Siirt University Institutional Repository
Not a member yet
    1590 research outputs found

    Yesevî hikmetlerine kaynaklık eden ayetler

    No full text
    Türklerin İslam anlayışının oluşmasında önemli bir rol üstlenen, Türk dilinin ve kültürünün gelişmesine ve zenginleşmesine mühim katkılar sağlayan Hoca Ahmed Yesevî, yaşadığı dönem içerisinde Taşkent ve Siriderya yöresinde, Seyhun'un ötesindeki bozkırlarda yaşayan göçebe Türkler arasında kuvvetli bir nüfuza sahip olmuştur. İslamiyet'e bütün samimiyetiyle bağlı olan yerli halk zümresi ile yarı göçebe köylüleri etrafında toplamıştır. İslami ilimlere vakıf olan, Arapça ve Farsça bilen Ahmed Yesevî, çevresinde toplanan insanlara İslam'ın esaslarını, şeriatın hükümlerini, tarikatının adap ve erkânını öğretmek gayesiyle sade bir dille ve halk edebiyatından alınma şekillerle hece vezninde manzumeler söylemiştir. "Hikmet" adı verilen bu manzumeler, ayrıca dervişleri vasıtasıyla en uzak Türk topluluklarına kadar ulaştırılmıştır. Her ne kadar Yesevî’nin en önemli eseri olan Divan-ı Hikmet nüshalarının, muhteva bakımından olduğu kadar dil bakımından da önemli farklılıklar barındırıyor olması, bunların farklı şahıslar tarafından değişik yer ve zamanlarda yazıldığını gösteriyor olsa da, bütün hikmetlerin temelinde Ahmed Yesevî'nin inanç ve düşünceleri ile tarikatının esasları bulunmaktadır. Medeniyetlerin oluşması, toprak parçalarının İslamlaşıp Müslümanlara yurt olması kendiliğinden meydana gelen bir şey değildir. Bunların oluşmasında çok önemli etmenler ve hikâyeler mevcuttur. Bu hikâye yazarlarından bir tanesi de Hoca Ahmet Yesevî, hikâyenin kitabı ise Dîvân-ı Hikmet’tir. Yesevî hikmetlerinin çağlar boyu kabul görmesinin, halkın din anlayışını şekillendirip onların din ile irtibatının canlı bir şekilde devam etmesinin temelinde, hikmetlerin Kur’an’dan mülhem bir ruh ve anlayışla yazılmasının çok önemli bir rolü olmuştur. Bu çalışmamızda, hikmetlerin oluşmasına ilham veren Kur’an ayetlerini belirlemeye ve bunları tahlil etmeye çalışacağız

    Nergis (Narcissus cv. 'Royal Connection') Bitkisinin Gelişimi Üzerine Katı ve Sıvı Solucan Gübresi Dozlarının Etkileri

    No full text
    Bu çalışma Siirt ekolojik koşullarında, Narcissus cv. 'Royal Connection' bitkisinin gelişimi üzerine katı ve sıvı solucan gübre dozlarının etkilerini incelemek amacıyla 2016-2017 yıllarında Siirt Üniversitesi Ziraat Fakültesi'ne ait araştırma ve uygulama bahçesinde yürütülmüştür. Her bir soğana katı gübre dozu olarak 25, 50 ve 100 g (K1, K2 ve K3); sıvı gübre dozu olarak ise % 0.5; 1 ve 2 (S1, S2 ve S3) oranları uygulanmıştır. Araştırmada tam çiçeğe gelme ve hasada gelme zamanını belirten morfolojik gözlemler alınırken; yaprak sayısı, yaprak uzunluğu, yaprak genişliği, bitki boyu, çiçek boyu, çiçek çapı, çiçek sayısı ve sap kalınlığını belirten morfolojik ölçümler yapılmıştır. En yüksek bitki boyu ve yaprak uzunluğu sırası ile 343.40 mm (p<0.01) ile S3 ve 238.28 mm (p<0.01) ile S2 uygulamalarında belirlenirken; en yüksek sap kalınlığı ise 8.69 mm (p<0.01) ile S1 uygulamalarında elde edilmiştir. Çalışmanın sonunda, nergis bitkisinden alınabilecek en yüksek performansın sıvı solucan gübresi ile olan uygulamalardan alınabileceği görüşü ortaya çıkmıştır.Siirt Üniversitesi Bilimsel Araştırmalar ve Projeler Koordinatörlüğü-2016-SİÜFEB-3

    Olağanüstü hal tedbiri olarak çıldır sancak Merkezi’nin Oltu’dan livane’ye taşınması

    No full text
    Osmanlı Devleti’nin idari yapılanmasında, Eyaletlerden sonraki en büyük birim sancaklardı. Sancakların birleşimiyle eyaletler oluşmaktaydı. Sancaklar idari birim olarak tasarruf edilmekle beraber, mülki amirinin uhdesine verilen yetkilerle birlikte iktisadi ve askeri açıdan da önemli bir birimdi. Sancaklar aynı zamanda liva olarak da adlandırılmaktadır. Sancağın en üst düzey yöneticisi olarak, Vali, Mutasarrıf veya kaymakam ünvanlı kişiler bulunmaktaydı. 1828-1829 Osmanlı-Rus Savaşı’nın sonucunda Ahıska ve civarı Rusların eline geçince Çıldır Eyaleti, eyalet vasfını yitirmiştir. Bu tarihten sonra, Erzurum Eyaleti’ne bağlı bir sancak olarak idare edilen Çıldır’a, Oltu Kazası sancak merkezliği yapmıştır. Tanzimat’ın tüm ülkede olduğu gibi Çıldır yöresinde de uygulanması yönündeki girişimler neticesinde, Livane Kazası’nda bir isyan çıkmıştır. Çıldır Sancağı Kaymakamı Ahmed Bican Paşa, isyanı bastırabilmek maksadıyla sancak merkezini Oltu’dan Livane’ye taşımıştır. Bu çalışmada Kaymakam Ahmed Bican Paşa’nın Livane’deki faaliyetleri konu edilecektir. Sancak merkezinin Livane’ye kaydırılması, isyanın bastırılması, asilerin cezalandırılması ve isyanın bastırılmasının ardından tekrar Oltu Kazası’na dönülmesi üzerinde durulacaktır

    Comparison of the karyotype analyses of two Aethionema speciosum subspecies from Turkey

    No full text
    The karyotypes of two Aethionema speciosum subspecies, A. speciosum subsp. speciosum and A. speciosum subsp. compactum, from various phytogeographical areas in Turkey were analyzed. The chromosome counts of the taxa were determined as 2n = 2x = 24 and 2n = 2x = 36, respectively. Karyotypes have mostly median and submedian centromeres. Chromosomes of the examined taxa were analyzed in accordance with some previous cytogenetic reports from a systematic perspective

    Siirt Ekolojik Koşullarında Bazı Pamuk (Gossypium hirsutum L.) Çeşitlerinin Gelişme Dönemlerine Göre Sıcaklık İsteklerinin Gün-Derece Ünitesi Olarak Belirlenmesi

    No full text
    Bu çalışma Güneydoğu Anadolu Bölgesinde yaygın olarak ekimi yapılan bazı pamuk (G. hirsutum L.) çeşitlerinin, farklı gelişme dönemlerine ulaşmak için ihtiyaç duydukları takvim günü sayıları ve gün derece ünitesi toplamlarının tespit edilmesi, bu sayede, sıcaklık kayıtlarına göre bitkilerin hangi tarihlerde hangi gelişme dönemlerine ulaşacağının önceden tahmin edilmesi, değişik iklim koşullarında oluşacak farklılıkların açıklanabilmesi, farklı gelişme döneminde Gün Sayıları ve Büyüme Gün Derece değerleri ile Gün-Derece değerlerinin verim, verim unsurları ve lif kalite özelliklerine etkisinin saptanması amacıyla yürütülmüştür. Çalışma 2015 yılında Siirt Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri bölümü deneme alanında tesadüf blokları deneme desenine göre 4 tekrarlamalı olarak yürütülmüş. Araştırmada, çeşitlerin gelişme dönemi gün sayıları ile gelişme dönemleri için gereksinim duydukları gün derece ünitesi miktarları hesaplanmıştır. Çalışmanın sonucunda, çeşitler arasında taraklanma gün sayısı, çiçeklenme gün sayısı, ilk koza açma gün sayısı ve gün derece üniteleri ile kütlü verimi, lif verimi, çırçır randımanı, ilk el kütlü oranı, tek koza tohum sayısı, tek koza ağırlığı, tek koza kütlü ağırlığı, lif inceliği, lif olgunluğu ve lif kopma uzaması bakımından önemli farklılıklar olduğu belirlenmiştir

    Kitabü'l-mesahif, Kur'an'ın kitaplaşması

    No full text
    Tefsir ve Kur'an tarihinin nemli alimlerinden, üçüncü yüzyılda yaşamış olan Abdullah b. Ebu Davud, sadece tefsir, kıraat ve Kur'an tarihi alanında değil İslami ilimlerin hemen hemen her dalında bilgi sahibi olan ve önemli eserler veren ilk dönem alimlerimizden bir tanesidir. Sünen sahibi Ebu Davud gibi büyük bir muhaddisin oğlu olması sebebiyle, devrin önde gelen alimlerinden dersler alarak kendini yetiştiren İbn Ebu Davud'un İsfahan'da doğumuyla başlayan hayatı, pek çok faydalı eserler ererek Bağdat'ta son bulmuştur. Tercümesini yaptığımız bu eser, Kitabü'l-mesahif adıyla yazılan pek çok eserden günümüze kadar ulaşan yegane eser olması münasebetiyle de önemlidir

    Pharmacophore Modelling and 4D-QSAR Study Of Ruthenium(II) Arene Complexes As Anticancer Agents

    No full text
    OBJECTIVE: The EC-GA method was employed in this study as a 4D-QSAR method, for the identification of the pharmacophore (Pha) of ruthenium(II) arene complex derivatives and quantitative prediction of activity. METHODS: The arrangement of the computed geometric and electronic parameters for atoms and bonds of each compound occurring in a matrix is known as the electron-conformational matrix of congruity (ECMC). It contains the data from HF/3-21G level calculations. Compounds were represented by a group of conformers for each compound rather than a single conformation, known as fourth dimension to generate the model. ECMCs were compared within a certain range of tolerance values by using the EMRE program and the responsible pharmacophore group for ruthenium(II) arene complex derivatives was found. For selecting the sub-parameter which had the most effect on activity in the series and the calculation of theoretical activity values, the non-linear least square method and genetic algorithm which are included in the EMRE program were used. In addition, compounds were classified as the training and test set and the accuracy of the models was tested by cross-validation statistically. RESULTS: The model for training and test sets attained by the optimum 10 parameters gave highly satisfactory results with R2 training= 0.817, q 2=0.718 and SEtraining=0.066, q2 ext1 = 0.867, q2 ext2 = 0.849, q2 ext3 =0.895, ccctr = 0.895, ccctest = 0.930 and cccall = 0.905. CONCLUSION: Since there is no 4D-QSAR research on metal based organic complexes in the literature, this study is original and gives a powerful tool to the design of novel and selective ruthenium(II) arene complexes

    Kompleks biyokimyasal tepkimeler için yavaş ve hızlı alt sistemler

    No full text
    Bu çalışmada, bazı enzim inhibitörleri için matematiksel modellemeyi tanımlıyoruz ve bazı model azaltım tekniklerine dayalı değişken ve parametrenin sayısını en aza indiriyoruz. Bu tezi altı bölüme ayırdık. Bu tezin ilk bölümünde, matematiksel modelleme ve modelleme süreci ile ilgili bir giriş verilmektedir. İkinci bölüm, basit enzim reaksiyonlarının bir örneği ile biyokimyasal reaksiyonlar için model azaltma için iki yöntem sunmaktadır. Yöntemler, yarı kararlı durum yaklaşımı (QSSA) ve quasi equilibrium approximation (QEA) 'dur. Daha sonra, bölüm 3'te, rekabetçi inhibisyon modeli tanımlandık ve önerilen yöntemlerin, değişken ve parametrenin sayısını en aza indirgemek için uyguladık. Bundan sonra, rekabetsiz inhibisyon ve karışık inhibisyon gibi bazı daha karmaşık modeller tanımladık, önerilen teknikler temelinde eleman sayısını düşürdük ve bu modeller için sırasıyla dördüncü ve beşinci analitik çözümler hesapladık. Son olarak, sonuç ve öneriler bölüm altıda verilmektedir

    Mathematical Model for the Ebola Virus Disease

    No full text

    Oran Analizi Yöntemi ile Konaklama ve Yiyecek Hizmetleri Alt Sınıfındaki Küçük, Orta ve Büyük Ölçekli İşletmelerin Finansal Performanslarının Karşılaştırmalı Analizi

    No full text
    Çalışmanın temel amacı, “Oran Anal z ” yöntem n kullanarak, “Konaklama ve Y yecek H zmetler ” alt sınıfındak küçük, orta ve büyük ölçekl şletmeler n ?nansal performanslarını yıllar t barı le değerlend r p karşılaştırmaktır. Çalışma kapsamında elde ed len ver ler Türk ye Cumhur yet Merkez Bankası'nın her yıl düzenl olarak yayınladığı sektörel b lançolar arasından, “Konaklama Ve Y yecek H zmet Faal yetler ” alt sektöründek küçük, orta ve büyük ölçekl şletmeler n son üç yıllık b lanço ve gel r tablolarından elde ed lm şt r. Yapılan anal z sonucunda şletmeler n bazı ?nansal performans göstergeler le şletmeler n ölçekler arasında (büyük, orta ve küçük ölçekl olması) anlamlı farklılıklar tesp t ed lm şt r

    0

    full texts

    1,590

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Siirt University Institutional Repository
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇