Bayburt University Institutional Repository
Not a member yet
3703 research outputs found
Sort by
The importance of cost and management accounting applications in terms of competition in manufacturing businesses: A research on city of Trabzon
Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, İşletme Ana Bilim Dalı, İşletme Bilim DalıToplumun ihtiyaçlarını karşılama görevini üstlenen üretim işletmeleri hem aynı hem de farklı sektörlerde faaliyet göstermektedirler. Bu çerçeveden bakıldığında isteseler de istemeseler de kendi aralarında bir rekabet ortamı oluşturacaklardır. Ancak genel anlamda bakıldığında hepsinin ülke ekonomisine katkısı olduğu da bir gerçektir. Bu bağlamda, üretim işletmelerinin maliyetlerini azaltıp karlılıklarını maksimuma çıkarabilmeleri için maliyet ve yönetim muhasebesi uygulamalarını kullanması kaçınılmaz bir gerekliliktir. Muhasebenin en önemli parçalarından birini oluşturan maliyet ve yönetim muhasebesi üretilen mal veya hizmetlerin maliyetlerini hesaplayıp yönetimin karar almasında yardımcı olmaktadır. Rekabetin şiddeti arttıkça maliyet ve yönetim muhasebesinin önemi daha da artmaktadır. Yapılan bu çalışmada Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası'na kayıtlı üretim işletmeleri üzerine rekabet açısından maliyet ve yönetim muhasebesinin önemi araştırılmıştır. Araştırma kapsamında 264 üretim işletmesine anket uygulaması gerçekleştirilmiştir. Yapılan analizler sonucunda maliyet ve yönetim muhasebesi uygulamalarının karar alma sürecinde etkili olduğu ve bununla birlikte işletmelerde en fazla kullanılan maliyet yönteminin sipariş maliyet yöntemi olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca maliyet ve yönetim muhasebesi uygulamalarının rekabet, üretim süreci ve planlamaya etki ettiği tespit edilmiştir.Production enterprises that undertake the task of meeting the needs of society operate in both the same and different sectors. From this perspective, they will create a competitive environment among themselves, whether they want it or not. However, in general terms, it is a fact that all of them contribute to the country's economy. In this context, it is an inevitable necessity for production enterprises to use cost and management accounting practices in order to reduce their costs and maximize their profitability. Cost and management accounting, which is one of the most important parts of accounting, calculates the costs of goods or services produced and helps management make decisions. As the intensity of competition increases, the importance of cost and management accounting increases. In this study, the importance of cost and management accounting in terms of competition on production enterprises registered with the Trabzon Chamber of Commerce and Industry was investigated. Within the scope of the research, a survey was conducted in 264 production enterprises. As a result of the analysis, it has been determined that cost and management accounting applications are effective in the decision-making process and that the most used cost method in businesses is the order cost method. It has also been determined that cost and management accounting practices affect competition, production process and planning
Merit system of Turkish public staff policies after 2000s
Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Ana Bilim Dalı, Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bilim DalıKamu personel yönetiminin temel amacı kamu hizmetlerinin sürekliliğinin sağlanması ve sunulan kamu hizmetinin etkili, verimli olmasıdır. Bu amaçla bütün ülkelerde iktidara, yetki, insan gücü, bütçe gibi kaynaklar verilmektedir. Bu kaynakların amaçlar doğrultusunda kullanılabilmesi için, tüm ülkelerde, o ülkelerin sosyal, ekonomik durumları ve yönetim anlayışlarına göre oluşturulan, bir kamu personel yönetim sistemi mevcuttur. Bu oluşumun temel amacı, yukarıda da belirtiğimiz gibi kamu hizmetinin beklentileri karşılayacak şekilde etkin ve sürekli sunumunun sağlanmasıdır. Ülkemizde cumhuriyetin ilanından bu yana tüm iktidarların kamu personel yönetiminin geliştirilmesi üzerinde durduğu ve yönetim süreçlerinin iyileştirilmesi için çeşitli çalışmalar yaptığı söylenebilir. İyi niyetli çabalarla hazırlanan bu çalışmaların çoğu ne yazıkki uygulamaya geçirilememiştir. Çalışmaların uygulamaya konulamamasının temel sebeplerinden biri de kamuda liyakat ilkesinin etkin olarak uygulanmayışıdır. Bu çalışma, 2000'li yıllardan sonra kamu personel yönetimi ile ilgili yapılan düzenlemelerin liyakat sistemine olan etkilerini ortyay koymak amacıyla yapılmıştır. Çalışmada nitel araştırma yönetimi kullanılmıştır. Çalışmanın birinci bölümünde giriş kısmı yer almaktadır. İkinci bölümde kavramsal ve kurumsal çerçeve yer almaktadır. Bu bölümde kamu personel yönetiminin tanımı, kamu personel yönetimine hâkim olan temel ilkelerin değerlendirmesi, devlet memurlar kanununda kamu personelin gruplandırılması incelenmiş, kalkınma planlarında kamu personel yönetiminin gelişimi ele alınmış ve son olarak insan kaynakları yönetimi ile kamu personel yönetimi arasındaki benzerlikler ve temel farklar ortaya konmuştur. Üçüncü bölümde kavramsal olarak ilkesi incelenmiş, bu kapsamda tanımı ve temel özellikler ve liyakat ilkesine aykırı olan kayırmacılık olgusu incelenmiştir. Son olarak Türkiye'de liyakat ilkesinin gelişimi kronolojik olarak ele alınmıştır. Dördüncü bölümde ise 2000'li yıllardan sonra kamu personel yönetimi ile ilgili yapılan değişiklikler ele alınmıştır. Özellikle Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistemine geçtikten sonra kamu personel yönetimi alanında yapılan değişiklikler ve bu değişimlerin liyakat ilkesine etkisi ele alınmıştır. Sonuç değerlendirme bölümde ise liyakat ilkesinin uygulanmaya konulması ile ilgili problemlerin devam ettiği, kurumların değişmesi veya yeni mevzuatların hazırlanmasının liyakat ilkesi açısından olumlu görünse dahi uygulama konulması açısından olumlu olarak değerlendirilemeyeceği, liyakat ilkesinin uygulanabilmesi için mevzuatlarla beraber denetim sisteminin geliştirilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.The main purpose of public personnel management is to ensure the continuity of public services and to ensure that the public service provided is effective and efficient. For this purpose, resources such as authority, manpower and budget are given to the government in all countries. In order to use these resources for their purposes, there is a public personnel management system in all countries, which is created according to the social, economic situations and management approaches of those countries. The main purpose of this formation, as we mentioned above, is to ensure the effective and continuous delivery of public services to meet expectations. It can be said that since the proclamation of the republic in our country, all governments have focused on the development of public personnel management and have carried out various studies to improve management processes. Unfortunately, most of these studies, prepared with well-intentioned efforts, have not been put into practice. One of the main reasons why studies cannot be put into practice is that the principle of merit is not effectively implemented in the public sector. This study was conducted to reveal the effects of the regulations made on public personnel management after the 2000s on the merit system. Qualitative research management was used in the study. The first part of the study includes the introduction. The second section includes the conceptual and institutional framework. In this section, the definition of public personnel management, the evaluation of the basic principles that dominate public personnel management, the grouping of public personnel in the civil servants law are examined, the development of public personnel management in development plans is discussed, and finally the similarities and basic differences between human resources management and public personnel management are revealed. In the third chapter, the principle has been examined conceptually, in this context, its definition, basic features and the phenomenon of nepotism, which is contrary to the principle of merit, have been examined. Finally, the development of the principle of merit in Turkey is discussed chronologically. In the fourth chapter, the changes made in public personnel management after the 2000s are discussed. Especially, the changes made in the field of public personnel management after the transition to the Presidential Government system and the effects of these changes on the principle of merit are discussed. In the final evaluation section, it was concluded that the problems related to the implementation of the merit principle continue, that the change of institutions or the preparation of new legislation cannot be evaluated as positive in terms of implementation even if it seems positive in terms of the merit principle, and that the audit system should be developed together with the legislation in order to implement the merit principle
COMPARATIVE ANALYSIS OF BIOCHEMICAL CONTENT, ANTIMICROBIAL AND ANTIOXIDANT ACTIVITIES OF HYPERICUM PERFORATUM L. SPECIES IS GROWN IN T?RK?YE
Many external factors, such as climatic conditions, geographical differences, and altitude, directly affect the primary and secondary metabolites and therapeutic use of St. John's Wort (Hypericum perforatum L.), an important plant in alternative medicine. This study was carried out to identify the antioxidant and antimicrobial activities and the content of proline, malondialdehyde, hydrogen peroxide, flavonoid, anthocyanin, and total phenolic in the St. John's Wort growing naturally in different regions of Bayburt. The St. John's Wort samples were collected from 11 different locations. As a result of the analyses carried out on the plant samples, it was found that the content of proline was within the range of 4.6-8.2 mu mol g-1 DW, the amount of malondialdehyde was within the range of 0.69-1.10 nmol g-1 DW, the amount of hydrogen peroxide was within the range of 79.89-155.49 mu mol g-1 DW, the amount of flavonoids was within the range of 91.38%100.27%, the amount of anthocyanin was within the range of 0.15-1.11 mkmol g-1 DW, the total phenolic content was within the range of 15.82-45.22 mg GAE g-1, and the antioxidant activity was within the range of 6.07-105.60 mu g mL-1.In conclusion, although the biochemical contents and nonenzymatic antioxidant activities showed a wide variety, the antioxidant activity was found to be higher in samples 5, 8, and 11. According to the antimicrobial activity results, some plant extracts were effective on bacteria and fungi, especially samples 5, 6, 8, and 11 showed an effect at the concentration of 200 mu g mL-1. This study, the first regional study on this subject, will contribute to future research and clinical trials in the health field
Anadolu Türk Folklorunda Ayakkabı
Ayakkabı, insanlık tarihinin en eski dönemlerinden itibaren insanın hayatında yer alan; önceleri ağaç kabuğu, yaprak vb. maddelerden yapılıp zamanla modernleşen ürünlerden biridir. Ayakkabı, insanın yalnızca ayaklarını koruma ihtiyacını karşılayan bir eşya değildir; yapılışıyla, şekliyle, rengiyle, çevresinde gelişen inanışlar ve uygulamalarla bir geleneğin ürünüdür. Günümüzün modern ayakkabıcılık anlayışı karşısında önemi azalmaya başlayan ayakkabıcılık ve yemenicilik, meslek folkloru içinde değerlendirilebilecek yegâne mesleklerden biridir. Anadolu Türk folklorunda ayakkabının kullanım alanı oldukça geniştir. Nişan ve düğün merasimlerinde damat tarafı, geline diğer hediyelerle birlikte ayakkabı götürür. Doğumlarda yeni doğan bebeklere panduf ve bebek ayakkabısı hediye edilir. Bayramlarda çocuklara alınan bayramlıklardan biri de ayakkabıdır. Türk halk edebiyatında masal, mâni, türkü, bilmece vb. türlerde ayakkabıya ve ayakkabıyla ilgili diğer kavramlara yer verilir. Ayakkabı geçiş dönemlerinde, nazarla ve halk hekimliğiyle ilgili inanışlarda ve ritüellerde sıkça kullanılır. Çeşitli hastalıkların tedavisinde özellikle büyüsel yöntemler doğrultusunda ayakkabıdan yararlanılır. Çıkarıldığı biçimiyle, yönüyle, ters veya düz giyilişiyle ayakkabıya olumlu ve olumsuz mânâlar yüklenir. Bu çalışmada öncelikle ayakkabının Türk folklorundaki yerinden söz edilecektir. Türk halk edebiyatı ürünlerindeki kullanımına, bayram geleneklerindeki yerine ve ayakkabı renginin sembolik özelliklerine değinilecektir. Doğum, evlilik ve ölüm âdetlerinde ayakkabı etrafında gelişen inanışlara ve ritüellere, nazarla ilgili inanışlarda ayakkabının kullanım şekillerine ve halk hekimliği uygulamalarında ayakkabının kullanım sahasına yer verilecektir. Anadolu’da ayakkabı etrafında gelişen uygulamalar ve inanışlar tespit edilecek bu uygulama ve inanışların sebepleri halk kültürü ürünlerinin işlevleri çerçevesinde değerlendirilecektir
SOYA PROTEİNİ İZOLATI-FRUKTOZ GLİKASYON KONJUGATLARININ YAPISI VE BAZI TEKNOFONKSİYONEL ÖZELLİKLERİ ÜZERİNE ULTRASON İŞLEMİNİN ETKİSİ
Bu çalışmada, konjugatlar ultrasonik işlemden (130 W, 20 kHz) 5 ve 15 dakika sonra soya protein izolatı (SPI) ve fruktoz (F) sulu dispersiyonlarının ısıtılıp glikasyon reaksiyonu (95 oC, 30 dakika) gerçekleştirilmesiyle hazırlanmıştır. Ultrasonik ön işlemin, elde edilen SPI-F konjugatlarının yapı ve fonksiyonel özellikleri üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Serbest amino grupları, aşılama derecesi ve FT-IR analizleri SPI-F konjugatlarının oluşumunu doğrulamıştır. Ultrasonik işlem glikasyon reaksiyonunu teşvik etmiştir. Konjugatların yapısal ve fizikokimyasal özelliklerindeki değişiklikler SPI’nin su tutma ve yağ tutma özelliklerinin düşmesine neden olsa da emülsifikasyon özelliklerini geliştirmiştir. Bu nedenle, emülsifikasyon özelliklerini kontrol etmek için soya proteini glikasyon konjugatlarının yapısını değiştirmek için optimum bir ultrasonik ön işlem kullanılabilir. Bu bulguların, gıda emülsiyonu ve diğer sistemlerde glikasyonla modifiye edilmiş protein-sakarit ikili sistemlerinin uygulanması için yararlı olacağı düşünülmektedir
Social Interpretation Studies in Egypt
Bu araştırma, sosyal okulun modern çağda Müslümanların yaşamları üzerindeki etkisini ve Mısır Büyük Müftüsü İmam Muhammed Abdo ve Mısır'daki ve Arap ve İslam dünyasındaki diğer üst düzey sosyal reform imamları gibi bu okulun büyük alimlerinin etkisinin derecesini açıklığa kavuşturmayı amaçlamaktadır. Aynı zamanda, yorumdaki sosyal eğilimin ortaya çıkışı ve Kur'an-ı Kerim'de bahsedilen birçok sosyal meselenin tartışılmasındaki rolü ve Kur'an-ı Kerim'de hayat ve sosyal düşüncenin incelenmesi için büyük bir maden oluşturan gönderilen ve doğru peygamberlerin ve kavminin diğer hikayelerini konuşmayı amaçlamaktadır. Araştırma ayrıca, İmam Muhammed Abdo ve Muhammed Reşid Rida'nın akıl okulu ve sosyal gerçekçi okulun ortaya çıkmasından sonra tercümanlık alimleri tarafından ele alınan en önemli konular hakkında konuşmayı amaçlamış ve bu konular, o okulun yakın zamanda ortaya çıkmasının yanı sıra, kadın meselesi ve Avrupa Batı'sının İslam'da çok eşlilik meselesini ve kadın giyimi sorununu, kişisel özgürlük olduğu bahanesiyle gündeme getirme girişimi gibi o dönemde ortaya çıkmasını gerektiren birçok sosyal kötülüğün ortaya çıkması ve miras meselesi gibi o dönemde dolaşımda olan bu konular dolaşımdaydı İslam'da kadınlar ve İslam'ın onlara haksızlık ettiğini, çünkü kadınlar için erkeklerin hakkının yarısına karar verdiği, ayrıca bireysel inanç özgürlüğü ve toplumun inanç özgürlüğü ve siyasi özgürlük meselesi, o zamanlar ortaya çıktığı gibi, toplumun gençliğini etkileyen birçok sapkınlık ve kötülük ve İslam ülkelerinde alkolün yayılması sorunu. Genel olarak toplumlar üzerinde açık bir etkisi olan, Arap ve İslam ülkelerinin ekonomisini etkileyen, bu halkların çabalarını İslam dünyası ülkelerinde şubeler açan bu bankalardan borçlanmaya odaklamalarını sağlayan riba tabanlı bankalar sorunu da ortaya çıkmıştır. Bu nedenle, bu okulun alimleri toplumun durumunu incelemek ve onu Kur'an-ı Kerim'e ve Peygamber'in Sünnetine bağlamaya çalışmak zorunda kaldılar, böylece yeniden yükselebilir ve zamanın ayartmalarına direnebilirdi, tıpkı ulusu üretime ve sanayiye geri döndürmek ve Batı'ya güvenmemek için çok uğraşan ve ulusu bu konuda uyaran İmam Hasan el-Benna'nın yaptığı gibi, çünkü bu Mısır ve İslam endüstrilerini yok edecek ve ekonomik işgal, halklar üzerinde askeri işgalden daha şiddetlidir. Araştırmacı, araştırmasında, bu yönde konuşan en ünlü kişi olarak kabul edilen, edebi ve sosyal yorumun yaratıcısı ve bu okulun öncüsü olan İmam Muhammed Abdo gibi modern çağda bu yaklaşımı benimseyen yazarlar tarafından yazılanların çoğunu tahmin etmeye güvenmiştir. Kur'an'ın yorumlanmasını, toplumdaki reformist eğiliminin ve dinsel yenilenmenin temeli olarak almıştı. Onun yorumuna yaklaşımı, milletin unsurlarını dirilten, şanlarını yükselten, Kur'an'ın cesaret ve haysiyet ahlakını savunan, hukukçuların katılığına ve taklitlerine karşı savaşan bir eğitim yaklaşımıydı. Reformculardan biri olan Muhammed Rida ve yenilenme ve reform alimi ve yorumcusu Muhammed Mustafa el-Maraghi, Muhammed Abdo ile temasa geçti ve metodolojisinden etkilendi. Edebiyat ve yorum alimi ve ulusal reform hareketinin bir adamı olan Abdul Aziz Jawish ve Profesör Seyyid Kutub. ve Emin el-Huuli, bir tane. Ve Ayşe Abdurrahman. Mahmud Şaltout, Ahmed Mustafa el-Maraghi ve Mohamed Farid Wagdy. Belki de o okulun çok sayıda akademisyeni bu araştırmanın en önemli sorunlarından biridir, çünkü bu bilim adamlarının tüm yazılarına erişim, özellikle de anlamakla okumak ve dersler, dersler ve fikirler çizmek istiyorsanız, bu araştırmada çok sayıda sosyal konunun yanı sıra, zaman ve alanın her biri hakkında ayrı ayrı konuşmak için yeterli olmaması için büyük sorunlardan biridir. Araştırmacı, en önemlileri arasında şu sonuca varmıştır: Eski ve modern Mısırlıların Kur'an-ı Kerim'i ezberlemeleri, din anlayışları ve Kur'an-ı Kerim'i yorumlamaları yoluyla Arap diline olan ilgilerinin derecesi. Mısır'daki sosyal okulun alimleri, çağdaş yaşamın gelişmeleri ve genel olarak Müslümanların koşulları ve özellikle Mısırlıların yaşamları hakkında, kadınların özgürlüğü, çalışması, giyimi ve erkeklerin iş ve kamusal yaşama, siyasete ve topluma katılımı vb. konuları da dahil olmak üzere ortaya çıkan son konular ve sorunlarla ilgilenmektedir. Birçok âlim, Kur'an-ı Kerim'e, Hz. Peygamber'in sünnetine, sahabe ve takipçilerin sözlerine atıfta bulunarak Müslüman toplumlardaki birçok yeni soruna çözüm ve çareler sunmaya çalışmıştır. Milletin alimleri tefecilik yeme meselesiyle meşguldür ve bazıları tefeciliği, Kur'an-ı Kerim ve Hz. Peygamber'in sünneti tarafından onaylanan kutsallığını ve modern çağda son zamanlarda ortaya çıkan bankalarla ilişkisini tanımlamaya çalışmaktadır. Bu okulun alimleri de ortaya çıkan ahlaki ve sosyal sapmalara ilgi göstermişler ve Mısır toplumunu ve genel olarak İslam toplumunu kasıp kavuran sapkınlıklara ve kötülüklere karşı uyarmaya başlamışlardır
An investigation of the relationship between the excitation levels of physical education and sports teachers and their teaching motivation
Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Beden Eğitimi ve Spor Ana Bilim Dalı, Spor Bilimleri Bilim DalıBu araştırmada; beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin tükenmişlik düzeyleri ile öğretme motivasyonları arasındaki ilişkinin çeşitli değişkenler açısından (cinsiyet, yaş, medeni durum, mesleki hizmet süresi, aile gelir durumu, çalışılan okul türü ve görev yapılan yerleşim yeri) incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmaya gönüllü olarak katılım sağlayan 209 öğretmene ulaşılmıştır. Gönüllü katılım sağlayan öğretmenlere "Maslach Öğretmen Tükenmişlik Envanteri", "Öğretme Motivasyon Ölçeği" ile danışman ve araştırmacı tarafından oluşturulan ''Kişisel Bilgi Formu'' uygulanmıştır. Bu çalışmada nicel araştırma metotlarından olan ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizinde SPSS 24.4 programından istifade" edilmiştir. Ölçek ve alt boyut puanlarının normallik dağılımlarında Skewness ve Kurtosis değerlerine bakılmıştır. Verilerin normal dağılım gösterdiği kabul edilmiş. İki bağımsız değişkenler için iki örneklem t testi, ikiden fazla değişkenin karşılaştırılmasında tek yönlü varyans analizi (OneWay ANOVA) testi uygulanmıştır. Gruplar arasında anlamlı farklılığın görülmesi durumunda ANOVA testinde gruplar arasındaki farklılığı tespit etmek amacıyla Post Hoc (Tukey) testinden yararlanılmıştır. Araştırmada içsel motivasyon alt boyutunda okul türüne göre liselerde görev yapan öğretmenler lehine anlamlı bir farklılık görülmüştür. Duygusal tükenme alt boyutunda yaş değişkenine, mesleki hizmet süresine ve aile gelir durumuna göre anlamlı bir farklılığın olduğu tespit edilmiştir. Beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin aile gelir durumlarının fiziksel tükenme, zihinsel tükenme ve öğretme motivasyonları üzerindeki etkisine bakıldığında aile gelir durumu düşük ya da orta olan öğretmenlerin aile gelir durumu yüksek olanlara göre daha fazla tükenme yaşadıkları görülmüştür. Görev yeri şehir merkezi olanların görev yeri köy veya ilçe olarak belirtenlere göre daha yüksek duygusal tükenme yaşadıkları görülmüştür. Sonuç olarak Maslach tükenmişlik durumu arttıkça öğretme motivasyon düzeyi azalmaktadır.In this study, it was aimed to examine the relationship between physical education and sports teachers' burnout levels and their motivation to teach in terms of various variables (gender, age, marital status, length of professional service, family income status, type of school and place of work).A total of 209 teachers who voluntarily participated in the study were reached. "Maslach Teacher Burnout Inventory", "Teaching Motivation Scale" and "Personal Information Form" created by the counsellor and the researcher were applied to the teachers who participated voluntarily. In this study, relational survey model, which is one of the quantitative research methods, was used. SPSS 24.4 programme was used in the analysis of the data obtained. Skewness and Kurtosis values were examined in the normality distribution of scale and sub-dimension scores. It was accepted that the data showed normal distribution. Two sample t-test was applied for two independent variables and one-way analysis of variance (OneWay ANOVA) test was applied for the comparison of more than two variables. In case of a significant difference between the groups, Post Hoc (Tukey) test was used to determine the difference between the groups in the ANOVA test.In the study, a significant difference was observed in the intrinsic motivation sub-dimension in favour of teachers working in high schools according to school type. In the emotional exhaustion sub-dimension, it was determined that there was a significant difference according to the age variable, professional service duration and family income status
Effective Damping Coefficient of Fluid Viscous Dampers for Dynamic Response Mitigation of Coupled Frames
Purpose In this study, the effective damping coefficient of the fluid viscous dampers (FVDs) used for coupling two adjacent multi-story frames was investigated, considering soil-structure interaction (SSI) effects under seismic excitation. Methods A numerical procedure was employed to obtain the dynamic response of the interconnected frames-soil system. The two-dimensional (2D) finite elements were used for the numerical treatment of the adjacent frames and soil region. Viscous boundary conditions were used as special non-reflecting boundaries on the edges of finite soil region. Five different damping coefficients of FVDs are considered to determine the effective damping coefficient. The effective damping coefficient of FVDs was determined by comparing the results from coupled frames with those of the uncoupled frames. Results The results showed that the most affecting parameter on the system response was found to be soil type. It was also found that the sufficient damping coefficient of the viscous damper is equal to 1 x 10(5) N s/m for minimum response. Conclusion When the effective damping coefficient of the FVDs was provided, the maximum values of the roof displacements, the roof accelerations, and the base shear forces are found to decrease by more than 40%
Investigation of the effect of group counselling based on schema therapy on academic expectation stress in high school students
This research is a preliminary evaluation study to determine whether group counselling based on schema therapy has an effect on academic expectation stress in high school students. In this study, a 2 x 3 split-plot design was used. The Academic Expectation Stress Inventory was applied for data collection purposes. The effect of group counselling based on schema therapy on academic expectation stress was tested using a two-factor ANOVA for mixed measurements. As a result of the analysis, the interventionxtime effect was found to be significant with regard to academic expectation stress. The findings obtained in the study reveal that group counselling based on schema therapy creates a significant decrease in adolescents' academic expectation stress level, and this decline continues, as shown in the follow-up test. As a result, it can be said that the group counselling programme based on schema therapy, which was developed as a preliminary evaluation study, has the potential to reduce the academic expectation stress level of high school students
The alms of intellectual property rights
Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Temel İslam Bilimleri Ana Bilim Dalı, İslam Hukuku Bilim DalıZekât İslâm'ın en önemli ibadetlerinden birisidir. Ancak zekâtın mali bir boyutu olduğu için sadece ibadet alanı ile bağlantılı bir konu olmayıp ekonomik göstergeler ışığında değişkenlik arz eden bir durumu da söz konusudur. Klasik fıkıh kitaplarında sadece yazıldığı dönem itibarı ile mevcut olan ekonomik değerlerin zekatından bahsedilmiştir. Ancak ekonomi ve iktisat canlı bir organizma gibidir. Dolayısıyla devamlı gelişim ve değişim göstermektedir. Bu değişim neticesinde bazı dönemlerde, önceden varlığı bulunmayan birtakım ekonomik değerler ortaya çıkmaktadır. İslâm hukuku doğası gereği bu ekonomik değerler ile alakalı hüküm vermek zorundadır. Fikri mülkiyet hakları bu bahsettiğimiz değerlerden olup ilk dönem klasik eserlerde ekonomik boyutu itibarıyla zikredilmemiştir. Ancak sonraki dönem İslâm hukukçuları bu haklarla alakalı değerlendirmelerde bulunmuşlar ve bu hakları ekonomik olarak olması gereken yere konumlandırmışlardır. Konunun hukuk gündemine yeni girmiş olması, zekâtı ile alakalı değerlendirmelerinde daha geç dönemde yapılmasına sebep olmuştur. Tezimizde evvela fikri mülkiyet haklarını İslâm hukuku ve modern hukuk açısından değerlendirdik. Sonrasında İslâm hukuku açısından fikri mülkiyet haklarının konumunu belirledik. Konu ile oldukça yakın bağlantısı olması itibarıyla hak, mal ve menfaat kavramlarını inceleyip fikri mülkiyet haklarını bu çerçevede ele aldık. Sonrasında çağdaş İslâm hukukçularının fikri mülkiyet haklarının zekâtı ile alakalı söylemlerini değerlendirip, en son olarak bu hakların ticaret malı olarak kullanılması durumunda ticaret malı gibi zekâta tabi olacağını belirttik.Zakah is one of the conditions of Islam. However, since zakah has a financial dimension, it is not only a matter of worship, but also a situation that varies according to economic indicators. In our classical İslâmic law books, only the zakah of the economic values available as of the period of writing is mentioned. However, economy and economics are like a living organism similar to the human body. Therefore, it is constantly developing and changing. As a result of this change, in some periods, some economic values that did not exist before emerge. Islamic law, by its nature, has to produce discourse related to these economic values. Intellectual property rights are among the values we mentioned and they were not mentioned in the first period classical works in terms of their economic dimension. However, later Islamic jurists evaluated these rights and positioned them where they should be economically. Since the subject has just entered the legal agenda, it is mostly late in the evaluations about zakah. From this point of view, the importance of the issue of zakah on these rights is obvious. In this context, in our thesis, we first tried to determine the position of intellectual property rights in terms of Islamic law and modern law. We have evaluated the issue of zakah and zakah goods in terms of Islamic law and made a general assessment about which goods will be subject to zakah. We tried to examine the concepts of right, property and benefit as they are very closely related to the subject. We tried to determine the position of this type of right in terms of rights, property and benefits. Afterwards, we evaluated the discourses of Islamic jurists about zakat of this type of right, and finally, we presented our own assessment