Kapadokya University Institutional Repository
Not a member yet
2517 research outputs found
Sort by
Turizm Endüstrisinde Doğal Afetlerin Sosyoekonomik ve Kültürel Açıdan İncelenmesi: İstanbul Örneği
Bu çalışma hem tarihi hem de turistik bir şehir olan İstanbul'da meydana gelmiş ve gelebilecek olan doğal felaketlerin turizm sektörü üzerindeki sosyo-ekonomik ve kültürel etkilerini analiz etmeyi amaçlamaktadır. Deprem, sel ve tsunami gibi felaketlerin ardından turizm sektörünün karşılaştığı zorlukları ve bu zorlukları aşmak için kullanılan stratejiler detaylı bir şekilde incelenmiştir. Araştırma, İstanbul'daki otel çalışanları ve sektör uzmanlarının deneyimlerine dayanan yarı yapılandırılmış görüşmelere dayanarak, doğal afetlerin turizm sektöründe neden olduğu ekonomik kayıplar, istihdama etkileri ve turist davranışlarındaki değişiklikler gibi konuları analiz etmektedir. Fenomenolojik yaklaşımın yanı sıra, dünya genelinde çeşitli doğal afetlerin turizm endüstrisi üzerindeki etkilerini inceleyen kapsamlı bir literatür taraması da çalışmanın temel kaynaklarından biri olmuştur. Ayrıca, felaket sonrası toplumun kültürel yapısındaki ve turizm sektöründeki olası değişiklikler değerlendirilmektedir. Araştırma bulguları, en belirgin olarak, turistlerin seyahat tercihlerinde değişimlere ve ekonomik kayıplara yol açtığını göstermektedir. Bu araştırmanın bulguları, afet yönetimi ve hazırlık planlaması alanlarında politika yapıcılar ve turizm sektörü yöneticileri için önemli içgörüler sunmaktadır
SÜRDÜRÜLEBİLİR İŞLETMELERİN HUKUKİ YAPISI
Günümüzde birçok ekonomik faaliyet çevre kirliliğine neden olmaktadır
(Pagnattaro vd., 2021, s. 582). Kirliliği, endüstriyel üretimin çevreye verdiği
hasarlı uygulamalar arttırmaktadır. Kirlilik, temelde çevrenin tahribatı, geri
dönüşümün ve kaynakların gelecek nesillere aktarımı vb. konular üzerinde
ağır hasarlara yola açmaktadır. Bu sebeple, özellikle 1970’li yıllardan itibaren
devletlerin ve uluslararası kamuoyunun gündeminde sürdürülebilirlik yer
almaya başlamıştır
Arti̇külasyon Bozukluğu Olan Çocukların Kontralateral Supresyon Değerleri̇ni̇n Normal Çocuklarla Karşılaştırılması
Kontralateral supresyon testi ile konuşmada aktif rol oynayan efferent işitsel sistem değerlendirilebilmektedir. Çalışmada organik ya da psikolojik kökenli olmayan artikülasyon bozukluğu olan ve artikülasyon bozukluğu olmayan çocukların kontralateral supresyon değerlerinin karşılaştırılması amaçlanmıştır.Çalışma Turgut Özal Tıp Merkezi İşitme ve Denge Merkezinde gerçekleştirilmiştir. Çalışmaya artikülasyon bozukluğu olan 3-8 yaş arasında 35 çocuk ve artikülasyon bozukluğu olmayan 35 çocuk dahil edilmiştir. Çocuklara otoskopik muayene, timpanometrik ölçüm ve odyometri testi uygulanmış, bu test bataryaları sonuçları değerlendirilerek kontralateral supresyon testi yapılmıştır
Crystal structures and Hirshfeld surface analyses of methyl 4-{2,2-dichloro-1-[(E)-phenyldiazenyl]ethenyl}benzoate, methyl 4-{2,2-dichloro-1-[(E)-(4-methylphenyl)diazenyl]ethenyl}benzoate and methyl 4-{2,2-dichloro-1-[(E)-(3,4-dimethylphenyl)diazenyl]ethenyl}benzoate
The crystal structures and Hirshfeld surface analyses of three similar azo compounds are reported. Methyl 4-{2,2-dichloro-1-[(E)-phenyldiazenyl]ethenyl}benzoate, C16H12Cl2N2O2, (I), and methyl 4-{2,2-dichloro-1-[(E)-(4-methylphenyl)diazenyl]ethenyl}benzoate, C17H14Cl2N2O2, (II), crystallize in the space group P21/c with Z = 4, and methyl 4-{2,2-dichloro-1-[(E)-(3,4-dimethylphenyl)diazenyl]ethenyl}benzoate, C18H16Cl2N2O2, (III), in the space group P\overline{1} with Z = 2. In the crystal of (I), molecules are linked by C—H⋯N hydrogen bonds, forming chains with C(6) motifs parallel to the b axis. Short intermolecular Cl⋯O contacts of 2.8421 (16) Å and weak van der Waals interactions between these chains stabilize the crystal structure. In (II), molecules are linked by C—H⋯O hydrogen bonds and C—Cl⋯π interactions, forming layers parallel to (010). Weak van der Waals interactions between these layers
Deneyimsel Pazarlama: Otel İşletmeleri Üzerine Bir Araştırma.
Amaç - Rekabetin hızla yaşandığı günümüzde müşterilerin istek ve beklentilerinin değişmesi işletmeleri de farklı hizmet sunmaya yöneltmektedir. Böyle bir durumda işletmeler de rakiplerine karşı öne çıkabilmek için pazarlama faaliyetlerinde farklılaşma yolunu tercih etmişlerdir. Bu pazarlama faaliyetlerinden biri de deneyimsel pazarlamadır. Deneyimsel pazarlamanın önemini anlayan turizm işletmeleri de eşsiz benzersiz deneyim sunmaya yönelik pazarlama faaliyetleri için çabalamaktadır. Bu nedenle Ankara’da bulunan 4 ve 5 yıldızlı otel işlemelerinde müşterilere sunulan deneyim boyutlarını belirlemek, deneyim boyutlarının müşteri memnuniyeti ve müşteri sadakati üzerindeki etkisini araştırmak amaçlanmıştır.
Yöntem – Bu araştırmanın evrenini Ankara’da yer alan 4 ve 5 yıldızlı otel işletmelerinde konaklayan yerli ve yabancı müşteriler oluşturmaktadır. Araştırmada 56 otel işletmesinin misafirlerine çıkış esnasında anket yapılmıştır. Araştırmada elde edilen verileri değerlendirmek için BM SPSS 28 ve R programı (R Core Team, 2023) kullanılmıştır. Araştırmanın analizinde Mann-Whitney U, Shapiro-Wilk, Kruskal Wallis H, Dunn testleri ve yol analizi tekniklerinden faydalanılmıştır.
Bulgular – Araştırma sonucunda, müşteri deneyim boyutlarından estetik, eğlence, ergonomiklik, sosyal etkileşim, sosyal tatmin ve eğitim boyutlarının müşteri memnuniyeti üzerinde istatistiksel açıdan anlamlı bir etkiye sahip olduğu belirlenmiştir. Yine müşteri deneyimi boyutlarından estetik, ergonomiklik, alturistik, sosyal etkileşim, sosyal tatmin ve eğitim boyutlarının müşteri sadakati üzerinde istatistiksel açıdan anlamlı bir etkiye sahip olduğu ortaya çıkarılmıştır.
Tartışma – İşletmeler müşteri sadakati kazanmak için müşteri beklentilerine odaklanmalı ve müşteri memnuniyetini sağlamayı hedeflemelidir. İstatistiksel açıdan anlamlı bulunan estetik, eğlence, ergonomiklik, sosyal etki, sosyal tatmin ve eğitim boyutlarının yol katsayıları pozitif olduğu için; bireylerin estetik, eğlence, ergonomiklik, sosyal etki, sosyal tatmin ve eğitim düzeyleri puanları arttıkça müşteri memnuniyet düzeyinin de artacağı öngörülmektedir
BOX-JENKINS YÖNTEMİYLE TURİZM GELİRİNİN TAHMİN EDİLMESİ: TÜRKİYE ÖRNEĞİ
Turizm sektörü, Türkiye’nin gerek konumu ve coğrafi özellikleri gerekse iklim koşulları nedeniyle çok talep gören ve dolayısıyla yaratmış olduğu döviz geliri nedeniyle de büyük önem arz eden bir sektördür. Bu noktada turizm talebini etkileyen başta göreceli fiyatlar olmak üzere, geleceğe yönelik beklentiler, ülkelerin siyasi ve politik riskleri ve turistlerin gelirleri vb. faktörler ülkelerin turizm gelirlerini de doğrudan etkileyen faktörlerdir.
Türkiye’nin yıllar itibari ile turizm gelirlerine bakıldığında ise 2000’li yıllara kadar uzanan süreçte turizm sektöründe yapılan önemli altyapı yatırımlarının neticesinde turizm gelirlerinde de önemli artışlar yaşandığı görülmektedir. Buna karşın Türkiye’nin gerek ekonomik gerekse politik ve küresel süreçlere son derece duyarlı olduğu ve turizm sektörünün de bu süreçlerden önemli oranda etkilendiğini söylemek doğru olacaktır.
Bu bağlamda 90’lı ve 2000’li yıllarda yaşana ekonomik kırılganlıklar başta olmak üzere, 2001 yılında yaşanan 11 Eylül saldırıları, 2002 Irak Savaşı, 2003 yılında yaşanan SARS salgını ve 2008 ABD Mortgage krizi vb. gibi küresel süreçler de turizm sektörünü etkilemiştir (Bozkurt vd., 2022). Yine benzer şekilde, başta yakın geçmişte,2019 yılında başlayan ve günümüzde de etkileri devam eden Covid-19 salgını olmak üzere, 24 Şubat 2022 tarihinde başlayan Ukrayna-Rusya savaşı gibi küresel gelişmelerinde Türkiye’nin turizm talebini ve dolayısıyla turizm gelirlerini etkilediğini söylemek doğru olacaktır.
Buna karşın özellikle Covid-19 salgını sonrası salgın kısıtlamalarının kaldırılması, kurların yükselmesi sonrası Türkiye turizminin göreceli olarak ucuz hale gelmesi, ülke destinasyonunun avantajları ve Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığının bu dönemde gerçekleştirmiş olduğu tanıtım faaliyetleri, 2022 sezonunda Türkiye’ye gelecek olan turist sayısında artış beklentisi oluşturmuştur bu da doğal olarak turizm gelirlerinin artmasını beraberinde getirecektir (Bozkurt vd., 2022).
Konuyla ilgili ulaşabildiğimiz literatüre bakıldığında ise literatürde doğrudan Türkiye’nin turizm gelirlerini tahmin etmeye çalışan çok az sayıda çalışma olduğu tespit edilmiştir. Çuhadar (2020a ve 2020b) tarafından yapılan çalışmada; Türkiye için literatürde bir boşluk olduğu özellikle vurgulanmış ve bu amaçla Türkiye’nin dış aktif turizm gelirlerinin Box-Jenkins metodolojisi, Yapay Sinir Ağları (YSA) ve Üstel Düzeltme yöntemlerinden veri karakteristiğine uygun modeller ile modellenerek tahmin edilmeye çalışılmıştır. Modellerin tahmin performansları MAPE istatistiği ile değerlendirilmiştir. Analizler neticesinde, uygulanan modeller arasında en başarılı sonucu veren modelin, YSA (Yapay Sinir Ağları) modeli olduğu tespit edilmiş, bu model yardımıyla 2020 yılı için aylık turizm geliri tahminleri üretilmiştir.
Benzer şekilde Şimşek ve Ömürbek (2021) tarafından, 2012-2019 dönemi için Türkiye’nin turizm gelirleri ve giderleri, GM(1,1) modeliyle ve doğrusal trend analizi yöntemiyle tahmin edilmeye çalışılmıştır. Yapılan analizler sonucunda turizm gelirlerinin azalma eğiliminde olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Bu noktada bu çalışmada ise Türkiye’nin Ekim 2021 ve Eylül 2022 tarihleri arasında aylık olarak turizm gelirlerinin tahmin edilmesi amaçlanmıştır. Bunun için çalışmada öncelikle ilgili dönemde turizm talebini tahmin etmek için kullanılan Box-Jenkins yönteminin açıklamasına yer verilmiş ve sonrasında da uygulama sonuçları sunulmuştur
Tezli Yüksek Lisans Programına Geçiş Başvuru Formu
Tezli Yüksek Lisans Programına Geçiş Başvuru Form
Uzak Kule Merkezi ile Kontrol Edilen Havalimanlarında Bulanık Mantık Tabanlı Uçak İniş Öncelik Sıralaması
Hava taşımacılığı, bilinen en güvenli ve emniyetli ulaşım şeklidir. Yapılan incelemeler sonucunda hava
taşımacılığında meydana gelen kazaların büyük bir yüzdesinin yaklaşma safhasında meydana geldiği
görülmüştür. İncelenen çalışmalarda hava trafik kontrolörlerinin iş yükünün ve stresinin arttığı
gözlemlenmiştir. Trafik kontrolörlerinin iş yükünü azaltmak ve stresi dengelemek konuları araştırmacılara
yeni çalışma sahaları açmıştır. Bu sahalardan biri olan uzak kule merkezi çalışmaları, kule çalışanlarının
fazla iş yükü dahil hava trafiği kontrolü problemlerine çözüm olarak sunulmuştur. Günümüzde maliyet ve
emniyet açısından da büyük avantajlar sağlayacağı düşünülen uzak kule merkezi üzerinde çalışmalar halen
devam etmektedir. Bu çalışmada uzak kule merkezinden kontrol edilen havalimanlarına iniş için
yaklaşmakta olan uçaklara iniş önceliği verilmesi için bulanık mantık tabanlı karar destek sistemi
oluşturulmuştur. Bu sistem için havalimanlarının ortalama günlük uçuş sayısı, havalimanı karar yüksekliği
ve yaklaşma aşamasındaki uçağın hızı ve irtifası, girdi parametreleri olarak belirlenmiştir. Oluşturulan
bulanık mantık modellemesinde MATLAB/FIS arayüzü kullanılmıştır. Bu arayüz kullanılarak uzak kule
merkezi tarafından kontrol edilen havalimanlarına yaklaşmakta olan uçaklar için iniş sıralaması
belirlenmiştir