Kapadokya University Institutional Repository
Not a member yet
2517 research outputs found
Sort by
Evaluation of Parents' Anxiety Levels and Affecting Factors After Newborn Hearing Screening
YÖK TEZ NO: 10539108Bu çalışmada yenidoğan işitme taraması protokolü sonrası annelerin durumluk ve sürekli kaygı düzeylerinin farklı olup olmadığını incelemek amaçlanmıştır. Çalışma, 05.12.2022 tarihi ile 19.12.2022 tarihleri arasında Ankara Bilkent Şehir Hastanesi MH5 Kadın Doğum Kulesi Yenidoğan İşitme Tarama Ünitesinden seçilen 90 anne ile yürütülmüştür. Sosyo-ekonomik düzey farkı gözetmeksizin seçilen 90 annenin genel bilgileri, katılımcı bilgilendirme ve onam formu ile demografik bilgi formunun doldurulması ile elde edildi. Katılımcıların kaygı düzeylerini ölçebilmek için Durumluk ve Sürekli Kaygı Ölçeklerini doldurmaları istendi. Çalışma sonucunda annelerin durumluk ve sürekli kaygı skorlarının tarama sonuçlarına göre (Geçti/Kaldı) gösterdiği farklılıklar arasında anlamlı bir fark bulunamamıştır. Annelerin durumluk ve sürekli kaygı skorlarının yaşa göre gösterdiği farklılıklar istatistiksel olarak anlamlı bulunamamıştır. Annelerin durumluk kaygı skorlarının eğitim düzeyine göre gösterdiği farklar istatistiksel olarak anlamsızken, sürekli kaygı skorlarının eğitim düzeyine göre gösterdiği farklar istatistiksel olarak anlamlıdır. Bebeğin doğumuyla birlikte yaşanılması olası problemlerin ve bilinmezliklerin artması ile annelerin kaygı düzeyleri arasında pozitif bir ilişki olabileceği düşünüldü. Yaş farkı gözetmeksizin her annenin bebeği için kaygı duyabileceği düşüncesine varıldı. Eğitim düzeyinin yükselmesi ile kaygı skorlarının azalabileceği anlaşıldı
The Relationship Between Device Satisfaction and Social Exclusion in Individuals aged 18 and over using Hearing Aids
YÖK TEZ NO: 10540725İşitme kaybı hayatı pek çok yönden etkilemekte olup bunlardan birisi de
sosyal dışlanmadır. İşitme kayıplarının tedavisinde en fazla kullanılan yöntem
işitme cihazıdır. İşitme cihazı kullanımının işitme kayıplı bireylerde sosyal
dışlanma üzerindeki etkisinin belirlenmesi önemlidir. Bu çalışmada işitme cihazı
kullanan bireylerde cihazdan duyulan memnuniyet ile işitsel yetersizlik ve
engellilik algılarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmaya Gaziantep
Üniversitesi Şahinbey Araştırma ve Uygulama Hastanesi Kulak Burun Boğaz
Anabilim Dalına başvuran 18 yaş ve üzerindeki işitme cihazı kullanan kişiler
dahil edilmiştir. Çalışmaya dahil edilen katılımcıların 78’i (%52) erkek, 72’si
(%48) kadındı.Çalışma sonucunda erkeklerde sol kulak, sağ kulak saf ses
ortalamasının kadınlara göre anlamlı şekilde yüksek olduğu (p<0.001)
görülmüştür. Erkeklerde sol kulak konuşmayı alma eşiği (SRT) ortalamasının,
iyi işiten kulak SRT ortalamasının ve işitme cihazlı saf ses ortalaması değerinin
kadınlardan anlamlı şekilde yüksek olduğu saptanmıştır. Sol kulak, sağ kulak ve
iyi işiten kulak konuşmayı tanıma skoru (SRS) ortalamasının ve işitme cihazlı
SRS ortalamasının ise kadınlarda erkeklere göre anlamlı şekilde yüksek olduğu
tespit edilmiştir. Cihazlı iletişim kolaylığı, arka plan gürültüsü, yankılanma ve
rahatsız olma alt boyutlarının cihazsız sonuçlara kıyasla anlamlı şekilde yüksek
olduğu (p<0.001), aynı zamanda cihazlı APHAB skorlarının da cihazsız APHAB
skorlarından anlamlı şekilde yüksek olduğu bulunmuştur. 18-40 yaş
arasındakilerin cihazlı iletişim kolaylığı düzeyinin daha yüksek olduğu
görülmüştür. 18-40 yaş arasındaki katılımcılarda cihazlı ve cihazsız yankılanma
düzeyinin daha yüksek olduğu saptanmıştır. 3 aydan fazla-1 yıldan az süredir
işitme cihazı kullananların işitme cihazlı iletişim kolaylığı düzeyinin daha yüksek
olduğu görülmüştür. Katılımcıların orta düzeyde sosyal dışlanma yaşadıkları
tespit edilmiştir. 60 yaş üzerindekilerin sosyal dışlanma düzeyinin daha yüksek olduğu görülmüştür. Cihazlı ve Cihazsız APHAB skorları sosyal dışlanma
arasında negatif yönde, zayıf düzeyde ilişki saptanmıştır
Arkeoloji Işığında Altay Şamanizmi ve Müzik
Türk, Moğol, Tunguz-Mançu, Kore ve Japon uluslarının mensup olduğu Altay halklarının atalarının yaşadığı Sibirya coğrafyasının geleneksel inanç sistemi ve kadim uygarlığı olan Altay Şamanizmi’nde müzik sanatının geçmişinin arkeoloji ışığında on binlerce yıl öncesine dayandırılabileceğini ileri sürmek
mümkün görünmektedir. Modern Şamanizmde de ayinler esnasında olduğu gibi tedavi uygulamaları sırasında da müzik ve çalgı kullanımı önemli bir yere sahiptir
George Eliot’ın Middlemarch ve Thomas Hardy’nin Tess of the D’Urbervilles Adlı Romanlarında Performatif Toplumsal Cinsiyet
This thesis aims to examine the depiction and performance of gender roles in George Eliot’s
Middlemarch and Thomas Hardy’s Tess of the D’Urbervilles, using Judith Butler’s theory of
performativity as the primary lens for analysis. The novels are analysed not only as Victorian
texts reflecting the dominant gender ideologies of their time but also through the lens of
contemporary gender theory, thus bridging the historical and the modern in a comprehensive
discourse. Building on Butler’s argument that gender is a social construct that is repeatedly
performed and reinforced through social norms, this study explores how the female characters in
these novels challenge or reinforce gender norms through their performances. Therefore, the
introduction discusses the representation of women and gender roles in the selected novels and
contextualises them within the Victorian era. It also engages with the ongoing academic debates
on sex and gender, bringing together various perspectives that emphasise the socially constructed
nature of gender. The first chapter focuses on gender roles in George Eliot’s Middlemarch,
showing how women are forced to conform to a predetermined model of femininity. It emphasises
how limited opportunities and education are crucial to women's identities, lives, and destinies.
The second chapter analyses the struggles of women oppressed and exploited by men and social
structures in Thomas Hardy’s Tess of the D’Urbervilles. Through an in-depth analysis of Tess’s
life and the challenges she faces, this chapter shows how gender roles are imposed and maintained
by social norms and how non-conforming women are marginalised as a result. This thesis reveals
how writers of different genders reflect, with slight variations, the normative gender roles in the
Victorian male-dominated society and portrays gender identity as unstable, artificially constructed
and inseparable from historical context
Timokinon metotreksatın neden olduğu kalp hasarını azaltır: sıçanlarda histopatolojik bir çalışma
Purpose: The study aimed to evaluate the effect of thymoquinone on cardiac tissue in MTX-induced cardiac toxicity in rats with various parameters.
Materials and Methods: Group I (n=8) was administered intraperitoneal saline for 10 days. Intraperitoneal olive oil was applied to Group II (n=8) for 10 days. Group III (n=8) received 10 mg/kg Thymoquinone (THQ) intraperitoneally for 10 days. Group IV (n=8) was administered a single dose of 20 mg/kg Methotrexate (MTX), 500 mg/20 ml, intraperitoneally on the 1st day of the experiment. Group V (n=8) MTX: 20 mg/kg single dose intraperitoneally on the 1st day; THQ: 10mg/kg i.p. administered for 10 days. Since Methotrexate was in liquid form, no solvent was used. At the end of the experimental period, the rats were sacrificed for analysis of heart tissue. The structure of heart tissue was evaluated by hematoxylin eosin staining. Immunohistochemically, Connexin-43, HSP90, and HIF 1α antibodies were stained.
Results: Group IV was found to have histopathological deterioration, which was ameliorated by THQ. In addition to this; Connexin-43 immunoreactivity was the lowest in Group IV compared to other groups: 108.5±7.4. Compared to other groups, HSP90 immunoreactivity was highest in Group IV: 103.6±10.4. Compared to other groups, HIF-1α immunoreactivity was highest in Group IV: 95.2 ±9.1.
Conclusion: Thymoquinone has a positive effect on Connexin-43, one of the proteins providing conduction in intercalary discs, HSP90, one of the chaperones in the cell and HIF-1α expression against MTX toxicity. At the same time, THQ provides a significant improvement in cardiac tissue histopathologically by showing a cardioprotective effect
Investigation of the Effects of Nitrofurazone Impregnated Sponge on Hearing in Tympanoplasty Patients with High Frequency Audiometry and DPOAE
Amaç: Timpanoplasti cerrahisi sırasında yaygın olarak kullanılan sponge’a
antibiyotik emdirilerek kullanıldığında, antibiyotiksiz grupla karşılaştırarak, işitme
üzerine etkisi olup olmadığını araştırmak amaçlanmıştır.Yöntem ve Gereç: Çalışmaya Atatürk Üniversitesi Kulak Burun Boğaz Ana Bilim
Dalına başvuran hafif, orta ve orta-ileri derecede iletim tipi işitme kaybı olan ve
timpanoplasti ameliyatı olacak bireyler katılmıştır. Deney grubu Timpanoplasti
ameliyatı sırasında orta kulağına Nitrofurazon Emdirilmiş Sponge uygulanan
bireylerden seçilmiş, kontrol grubunda yer alan bireyler ise timpanoplasti
ameliyatı sırasında orta kulağına antibiyotiksiz sponge uygulanan bireylerden
seçilmiştir. Gönüllü katılımcılar yaş aralığı 18-60 olan, ek engeli bulunmayan, tipik
gelişim gösteren hastalardan seçilmiştir. Hastalara Yüksek Frekans Odyometrisi
ve DPOAE testleri cerrahi öncesi, cerrahiden sonra ve cerrahiden 1 ay olmak
üzere 3 kez ölçüm yapılmıştır.Bulgular: Cerrahi öncesi, sonrası ölçümlerde Yüksek Frekans İşitme Eşikleri ve
DPOAE sonuçlarına bakıldığında antibiyotik emdirilmiş sponge grubunda,
antibiyotik emdirilmeyen gruba göre özellikle yüksek frekanslara doğru daha kötü
sonuçlar elde edilmiştir.Sonuçlar: Literatürde, yapılan çalışmalarda cerrahi sırasında yerleştirilen
sponge gibi materyallerin erken dönem cerrahi sonrası yapılan ölçümlerde iletim
tipi işitme kaybıyla kendini gösterdiği ve cerrahi sonrası yapılan ölçümleri
etkilediği bildirilmiştir. Çalışmamızda ameliyat öncesi ve ameliyat sonrası ölçüm
sonuçlarına bakıldığında antibiyotik emdirilmiş sponge grubunda, antibiyotik
emdirilmeyen gruba göre özellikle yüksek frekanslara doğru daha kötü sonuçlar
elde edilmiştir. Bu davranış eğrisinin antibiyotikli sponge kullanımının,
antibiyotiksiz sponge kullanımına kıyasla yüksek frekanslardaki işitme üzerinde belirgin bir pozitif etkisi olmadığı düşünülmüş ve DPOAE yanıtlarına bakıldığında
da anlamlı bir farklılık oluşturmadığı gözlenmiştir
İHA Sistemleri Uygulama ve Araştırma Merkezi 2022-2023 Dönemi Faaliyet Raporu
İHA Sistemleri Uygulama ve Araştırma Merkezi 2022-2023 Dönemi Faaliyet Rapor
A Line is an Edge, is a Colour, is a Shadow: Towards a Posthuman Account of Painting
A line is simultaneously a colour, a texture, and a tone: It is the abutting edge of positive and negative; the touching point of autonomous bodies. Following posthumanist scholars such as Sylvia Wynter, Karen Barad, and Cary Wolfe this essay employs a series of aesthetic insights on form, gathered in an abstract painter’s studio, and applies them towards a methodology of care/full looking. Care/full looking traces the contingency of formal relationships so that a more robust ethico-onto-epistemology emerges: One that displays the entanglement of matter as it materializes and intra-acts with other bodies
Adıyaman Culinary Culture and Dishes
İnsanoğlunun var olması ile hayatlarının devam edebilmesi için beslenmesi
gerekmektedir yani beslenmek insan fizyolojisinin bir gereksinimidir. İnsanın var
olmasından günümüze kadar yemek alışkanlıkları değişmiştir. Yemeğin pişirilme
teknikleri, hazır hale getirilmesi, sunulması, tüketimi her toplum için farklılık
göstermektedir. Her toplumu diğer toplumlardan ayıran kendine özgü gastronomik
unsurları mevcuttur. Bu farklılıklar insanların yemek kültürünü ve yeme içme
alışkanlıklarını etkilemektedir. Bu çerçevede zamanla toplumların yöresel mutfak kültürü
oluşmuştur. Bu çalışma Adıyaman mutfak kültürünü ve yemeklerini tespit edip ortaya
koymak, gelecek nesillere aktarmak için kayıt altına almak ve literatürdeki eksikliği
gidermek için hazırlanmıştır. Çalışmada nitel araştırma yaklaşımlarında etnografi
araştırma deseni kullanılmıştır. Çalışmada görüşme tekniği kullanılmış ve yarı
yapılandırılmış soru formuyla Adıyaman ilinde doğan, uzun yıllardır Adıyaman’da
yaşayan ve 40 yaş üstü kişilerle görüşülmüştür. Görüşmelerde elde edilen nitel veriler
betimsel analiz yöntemi ile analiz edilmiştir. Görüşmeler sonucunda Adıyaman mutfak
kültürü ve yemekleri başlığı altında sofra adabı, yemek yeme alışkanlıkları, yöresel
yemekleri, özel günlerde yapılan yemekler, gelenekler- görenekler, mutfakta kullanılan
araç- gereçler, dönemsel hazırlıklar ile ilgili bulgular elde edilmiş ve hakkında bilgi
verilmiştir. Çalışma sonunda Adıyaman iline ait mutfak kültürünün ve yöresel
yemeklerinin korunmasını ve gelecek nesillere aktarılması için önerilerde bulunulmuştur
Investigation of the Relationship Between Emotional Intelligence and Environmental Attitudes and Behaviors of Tourist Guide Candidates
Araştırmada turist rehberleri adaylarının duygusal zekaları ile çevreci tutum ve davranışları arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Duygusal zekanın alt boyutları olan duyguların farkında olma, duyguları yönetme, kendini motive etme, empati ve sosyal beceriler çevresel tutum ve çevresel davranış üzerinde yordayıcı etkileri olup olmadığı araştırılmıştır. Ayrıca, turist rehberleri adaylarının duygusal zeka, çevreci tutum ve davranış düzeylerinin turist rehberi adaylarının cinsiyetine, yaşına, medeni durumuna, eğitim düzeyine ve aylık gelirine göre farklılaşıp farklılaşmadığı da araştırılmıştır. Araştırmada nicel araştırma yöntemleri ve ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın verileri ölçekler aracılığıyla toplanmıştır. Araştırmanın örneklemini 2022-2023 eğitim ve öğretim yılında Kapadokya Üniversitesi Turist Rehberliği Bölümüne devam eden 424 öğrenci oluşturmuştur. Araştırmaların bulguları duygusal zeka alt boyutu düzeylerinin çevresel tutum üzerinde %29’luk bir varyans açıkladığını ve beş boyuttan sadece duyguların farkında olma, kendini motive etme ve empati alt boyutlarının çevresel tutum üzerinde pozitif yönlü anlamlı etkilerinin olduğunu göstermiştir. Duygusal zeka alt boyutu düzeylerinin çevresel davranış üzerinde %13’lük bir varyans açıkladığı ve beş boyuttan sadece duyguların farkında olma ve duygularını yönetme alt boyutlarının çevresel davranış üzerinde pozitif yönlü anlamlı etkilerinin olduğu tespit edilmiştir. Turist rehberleri adaylarının duygusal zeka düzeylerinin ve çevresel davranışlarının cinsiyete, yaşa, eğitim düzeyine, medeni duruma ve aylık gelir düzeyine göre farklılaştığı saptanmıştır. Turist rehberleri adaylarının çevresel tutumlarının ise sadece medeni duruma göre farklılaştığı bulunmuştur