Uşak University Institutional Repository
Not a member yet
4105 research outputs found
Sort by
Doğal Afet Haberlerinin Medyada Sunumu:6 Şubat 2023 Kahramanmaraş Depremleri Örneği.
Medya bilgilendirme işlevi sebebiyle önemli bir bilgi kaynağı konumundadır fakat haberin hızlı ve anlaşılır biçimde ulaştırılmasının yanı sıra doğru ve nesnel bir şekilde aktarılması da önem taşımaktadır. Medya platformları, toplumsal olayları kendi ideolojileri doğrultusunda kitlelere farklı şekilde sunabilmektedirler. Bu açıdan bakıldığında medya platformlarının haberleri sunuş şekillerine farklı ideolojileri temsil eden çeşitli kaynaklardan bakılması, olayların geniş açıdan görülmesi açısından önem taşımaktadır. Bu çalışmanın amacı, afet haberlerinin medyada sunuş biçimlerine dair bulgular elde etmek ve bütün ülkeyi ilgilendiren konularda medyanın nasıl bir söylem geliştirdiğini tespit etmektir. Bu çalışma gerçekleştirilirken, dilin sosyal bağlamlarda nasıl kullanıldığına, yazılı veya sözlü metinleri ve bu metinlerin üretildiği, yorumlandığı sosyal-kültürel bağlamları ideolojik açıdan analiz etmeye yarayan söylem analizi yönteminden yararlanılmıştır. Bu çalışmada Yeni Şafak, Yeni Çağ ve Evrensel gazetelerinde 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremi sonrası yer alan deprem haberleri ele alınmış ve incelenen gazetelerde sahip oldukları farklı siyasal ideolojilerin de doğrultusunda haberlerinde kullandıkları söylemlerde farklılıklar olduğu ortaya konmuştur
Metalik Biyomalzemelerin Yaşam Döngüsü Değerlendirmesi
Metalik olan biyomalzemelerin analiz edilmesi, özellikle implantların başarısını anlamak için kilit olan önemli bir faktördür. Bazı biyomalzemelerin konakçı üzerinde temas ettiği ortam korozif olabilir. Metalik biyomalzemeler ile vücudun biyolojik çevresinin etkileşimi hakkında bilgi, in-vivo çalışmalar ile canlı üzerine yerleştirilmiş olan biyomalzeme gruplarının uzun süreli hizmet göstermesi açısından birbirleri ile bağlantı olup, kullanım süreleri açısından çok önemlidir. Biyomalzemelerin insan vücudunun fizyolojik ortamındaki ortopedik implant ve protez gibi kullanım alanları üzerinde; korozyon ve metal duyarlılıkları uzun zamandır tartışma konusudur. Bu derleme, metalik biyomalzemelerin konakçı üzerindeki hizmet ömrü döngüsünde korozyon, korozyon çeşitleri ve metal duyarlılıkları hakkında genel bilgiler sunacaktır
The Comparison of the Canidae Taxa with Karyotype Symmetry/Asymmetry Index (S/AI)
The family Canidae is placed in the suborder Caniformia in the order Carnivora. There are both domestic and wild species in Canidae. The family consists of at least 35 wild species in 13 genera. The number of chromosomes in Canidae is divided into 2 groups. (i) The chromosome numbers are 2n = 54, 66, 74, 76, and 78 with mostly acrocentric autosomes. (ii) The chromosome numbers are 2n = 34, 36, 38, and 50 with mostly metacentric and submetacentric autosomes. The formula S/AI measure the symmetry or asymmetry of karyotype in higher animals and humans. In this study, the formula was applied to the Canidae species. After obtaining karyotype formulae with a detailed literature review, S/AI data and karyotype types of 25 female taxa and 17 male taxa were determined. According to the S/AI values, a dendrogram was drawn showing karyological variations among the taxa. The results will contribute to the phylogeny of mammals
An evaluation of alpha generation preferences studying in farm school or agricultural workshop in İzmir: Data analysis with children
Since Alpha generation was born in a digital age, simulations, super-reality dimensions, humanoid robots, wearable technological devices, holograms, drone applications and 3D printers are some of the ordinary events in their worlds. The extraordinary thing is that they can touch the soil and acquire the knowledge that can blend the ecological cycle with technology. Questions were asked to the 5th grade students who preferred agriculture workshops or farm schools, who learned by having fun, by questioning, researching and wondering, so that they could develop their creative aspects and live more integrated and respectful with nature. These questions are about agriculture and education. The data obtained using the SPSS program will be interpreted by the children who attend the agricultural workshops and farm schools actively operating in İzmir. Based on these findings, it can be concluded that educational practices that combine mathematics, science and technology in İzmir have a positive effect on the lessons they take at their schools, as Alpha Generation learns about agriculture and nature. In addition, the Agricultural Workshop will be able to support the creative powers of children. Another finding is that it can be shown that different segmentations may emerge in the Agro tourism market with Agricultural trainings
Lise Öğrencilerinin Yaşam Boyu Öğrenme Eğilimleri İle Sosyal Medyayı Eğitsel Kabullenme Düzeyleri Arasındaki İlişkinin İncelenmesi
Bu çalışmanın temel amacı lise öğrencilerinin yaşam boyu öğrenme eğilimleri ve eğitsel amaçlı Youtube kabul düzeyleri arasındaki ilişkiyi çeşitli değişkenler açısından incelemektir. Araştırma deseni, ilişkisel tarama yöntemidir. Araştırmanın evreni Uşak ilinde 2021-2022 eğitim–öğretim döneminde üç farklı okul türünde öğrenim gören 9, 10, 11 ve 12. sınıf düzeyindeki lise öğrencileridir. Örneklemi ise 783 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak “Kişisel Bilgi Formu”, Kılıç ve Yılmaz (2021) tarafından geliştirilen ‘‘Eğitsel Amaçlı Youtube Kabul Ölçeği’’ ve Diker-Coşkun (2009) tarafından geliştirilen ‘‘Yaşam Boyu Öğrenme Eğilimleri Ölçeği” kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre öğrencilerin yaşam boyu öğrenme eğilimleri (YBÖ) ile eğitsel amaçlı Youtube kabulleri arasında negatif yönde düşük düzeyde anlamlı bir ilişki bulunmaktadır. Öğrencilerin YBÖ eğilimlerinin cinsiyet ve okul türü değişkenleri bakımından anlamlı farklılaşırken, sınıf düzeyi değişkeni bakımından anlamlı farklılaşmadığı tespit edilmiştir. Öğrencilerin eğitsel amaçlı Youtube kabulleri ise okul türü ve sınıf düzeyi değişkenlerine göre istatistiksel olarak anlamlı bir biçimde farklılaştığı, buna karşın cinsiyet değişkeninin öğrencilerin eğitsel amaçlı Youtube kabullerini anlamlı düzeyde etkilemediği saptanmıştır
Hamilelerde Ağız Ve Diş Sağlığı Farkındalığının Araştırılması
Amaç: Ağız-diş sağlığı problemlerinin önlenebilmesi ve yaşam kalitesinin geliştirilebilmesi için anne adaylarının ve yeni doğum yapmış annelerin doğru oral sağlığın nasıl olması gerektiği, nasıl sağlanabileceği ile ilgili bilgilendirilmesi ve sürekli eğitime alınarak bilgi, farkındalık düzeyinin yüksek tutulması gerekir. Bu önleyici yöntemlerin gebelikten sonra bebeklik ve çocukluk döneminde sağlıklı oral alışkanlıkların oluşturulmasında önemli rolleri vardır. Bu çalışmada sağlık ocaklarında aile hekimleri tarafından gebelik takibi yapılmakta olan 6-22 haftalık (eğitim süresince gebeliğini tamamlamamış olan) gebelerin ağız ve diş sağlığı eğitimi sözel olarak verilerek bu konu hakkındaki bilgi düzeylerinin ve farkındalıklarının arttırılması ve bu eğitim yönteminin etkinliğinin periodontal sağlığa etkisinin değerlendirilmesi amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Araştırmaya 54 anne adayı katıldı. Katılımcılara diş hekimi tarafından oral hijyen eğitimi diş fırçalama modeli üzerinde yüz yüze olacak şekilde 2 dakika boyunca sözel ve uygulamalı olarak anlatıldı. Başlangıç periodontal indeks değerleri ve 1 ve 3 ay sonraki kontrollerine geldiklerinde ölçülen periodontal indeks değerleri kaydedildi. Çalışmanın istatistiksel analizi için IBM SPSS v.26 istatistik paket programı kullanıldı. Tüm verilerin analizi bağımlı T testi kullanılarak gerçekleştirildi. İstatistiksel anlamlılık için analizde olasılık değeri p ve tablo değeri için (p<0.05) düzeyi anlamlı olarak kabul edildi. Bulgular: Bu araştırma sonucunda; periodontal parametrelerin çalışma başlangıcından 1 ay sonra düşüş gösterirken, 3 ay sonra tekrar başlangıç düzeyine gelip hatta daha da arttığı gözlendi. Sonuç: Çalışma sonucunda gebelik düşünen bireylerin öncesinde oral hijyeninin optimum seviyeye getirilmesi ve bunu sürdürme alışkanlığının kazanılması gerektiği sonucuna ulaşıldı. Buna ek olarak hamilelikte takip seanslarının, oral hijyen alışkanlıklarının kalıcı hale getirilmesin için gerekli olduğu anlaşıldı
Koruyucu Diş Hekimliğinde Pit Ve Fissür Örtücülere Genel Bakış
Oral sağlık vücudumuzdaki diğer sistemleri de etkileyen önemli bir konudur. Ağız sağlığını tehdit eden en önemli unsurlardan birisi de diş çürüğüdür. Diş hekimliğinde son yıllarda, çürükten korunma ve çürük prevalansını/ insidansını en aza indirme, var olan diş yapılarını mümkün olduğunca koruma, koruyucu diş hekimliği oldukça ilgi çeken konulardır. Profesyonel flor uygulamaları, pit ve fissür örtücü uygulamaları koruyucu diş hekimliğinde en çok ön plana çıkan uygulamalardır. Günümüzde koruyucu diş hekimliğinde önemi artan fissür örtücüler ile ilgili literarür bilgileri incelenerek; Pit ve fissürlü yüzeylerin morfolijisi, bu yüzeylerdeki çürük oluşma şekli, pit ve fissür örtücülerin tarihçesi, bu uygulamanın endikasyon ve kontrendikasyonları, tükürük ve nemin bu uygulama üzerindeki etkileri, pit ve fissür örtücü uygulamalarında bondingin yeri gibi konularda genel bir derleme yapılması amaçlanmıştır
Avrupa Birliği Genel Veri Koruma Tüzüğü Işığında Türkiye’de Kişisel Verileri Koruma Kurumu
Günümüzde teknolojinin gelişmesi, verilerin dijital ortamda hızla dolaşmasını, depolanmasını ve ulaşılabilirliğini kolay kılmaktadır. Bu durum çok fazla veri trafiğine yol açmakta ve birçok hak ihlaline de neden olmaktadır. En önemlisi de kişinin mahrem alanı bundan zarar görmektedir. Bu nedenle kişisel verilerin korunması gerek ulusal gerekse uluslararası alanda yeni düzenlemelerin yapılmasını gerekli kılmıştır. Bu düzenlemelerde, verinin işlenmesi sonucu oluşabilecek zararların önlenmesi açısından koruyucu mekanizmaların oluşturulması gerektiği vurgulanmıştır.
Bu çalışmada Türkiye’de kişisel verilerin etkin bir şekilde korunmasını sağlamak için oluşturulan Kişisel Verileri Koruma Kurumu yapısal ve işlevsel açıdan ele alınıp Avrupa Birliği’nde yapılan son düzenleme olan Genel Veri Koruma Tüzüğü ışığında karşılaştırmalı olarak incelenmiştir
Türkiye deprem sürecinde yaşanan ve gelişen olaylarda sosyal medya kullanımının önemi: Niğde ve yöresi sosyal medya kullanıcılarına yönelik bir araştırma
Araştırma, 2023 Türkiye deprem sürecinde gelişen ve yaşanan olaylarda sosyal medya kullanımının önemine yönelik sosyal medya araçları üzerinden yapılan her türlü söz, fotoğraf, video, sohbet, canlı yayın vb. içerik paylaşımlarına yönelik Niğde ve yöresi sosyal medya kullanıcılarının duygu, düşünce, beğeni, eleştiri, yorum ve onaylamaları hakkındaki algılamalarının incelenmesi ve değerlendirilmesine yönelik olarak gerçekleştirilmiştir. 01-31 Mart 2023 tarihleri arasında, Niğde ve yöresindeki aktif sosyal medya kullanıcıları ile yapılan yüz yüze görüşmeler sonucu gerçekleştirilen anketlerden elde edilen veriler ve bilgiler doğrultusunda, 2023 Türkiye depreminde olayların gelişimi ve gerçekleşmesinde sosyal medya araçları üzerinden yapılan her türlü söz, fotoğraf, video, sohbet, canlı yayın vb. içerik paylaşımlarının sosyal medya kullanıcılarının duygu, düşünce, beğeni, eleştiri, yorum ve onaylamalar ile algılamalarının analiz edilmesi gerçekleştirilerek sonuçları değerlendirilmektedir. Gerçekleştirilen araştırma, keşifsel bir araştırma olup, araştırma mevcut durumu belirlemeye yönelik tanımlayıcı durum tespiti yapmak amacındadır. Araştırma sonucunda, 2023 Türkiye deprem sürecinde sosyal medya araçları üzerinden söz, fotoğraf, video, sohbet, canlı yayın vb. içerik paylaşımların gerçek hayatta yaşanan olayların gelişiminde veya olayların yönlendirilmesi üzerinde etkili olmasının yanı sıra, 2023 Türkiye deprem sürecinde sosyal medya araçları üzerinden gerçekleştirilen söz, fotoğraf, video, sohbet, canlı yayın vb. içerik paylaşımlarının çok fazla dezenformasyon veya yanlış bilgilendirmeye yol açtığı ortaya çıkmıştır. Ayrıca, 2023 Türkiye deprem sürecinde, sosyal medya kullanıcıları en fazla Instagram, Twitter ve Whatsapp uygulamaları üzerinden içerik paylaşımlarını takip ettiklerini veya aktif olarak. içerik paylaşımlarında bulundukları ile sosyal medya araçlarından söz, fotoğraf, video, sohbet, canlı yayın vb. içerik paylaşımlarının en fazla üzüntü, birlik ve beraberlik ile çaresizlik duygularını etkilediği sonucu da ortaya çıkmıştır
Dönemin Toplumsal Şartlarının Fetvalara Yansıması: Cerîde-i İlmiyye’de Mefkûd/Gaib
XX. yüzyılın başları Osmanlı Devleti açısından Balkan ve Birinci Dünya Savaşı’nın ve ardından Milli
Mücadele’nin yaşandığı maddi ve manevi açıdan zorlu bir süreç olarak nitelendirilmektedir. Bu savaşların
devam ettiği 1914-1922 yılları arasında Meşîhat Makamı (Şeyhülislamlık) tarafından yayınlanmış olan
Cerîde-i İlmiyye, içeriğindeki halktan ve devlet kurumlarından gelen fetvâlar ve resmî yazışmalarla bizlere
o dönemin toplumsal ve dînî meseleleri hakkında kaynaklık etmektedir. Derginin içeriğindeki “fetâvâ-i
şerîfe” ve “ecvibe-i şer‛iyyeler” bölümleri incelendiğinde, İslam Hukukunda hayatta olup olmadığı ve yeri
bilinmeyen kayıp kişi anlamına gelen mefkûd/gâib konusunda oldukça fazla içerik olması dikkat
çekmektedir. Zira dönemin savaş şartlarında seferberlik ilanıyla savaşa giden ve geri dönmeyen kişilerin
sayısının çok fazla olmasıyla bağlantılı olarak ortaya çıkan hukukî meseleler mevcuttur. Çalışmamızda
genelde Cerîde-i İlmiyye içerisindeki savaşla ilgili içerik, özelde de mefkûd/gâible ilgili içerik İslam Hukuku
açısından önceki fetvalara kıyasla incelenecek ve bu konuda zamanın getirdiği şartlar dolayısıyla fetvadaki
değişime değinilecektir. Bu anlamda çalışmamız son dönem Osmanlı Hukukunun toplumsal olaylarla
etkileşiminin daha iyi anlaşılması açısından önemlidir