment numunelerinde a r metal seviyeleri, % organik madde ve pH analizleri yap lm t r. Sediment numunelerinde kaydedilen a r metal de erleri, baz ekolojik indeksler yard m yla de erlendirilmi tir. Su ve sedimentteki fiziko-kimyasal parametrelere tek yönlü varyans analizi (ANOVA), korelasyon ve kümeleme gibi istatistiksel analizler uygulanm t r. Yüzey suyu örneklerinde mikroplastik miktar (adet/m3), Eynesil'de 33-147, Görele'de 27-49, Tirebolu'da 10-117, Espiye'de 11-28, Ke ap'ta 21-94, Merkez'de 13-38, Bulancak'ta 14-122 ve Piraziz'de 10-43 aras nda de i im göstermi tir. Sediment numunelerinde mikroplastik miktar (adet/kg) Eynesil'de 38-631, Görele'de 119-402, Tirebolu'da 22-292, Espiye'de 24-256, Ke ap'ta 50-1387, merkezde 23-344, Bulancak'ta 32-342 ve Piraziz'de 8-383 aras nda de i im göstermi tir. Su ve sedimentte tespit edilen mikroplastiklerde siyah, mavi ve k rm z renklerin yo unlukta oldu u gözlenmi tir. Toplanan 233 adet bal k ve 48 adet omurgas z örneklerinde %90,2 siyah, %5,5 k rm z , %4 mavi ve %0,3 ye il renkte olmak üzere toplamda 8145 mikroplastik tespit edilmi tir. Bu mikroplastiklerin 6531 tanesinin parça, 1270 tanesinin fiber ve 344 tanesinin pelet türünde oldu u belirlenmi tir. Fiber türde mikroplastiklerin %95,43 oran nda >100 mikron boyutlar nda oldu u ve parça türde olanlar n %77,57'sinin 0-25 mikron boyutlar nda oldu u görülmü tür. FT-IR sonuçlar na göre tespit edilen polimer türleri ve oranlar öyle belirlenmi tir: PP (Polipropilen) %32,57, PA (Poliamit) %25,56, Disodyum EDTA %8,58 ve izopropiliden %0,17. Fiziko-kimyasal parametrelerden olan su s cakl için en dü ük de er 17,58 C ile Eynesil, en yüksek de er 20,20 C ile Bulancak istasyonunda tespit edilmi tir. Deniz suyunda pH de erleri 6,75-8,92 ve ÇO 7,90-11,90 mg/L aral nda ölçülmü tür. EC için merkezde 13287 S/cm ile en dü ük ve Bulancak'ta 29592 S/cm ile en yüksek de er ölçülürken, tüm istasyonlar için tuzluluk ortalamas 15,89 ppt belirlenmi tir. ORP ilkbahar mevsiminde Eynesil'de -426 mV ile en dü ük ve Bulancak'ta k mevsiminde 263 mV en yüksek de erde belirlenmi tir. stasyonlara ait TDS ortalamas 16909 mg/L iken, bulan kl k 0,82 NTU ile 47,06 NTU aral nda oldu u görülmü tür. Sediment pH 7,71-8,82 aral nda iken % organik madde %2,66-9,12 aral nda da l m göstermi tir. Sediment örneklerinde CF indeksi ortalamalar na göre en dü ük 0,21 de eri ile Al ve en yüksek 2,97 de eri ile Pb için Tirebolu istasyonunda hesaplanm t r. EF indeksine göre Tirebolu istasyonunda Pb için k mevsiminde çok yüksek zenginle me tespit edilirken, Jeobirikim indeksi için Tirebolu istasyonunda Pb için k mevsiminde "yo un kirli " s n f nda oldu u belirlenmi tir. Ekolojik risk indeksine göre Cd ilkbahar mevsiminde Görele istasyonunda, k mevsiminde Tirebolu istasyonunda ve sonbahar mevsiminde Merkez istasyonunda "orta derecede ekolojik risk" s n f nda de erlendirilmi tir. PLI indeksine göre ilkbahar mevsiminde Görele ve Ke ap istasyonlar nda a r metal kirlili i belirlenmi tir
Sa l n geli tirilmesi kapsam nda fark ndal k becerisinin sa l k çal anlar nda psikolojik risk faktörlerine göre incelenmesi, m hp: sa l k uzmanlar için fark ndal a dayal müdahale program n n uygulanmas
" Sa l n Geli tirilmesi Kapsam nda Fark ndal k Becerisinin, Sa l k Çal anlar n n Psikolojik Risk Faktörlerine Göre ncelenmesi, MIHP: Sa l k Uzmanlar çin Fark ndal k Temelli Müdahale Program n n Uygulanmas " isimli ara t rma tezi çal mas sa l k çal anlar n n zor çal ma ko ullar nda ya ad güç psikolojik risk faktörlerine yönelik bir çözüm önerisidir. Esas problemi hekim tükenmi li i, sa l k çal anlar n n tükenmi li i ve alg lanan strestir. Temellerini MBSR: Mindfulness Temelli Stres Azaltma Program ndan alan program n içeri i literatür incelemesi sonucu ara t rmac n n etkilendi i Mindfulness ekollerinden alan, Amerika Virginia Üniversitesinde ortaya ç kar l p, Türkiye'de tezin ara t rmac s taraf ndan geli tirilen MIHP Türkiye program ülkemizin bir üniversite hastanesinde T p Fakültesinin sa l k çal anlar aras nda gerçekle tirilmi tir. Kat l mc lar, uzman hekim, hem ire, stajyer hekim ve sa l k teknikerinden olu maktad r. Müdahale program ileti im ara t rmac s Modern Mindfulness E itmeni taraf ndan geli tirilerek haz rlanan e itim içeri i, 8 haftal k yüz yüze oturumlar ile üniversite hastanemizde gerçekle tirildi. 8 haftal k ara t rman n neticesinde nicel ara t rma yönteminden, tek gruplu deney sonras son test tasar m ve nitel ara t rmadan kat l mc gözlem yöntemi kullan ld . Ara t rman n sonucuna göre, çal ma grubunda meslek gruplar na göre fark ndal k puanlar istatistiksel olarak anlaml farkl l k göstermektedir (p=0,028). Çal ma grubunda meslek gruplar na göre empati puanlar istatistiksel olarak anlaml farkl l k göstermektedir (p=0,048). Gruplara göre tükenmi lik puan aras nda istatistiksel olarak anlaml farkl l k bulunmamaktad r (p=0,332). Çal ma grubunda e itim sonras tükenmi lik seviyesinin rakamsal olarak dü tü ü ortaya ç kar lm t r. Çal man n sonucuna göre, hekimler daha fark nda, hem ireler daha empatiktir. Ara t rman n majör hipotezi olan" Sa l k çal anlar nda Mindfulness meditasyonu yapmak da lan dikkati toplar" do rulanm t r. Sa l k ileti iminde Mindfulness, yeni bir yakla m olarak MIHP müdahale yöntemi ile geçebilir
Fen bilimleri ö retmenlerinin, ortaokul ö rencilerinin ve ortaokul ö renci velilerinin uzaktan e itime bak aç lar n n incelenmesi
Bu çal man n amac , fen bilimleri ö retmenlerinin, ortaokul ö rencilerinin ve ortaokul ö renci velilerin uzaktan e itime bak aç lar hakk ndaki görü lerini incelenmektir. Ara t rmada nitel ara t rma yöntemlerinden içerik analizi kullan lm t r. Ara t rman n örneklemini 40 fen bilimleri ö retmeni, 53 ortaokul ö rencisi ve 67 ortaokul ö renci velisi olu turmaktad r. Veri toplama arac olarak aç k uçlu anket kullan lm t r. Bulgular, ö retmenlerin, ö rencilerle ders aras nda ileti im kopukluklar ya ad klar n , ö rencilerin uzaktan e itimde özellikle uygulamal konularda zorluk çekti ini ve deney olmadan anlayamad klar göstermi tir. Ortaokul ö renci velilerinden al nan görü lere göre çocuklar n n virüsten korunduklar fakat baz sa l k sorunlar olu tu unu belirtmi tir. Çal ma sonucunda, ö rencilerin, ö retmenlerin ve velilerin bu pandemi sürecine girerken, uzaktan e itim hakk nda çok bilgi sahibi olmad klar ortaya ç km t r