Kapadokya University Institutional Repository
Not a member yet
2517 research outputs found
Sort by
Parallel Lines
Jhilam Chattaraj is an academic and poet based in Hyderabad, India. She has authored the books,
Noise Cancellation (2021), Corporate Fiction: Popular Culture and the New Writers (2018), and When Lovers
Leave and Poetry Stays (2018). Her works have been published in Mekong Review, New Contrast
Magazine, One Art Poetry Journal, Calyx, Ariel, Room, Porridge, Queen Mob’s Tea House,
Colorado Review, World Literature Today and Asian Cha among others. She received the CTI
Excellence Award in ‘Literature and Soft Skills Development,’ 2019 from the Council for
Transforming India and the Department of Language and Culture, Government of Telangana,
India. She was nominated for the Nina Riggs Poetry Award, 202
Simülasyona Dayalı Öğretimin, Öğrenme ve Etik Duyarlılık Üzerine Etkisinin Değerlendirilmesi
Giriş: Simülasyon teknolojileri, hemşirelik öğrencilerinin hasta güvenliğini riske atmadan gerçekçi senaryolara katılmalarına olanak tanıyarak öğrenme deneyimlerini geliştirerek sağlık eğitiminin ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir.
Amaç: Bu çalışma, simülasyon tabanlı eğitimin hemşirelik öğrencilerinin öğrenme çıktıları ve etik duyarlılık üzerindeki etkilerini araştırmak için yürütülmüştür.
Yöntem: Yarı deneysel bir tasarım kullanılmıştır. Kırk beş birinci sınıf hemşirelik öğrencisi, yaşamsal bulguların değerlendirmesi ve ilaç uygulama senaryolarını içeren üç haftalık bir simülasyon programına katılmıştır. Veri toplama, simülasyonla öğrenmenin değerlendirilmesi ölçeği ve uyarlanmış etik duyarlılık ölçeği kullanılarak yapılan ön testleri, son testleri ve izlem değerlendirmelerini içermektedir. İstatistiksel analizler SPSS'de, anlamlılık düzeyi p< 0,05 olarak kabul edilmiştir.
Bulgular: Simülasyon tabanlı öğrenme puanlarında eğitimden hemen sonra ve bir ay sonra önemli gelişmeler gözlenmiştir (p< 0,05). Ancak, değerlendirmeler arasında etik duyarlılık puanlarında önemli bir fark görülmemiştir (p = 0,85).
Sonuç: Simülasyon tabanlı eğitim öğrenme sonuçlarını belirgin şekilde iyileştirirken, etik duyarlılık üzerindeki etkisi sınırlı kalmaktadır. Etik eğitimin simülasyon uygulamalarıyla bütünleştirilmesi, kapsamlı bir hemşirelik eğitiminin teşvik edilebilmesi ve öğrencilerin hem teknik yeterliliklerini hem de etik farkındalıklarını geliştirebilmeleri için önemlidir
Türkiye'de Dil Ve Konuşma Terapisi Anabilim Dalında Konuşma Sesi Bozukluğu Alanında Hazırlanmış Kayıtlı Lisansüstü Tezlerinin Analizi
Bu meta-analiz çalışması, Türkiye'de Dil ve Konuşma Terapisi Anabilim Dalında konuşma sesi bozukluğu üzerine yapılmış lisansüstü tezleri kapsayan bir derleme sunmaktadır. Amaç, bu alandaki 1mevcut bilgi birikimini sistematik bir şekilde değerlendirerek, benzer temalar ve bulgular arasında ortaklık veya farklılıkları belirlemektir. Çalışma kapsamında, belirli anahtar kelimeler kullanılarak Türk üniversitelerinde gerçekleştirilen dil ve konuşma terapisi tezleri taranmıştır. Toplanan veriler, tezlerin başlık, yöntem, örneklem, bulgular ve öneriler gibi temel unsurlarını içeren bir analiz tablosu üzerinden sistematik bir inceleme ile değerlendirilmiştir. Analiz sonuçları, Türkiye'de konuşma sesi bozukluğu alanında yapılan lisansüstü tezlerin genel eğilimlerini ve bu çalışmalar arasındaki benzerlikleri veya farklılıkları ortaya koymaktadır. Bulgular, mevcut araştırmaların sınırlamalarını ve gelecekte yapılacak çalışmalara yönelik önerileri içermekte olup, dil ve konuşma terapisi alanındaki uzmanlara, araştırmacılara ve eğitimcilere bu alandaki bilgi boşluklarını doldurma konusunda rehberlik etmektedir. Bu meta-analiz çalışması, Türkiye'de konuşma sesi bozukluğu üzerine yapılan lisansüstü araştırmaların genel bir bakışını sunarken, bu alandaki gelecekteki araştırmalara ışık tutacak önemli bilgiler sağlamayı amaçlamaktadır
Banyans of Bidar
Jhilam Chattaraj is an academic and poet based in Hyderabad, India. She has authored the books, Noise Cancellation (2021) Corporate Fiction: Popular Culture and the New Writers (2018) and When Lovers Leave and Poetry Stays (2018). Her works have been published in Mekong Review, New Contrast
Magazine, One Art Poetry Journal, Calyx, Ariel, Room, Porridge, Queen Mob’s Tea House, Colorado Review, World Literature Today and Asian Cha among others. She received the CTI Excellence Award in ‘Literature and Soft Skills Development,’ 2019 from the Council for Transforming India and the Department of Language and Culture, Government of Telangana, India. She was nominated for the Nina Riggs Poetry Award, 2023
Sağlık Hizmetlerine Yönelik Kalite Algısı ile Algılanan Yönetici Desteği Arasındaki İlişkinin İncelenmesi
Bu araştırmanın amacı sağlık sektöründe çalışanların sağlık hizmetlerine yönelik kalite
algısı ile algılanan yönetici desteği arasında bir ilişki bulunup bulunmadığının incelenmesidir.
Bunun yanı sıra araştırmanın alt amacı sağlık sektöründe çalışanların sağlık hizmetlerine yönelik
kalite algısı ve yönetici desteği algısının demografik özelliklerine göre farklılaşıp farklılaşmadığını
belirlemektir. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır.
Araştırmanın evrenini Malatya ilindeki sağlık kurumlarında görev yapan sağlık çalışanları
oluşturmaktadır. Araştırmaya kolayda örnekleme yoluyla belirlenen toplam 300 sağlık çalışanı
dahil edilmiştir. Araştırma sonucunda sağlık çalışanlarının sağlık hizmetlerine yönelik kalite
algısının orta düzeyde olduğu, kadınların yönetim ve liderliğe yönelik kalite algılarının
erkeklerden daha yüksek olduğu, genç sağlık çalışanlarının yönetim ve liderliğe yönelik algılarının
daha olumsuz olduğu, hastanede 16 yıl ve daha uzun süre çalışanların yönetim ve liderlik
algılarının diğerlerinden daha yüksek olduğu görülmüştür. Yine araştırma sonucunda sağlık
çalışanlarının yönetici desteği algılarının ortalamanın üzerinde olduğu, kadınlarda yönetici desteği
algısının daha yüksek olduğu, eğitim durumuna, hastanedeki göreve göre yönetici desteği algısında
anlamlı bir fark olmadığı saptanmıştır. Araştırma sonucunda algılanan yönetici desteği ile sağlık
hizmetlerine yönelik kalite algısı altboyutlarından yönetim ve liderlik, insan kaynakları kullanımı,
kalite eğitimi, ölçme ve değerlendirme ve kalite uygulamalarının yararları arasında pozitif yönde
anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir.
Sonuç olarak sağlık çalışanlarının kalite algılarını ve yönetici desteği algılarını iyileştirmek
için bir başlangıç noktası olabilir. Bu önerilerin uygulanması, sağlık hizmetlerinin genel kalitesini
artırmaya katkı sağlayabilir
Effect of smart tourism technology experience (STTE) on tourist satisfaction and tourist happiness in Bordeaux: the mediation role of self-gratification
Purpose
This study aims to investigate the effects of smart tourism technology experience (STTE) on tourist satisfaction and happiness in Bordeaux, with a focus on understanding the mediating role of self-gratification. By examining these relationships, the study seeks to provide insights into how smart tourism technologies can enhance tourist experiences.
Design/methodology/approach
The study uses partial least squares-structural equation modeling (PLS-SEM) to analyze data collected from 380 tourists who visited Bordeaux. The measurement model assesses reliability and validity, while the structural model evaluates the proposed hypotheses and the mediation effects of self-gratification.
Findings
The results confirm that STTE positively impacts tourist satisfaction, with accessibility, informativeness and personalization significantly enhancing tourist satisfaction, while interactivity does not. Tourist satisfaction, in turn, positively affects tourist happiness. Furthermore, self-gratification partially mediates the relationship between tourist satisfaction and happiness, highlighting its importance in the smart tourism context.
Originality/value
This research extends the understanding of STTE by demonstrating its effects on tourist satisfaction and happiness. It introduces the mediating role of self-gratification, providing a novel perspective on how personalized smart tourism experiences contribute to overall tourist happiness
Türkiye’deki Dil Ve Konuşma Terapistlerinin Çalışma Yerlerine Göre Yaşam Kalitesi Ve Mesleki Doyum Arasındaki İlişkinin İncelenmesi
Araştırmada dil ve konuşma terapistlerinin çalışma yerlerine göre yaşam kalitesi ile mesleki iş doyum düzeylerinin aralarındaki ilişkinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Ayrıca hangi demografik özelliklerinin mesleki iş doyumu ve yaşam kalitesi düzeyleri açısından fark oluşturup oluşturmayacağı da belirlenmeye çalışılmıştır.Araştırma modeli, katılımcıların demografik bilgilerini, yaşam kalitesini ve mesleki iş doyumunu ölçmek amacıyla betimleme temelli bir nicel araştırma yöntemi kullanmıştır. Araştırma, çevrimiçi olarak uygulanan anket tekniğiyle yaklaşık 205 dil ve konuşma terapisti üzerinde gerçekleştirilmiştir. Katılımcıların demografik özellikleri, yaşam kalitesi ve mesleki iş doyumu ölçeği üzerinden analiz edilmiştir. Verilerin istatistiksel analizi, SPSS Vs 25.0 paket programıyla yapılmıştır.Dil ve konuşma terapistlerinin mesleki yaşamlarında yaşam kalitesi ve mesleki doyumun önemli bir rol oynadığı bilinmektedir. Bu çalışma, dil ve konuşma terapistlerinin çalışma yerlerine göre yaşam kalitesi ve mesleki doyum ilişkisini inceleyerek, bu faktörlerin farkındalığını artırmayı hedeflemektedir. Bu sayede, dil ve konuşma terapistlerinin daha bilinçli bir şekilde çalışma yerlerini seçmelerine yardımcı olmayı amaçlamaktadır. Bu tezin sonuçları, dil ve konuşma terapistlerinin yaşam kalitesini ve mesleki doyumunu artırarak alanında önemli bir katkı sağlayacaktır. Bu çalışma aynı zamanda, dil ve konuşma terapisi alanında yaşam kalitesi ve mesleki doyum araştırmalarının eksikliğini gidererek literatüre katkıda bulunmayı amaçlamaktadır ve gelecekte yapılacak araştırmalara örnek teşkil edecektir. Bu çalışma, dil ve konuşma terapistlerinin iş yaşamlarındaki yaşam kalitesi ve mesleki doyumun önemine dikkat çekmeyi ve bu konuda farkındalık oluşturmayı hedeflemektedir
India and Türkiye in the Quest of a New World Order.
Türkiye and India have emerged from the shadows
of the global stage in the 20th century to the
spotlight of the 21st. They are assuming more
active and dynamic roles through an assertive
demand for a more equitable world order that ends
the politics of hegemony, and encourages
innovative geopolitical partnerships which share
the task of maintaining strategic stability and
increasing prosperity at national, regional and
global levels.Democracies like India and Türkiye are showing
the way by leveraging public diplomacy to foster
citizen participation, combat misinformation, and
build mutually beneficial trust. These efforts
ensure informed engagement in foreign policy
matters.Both nations were shaped by the disruptions of
colonialism, with imposed borders intended to
create enduring instability. Mustafa Kemal
Atatürk’s leadership preserved Türkiye’s territorial
integrity by reversing a Greek invasion supported
by western imperialism, but India could not avert
partition at the end of her freedom struggle, which
left contested spaces and strategic gaps with
neighbors. History underscores the long-term
impact of colonial interventions. Türkiye’s
resilience under Atatürk serves as a model for
maintaining sovereignty in the face of external
pressures, while India’s rising national confidence
and economic resurrection has become a template
for nations seeking economic growth without loss
of economic sovereignty .India and Türkiye are key players in a multi-polar
world. Their geographical and cultural strengths
enable them to address global challenges while
safeguarding regional stability. Both nations
prioritize self-defense and regional stability; both
reject aggression as a means to an end. The Indian
Navy’s activities in the Red Sea and Türkiye’s
presence in Central Asia highlight their proactive
approaches to international security.Alliances like BRICS, The Association of Southeast
Asian Nations (ASEAN), and the Shanghai
Cooperation Organization (SCO) challenge
traditional, dominance-based structures more
reminscent of the 20th Cold War than 21st century
values. These groupings emphasize equality,
mutual respect, and shared responsibility.. Türkiye
and India are both active in fostering regional and
global partnerships. Türkiye’s historical ties to
Central Asia and India’s Indo-Pacific outreach
enhance their influence in shaping the new world
order.Power vacuums in regions like Central Asia and
the Gulf must be addressed through strategic
partnerships. Both nations aim to prevent
disruptive interference by asserting their presence
and leadership. Collaboration in trade, education,
and infrastructure development offers tangible
benefits. Cultural exchanges further enhance
mutual understanding and long-term cooperation.A focus on immediate mutual benefits, such as
energy security, climate change, and technological
innovation will bring relevant rewards.
Establishing joint initiatives can strengthen
bilateral ties. Collaboration on stabilizing volatile
regions through shared historical and cultural ties
is an immediate imperative. We also need to
develop frameworks to address humanitarian
challenges and promote economic growth, and
build enduring partnerships based on shared
values and respect for sovereignty. This approach
will ensure adaptability to future geopolitical shifts
even as it gives their people a better and more
secure existence
Brunei Büyükelçiliği Kamu Diplomasisi 2021-2024.
Türkiye ile Brunei arasındaki diplomatik
ilişkiler, 1984 yılında bağımsızlığını
tanımasıyla başlamış ve 2013 yılına kadar
Kuala Lumpur Büyükelçiliği üzerinden
yürütülen ilişkiler karşılıklı olarak
büyükelçiliklerin açılmasıyla daha üst
düzeye çekilmiştir. Siyasi olarak tam bir
uyumun bulunduğu iki ülke, özellikle
kültürel diplomasi faaliyetleri üzerinden
ilişkilerini güçlendirmektedir.Bu çerçevede Brunei medyasında düzenli
olarak Türk kültürüne ait unsurlar medya
aracılığıyla Brunei halkına tanıtılmakta,
başta Türk dili ve mutfağı olmak üzere
düzenli Türk sineması gösterimleri,
Osmanlı hat sanatı kursları ve Türk
hikayeciliği (storytelling) oturumlarıyla
her kesimden halkla yüzyüze etkileşim
sağlanmaktadır. Böylece bütün
üniversitelerde Türkçe seçmeli ders haline
gelmiş ve bağışlanan kitaplarla
kütüphanelerde Türkiye köşeleri açılmıştır.
Nitekim yoğunlaşan bu etkileşim
sonucunda düzenli Türkiye turları başlamış
ve ülkemizin daha yakından tanınması
sağlanmıştır.Yeniden Asya Girişimi kapsamında
Türkiye`nin bütün Asya ülkelerine verdiği
önem artarken, özellikle Brunei’in de üyesi
bulunduğu Güneydoğu Asya Ülkeleri
Birliği (ASEAN) üyesi ülkelerle ilişkileri
yoğunlaşmıştır.Sonuç olarak, Türk diplomasisi Brunei
halkıyla sahip olduğu ortak dini ve kültürel
değerler üzerinden derin ve kalıcı bir bağ
kurmayı hedeflemektedir. Bu bağ kültür,
sanat, mutfak ve dil gibi yumuşak güç
unsurlarıyla pekiştirilmekte ve iki ülke
arasındaki iş birliğini geleceğe
taşımaktadır
Periodontitis Tanısı Almış Bireylerde Kortizol Düzeylerinin Değişimi Ve Bu Değişimin Kinurenin Yoluna Etkisinin İncelenmesi
Amaç: Bu çalışmada, periodontitisli (PD) bireylerin tükürük örneklerinde kortizol seviyeleri ve
kinürenin (KYN) metabolizması değişiklikleri ile periodontal parametreler arasındaki ilişki araştırıldı.
Yöntem: 20 periodontitis hastasından ve 20 periodontal olarak sağlıklı kontrol bireyinden tükürük
örnekleri toplandı. Örnekler kortizol, interferon-gama (IFN-γ), Triptofan (TRP), KYN, kinürenik asit
(KYNA) ve kinolinik asit (QA) açısından Elisa kiti ile ölçülerek analiz edildi. İndolamin-pirol 2,3
dioksijenaz (IDO) aktivitesi KYN/TRP oranı kullanılarak hesaplandı. Klinik periodontal parametreler
olan (plak indeksi (PI), sondalama cebi derinliği (PPD), dişeti çekilmesi (GR), klinik ataşman kaybı
(CAL) ve sondalama sırasında kanama (BOP)) kaydedildi. Bulgular: Klinik parametreler periodontitis
grubunda anlamlı derecede daha yüksekti (p < 0,001). Tükürük Kortizol, IFN-γ, TRP, KYN, KYNA,
QA düzeyleri ve KYN/TRP oranı periodontitis grubunda kontrol grubuna göre anlamlı derecede daha
yüksekti (p < 0,001). PPD, BOP, PI ve CAL tükürük kortizol düzeyleriyle anlamlı derecede pozitif
korelasyon gösterdi. Ayrıca tükürük kortizol düzeyleri tükürük KYN/TRP oranıyla anlamlı derecede pozitif korelasyon gösterdi. Sonuç: Bulgularımız stres belirteci kortizolün periodontal inflamasyon ve
triptofan-kinürenin metabolizmasında rol oynadığını göstermektedir