Siirt University Institutional Repository
Not a member yet
1590 research outputs found
Sort by
TURİZM SEKTÖRÜNDE İNOVASYON: TÜRLERİ, BELİRLEYİCİLERİ VE ENGELLEYİCİLERİ
Turizm sektörü doğası itibariyle inovasyonlara ve teknolojik değişimlere hızla ayak uyduran bir sektördür. Özellikle Z kuşağının artık turizm sektörünün potansiyel müşterileri olduğu düşünülünce turizm sektöründe inovasyonların hız kazanması kaçınılmazdır. Bundan dolayı bu bölümde turizm sektöründe inovasyon türleri, turizm sektörünün özellikleri ile inovasyon ilişkisi, turizm sektöründe inovasyonun belirleyicileri ve engelleyecileri konuları ele alınarak turizm işletmeleri yöneticilerine, turizmde inovasyon strateji ve politikalar geliştiricilere yol göstermek amaçlanmıştır
Experimental investigation of the effect of temperature on the surface discharges occured on insulators
Günümüzde artan nüfus ve teknolojik gelişmelerle birlikte artan enerji talebine karşılık enerji kaynaklarının yetersiz oluşu araştırmacıları yeni enerji kaynakları bulmanın yanı sıra mevcut elektrik üretim, iletim ve dağıtım sistemlerinde meydana gelen elektriksel kayıpları azaltmaya yöneltmektedir. Bu tür elektrik sistemlerinde meydana gelen elektriksel kayıplardan biri de katı yalıtkan maddeler (izolatör) ile gaz yalıtkan maddeler (hava) arasında sınır yüzeyde görülen yüzeysel boşalmalardır. Elektriksel kayıpların azaltılmasına yönelik gerçekleştirilen bu çalışmada, sıcaklığın bir izolatör yüzeyinde gerçekleşen yüzeysel boşalmalara olan etkisine yönelik bazı deneysel uygulamalar gerçekleştirilmiştir. Gerilim değerleri çalışılan her sıcaklık değeri için, yüzeysel boşalma tutuşuncaya kadar arttırılmış ve boşalmanın tutuşmasıyla birlikte (izolatör yüzeyinde tahribat oluşmasını önlemek amacıyla) hızlıca azaltılarak sıfıra çekilmiştir. Benzer uygulamalar farklı frekans ve farklı sıcaklık değerleri için de tekrarlanarak hem sıcaklığa bağlı hem de frekansa bağlı Gerilim-Akım grafikleri oluşturulmuş ve yorumlanmıştır. Sonuçlar ortam sıcaklığına bağlı olarak değişen izolatör yüzey sıcaklığının yüzeysel boşalmalar üzerinde önemli bir etkisinin olduğunu ortaya koymaktadır. Hem yüksek hem de düşük yüzey sıcaklığı koşullarında boşalmanın daha düşük gerilim seviyelerinde gerçekleştiği görülmüştür. Bununla birlikte düşük yüzey sıcaklığının yüksek sıcaklık parametresine göre yüzeysel boşalmalar üzerinde daha belirgin bir parametre olduğu sonucuna varılmıştır.ÖN SÖZ iii
İÇİNDEKİLER iv
TABLOLAR LİSTESİ vi
ŞEKİLLER LİSTESİ vii
KISALTMALAR ve SİMGELER LİSTESİ ix
ÖZET xi
ABSTRACT xii
1. GİRİŞ 1
1.1. Elektrik İletim ve Dağıtım Sistemlerinde Kullanılan İzolatörler 2
1.1.1. İzolatörlerin teknik yapıları 3
1.2. İzolatörlerin Sınıflandırılması 4
1.2.1. Hammaddesine göre izolatör çeşitleri 4
1.2.1.1. Porselen İzolatörler: 4
1.2.1.2. Cam İzolatörler: 5
1.2.1.3. Epoksi Reçineli İzolatörler: 5
1.2.1.4. Silikon İzolatörler: 6
1.2.2. Taşınan anma gerilimine göre izolatör çeşitleri 7
1.2.3. Kullanım amacına göre izolatör çeşitleri 7
1.2.4. Kullanım yerlerine göre izolatör çeşitleri 8
1.3. Yüzeysel Elektrik Boşalmaları 9
1.3.1. Yüzeysel elektrik boşalmalarının kapsamı 9
1.3.2. Düzgün alanda gerçekleşen yüzeysel boşalmalar 10
1.3.3. Düzgün olmayan alanda gerçekleşen yüzeysel boşalmalar 10
1.3.4. Yüzeysel boşalmayı etkileyen faktörler 11
1.4. Elektriksel Delinme 13
1.4.1. Elektriksel ağaçlanma 14
1.4.1.1. Kanal delinmesi 14
1.5. İyonizasyon ve İyonizasyon Türleri 17
1.5.1. İyonizasyon 17
1.5.2. İyonizasyon türleri 18
1.5.2.1. Çarpma sureti ile iyonizasyon 19
1.5.2.2. Foto iyonizasyon 20
1.5.2.3. Termik iyonizasyon 20
1.5.2.4. Yüzeysel iyonizasyon 21
2. LİTERATÜR ARAŞTIRMASI 22
2.1. Konuyla İlgili Yapılmış Olan Çalışmalar 22
2.2. Tezin Güncelliği 28
3. MATERYAL ve METOT 30
3.1. Materyal 30
3.2. Metot 34
4. BULGULAR 35
5. SONUÇLAR ve ÖNERİLER 50
5.1. Sonuçlar 50
5.2. Öneriler 51
6. KAYNAKLAR 52
ÖZGEÇMİŞ 5
Investigation of Some Biochemical Parameters in Sheep Naturally Infected with Cystic Echinococcosis
This study was performed to reveal the changes in certain serum
biochemical parameters in animals diagnosed with Cystic
Echinococcosis. The material of the study consisted of 40 sheep aged
1-3, which were brought for slaughter from different animal farms of
Siirt. Overall, 20 sheep which were determined to be healthy in
physical examinations and had no pathological lesions in their
internal organs were determined as the control group, while the
remaining 20 sheep with cystic lesions in their lungs and livers which
were protoscolex-positive formed the infected group. While no
significant relevant difference between the K, Cl, Ca, Mg, GGT, ALT,
ALB, TRIG and CHOL levels of health and infected animals (p>0.05),
statistically meaningful changes in Na (p<0.01), TBIL (p<0.05), and
TP and GLOB (p<0.001) levels and AST (p<0.001) activity were
observed between the groups. As a result, it was determined that the
changes in AST, total protein, globulin, and total bilirubin levels could
be used as supportive laboratory analyzes in a determination of the
prognosis of animals infected with Cystic Echinococcosus and of the
physiopathologic alterations occurring in their livers
Cumhuriyet Dönemi Türk romanında mitoloji ve retorik
Türk edebiyatının en önemli özelliklerinden biri farklı medeniyetlere mensup
toplumların kültürel özelliklerini yansıtmasıdır. Türk edebiyatında Doğu ve Batı
medeniyetine ait göstergelerin iç içe kullanılması temelde Türk toplumunun yaşadığı Anadolu coğrafyasından kaynaklanır. Anadolu coğrafyası, farklı din ve inançlara
mensup toplulukların asırlarca bir arada yaşadıkları stratejik bir mekândır. Ayrıca bu
mekân, üzerlerinde kadim medeniyetlerin kurulduğu Balkan ve Orta Doğu coğrafyasıyla da komşudur. Dolayısıyla Türk toplumunun sosyal, siyasal ve kültürel hayatında
medeniyetler arası etkileşimi görmek mümkündür. Medeniyetler arası etkileşimin en
önemli göstergeleri mitolojilerdir. Türk edebiyatında evrensel kültüre ait çok sayıda
mitolojik unsur bulunmaktadır. Bu çalışmada mitoloji ve roman ilişkisi değerlendirilmektedir. Türk romanlarda güzellik Tanrıçası Venüs ve Aphrodite, Tanrıların kralı
Jüpiter, Ateş ve volkanların Tanrısı Hephaistos, ateşi insanlığa getiren Prometheus,
kahramanlıklarıyla meşhur Zaloğlu Rüstem gibi farklı medeniyetlere ait mitolojik
göstergeler bulunmaktadır. Yunan ve Pers mitolojisine ait bu göstergeler, medeniyetler arası etkileşimin en açık göstergeleridir. Bu çalışmanın temel amacı, romanlarda
geçen mitolojiye ait göstergelerin niteliğini ve mitolojik göstergelerin roman sanatına olan katkısını ortaya çıkarmaktır. Romanlarda özellikle Yunan mitolojisine ait
göstergeler tespit edilmiştir. Mitolojik göstergeler, anlatıların retorik ve reel yanını
güçlendirmektedir. Romanlarda tespit edilen mitolojik unsurlar aynı zamanda Türk
toplumunun farklı medeniyetlerle iç içe geçmiş sosyal ve kültürel yaşantısını da yansıtmaktadır. Sanat faaliyetlerin özünde, simgesel ve özgün anlatım vardır. Romanlardan elde edilen bulgular, mitolojinin roman sanatında etkili birer retorik malzemesi
olduğunu ve yazarların anlatılarına özgünlük katmak için mitolojik göstergelerden
yararlandıklarını ortaya çıkarmaktadır
Chocolate Quality and Conching
Background: Conching is the processing step in which chocolate is subjected to long-term heat treatment, me- chanical forces and addition of fat and emulsifiers. There is an important relationship between the chocolate flavour and the type of conching process. However, it is a costly processing step due to long duration of high temperature application.
Scope and approach: In order to increase the level of chocolate quality and microbiological safety, the raw materials used as well as the process methods and parameters are of importance. In particular, the knowledge of how conching process affects the main quality parameters of chocolate can lead to better quality product in a more cost-effective way. Therefore, the objective of this study is to provide a general overview on the relation between the type of conching processes and chocolate main quality parameters (safety, aroma, color, texture and flow behavior), and also on the innovative conching applications.
Key findings and conclusions. With the conching process, significant changes occur in physical, physico- chemical and sensory properties of chocolate. Therefore, in addition to tempering and refining steps, conching process should also be considered to produce high quality products at a more cost-effective way. As a result of innovative modifications to be made in the conching process, it is possible to obtain a safe product with higher consumer acceptability. However, these targets should be reached with shorter conching application time to increase production efficiency
Sakkaroz Partikül Boyutunun Sütlü Çikolata ve Kokolinde Tekstür, Su Aktivitesi ve Duyusal Özellikler Üzerindeki Etkisinin İncelenmesi
Sakaroz, gıda endüstrisinde en çok kullanılan şekerdir ve genellikle tatlılık elde etmek için kullanılan popüler bir bileşendir. Şeker kamışı veya şeker pancarından ekstrakte edilir; fırınlama, içecek, şekerleme, jel ve reçel vb. endüstriyel bir tatlandırıcı olarak kullanılmaktadır. Sakaroz, kimyasal olarak bağlanmış monosakaritler olan glikoz ve fruktozdan oluşan bir disakkarittir. Sakarozun ayrıca hacim kazandırıcı, tekstür ve ağız hissini modifiye edici, lezzet arttırıcı, koruyucu özellikleri vardır. Çikolatadaki sakarozun bileşimi ise yaklaşık %40 ila %50'dir (türüne bağlı olarak) ve bu tatlılık, partikül büyüklüğü dağılımı (PSD) ve ağız hissi (doku) dahil olmak üzere çikolata üzerinde birçok fonksiyonel özellik sağlar. Reolojik özellikler üzerindeki etkisi de nihai ürün kalitesi için önemlidir.
Bu çalışmada ball mill tekniği ile şeker partikül büyüklüğünün farklı oranlarda kullanımının çikolatanın bazı fiziksel (tekstür, partikül boyutu, renk, nem), kimyasal (su aktivitesi) ve duyusal özellikleri üzerindeki etkisi incelenmiş ve çikolata endüstrisine şeker partikül büyüklüğü kulanımı ile ilgili katkı sağlanabilirliği değerlendirilmiştir. Bu amaçla iki farklı şeker formunun (toz şeker (T); ortalama partikül büyüklüğü (D90) 0.6-1.0 mm; pudra şekeri (P); ortalama partikül büyüklüğü 0.005-0.1 mm kullanılmıştır. Çikolata türü 2 düzey (sütlü çikolata ve kokolin); toz şeker (T) ve pudra şekeri (P) oranları ise 5 düzey (T:P; 0:100, 25:75, 50:50, 75:25 ve 100:0) olarak çalışılmıştır. Her deneme için tekerrür sayısı 3’tür. Toplam deneme sayısı (n), 2x5x3=30 adet olarak belirlenmiştir. Elde edilen çikolata örnekleri, 1 ay (30 gün) boyunca oda sıcaklığında (20°C) ve ekstrem koşulları temsil eden sıcaklık düzeyinde (30°C) muhafaza edilerek çalışma kapsamındaki analiz çalışmaları ile periyodik olarak (7 günlük periyotlar) gerçekleştirilmiş; sıcaklık ve sürenin çikolata bazı kalite parametreleri üzerindeki etkisi de belirlenmiştir. Çalışma kapsamında, çikolata örneklerine; tekstür (sertlik; penetrasyon tekniği kullanılarak), su aktivitesi, duyusal analizler (çoklu kıyaslama testi), partikül büyüklüğü (mikrometre tekniği ile), renk (L,a,b metodu ve kolorimetre) ve nem tayini analizleri uygulanmıştır. İstatistiksel analizlerde ANOVA (tek yönlü varyans analizi) ve Tukey’s test kullanılmış, örnekler arasındaki farklılığın önemi belirlenmiştir
İbn Ebû Dâvûd ve eserleri
Tefsir ve Kur’an tarihi konusunda eser veren önemli isimlerinden birisi olan İbn Ebû Dâvûd, sadece bu alanlarda değil, İslâmî ilimlerin hemen hemen her dalında bilgi sahibi olan ilk dönem ilim adamlarımızdan bir tanesidir. Kur’an tarihine dair mühim kaynaklardan olan, Kitâbü’l-Mesâhif ismiyle kaleme alınan pek çok eser içerisinden, elimize ulaşan tek nüsha İbn Ebû Dâvûd’un eseridir. Bu eserler Kur’an’ın Mushaf haline geliş sürecini tüm detaylarıyla gözler önüne seren kitaplardır. Özellikle İbn Ebû Dâvûd’un Kitâbü’l-Mesâhif’inde Kur’an’ın yazılması, cemedilmesi, istinsahı gibi konuların yanında sahabenin ve tabiinin özel Mushaflarından bahsedilmektedir. Ayrıca o günün insanının Kur’an ile olan münasebetleri, Kur’an algıları gibi pek çok konular bu kitaplarda gözler önüne serilmektedir. Biz de bu makalemizde bu eserin müellifi, Abdullah b. Ebû Dâvûd’u, onun hayatını, ilmî kişiliğini, kendisini yetiştiren hocalarını, yetiştirdiği öğrencilerini ve eserlerini tanıtmaya çalışacağız
New horizons in educational sciences
it is a book abour education. it is name New Horizons in
Educational Science
Improved numerical solution of multi-asset option pricing problem: A localized RBF-FD approach
DETERMINATION OF ENERGY USE EFFICIENCY OF COTTON PRODUCTION IN TURKEY: A CASE STUDY FROM HATAY PROVINCE
this study aimed at determining the energy effi-ciency of cotton production in that area.This study aimed at determining the energy efficiency of cotton production in the Hatay region of Turkey. Data were gathered in the sea-son of 2016-2017 from 136 enterprises which were chosen by the Simple Random Sampling Method. In order to determine the energy efficiency of cotton, data provided by farmers were utilized. The energy input and output in cotton production were calculated as 57134.25 MJ ha-1 and 63270.54 MJ ha-1, respectively. Energy inputs consist of; electrical by 20914.02 MJ ha-1 (36.61%), chemical fertilizer by 15466.06 MJ ha-1 (27.07%), diesel fuel by 13828.61 (24.20%), irrigation by 4378.50 MJ ha-1 (7.66%), machinery by 1136.59 MJ ha-1 (1.99%), chemical by 830.85 MJ ha-1 (1.45%), seed energy by 311.99 MJ ha-1 (0.55%), and human labour by 267.62 MJ ha-1 (0.47%). Energy in cotton production could be classified as 68.94% direct, 31.06% indirect, 8.67% renewable, and 91.33% non-renewable. Energy efficiency, specific energy, energy productivity, and net energy in cotton production were calculated as 1.11, 10.66 MJ kg-1, 0.09 kg MJ-1, and 6136.29 MJ ha-1