Siirt University Institutional Repository
Not a member yet
1590 research outputs found
Sort by
Nonlinear Self-Adjointness and Nonclassical Solutions of a Population Model with Variable Coefficients
Assessment of biological activity and element analysis of psylliostachys spicata (willd.) Nevski
This study was conducted to determinethe antioxidant activity, total phenolic and flavonoid contents and also detection of phenolic compounds and element composition of Psylliostachys spicata by extraction of two different solvents (ethanol 80% andpure water).18 different phenolic compounds and 19 elements were determined from the P. spicata which collected from the Akdoğmuş salt area of Siirt province (Turkey).Total phenolic content was determined as 30.65 mg mL-1and 6.39 mg mL-1in ethanol and water extracts, respectively. The total flavonoid content was found as73.29 mg mL-1and 19.89mg mL-1in ethanol and water extract. The antioxidant activity wasdetermined by DPPH assay. The inhibition rates in 1mg mL-1concentration in ethanol and water extracts were determined as 93.91% and 41.73%, respectively. The obtained IC50 value was 0.058 mg mL-1for ethanol and 1.196 mg mL-1for water extract. The FRAP assay of P. spicata was determined as 774.440 mM mL-1mM mL-1in the ethanol and 74.074 mM mL-1in the water extract. According to the results of element analysis,P. spicata has high antioxidant capacity and potential to be used as an accumulator plant for halophytic areas in the future
Enderunlu Fazıl’s Mersiye for Selim III (Research-Text)
“Mersiye” is a genre in Classical Turkish poetry where the sorrow for the dead person is expressed, good sides of the dead is given and the poet prays for the dead person. In mersiye the poet writes about the fact that the World has an end and human is helpless when the death comes. The poet gives his best feelings to friends and relatives of the dead, reproaches and complaints about fate also are uttered. If the dead was a ruler then the poet wishes good and prays for him. Sultan Selim III is one of the Ottoman emperors who was elegized after his death. After having sat 18 years in throne he was dethroned with Kabakcı Mustafa rebellion in 1807. His era was praised by poets by expressing his kindnes, generosity and justice. Because of his formation Nizam-i Cedid, a new army, he was killed with the order of Mustafa IV with the concern that he could gain access to the throne again. Ottoman poets like Enderunlu Fazil and Ayni expressed their grief by writing an elegy for Selim III. In this paper we will take on the Mersiye written by Enderunlu Fazıl Bey for Selim III focusing on its literary form and function. The chapters of Mersiye will be analyzed, and the topics such as complaints from faith, good characteristics of Selim III, and the responsible persons in his death will be brought into consideration. The text of the Mersiye is not the same in printed edition and in handwritten copy therefore the number of couples, styles are different. For this reason a critical edition of the text will be added at the end of study
BİTKİ GELİŞİMİNİ TEŞVİK EDİCİ BAKTERİ (PGPB) UYGULAMALARININ EKMEKLİK VE MAKARNALIK BUĞDAYDA GELİŞME, VERİM VE VERİM ÖĞELERİ ÜZERİNE ETKİSİNİN BELİRLENMESİ
Bu çalışma 2017-2018 yılında Siirt Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü Laboratuvarları ve deneme arazisinde, tesadüf blokları deneme desenine göre 3 tekerrürlü ve 24 parsel olacak şekilde, iki ayrı deneme olarak yürütülmüştür. Daha önceden tanısı yapılan Stenotrophomonas maltophilia TV14B (fosfat çözücü), Bacillus atrophaeus TV83D (azot bağlayıcı), Bacillus-GC group TV119E (fosfat çözücü), Cellulomonas turbata TV54A (azot bağlayıcı) ve Bacillus atrophaeus TV83D ile Bacillus GC group TV119E’nin ikili kombinasyonunun Ceyhan-99 ekmeklik ve Fırat-93 makarnalık buğday çeşidinin gelişimi üzerine olan etkilerini belirlemek amaçlanmıştır. Yapılan testlerle bitki boyu (cm), başak boyu (cm), kardeş sayısı, metrekarede başak sayısı, başakta başakçık sayısı, başakta tane sayısı, bin tane ağırlığı (gr), tane verimi (kg/da), biyolojik verim (kg/da), hektolitre ağırlığı (kg/100 l) ve hasat indeksi (%) belirlenmiştir. Yürütülen çalışma sonucunda; Fırat-93 makarnalık buğday çeşidinde yapılan uygulamalarla bitki boyunun 68,23-74,13 cm, başak boyunun 5,23-5,92 cm, kardeş sayısının 2,52-2,93 adet, metrekarede başak sayısının 291,7-450,0 adet, başakta başakçık sayısının 15,93-18,10 adet, başakta tane sayısının 27,93-36,40 adet, bin tane ağırlığının 43,88-47,99 gr, tane veriminin 218,75-288,89 kg/da, biyolojik verimin 565,97756,95 kg/da, hektolitre ağırlığının 74,13-77,60 kg/100 l ve hasat indeksinin ise % 32,91-40,16 arasında değiştiği belirlenmiştir. Ceyhan-99 ekmeklik buğday çeşidinde ise yapılan uygulamalarla bitki boyunun 71,67-80,07 cm, başak boyunun 6,45-7,92 cm, kardeş sayısının 2,07-3,27 adet, metrekarede başak sayısının 370-535 adet, başakta başakçık sayısının 14,43-17,57 adet, başakta tane sayısının 25,63-34,53 adet, bin tane ağırlığının 38,28-40,03 gr, tane veriminin 256,95-360,00 kg/da, biyolojik veriminin 615,28-850,00 kg/da, hektolitre ağırlığının 74,73-77,73 kg/100 l ve hasat indeksinin ise % 41,70-45,34 arasında değiştiği belirlenmiştir. Sonuç olarak Fırat-93 makarnalık buğday çeşidinde en yüksek tane verimi tam doz kimyasal gübre uygulamasından 288,89 kg/da ile elde edilirken; bakteri uygulamaları arasında en yüksek verim 283,33 kg/da ile azot bağlayıcı bakteri olan Bacillus atrophaeus TV83D uygulamasından elde edilmiş ve aralarındaki farkın istatistiki olarak önemli olmadığı ve kimyasal gübrelemeye alternatif olabileceği görülmüştür. Ceyhan-99 ekmeklik buğday çeşidinde ise en düşük tane verimi aşısız ve gübresiz kontrolde 256,95 kg/da, en yüksek tane verimi tam doz kimyasal gübre uygulamasından 360,00 kg/da ile elde edilirken; bakteri uygulamaları arasında en yüksek verim 319,45 kg/da ile azot bağlayıcı bakteri olan Bacillus atrophaeus TV83D uygulamasından elde edilmiş ve aralarındaki fark istatistiki olarak önemli bulunmuştur. Her iki çeşitte de en düşük tane verimi aşısız ve gübresiz kontrol uygulamalarında belirlenmiştir. Çalışma sonunda Bacillus atrophaeus TV83D bakteri straininin, her iki çeşitte de tane verimini önemli derecede arttırması sebebiyle mikrobiyal gübre materyali olarak kullanılabileceği düşünülmektedir
EL-MALATÎ’NİN EHL-İ SÜNNET’İ SAVUNMA VE DİĞER FIRKALARI REDDETME BAĞLAMINDA KULLANDIĞI BAZI RİVAYETLER
olan Ebü’l-Hüseyin el-Malatî’dir. O, et-Tenbîh ve’r-Red alâ Ehli’l-Ehvâi ve’l-Bida’
adlı eserini bu amaçla kaleme almıştır.
Eserinde Ehl-i Sünnet’in hak, diğer fırkaların ise bâtıl olduğunu ayetler yanında
birçok rivayetle ortaya koymaya çalışmıştır. Eserin bu alanda yazılmış en eski çalışmalardan
biri olması hasebiyle müellifin gerek Ehl-i Sünnet’i savunma gerekse
diğer fırkaları eleştirme bağlamında zikrettiği rivayetler kanaatimizce önemlidir.
Çalışmada bu rivayetlerden öne çıkanlar ele alınmıştır. Ayrıca bazı fırkaların
sahâbe’ye yaklaşımını doğru bulmayan el-Malatî’nin sahâbe hakkındaki görüşü
ve bu bağlamda zikrettiği rivayetlere de kısmen değinilmiştir.
Değişik fikir ve düşüncedeki birçok grup ve cemaatin halen var olduğu günümüzde,
çalışmanın, ilim ehline rivayetlere daha geniş açıdan bakma ufku kazandıracağı
kanaatindeyiz
GÜÇ MESAFESİ KONUSUNDA YAZILAN TEZLERİN İÇERİK ANALİZİ YÖNTEMİYLE İNCELENMESİ
Örgüt kültürü ile ilgili olarak yapılan çalışmalardan olan
Hofstede’nin farklı ülkelerde yapmış olduğu çalışmanın sonuçlarına
göre dört kavram öne çıkmaktadır. Bu kavramlar arasında güç
mesafesi kavramı örgüt içerisinde bulunan ve diğer üyelere göre daha
güçsüz olan bireylerin örgüt içerisinde bir eşitsizlik olduğunu ve
ortaya bir uzaklık kavramının çıktığını düşündükleri bir kavramdır.
Güç mesafesi kavramı örgüt kültürü içerisinde statü ile
ilişkilendirilebilecek bir yapıdadır. Bu sebeple gücün dağılımı güç
mesafesi ile belirlenebilmektedir.
Çalışmanın amacı güç mesafesi ile ilgili Türk literatüründe
yapılan çalışmaları incelemektir. Bu sebeple son yıllarda hazırlanmış
olan yüksek lisans ve doktora tezleri üzerine bir araştırma yapılacaktır.
Bu araştırma Yükseköğretim Kurulu Ulusal Tez Merkezinde erişime
açık olan tezlerden elde edilen veriler ışığında belirlenen tezler
içerisinden güç mesafesi konusunda yazılmış olan tezlere
uygulanacaktır. Bu tezler yıl, üniversite, enstitü, anabilim dalı,
uygulama alanı, örneklem büyüklüğü ve yöntem açısından
incelenecektir. Tarama modeli ile elde edilen veriler içerik analizi
yöntemiyle çözümlenecektir. Yapılan çalışma sonucunda güç mesafesi
konusuna olan yönelimin durumu da ortaya konulmuş olacaktır
The Work of Mr. Senayi Called Suleymaniyye
One of the most prominent types of the sixteenth cen- tury, when the Ottoman Empire was at its peak in many ways, was the Suleyman-namas. These works, which are the continuation of the Selimnames written for Selim I, are important examples of Ottoman historiography. In addi- tion, Suleyman-namas, which are expected to give a high level of correct and sound information about the most long- term and magnificent period of the Ottoman Empire, are worthy of being studied in literary, social, military, religious and economic aspects. It was known that ten Suleyman-namas, six of which were in verses and four of which were in poems depicting expeditions and holy wars of Sultan, were written by the scribes who lived in the same period with Sultan Suleyman the Magnificent. The Suleymaniyye of Mr. Senayi, written in verse, was also written during this period and is about the first half of the period of Sultan Suleyman the Magnificent. In the work which is understood to be written based on the information obtained from the attendants of the sultan, Sultan Suleyman’s expeditions to the East and to the West, wars and conquests are described. The book contains two copies, one of which is determined by us, along with its literary value, it is an original source for the first half of the Kanuni period in terms of its housing policy, its administrative structure, the condition of the army and its sections. Suleymaniyye, written in mathnawi verse form, is composed of 3526 couplets. The work which started with the Belgrade expedition in 1521 ended in 1538 with the Kara Bogdan (Moldavia) expedition. In this article, it was focused on the identity of Mr. Se- nayi; copies of Suleymaniyye were introduced and infor- mation regarding figure features and contents were given
Özel öğretim kurumlarının dönüştürülmesine alternatif bir yaklaşım: sözleşmeli okullar ve Türkiye'de uygulanabilirliği
Sözleşmeli okul fikri ilk kez 1974 yılında Amerikan akademisyen Ray Budde'nin "Sözleşmeyle Eğitim" (Education by Charter) adlı eserinde ortaya atılmıştır
Experimental investigation of high frequency effect on the ignition and damping of corona discharges
Son yıllarda, nüfus artışına ve sanayinin hızla gelişmesine bağlı olarak enerjiye olan ihtiyaç giderek artmaktadır. Dolayısıyla, artan enerji ihtiyacını karşılamak amacıyla araştırmacılar bir yandan yeni enerji kaynaklarına yönelirken veya yeni enerji türlerini keşfetmeye çalışırken; diğer yandan da var olan enerji sistemlerinin kayıplarını yok etmeye yönelik çalışmalar yapmaktadırlar. Elektrik enerji verimliliği kavramının büyük öneme sahip olduğu günümüzde, enerji iletim hatlarında meydana gelen kayıpların azaltılmasına yönelik çalışmalar büyük önem kazanmıştır. Elektrik enerjisinin, iletim hatlarında yüksek gerilim şeklinde taşınmasının avantajlarının yanı sıra bazı önemli dezavantajları da söz konusudur. Bu dezavantajlardan birisi de hatlarda meydana gelen yüksek gerilim kaynaklı korona kayıplarıdır. Bu çalışmada, elektrik enerjisi iletim hatlarında meydana gelen Korona boşalmalarının tutuşması ve sönümlemesinde yüksek frekanslı gerilim/akım osilasyonlarının etkisinin deneysel olarak incelenmesine yönelik bir takım çalışmalar yapılmıştır. Enerji üretim, iletim ve dağıtım hatlarında gerçekleşen devre açma-kapama, kısa devre arızaları, çeşitli sebeplerle oluşan iç ve dış aşırı gerilimlerin etkisi ve enterkonnekte şebekeye anlık olarak devreye giren-çıkan dengeli veya dengesiz yükler sebebiyle hatlar üzerinde çeşitli frekanslardaki gerilim/akım osilasyonlarının oluşmasına yol açtıkları bilinmektedir. Bu noktadan hareketle, şebekelerde oluşan çeşitli frekanslardaki harmonik veya akım osilasyonlarının iletim hatları üzerinde gerçekleşen korona boşalmalarının tutuşması ve sönümlemesi üzerindeki etkisi, iletim hattı modeline karşılık gelen İğne-Düzlem ve Küre-Düzlem elektrot sistemlerinde 50, 150, 250, 350 ve 500 Hz’lik besleme gerilimi frekanslarında deneysel olarak incelenmiştir. Deneysel olarak alınmış ölçüm sonuçlarına göre oluşturulan korona boşalmalarının belirli frekanslardaki Gerilim-Akım grafikleri karşılaştırmalı olarak yorumlanmıştır. Çalışma neticesinde yüksek frekanslı gerilim/akım osilasyonlarının korona boşalmalarının tutuşma ve sönümleme gerilimleri üzerinde önemli bir etkiye sahip olduğu ve frekans değerinin artmasının korona boşalmalarının tutuşmasını önemli oranda kolaylaştırdığı sonucuna varılmıştır.ÖN SÖZ iii
İÇİNDEKİLER iv
TABLOLAR LİSTESİ v
ŞEKİLLER LİSTESİ vi
KISALTMALAR ve SİMGELER LİSTESİ viii
ÖZET ix
ABSTRACT x
1. GİRİŞ 1
1.1. Genel Bilgiler 1
1.2. Korona Boşalması 2
1.3. Korona Boşalmalarının Enerji İletim Hatları Üzerindeki Etkisi 3
2. LİTERATÜR ARAŞTIRMASI 8
2.1. Konuyla İlgili Yapılmış Olan Çalışmalar 8
2.2. Tezin Güncelliği 21
3. MATERYAL ve METOT 22
3.1. Materyal 22
3.2. Yöntem 26
4. BULGULAR 27
4.1. İğne-Düzlem Elektrot Sistemi 27
4.2. Küre-Düzlem Elektrot Sistemi 35
5. SONUÇLAR ve ÖNERİLER 44
5.1. Sonuçlar 44
5.2. Öneriler 45
6. KAYNAKLAR 46
ÖZGEÇMİŞ 5
Effect of Seaweed Extract Application on The Growth, Flowering And Fruit Characteristics of Strawberry (Fragaria X Ananassa Duch) cv. Albion Growing in Iraq Condition.
This experiment was established in pots during vegetative period of 2017, in Kalar Sulaymaniyah, North of Iraq, to investigate the effect of seaweed extract (Alga 600) of four concentrations (0,2,4,8 g.L-1) by fertigation system on growth, flowering, yield and quality properties of strawberry cv. Albion., Drip irrigation system was used for irrigation of the plants. As we come to the results in terms of the vegetative growth characters, increasing seaweed extract (Alga 600) amounts was found different statically on number of crown (p<0,01). The results with regard to flower properties show that increasing seaweed extract applications are significant on number of flower per plant from 16,55 units/plant to 21,77 units/plant (p<0,05). The results in point of fruit properties show that increasing Alga 600 amounts caused to significant increasing on number of fruit per plant from 11,81units/plant to 17,7 units/plant (p<0.01) and total volume of fruit from 211,74 ml to 329,37 ml p<0.05) and show the significant increasing on yield properties per plant from 191,7 g to 295,03 g compare with control treatment (p<0.05). The results show that increasing seaweed extract caused to significant increasing on fruit qualitative (TSS/TA ratio from 8,29 to 13,35) compare with control treatment and increasing seaweed application caused to significantly decreases on TA in the fruit (p<0.05). According to the macro and micro elements analyses results, the effect of the manganese content in leaf at flowering stage was also found significant (p<0.05)