Giresun University Institutional Repository
Not a member yet
    5771 research outputs found

    Şiddet mağduru kadınların toplumsal cinsiyet ve kadına yönelik şiddet algıları

    No full text
    Bu araştırmanın amacı, şiddet mağduru kadınların toplumsal cinsiyet ve kadına yönelik şiddete ilişkin algılarını incelemektir. Bu çalışma, nitel araştırma yaklaşımı çerçevesinde Ocak–Nisan 2025 tarihleri arasında 15 kadın ile yüz yüze yürütülmüştür Veriler yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla toplanmış ve Braun ve Clarke'ın tematik analiz yöntemiyle çözümlenmiştir. Bulgular, katılımcıların bir kısmının toplumsal cinsiyet kavramını hiç bilmediğini, diğer kısmının ise kavramı cinsiyetçi roller ve eşitsizlik üzerinden tanımladığını göstermektedir. Aile içinde eşitlik çoğunlukla olumlu bir tutum olarak benimsenmesine rağmen, ev içi sorumlulukların çoğunlukla kadınlara yüklendiği tespit edilmiştir. Katılımcılar, şiddet uygulayan erkekleri genellikle psikolojik sorunlar, travmatik geçmiş ve kontrol eğilimi ile açıklarken; ideal erkek imgesini saygı, sevgi, güven ve sorumluluk paylaşımı üzerinden tanımlamıştır. Kadınların büyük çoğunluğu şiddeti hiçbir koşulda meşru görmemiş; mevcut yasal tedbirleri yetersiz bulmuş ve daha caydırıcı cezalar ile toplumsal cinsiyet eşitliği eğitimlerinin yaygınlaştırılması gerektiğini vurgulamıştır. Genel olarak araştırma, kadınların toplumsal cinsiyet ve şiddet algılarının bireysel deneyimlerden olduğu kadar ataerkil toplumsal yapılardan da etkilendiğini ortaya koymaktadır

    Gregoryan Kıpçak Türkçesi ve Kazak Türkçesindeki kök fiillerin karşılaştırılması

    No full text
    Gregoryan Kıpçak Türkçesi, 16.-17. yüzyıllarda Ukrayna, Lehistan, Romanya, Moldovya ve Kırım bölgelerinde yaşayan Hristiyan Kıpçakların yazı dilidir. Türkler, tarih boyunca Ermeniler ile çeşitli kültürel ilişkilerde bulunmuş ve nihayetinde bazı Kıpçak grupları Ermenilerin dini olan Hristiyanlığın Gregoryan mezhebini benimsemiştir. Gregoryan Kıpçak Türkçesi ile yazılan eserler, Hristiyanlık ve özelde Gregoryanlık mezhebi çerçevesinde oluşmuştur. Bu eserler, dinî söz varlığı açısından oldukça kıymetlidir. Gregoryan Kıpçak Türkçesi ile yazılan eserler üzerinde Türkiye'de ve yurt dışında son yıllarda çeşitli çalışmalar yapılmıştır. Bu tezde, Gregoryan Kıpçak Türkçesi ile yazılan Töre Bitigi, Algış Bitigi, Tevrat tercümeleri, İncil tercümeleri, sözlükler ve vakayinamelerde kullanılan kök filler tespit edilmiş, tespit edilen söz varlığı Kazak Türkçesi ile karşılaştırılmıştır. Yapılan karşılaştırmada Gregoryan Kıpçak Türkçesi ile Kazak Türkçesi arasında kök fiiller açısından benzerlikler ve farklılıklar tespit edilmiştir. Çalışmamızın korpusu (konu külliyatı), Garkavets'in yayınları esas alınarak oluşturulmuş; Türkiye'de ve yurt dışında yayımlanan Kazak Türkçesi sözlükleri karşılaştırmada kullanılmıştır

    Önlenebilir felaketlerde sismik deprem analizleri: Saraydüzü örne i

    No full text
    Türkiye, aktif tektonik ku aklar üzerinde yer almas nedeniyle yüksek düzeyde sismik risk ta yan ülkelerden biridir. Bu ba lamda, depremlerin etkilerini azaltmaya yönelik çal malar büyük önem arz etmektedir. Bu tez çal mas nda, Kuzey Anadolu Fay Zonu'na yak n konumda bulunan Sinop ili Saraydüzü ilçesi özelinde, yerle im yerinin jeoteknik özellikleri, mevcut yap sto unun durumu ve tarihsel deprem kay tlar detayl biçimde incelenmi tir. Analiz sürecinde, sismik tehlike analizi, zemin s n fland rmas (Vs(30) yöntemi), yap envanteri de erlendirmesi ve özellikle deprem senaryolar n n modellenmesi amac yla ELER v3.0 (Earthquake Loss Estimation Routine) yaz l m ile Erdik ve Eren (1983) taraf ndan önerilen, Türkiye ko ullar na özgü geli tirilmi ampirik azal m ba nt s kullan lm t r. Elde edilen bulgular, orta ölçekli yerle im yerlerinin de büyük ehirler kadar sismik tehlike alt nda oldu unu ortaya koymakta, bu tür bölgeler için haz rl k çal malar n n önemine dikkat çekmektedir. Saraydüzü özelinde haz rlanan analizlerin, benzer özellikler ta yan di er yerle im alanlar için de örnek te kil edece i ve Türkiye'nin depremle mücadele politikalar na yerel ölçekte destek sa layaca dü ünülmektedir

    Kadınların iş gücüne katılımı ve boşanma ilişkisi

    No full text
    Bu çalışma, kadınların iş gücüne katılımı ile kaba boşanma hızı arasındaki ilişkiyi araştırmayı amaçlamaktadır. Kadınların ekonomik faaliyetlere katılımının artması, yalnızca iş gücü piyasasında değil, aynı zamanda kaba boşanma hızında da değişikliğe yol açmaktadır. Bu kapsamda, 2008-2022 yılları arasındaki verilere dayanarak, Türkiye'nin 26 alt bölgesinde kadınların iş gücüne katılım oranı ile kaba boşanma hızı arasındaki ilişki panel veri analizi yöntemiyle incelenmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgular, kaba boşanma hızındaki artış ile kadınların ilköğretim düzeyinde okullaşma oranlarındaki artışın, kadınların iş gücüne katılımı üzerinde pozitif ve anlamlı bir etkisi olduğunu göstermektedir. Sonuç olarak, söz konusu değişkenlerin kadınların iş gücüne katılımı üzerinde anlamlı ve belirleyici bir etki oluşturduğu saptanmıştır. Kadınların eğitim düzeyindeki artış ve boşanma oranlarındaki artış, kadınların iş gücüne katılımını pozitif yönde etkilemektedir

    Su kalitesi öngörüsü için yeni bir derin tekrarlayan yapay sinir a

    No full text
    Yapay zeka (AI) ve makine ö renimi (ML) modelleri, do rusal olmayan verilerin modellenmesinde kullan labilmektedir. Bu tekniklerin uygulanmas a amas nda kullan lan çoklu katmanlar modellerin farkl alanlarda uygulanabilirli ine olanak sa lamaktad r. AI teknikleri son y llarda çevresel ve hidrolojik çal malarda özellikle de su kalitesinin modellenmesinde ve tahmininde ara t rmac lara çe itli avantajlar sa lamaktad r. Yüzey suyu kalitesini analiz etmek için farkl AI modellerinin kullan lmas , su kalitesi parametrelerini ve su kalite indeksinin (WQI) tahmininde etkili olmaktad r. Bu çal mada tatl su kaynaklar nda su kalitesi öngörüsü için yeni bir derin tekrarlayan yapay sinir a n n uygulamas s nanm t r. Örnek uygulama için Gelevera Deresi'nden (Giresun) seçilen sekiz istasyondan bir y l boyunca ayl k periyotlar halinde toplanan veriler kullan lm t r. Su kalitesinin belirlenmesi ve kirlilik kaynaklar n n su üzerindeki etkisini tespit etmek amac yla sekiz de i ken izlenmi tir. Geleneksel de erlendirme için Pearson Korelasyon ndeksi (PCI), Temel Bile en Analizi (PCA) ve Hiyerar ik Küme Analizi (HCA) uygulanm t r. Ayr ca, sular n kalite durumunu belirlemek için iki farkl su kalite indeksi (WQI) kullan lm t r. Bu çal mada yenilikçi de erlendirmede WQI'nin yapay sinir a lar yla (YSA) öngörüsü s nanm t r. Bu kapsamda s k kullan lan makine ö renme algoritmalar n n yan nda literatüre yeni sunulan Çarp msal Geçitli Geri Beslemeli Derin (MGRU) YSA kullan lm t r. Çal mada su kalitesini belirlemek için daha az de i ken kullan lan bir yakla m benimsenmi ve eksik veri sorununu çözmek amac yla bootstrap yöntemiyle veri seti 96 birimden 3064 birime geni letilmi tir. Bunun yan s ra, modelimiz e zamanl olarak iki farkl su kalite indeksinin tahminini ba ar yla gerçekle tirmi tir. Bu çal ma, su kalitesi tahmininde daha az de i kenle yüksek do ruluk sa layarak verimli, pratik ve ye il tabanl bir yakla m sunmu tur. Eksik veri sorununu çözmek için bootstrap yöntemiyle veri seti geni letilmi ve ML modellerinin performans art r lm t r. Elde edilen bulgular, su kalitesi öngörüsü için AI tabanl yöntemlerin etkinli ini göstererek sürdürülebilir su yönetimi ve çevre politikalar na katk sa lamaktad r. Bu çal ma, Yüksekö retim Kurulu (YÖK) 100/2000 Doktora Bursu Program kapsam nda desteklenmi tir

    Göçmen lise öğrencilerinin sosyal medya bağımlılığı ile benlik saygıları arasındaki ilişkinin incelenmesi /

    No full text
    Bu çalışmanın amacı, göçmen öğrenciler arasında sosyal medya bağımlılığı ve benlik saygısı düzeylerinin demografik özelliklere göre nasıl değiştiğini değerlendirmektir. Başlangıçta, veri analizi aşamasında, her kategorik değişken incelenmiş ve bu kategorilerdeki kişi sayısı doğrulanmıştır. Bu doğrulamanın ardından, belirli kategoriler birleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubu, 2023-2024 eğitim öğretim yılı güz döneminde Malatya ili merkez ilçelerinde bulunan devlet okulları içerisinden amaçlı örnekleme stratejilerinden türetilen kolayda örnekleme yöntemi ile oluşturulmuştur. Veri toplama süreci 350 öğrenciyi kapsamıştır; ancak 13 veri noktası eksik bilgi, yanlışlıklar ve eksik yanıtlar nedeniyle istatistiksel analizden çıkarılmış ve 337 veri noktasına dayalı istatistiksel bulgular elde edilmiştir. Araştırmanın veri toplama aracı olarak kişisel bilgi formu, Sosyal Medya Bağımlılık Ölçeği ve Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği kullanılmıştır. Araştırma verilerinin istatistiksel analizleri Windows için Statistical Package for Social Sciences (SPSS), sürüm 22 kullanılarak gerçekleştirildi. Bu araştırma kapsamında Sosyal Medya Bağımlılık Ölçeği alt boyutlarından ve Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği alt boyutlarından elde edilen puanların göçmen öğrenciler arasında kategorik değişkenlere dayalı olarak farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek amacıyla Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) ve bağımsız gruplar t testi yapılmıştır. Çalışmanın üçüncü alt probleminin incelenmesinde öğrencilerin sosyal medya bağımlılığı puanları ile benlik saygısıları arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla korelasyon testi kullanılmıştır. Gerçekleştirilen araştırma sonucunda; göçmen öğrencilerin sosyal medya bağımlılık düzeylerinin gelir düzeylerine, sosyal medyada geçirilen süreye, sosyal medyayı kontrol etme sıklığına, kullandıkları sosyal medya platformlarına, anne eğitim düzeylerine göre anlamlı şekilde farklılaştığı belirlenmiştir. Göçmen öğrencilerin benlik saygısı düzeyleri üzerindeki inceleme sonuçlarına göre; öğrencilerin benlik saygısı düzeylerinin cinsiyetlerine, kardeş sayılarına, yaşadıkları yerleşim yerine, gelir düzeylerine, anne eğitim düzeyine göre anlamlı şekilde farklılaştığı belirlenmiştir. Ayrıca göçmen öğrencilerin sosyal medya bağımlılık düzeyleri ile benlik saygısı düzeyleri arasında pozitif yönlü ve orta düzeye yakın ve anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Buda göçmen öğrencilerin sosyal bağımlılık düzeyleri arttıkça benlik saygısı düzeylerinin de aynı yönlü olarak artış gösterdiği şeklinde yorumlanabilir. Elde edilen sonuçlarla ilgili literatür destekli tartışma bölümü yapılmış ve araştırmacılara öneriler sunulmuştur

    Gerçekçi matematik e itimi ve geogebra ile yap lan veri i leme ö renme alan ö retiminin incelenmesi

    No full text
    Bu ara t rma, 5. s n f ö rencilerinin Gerçekçi Matematik E itimi (GME) ve dinamik matematik yaz l m GeoGebra kullan larak yürütülen veri i leme ö renme alan ö retimine ili kin ö renme süreçlerini incelemeyi amaçlamaktad r. Ara t rma grubunu, 2023-2024 e itim ö retim y l nda bir devlet okulunda 5. s n fta ö renim gören 12 ö rencisi olu turmaktad r. Ara t rmada karma yöntem deseni (iç içe karma yöntem) kullan lm t r; nitel veriler ana deseni olu tururken, nicel veriler destekleyici bir rol üstlenmi tir. Veri toplama araçlar aras nda alt hikâye ve dinamik materyallere ba l haz rlanan çal ma yapraklar , ö rencilerin haz rlad hikâyeler, dinamik materyaller ve çal ma yapraklar , yar yap land r lm görü me formlar ve veri i leme ba ar testi yer almaktad r. Elde edilen nitel veriler içerik ve betimsel analiz yöntemiyle, nicel veriler nicel veri analizi yöntemiyle analiz edilmi tir. Bulgular, ö rencilerin sunulan gerçekçi ya am problemlerini matematikle tirebildiklerini ve GeoGebra'n n dinamik ve görselle tirme özelliklerinin ö renme sürecine önemli fayda sa lad n göstermektedir. Ö rencilerin kendi dinamik materyallerini olu turabildikleri, ayr ca yap lan görü melerde GME ve GeoGebra kullan m n n veri i leme ö renme alan nda daha iyi bir ö renme sa lad ve ö rencilerin genellemelere ula abildikleri belirlenmi tir. Veri i leme ba ar testi sonuçlar da nitel bulgular desteklemektedir. Sonuç olarak, veri i leme ö renme alan n GME ve GeoGebra ile ö retiminin 5. s n f ö rencilerinin matematik ba ar lar n art rd sonucuna ula lm t r. GME ve GeoGebra'n n farkl s n f düzeylerindeki veri i leme ö renme alan kazan mlar n n ö retiminde nas l kullan labilece i üzerine yeni ara t rmalar yap lmas önerilmektedir

    Kişisel bakım ürünlerinde yeşil marka güveninin yeşil marka sadakati üzerine etkisi: İstanbul ilinde bir uygulama

    No full text
    Günümüz bilinçli tüketicileri artık alışveriş yaparken ürünün işlevselliğiyle değil ürünle ilgili tüm süreçleri göz önünde bulundurarak karar vermektedirler. Bu durum işletmelerin sürdürülebilirlik faaliyetleri kapsamında yeni stratejik bakış açılarını ortaya çıkarmıştır. Bunlardan biri olan yeşil pazarlama anlayışı ürünün üreticiden tüketiciye ulaştırılmasındaki tüm aşamalarda doğaya ve canlılara en az zarar verecek şekilde hareket edilmesini savunmaktadır. Özellikle günlük hayatımızın ayrılmaz bir parçası olan sektörlerde yeşil pazarlama anlayışı daha fazla öne çıkmaktadır. Bunlardan biri de büyük bir pazar payına sahip olan kişisel bakım ürünleri sektörüdür. Tüketiciler kişisel bakım ürünleri satın alırken sürdürülebilirliğe önem veren ve doğa dostu olanları tercih etmektedirler. Buradan hareketle bu çalışmada kişisel bakım ürünleri pazarında tüketicilerin yeşil ürün satın alma davranışları, niyetleri, yeşil markalara ilişkin güven ve sadakat düzeyleri arasındaki ilişkiler ele alınmıştır. Özellikle yeşil marka güveninin yeşil marka sadakati üzerindeki etkisi İstanbul ilinde yaşayan tüketiciler üzerinde bir anket çalışması yapılarak incelenmiştir. Analiz sonuçlarına göre kişisel bakım ürünlerine ilişkin yeşil marka güveni yeşil marka sadakatini pozitif yönde etkilemektedir

    Soğuk savaş sonrası japonya'nın realist dış politikaya dönüşü

    No full text
    Bu tez, Japon pasifizminin evrimini felsefi, kültürel, tarihsel ve politik-ekonomik boyutları kapsayan çok boyutlu bir bakış açısıyla araştırmaktadır. Japonya'nın şiddeti kullanmayan benzersiz dış politika anlayışının, kültürel normlar, anayasal sınırlamalar ve uluslararası etkinin karışım potasında eritilerek, evrimleşmesini incelemektedir. II. Dünya Savaşı'ndan sonra Japonya, Amerikan işgal politikalarından etkilenen, ancak yalnızca onlar tarafından dikte edilmeyen Anayasası'nın 9. Maddesi aracılığıyla pasifizmi kurumsallaştırmıştır. İşgal döneminde Başbakan Yoshida Shigeru tarafından ortaya atılan, askeri angajmandan ziyade ekonomik büyümeyi vurgulayan Yoshida Doktrini aracılığıyla Soğuk Savaş boyunca pasifist dış politikasını sürdürmüştür. Soğuk Savaştan sonra da hukuken pasifist kalmasına rağmen, Japon liderler jeopolitik değişimler, ekonomik durgunluk ve özellikle Çin ve Kuzey Kore gibi bölgesel tehditlerden sebebiyle pasifizmin geçerliliğini kaybettiğini öne sürmektedir. Bu sebeple Japonya, kademeli bir şekilde gerçekçi realist politikalara doğru geçiş yapmaktadır. Japonya'nın BM barışı koruma faaliyetlerine katılımı ve daha sonra Irak ve Afganistan'daki ABD liderliğindeki misyonları, pasifist fikir birliğinin yavaş yavaş aşındığına yönelik ilk işaretler olmuştur. Şahin liderler altında yürütülen yasal reformlar, artan savunma bütçeleri ve 9. Madde'nin yeniden yorumlanması da bu değişimi açıklamaktadır. Çin'in askeri genişlemesi, Tayvan ve Senkaku Adaları üzerindeki anlaşmazlıklar, çözülmemiş tarihi gerginlikler ile birleşince, Japonya'nın güvenlik duruşunu yeniden değerlendirmesini yoğunlaştırmıştır. Aynı zamanda, Junichiro Koizumi ve Shinzo Abe gibi şahin liderlerin iç siyasette güçlü olması, Japonya'nın stratejik dönüşüm fikrini güçlendirmiştir. Soğuk Savaş'tan sonra, dış politikayı yönlendiren Ulusal Savunma Programı Rehberleri'nin (USPR), sıklıkla yenilenmesi, %1 savunma bütçesi kuralının ortadan kalkması değişimin sadece ufak örneklerindendir. Bu çalışma, şiddeti dış politikasında araç olarak değerlendirmeyen devletlerin, hangi koşullar ve gelişmeler ışığında şiddet araçlarına yönelmek zorunda kaldığını ve bunu hangi şartlar neticesinde uyguladığını ortaya koyan bir çalışmadır. Çalışma, Japonya'daki pasifizmin derinden yerleşmiş olsa da değişmez olmadığı sonucuna varmaktadır

    Sivas Ziya Bey Yazma Eser Kütüphanesi'ndeki 15536 No'lu Kur'an-ı Kerim'in tezhip sanatı açısından incelenmesi

    No full text
    Ülkemizde hatırı sayılı yazma eser kütüphanelerinden biri olan Ziya Bey Yazma Eser Kütüphanesi envanterinde bulunan 15536 No'lu Kur'an-ı Kerim yazmasının tezhipleri, araştırma konumuz olarak seçilmiştir. "Sivas Ziya Bey Yazma Eser Kütüphanesi'ndeki 15536 No'lu Kur'an-ı Kerim'in Tezhip Sanatı Açısından İncelenmesi" olarak belirlediğimiz tez çalışması, hem teorik bilgileri hem de tüm desen çizimlerini pratiğe dökerek hazırlanmış, giriş bölümünü takip eden üç ayrı bölümden oluşturulmuştur. Birinci bölümde araştırmanın önemi, amacı, kapsamı ve yöntemi hakkında bilgilendirme yapılmıştır. İkinci bölümde tezhip sanatı ve uygulama teknikleri, tezhibin uygulandığı alanlar, Türk tezhip sanatının tarihsel gelişimi ile tezhip sanatının kullanım alanlarından ve tezhip sanatının motiflerinden bahsedilmiştir. Üçüncü bölümde ise 15536 No'lu Kur'an-ı Kerim yazmasının genel değerlendirmesi yapılmıştır. Değerlendirme kısmı olan dördüncü bölümde ise 15536 No'lu yazmamızın orijinal sayfa fotoğrafları ile birlikte eserin tüm tezyinatına ve desen çizimlerine yer verilmiştir. Çalışmamız, sonuç ve bibliyografya bölümleriyle son bulmuştur

    0

    full texts

    5,771

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Giresun University Institutional Repository
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇