Kapadokya University Institutional Repository
Not a member yet
2517 research outputs found
Sort by
Book Review: Lost Kingdom: Animal Death in the Anthropocene
Sinan Akıllı is an associate professor of English at the Faculty of Humanities, Cappadocia University. His research interests include ecocriticism, critical animal studies, and posthumanism. Most recently, he has published his “The Rise of the Novel and the Narrative Labor of Horses in the English Novel of the Early Anthropocene” in Planet Work: Rethinking Labor and Leisure in the Anthropocene (Bucknell University Press, 2022) and contributed the article “The Agency and the Matter of the Dead Horse in the Victorian Novel” to Equestrian Cultures: Horses, Human Society and the Discourse of Modernity (University of Chicago Press, 2019)
Nurses' Compliance with Infection Control Measures in the Evaluation of Vital Signs
Objective: This study aims to examine nurses' compliance with infection control measures during the assessment of vital signs.Methods: The research was conducted as a descriptive and quantitative study among nurses working in Turkey. According to the 2022 report by the Ministry of Health of the Republic of Turkey, the study population consisted of 243.565 nurses, with a sample of 384 nurses included at a 95% confidence level. Data were collected through an online survey between December 3, 2022, and February 28, 2024. The survey consisted of questions evaluating the sociodemographic characteristics of the nurses and their attitudes towards infection control measures. The data were analyzed using SPSS 22.0 software.Results: The average age of the participants is 32.7±7.79, and the average years of experience in the profession is 10.45±8.19. The majority of the nurses are women (71.3%) and hold a bachelor's degree (70.8%). The compliance rate with hand hygiene among nurses is 98.9% after removing gloves, but it drops to 32.2% before wearing gloves. The percentage of those who believe gloves should be worn when measuring blood pressure is 18.7%, while 93.4% stated that gloves should be changed for each patient.Conclusion: This study reveals varying attitudes and behaviors among nurses towards infection control measures. While there is strong adherence to post-procedure hand hygiene and glove changing protocols, significant gaps exist in pre-gloving hand hygiene and consistent disinfection of non-critical medical devices
Türkçe Konuşan Ses Bozukluğuna Sahip Bireylerin Seslerine Yönelik Kendi Algıları ve Dinleyici Algıları Arasındaki İlişkinin İncelenmesi
Güven, insan etkileşiminin temel unsurlarındandır. Birisiyle ilk tanıştığımızda o kişiye güvenip güvenmeme konusunda ön yargılarda bulunuruz. İnsan sesi güven algısı için önemli bir etkendir. Literatürde insan sesine yönelik dinleyici algısı üzerine çalışmalar yapılmıştır. Türkçe konuşan bireylere yönelik dinleyici algısı hakkında yapılmış oldukça sınırlı çalışma vardır. Bu çalışmanın amacı ses bozukluğunun hasta ve dinleyici algısını nasıl etkilediği görmek ve algılar arasındaki ilişkileri incelemektirÇalışmaya yaş ortalaması 43,35 olan disfonik 15 kadın 13 erkek katılmıştır. Hastaların SHE-10 (Ses Handikap Endeksi Kısa Formu), SİYKÖ (Sesle İlişkili Yaşam Kalitesi Ölçeği) puanları kaydedilmiştir. Bu hastalardan ikinci değerlendirme gününe gelmeyi kabul eden 18’iyle pasaj okuma ses kaydı ve GRBAS (Grade, Roughness, Breathiness, Asthenia, Strain) değerlendirmesi yapılmıştır. İçlerinden G skoru 2 ve 3 olan 8 hasta seçilmiş ve ses kayıtları 70 dinleyiciye dinletilmiştir. Güven Algısı Anket puanlamaları toplanmıştır. GRBAS skorları 3 klinisyen tarafından puanlanmıştır. 70 dinleyicinin yaş ortalaması 32,22’dir ve 35 kadın 35 erkekten oluşmaktadır. Hastaların SHE-10 ve R skoru ile Güven Algısı Anket skoru arasında anlamlı ilişki bulunmamıştır. SİYKÖ puanları ve klinisyenlerin B, A, S skorları ile dinleyici Güven Algısı Anketi arasında güçlü bir ilişki görülmüştür.Sonuç olarak insan sesindeki etkilenmeyi değerlendiren hasta öz değerlendirme ve dinleyicinin güven algısı arasında anlamlı bir ilişki gözlenmemiştir. SİYKÖ skorlarındaki artış dinleyicilerin güven algısını olumlu yönde etkilemiştir. Bireylerin önceki bilgi birikimleri, deneyimleri ve kültürel değerlerinin sonucu olarak güven algılarında farklılıklar olabilmektedir. Bu alanda yapılacak daha fazla çalışmaya ihtiyaç vardır
İşitme Kayıplı Çocuğa Sahip Annelerin Ebeveyn Öz Yeterliği ile Çocuğun Dil Becerileri Arasındaki İlişkinin İncelenmesi
Bu çalışmada 24-48 ay aralığında işitme kayıplı çocuğa sahip olan annelerin ebeveyn öz
yeterlik algı düzeyleri ile çocuklarının dil becerisi arasındaki ilişkinin incelenmesi
amaçlanmıştır. Araştırmanın verileri, 2023 yılında Gaziantep’te yer alan özel eğitim ve
rehabilitasyon merkezlerinde eğitim alan toplam 50 işitme kayıplı çocuk ve bu çocukların
annelerinden elde edilmiştir. Örneklem grubu ise çalışmaya dâhil edilme kriterlerine uyan
ebeveynler arasından tesadüfi örnekleme yoluyla oluşturulmuştur. Çalışma görüşme
yöntemi, anket ve uygulamadan oluşmaktadır (Karma Yöntem). Çalışma esnasında veri
toplama araçlarından katılımcı bilgilendirme ve onam formu, demografik bilgi formu,
ebeveyn bilgilendirme ve onam formu ve Ebeveyn Öz Yeterlik Ölçeği (EÖYÖ) işitme
kayıplı çocuğa sahip annelerden elde edilmiştir. Çalışma esnasında annenin öz yeterlik
algılarının demografik ve tanımlayıcı birçok faktörle anlamlı ilişkisinin olup olmadığı
incelenmiştir. Yapılan istatistiksel incelemede çocuğun cinsiyeti, çocuğun yaşı, işitme
kaybının doğuştan ya da sonradan oluşma durumu, çocuğun ev ortamında özel eğitim
alma durumu, annenin yaşı, sosyo-ekonomik durum, işitme engelli çocuğun doğum sırası,
annenin çocuk ile günlük geçirdiği sürenin ebeveyn öz yeterliği ile ilişkisi
saptanmamıştır. Bunun yanında, annenin ebeveyn öz yeterlik düzeyi ile çocuğun işitme
cihazı kullanmaya başlama yaşı, çocuğun ilk ses çıkardığı yaş, çocuğun konuşmaya
başlama yaşı, çocuğun aile eğitimine başlama yaşı, çocuğun işitme kaybı seviyesi,
annenin çocuk sayısı arasında negatif ilişki olduğu bulunmuştur. Öte yandan annenin
ebeveyn öz yeterlik düzeyi ile annenin eğitim durumu, çalışma durumu, sosyal destek alıp
almama durumu, çekirdek veya geniş ailede yaşama durumu ile anlamlı derecede ilişki
bulunmuştur. Çalışmanın sonucunda ebeveyn öz yeterliği yüksek olan annelerin
çocuklarının dil performanslarının da anlamlı derecede yüksek olduğu bulunmuştur
Yeni Oluşan Uluslararası Sistem: Nasıl Bir Dünya Düzeni
Uluslararası sistemin gelişimi, tarih boyunca farklı dönemler ve güç dengeleriyle şekillenmiştir. Bu gelişim üç ana dönem etrafında ele alınabilir: ''Tek Kutuplu Dönem'' , ''İki Kutuplu Dönem'' ve ''Çok Kutuplu Düzen''e geçiş. Osmanlı İmparatorluğu, Fransa, İngiltere gibi büyük güçler bu dönüşümlerde başat roller oynamışlardır. 20. yüzyıldan itibaren ise dünya, ''Amerikan Yüzyılı'' olarak adlandırılan bir döneme girmiştir. 1945 yılından sonra Amerika Birleşik Devletleri (ABD), küresel sistemin liderine haline gelmiş ve bu gücüyle kendi çıkarlarına uygun bir uluslararası düzeni diğer ülkelere empoze etmiştir. Soğuk Savaş'ın sona ermesiyle birlikte, 1991'den itibaren tek kutuplu bir dünya düzeni yeniden hakim olmuştur. 2000'li yıllardan itibaren 2017'ye kadar ABD tek hegemon güç olarak kalmış, ancak bu dönemde uluslararası sistemi kötüye kullandığına dair eleştiriler artmıştır. Çin, bu süreçte kendi stratejik hamlelerini yaparak çok kutuplu dünya düzenine katkıda bulunmaya devam etmiştir. Bugün dünya, çok kutuplu bir sisteme doğru hızla ilerlemektedir. Amerika'nın uzun süreli hakimiyetinin ardından Çin'in yükselişi ve diğer bölgesel güçlerin artan etkisiyle birlikte uluslararası sistem yeniden şekillenmektedir
Değişim ve Dönüşüm Sürecindeki Kırgızistan ve Kamu Diplomasisi.
Kamu diplomasisi, bir devletin yalnızca
resmi kanallarla değil, halklar arası
ilişkiler aracılığıyla da uluslararası
arenada kendini tanıtmasını sağlayan
bir yöntemdir. Bu diplomasi türü,
geleneksel diplomasiye kıyasla
halkların doğrudan iletişim kurmasını
ve kültürel bağların güçlenmesini teşvik
etmektedir. Kırgızistan gibi genç
bağımsız devletler için kamu
diplomasisi, uluslararası tanınırlığı
artırma ve dış politikada etkinlik
sağlama açısından hayati bir rol
oynamaktadırKamu diplomasisi, bağımsızlığımızı
kazandıktan sonra Kırgızistan dış
politikasında önemli bir unsuru haline
gelmiştir. Nitekim Kırgız kamu
diplomasisi çalışmalarının temel
amacı, Kırgızistan’ın barışçıl ve
kültürel zenginliklerle dolu bir ülke
olarak tanınmasını sağlamak olmuştur.
Bu süreçte uluslararası öneme sahip
Manas Destanı ve Cengiz Aytmatov ise
çok kritik bir rol oynamıştı
Lise Öğretmenlerinin Kekemelik Hakkındaki Tutumu – Isparta Örneği
İletişim, bireyler arasındaki tüm davranış, düşünce ve hislerin aktarımını sağlayan bir süreçtir. İletişimin sekteye uğramasında konuşma bozuklukları büyük rol oynamaktadır. Kekemelik; konuşma akışındaki problemlerle özdeşleşmiş tekrarlar, bloklar, uzatmalar, duraklamalar ve eklemelerle karakterize bir konuşma bozukluğudur. Kekemelik, sıklıkla yanlış yorumlanmakta olup toplum tarafından olumsuz tutum ve damgalara maruz bırakılan önemli bir engel olarak ortaya çıkmaktadır. Bu sebepler ile kekemeliği olan bireyler akademik, sosyal ve özel hayatlarında zorluk yaşamaktadırlar. Bu araştırmada, kekemeliğe ve kekeleyen bireylere karşı lise öğretmenlerinin tutumlarının ölçülmesi amaçlanmış, Isparta il merkezindeki liselerde görev yapan 210 lise öğretmeni araştırmaya dahil edilmiştir. Veri toplamada Kişilik Özellikleri Hakkında Kamuoyu Tutumunun Ölçülmesi-Kekemelik (POSHA-S) kullanılmıştır. Cinsiyet ve yaş değişkenlerinin olumlu yanıt ortalamalarında anlamlı fark bulunurken (p0,05). Öğretmenlerin kekemelik ve kekemeliğe dair olumlu ve olumsuz yanıt ortalamaları arasında anlamlı farklılık olduğu belirlenmiştir (p<0,05).Olumlu yanıt puan ortalamaları, olumsuz yanıt puan ortalamalarından yüksek bulunmuştur. Bu bağlamda, lise öğretmenlerinin kekemeliğe ve kekemeliği olan bireylere yönelik tutumlarının olumlu olduğu belirlenmiştir
Acquisition of Flight Data from Mini Unmanned Aerial Systems
Swift progress in unmanned aerial vehicle (UAV) system technology mandates effective real-time monitoring and accurate flight data capture for building an optimum target-based cutting-edge UAVs. In the current epoch of modern-UAV era, small size and mission-oriented UAV prototypes are increasingly pervasive. This study highlights the design of a data acquisition target-based mini-UAV and introduces a novel telemetry software solution to safe and reliable communication between mini-UAV and ground control station (GCS). The primary aim is to demystify the proposed wireless communication software solution on mini-UAV capability in obtaining and managing comprehensive flight data. While creating the appropriate target-based mini-UAV prototype architecture, the features that we aim to realize for the UAV components are addressed with a system approach and the component selection is presented in detail. The integration point of the selected components is conveyed in general terms. Thus, a guiding resource for future UAV studies will be presented. Then, the processes of obtaining the flight data of mini-UAVs will be addressed. At this point, the design logic of the required commands and background software will be conveyed. Obtaining the flight data of mini-UAVs will provide important scientific contributions to the literature in terms of aviation research and safety analysis. Obtaining the flight data of mini-UAVs will meet the data set needs for flight safety improvements and air traffic management optimization studies. A general analysis of the flight parameters obtained as a result of obtaining the flight data will be performed, the predictability of the parameters will be evaluated, and the analysis of the flight phases will be performed by presenting the relationships of the parameters according to the flight scenarios and the sections taken from the parameter set in the study. This study can be considered as a concrete example of situational monitoring of UAVs.FYL-2023-1257
Irk Bitig’de Hayvan Sembolizmi
Merak, insanoğlunun karşı koyamadığı duygulardan biridir. Geçmişini hatta
yaşadığı anı bir kenara bırakıp geleceğe odaklanan insan, merakını giderebilmek için
yarına dair bilgi verebilecek çeşitli pratikler geliştirmiştir. Bu pratiklerden biri ve en
eskisi, geleceğe dair kehanetler sunan fal baktırmadır. Geçmişi insanlık tarihi kadar eski
olan fal, hemen her toplumda ihtiyaç duyulan ve varlığını devam ettiren bir
uygulamadır. Bilinmeyeni merak eden insan, yarının kendisine ne getireceğini
öğrenmek için çeşitli fal pratiklerine ve falcı denilen kişilere başvurmuştur. Kahve, çay,
el, yıldız vb. pek çok çeşidi bulunan, zamanın akışına ayak uydurarak popüler kültürün
ve dijitalleşen dünyanın etkisiyle kafelerde fal bakan kişilerden cep telefonlarına
indirilen uygulamalara kadar gelişme gösteren fal insanın daima odak noktasında
olmuştur. Doğadaki canlı cansız her varlığın kehanet aracı olarak kullanıldığı fal
pratiğinin Türk kültüründe de oldukça eski bir tarihe sahip olduğu görülmüştür.
Ortaya konuş tarihinin 9. yüzyıl civarı olduğu tahmin edilen ve ilk fal kitabı ünvanına
sahip olan Irk Bitig adlı eser, Türklerin kullandığı fal pratiklerine dair bilgiler
içermektedir. Eserde yer alan fallar geleceğe dair iyi ya da kötü haberler vermektedir.
Bu fallar ise üzerinde hayvan motifleri bulunan ve belli sayıda deliklerden oluşan aşık
kemiğinin atılmasıyla ortaya çıkarılmıştır. İnsana yarının kapısını aralayan bu
haberlerde, kehanet gücünün ve olumsuz durumları önceden sezebilme yeteneklerinin
var olduğuna inanılan hayvanların sıkça kullanıldığı görülmüştür. Falların içerisine
yerleştirilmiş çeşitli hayvan motiflerinin falın neticesini belirleyecek kadar önemli
olduğu anlaşılmıştır. Bu çalışmada, Irk Bitig’deki fallarda yer alan hayvanların çeşitleri,
fallara ne şekild