Kapadokya University Institutional Repository
Not a member yet
    2517 research outputs found

    OY VERME DAVRANIŞININ TÜRKİYE’DEKİ X-Y-Z KUŞAKLARI BAĞLAMINDA KARŞILAŞTIRILMASI

    Get PDF
    Bu çalışmada, Türkiye’deki X, Y ve Z kuşaklarının oy kullanma davranışları analiz edilerek, bunlar aralarındaki benzerlikler ve farklılıkların ortaya konulması hedeflenmiştir. Bu amaçla, oy verme davranışına ilişkin yaklaşımlar göz önünde bulundurularak, ilgili kuşakların oy verme sürecinde dikkate aldıkları unsurlar karşılaştırılmış ve böylelikle elde edilen veriler ışığında kuşak farklılıklarıyla seçmen davranışları arasındaki ilişki analiz edilmeye çalışılmıştır. Çalışmanın bütününde, oy kullanma davranışına ilişkin literatürde öne çıkan sosyolojik yaklaşım, sosyo-psikolojik yaklaşım ve rasyonel tercih yaklaşımının ayrıt edici özellikleri göz önüne alınarak kod haritası oluşturulmuştur. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden biri olan fenomenolojik yaklaşım tercih edilmiş olup, görüşmeler yarı yapılandırılmış mülakat yöntemiyle gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın evrenini X, Y ve Z kuşak üyeler oluşturduğundan dolayı her kuşağa karşılık gelecek örneklem sayısı sekiz kişi olarak belirlenmiş, çalışma boyunca toplam 24 katılımcı ile yüz yüze görüşmeler yürütülmüştür. Çalışma soncunda elde edilen verilerde, Türkiye’de kuşaklar arası oy verme davranışlarında çeşitli benzerlik ve farklılıkların olduğu gözlemlenmiştir. X kuşağının oy verme davranışında, sosyolojik unsurların daha baskın olduğu; aile, sosyal çevre, parti gibi sosyal ve siyasal dinamikler aracılığıyla, grup odaklı kolektif oy verme davranışının görece daha yaygın olduğu anlaşılmaktadır. Y kuşağında ise sosyolojik ve sosyo—psikolojik unsurların etkisinin Y kuşağında daha sönük olduğu; daha çok stratejik oy kullanmaya dayanan rasyonel tercihlerin belirleyici olduğu belirlenmiştir. Son olarak, aynı zamanda sosyal medya da denilen paralel bir sosyal evrenin içine doğan Z kuşağında ise özellikle aile ve sosyal çevreden kaynaklı sosyolojik unsurların sınırlı bir etkiye sahip oldukları, buna karşın bireysellik temelli rasyonel tercihlerin de ön planda olduğu görülmektedir

    Apple WIFI Proxy

    No full text
    Apple WIFI Proxy ayarı kılavuzu

    Sınıf Öğretmenlerinin Konuşma Sesi Bozukluklarına İlişkin Farkındalık Düzeylerinin İncelenmesi

    Get PDF
    Bu araştırma sınıf öğretmenlerinin konuşma sesi bozukluklarına ilişkin farkındalık düzeylerini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırma Tokat ili Erbaa ilçesinde bulunan ilkokullarda sınıf öğretmenliğini aktif olarak sürdüren 56 öğretmeni kapsamaktadır. Araştırmada tarama modellerinden anket yöntemi kullanılmış ve araştırmacı tarafından hazırlanan bir anket veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS 25.0 programında analiz edilmiştir. Araştırmanın sonucunda çalışmaya katılan sınıf öğretmenlerinin konuşma sesi bozukluklarına ilişkin bilgilerinin olduğu ancak yeterli seviyede olmadığı, yarısından fazlasının şu an sınıflarında dil ve konuşma güçlüğü yaşayan öğrencilerinin olduğunu düşündüğü ve bu doğrultuda öğrencilerini meslek elemanına yönlendirdiği görülse de konuşma seslerini edinme sürecine yeterince hâkim olmadıkları görülmüştür. Bu farkındalık ve bilgi düzeyini arttırmak amacıyla eğitim fakültelerinde sınıf öğretmenliği bölümü öğrencilerine yönelik dil ve konuşma bozukluklarına ilişkin derslerin müfredata eklenmesi, çeşitli bilinçlendirme kampanyaları ve de öğretmenlere yönelik eğitim içi seminerlere dil ve konuşma bozukluklarına ilişkin eğitimlerin eklenmesi önerilebilir. Sınıf öğretmenlerinin farkındalık düzeylerini arttırarak okuma yazma öğrenme sürecinde konuşma sesi bozukluğu nedeniyle güçlük yaşayan öğrencilerin uygun desteği alarak akademik ve sosyal yaşamlarında daha iyi sonuçlar alması beklenmektedir

    Turizm Konaklama İşletmelerinde, Sürdürülebilirlik Raporlarının İncelenmesi ve Önceliklendirme Analizi Raporu Örneği

    No full text
    Sürdürülebilirlik, global ekonominin gündemine konu olmaya başladığından bu yana sektörlerin karar alma dinamiklerinde etkin rol oynamaktadır. Turizm sektöründe, sürdürülebilirlik stratejilerinin doğru yönetilebilmesi için, Küresel Sürdürülebilir Turizm Konseyi (Global Sustainable Tourism Council-GSTC) sertifikasyon kriterlerine uyum sağlama kararı ile beraber sürdürülebilirlik raporlaması sistemi yaygınlaşmıştır. Turizm sektörü içerisindeki konaklama endüstrisi için de bu sistemin uygulanması gereksinim haline gelmiştir. Buradan hareketle araştırmanın amacı, kendi sürdürülebilirlik yönetim sistemlerini uygulamak için GSTC sertifikasyonu ile belgelendirilmiş ve sürdürülebilirlik yönetim sistemine ilişkin performansını ortaya koymuş işletme örneklerini incelemek ve değerlendirmektir. Konaklama işletmelerinin sürdürülebilirlik raporlama içeriklerini değerlendirmek amacıyla nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırma evrenini, Türkiye’deki GSTC sertifikasyonunu tamamlamış, 871 adet konaklama işletmesi oluşturmaktadır. Bu konaklama işletmeleri içerisinden geceleme ve yatak kapasitesinin fazla olduğu Antalya, İstanbul, Muğla, İzmir ve Aydın illerinden sertifikaya sahip 138 konaklama işletmesi örneklem olarak seçilmiştir. Sonuçlar, sürdürülebilirlik stratejisinin uygulanmasını iyileştirmek için uygun önceliklendirmeye ve pozitif ve negatif dışsallıkların daha doğru bir şekilde tanımlanmasına önemli bir ihtiyaç olduğunu ortaya çıkarıştır. Konaklama işletmeleri için sürdürülebilirlik raporlama sürecinin başlangıcı olan ve ‘’önceliklendirme analizi’’ olarak adlandırılan bir sürecin değerini vurgulamaktadır. Araştırma, turizm sektörünün uzun vadeli sürdürülebilir kalkınma hedeflerini kalıcı olarak karşılamak için sürdürülebilirlik uygulamalarını sürekli olarak iyileştirmesi gerektiğini yansıtmaktadır. Dolayısıyla konaklama işletmelerinin bu raporlarının detaylarıyla açıklanmasının faydalı olacağı önerilir

    Türk Devletleri Teşkilatı’nın Yükseliş Sürecinde Türkiye - Azerbaycan İlişkileri.

    Get PDF
    Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin (SSCB) dağılmasının ardından Türk Cumhuriyetleri’nin bağımsızlıklarını kazanmalarıyla birlikte bu ülkeler arasındaki ilişkilerin daha da derinleşmesi adına yeni platformlar ve organizasyonlara ihtiyaç duyulmuştur. Bu ihtiyaca binaen ortaya çıkan Türk Devletleri Teşkilatı (TDT), ilk aşamada Türk dili konuşan ülkeler arasında siyasi, ekonomik, kültürel ve askeri işbirliğini geliştirmeyi amaçlayan bir uluslararası organizasyon olarak teşkil edilmiştir. Ortak medeniyet, kültür, tarih ve coğrafya temellerinden hareketle son yıllarda bu birlik arayışlarını hızlandıran TDT, önümüzdeki süreçte özellikle Avrupa Birliği’nin (AB) ulus-devletler noktasında ayrılma veya bölünme sürecine doğru gittiği bir dönemde yeni bir yapılanma sürecine gitmektedir. Bu teşkilat, Türk Dünyası’nın uzun zamandır eksikliğini hissettiği birlik ve entegrasyon açısından yeni bir adım olarak değerlendirilmektedir. Nitekim bu teşkilatın kurulmasıyla üye ülkeler arasındaki ilişkiler de ivme kazanmıştır. Türkiye ve Azerbaycan arasındaki ilişki ise bu teşkilat içerisinde özel bir yere sahiptir. Bu çalışma, TDT’nin yükselişi sürecinde Türkiye-Azerbaycan ilişkilerinin gelişimini, bu ilişkinin siyasi, ekonomik ve güvenlik boyutlarını ele almaktadır

    Türk-İslam Sanatlarında “Sembolik Anlatımın” Minyatür Sanatına Yansıması: Hünernâme (II. Cilt) Eserinde Osmanlı Kültür ve Politik Hayatı Üzerine Göstergebilimsel Bir Analiz

    Get PDF
    Hünernâme, Kanûnî Sultan Süleyman'ın iktidarını ve başarılarını detaylandıran, Osmanlı İmparatorluğu'nun kültürel ve ideolojik kodlarını geleceğe taşıyan önemli bir tarihsel ve sanatsal eserdir. Bu tezin temel amacı eserdeki minyatürlerin Charles Sanders Peirce’in üçlü gösterge sistemi çerçevesinde analiz edilmesidir.Eserdeki minyatürlerin göstergebilimsel analizi Peirce’ın ikon, indeks ve sembol kavramları kullanılarak gerçekleştirilmiştir. İkonlar Kanûnî Sultan Süleyman’ın minyatürlerdeki tasvirlerinin onun fiziksel benzerliğini ve kişiliğini yansıttığını göstermektedir. Bu ikonlar padişahın kimliğini doğrudan yansıtma amacı taşır ve izleyicinin onunla ilgili tanıma sürecini kolaylaştırmaktadır. Belirtiler padişahın statüsünü ve gücünü ifade eden kompozisyonel yerleşimler ve figürler aracılığıyla iletmektedir. Dolayısıyla bu belirtiler izleyicilere padişahın otoritesini ve liderliğini görsel olarak hissettirmektedir. Semboller ise minyatürlerdeki renkler, kıyafetler ve dekoratif unsurlarla hükümdarlık gücünü ve devletin ihtişamını temsil etmektedir. Bu semboller dönemin estetik ve kültürel değerlerini yansıtarak izleyicinin bu değerleri anlamasına yardımcı olmaktadır

    Kuaförlerin Akustik Ses Analizi Özellikleri ve Subjektif Ses Özelliklerinin Değerlendirmesi ve Kontrol Grubu ile Karşılaştırılması

    Get PDF
    Amaç: Bu çalışmanın amacı, kuaförlerin ses özelliklerini akustik ses analizi ve sübjektif ses değerlendirmesi yöntemleri ile incelemek ve elde edilen ölçümleri benzer yaş grubu ve cinsiyet özellikleri taşıyan kontrol grubu ile karşılaştırmaktır. Bu çalışmanın sonucunda kuaförlerin ses özelliklerine ilişkin bilgi edilmesi ve mesleki ortamlarının ses özelliklerine etkisini incelemek amaçlanmaktadır

    Bilgi Çağında Değişim ve Liderlik

    No full text
    Dünyamızın yeni çağında işletmeler veya örgütler rekabet ortamında sürdürülebilir rekabet üstünlüğü ve beklenenin üzerinde getiri/kâr sağlayabilmek için değişime ayak uydurmak zorundadır. Bu durum sadece işletmeler ya da örgütler için geçerli değildir. Aynı zamanda örgüt çalışanları ve daha çok liderler için de geçerlidir. Çünkü çalışanları doğru bir şekilde yönlendirerek etkin sonuçlar alabilecek olan liderlerdir. “Bilgi Çağında Değişim ve Liderlik” adlı bu kitapta, değişim ve yeni liderlik türleri çok yönlü bir şekilde ele alınmıştır ve bu yeni liderlik türlerinin değişim ile ilişkisi kapsamlı bir bakış açısıyla değerlendirilmiştir. Son dönemlerde birçok liderlik türü ortaya çıkmıştır. Kitapta da yer aldığı üzere bu liderlik türleri arasında dijital, resonant (ahenk yaratan), yeşil, ruhsal, estetik, paradoksal, aşkın (üstün), pozitif, sosyal sermaye, etik, yıkıcı, toksik, stratejik, kapsayıcı, örtük liderlik yer almaktadır. Başlık belirleme ve güncel konuların seçilerek ilişkilendirmelerinin titizlikle ve özenle yapıldığı kitabımız okuyucularına farklı açılardan bakış açısı sağlayacaktır. Yazarların uzman bilgisi ve emeği sayesinde ortaya çıkan bu kitabın okuyucularına faydalı olması dileğiyle. Editör ve bölüm yazarı olarak yer aldığım bu kitapta alan yazın için önemli olan bölümleri yazan değerli yazarlara teşekkür ederim. Bu süreçte desteklerini esirgemeyen kıymetli ailem ve sevgili eşime sonsuz teşekkürlerimi sunarı

    Okul Öncesi Dönemdeki Dudak Damak Yarıklı Çocukların Genel Gelişimlerinin ve Dil Becerilerinin Tipik Gelişim Gösteren Çocuklarla Karşılaştırmalı Olarak incelenmesi

    No full text
    Bu çalışma, okul öncesi dönemdeki 48-59 aylık dudak damağı yarığı olan çocuklar ile tipik gelişim gösteren çocukların genel gelişim özelliklerini ve dil becerilerini karşılaştırmalı olarak incelemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın modeli nicel araştırma yöntemlerinden kesitsel karşılaştırma yöntemidir. Veri toplama sürecinde Ebeveyn bilgilendirme ve Onam Formu, Demografik Bilgi Formu, Denver il Gelişimsel Tarama Testi ve Türkçe Erken Dil Gelişimi Testi (TEDİL) kullanılmış ve istatistiksel analizler IBM SPSS Versiyon 26.0 istatistiksel paket programı ile yapılmıştır. Sonuç olarak 48-59 aylık dudak damak yarıklı çocukların genel gelişim geriliği prevelansı % 70 olarak bulunmuştur. Kontrol grubunun tamamı normal gelişim gösterirken DDY'li çocukların %60'ı dil, %40'ı kaba motor, %30'u ince motor ve% 20'si kişisel-sosyal alanında yaşıtlarının altında performans sergilemiştir. Normal gelişim gösteren çocuklarla karşılaştırıldığında ise dil ve kaba motor alanlarında istatistiksel açıdan anlamlı bir farklılık bulunmuştur. TED İL puanlarına bakıldığında kontrol grubunun alıcı ve ifade edici dil standart puanlarının ve eşdeğer yaşlarının çalışma grubuna göre anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu görülmüştür. Çalışma grubunun Denver il ve TEDİL sonuçları karşılaştırıldığında ise aralarında istatiksel açıdan anlamlı bir fark bulunamamıştır

    Finans, Bankacılık ve Sigortacılık Eğitiminde Etik Ve Etik Algılama Düzeyi: Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Örneği

    Get PDF
    Bu araştırma, Finans, Bankacılık ve Sigortacılık Bölümü öğrencilerinin mezuniyet sonrasında finans sektöründe çalışacakları göz önüne alınarak, etik ve etik algılama düzeylerinin belirlenmesini amaçlamaktadır. Araştırmanın temel hedefi, gelecekte bankacılık sektöründe kariyer yapmayı düşünen aday öğrencilerin etik algılarını ve etik davranma niyetlerini çeşitli değişkenler çerçevesinde inceleyerek aralarındaki anlamlı ilişkileri tespit etmektir.Araştırmaya toplamda 210 öğrenci katılmıştır ve öğrencilere anket tekniğiyle sorular yöneltilerek meslek etiği algı düzeyleri belirlenmiştir. Kruskal Wallis ve Mann-Whitney U testleri kullanılarak elde edilen bulgular 0.05 anlamlılık düzeyinde istatistiksel olarak sınanmıştır.Araştırmanın sonuçlarına göre, etik algı düzeyi ile cinsiyet, yaş, Meslek Etik dersi ve/veya Ahilik Kültürü ve Meslek Ahlakı dersi alma durumuna arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar olduğu belirlenmiştir. Bulgular, bayan öğrencilerin etik algı düzeylerinin erkek öğrencilere göre daha yüksek olduğunu ortaya koymaktadır. Yaş faktörünün ve öğrencilerin öğrenim gördükleri sınıfın etik algısını etkilemediği görülmüştür. Meslek Etik dersi ve/veya Ahilik Kültürü ve Meslek Ahlakı dersi alan öğrencilerin, almayan öğrencilere göre etik algı düzeylerinde az da olsa bir azalma olduğu gözlemlenmiştir. Bu bulgular, gelecekteki eğitim programları ve finans-sigortacılık sektöründe çalışacak adayların etik eğitimine yönelik iyileştirmelerin yapılması açısından önemli bilgiler sunmaktadır

    1,251

    full texts

    2,517

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Kapadokya University Institutional Repository
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇