Giresun University Institutional Repository
Not a member yet
5771 research outputs found
Sort by
Osmanl askeri matbuat ndan Zafer Gazetesi'nin transkripsiyon ve de erlendirilmesi
Askeri bir yay n olan Zafer Gazetesi Mart 1912 y l nda smail Hakk Bey taraf ndan stanbul'da haftal k ç kart lan resimli askeri gazetedir. 14 Mart 1912 tarihinde ilk say s yay mlanm t r. Gazetede siyasi, sosyal ve ekonomik yaz lar bulunmamaktad r. Daha çok askerlik mesle ine yönelik haberler ve yaz lar bulunmaktad r. Gazete mülkî ve askerî erkân n portrelerinin yan s ra, k la hayat n , do al manzaray , resmî törenleri, kara ve deniz muharebelerini, askerî teknolojinin yeniliklerini tasvîr eden foto raflar ve çizimlerle zengin bir görsel içerik sunar. Gazete özellikle mesleki konularda okuyucular n ve Osmanl askeri personelini bilgilendirmeyi amaçlam t r. Bu do rultuda yabanc eserlerden tercüme yapmak suretiyle olu turulan makalelere sayfalar nda yer verilmi tir. Trablusgarp Sava ile alakal yaz lar ve görsel malzeme bak m ndan kullan labilecek bir kaynakt r. Per embe günleri yay nlanan ve 28 say halinde ç kan gazete Balkan Harbi ile yay n kesilmi tir, özellikle askerî e itim ve askerlik mesle inin icrâ anlay na k tutmaktad r. Yerel bir yay n olmakla birlikte daha çok Osmanl ordusunun tamam na hitap etmi tir. Bu tezde gazete tan t larak, 27 say s n n Osmanl Türkçesi'nden günümüz harflerine çevirisi yap lm t r Artin Asadoryan ve Mahdumlar ile Nefaset Matbaalar nda bas lm t r. Gazete ortalama on sekiz sayfadan ibarettir. Gazetenin 16. say s ndan itibaren mesul müdürü olarak M. ükrü ismi görülmektedir
GaAs tabanl güne pillerine yüksek enerjili proton nlar n n etkileri
Bu çal mada, yüksek enerjili proton nlamas n n galyum arsenit (GaAs) bazl güne pillerine olan etkisi ara t r lm t r. Bunun için madde ile iyon etkile melerini incelemek üzere SRIM (Maddedeki yonlar n Durmas ve Menzili) simülasyon program kullan lm t r. Bu program ile GaAs güne pilleri sistematik olarak yüksek enerjili proton nlar n n de i en ak iddetlerine maruz b rak larak bir uzay radyasyon ko ullar simüle edilmi tir. Yüksek enerjili nlara maruz kalan pil yap lar ndaki hasarlar ve dolay s yla aç k devre voltaj (Voc), k sa devre ak m (Isc), doldurma faktörü (FF) gibi temel performans parametreleri üzerine olas etkileri de erlendirilmi tir. Ayr nt l simülasyon analizi yoluyla yap içerisindeki iyon durdurma ve iyon-geri tepme da l mlar , ortalama yerde i tirme gibi iyonize radyasyon etkileri tayin edilmi tir. Böylece, proton nlar n n GaAs yap s nda olu an ve fotovoltaik performans n etkileyen mekanizmalar ayd nlat lmaya çal lm t r
Holt tipi geri beslemeli derin yapay sinir a
Çarp msal nöron model yapay sinir a lar gizli tabaka birim say s na sahip olmama ve basit a yap s na sahip olma özellikleri ile literatürde s k kullan lan bir yapay sinir a d r. Holt yöntemi ise klasik zaman serisi analiz yöntemlerinden biri olmakla birlikte tek de i kenli zaman serisi analiz yöntemlerinden biridir. Bu tez çal mas nda çarp msal nöron model yapay sinir a ile Holt yönteminin geri besleme mekanizmas n kullanan yeni bir geri beslemeli derin yapay sinir a önerilmi tir. Önerilen bu yeni derin yapay sinir a modelinin e itimi Jaya optimizasyon algoritmas ile gerçekle tirilmi tir. Önerilen bu yeni derin yapay sinir a yönteminin analiz performans çe itli Borsa zaman serileri üzerinden de erlendirilerek Holt yöntemi ve literatürde iyi bilinen yapay sinir a yöntemleri ile kar la t rmalar yap lm t r. Yap lan de erlendirmelere göre önerilen yöntemin üstün öngörü sonuçlar üretti i sonucuna var lm t r
Firmaların sürdürülebilirlik faaliyetlerinin iç müşterilerinin iş tatmini üzerindeki etkisi: Bir uygulama
Rekabetin yoğun bir şekilde yaşandığı günümüz pazar ortamında işletmelerin başarısının sadece finansal performansa göre değerlendirilmesi yeterli değildir. Pazarda uzun süre varlığını devam ettirmek isteyen işletmelerin sürdürülebilirlik faaliyetlerini özümseyerek stratejiler geliştirmesi zorunluluk haline gelmiştir. Sürdürülebilirlik işletmelerin doğa, toplum ve çalışanlarına karşı çevresel, sosyal ve ekonomik sorumluluklarının bütüncül bir şekilde ele almasını ifade etmektedir. Dolayısıyla sürdürülebilirlik işletme çalışanlarının tatmin düzeylerini şekillendiren bir unsur olarak kabul edildiği için bu iki değişken arasındaki ilişkilerin incelenmesi büyük önem taşımaktadır. Buradan hareketle bu çalışmada işletmelerin sürdürülebilirlik faaliyetlerinin iç müşterilerinin iş tatmini üzerindeki etkisi incelenmiştir. Bu amaçla İstanbul ilindeki lojistik sektöründe çalışan bireylere bir anket çalışması yapılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre işletmelerin çevresel, sosyal ve ekonomik anlamda yürüttüğü sürdürülebilirlik faaliyetleri çalışanlarının iş tatminlerini pozitif yönde etkilemektedir
Üniversite öğrencilerinde dijital flört şiddetinin çocukluk çağı travmaları ve yakın ilişkilerde şiddete yönelik tutumlarla ilişkisi
Bu araştırmanın amacı, üniversite öğrencilerinde dijital flört şiddeti (DFŞ), çocukluk çağı travmaları (ÇÇT) ve yakın ilişkilerde şiddete yönelik tutumlar (YİŞYT) arasındaki ilişkiyi incelemektir. Çalışma, yaşları 18–25 arasında değişen, Giresun Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi ve Eğitim Fakültesi'nde öğrenim gören 332 lisans öğrencisi üzerinde yürütülmüştür. Veriler, Çocukluk Çağı Travmaları Ölçeği (ÇÇTÖ), Yakın İlişkilerde Şiddete Yönelik Tutum Ölçeği (YİŞYTÖ) ve Dijital Flört Şiddeti Ölçeği (DFŞÖ) aracılığıyla toplanmış; istatistiksel analizlerde korelasyon, regresyon ve farklılık testleri uygulanmıştır. Araştırma bulguları, çocukluk çağı travmaları ile dijital flört şiddeti arasında anlamlı ve pozitif bir ilişki olduğunu ortaya koymuştur. Özellikle duygusal ihmal ve istismar boyutlarının dijital şiddetle en güçlü bağlantıyı kurduğu saptanmıştır. Yakın ilişkilerde şiddeti onaylayan tutumların da dijital flört şiddetini anlamlı biçimde yordadığı bulunmuştur. Demografik değişkenler açısından; erkek öğrenciler daha çok uygulayıcı, kadın öğrenciler ise mağdur konumunda çıkmıştır. Ayrıca yaş ilerledikçe dijital şiddet puanlarının arttığı ve sosyo-ekonomik düzeyi düşük öğrencilerin daha yüksek risk taşıdığı belirlenmiştir. Buna karşın, aile eğitim düzeyi ile dijital şiddet arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır. Sonuçlar, mevcut literatürle büyük ölçüde uyumlu olmakla birlikte, özellikle duygusal ihmalin güçlü etkisinin ortaya konması ve yaş faktöründeki anlamlı farklılıklar çalışmanın özgün katkılarıdır. Dijital şiddetin önlenmesi için bireysel, kurumsal ve toplumsal düzeyde bilinçlendirme ve müdahale programlarının uygulanması önerilmektedir
Yerel (ata) tohumlarının ekoturizm tanıtımına etkisi: SWOT analizi ile Giresun örneği
Ata tohumları, ekoturizmin temel öncüllerinde bulunan sürdürülebilirlik, biyo-çeşitliliğin korunması ve bölgesel kalkınma gibi konularla doğrudan bir ilişki içindedir. Çalışmanın temel amacı, ata tohumlarının ekoturizm faaliyetleriyle entegre edilerek, ekoturizm destinasyonlarının tanıtımında ve geliştirilmesinde kullanılıp kullanılamayacağının belirlenmesini sağlamaktır. Çalışma evrenini, Giresun ili ekoturizm destinasyonları ve ata tohumu ile turizm ilişkisi konusunda uzman olan turizm kamu yöneticileri, otel yöneticileri, seyahat acentesi yöneticileri, turizm akademisyenleri, ekoturizm destinasyonu muhtarları ve yerel ata tohumu üreticileri oluşturmaktadır. Çalışma örneklemini de bu uzmanlardan oluşan 12 kişilik bir grup oluşturmaktadır. Çalışmada, swot analizi ve yüz yüze görüşme tekniği kullanılmıştır. Swot analizi ve yüz yüze görüşme tekniği kullanılarak elde edilen bulgular sonucunda; yerel (ata) tohumların korunmasına yönelik bilinçlendirme çalışmalarının yapılması, alt yapı eksikliklerinin giderilmesi, özel ve kamu kurumlarının iş birliği, turizm kapsamında tohum takas etkinlikleri, yerel ürün pazarlarının oluşturulması ve ata tohumu sergileri gibi çalışmaların gerçekleşmesi halinde Giresun ili ekoturizminin hem yerel ekonomiye katkı sağlayabileceği hem de ekoturizmin destinasyonlarının tanıtımında etkili bir unsur olabileceği sonuçlarına ulaşılmıştır. Ata tohumlarının Giresun ekoturizminde turistik talep yaratacak bir ürün olarak ön plana çıkarılmasının uygun olacağı konusunda uzmanların hemfikir olduğu belirlenmiştir
Giresun merkezdeki liselerde bulunan çiçekli bitkilerin belirlenmesi ve literatür destekli e itim ö retime olan katk lar n n tart lmas
Bu ara t rma, Giresun Merkez ilçesindeki liselerin bahçelerinin fiziksel özellikleri, ye il alan miktarlar ve çiçekli bitki çe itlili i aç s ndan de erlendirilmesini amaçlamaktad r. Çal mada, okul bahçelerinin kullan m alanlar (ye il alan, spor alan , beton zemin), estetik ve fonksiyonel durumlar , bitki türleri ve bunlar n da l m detayl bir ekilde incelenmi tir. Ara t rma, nitel ara t rma yöntemi çerçevesinde gözlem ve foto raflama teknikleri kullan larak yürütülmü tür. Elde edilen veriler, ulusal (MEB) ve uluslararas (OECD) standartlarla kar la t r larak okul bahçelerinin mevcut durumu de erlendirilmi tir. Çal ma grubunu olu turan 18 lisenin %88,9'u (16 okul) devlet, %11,1'i (2 okul) ise özel statüde faaliyet göstermektedir. Devlet liselerinde ortalama ö renci ba na dü en bahçe alan 12,50 m² iken, özel liselerde bu de er 8,66 m² olarak hesaplanm t r. Ye il alan söz konusu oldu unda ise devlet okullar n n ortalamas 4,77 m²; özel okullar n ortalamas 4,64 m²'dir. Ö renci ba na dü en ye il alan miktar aç s ndan incelendi inde, okullar n %27,8'i (5 okul) 1 m²'nin alt nda, %38,9'u (7 okul) 2 m²'nin alt nda ve %55,6's (10 okul) 3 m²'nin alt nda ye il alan sunmaktad r. Yaln zca iki okul Sosyal Bilimler Lisesi ve 125. Y l Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi %11,1'lik payla 10 m²'nin üzerinde ye il alan sa lamakta; bu iki okul tüm liselerin yaln zca %11,1'ini olu tururken, toplam ye il alan n %16,7'sine sahiptir. Bahçe alan ba lam nda ise %11,1 (2 okul) ö renci ba na 5 m²'nin alt nda bahçe alan na sahipken, %50'si (9 okul) 10 m²'nin üzerinde, yaln zca %5,6's (1 okul) 20 m²'nin üzerinde bahçe alan sunmaktad r. En geni ö renci ba na bahçe alan na sahip okul 32 m² ile 125. Y l Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi (%5,6), en dar alana sahip okullar ise 0,37 m² ile Spor Lisesi ve Güzel Sanatlar Lisesi (%11,1) olarak belirlenmi tir
A r çinko (Zn) maruziyetinin potansiyel toksik etkilerinin Allium testi kullan larak ara t r lmas
Bu çal mada, yakla k 300'den fazla enzimin kofaktörü olan çinko (Zn) eser elementinin a r dozlar n n Allium cepa L. test materyalinde te vik etti i toksisite ara t r lm t r. Toksisite fizyolojik, sitogenetik, biyokimyasal ve anatomik yönden ele al nm t r. Çimlenme yüzdesi, kök uzunlu u, a rl k kazan m , mitotik indeks (MI) yüzdesi, mikronukleus (MN) s kl , kromozomal anormallikler, malondialdehit (MDA) düzeyi, süperoksit dismutaz (SOD) ve katalaz (KAT) enzim aktiviteleri ile meristematik hücre hasarlar toksisitenin indikatörleri olarak kullan lm t r. A. cepa bulblar 1 kontrol ve 3 uygulama olacak ekilde 4 gruba ayr lm t r. Kontrol grubundaki bulblar çe me suyu, uygulama gruplar ndaki bulblar ise 35, 70 ve 140 mg/L dozlar nda Zn ile çimlendirilmi lerdir. Çimlendirme i lemi 72 saat süresince oda s cakl nda gerçekle tirilmi tir. Süre sonunda kök uçlar toplanarak, rutin preparasyon teknikleri yard m yla makroskobik-mikroskobik incelemeler ve spektrofotometrik ölçümler için haz r hale getirilmi tir. Sonuçta, Zn maruziyeti çimlenme yüzdesi, kök uzunlu u ve a rl k kazan m gibi ara t r lan fizyolojik parametrelerde anlaml (p<0,05) azalmalara neden olmu tur. Zn maruziyeti MI yüzdesini azaltarak (p<0,05), MN ve kromozomal hasar s kl n ise art rarak (p<0,05), genotoksisiteye sebep olmu tur. Zn kök ucu hücrelerinde yap kan kromozom, fragment, vagrant kromozom, köprü, kromatinin e it olmayan da l m , vokuollü nukleus ve ters kutupla ma gibi kromozomal hasarlar te vik etmi tir. Zn uygulamas biyokimyasal parametreler olan MDA düzeylerinde anlaml art lara (p<0,05), SOD ve KAT enzim aktivitelerinde ise 70 mg/L dozuna kadar anlaml art lara (p<0,05) ve 140 mg/L dozunda ise anlaml azal lara (p<0,05) neden olmu tur. Ayr ca Zn maruziyeti kök ucu meristem hücrelerinde epidermis hücre hasar , yass la m hücre çekirde i, korteks hücre hasar ve iletim doku kal nla mas belirgin olmayan iletim doku eklindeki anatomik hasarlar te vik etmi tir. Zn maruziyeti sonucunda fizyolojik, sitogenetik, biyokimyasal ve anatomik parametrelerde gözlenen tüm bu art ve azal lar n Zn dozu ile do rudan ili kili oldu u da belirlenmi tir. Sonuç olarak, organizmalar n metabolik faaliyetlerinin devam için eser miktarlarda mutlaka gerekli olan Zn elementinin, a r düzeylere ula mas halinde toksisiteye neden olabilece i tespit edilmi tir
Genç işsizlik ve eğitim ilişkisi
İşsizlik, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde sosyal ve ekonomik açıdan önemli bir olgudur. Bu kapsamda, önemli olan konulardan biri de genç işsizliğidir. Öyle ki, genç işsizliği birçok ülkede ciddi boyutlara ulaşmış ve önemli bir sorun haline gelmeye devam etmektedir. Bu sorunun çözümünde en çok öne çıkan araçlardan biri ise eğitimdir. Bu çalışmada, eğitim düzeylerinin genç işsizlik üzerindeki etkisinin araştırılması amaçlamaktadır. Bu doğrultuda, 2001-2022 yılları arasındaki veriler kullanılarak, gelişmekte olan 21 ülkede eğitim düzeyleri ve genç işsizlik arasındaki ilişki panel veri analizi yöntemiyle incelenmiştir. Elde edilen bulgular, İlköğretim ve ortaöğretim düzeyinde eğitim ile genç işsizlik arasında uzun dönemli bir ilişki bulunurken, yükseköğretim düzeyinde ise böyle bir ilişkiye rastlanmadığını göstermektedir. Ayrıca, nedensellik analizine göre, ortaöğretim ve yükseköğretimden genç işsizliğe doğru tek yönlü; ilköğretim ile genç işsizlik arasında ise çift yönlü bir nedensellik ilişkisi tespit edilmiştir
Makine ö renmesi yöntemleri ile deniz yüzeyi s cakl tahmini: Bart n uygulamas
Deniz yüzeyi s cakl , okyanus ve denizlerdeki de i imleri izlemek ve ekosistemleri de erlendirmek için oldukça önemlidir. Deniz yüzeyi s cakl tahmini, iklim de i ikli inin olas zararl etkileri ba ta olmak üzere; bal kç l k yönetimi, deniz ta mac l , turizm ve k y eridi yönetimi gibi farkl olgularda karar vericilere yol göstermektedir. Dahas , sürdürülebilir ekosistem yönetimi ve biyoçe itlili in korunmas nda etkili bir ç kt d r. Günümüzde deniz yüzeyi s cakl yapay zeka metodolojileriyle birlikte çok daha verimli bir ekilde tahmin edilebilmektedir. Bu nedenle bu çal mada örnek bir uygulama istasyonunda makine ö renimi yöntemleriyle deniz yüzeyi s cakl n n tahmin performans ve validasyonu s nanm t r. Bu çal mada, Meteoroloji Genel Müdürlü ü'nden 2014-2023 y llar aras na ait Bart n ili deniz yüzeyi s cakl na ait de erler veri seti olarak kullan lm t r. Bu çal mada kullan lan farkl makine ö renimi modelleri, performans de erlendirme kriterleri nda mukayese edilmi tir. Kar la t rma ortalama mutlak hata, kök ortalama kare hatas , ortalama yüzde hata ve medyan hata de eleriyle yap lm t r. Elde edilen sonuçlar, modellerin hedef de i kenin varyans n aç klama gücünün ve hata oranlar n n birbirinden oldukça farkl oldu unu ortaya koymu tur. Özellikle Gaussian SVM modeli, yüksek R² de eri ve dü ük hata metrikleri ile en ba ar l model olarak öne ç km t r. Sonuç olarak, elde etti imiz bulgular benzer çal malar ve uygulama alan ndaki gelecekteki çal malar için önemli ç kt lar bar nd rmaktad r