Giresun University Institutional Repository
Not a member yet
    5771 research outputs found

    Lisansüstü tezlerdeki canl lar ve ya am konu alan na yönelik STEM etkinliklerinin mühendislik entegrasyonu aç s ndan incelenmesi

    No full text
    Bu ara t rman n amac Türkiye'de ortaokul fen e itimi alan nda yürütülen lisansüstü tezlerdeki canl lar ve ya am konu alan na yönelik haz rlanan STEM etkinliklerinin mühendislik entegrasyonu aç s ndan incelemektir. Bu amaç do rultusunda bu ara t rmada nitel ara t rma yöntemlerinden doküman incelemesi yöntemi ve süreci i letilmi tir. Ara t rman n dokümanlar n n Türkiye'de yürütülen ve Yüksek Ö retim Kurumu Ulusal Tez Veri Merkezi'nde eri ime aç k olan fen e itimi alan nda ortaokul düzeyinde STEM e itimi konusunda yürütülen ve içeri inde canl lar ve ya am konu alan na yönelik etkinlikler veya uygulama yönergeleri olan 14 tez ve içeri indeki 33 etkinlik olu turmaktad r. Her bir etkinlik süreci ayr nt l olarak incelenmi , etkinliklerin uygulanma sürecini ve disiplin entegrasyonunu yans tacak ve özetleyecek ak emalar olu turulmu tur. Ak emalar Roehrig vd. (2021) nin önerdi i gibi "disiplin entegrasyonu aç s ndan zay f mühendislik tasar m görevi ile içerikle tutarl fen etkinlikleri, disiplin entegrasyonu aç s ndan fen içeri iyle s n rl ba lant s olan mühendislik tasar m görevi etkinlikleri, disiplin entegrasyonu aç s ndan ba lam olarak fen ile mühendislik tasar m görevi etkinlikleri, disiplin entegrasyonu aç s ndan entegre ve tutarl STEM etkinlikleri" dört kategoride s n fland r lm t r. ncelenen tezlerdeki etkinliklerin daha çok mühendislik tasar m na odaklanan ya da fen ö retimine odaklanan STEM etkinlikleri oldu u görülmektedir. Bunun yan nda fenin sadece ba lam olarak kullan ld mühendislik tasar m na odaklanan etkinlikler de bulunmaktad r. Ancak disiplin entegrasyonu aç s ndan entegre ve tutarl STEM etkinli i kategorisinde sadece bir etkinli in olmas dikkat çekici bir sonuç olmu tur. Bu sonuç literatürde canl lar ve ya am konu alan na yönelik fen ö retimine mühendislik entegre etmenin zor oldu u sonucunu desteklemekle birlikte, fen ve mühendislik entegrasyonunda hem fen içeri inin hem de ba lamlar n önemli oldu u, bunun bir mühendislik tasar m görevi ve süreci ile entegre edilmesinin ve ö rencilere sunulacak etkinliklere yans t lmas n n önemli oldu unu ortaya koymaktad r. Ula lan sonuçlardan yararlan larak uygulay c lara ve ara t rmac lara yönelik önerilerde bulunulmu tur

    Alifatik sübstitüe benzimidazol türevlerinin sentezi, karakterizasyonu ve biyolojik özelliklerinin incelenmesi

    No full text
    Tez çal mam zda 5,6-dimetil-2-(2-tiyenilmetil)-lH-benzimidazol bile i inden ba layarak, asetat, hidrazid, 1,3,4-oksadiazol, semikarbazit, tiyosemikarbazit, 1,2,4-triazol, 1,3,4-tiyadiazol türevleri sentezlenmi tir. Elde edilen bu hidrazit bile i inin farkl aldehitlerle vermi olduklar reaksiyonlar ndan schiff baz türevleri elde edilmi tir. Bu çal mada ayr ca hidrazit bile i i izotiyosyanat ve izosyanatlarla reaksiyonu ve devam nda halka kapamalar yla farkl heterosiklik yap ya sahip bile ikler de sentezlendi. Yine yap lar n asidik protonlar ndan faydal narak mannich baz ve alkilleme reaksiyonlar yap ld . Sentezlenen orijinal yap l bile iklerin 1H NMR, 13C NMR ve kütle spektroskopisi al narak yap lar ayd nlat lm t r. Sentezlenen orijinal bile iklerin antioksidan ve antiüreaz aktiviteleride incelenmi ve sonuçlar eklenmi tir

    Ebeveynlerin okul öncesi çocuklar ile ilgili sosyal medya payla mlar na dair tutumlar ve ili kili faktörlerin incelenmesi

    No full text
    Bu ara t rma; ebeveynlerin sharenting tutumlar n etkileyen faktörleri ve bu davran lar n ebeveynlerin psikolojik sa l ile olan ili kisini anlamak için yürütülmü tür. Ara t rman n örneklemi; çocu u anaokuluna devam eden 256 ebeveynden olu maktad r. Ara t rmada nicel ara t rma yöntemlerinden, betimsel, kar la t rma, ili kisel inceleme yöntemleri kullan lm t r. Veri toplama araçlar olarak "Ki isel Bilgi Formu", "Sharenting Ölçe i" ve "Belirti Tarama Listesi (SCL-90R)" kullan lm t r. Ara t rman n bulgular na göre; istatiksel olarak ebeveynlerin yar s ndan fazlas n n (%62,9) sharenting düzeyinin orta düzeyde oldu u sonucuna var lm t r. Ebeveynlerin en fazla kar lad klar ihtiyaçlar n n bili sel-duygusal ihtiyaç oldu u görülmü tür. Ebeveynlerin kar lad klar duygusal ihtiyaç ile ebeveynlerin e itim düzeyleri aras nda negatif yönlü anlaml farkl l k oldu u bulunmu tur. Ebeveynin çocuk hakk nda karar verme tutumu ile ebeveynlerin sharenting puan aras ndaki anlaml bir farkl l k bulunmu tur. Psikolojik semptomlar n de erlendirilmesi ve ölçülmesi için kullan lan ebeveynlerin SCL-90R testi sonuçlar ile ebeveynlerin shareting puanlar aras nda anlaml bir farkl l k oldu u sonucuna ula lm t r. Ebeveynlerin psikolojik sa l n n sharenting davran na etki etki edebilece i sonucuna ula lm t r. Ara t rma sonuçlar literatürdeki bilgiler do rultusunda tart lm , ara t rma ve uygulamalara yönelik önerilerde bulunulmu tur

    Matematik ö retmeni adaylar n n ö retmenlik uygulamas dersinde haz rlad klar ders planlar n n, mikro ö retim ve uygulamalar n n 5Eö renme modeline göre incelenmesi

    No full text
    Bu ara t rmada ilkö retim matematik ö retmenli i dördüncü s n f ö rencilerinin ö retmenlik uygulamas öncesinde 5E ö renme modeline uygun ders planlar haz rlamalar n , bu planlar mikro ö retim uygulamalar yla yeniden düzenlemelerini ve ö retmenlik uygulamas sürecinde bu planlar n uygulama düzeylerini gözlemlemek amaçlanm t r. Ara t rman n örneklemini 2022-2023 e itim-ö retim y l nda Türkiye'deki bir devlet üniversitesi lkö retim Matematik Ö retmenli i bölümünün dördüncü s n f nda ö renim gören ve ö retmenlik uygulamas dersini alan on ö retmen aday olu turmaktad r. Ara t rmada veri toplama arac olarak 5E ö renme modeline uygun ders planlar , mikro ö retim gözlemci notlar , ara t rmac taraf ndan geli tirilen matematik ö retmeni adaylar na yönelik "Ö retmenlik Uygulamas Gözlem Formu" ve "Öz De erlendirme Formu" kullan lm t r. Ara t rma da mikro ö retim, gözlem ve öz de erlendirme yöntemlerinin kullan ld nitel ara t rma yakla m yla hareket edilmi tir. Ara t rmada durum çal mas deseni kullan lm t r. Nitel ara t rmada veriler üçleme (triangulation) anlay ile hareket edilerek mikro ö retim dönütleri ile düzenledikleri ders planlar , ö retmenlik uygulamas gözlem formu ve öz de erlendirme formu ile toplanm t r. Veri toplama araçlar ndan elde edilen verilerin analizi için betimsel analiz yöntemi kullan lm t r. Analizler sonucu elde edilen bulgular, 5E ö renme modelinin her bir a amas na göre tek tek incelenmi tir. Ara t rman n sonucunda ilkö retim matematik ö retmeni adaylar n n 5E ö renme modelinin giri a amas nda dersin ba nda kazan m ö rencilere belirtme ve ön ö renmeleri hat rlatma, ke fetme a amas nda ö rencileri ke fetmeye yönlendirecek etkinlik tasarlama, aç klama a amas nda konuyu ö renciye anlatmak yerine kendi genellemelerini yapmalar sa lama, derinle tirme a amas nda ö rendikleri bilgileri farkl problemlere uygulayabilecekleri problemler sorma ve ders sonras için görevlendirme yapma gibi davran lar uygulamada yetersiz bulunmu lard r. Bununla birlikte ilkö retim matematik ö retmeni adaylar n n öz de erlendirmelerinden elde edilen bulgular sonucunda 5E ö renme modeline uygun ders plan haz rlama ve uygulama sürecinin ki isel ve mesleki geli imlerine olumlu katk s oldu u söylenebilir

    Lif katk l betonlar n mekanik özelliklerinin ara t r lmas

    No full text
    Beton, çimento, su, agrega, kimyasal ve mineral katk lar n belirli oranlarda kar t r lmas yla elde edilen, ba lang çta ekil verilebilir bir k vamda olan ve zamanla priz alarak sertle en bir yap malzemesidir. Betonun geni kullan m alan , onu yap sektöründe en yayg n malzemelerden biri haline getirmi tir. Türkiye'de in a edilen yap lar n büyük bir k sm betonarme sistemlerle in a edilmi tir. Bu çal mada, farkl oranlarda ayr ayr (%2, %4 ve %6) palmiye lifi ve keçi k l katk l beton kar mlar üretilmi tir. Lif katk s n n beton üzerindeki etkileri incelenmi ve bu katk lar standart betonla kar la t r lm t r. Standart ve lif katk l beton numuneleri küp kal plara dökülmü ve kür havuzunda 7, 28, 60, 90 ve 120 gün bekletilmi tir. Elde edilen beton numuneleri, fiziksel ve mekanik testler süreçlerine tabi tutulmu ; ayr ca, yap sal analizler için SEM, XRF, EDS ve DTA-TGA gibi ileri teknolojik deneyler uygulanm t r. Standart numune ile kar la t rmal olarak, keçi k l ve palmiye lifi katk l betonlar n fiziksel ve mekanik özellikleri incelenmi tir. Elde edilen sonuçlar, keçi k l katk l betonlarda katk oran artt kça mekanik özelliklerin iyile ti ini, palmiye lifi katk l betonlarda ise katk oran artt kça mekanik özelliklerin olumsuz etkilendi ini göstermi tir. SEM analizlerinde, keçi k l katk l betonlarda liflerin güçlü entegrasyon sa lad , palmiye lifi katk l betonlarda ise homojen da l m gösterdi i gözlemlenmi tir. Termal analizlerde, keçi k l katk l betonlarda 500 °C civar nda reaksiyonlar n ba lad , palmiye lifi katk l betonlarda ise 700-800 °C aral nda daha yüksek dayan mlar sa land belirlenmi tir. Keçi k l katk s n n optimum katk oran n n %6, palmiye lifi katk s n n ise %2 oldu unu göstermektedir

    Kad nlar n özgüven düzeyinin makyaj yapma durumuna göre incelenmesi

    No full text
    Bu çal man n amac ; makyaj kozmetikleri kullan m n n, kad nlar n özgüven düzeyinde farkl l k meydana getirip getirmedi ini belirlemek, demografik de i kenlerde makyaj kullan m n ve özgüven düzeyini tespit etmektir. Kad nlar n kozmetik ürün kullan m n n özgüvene etkisi ile ilgili ara t rmalar say l d r ve ülkemizde bu konu çal lmam t r. Bu sebeple literatüre katk aç s ndan önem arz etmektedir. Ara t rma ili kisel tarama modeline uygun olarak çal lm t r. Ara t rman n örneklemi Tokat Gaziosmanpa a Üniversitesi'nde farkl bölümlerde ö renim gören 306 kad n ö renciden olu maktad r. Ara t rmada verileri toplamak amac yla "Ki isel Bilgi Formu", "Makyaj le lgili Form", "Özgüven Ölçe i" kullan lm t r. Özgüven Ölçe i'nde; iç özgüven ve d özgüven ayr t r lm t r. Anket çevrimiçi olarak ö rencilere ula t r lm , anketten elde edilen veriler kullan larak, SPSS (versiyon 20) program nda t testi ve ANOVA analizleri yap lm , baz veriler grafik üzerinde yorumlanm t r. Yap lan analizlerde makyaj yapanlar n yapmayanlara göre özgüven düzeylerinde anlaml bir fark bulunamam t r. Ancak makyaj yapma derecesi artt kça ve kendini güzel hissetmeme yönünde dü ünce olmas ile özgüven aras nda anlaml bir ili ki bulunmu tur. Kad nlar n makyaj yapma sebeplerine bak ld nda; en fazla daha enerjik hissetmek amac yla, en az ise dikkat çekmek amac yla yap ld tespitler aras ndad r

    Poli(orto-fenilendiamin) modifiye grafit kalem ucu elektrodun asetilsalisilik asite duyarl hale getirilmesi

    No full text
    Bu çal mada, asetilsalisilik aside (ASA) duyarl moleküler bask l poli(orto- fenilendiamin) elektrot sentezi amaçlanm t r. Çal ma elektrodu olarak 0,7 mm kur un kalem (PGE) seçilmi tir. Elektrotlar -0,4 V ila +1,0 V potansiyel aral , 50 mV/s tarama h z ve 25 döngü ile elektropolimerizasyonda sentezlenmi tir. Çal malar pH 8.60 ve 7.60'da 0.2 M amonyak tamponunda gerçekle tirilmi tir. o-FD konsantrasyonu 0,5, 1, 2, 3, 4 ve 5 mM'da yükseltilmi ve asetil salisilik asit konsantrasyonu son çözeltide 1 mM'da sabit tutulmu tur. Monomer/analit oran 1:2, 1:1, 2:1, 3:1, 4:1, 5:1 olan alt farkl molekül bask l polimer (MIP) sentezlenmi tir. Asetilsalisilik asit elektroaktif bir madde olmad için elüsyon ve inkübasyon süreçlerinin kontrolü Potasyum Ferrisiyanürün (K 3 [Fe(CN) 6 ]) DPV piki ile indirekt analiz yöntemiyle takip edilmi tir. Çal maya en iyi sonuçlar veren 1:2 oran sabit tutularak devam edilmi tir. Elüsyon ve inkübasyon i lemleri farkl ko ullarda gerçekle tirilmesine ra men hem moleküler bask lanmam polimerin (NIP) hem de MIP tipi polimerin DPV pikine etki etti i gözlemlenmi tir. En uygun ko ullar alt nda MIP polimerinin ASA moleküllerine NIP elektrottan %20 daha iyi yan t verdi i belirlenmi tir

    G da endüstrisinde temiz üretim stratejileri: Süt ürünleri üretim tesisi örne i

    No full text
    Bu çal ma, Trabzon ilinde süt ürünleri üretimi yapan bir i letmede üretim sürecinde ortaya ç kan önemli çevresel sorunlar nedeniyle sürdürülebilirli i art rmay amaçlayan Kaynak Verimlili i ve Temiz Üretim yakla mlar n n uygulanmas ara t r lm t r. Kaynak kullan m n de erlendirmek ve optimize etmek, çevresel riskleri azaltmak ve üretim döngüsü boyunca eko-verimlili i art rmak için kapsaml bir metodolojik çerçeve kullan lm t r. Her bir ürünün üretimi s ras nda prosesin girdileri ve üretim sürecinde aç a ç kan at klar ve türleri belirlenmi tir. Ayr ca, i letmenin at k yönetim sistemi incelenmi tir. Üretim tesisinin en fazla do al kaynak tüketiminin üretimin her kademesinde kullan lan s enerjisinin sa lanmas için gereken yak ttan kaynakland belirlenmi tir. Çal ma kapsam nda, tesiste enerji verimlili ini artt rmak ve kontrol alt nda tutmak için temiz üretim stratejisi geli tirilmeye odaklan lm t r. letmede yürütülen temiz üretim uygulamas kapsam nda, izlenen tüm üretim sürecinde belirlenen nihai en iyi stratejinin pastörizasyon ünitelerine giden su buhar ve geri dönü su hatt ndaki s kay plar n önlemek olmu tur. Bu amaçla, tüm boru hatt nda s kay plar n önlemek amac yla çelik borular n izolasyon malzemesiyle kaplanmas na karar verilmi tir. 9 ayl k süre içerisinde ortalama %26'l k azalma ile 16,480 ton kömür tasarrufu sa lanm t r. Ayr cai i letmenin temiz üretim yakla m uygulanmadan önce ve sonraki dönemleri için Hükümetleraras klim De i ikli i Paneli Tier 1 yöntemi karbon emisyonunun hesaplanmas nda kullan lm t r. Tesis özelindeki hesaplamalar faaliyet verileri çerçevesinde enerji ihtiyac için tüketilen fosil yak tlar baz al nm t r. 9500 yat r m yap larak ayn kapasite ile çal an tesiste atmosfere sal nan toplam CO2 emisyonu de eri %26,09 oran nda azalt larak 362,87 tCO2'ye dü mü tür. Bu sonuçlar, kaynak tüketimini azaltma, çevresel etkiyi en aza indirme ve genel üretim verimlili ini iyile tirmede daha temiz üretim teknolojilerinin etkinli ini vurgulamaktad r. Ek olarak, su tüketimi ve olu an peynir alt suyunun çevre üzerindeki etkilerini azaltmak için geri dönü üm süreci için öneriler sunulmu tur

    Raphanus sativus ekstrakt n n in-vitro ve in-siliko yöntemlerle anti-diyabetik aktivitesinin ara t r lmas

    No full text
    Bu çal mada Türkiye'de özellikle Giresun'da g da olarak tüketilen Raphanus sativus L. yapraklar n n fitokimyasal analizi ve anti-diyabetik aktivitesi ara t r lm t r. Bulancak (Giresun) bölgesinden toplanan R. sativus yapraklar farkl çözgenlerle maserasyon yoluyla ekstrakte edilmi , LC-MS/MS ile fenolik bile enleri tespit edilmi , in-vitro ve in-siliko anti-diyabetik aktivitesi ara t r lm t r. Anti-diyabetik aktivite in-vitro olarak -amilaz ve -glukozidaz enzim inhibisyonlar ölçülerek belirlenmi ve in-siliko moleküler doking ile sonuçlar desteklenmi tir. LC-MS/MS analizinde 20 standart madde ara t r lm ve 12'sinin varl tespit edilmi tir. R. sativus'da bitkisel ürünlerde yayg n olarak bulunan fenolik bile iklerden gallik asit, kate in, epikate in, rezveratrol ve flavone gibi aktif bile iklere dair herhangi bir belirgin iz saptanmam t r. Test edilen standartlar aras ndan protekatekuik asit, protekatekuik aldehit, kafeik asit, vannilin, syringic asit, syringic aldehit, p-kumarik asit, salisilik asit, 4-OH benzoik asit, rozmarinik asit, rutin ve kuersetin varl saptanm t r. R. sativus ekstraktlar n n -amilaz enzimi için IC50 de eri 31,56-51,15 µg/mL aral nda tespit edilmi tir. Ligand olarak seçilen kafeik asit, kumarik asit ve rosmarinik asit farkl aminoasitler üzerinden -amilaz ile etkile mektedir. Bu etkile imler hidrojen ba , pi-lone pair ve pi-alkly ba lar ile gerçekle mi tir. -glukozidaz için IC50 de eri 28,4-49,65 µg/mL aral nda belirlenmi tir. -glukozidaza kar en etkili inhibe edici aktivite hekzan ekstrakt ile elde edilmi tir. Kafeik asit, kumarik asit ve rosmarinik asitin -glukozidaz ile etkile iminde hesaplanan inhibisyon sabitleri s ras yla 109,09 µM, 52,14 µM ve 2,85 µM olarak bulunmu tur. Bu etkile imler enzim yap s nda, aktif merkezinde ve modifikasyon bölgelerinde de i imlere neden olarak enzim aktivitesini etkilemektedir. Enzim yap s ndaki de i im fonksiyona yans makta ve karbohidrat sindiriminde aksamalara, gecikmelere neden olarak anti-hiperglisemik aktivitenin ortaya ç kmas n sa lamaktad r. Son y llarda bitkilerin diyabet tedavisindeki kullan m artmaya ba lam t r. Do ru bitkinin kullan m , ürünün bile imi, yan etkileri ve kontra-endikasyonlar da tedavi sürecini etkiledi i için bitkisel anti-diyabetik etkili ilaçlar n ara t r lmas na yönelik pek çok çal maya ihtiyaç vard r ve bu çal ma bu alanda yap lacak ara t rmalara rehber niteli i ta maktad r

    Benzotiyazol ve maleonitril içeren organik arayüzey tabakal Schottky diyotlar n elektriksel karakteristiklerinin a ba l I-V (ak m-voltaj) ölçümlerinden belirlenmesi

    No full text
    Bu çal mada, ABTAM organik bile i i spin kaplama yöntemi kullan larak p tipi Si alt plaka üzerine ince film eklinde yay larak kaplanm t r. Sonuç olarak Al/ABTAM/p-Si/Al Schottky diyotu üretilmi ve oda s cakl ortam nda diyotun ana elektriksel karakteristikleri, karanl k ve farkl ayd nlatma iddetleri alt nda yap lan I-V ölçümleri kullan larak incelenmi tir. Elektriksel parametrelerden biri olan idealite faktörü karanl k ve 100 mW/cm2 için s ras yla 2,71 ve 1,41 olarak elde edilmi tir. Bir di er elektriksel parametre olan engel yüksekli i ( ) karanl k ve 100 mW/cm2 için s ras yla 0,67 eV ve 0,76 eV sonuçlar bulunmu tur. Ayd nlatma iddetine ba l olarak idealite faktörü ve engel yüksekli inde ters orant l bir ili ki oldu u aç kt r. dealiteden sapmaya neden olan seri direnç (Rs) etkisinin de erleri Cheung ve Cheung fonksiyonlar [dV/d(lnI) ve H(I)] kullan larak ortaya koyulmu tur. Elde edilen seri direnç de erleri dV/d(lnI)-I ve H(I)-I grafiklerinin e imlerinden karanl k için s ras yla 67,84 ve 69,14 , 100 mW/cm2 için 60,93 ve 61,65 olarak bulunmu tur. Di er etkili sapma sebebi olan arayüzey durum yo unlu u (Nss) de erleri karanl k için 0,40 -Ev ve 0,62 -Ev aral nda 5,89 x 1012 eV-1cm-2'den 1,54 x 1012 eV-1cm-2'ye, 100 mW/cm2 için 4,25 x 1012 eV-1cm-2'den 3,60 x 1011 eV-1cm-2'ye çe itlenmi tir. Al/ABTAM/p-Si/Al diyotunun fotovoltaik parametrelerini gösteren aç k devre voltaj (Voc) ve k sa devre ak m (Isc) s ras yla 0,114 V ve 9,118 x 10-6 A de erleri 100 mW/cm2 ayd nlatma iddeti alt nda elde edilmi tir. Di er fotodiyot parametrelerini gösteren fotohassasiyet (S), ak m iletim mekanizmalar incelenmi tir. Al/ABTAM/p-Si/Al diyotu için sonuçlar n incelenmesinden sonra diyotun bir fotodiyot özelli i gösterdi i ve optoelektronik alan nda kullan labilece i belirgindir

    0

    full texts

    5,771

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Giresun University Institutional Repository
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇