Uşak University Institutional Repository
Not a member yet
4105 research outputs found
Sort by
12001C’DE ODUNLU FIRINDA KÜL ETKİSİ İLE SİNTERLEŞEN ASTARLAR
İnsanoğlunun kilin plastik özelliğini keşfetmesiyle birlikte, çeşitli seramik
kaplar üretilmeye başlanmıştır. Bu kaplar besin tüketimi ve saklanması gibi farklı
amaçlarda kullanılmış olup farklı formlarda da üretilmiştir. Ürettikleri bu kapların
yüzeylerindeki geçirgenliği engellemek için, çeşitli astarlar kullanılmıştır. M.Ö.
8000’li yıllarda Neolitik Çağ’ın başlangıcından itibaren keşfedilen astar, bünye
üzerinde çeşitli renklerde, genellikle kilin kendi rengi olan, siyah ve kırmızı renkte,
dekor amaçlı kullanılmaya başlanmıştır. Zamanla renk bakımından çeşitlendirilen
astarlar, farklı pişirim teknikleriyle pişirilmiştir. Bu değişik tekniklerin yanında, astar
içerisinde farklı hammaddelerin kullanılması ile astar yüzeyi üzerinde matlık,
parlaklık ve renk değişimleri meydana gelmektedir. Hazırlanmış olan “1200oC’de
Odunlu Fırında Kül Etkisi İle Sinterleşen Astarlar” konulu tez çalışması, beş
bölümden oluşmaktadır. Bu çalışma ile yüksek dereceli odunlu fırınlarda denenmiş
olan astarları belgelendirerek, yüksek dereceli astar çalışmak isteyenlere yardımcı
olabilecek kaynak sunulması amaçlanmıştır. İlk bölümde seramik astarlarının
tanımından, tarihçesinden ve tarihsel gelişiminden bahsedilmiştir. İkinci bölümde ise
yüksek dereceli seramik astarları yapımında kullanılan hammaddeler, renk veren
oksitler ve özellikleri ile astar uygulamalarında kullanılan şamot, stonware, porselen
gibi yüksek dereceli seramik bünyelerin, yapısında bulunan malzemeleri, yapım
aşamaları, özellikleri, rengi ve dereceleri anlatılmıştır. Dördüncü bölümde, çeşitli
odunlu fırınlarda, kendi reçete ve tarzlarıyla seramik astarları çalışan sanatçılardan ve
çalıştıkları astarlardan bahsedilerek örnekler verilmiştir. Beşinci bölümde ise, odun
yakıtlı anagama, noborigama, soda ve tuz fırınlarının yapım aşamaları, yapımında
kullanılan malzemeler, kullanım amaçları, kaç odacıktan oluştukları, kaç dereceye
çıktıkları ve seramikleri fırın içerisine yerleştirme, fırını kapama, fırını yakma ve
boşaltma aşamaları anlatılmıştır. Ayrıca bu bölümde, odunlu kül fırınında 1200oC’de
şamot ve porselen bünye üzerinde denemeler yapılmış astarlardan, yapmış olduğum
araştırmalar ve denemeler sonucu başarılı sonuçlar aldığım renkli astarları, çamur
tornasında el ile şekillendirerek yapılan formlar üzerinde uygulayarak odunlu fırında
pişirilen sonuçlar incelenmiştir
4-6 YAŞ GRUBU ÇOCUKLARA YÖNELİK KUR'AN KURSLARINDA KARŞILAŞILAN SORUNLAR (GAZİANTEP İLİ ÖRNEĞİ)
Diyanet İşleri Başkanlığı 4-6 yaş Kur’an Kursları ile Cumhuriyet tarihi boyunca ilk kez çocuğun üzerinde hayati öneme sahip bu kritik döneme yönelik din eğitimi çalışmalarını kurumsal bir çatı altında sürdürmeye başlamıştır. Okul öncesi dönem, din duygusunun çocukta kendini göstermeye ve hareketlenmeye başladığı, dini gelişme ve şekillenme sürecinin alt yapısının hazırlandığı 4-6 yaş dönemini de kapsamaktadır. Okul öncesi dönem olarak da adlandırılan ilk çocukluk dönemi, fiziksel, bilişsel ve psiko-sosyal açıdan insan yaşamının “kritik dönemi” olarak kabul görmektedir.
Çocuğun içinde bulunduğu dönemin önemine binaen 4-6 yaş grubu Kur’an kursları araştırma sahası olarak belirlenmiş ve bütüncül bir bakış açısıyla eğitim unsurları bağlamında tespitler yapılmaya çalışılmıştır. Bu çerçevede; 4-6 yaş grubu Kur’an kurslarının kurumsal yapılanma, fiziki şartlar, öğretim programı ve materyaller noktasında sık karşılaşılan sorunlar, söz konusu kurslarda görev yapan ve doğrudan eğitim unsurları ile temas halinde bulunan öğreticilerle yapılan görüşmeler neticesinde tespit edilmeye ve ilgili literatürden yararlanılarak birtakım değerlendirilmeler yapılmaya çalışılmıştır.
Yapılan araştırmada 4-6 yaş Kur’an Kurslarının gerekli altyapı çalışmaları yapılmadan uygulama konulduğu, idari yapılanma, fiziki durum ve öğrenme – öğretme sürecinde bazı eksikliklerin bulunduğu tespit edilmiştir
FEN BİLGİSİ ÖĞRETMEN ADAYLARININ ÇEVİRİMİÇİ ÖZ VE AKRAN GERİBİLDİRİMLERİNİN BİÇİMLENDİRİCİ OLMA EĞİLİMLERİNİN İNCELENMESİ
Bu çalışmanın amacı; fen bilgisi öğretmen adayları tarafından „‟Bilimsel Araştırma Yöntemleri‟‟ ve „‟Fen Öğretimi Laboratuvar Uygulamaları‟‟ dersleri kapsamında çevrimiçi sistemde yazılan geribildirimlerin ne düzeyde biçimlendirici olduğunu araştırmaktır. Araştırmaya Uşak Üniversitesi Eğitim Fakültesi, Matematik ve Fen Bilimleri Eğitimi Bölümü, Fen Bilgisi Öğretmenliği 3. sınıfta öğrenim gören 17 öğretmen adayı (13 kadın ve 4 erkek) katılmıştır. Araştırmada nicel ve nitel yöntemlerin birlikte kullanıldığı „‟karma yöntem‟‟ benimsenmiştir. Araştırmanın nitel kısmı olan yazılı geribildirimlerin „‟Biçimlendirici Geribildirim Değerlendirme Rubriği (BGDR)‟‟ ile analizinden nicel veriler elde edildiği için çalışmanın tasarımı „‟dönüşümlü karma tasarım (conversion mixed designs)‟‟ olarak belirlenmiştir. Ayrıca araştırmanın nitel kısmı iç içe geçmiş tekli durum çalışması olup nicel kısmı boylamsal özelliğe sahip, deneysel olmayan kesitsel bir biçimde yürütülmüştür. Nicel verilerin analizinde ise Friedman Sıralamalı İki Yönlü Varyans Analizi, Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi ve Mann Whitney U Testi kullanılmıştır. Çalışma bir eğitim öğretim yılı boyunca devam etmiştir ve öğretmen adayları her aşamada sürece aktif katılmıştır. Web-ODS‟ ye yüklenen görevler öğretmen adayları tarafından geribildirim ve puanlama olmak üzere değerlendirilmiştir. Öğretmen adayları geribildirimlere göre görevlerini revize etmişlerdir. Araştırma bulguları öz ve akran geribildirimlerin ilk değerlendirme görevinden son değerlendirme görevine doğru biçimlendirici olma adına gelişim gösterdiğini ortaya koymuştur
SOSYAL SERMAYE, BEŞERİ SERMAYE VE EKONOMİK KALKINMA İLİŞKİSİNİN YAPISAL EŞİTLİK MODELLEMESİ YÖNTEMİYLE İNCELENMESİ
Bir toplumun ya da toplumu oluşturan sosyal grupların aralarındaki sosyal ilişkilerinin ifade edilmesinde rol oynayan sosyal sermaye kavramı ekonomik faaliyetler arasında önem arz etmektedir. Dünya üzerindeki ülkelerin gelişmiş ya da az gelişmiş ülkelerle aralarındaki ekonomik açıdan farkı kapatılabilmesi için sosyal sermaye bakımından gelişmeleri ve sosyal sermayelerini arttırmaları gerekmektedir. Beşeri sermaye ekonomik gelişim sürecini etkileyen ve bireylerin bilgi, beceri ve deneyim gibi niteliklerini bu sürece dâhil ederek bireyler üzerinde olumlu etkisi olan bir sermaye türüdür. Ayrıca tüm ülkeler için büyük önem taşıyan beşeri sermaye az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler için hayati derecede öneme sahiptir. Ancak bu az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin gelişmişlik düzeylerini ileri seviyelere taşıyabilmesi için yani gelişmiş ülke düzeyine taşınabilmesi için donanımlı insan sermayesine ihtiyacı vardır. Bu sermayenin ortaya çıkarılabilmesi için sağlık ve eğitim alanında sağlam bir altyapının oluşturulması gerekir. Bu çalışmada sosyal sermaye ve beşeri sermayenin ekonomik kalkınma ile ilişkisi incelenmiştir. Araştırmanın kapsamında sosyal sermaye, beşeri sermaye ve ekonomik kalkınma arasındaki ilişkinin incelenebilmesi için yapısal eşitlik modellemesi yöntemi kullanılmıştır. Bu kapsamda verilerine ulaşılabilen 120 ülke için sosyal sermayeyi, beşeri sermayeyi ve ekonomik kalkınmayı temsil eden seçilmiş değişkenler kullanılmıştır. İncelenen 1. Düzey Çok Faktörlü Modelin uyum iyiliği değerlerine göre modelin verilere uyum
sağladığı görülür. Sonuç olarak model ile veri arasındaki genel anlamda iyi uyumun varlığından bahsetmek mümkündür. Böylece model tarafından gözlenen değişkenlere ilişkin varyans ve kovaryansların oldukça iyi açıklandığı görülmektedir. Ayrıca analiz sonuçlarına göre ekonomik kalkınma, beşeri sermaye ve sosyal sermaye arasında doğru orantılı bir ilişkinin varlığından söz edilebilir
Farklı Boyutlardaki Poliamid, Poliester ve Jüt Liflerinin Betonun Mekanik Davranışına Etkisi
Beton, çekme dayanımı ve çekme birim deformasyon kapasitesi çok düşük olan gevrek yapıdaki bir malzemedir. Betonun bu özelliklerinin geliştirilmesi amacıyla, beton içerisine değişik malzemelerden üretilmiş ve teknik özellikleri yüksek liflerin katılması sonucu, betonun zayıf özellikleri iyileştirilmeye çalışılmaktadır. Bu çalışmada, oluşturulan beton karışımlarında çimento miktarı sabit tutularak % 0.5, 1, 1.5 oranlarında kullanılan poliester, poliamid ve jüt lifi karışımlarından üretilen lifli beton numunelerinin, fiziksel ve mekanik özelliklerine olan etkisi incelenmiştir. Beton basınç dayanımları için standart küp numuneler ve eğilme-çekme dayanımları için kiriş numuneler üretilmiştir. Lif oranı arttıkça Schmidt sertliği ve eğilme dayanımı değerlerinin arttığı, çökme miktarı, ısıl iletkenlik katsayısı ve basınç dayanımı değerlerinin azaldığı tespit edilmiştir. Lif oranının artması ısı iletkenlik değerini azaltarak, ısı yalıtımına katkı sağlayacağı düşünülmektedir
EĞİTİM KURUMLARINDA LİDERLİK KAPASİTESİ VE ÖRGÜTSEL VATANDAŞLIK DAVRANIŞI
Bu araştırma öğretmenlerin eğitim kurumlarında liderlik kapasitesi ve örgütsel vatandaşlık davranışı düzeyleri ve aralarındaki ilişkiyi açıklamayı amaçlamaktadır. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırma evreni 2019–2020 eğitim öğretim dönemi içinde Uşak ili merkez ilçelerindeki ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan 4025 öğretmenden oluşmaktadır.
Araştırmanın örneklemini ise Uşak ilinin merkez ve ilçelerinde görev yapan 295 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada pandemi süreci sebebiyle yüz yüze veri toplama olanakları kısıtlı olduğundan kolay örnekleme yoluna gidilmiş; veri toplama araçları online ortamda dağıtılmış ve toplanmıştır. Araştırmada Lambert (2003) tarafından geliştirilen, Kılınç, Büyüköztürk ve Altun (2013) tarafından Türkçeye uyarlanan “Okullarda Liderlik Kapasitesi Ölçeği” (OLKÖ); öğretmenlerin örgütsel vatandaşlık davranışlarını ölçmek için ise Belenkuyu ve Yücel (2017) tarafından geliştirilen “Örgütsel Vatandaşlık Ölçeği” kullanılmıştır.
Araştırma verilerinin analizinde yüzde, aritmetik ortalama, frekans, standart sapma değerleri gibi betimsel istatistikler kullanılmış; liderlik kapasitesi algısı ve örgütsel vatandaşlık davranışlarının cinsiyet, medeni durum, yaş, kıdem, okuldaki hizmet süresi ve yöneticilik deneyimi süresi gibi demografik değişkenlere göre farklılaşıp farklılaşmadığının ortaya çıkarılmasında t testi ve varyans testleri kullanılmıştır. Ayrıca liderlik kapasitesi ve örgütsel vatandaşlık değişkenleri arasında anlamlı bir ilişki olup olmadığının tespit edilmesi için Pearson Korelasyon Katsayıları hesaplanmıştır.
Araştırma sonuçlarına göre, öğretmenlerin algılanan liderlik kapasitesi düzeylerinin orta seviyede olduğu görülmüştür. Öğretmenlerin liderlik kapasitesi algılarının cinsiyet ve medeni durum değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık göstermediği görülmüştür. Öğretmenlerin liderlik kapasitesi algıları ile diğer değişkenler olan yaş, kıdem ve aynı okulda hizmet süresi arasında anlamlı, negatif yönde ve düşük düzeyde bir ilişki tespit edilmiştir. Liderlik kapasitesinin dağıtımcı liderlik alt boyutu ile yöneticilik değişkeni arasında ise pozitif yönde anlamlı ve düşük düzeyde bir ilişki saptanmıştır.
Öğretmenlere ait algılanan örgütsel vatandaşlık davranışı seviyelerinin ise”yüksek”olduğu saptanmıştır. Öğretmenlerin örgütsel vatandaşlık algılarının cinsiyet ve medeni durum değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık göstermediği sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmenlerin örgütsel vatandalık davranışlarına ilişkin korelasyon analizine göre; öğretmenlerin örgütsel vatandaşlık algıları ile yaş, kıdem, okulda hizmet süresi değişkenleri arasında ise istatistiksel olarak anlamlı bir ilişkiye rastlanmamıştır. Öğretmenlerin örgütsel vatandaşlık algılarına dair ölçeğin erdemlilik alt boyutu ile yöneticilik deneyimi değişkeni arasında ise istatistiksel olarak anlamlı, pozitif yönde ve düşük düzeyde bir ilişki tespit edilmiştir
ÖĞRETMEN TÜKENMİŞLİĞİ ÜZERİNE YAZILAN LİSANSÜSTÜ TEZLERİN İNCELENMESİ
Bu çalışmanın amacı, Türkiye’de öğretmen tükenmişliği üzerine yazılan lisansüstü tez
çalışmalarının metodolojik olarak incelenmesidir. Araştırma kapsamında Türkiye’de
2010-2019 yılları arasında öğretmen tükenmişliği ile ilgili yazılan lisansüstü tezlerde;
tezlerin türü, üniversitelere ve yıllara göre dağılımı, metodolojik açıdan kullanılan
yöntem, desen, geçerlik ve güvenirlik, örneklem türü ve örneklem belirleme yöntemi
ve veri analizi teknikleri nelerdir sorularına yanıt aranmıştır. Araştırmada, konu ile
ilgili olarak 2010-2019 yılları arasında 160 yüksek lisans ve 4 doktora tezi yazıldığı
tespit edilmiştir. En çok tezin 44 tez ile 2019 yılında yazıldığı görülmüştür. Genel
olarak konu ile ilgili yazılan 109 tezde yöntem belirtilmemiş, geri kalan 55 tezin
43’ünde nicel yöntem kullanılmıştır. Öğretmen tükenmişliği ile ilgili tezlerde en çok
ilişkisel ve betimsel desen kullanılarak, basit tesadüfi örneklem seçim yöntemi tercih
edilmiştir. Yine konuya yönelik olarak alanda yazılan tezlerde en çok kullanılan veri
analiz yönteminin korelasyon analizi olduğu görülmüştür
SOSYAL MEDYANIN Z KUŞAĞI TÜKETİCİLERİNİN KARAR VERME DAVRANIŞLARI ÜZERİNDEKİ ROLÜ
Bilgi ve iletişim teknolojilerinin hızla geliştiği ve yaşadığımız dünya sınırlarının azaldığı günümüz dünyasında internet ve sosyal medya insanların gündelik hayatı için en önemli kavramlardan biri haline gelmiştir. Dünyanın her yerinden milyonlarca insanın birbiriyle etkileşim halinde olduğu bu sanal ortam, pazarlama alanında da kendisini göstermiş; firmalar ürünlerini daha hızlı ve daha ucuz şekilde, daha geniş kitlelere tanıtma imkânı bulmuştur. Tüketiciler ise ürünleri inceleme, başka kullanıcıların yorumlarını okuyarak değerlendirme gibi imkanlara kavuşmuştur. Günümüzde, sosyal medya tüketicilerin satın alma kararını etkileyen yeni ve önemli bir faktördür. Bilişim çağının içine doğan ve sosyal medyayı yoğun olarak kullanan gençlerin oluşturduğu Z kuşağı üyeleri, işletmelerin üzerinde durması gereken belki de en önemli kuşak grubudur. Sosyal medyanın pazarlama çalışmaları için artan önemi ve Z kuşağı üyelerinin sosyal medyayı etkin olarak kullanmaları, sosyal medya ve Z kuşağı ilişkisini incelenmesi gereken önemli bir konu haline getirmiştir. Bu çalışmada, Z kuşağı üyelerinin satın alma davranışlarının internet ve sosyal medya araçlarından ne şekilde ve ne ölçüde etkilendiği belirlenmeye çalışılmıştır.
Bu çalışmada ile Z kuşağı üyelerinin satın alma davranışlarının internet ve sosyal medyadan ne şekilde ve ne ölçüde etkilendiği anlaşılmaya çalışılmıştır. Bu amaç doğrultusunda Z kuşağı üyesi 491 kişi ile anket yapılmıştır ve elde edilen anket verileri SPSS programı ile analiz edilmiştir. Anketin yanı sıra daha detaylı veri elde etmek görüşme tekniği uygulanmış ve 15 kişi ile de yüz yüze mülakat gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın bulguları sosyal medya ve araçlarının satın alma öncesi ve satın alma sonrası süreçte Z kuşağı üyelerinin tüketici kararlarına çeşitli yönlerden etki ettiğini ortaya koymuştur
Selenyumun Bitki Metabolizması ve Tarımsal Kullanımı
Ana kaynağı toprak olan selenyum 1817 yılında keşfinden bu yana araştırmacıların ilgisini çekmektedir. Farklı yük ve formlarda bulunan selenyum toprak killerinde ve suyunda inorganik formda bulunurken bitkiler, bitkiler ile beslenen hayvanlar, bazı deniz ürünleri ve insanlarda organik formda bulunmaktadır. İnsanlar ve hayvanlar için temel bir mikro besin elementi olan ve aşırı miktarda alındığında toksiditeye neden olan selenyumun ana selenyum kaynağı bitkilerdir. Selenyumun kanser, kardiyovasküler hastalıklar ve viral enfeksiyonların yanı sıra tiroid ve bağışıklık sistemi fonksiyonları, doğurganlık ve yaşlanmanın önlenmesindeki önemini çeşitli araştırmalar göstermiştir. Bitkiler, Selenyumun topraktan besin zincirine geri dönüştürülmesinde ve taşınmasında benzersiz bir rol oynar. Tarımsal ürünlerde Se konsantrasyonu, topraktaki Se içeriğine ve biyoyararlanımına bağlıdır. Değişen çevre ve iklim şartlarında gıda güvenliği sorunu daha da artış gösterecektir. Söz konusu bu koşullarda pratikte çok uygulanmayan bir uygulama olan mikro element uygulamalarının etkisi daha da bariz bir şekilde görülecektir. Tarımsal açıdan selenyum kullanımı, artı ve eksi getirililerin bilinmesi selenyum ile ilgili yapılacak çalışmalar için önemlidir. Bu derleme, insan sağlığı açısından önemli olan selenyumun bitkilerdeki metabollik davranışlarını ve özellikle mutlak alınması gerekli bir element olmamasına rağmen stres fizyolojisindeki önemini ortaya koymak amacıyla yapılmıştır
Characterization and Properties Comparison of Nigerian Crab-shell Extracts
Efforts aimed at large scale isolation of chitin and chitosan from marine exoskeletons are being intensified due to their emerging usage in several applications. In this study, extraction of chitin and chitosan was carried out on crab shell of Nigerian origin. Chemical treatments involving demineralization with 1.2MHCl and deproteinization using 1M NaOH at 1000C were employed. This was followed by deacetylation of chitin to produce chitosan. The extracts chitin and chitosan were characterized using SEM, FTIR, DTA and XRD analytical tools. Results of these characterisations compared well with established spectral bands and degradation temperatures of both chitin and chitosan which are 388oC and 342oC respectively. The presence of CaCO3 in a standard crystalline form as revealed by XRD analysis coupled with the exhibition of peculiar microstructural features through SEM suggest that the biopolymer could be spurn into fibrous mat for wound dressing, scaffold for drug delivery as well find application in suture material development. Contributions from this study have the potential of extending the frontiers of knowledge in tissue engineering. Results of Fourier Transform Infrared (FTIR) analysis on crab shells, chitin and chitosn showed the absorption band of 1798, 3460-3268, 1628-1558 cm1 respectively