Uşak University Institutional Repository
Not a member yet
    4105 research outputs found

    ÇİLEK FİDELERİNDE TOPRAK KÖKENLİ HASTALIK ETMENLERİNE KARŞI BAZI ANTAGONİST MİKROORGANİZMALARIN ETKİNLİKLERİNİN BELİRLENMESİ

    No full text
    Bu çalışma; çilek fidelerinde patojen olan bazı toprak kökenli hastalık etmenlerine karşı (Macrophomina phaseolina, Fusarium oxysporum, Fusarium oxysporum f. sp. fragariae) bazı Trichoderma ve Bacillus türlerinin in vitro ve in vivo’da antagonistik etkinliklerinin belirlenmesi amacıyla ele alınmıştır. İn vitro çalışmalarında Trichoderma ve Bacillus türlerinin antagonistik etkinliğinin değerlendirilmesi amacıyla ikili kültür testi yapılmıştır. İn vivo çalışmaları ise Trichoderma ve Bacillus türlerinin tek ve kombinasyon uygulamalarının Fusarium oxysporum, Fusarium oxysporum f.sp. fragariae ve Macrophomina phaseolina’ya karşı antagonistik etkinlikleri ve çilek fidelerinde bitki gelişimi üzerine etkisinin belirlenmesi amacıyla saksı koşullarında yürütülmüştür. İkili kültür testlerinde Trichoderma ve Bacillus izolatları Fusarium türleri ve Macrophomina phaseolina’nın miseliyal gelişimlerini farklı oranlarda engelleyerek patojenlere karşı antagonistik etkinlik göstermiştir. Saksı koşullarında ise biyolojik mücadele etmenlerinin tek ve kombinasyon uygulamalarının toprak kökenli patojenlerin hastalık şiddetini azaltarak, bitki gelişim parametrelerinde artışa neden olduğu görülmüştür

    Fen Bilimleri Dersi Öğretim Programına Yönelik Öğretmen Görüşlerinin Bağlam-Girdi-Süreç-Ürün (Cıpp) Modeline Göre Tespiti

    No full text
    Bu araştırmanın amacı üçüncü sınıf Fen Bilimleri Dersi Öğretim Programı’nı (FBDÖP) CIPP modeline dayalı olarak sınıf öğretmenlerinin görüşlerine göre değerlendirmektir. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden örnek olay (durum çalışması) kullanılmış ve tesadüfî olmayan örnekleme yöntemlerinden uygun örnekleme yöntemiyle seçilen 42 sınıf öğretmeni çalışma grubunu oluşturmuştur. 10 sorudan oluşan yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla öğretmenlerle görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Verilerin analizinde, içerik analizi yoluyla kodlar ve temalar oluşturulmuş ve öğretmenlerin görüşlerinden doğrudan alıntılarla örnekler sunulmuştur. Analizler sonucunda öğretmenlerin çoğunluğunun öğretim programındaki kazanımların öğrencilerin ilgi, ihtiyaç ve öğrenme düzeylerine uygun olduğunu ve öğretim programıyla fen okur-yazarı birey olarak yetiştirilmesinin mümkün olduğunu vurguladıkları tespit edilmiştir. Az sayıda öğretmenin ise, ilgili durumlara yönelik olumsuz görüşler belirttiği ve okullardaki teknolojik alt yapı ve araç-gereç yetersizliğine dikkat çektiği görülmüştür. Buna göre, CIPP modeline dayalı daha fazla sayıda program değerlendirme çalışmasının yapılması, öğretmenler için öğretim programının işleyişini destekleyici yardımcı kaynak ve profesyonel eğitim kursu gibi etkinlikler önerilmiştir

    ESCHERICHIA COLI SUŞLARININ GENOTİPİK PROFİLLERİNİN PFGE MOLEKÜLER YÖNTEMİ İLE BELİRLENMESİ

    No full text
    Enterobacteriaceae ailesinden olan Escherichia Coli ( E. Coli) özellikle hastanelerde, ortak kullanılan toplumsal alanlarda gün geçtikçe önem kazanan patojen bir bakteridir. Ürettikleri geniş spektrumlu beta laktamlar (ESBL) sayesinde genellikle çoklu dirençli olup bağırsak ve idrar yolu enfeksiyonlarında sık görülür. Umumi alanlardan çapraz kontaminasyonu azaltmak ve söz konusu bakterilerin genotip yapısını inceleyip açığa çıkarmak yani suşların parmak izlerine, alt tip dizilerine, ulaşmak büyük önem arz eder. Yapılan çalışmada seçilen 50 E. Coli suşlarının Puls Alan Jel Elektroforezi ile tiplendirilmesi sağlandı

    BAZI MISIR (Zea mays L.) ÇEŞİTLERİNDE HUMİK ASİT VE SOLUCAN GÜBRESİ UYGULAMALARININ VERİM VE VERİM BİLEŞENLERİNE ETKİLERİ

    No full text
    Dünyada üretim bakımında birinci sıra da yer alan Mısır (Zea mays L.) bitkisi ülkemizde buğday ve arpadan sonra üçüncü sırada yer almaktadır. Ülkemizde yemlik, tüketim ve sanayi kullanımı bakımından çok yönlü olarak değerlendirilen bir üründür. Çalışma Konya ili Akşehir ilçesi koşullarında 2018 yılında, bölünmüş parseller deneme desenine göre üç tekrarlamalı olacak şekilde yürütülmüştür. Ana parsellere çeşitler, alt parsellere gübre uygulamaları konulmuştur. Denemde altı adet hibrit tanelik at dişi mısır çeşidi kullanılmıştır. Gübre uygulamasında kontrol (K), kontrole ek olarak dekara 200 cc hümik asit (HA), dekara 400 cc Solucan Gübresi (SG) ve dekara 600 cc hümik asit ve solucan gübresi (HA+SG) kullanılmıştır. Çalışmada; bitki boyu (cm), ilk koçan yüksekliği (cm), koçan ağırlığı (g), koçan sıra sayısı (adet), sırada tane sayısı (adet), koçanda tane sayısı (adet), koçanda tane ağırlığı (g), koçan uzunluğu (cm), koçan çapı (mm), bin tane ağırlığı (g), hektolitre ağırlığı (kg), protein oranı (%) ve kül oranı (%) parametreleri incelenmiştir. Varyans analizi sonucunda incelenen parametrelerde %1 ve %5 önemlilik seviyelerinde anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Bununla birlikte koçan sıra sayısı parametresinde sadece çeşitler arasında çok önemli farklılık bulunurken (p<0,01), kül oranı parametresinde ise sadece gübre dozları arasında çok önemli farklılık (p<0,01) belirlenmiştir. Çeşitlerden Pioner 0937 ve LG 30692 çeşitleri öne çıkarken gübre uygulamaları bakımından HA+SG uygulaması öne çıkmaktadır. İncelenen parametrelerde verim SG+HA uygulamasında %13 artış göstermiş, protein oranı bakımından LG30500 ve HA+SG uygulamaları ve Hektolitre ağırlığında ise Pioner 0573 çeşidi ve HA+SG uygulaması önde yer almıştır

    ÖYKÜLERLE DESTEKLENMİŞ MATEMATİK EĞİTİM PROGRAMININ 48-60 AYLIK ÇOCUKLARIN MATEMATİK BECERİLERİNE ETKİSİNİN İNCELENMESİ

    No full text
    Bu çalışmanın amacı, anaokuluna devam eden 48-60 ay arasındaki çocuklar için öykülerle desteklenmiş matematik eğitim programı geliştirmek ve bu programın çocukların erken matematik becerilerine etkisini incelemektir. Araştırmanın çalışma grubunu 2020- 2021 eğitim- öğretim yılında Uşak ili Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı bağımsız bir anaokulunda okul öncesi eğitime devam eden 48-60 ay arasındaki çocuklar oluşturmaktadır. Deney ve kontrol gruplu çalışılan araştırmada deney grubu 18 çocuk, kontrol grubu 15 çocuk olmak üzere toplamda 33 çocuk ile çalışma yürütülmüştür. Bu araştırmada ön test-son test, kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmada veri toplamak amacıyla Erken Matematik Yeteneği Testi-3 (TEMA-3) kullanılmıştır. Ginsburg ve Baroody tarafından geliştirilen testin Türkiye’deki 48-60 aylık çocuklar için uyarlama, geçerlik ve güvenirlik çalışması Şeker (2013) tarafından yapılmıştır. Veri toplama sürecinde deney ve kontrol grubu öğrencilerine öykülerle desteklenmiş matematik eğitim programı uygulanmadan önce Erken Matematik Yeteneği Testi-3 (TEMA-3) ön test olarak uygulanmıştır. Ön testler bittikten sonra deney grubu ile haftada üç (3) gün olmak üzere 8 hafta boyunca “Öykülerle Desteklenmiş Matematik Eğitim Programı” uygulanmıştır. Araştırma sürecinde araştırmacı tarafından deney grubunda bulunan çocuklara “Öykülerle Desteklenmiş Matematik Eğitim Programı” uygulanmış; kontrol grubunda bulunan çocuklara ise 2013 Okul Öncesi Eğitim Programı’nda belirtilen günlük eğitim akışı devam ettirilmiştir. Araştırmadan elde edilen veriler SPSS 22 programı ile analiz edilmiştir. Ön test ve son test puanları arasında anlamlı bir farkın olup olmadığını görmek adına bağımsız gruplar T-Testi, deney ve kontrol grubunun kendi aralarında ön test- son test puanları arasındaki anlamlı bir farkın olup olmadığını görmek adına bağımlı gruplar T-Testi kullanılmıştır. Analizlerden elde edilen bulgulardan hareketle ön test puanları arasında anlamlı bir farklılık bulunmazken; son test puanları arasında deney grubu lehine anlamlı bir farklılık olduğu ortaya çıkmıştır. Öykülerle desteklenmiş matematik eğitim programının çocukların matematik becerilerini geliştirmede etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır

    Determination Of Genotypic Profiles Of Eschericia Colı Strains By Pfge Molecular Method

    No full text
    From the family Enterobacteriaceae is Escherichia coli ( E. Coli) is a pathogenic bacterium that is becoming increasingly important, especially in hospitals, common social areas. Thanks to the broad-spectrum beta-lactams (ESBL) they produce, they are usually multi-resistant and are common in intestinal and urinary tract infections. It is of great importance to reduce cross-contamination from public areas and to examine and reveal the genotype structure of the bacteria in question, i.e. to reach fingerprints, subtype sequences of strains. 50 E. Coli strains selected in the study were typified by Pulse field gel electrophoresis

    İnternet Dizilerinin Glokalleşmesi Üzerine Bir İnceleme: ‘Hakan: Muhafız’ Örneği

    No full text
    Yeni medyanın olanakları sayesinde geleneksel yayıncılığa ait bir tür olan dizilerin, dijital video akış platformlarından izlenir olduğu bir döneme girilmiştir. İnternetin doğası gereği ülkeler arası sınırların daha da esnek ve geçişken hale geldiği bu ortamda büyük küresel şirketlerin pazarda hâkim olma çabası göze çarpmaktadır. Hakan: Muhafız (The Protector) dizisi bu küresel şirketler arasında en baskın konuma sahip olan Netflix platformunda, ‘ilk Türk Netflix Orijinali’ olarak yayınlanmıştır. Dizide küresel Batılı anlatı yapısı korunmuş ancak yerel öğelerle bir araya getirilerek ‘glokal’ bir kültür ürünü ortaya çıkarılmıştır. Araştırmada Hakan: Muhafız dizisindeki bu glokal özellikler Hofstede’nin kültürel göstergeler yaklaşımı çerçevesinde incelenmiştir. Araştırma neticesinde dizide yerel unsurlar yer almakla birlikte, öykü anlatımı ve içerik bakımından küresel bir anlatının ortaya çıktığı görülmüştür

    CİLT AYDINLATMA ETKİSİ OLAN β-ARBUTİN İÇEREN NANOLİFLİ TEKSTİL YÜZEYLERİNİN GELİŞTİRİLMESİ

    No full text
    Bu çalışmada kitosan ve sodyum aljinat polimerleri ile cilt aydınlatıcı ve cilt lekelerini azaltıcı etkisi literatürce kanıtlanmış olan toz halindeki bitki özütü β-arbutin (ARB) etken maddesi içeren nanolifli tekstil yüzeylerin geliştirilmesi amaçlanmıştır. En yaygın nanolif üretim metodu olan elektrolif çekim yöntemi ile nanoliflerin üretimi ve karakterize edilmesi amaçlanmıştır. Tek başına elektrolif çekimi zor olan kitosan (CS) ve sodyum aljinat (SA) polimerleri için elektrolif çekimde poli (vinil alkol) (PVA) polimeri yardımcı olarak kullanılmıştır. PVA/SA, PVA/SA/ARB, PVA/CS ve PVA/CS/ARB nanoliflerinin morfolojik karakterizasyonu taramalı elektron mikroskobu (SEM) kullanarak yapılmış olup, optimum proses parametreleri belirlendikten sonra nanoliflerin uzun üretimleri gerçekleştirilmiştir. Uzun süreli elektrolif çekimi yapılan nanolifli yüzeylere karakterizasyon testleri uygulanmıştır. Fourier Transform İnfrared Spektrofotometresi (FTIR) analizi uygulanmış olup, lif çekim çözeltisi içerisine ilave edilen polimerler ve etken madde ile başarılı bir şekilde nanolifli yüzeylerin üretilebildiği kanıtlanmıştır. Daha sonra izotonik çözelti (serum) içerisinde 24 saat süren kesikli salım testleri gerçekleştirilmiştir. Salım ortamından belirlenen zaman dilimlerinde alınan sıvılara UVgörünür bölge spektrofotometre analizi uygulanmış olup, nanolifli yüzeylerin belirlenen süreler dahilindeki salım profilleri oluşturulmuştur. Çalışmadan elde edilen tüm sonuçlar cilt aydınlatıcı ve leke giderici etkiye sahip bitkisel doğal aktif madde ile nanolifli tekstil yüzeylerinin başarılı bir şekilde üretildiğini ve konu ile ilgili sonraki çalışmalar için ışık tutacağını göstermektedir

    POLİ(STİREN)/POLİ(AKRİLONİTRİL)/POLİİNDOL ÜÇLÜ KOMPOZİTLERİN SENTEZİ VE KARAKTERİZASYONU

    No full text
    Bu çalışmada çeşitli miktarlarda Poli(Stiren) (PSt), Poli(Akrilonitril) (PAN) ve Poli(İndol) (PIN) içeren polistiren/poliakrilonitril/poliindol (PSt/PAN/PIN) üçlü kompozitler oksidan olarak FeCl3 kullanılarak kimyasal polimerizasyon yöntemi ile sentezlenmiştir. Üçlü kompozitlerin oluşumu, Fourier Dönüşümlü Kızılötesi Spektroskopisi (FTIR) ile desteklenmiştir. Yapılan morfolojik çalışmalar tüm kompozitlerin pürüzsüz bir yüzeye sahip olduğunu göstermektedir. Termogravimetrik analizler (TGA) kompozitlere PIN eklenmesinin kompozitlerin termal kararlılığını arttırdığını göstermiştir. X-Rey Difraksiyonu (XRD) analizi ile PIN ve üçlü kompozitlerin amorf yapıya sahip olduğu görülmüştür. PIN ve PSt/PAN/PIN üçlü kompozitlerin elektrik iletkenlikleri dört nokta tekniği kullanılarak ölçülmüştür. PIN’a ait iletkenlik 5,0×10-3 S cm-1, ağırlıkça % 9, 27, 45, 63 ve 81 PIN içeren kompozitlerin iletkenlikleri ise sırası ile 3,5×10–4, 7,4×10–4, 1,3×10–3, 2,2×10–3 ve 2,8×10–3 S cm–1 olarak ölçülmüştür

    A549 AKCİĞER KANSERİ HÜCRE HATTINDA NOSKAPİN’İN APOPTOTİK VE ANTİANJİYOGENİK ETKİNLİĞİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

    No full text
    Günümüzde en önemli sağlık sorunlarından biri olan akciğer kanseri, hem kadınlarda hem de erkeklerde en sık ölüme neden olan kanser türüdür. İnsan alveoler karsinoma hücrelerden köken alan A549 akciğer hücreleri tip II alveoler hücre fenotipi ile eşleşmekle birlikte, insan primer alveoler epitel hücrelerinin sahip olduğu birçok karakteristiğe de sahiptir. Noskapin, Papaver somniferum'daki (afyon) bileşenlerden biridir. İlk olarak 1817'de Papaver somniferum'dan (afyon) izole edilmiştir. Morfinden sonra afyon bitkisinde (toplam bileşimin% 10'una kadar) bulunan en bol opioidlerden biridir. Ayrıca Narcotine, Nectodon, Nospen, Anarcotine ve (arkaik) Opiane olarak bilinir ve S, R stereokimyası (ftalid-karbonda S stereokimyası ve izokinolin-karbonda R) olan (-) a izomeridir. Noskapin yapısal ve kimyasal olarak morfin, kodein, thebaine, papaverin ve narcein gibi diğer afyon alkaloidlerinden farklıdır. Bu bilgilerden yola çıkılarak çalışmanın amacı, A549 akciğer kanseri hücre hatlarına in vitro koşullarda farklı konsantrasyonlarda noskapinin (ticari olarak elde edilmiş) formunun LD50 (letal doz) değerini belirlemek için CCK8 hücre canlılık testi ile hücre proliferasyonu, noskapinin A549 akciğer kanseri hücre hatlarında öngörülen anti-tümoral etkinlik mekanizmasını araştırmak için VEGF (Vascular Endothelial Growth Factor) ve PARP (Poli (ADP-Riboz) Polimeraz ) Analizleri ile araştırmak amacıyla yapılmıştır. Yapılan çalışmada, proliferasyon deneyinde 10 ppm, 15 ppm, 20 ppm, 25 pm, 40 ppm, 50 ppm, 60 ppm, 65 ppm, 70 ppm, 75 ppm, 80 ppm, 90 ppm ve 100 ppm konstantrasyonlarda dozlarla doğru orantılı olarak canlılık değerlerinin düştüğü görülmüştür ve LD50 değeri 40 ppm olarak belirlenmiştir. Sonuç olarak; Noskapin'in çeşitli konsantrasyonlarının hücre proliferasyonunu azalttığı gösterilmiştir. Noskapin'in tüm konsantrasyonlarının (20 ppm, 40 ppm ve 80 ppm) anjiyogenezi azaltacağı ve VEGF düzeylerini düşürerek metastazı önleyeceği düşünülmektedir. PARP düzeyinin kontrol grubuna göre daha düşük olduğu gözlendi. PARP değerlerinde görülen düşüş, Noskapin'in hücreyi apoptotik ölüme götürdüğünü düşündürmektedir

    0

    full texts

    4,105

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Uşak University Institutional Repository
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇