Bayburt University Institutional Repository
Not a member yet
3703 research outputs found
Sort by
Belief in angelsand its reflections on life
Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Temel İslam Bilimleri Ana Bilim Dalı, Kelam Bilim DalıMeleklere iman konusu hem iman esasları içerisinde hem de insanın manevi dünyasında önemlidir. Semavi dinlerde ve birçok inanç sisteminde meleklere imanın, temel esaslardan sayıldığı görülmektedir. Meleklere imanın iman esasları içerisinde ikinci sırada ifade ediliyor olması, sonrasındaki tüm esasların kabulünün meleklere iman ile mümkün olması sebebiyledir. Çünkü Allah ile kulları arasında aracı olarak haberler getiren onlardır. Bu çalışmanın varsayımı, itikâdî temelleri doğru ve düzgün olarak anlaşılan meleklere iman konusunun insanın Allah ile olan ilişkisine olumlu yönde etkisi olacağıdır. İmanı olgun bir Müslüman olmanın yollarından birisinin bu anlayışla beraber olacağı kanaatindeyiz. Konumuzla ilgili araştırmalar yaparken tespit ettiğimiz noktalardan birisi demeleklere imanın diğer çalışmalarda hayata yansımaları yönü ile ele alınmadığıdır. Bu çalışmamızla beraber meleklere imanın hayata yansımaları konusuna katkı sunacağımıza inanıyoruz.The subject of belief in angels is important both with in the principles of faithand in the spiritual world of man. It is seen that belief in angels is considered as one of the basic principles in heavenly religions and many belief systems. The fact that belief in angels is expressed in the second place among the principles of belief is because it is possible to accept all the following principles with belief in angels. Because it is they who bring news as intermediaries between Allah and His servants. The assumption of thisstudy is that belief in angels, who secreed sare understood correctly and properly, will have a positive effect on man's relationship with God. Weare of the opinion that one of the way stobe come a Muslim with a mature faith will be with this understanding. One of the points we have determined while doing research on our subject is that belief in angels is not discussed in terms of its reflections on life in other studies. We believe that with this study, we will contributeto the reflection of faith in angels on life
The effect of traditional and new medi·a on food consumption of students reading at Bayburt University
Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Organik Tarım İşletmeciliği Ana Bilim Dalı, Organik Tarım Bilim Dalıİnsan hayatının en önemli parçası olan ve sürekli değişime uğrayan beslenme alışkanlığı son dönemlerde medyadan çok fazla etkilenmeye başlamıştır ve medya ile beslenme arasındaki ilişki incelenmesi gereken bir alan haline gelmiştir. Bu amaç doğrultusunda hazırlanan bu çalışmada hayatımızın her alanında bize eşlik eden ve teknolojinin bir parçası olan medya araçlarının, genç yaş grubunda yer alan üniversite öğrencilerinin gıda tüketim alışkanlıklarına bir etkisinin olup olmadığını belirlemek amaçlanmıştır. Çalışmanın örneklemi ve yapılacağı yer olarak; Bayburt üniversitesinde ön lisans, lisans ve yüksek lisans seviyesinde eğitim almakta olan 16 farklı bölümden toplam 376 öğrenci seçilmiştir. Bu öğrencilere online ve yüz yüze olacak şekilde anket uygulaması yapılmıştır. Öğrencilerin anket ölçeklerine verdikleri cevaplar SPSS-20 programı kullanılarak istatistiksel sonuçlara çevrilmiştir ve anketten elde edilen verilere T- testi, anova testi ve çoklu karşılaştırma testi uygulanmıştır. Çıkan sonuçlar değerlendirildiğinde ankete katılan öğrencilerin gıda tüketiminde belirli bir ölçüde medya organlarından ve reklamlardan etkilendikleri belirlenmiştir. Bu etkilenme incelendiğinde ise öğrencilerin yeni medya araçlarından etkilenme oranlarının geleneksel medya unsurlarından etkilenme oranına göre daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Ulaşılan bu sonuçlar çalışma içerisinde tablolar halinde belirtilmiştir.The eating habit, which is the most important part of human life and which is constantly changing, has recently started to be affected by the media a lot, and the relationship between media and nutrition has become an area that needs to be examined In this study, it is aimed to determine whether the media tools that accompany us in all areas of our lives and are a part of technology have an effect on the food consumption habits of university students in the young age group. As the sample of the study and the place where it will be done; A total of 376 students from 16 different departments studying at associate, undergraduate and graduate levels at Bayburt University were selected. A questionnaire was applied to these students, both online and face-to-face. The answers given by the students to the questionnaire scales were translated into statistical results using the SPSS-20 program, and T-test, anova test, multiple comparison test were applied to the data obtained from the questionnaire. When the results were evaluated, it was determined that the students who participated in the survey were affected by the media and advertisements to a certain extent in food consumption. When this influence is examined, it has been determined that the rate of students being affected by new media tools is higher than the rate of being affected by traditional media elements. These results are presented in tables in the study
Use of textile waste reactive dyes as cement additive
Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, İnşaat Mühendisliği Ana Bilim DalıÜlkemiz dünyada tekstil sanayinde önemli bir yere sahiptir ve bu alanda faaliyet gösteren çok sayıda fabrika bulunmaktadır. Boyar maddelerin yeniden değerlendirilmesi ile ilgili farklı yöntemler kullanılmakla birlikte tam olarak arıtım gerçekleştirilememektedir. Atık giderimi günümüzde çeşitli sektörlerde oldukça günceldir ve bu yolla bir yandan oluşan atığın yol açacağı çevre problemlerinden kurtulunurken diğer yandan endüstriyel değerlendirme ve ekonomiye katkı sağlanmaktadır. İnşaat sektöründe özellikle çimento üretiminde kullanılabilen sanayi atık ürünleri genel olarak betonun mekanik, fiziksel, durabilite, işlenebilirlik gibi özelliklerini geliştirirler. Çimento üretiminde kullanılan çeşitli kimyasal katkılar çimento üreticilerinin farklı fiziksel özelliğe sahip ürünleri daha ekonomik maliyetle üretmelerini sağlar. Çoğunlukla organik bileşiklerden oluşan bu katkılar (öğütme yardımcıları, öğütme kolaylaştırıcıları); dayanım, su geçirimsizliği, priz süresi ve hacimce genleşme gibi çimentonun bazı özelliklerinde iyileşme sağlarlar. Tekstil atık sularıyla birlikte çevreye deşarj edilen boyar maddeler aslında çimentolarda katkı olarak kullanılan organik maddelere benzer özellikler taşırlar. Bu çalışmada, halen piyasada yoğun olarak kullanılan Reaktive Yellow 37, Reaktive Turkuaz Blue 21, Reaktive Brill Blue 220, Raktive Navy Blue 250 boyar maddelerinin portland çimentosu hidratasyonuna etkileri ve katkı maddesi olarak kullanılabilirliği araştırıldı. Bu amaçla boyar maddeler (ağırlıkça %0,001-0,002-0,004-0,009-0,020-0,040 oranlarında) ile hazırlanan çözeltiler ve tekstil atık suyunun içerdiği sodyum karbonat ilave edilerek oluşturulan model çözeltiler, çimentolar için karışım suyu olarak kullanıldı. Normal su yerine karışım suyu olarak kullanılan bu çözeltilerin CEM I (42,5 R) çimentosunun priz süresi, dayanımlar, hacimce genleşme, su/çimento oranı gibi özelliklerine etkileri belli periyotlarda hidrasyonları izopropil alkolle durdurularak hidratasyon ürünlerinin gelişimleri, DSC-TG-DTG, FTIR, X-ışınları kırınımı teknikleriyle izlendi. Eklenen boyarmaddelerin çimentoların su/çimento oranlarını eklenen boyarmadde miktarına bağlı olarak azalttığı, basınç dayanımlarını artırdığı, çimento özelliklerine olumsuz etki oluşturmadığı ve renkli beton üretimi için başarıyla kullanılabileceği sonucuna ulaşıldı. Ayrıca bu şekilde bir kullanımla: bir yandan önemli bir çevre probleminin çözümüne katkı sağlanırken diğer yandan çimento sanayi için de atık maddelerden alternatif kimyasal katkı elde edilmiş ve endüstriyel atık değerlendirilmiş olacaktır. Anahtar Kelimeler: Tekstil atık suyu, reaktif boya, çimento katkısı, çimento hidratasyonu.Our country has an important place in the textile industry in the world and many factories are operating in this field. Although different methods are used for the re-evaluation of dyes, complete purification cannot be performed. Waste removal is quite up-to-date in various sectors today and in this way, on the one hand, while getting rid of the environmental problems caused by the waste generated, on the other hand, industrial evaluation and contribution to the economy are provided. Industrial waste products, which can be used in the construction sector, especially in cement production, generally improve the properties of concrete such as mechanical, physical, durability and workability. Various chemical additives used in cement production allow cement manufacturers to produce products with different physical properties at a more economical cost. These additives, which are mostly composed of organic compounds (grinding aids, grinding facilitators); provide improvement in some properties of cement such as strength, water impermeability, setting time and volume expansion. Dyestuffs discharged to the environment with textile wastewaters show similar properties to organic substances used as additives in cement. In this study, the effects of Reagent Yellow 37, Reagent Turquoise Blue 21, Reagent Brill Blue 220 and Reagent Navy Blue 250 dyes, which are still widely used in the market, on the hydration of Portland cement and their use as additives were investigated. Dyes for this purpose (by weight %0,001-0,002-0,004-0,009-0,02-0,04 rates) contained in the wastewater generated by textiles prepared with the addition of sodium carbonate solutions and model solutions, were used as mixing water for concrete. Mixing water instead of normal water, these solutions are used as Cem I (42.5 R) the setting time of cement, the strength, water pressure, water/cement ratio of the effects of characteristics such as the development of hydration products with isopropyl alcohol in certain periods of hydration stopped by DSC-TG-DTG, FTIR and X-ray diffraction techniques was monitored. It was concluded that the added dyestuffs reduce the water / cement ratios of cements depending on the amount of added dyestuff, increase their compressive strength, do not have a negative effect on cement properties and can be successfully used for the production of colored concrete. Also use it this way: on the one hand, while contributing to the solution of an important environmental problem on the other hand, alternative materials were obtained from chemical additives for cement industry waste, and industrial waste will be evaluated. Keywords: Textile wastewater, reactive dye, cement additive, cement hydration
Yapılandırmacı yaklaşım çerçevesinde geliştirilen Türk Dili ve Edebiyatı öğretim programlarında dünya edebiyatının öğretimi
Milletlerin kendi toplumlarına ait gelenek, görenek ve kültürlerinden beslenen edebî yaratılar milli bir edebiyatı oluştururken tüm dünya milletlerinin edebî eserlerinin oluşturduğu genel çerçeve ise dünya edebiyatı kavramıyla karşılanmaktadır. Türk milli eğitim sistemi içerisinde ortaöğretim düzeyinde öğrencilerin dünya edebiyatını tanıyabilecekleri ders Türk dili ve edebiyatı dersidir. Bu durumdan hareketle bu çalışmada yapılandırmacı öğretim yaklaşımı temel alınarak hazırlanan yakın dönem Türk dili ve edebiyatı dersi öğretim programlarında dünya edebiyatına ne derece ve şekilde yer verildiği incelenmiştir. Araştırma durum çalışması deseniyle yürütülmüş ve 2005, 2011, 2015, 2017 ve 2018 yıllarında hazırlanan öğretim programlarında yer alan dünya edebiyatı ile ilgili veriler betimsel analiz tekniği kullanılarak analiz edilmiş ve değerlendirilmiştir. 2005 ve 2011 programlarında amaç, metin seçimi ve kazanım konularında dünya edebiyatı ile ilişkilendirilebilecek veriler bulunmakla birlikte dünya edebiyatı öğretiminin sınırlı ve yüzeysel olduğu, Türk edebiyatını tür, içerik ve zihniyet açısından etkilemesi yönüyle Batı edebiyatına yönelik kazanım ve etkinliklere yer verildiği görülmüştür. 2015 ve sonrasındaki programlarda metin ve tür merkezli planlamaya geçilmesiyle birlikte belirli türlerde dünya edebiyatından metinlere yer verilmesi noktasında daha somut ve planlı bir düzenleme söz konusudur. 2015 programında dünya edebiyatından yer verilen metinler masal/fabl, destan/efsane, roman, deneme ve söylev türündedir. Bu planlamaya göre programda dünya edebiyatından 5 metin türünden alınacak 6 edebî metne yer verilirken 2017 ve 2018 programlarında bu türlere şiir, tiyatro, mektup/e-posta, hikâye de eklenerek toplamda 9 farklı türden 10 metne yer verilmiştir. İncelenen programlarda dünya edebiyatının öğretimi konusunda zamanla nicelik ve nitelik açısından gelişim olduğu görülse de programlarda dünya edebiyatı öğretimi bir sanat eğitimi yaklaşımıyla değil, Türk edebiyatı geleneğini nasıl etkilediğini karşılaştırmalı metin çalışmaları yoluyla göstermek amacıyla yer almaktadır
Üniversite Öğrencilerine Verilen Akılcı İlaç Kullanımı Dersinin Etkinliğinin Değerlendirilmesi
Akılcı ilaç kullanımı, koruyucu ve tedavi edici role sahiptir. Bu çalışmada üniversite öğrencilerine verilen akılcı ilaç kullanımı dersinin etkinliğinin değerlendirilmesi amaçlandı. Yarı deneysel olarak planlanan çalışma Şubat-Mayıs 2022 tarihleri arasında Doğu Karadeniz bölgesinde bir üniversitede yapıldı. Sağlık bilimleri fakültesinde okuyan, akılcı ilaç kullanımı dersine devam eden ve veri toplama araçlarını tam olarak dolduran 81 öğrenci çalışmaya dahil edildi. Veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu ve Akılcı İlaç Kullanımı Ölçeği (AİKÖ) kullanıldı. Tanımlayıcı istatistikler için sayı, yüzde, sürekli değişkenler için ortalama (X) ± standart sapma (SS) minimum-maksimum kullanıldı. Ön ve son değerlendirme test sonuçları analizi için Wilcoxon işaretli sıralar testi kullanıldı. Öğrencilerin bazı özellikleri ile ölçek puanlarını karşılaştırmada Mann Whitney U testi ve Kruskal Wallis testi kullanıldı. Öğrencilerin yaş ortalaması 21,59±1,23 (min=19, max=26) olup kız öğrencilerin oranı %60,5’tir. Öğrencilerin ön test AİKÖ toplam puanı 35,35±4,37 (min=21, max=42) iken, son test AİKÖ toplam puanı 37,23±3,84 (min=24, max=42)’tür. Ön ve son test AİKÖ toplam puanları karşılaştırıldığında fark istatistiksel olarak anlamlı bulundu (z=-3,547, p<0,001). Eğitim alan öğrencilerin AİKÖ puanlarında artış saptandı. Toplumun önemli bir sosyal grubunu oluşturan üniversite öğrencilerinin akılcı ilaç kullanımı ile ilgili bilinçlenmesi ve farkındalık kazanması için bu konunun tüm üniversite müfredatlarına bir ders olarak eklenmesi önerilebilir
Al-Avtaby's contributions to Arabic phonetics, lexicology and grammar -The example of al-Ibana-
Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Temel İslam Bilimleri Ana Bilim DalıBu çalışma Ebü'l-Münzir el-'Avtebî'nin el-İbâne fi'l-luğati'l-'Arabiyye adlı eseri özelinde Arap sesbilimi, sözcükbilimi ve gramerine katkılarını ele almaktadır. Umman'ın Suhâr vilayetinin Avteb kasabasında dünyaya gelen ancak tam olarak ne zaman doğduğu bilinmeyen fakat kuvvetle muhtemel 511/1118 yılı civarında Umman'da vefat eden 'Avtebî; fıkıh ve soy bilim gibi ilim dallarının yanı sıra Arap Dili ve Edebiyatı alanında da dönemin en önemli şahsiyetlerinden biri olmuştur. 'Avtebî'nin el-İbâne adlı eseri, hicrî beşinci asırda Arap dili ve belagati alanında yazılmış muhtevasının zenginliği bakımından en önemli eserlerden biridir. Eser; fonetik, sarf ve nahvin yanı sıra, tefsir, hadis, kıraat, darb-ı mesel ve şiir gibi dilin farklı alanlarını da ihtiva etmektedir. 'Avtebî, el-İbâne'de dil konularını farklı âlimlerin görüşlerini zikrederek detaylı bir şekilde ele almaktadır. Anlamını tespit sadedinde zikretmiş olduğu kelimeleri farklı Arap şiirleri ile desteklemektedir. Eserinde bir konudan bahsederken başka bir konuya geçtiğine sıklıkla rastlanılmaktadır. 'Avtebî el-İbâne'de, öncelikle Kur'an ve hadisle istişhâd etmenin yanı sıra Arap şiirleri ve mesellerden de yararlanmaktadır. Kullanımı kolay olması amacıyla alfabetik sıraya göre yazılmış, önce harflerin manaları detaylı bir şekilde incelenmiş, sonra da o harfle başlayan çeşitli terimler ele alınmıştır. Bu terimlerin incelenmesi sırasında yeri geldikçe fonetik, sarf, nahiv, kıraat farklılıkları ve belagat inceliklerine değinilmiştir. Müellif bu kitaba; her yönüyle son derece açık ve açıklayıcı olma özelliğini barındırması nedeniyle el-İbâne adını vermeyi uygun görmüştür. el-İbâne'nin ansiklopedik bir eser mi yoksa sözlük türü bir eser mi olduğu hususu araştırmacılar arasında tartışmalara yol açmış, ancak el-İbâne'nin muhakkikleri eserin alfabetik sıraya göre hazırlanmış ansiklopedik bir eser olduğu görüşünü tercih etmişlerdir. 'Avtebî, eserini alfabetik sıraya göre yazmış olsa da bazen bu sıralamaya riayet etmemiştir. Eser, okurlarına her yönüyle hitap eden ve özellikle muhtevası yönüyle filolojik anlamda zengin bir kaynak olma özelliğini taşımaktadır.This study deals with the contributions of Abu al-Monzir el-Avtaby to Arabic Phonology, lexicology and grammar with his work "al-Ibana fi'l-lugati'l-Arabiyyah". Avtebi, born in the Avteb village of the Suhar province in Oman, but the exact date of his birth is unknown but most likely he died around 511/1118 in Oman. He was a prominent figure of his time in various fields of knowledge, including jurisprudence, history, genealogy, and Arabic language and literature. Avtebi's work, el-Ibanah, is one of the most significant works in the Arabic language and rhetoric written in the fifth century AH for its rich content. The work encompasses various aspects of language, including phonetics, morphology, and syntax, as well as interpretation, hadith, recitation, proverbs, and poetry. Avtebi extensively discusses language topics in el-Ibane by mentioning the opinions of different scholars. In order to determine the meaning, he supports the mentioned words with various Arabic poems. It is frequently observed in his work that he transitions from one topic to another. In el-Ibanah, Avtebi makes use of not only the Qur'an and hadith for inference but also Arabic poetry and proverbs. The work is written in alphabetical order for ease of use, with a detailed examination of the meanings of each letter followed by a discussion of various terms starting with that letter. During the examination of these terms, he also touches upon phonetic, morphological, syntactic, recitation differences, and rhetorical intricacies. The author chose the name el-İbâne for this book because it contains the characteristic of being extremely clear and explanatory in all aspects. The question of whether el-İbâne is an encyclopedic work or a dictionary-type work has led to debates among researchers, but the researchers of el-İbâne prefer the view that it is an encyclopedic work prepared in alphabetical order. Although Avtebi wrote his work in alphabetical order, he did not always adhere to this order. The work appeals to readers in all aspects and particularly stands as a rich source in terms of its philological content
DENEYİMSEL PAZARLAMANIN MÜŞTERİ TATMİNİ ve MÜŞTERİ SADAKATİNE ETKİSİ: ERZURUM’DA KIŞ TURİZMİNE YÖNELİK HİZMET VEREN OTELLERDE UYGULAMALI BİR ARAŞTIRMA
Günümüzde işletmeler, rekabetin yoğunluğu, satış kanallarının artması-farklılaşması, zevk ve tercihlerin giderek değişime uğraması, satın alma davranışlarının sürekli değişmesi vb. sebeplerle müşterinin lider olduğu bir dünyada satış faaliyetlerini etkin bir şekilde gerçekleştirmek zorundadırlar. Bu doğrultuda günümüzde çok dikkat çeken gelişmelerden biri de geleneksel pazarlama fonksiyonlarının etkisinin azalması, tüketici deneyiminin de giderek önem kazanmasıdır. Tüketicilerin özellikle hizmet işletmelerindeki deneyimlerinden memnun kalması aynı işletmeyi tekrar tercih etmesini mümkün kılabilmektedir. Çalışmanın amacı; deneyimsel pazarlama modüllerinin, müşteri tatmini ve müşteri sadakati üzerindeki etkisini ölçmektir. Çalışmanın birinci bölümünde deneyimsel pazarlamanın teorik bilgilerine yer verilmiştir. Sonraki bölümde ise Erzurum ilinde kış turizmine yönelik faaliyet gösteren otel müşterilerine yönelik deneyimsel pazarlamayla ilgili uygulamalı bir araştırma gerçekleştirilmiştir. Araştırma, deneyimsel pazarlamaya yönelik geliştirilen bir ölçeğin otel müşterilerine uyarlanarak, yüz yüze anket yöntemiyle verilerin toplanması ve analiz edilmesiyle gerçekleştirilmiştir. Araştırma verilerinin analizinde SPSS programı kullanılmış, değişkenler kapsamında oluşturulan gruplar için t-testi, regresyon analizi ve ANOVA sonuçları yorumlanmıştır. Araştırma sonucunda duyusal, duygusal, ilişkisel ve davranışsal faktörlerin müşteri tatmini ve müşteri sadakati üzerinde istatistiksel olarak anlamlı sonuçlar doğurduğu tespit edilmiştir. Düşünsel faktörlerin ise müşteri tatmini üzerinde etkili olmadığı görülmüştür. Ayrıca duygusal, düşünsel, davranışsal ve ilişkisel faktörlerin müşteri sadakati üzerinde olumlu etkileri olduğu tespit edilmiştir. Müşteri tatmini ile müşteri sadakati arasında da pozitif yönlü bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Otel işletmeleri deneyimsel pazarlama uygulamaları ile müşteri tatminini artırabilir ve müşteri sadakati oluşturabilirler
New RSM-FEM-Based Active Lateral Earth Thrust Coefficient Determination Method for Inverted T-Type Cantilever Retaining Walls Supporting Narrow Granular Backfill
This study was aimed to (1) investigate the failure surface mechanism occurring behind the wall supporting narrow backfill with experimental and numerical approaches; (2) determine the effect of internal friction angle (phi), friction (delta), heel length (beta), foundation thickness (alpha), backfill inclination (psi), and backfill width (theta) parameters on lateral earth thrust coefficients; and (3) derive finite-element analysis (FEM)-response surface method (RSM)-based lateral earth thrust coefficient equations for inverted T-type retaining walls supporting narrow backfill. The study was performed for granular backfill. A small-scale test was performed to investigate the failure surface mechanism in the narrow granular backfill. The particle image velocimetry method was employed to determine failure surface patterns for various heel lengths and backfill widths. Finite-element (FE) analyses were also performed to verify the experimental results. From the analyses, it was seen that two characteristic soil blocks formed behind the horizontally translated wall. Due to these soil blocks, the wall was divided into three characteristic regions. Lateral active earth thrust coefficients were derived for the regions. RSM was employed to derive FE-based lateral earth thrust coefficient estimation equations for each region. In this context, three design matrices were created, comprising 76 runs. In the design, parameters phi, delta, beta, alpha, psi, and theta were used as independent variables. A total of 76 FE analyses were performed for various parameter combinations. The results of the FE analyses were used as a response. From the statistical analyses, lateral active earth thrust estimation equations for narrow backfill were derived. The suggested equations were compared with the results of experimental, numerical, and analytical studies, and it was seen that the method gives reliable results. The effects of independent variables and their interactions on lateral earth pressure coefficients were examined
Molecular docking study on acetylcholinesterase and urease enzyme inhibition effects of Amygdalin
This study investigated that the acetylcholinesterase, urease enzyme inhibition and these enzymes molecular docking as well as antioxidant activity of commercially available amygdalin. While Amygdalin displayed effect anti-urease activity compared to acetohydroxamic acid but, anti-acetylcholine esterase activity a little ineffective compared to donepezil. The molecular docking was performed in order to check binding interactions between the amygdalin and the enzymes. DPPH and FRAP assays were preferred to determine the antioxidant activity. The antioxidant activity (3.39±0.33 µmol Fe2SO47H2O /g, SC50 18.74±0.72 mg/mL using the FRAP and DPPH assays, respectively. Amygdalin's in vitro and in vivo studies are needed for demonstrated that is a therapeutic agent for the treatment of various diseases
Diversity of Clostridium spp. causing late blowing in Kas , ar cheese and their behaviour against various antimicrobials
One of the problems encountered during storage of Kas , ar cheese is blowing. The diversity of Clostridium spp. having a role in blowing was screened and the sensitivity of Clostridium spp. strains against nisin, NaCl, CuSO4, and EDTA was determined and compared. According to 16S rDNA sequence similarity, 12 Clostridium spp. isolates were Clostridium sporogenes while 3 were Clostridium jeddahense. Gas formation by Clostridium spp. spores can be significantly inhibited by reducing the pH below 5.5 and adding 400 IU mL-1 nisin when the number of spores are below 300 spore mL-1. It was determined that the late -blowing problem in Kas , ar cheese is caused by C. sporogenes and C. jeddahense strains, but the success of preventive agents is closely related to the amount of spores.(c) 2022 Elsevier Ltd. All rights reserved.University of Pamukkale, Sci- enti fic Research Projects Coordinatorship [2019FEBE004]This research was funded by the University of Pamukkale, Sci- enti fic Research Projects Coordinatorship, grant number 2019FEBE004