Bayburt University Institutional Repository
Not a member yet
    3703 research outputs found

    Tüketici Tercih ve Davranışlarında İyi Tarım Uygulamalarına Yönelik Bir Araştırma: Karaman İli Örneği

    No full text
    Amaç – Organik Tarım ürünlerinin birim maliyetinin yüksek olması, konvansiyonel ürünlerin ise, kimyasal kalıntılar barındırması nedeniyle insan sağlığına, çevreye (toprak, su vb.) ve doğadaki diğer yaşam paydaşlarına (hayvanlar, bitkiler vb.) zararlı olması tüketicileri iyi tarım uygulamaları ürünlerine yöneltmiştir. İyi Tarım Uygulamalarına (İTU) yönelik tüketici tutumlarını “İnsan Sağlığı”, “Çevreye Faydası” ve “Satın Alma” boyutu bakımından incelemek ve istatistiksel sınamalar yaparak bulguları ortaya koymaktır. Yöntem – Araştırmanın popülasyonu, Karaman ilinde gıda ürünleri alışverişleri yapan hane halkları arasından, kolayda örnekleme yöntemi ile seçilmiştir. Nicel araştırma modeli benimsenerek yürütülen bu çalışmada veri toplama aracı olarak anket kullanılmıştır. Ankette demografik sorular, tüketici tutum ölçeği ve marka kişiliği ölçeğinden yararlanılmıştır. Elde edilen veriler, SPSS-25 istatistik programı kullanılarak analiz edilmiştir. Ayrıca bu veriler ile tek yönlü varyans (Anova) testi, T-testi, Korelasyon analizi yapılmıştır. Bulgular – Araştırma sonucunda ortaya çıkan bulgulara göre; İTÜ’nin insan sağlığına ve çevreye faydalıdır algısı gibi boyutların tüketicilerin tutum ve davranışlarına etki ettiği anlaşılmıştır. Ayrıca bu boyutlar arasında tüketicilerin demografik özelliklerine dair istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar elde edilmiştir. Tartışma – Tüketicilerin sağlık ve çevre bilincine bağlı olarak tarımsal gıda ürünlerini satın alma noktasında tutum ve davranışlarının değiştiği görülmektedir. Bireylerin satın aldıkları gıdaların insan sağlığına olumsuz etkileri ve çevreye verdikleri zararı hakkında bilgisi arttıkça insan sağlığına ve çevreye daha duyarlı hale geldikleri görülmüştür

    KAFKA’NIN ‘DAVA’ VE AYTMATOV’UN ‘CENGİZ HAN’A KÜSEN BULUT’ ROMANLARINDA SUÇU ARAYAN CEZA

    No full text
    Yerleşmiş/ideal bir hukuk düzeninde suç cezayı arar. Suçun cezayı araması hukukun işletildiğini gösterir. Oysa çalışmaya konu olan ve farklı dönemlere ve edebiyatlara ait iki romanda ters yönde bir işleyişin söz konusu olduğu görülür. 1925 yılında yayımlanan ‘Dava’ adlı romanında Franz Kafka insan aklının inşası olan ve özgürlük, adalet, demokrasi hedefleriyle yola çıkan modernizmi ve bu düşüncenin belki de en somut görünüm biçimi olan modern devleti, modern devletin bireyin bütün edimlerini gözetim altında tutan panoptik iktidarını sorgular. Bireyi sadece kamusal alanlarda değil özel alanlarda da takip eden ve bir anlamda kuşatma altında tutan iktidar ile bu gerçekliğe karşı kendi kalma savaşı veren birey arasında cereyan eden gerilim ekseninde kurgulanan romanda, aydınlanma döneminden bu yana kutsalın yerine ikame edilen aklın trajedisi ortaya konulur. Hukukun ters bir şekilde işletildiği bir yönetim anlayışının merkeze alındığı ve 1990 yılında yayımlanan ‘Cengiz Han’a Küsen Bulut’ adlı romanında Cengiz Aytmatov, diktatöryal bir düzende, kurulu düzenin devamlılığı uğruna sistemin çarkları arasında öğütülen insanların, söndürülen ocakların hikâyesini anlatır. Biri modernizmi diğeri katı bir rejimi sorgulayan/eleştiren romanlarda yozlaşmış iktidara karşı insan kalma endişesiyle hareket eden bireyin sesi duyulur. Bu çalışmada ‘Dava’ ve ‘Cengiz Han’a Küsen Bulut’ adlı romanlarda gözlenen hukukun hukuka savaş açma gerçeği, suçun cezayı değil; aksine cezanın suçu araması gerçeği ve insan aklının üretimi olan modern devletin insana yabancılaşması meselesi üzerinde durulmuştur

    Dynamic Volatility Spillover Among Emerging EAGLE Markets

    No full text
    The aim of this study is to investigate the volatility spillover between EAGLE stock market indices using the method proposed by Diebold and Yilmaz (2009, 2012). To achieve this aim, EAGLE stock market data was collected from the DataStream database for the period from 2005 to 2019. The Granger causality test was applied using the VAR model, and it was found that there are various causality relationships between countries. The findings indicate that, while the total volatility spillover index was approximately 10% in 2005, it nearly tripled during the financial crisis. The US debt crisis and the economic contraction in the Eurozone caused the total volatility spillover index to reach its maximum level of approximately 40%, and it continued to decrease until 2019. Turkey, Brazil, India, and Indonesia were found to be the net receivers of volatility, while China, Russia, and Mexico were identified as the net transmitters of volatility

    State and society criticism in İhsan Oktay Anar's novels

    No full text
    Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Türk Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı, Yeni Türk Edebiyatı Bilim DalıRoman okuyucuda estetik haz uyandıran ve çeşitli mesajları barındıran bir türdür. Okuyucunun duygularını ve düşüncelerini etkiyen roman yeri geldiğinde bir eleştiri işlevi de yüklenebilir. Türk edebiyatı tarihinde de roman türünde eleştirinin başat bir unsur olduğu çeşitli dönemler olmuştur. Kimi dönemlerde ise eleştiri, romanın esas unsuru olmasa da eser içerisinde varlığını sürdürmüştür. Eleştirinin başat bir unsur olduğu romanlarda verilen eleştirel mesajlar okura doğrudan ulaştırılabilir. Ancak eleştirel meselelerin doğrudan ortaya konmadığı romanlarda okur, eleştirel mesajları satır aralarında bulabilmektedir. Devlet ve toplum meselelerinin eleştiriye tabi tutulduğu romanlarda da belirtilen her iki durum söz konusudur. Bu açıdan ele alınacak olan İhsan Oktay Anar romanları, eleştiri unsurlarının açıkça ortaya serilmemiş olması yönüyle dikkat çekmektedir. Anar, romanlarda devlet ve toplum üzerine yapmış olduğu eleştirileri satır aralarında okurlara sunmuştur. Bu çalışmada postmodern anlayışın en önemli temsilcilerinden biri olan İhsan Oktay Anar'ın Puslu Kıtalar Atlası, Kitab-ül Hiyel, Efrâsiyâb'ın Hikâyeleri, Amat, Suskunlar, Yedinci Gün, Galîz Kahraman ve Tiamat romanları devlet ve toplum eleştirileri ekseninde ele alınmıştır.The novel is a genre that evokes aesthetic pleasure in the reader and contains various messages. The novel, which affects the feelings and thoughts of the reader, can be loaded as a criticism when appropriate. In the history of Turkish literature, there have been various periods in which criticism was a dominant element in the genre of novel. In some periods, criticism continued to exist in the work, although it was not the main element of the novel. The critical messages given in the novels where criticism is a dominant element can be conveyed directly to the reader. However, in novels where critical issues are not directly revealed, the reader can find critical messages between the lines. There are both situations mentioned in the novels in which the state and society issues are subject to criticism. The novels of İhsan Oktay Anar, which will be discussed in this respect, draw attention in that the elements of criticism are not clearly revealed. Anar presented his criticisms on the state and society in the novels to the readers between the lines. In this study, the novels of Ihsan Oktay Anar, Puslu Kıtalar Atlası, Kitab-ül Hiyal, Efrâsiyâb'ın Hikâyeleri, Amat, Suskunlar, Yedinci Gün, Galiz Kahraman and Tiamat, who are one of the most important representatives of the postmodern understanding, are discussed in the axis of criticism of the state and society

    Hurûfu'l-ma'ânî and its meaning value -Specific to Surah Taha-

    No full text
    Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Temel İslam Bilimleri Ana Bilim DalıArap dili ve belagatinde, kelime türlerinden biri olan harflerin ayrı bir yeri vardır. Bu nedenle harflerin Kur'ân'daki fonksiyonunu bilmek, Kur'ân ayetlerini doğru bir şekilde anlamaya katkı sağlayacaktır. Hurûf-u me ânî diye isimlendirilen bu harflerin kullanıldığı anlam, cümledeki konumlarına bağlı olarak değişebilmektedir. Bu harflerin cümleye kattığı mana inceliği ve etkisi, buna bağlı dil kurallarını bilmekle mümkündür. Bir sûrenin ihtiva ettiği bütün mana harflerini ele alan çalışmaya az rastlanmaktadır. Bu çalışmada, Arapça metinlerinin ve dolayısıyla Kur'ân ayetlerinin anlaşılmasında büyük etkisi olan mana harflerinin Kur'ân-ı Kerîm'den Tâhâ sûresi örnek alınarak manaya kattığı incelikler ele alınmıştır. Çalışmamız, giriş, iki bölüm ve sonuçtan oluşmaktadır. Giriş kısmında, Kur'ân'daki hurûfu'l-me' ânînin önemi, bu alanda yapılan çalışmalar ve bu çalışmanın diğerlerinden farkı ve problematik yönü hakkındaki bilgilere değinilmiştir. Birinci bölümde, harfin kavramsal alanlarına, teşekkül ve tarihsel sürecine, muhtevasına ve metindeki fonksiyonlarına temas edilmiştir. Ayrıca mana harfleri için kullanılan hurûfu'l-me ânî, me âni'l-hurûf, edat ve alet gibi kavram ve terkiplerin semantik tahlili yapılarak aralarındaki nüanslar incelenmiştir. İkinci bölümde ise sûrede kullanılan edatların î râb, mana ve belagat yönünden ele alınmış ve bu konudaki Arap dilbilimcilerinin görüşlerine yer verilmiştir. Sonuç olarak hicri üçüncü yüzyılın sonlarına kadar mana harfi için sıklıkla kullanılan kelimenin harf kavramının olduğu görülmektedir. Manalı harfler için kullanılan tabirlerin tamamının kullanıldığı ve bu sahada müstakil eserlerin kaleme alınmaya başlanıp, yoğun biçimde görüldüğü dönemin, hicri dördüncü asır olduğu değerlendirilmektedir. Tâhâ sûresindeki ayetlerde kullanılan edatları incelediğimizde, bir harfin anlam derinliği, yer aldığı cümlenin siyâk ve sibakından ortaya çıktığı görülür. Tâhâ sûresinde manaca çok yönlü kullanılan edatların çoğu, cer harflerin olduğu ve bunların çoğu ta'lîl anlamını yansıttığı dikkati çekmektedir.In the Arabic language and rhetoric, letters, one of the word types, have a special place. Therefore, knowing the function of the letters in the Qur'an is effective in understanding the verses correctly. The meaning of Huruf-u me'ani changes according to their position in the sentence. It is possible to know the meanings of the prepositions in the sentence and the related language rules. It is rare to find a study that deals with all the prepositions contained in a surah. In this study, the subtleties that the prepositions, which have a great impact on the understanding of Arabic texts and the verses of the Qur'an, are explained by taking the Surah Taha as an example. Our study consists of introduction, two parts and conclusion. In the introduction, the importance of the prepositions in the Qur'an, the studies in this field and their differences and problematic aspects are examined. In the first chapter, the conceptual, formation and historical process of the letter and its functions in the text are mentioned. The nuances between them were examined by making a semantic analysis of the concepts of hurûfu'l-me'ani, me'ani'l-hurûf, prepositions and instruments. In the second part, the prepositions are examined in terms of î'râb, meaning and rhetoric; The views of Arab linguists are mentioned. The period when all the terms of letters were used and individual works were written is the fourth century. The depth of meaning of a letter emerges from the flow of the sentence. Most of the prepositions in the surah are cer letters. Most of them mean ta'lîl

    Optimizing the seismic resilience performance of steel truss bridges by maximum energy dissipation via friction dampers

    No full text
    The primary aim of this study is to propose an innovative design methodology for optimizing the seismic resilience performance of steel truss bridges by dissipating the maximum input seismic energy. Maximum seismic energy dissipation is carried out by means of Pall friction dampers (PFDs), popularly categorized among passive energy-damping devices. PFDs distribute input seismic energy with a slip motion along with friction during an earthquake. For that, it is important to determine the optimal slip load value for the PFDs to start working before the structural elements reach the yield point. To determine the optimal slip load values of the PFDs under earthquake effects, the maximum seismic energy distribution is assured by nature-inspired Squirrel Search (SS) and Water Strider (WS) metaheuristic algorithms for steel truss bridges equipped with PFDs. Finally, steel truss bridges on which PFDs with optimal slip load values have been implemented are optimally designed to achieve the minimal structural weight while satisfying ASD-AISC Code of Practice requirements. In order to demonstrate the validity of the proposed design methodology, two design examples of 113-member and 465-member steel truss bridges steel are presented. The optimal slip loads attained with the SS and WS algorithms by conducting the proposed design methodology are 2.45% and 3.75% of the structural weight for the first design example and 2.64% and 2.63% of the structural weight for the second design example, respectively, which are much lower than those considered in practical applications. Moreover, the numerical results show that by 93.5% and 99.48% maximum distribution rates of input seismic energy are accomplished in the bridges. The results indicate that the proposed design methodology exhibit superior performance in optimizing the seismic resilience performance of steel truss bridges by maximum energy dissipation via friction dampers

    Yerinde Yaşlanmada Mekân: Ontolojik Bir Değerlendirme

    No full text
    Teorik belirleyicilik, araştırmada doğrulanabilir önermelerle karakterize yorumlama kriterlerini, her bir kodlama ve sınıflandırmada niteliksel çabayı, sistematik anlamda fonksiyonel kılmaktadır. Yaşın analizindeki zaman ve mekân kavramları, anlamın üreticiliğinde, toplumsal referansların spesifik sonuçlarında etkinleşmektedir. Yaşlıların nerede ve kiminle yaşlandıklarına dair ayrıntılı kişisel bilgilerinin keşfi, onların aşinalıklarının derinliği; varoluşsal sorularla uğraşan özgün bir yoldur. Yaşlı yetişkinlerin homojen bir grup olmadıkları, bir ömür boyu deneyim kazandıkları bilgi tabanı; özgün fikirler üretme becerisinin esaslı bileşenidir. Yerinde yaşlanma, kişisel değişimin biyografik odağındaki bileşenleri, anlamlı onaylamadaki korunaklı rollerin dinamik etkileşimleriyle yordamaktadır. Yer, pragmatik bütünleşmenin tanıdık aktivitelerinde, yaş almanın mutluluk bağlılığında, insan deneyimlerini bağımsızlık duygusunda çevrelemektedir. Kişi-mekân etkileşiminde duygu ve davranış, zamanla kişiye veya çevresel değişikliklere alışılmadık hâle gelebilir. Yerinde yaşlanmada kişisel ağlar belirli bir noktadan ziyade yaşam tarzları boyunca değişiklik gösterebilir. Bu makalede, yerinde yaşlanma olgusunun önemli bileşenlerinden olan mekân, ontolojik ve işlevsel yönleriyle araştırmanın eksenini ve okuyucunun anlam dünyasındaki keşif yolculuğunu oluşturacaktır

    Structural characterization of potato starch modified by a 4,6-a-glucanotransferase B from Lactobacillus reuteri E81

    No full text
    The recent reports have revealed that increase in amount of a-1,6 linkages by modification of potato starch with enzyme (glycosyltransferases) treatment gains slowly digestible properties to the starch; however, the formation of new a-1,6-glycosidic linkages diminish the thermal resistance of the starch granules. In this study, a putative GtfB-E81, (a 4,6-a-glucanotransferase-4,6-aGT) from L. reuteri E81 was firstly used to produce a short length of a-1,6 linkages. NMR results revealed that external short chains mostly comprised of 1-6 glucosyl units were newly produced in potato starch, and the a-1,6 linkage ratio was significantly increased from 2.9 % to 36.8 %, suggesting that this novel GtfB-E81 might have potentially an efficient transferase activity. In our study, native and GtfB-E81 modified starches showed fundamental similarities with respect to their molecular properties and treatment of native potato starch with GtfB-E81 did not remarkably change thermal stability of the potato starch, which seems to be very prominent for the food industry given the significantly decreased thermal stability results obtained for the enzyme modified starches reported in the literature. Therefore, the results of this study should open up emerging perspectives for regulating slowly digestible characteristics of potato starch in future studies without a significant change in the molecular, thermal, and crystallographic properties.Deputyship for Research amp; Innovation, Ministry of Education in Saudi Arabia [IFPIP: 695-135-1442]; King Abdulaziz University, DSR, Jeddah, Saudi ArabiaThe authors extend their appreciation to the Deputyship for Research & Innovation, Ministry of Education in Saudi Arabia for funding this research work through the project number (IFPIP: 695-135-1442) and King Abdulaziz University, DSR, Jeddah, Saudi Arabia

    Nato Üyesi Ülkelerde Askeri Harcamaya Büyüme ve Nüfusun Etkisi: Panel Ardl Testi

    No full text
    Ekonomik büyümenin askeri harcamalar üzerindeki etkisi ve bu iki değişken arasındaki ilişki uzun zamandır üzerinde çok sayıda araştırmanın yapıldığı bir konudur. Özellikle soğuk savaşın sona ermesi ve Sovyetler Birliği’nin dağılması ile birlikte NATO’yu oluşturan ülkelerin askeri harcamalarının durumu daha da ilgi çekici hale gelmiştir. Stockholm Uluslararası Barış Araştırma Enstitüsü’nün (SIPRI) verilerine göre 2021 yılı askeri harcamaları 2.113 milyar ABD doları olarak gerçekleşmiştir. Bu rakam 1994 yılından beri artış göstermektedir. Askeri harcamalar ile ekonomik büyüme ve ülke nüfusu arasındaki ilişki son yıllarda hem politika yapıcılar hem de araştırmacılar tarafından ciddi olarak incelenmektedir. Askeri harcamaların ekonomiye hem olumlu hem de olumsuz katkıları vardır. Kamu harcamaları içinde önemli bir paya sahip olan askeri harcamalar büyümeyi canlandırma potansiyeline sahiptir. Diğer taraftan büyümede ve nüfusta yaşanacak artışların da askeri harcamaları etkilemesi doğaldır. Çalışmada Askeri Harcamalar (ME), Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GDP) ve Nüfus (POP) değişkenlerine ait gözlemler 26 NATO ülkesi için 1997 ile 2021 yılları arasında 25 yıllık olarak toplanarak 650 adet gözlem içeren dengeli bir panel veri seti oluşturulmuştur. Çalışmada sırasıyla yatay kesit bağımlılık, birim kök, ARDL ve hata düzeltme testleri yapılmıştır. Değişkenlerin tamamının düzeyde durağan olmadığı ve farklı derecede tümleşik seriler olduğu görüldüğünden araştırma modelinin tahmininde farklı mertebede durağan değişkenler arasındaki ilişkileri incelemeye olanak sağlayan Panel ARDL modelinden faydalanılmasına karar verilmiştir. ARDL modeli için hesaplanan katsayılar birlikte değerlendirildiğinde Ülke Gayri Safi Yurt İçi Hasıla değerlerinin Ülke Askeri Harcamaları üzerinde kısa ve uzun dönemde pozitif etkilerinin saptandığı, ülke nüfusunun ise kısa dönemde anlamlı bir etkisinin görülmediği fakat uzun dönemde pozitif bir etkisinin olduğu söylenebilir

    The contact problem of a functionally graded layer under the effect of gravity

    No full text
    This paper considers the continuous and discontinuous contact problems of a functionally graded (FG) layer under the effect of gravity. A finite distributed load is applied to the beam from the top and the beam is placed to the top of a rigid foundation. It is assumed that the shear modulus and mass density of the beam vary exponentially whereas Poisson's ratio remains constant. The problem is solved for both continuous and discontinuous cases. In each case, the governing equations and boundary conditions of the problem are reduced to an integral equation by the help of Fourier integral transform. In the continuous contact, the integral equation solved analytically and critical load that causes initial separation between the layer and the rigid foundation, separation distance and contact pressures are investigated for various non-homogeneity parameters that presents the change in the shear modulus and density and loadings. The singular integral equation in case of discontinuous contact is numerically solved by using corresponding Gauss-Chebyshev quadrature and an iterative scheme. The effect of non-homogeneity parameters and loading on the separation distance between the layer and the foundation and contact pressures are analyzed. All the results are shown in tables and figures. It is seen that increasing stiffness and decreasing density at the top of the layer reduce maximum pressures but increase separation distances. This study aims to fill the deficiency in the mechanical behavior of the coatings under gravity.Scientific and Technological Research Council of Turkey (TUBITAK) [216M524]ACKNOWLEDGMENTS The authors thank The Scientific and Technological Research Council of Turkey (TUBITAK) for their financial support [Project number: 216M524]

    98

    full texts

    3,703

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Bayburt University Institutional Repository
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇