Giresun University Institutional Repository
Not a member yet
5771 research outputs found
Sort by
Vakıf müessesesi ve Adıyaman vakıf eserleri
Vakıf müessesesi, bir medeniyetin yansıması olarak, menfaati ibadullaha ait olan, yani Allah'ın mülkü sayılan bir sistemdir. Temlik ve temellükten bağımsız olarak, tüm insanlığın mutluluğunu hedefleyen, tarih boyunca süren yardımlaşma ve dayanışma duygusunun kurumsallaşmış biçimidir. Ortaya konulan bu çalışmanın amacı öncelikle Adıyaman'ın yardımlaşma ve dayanışma duygusunun kültürel geçmişine katkıda bulunmak ve sonrasında bu bölgenin zengin tarihi değerlerinden olan vakıf medeniyetinin faaliyetlerine dikkat çekmek olacaktır. Ortaya konulan çalışmanın bu alanda yapılan araştırmalara farklı bir bakış açısı getireceği düşünülmektedir. Tezin hazırlık aşamasında, bölgedeki vakıflar ile ilgili literatür taranarak vakıflar ve faaliyetleri incelenmiştir. Tezin muhteviyatında vakfın tanımı yapılarak vakfın tarihsel ve hukuki gelişimi ifade edilmiştir. Vakıf müessesesinin gördüğü hizmetler ve sosyal siyasete ilişkin işlevleri açıklanıp, Osmanlı ve Cumhuriyet Dönemi vakıf çeşitleri ayrıntılı izah edilmiştir. Bahse konu dönemlerde Adıyaman ve ilçelerindeki vakıf müesseseleri de geniş kapsamıyla araştırmamızda yer verilmiştir. Son olarak Adıyaman tarihinde yer alan vakıf müesseseleri hakkında tek tek bilgi verilmiş, vakıflarla ilgili mevzuat açıklanmış ve vakfın yarar ve sakıncaları izah edilmiştir
So utmal PV paneller ile elektrik temini sistemi
Güne , tükenmez ve sürdürülebilir bir yenilenebilir enerji kayna d r. Elektrik temini gibi temel ihtiyaçlar n kar lanmas nda güne enerjisinden yararlanmak, geli tirilen çe itli teknolojiler sayesinde mümkün hale gelmi tir. Fotovoltaik (PV) paneller, güne n do rudan elektri e dönü türen sistemler olup, performanslar panel s cakl ve güne n m iddeti gibi faktörlerden önemli ölçüde etkilenmektedir. PV panellerin verimli çal abilmesi için panel s cakl n n dü ük, üzerine dü en güne n m iddetinin ise yüksek olmas gerekmektedir. Güne n m iddeti, panellerin do rudan güne e yönlendirilmesiyle optimize edilebilmektedir. Bu çal mada, PV panellerin elektriksel performans na etki eden panel çal ma s cakl , panel e im aç s ve rüzgâr h z gibi faktörlerin incelenmesi amaçlanmaktad r. Panel verimine etki eden parametreler elektriksel güçteki etkileri de erlendirilmi tir
İki yıllık eğitim enstitüleri (1974-1982)
Osmanlı Devleti'nden miras kalan ilkokula öğretmen yetiştirme işi, Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren hız kazanmış, 1973 yılına gelindiğinde yeni bir dönüm noktasına gelmiştir. "İki Yıllık Eğitim Enstitüleri (1974-1982)" adlı bu çalışmada iki yıllık Eğitim Enstitülerinin tarihçesi, eğitim-öğretim faaliyetleri incelenerek, 1974-1982 yılları arasında, ilk kez ilkokul öğretmeni olacakların yükseköğretim seviyesinde eğitim görmesinin, öğretmen yetiştirmeye katkılarının ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Bu çalışma, Türkiye'de 1974-1982 yılları arasında sınıf öğretmeni yetiştiren iki yıllık Eğitim Enstitülerini kapsamaktadır. Bu araştırmada, iki yıllık Eğitim Enstitülerinin, yapısını, eğitim uygulamalarını yansıtan dokümanları incelemek için tarihsel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Millî Eğitim Temel Kanunu 43. Maddesi gereğince 1974-1975 öğretim yılında ilkokul öğretmeni yetiştirmek üzere "iki yıllık Eğitim Enstitüleri" açılmıştır. Millî Eğitim Bakanlığına bağlı olarak açılan bu enstitüler 1982 yılında "eğitim yüksekokulu" adı ile Yükseköğretim Kurulu'na bağlanmıştır. Türkiye'de yaşanan anarşik olaylar ve kısa dönemli hükûmetlerin öğretmen yetiştirme ile ilgili kararları bu enstitüler için planlanan hedeflerin gerçekleştirilmesini zorlaştırmıştır. Bu dönemde ilkokul öğretmeni ilk kez yükseköğrenim seviyesinde eğitim alarak yetiştirilmiştir
Elaz Alpgut bölgesinde bir çat ges projesinin ad mlar ve hesaplamalar
Hayata geçirilmi olan Elaz ili, Alpavut bölgesinde çat ges sisteminin da t m irketine ba vurusu, hesaplamalar ve tüm süreçlerini takip eden mühendislik dan man firmas ndan al nan veriler haricinde çal maya farkl l k katan; PVsyst uygulamas ile simülasyonu ve SPO analizi yap l p elde edilen sonuçlar n NetEco ad verilen veri toplama sistemden al nan reel veriler ile analiz sonuçlar kar la t r lm olup sonuçlara göre 1.564.461,00 kWh enerji üretilebilece ine ula lm t r. Enerji verimleri kar la t r ld nda %27 lik bir fark elde edilmi tir. Ek olarak SPO analizi ile 2031 y l na kadar projeye ait elde edilen Excel raporu sonucunda; sistemin ömrü boyunca panel veriminde bir dü ü oldu u, santralin üretece i enerji miktar n n n m miktar art ile artaca bilgisini verir. Analiz tablosundan; gerçekle en/simülasyon oran n n 0,732 olup 1'e yak n oldu una bu sebeple beklenen verimle çal t na ula l r
Ortaokul 5. s n f "insan ve çevre ili kisi" konusuna yönelik haz rlanan E STEM etkinliklerinin etkilili inin de erlendirilmesi
Bu çal man n amac ortaokul 5. s n f " nsan ve Çevre li kisi" konusuna yönelik geli tirilen E STEM etkinliklerinin ö rencilerin ba ar ve çevre tutumlar na etkisi ile E STEM etkinlikleri hakk ndaki ö renci görü lerini belirlemektir. Çal mada çoklu yöntem kullan lm t r. Ara t rman n nicel bölümü, basit deneysel ara t rma (pre-experimental reseach) desenine göre, nitel bölüm ise program n etkilerini de erlendiren durum çal mas yöntemine göre gerçekle tirilmi tir. Ara t rma 2022-2023 e itim- ö retim y l bahar yar y l nda Giresun ili Bulancak ilçesinde yer alan bir devlet okulunun be inci s n f nda ö renim gören 25 ö renci ile gerçekle tirilmi tir. Ara t rman n çal ma grubu kolay ula labilir örnekleme yöntemine göre belirlenmi tir. Ara t rmada veri toplama arac olarak ba ar testi, çevre tutum ölçe i ve yans t c günlükler kullan lm t r. Ba ar testinden elde edilen veriler tekrarl ölçümler için ANOVA ile analiz edilmi tir. Tutum ölçe inden elde edilen veriler ba ml t testi ile analiz edilmi tir. Yans t c günlüklerden elde edilen nitel veriler ise içerik analizi ile çözümlenmi tir. Ara t rman n sonuçlar na göre, E STEM etkinliklerinin ö rencilerin ba ar lar n artt rmada ve kal c l sa lamada etkili oldu u, çevre tutumunu de i tirmede anlaml bir farkl l k olu turmad görülmü tür. Bunun yan s ra yans t c günlüklerden elde edilen sonuçlara göre de ö rencilerin E STEM etkinlikleri hakk nda genel olarak olumlu yönde ve E STEM etkinliklerinin ö retici oldu u yönünde görü bildirmi lerdir. Ara t rman n sonuçlar dikkate al nd nda u öneriler yap labilir: (1) Ara t rma kapsam nda geli tirilen E STEM etkinlikleri ba ka ara t rmac lar ve ö retmenler taraf ndan kullan labilir. (2) Çevre e itiminde E STEM etkinliklerinin kullan ld daha uzun süreli çal malar planlanarak ö rencilerin çevre tutumuna etkisi ara t r labilir
ungsten-183 ve kromyum-52 izotoplar n n (n,2n) reaksiyonlar yla üretiminin tesir kesiti için makine ö renimi tahminleri
Nükleer teknolojide önemli rol oynayan Tungsten-183 ve Kromyum-52 izotoplar n n reaksiyon tesir kesitlerinin (bir nükleer reaksiyonun gerçekle me olas l n gösteren fiziksel büyüklük) do ru belirlenmesi, nükleer reaktör tasar m , radyasyon z rhlama ve nötron transport hesaplamalar gibi alanlarda kritik öneme sahiptir. Çal mada, mevcut deneysel veriler kullan larak çe itli makine ö renimi algoritmalar e itilmi ve test edilmi tir. Kullan lan yöntemler aras nda Kübist, Destek Vektör Regresyonu, A r Gradyan Art rma, Rastgele Orman, Bayesçi Düzenlenmi Sinir A lar yer almaktad r. Sonuçlar iyile tirmek amac yla, tesir kesiti tahminlerinde kullan lan de i kenlere özellik (feature) mühendisli i yöntemi uygulanm t r. Elde edilen sonuçlar, makine ö renimi yöntemlerinin 183W ve 52Cr izotoplar n n (n, 2n) reaksiyon (bir çekirde in bir nötron (n) ile çarp mas sonucunda iki nötron (2n) yay nlamas ) tesir kesitlerini tahmin etmede ba ar l oldu unu göstermi tir. Özellikle deneysel verilerin mevcut olmad enerji aral klar nda, bu yöntemler rezonanslar yakalamada ve güvenilir tahminler yapmada etkili olmu tur. En iyi tahminler, BRNN, XGBoost, RF ve Kübist yöntemleriyle elde edilmi tir. Ayr ca, makine ö renimi yakla m n n, karma k fiziksel formülasyonlarla u ra madan h zl ve do ru sonuçlar elde etmek için alternatif bir yol sundu u gözlemlenmi tir. Bu çal ma, makine ö renimi tekniklerinin nükleer veri analizinde ve sentezinde kullan labilirli ini göstererek, nükleer ara t rma ve uygulamalarda yeni bir perspektif sunmaktad r. Elde edilen bulgular, nükleer veri tabanlar n n geli tirilmesine ve nükleer reaksiyon mekanizmalar n n daha iyi anla lmas na katk sa layacak niteliktedir
Antrasen - imin türevi arayüzey tabakal au/n-si schottky diyotlar n a ba l ak m-gerilim (I-V) karakteristiklerinin ara t r lmas
Bu tez çal mas nda, Antrasen-imin türevi AA-AMB organik bile i i sentezlendi ve spin kaplama metodu ile n-Si altta üzerinde ince film olarak kaplanm t r. Alt n (Au) metali, hem do rultucu hem de omik kontak olarak termal buharla t rma metodu ile kapland . Au/AA-AMB/n-Si/Au yap s nda Schottky diyotlar üretilmi tir. Üretilen diyotlar n karakteristikleri ve parametreleri, karanl kta ve farkl k iddetlerinde ak m-voltaj (I-V) metodu ile ara t r lm t r. Gaussian 09 W üzerinde DFT/B3LYP/6-311G(d,p) yöntemi kullan larak AA-AMB organik bile i inin dielektrik sabiti ve enerji bant aral n n s ras yla 3,46 ve 3,124 eV oldu unu belirlenmi tir. Karanl k I-V ölçümlerinden do rultma oran (RR) 2205 olarak bulunmu tur. Karanl kta ideallik faktörü (n), engel yüksekli i ( _b) ve doyma ak m (I_0) de erleri 1,96, 0,810 eV ve 43,8 nA olarak 100 mW/cm2 k iddetinde ise 1,03, 0,891 eV ve 1,97 nA olarak hesaplanm t r. Farkl k iddetlerinde ters beslem ak mlar n n art üretilen diyotun a duyarl oldu unu ve fotodiyot olarak kullan labilece ini gösterdi. Farkl k iddetlerinde düz beslem ak mlar n n davran fotovoltaik davran göstermi tir. Aç k devre voltaj (V_oc) ve k sa devre ak m (I_sc) gibi fotovoltaik parametreler ise 20 mW/cm2 ve 100 mW/cm2 k iddetlerinde s ras yla 0,22 V, 21,53 A ve 0,17 V, 31,74 A olarak belirlendi. Fotodiyotun, fotohassasiyeti (S), fototepkiselli i (R), spesifik dedektivite (D^*) ve do rusal dinamik aral (LDR) ters voltaj ve k iddeti ile de i ti. I k iddeti artt kça görüntü sensörleri için önemli bir özellik olan do rusal dinamik aral n (LDR) da artt bulundu (20 ve 100 mW/cm2 için 35,66 dB ve 50,83 dB)
Pozitif genç gelişim temelli müdahale programının lise öğrencilerinin öz düzenleme ve yaşam becerilerine etkisi
Bu çalışma, pozitif genç gelişim temelli yaşam becerilerinden oluşan müdahale programının, lise öğrencilerinin öz düzenleme ve yaşam becerilerine etkisini incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmada karma açıklayıcı sıralı desen kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutu öntest-sontest-izleme testinden oluşan eşleştirilmiş seçkisiz desen; nitel boyutu tekli durum çalışması ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubu, Giresun il merkezinde bulunan bir devlet okulunun on birinci sınıf öğrencilerinden oluşmaktadır. Deney ve kontrol grupları yaşam becerileri düzeyleri, not ortalamaları ve cinsiyet değişkenleri üzerinden seçkisiz bir şekilde eşleştirilmiştir. Araştırmacı tarafından hazırlanan Pozitif Genç Gelişim Temelli Müdahale Programı 9 oturum olarak deney grubuna uygulanmıştır. Kontrol grubuna, bir müdahale de bulunulmamıştır. Araştırmanın, nicel boyutunda Ergenler için Öz Düzenleme Ölçeği ve Yaşam Becerileri Ölçeği kullanılmıştır. Nitel boyutunda ise, araştırmacı tarafından hazırlanan Öğrenci, Öğretmen ve Ebeveyn Görüşme Formu kullanılmıştır. Deney ve kontrol gruplarının müdahale öncesi ön analizi Bağımsız Örneklem t Testi, programın deney ve kontrol gruplarının öz düzenleme ve yaşam becerileri üzerindeki etkisi Kovaryans Analizi (ANCOVA), deney grubunun öz düzenleme ve yaşam becerileri üzerindeki etkisi Tekrarlı Ölçümler Varyans Analizi (ANOVA) ile analiz edilmiştir. Deney grubuna ilişkin değerlendirmeler, Betimsel Analiz ile elde edilmiştir. Araştırmadan elde edilen nicel bulgulara göre, deney ve kontrol grubu öğrencileri arasında öz düzenleme ve yaşam becerileri üzerinde anlamlı bir fark bulunmadığı; deney grubu öğrencilerinin öz düzenleme ve yaşam becerileri üzerinde zaman faktörüne bağlı anlamlı bir fark bulunduğu saptanmıştır. Deney grubu öğrencilerinden elde edilen nitel bulgulara göre, öz düzenleme becerisi boyutunda sorumluluk, bireysel hedef yönelimi, çabaya yönelik öğrenme davranışları, yaşam alanı düzenleme, dikkat ve odaklanma becerileri; program kapsamındaki yaşam becerilerini geliştirdikleri saptanmıştır
Çok kriterli karar verme yöntemleri ile Borsa İstanbul'a kote teknoloji şirketlerinin finansal performans analizi
Teknoloji sektörü, bilgiye dayalı büyüme, yenilikçilik ve verimlilik artışının bir ülke ekonomisi içindeki temel itici güçlerinden biri olarak öne çıkmaktadır. Bu bağlamda, teknoloji şirketlerinin finansal performansının titizlikle ve çok boyutlu olarak ölçülmesi; yatırımcı güveninin artırılması, sermaye tahsisinin etkinleştirilmesi ve yönetsel kararların sağlıklı biçimde yönlendirilmesi açısından kritik bir öneme sahiptir. Böyle bir değerlendirme, aynı zamanda yenilikçi girişimlerin sürdürülebilir büyümeye dönüşmesine ve ulusal rekabet gücünün güçlendirilmesine doğrudan katkı sağlamaktadır. Bu bilgiler çerçevesinde bu tez çalışmasının amacı, Borsa İstanbul'da işlem gören teknoloji sektöründeki 29 şirketin 2019-2024 yıllarına ait yıllık finansal tabloları temel alınarak finansal performanslarının değerlendirilmesidir. Performans değerlendirmesi için Çok Kriterli Karar Verme (ÇKKV) yöntemlerinden LOPCOW ve RSMVC birlikte kullanılmıştır. Araştırmada kriterlerin ağırlıklandırılması LOPCOW yöntemi ile yapılırken, elde edilen ağırlıklar doğrultusunda şirketlerin finansal performans sıralaması RSMVC yöntemiyle gerçekleştirilmiştir. Ayrıca, LOPCOW-RSMVC hibrit modelinin güvenilirliğini test etmek amacıyla duyarlılık analizi uygulanmıştır. Bu duyarlılık analizi kapsamında kriterlerin ağırlıklandırılmasında Eşit Ağırlık ve Entropi; sıralamada ise PIV, SAW ve WASPAS yöntemleri kullanılmıştır. LOPCOW yöntemine göre yıllar bazında en yüksek önem derecesine 2019 yılında esas faaliyet kâr marjı, 2020'de borç/özsermaye oranı, 2021-2024 döneminde ise özkaynak kârlılığı sahiptir; buna karşın en düşük önem derecesine 2019'da nakit oran, 2020'de borç devir hızı, 2021'de stok devir hızı, 2022-2023'te nakit oran ve 2024'te yeniden stok devir hızı sahiptir. Ağırlıklandırma sonuçlarının genel eğilimi, özkaynak kârlılığının en önemli belirleyici; nakit oranının ise en düşük öneme sahip kriter olduğu yönündedir. RSMVC yönteminden elde edilen sonuçlara göre tüm yılların ortalaması dikkate alındığında, en yüksek performans sergileyen ilk üç şirket ARDYZ, LINK ve FONET; en düşük performans gösteren üç şirket ise NETAS, INGRM ve DGATE olarak belirlenmiştir. Duyarlılık analizi sonuçları ise genel olarak LOPCOW-RSMVC hibrit ÇKKV modelinden elde edilen sonuçların finansal performans değerlendirmelerinde tutarlı ve güvenilir bir araç olduğunu doğrulamıştır. Son olarak araştırma sonuçları çerçevesinde, teknoloji sektöründe faaliyet gösteren şirketler için şirket paydaşlarının yararlanabileceği finansal yönetim ve stratejik karar alma süreçlerine yönelik finansal öneriler ortaya konulmuştur
NIRS sistemi üzerinde farkl ilaçlar n spektrum ölçümleri ve s n fland r lmalar
Bu çal ma, sahte ilaç kaçakç l n önlemek amac yla geli tirilecek olan ak ll cihazlar ve uygulamalar n geli imine katk da bulunmay hedeflemektedir. Bu amaç do rultusunda, bu cihazlar ve uygulamalar için kullan lacak ak ll modellerin olu turulmas planlanmaktad r. Temel amaç, incelenen bir ilac n hangi ilaç grubuna ait oldu unu ve sahte olup olmad n tespit etmektir. Çal ma iki a amadan olu maktad r. lk a amada, ilaçlar n spektrum verilerinin NIR spektroskopi sistemleri kullan larak olu turulmas , bu verilerin i lenmesi ve ak ll modellerin kullan m na uygun hale getirilmesi yer almaktad r. kinci a amada ise bulut sistemine aktar lmas için bu spektrum verilerinin, ak ll istatistiksel modeller kullan larak s n fland r lmas yer almaktad r