Siirt University Institutional Repository
Not a member yet
1590 research outputs found
Sort by
İlahiyat fakültesi öğretim üyelerinin helal turizme yönelik bakış açıları
Helal turizm, turizm endüstrisinde nispeten yeni bir konsept ve gelişmeye açık bir alandır. Büyük
bir potansiyeli barındıran bu niş pazar için yazında kavramın terminolojisinin çok yeni olması
nedeniyle, Müslüman turistlerin ihtiyaçlarına hitap eden turizm ürün ve hizmetleri için ‘Helal
Turizm’, ‘İslami Turizm’ ya da ‘Müslüman Dostu Turizm’ gibi farklı kullanımlar olduğu
görülmektedir. Kavramın bu şekilde farklı kullanılması hem yazında kavram karmaşasına hem
de konseptin turistler tarafından anlaşılmasında karmaşıklığa neden olmaktadır. Bu bağlamda
kavramın, doğasının çok disiplinli olması ve dinsel yönünün ağır basması nedeniyle çalışmada
helal turizmle ilgili İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyelerinin bakış açılarının belirlenmesi
amaçlanmaktadır. Bu kapsamda aktörlerin bakış açılarının derinlemesine anlaşılması ve kişisel
bakış açılarının keşfedilmesi gerektiğinden nitel araştırma yöntemlerinden fenomenoloji deseni
tercih edilmiş ve Siirt Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim üyelerinin elde edilen veriler bu
doğrultuda değerlendirilmiştir. Araştırmanın temel sonucu olarak katılımcıların helal turizm
kavramını ‘Yiyecek ve İçecek’, ‘İslami Kurallara Bağlılık’ ve ‘İnanç ve Değerlere Uygunluk’
temaları kapsamında değerledikleri belirlenmiştir. Ayrıca katılımcıların çoğunluğunun helal
turizm kavramının yazında kullanılmasının uygun olduğunu, farklı bir kavram kullanılmasını
öneren katılımcıların ise ‘İslami Turizm’ kavramı üzerinde uzlaştıkları tespit edilmiştir
Determination of Greenhouse Potential in Siirt Province and Districts by Using GIS and Recommendations to Producers
The main source of income is livestock, and the most cultivated plant is pistachio (Pistacia vera) for agricultural purposes in Siirt and districts. Dry agriculture is practiced due to lackness of water sources and rainfall in the province. This limits the possibilities of generating income. The province is not sufficient in terms of agricultural production and migration from rural to other provinces is seen as a big social problem. In order to prevent this problem, agricultural supports have been increased and projects have been supported by government. However, greenhouse cultivation has not been adopted well enough in the region due to the fact that the climatic conditions are not perfectly suitable and the appropriate locations are not selected in the projects. In this study, appropriate location analyzes for greenhouses (climate and topography) were mapped with the geographical information system. In this way, it is aimed to increase the existing potential of the greenhouses of the province. An analysis was performed on open source QuantumGIS software during the study. The bioclimatic raster data set containing the climate data for the are were obtained from the World climate database. These sets, which contain temperature and precipitation data, are resolution 30 arc-seconds 1 km2. After the formation of raster maps containing temperature and rainfall values for the region, the climatic data are separated into three categories as suitable, partly suitable and unsuitable classes. In order to determine suitable areas, climate and structural features required for the greenhouse were obtained from the literature and the raster analysis was made. According to the results of the study, City center, Kurtalan, and Baykan were considered partially suitable for greenhouse cultivation and other districts were not suitable. However, due to the snow and wind loads that may occur in these districts, It has been found that greenhouses need to be constructed with structurally reinforced profiles and alternative energy sources are necessary for heating greenhouses. With the maps created by QuantumGIS, the areas that are currently being used for greenhouses are overlapping with results. In addition, according to the results of this study, structural and practical recommendations were made for the producers in the region
The Current Situation of Greenhouse Production in Siirt Province and Solution Recommendations
Small-scale and fragmented farms is one of the most important agricultural problem in Turkey. At the same time, increasing population and fragmented agricultural land in the world make the getting maximum level of small farming areas a necessity. Greenhouse agriculture is the leading method for achieving higher efficiency from the unit side. According to Turkish Statistical Institute data, in 2018 greenhouse area were 77.21 ha in Turkey. Of this area, of 47.73% represents plastic greenhouses, 27.36% low tunnels, 14.80% high tunnels and 10.12% glasshouses. In 2018, total greenhouse area in Turkey were 44.664 ha, from this 57.55% belongs to Antalya. In Siirt province, greenhouse area were 5.3 ha in 2018 and all of them are made of plastic greenhouse. In this study, current agricultural structure and greenhouse activities in Siirt province are examined and what can be done about greenhouse production were discussed. In the study, some previous research findings and data from Turkish Statistical Institute and Republic of Turkey Ministry of Agriculture and Forestry were utilized
PURIFICATION, CHARACTERIZATION OF GLUTATHIONE S-TRANSFERASE FROM THE GILL TISSUE OF LAKE VAN FISH AND INHIBITION EFFECTS OF SOME METAL IONS AND PESTICIDES
Glutathione-S-Transferases (GSTs) are xenobiotic metabolizing enzymes that protect cells from toxic drugs and environmental electrophiles. Furthermore, these enzymes have effected the regulators of oxidative stress and toxicity [1]. In earlier studies; GST enzymes have been purified and characterized from many living things such as sheep, bird, fish, bacterium, bovine and human. This study proves the purification and characterization of GST enzyme (E.C. 2.5.1.18) from the Gill Tissue of Lake Van Fish by affinity chromatography. Inhibitory effects of some metal ions and pesticides on GST activity were determined with using the CDNB method under in vitro conditions. Purification degree for the purified enzyme was controlled by SDS-PAGE. Optimal pH, optimal ionic strength, optimal temperature and stable pH were determined as 7.3, 120 mM, 35°C, 8.0, respectively. Inhibitory effects of Al3+, Ba2+, B3+ and Se2- metal ions and Oxamyl, Diniconazole, Carbofuran, Tebuconazole and Atrazine pesticides have been examined on the purified GST enzyme. Inhibition graphics have been drawn in order to find the IC50 values of metals and pesticides showing inhibition from Activity % -[Inhibitor] graphs. Consequently, in vitro inhibition rank order was determined as Al3+ > Ba2+ > Se2- > B3+ for metal ions, Carbofuran > Tebuconazole > Oxamyl > Atrazine > Diniconazole for pesticides
Vergi ve Muhasebe Boyutları ile Ücretli Poşet Uygulaması
Son yıllarda çevre kirliliğini önlemeye yönelik kamu politikaları çerçevesinde çevre kirliliği ile mücadele amacıyla çeşitli kanuni düzenlemeler getirilmeye başlanmıştır. Ülkemizde de bu amaçla Çevre Kanunu’nda değişiklikler yapılarak marketlerden yapılan alışverişlerde ücretli poşet uygulamasına Bu çalışmanın amacı ücretli poşet uygulamasına ilişkin vergi boyutlarına ilişkin bilgi verilerek; muhasebe uygulamaları üzerinden konu ile ilgili görüş ve değerlendirmelerde bulunulmasıdır
Karabibik hikâyesinde sosyokültürel tespitler
Medeniyet, sosyokültürel değerlerle oluşan bir kavramdır. Sosyokültürel değerler, toplumun dil, din, inanç, örf ve âdetleri gibi yaşam tarzını belirleyen değerleri içermektedir. Türk medeniyetinin en önemli kaynaklarından biri, Anadolu köylerindeki sosyokültürel değerlerdir. Cumhuriyet öncesi dönemde Anadolu kırsalındaki sosyal ve kültürel yaşantıyı konu edinen edebî, tarihî ve sosyolojik eserler oldukça sınırlıdır. Bu döneme ait eserlerin sosyokültürel bağlamda analiz edilmesi gerekmektedir. Türk edebiyatının İlk köy romanları ve hikâyeleri, kırsalda yaşayan Anadolu halkının sosyokültürel yaşantısını yansıtmaktadır. Bu çalışmada, ilk köy hikâyeleri arasında bulunan Karabibik’in sosyokültürel bağlamda analizi yapılmaktadır. Hikâyenin en önemli özelliği realist olmasıdır. Yazar Nabizâde Nâzım, 1889 yılında Antalya’nın topoğrafyasını çıkarmak için bölgede bulunmuştur. Hikâyenin vaka örgüsü de Antalya’nın köy ve ilçelerinde geçmektedir. Hikâyede kahramanlar, kendi ağız özelliklerine göre konuşturulmaktadır. Hikâyede ayrıca önemli tarihî mekân ve objeler hakkında okuyucuya bilgiler verilmektedir. Bu yönüyle hikâye, reel kaynaklara katkı sağlayabilecek niteliğe sahiptir. Karabibik’te aynı zamanda son dönem Osmanlı köylüsünün içinde bulunduğu sefalet, cehalet ve kültürel yozlaşma da anlatılmaktadır. Bu araştırmanın temel amacı, ilk köy romanlarının ve hikâyelerinin sosyokültürel özelliklerini ortaya çıkarmaktır. Araştırmada doküman inceleme metodu uygulanmıştır. Araştırma, Türk edebiyatının ilk köy hikâyeleri arasında bulunan Karabibik’le sınırlıdır. Araştırma sonucunda Karabibik’in Cumhuriyet öncesi Anadolu halkının sosyokültürel yaşantısını yansıttığı tespit edilmiştir
TARIM SEKTÖRÜNDE DIŞA BAĞIMLILIK: TOHUM ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME
Küreselleşme ile birlikte artan rekabet ortamı ve değişen pazar şartları tarım sektörünün önemini daha da arttırmıştır. Çünkü tarım sektörü temel gıda ürünlerinin üretilmesinin yanında ekonomi ve istihdama katkısı, enerji ve hammadde kaynağı olmasıyla da vazgeçilmez bir sektör haline gelmiştir. Fakat son yıllarda dünya çapında yaşanan ekonomik krizler, iklim değişiklikleri, artan gıda talebi, afet ve savaş gibi olağanüstü durumlar, ülkelerin tarım sektöründe kendi kendine yetememe sorununu meydana getirmiştir. Bu çalışmada, Türkiye’nin 2002-2018 yılları arası tarım ürünlerinin temel kaynağı olan tohum üretimi ve ticaretinin analizi yapılarak tohum üretimi ve ticaretinde dışa bağımlılığının derecesi analiz edilmiştir. Analiz neticesinde Türkiye’nin tarım sektöründe dışa bağımlılığının artmaya devam ettiği görülürken tohum üretiminde miktar cinsinden dışa bağımlılığı olmamasına karşın tohum ticaretinde dış açık veren bir ülke konumundadır
Muğla İlinde Örtüaltı Domates Üretiminin Ekonomik Analizi Üzerine Bir Araştırma
Amaç: Bu araştırmada Muğla’da örtüaltı domates yetiştiriciliğinin ekonomik analizi hedeflenmiştir. Materyal ve Metot: Araştırmanın verileri oransal örnekleme ile 93 üreticiden yüz yüze anket yöntemiyle derlenmiştir. Verilerin analizinde öncelikle işletmelerin sosyo-ekonomik özellikleri incelenmiş, daha sonra 2015-2016 dönemi domates üretiminin ekonomik analizi yapılmıştır. Bulgular: Ekonomik analiz sonuçlarına göre, tek ürün yetiştiriciliğinde net kâr plastik ve cam seralarda sırasıyla 4442.58 TL/da, 3924.45 TL/da, güz döneminde net kâr plastik ve cam seralarda sırasıyla 3303.90 TL/da, 9152.14 TL/da, bahar döneminde net kâr plastik ve cam seralarda sırasıyla -422.56 TL/da, 1610.82 TL/da olarak hesaplanmıştır. Sonuç: Üreticilerin gerektiği kadar girdi kullanılması yönünde bilinçlendirilmesi, sağlıklı ve çevreye zarar vermeyen ürünlerin aynı zamanda kârlı bir şekilde üretilmesini de sağlayacaktır
Eğitimde inovasyon ve din eğitimi ilişkisi
İnsanlığın varoluşundan bu yana eğitim ve din eğitimi faaliyetleri farklı şekillerde de olsa devam etmiş ve dinamikliğini korumuştur. Her dönemde inovatif gelişmelerle beraber eğitim materyalleri, eğitim yöntemleri, eğitim ortamları ve eğitimin yapılış şekilleri değişikliğe uğramış, günün şartlarına göre yenilenmiştir. Eğitim araçları önceleri taşlara, kabuklara, derilere kazınmış materyaller iken kâğıdın bulunmasıyla değişmiş, el yazmaları ile çoğaltılan kitaplardan matbaalarda basılan binlerce eğitim materyallerine geçiş inovasyonla mümkün olmuştur. Günümüze geldiğimizde yaşadığımız çağ itibariyle inovasyon insan yaşamının bir parçası değil adeta yaşamın kendisi konumuna dönüşmüş, teknoloji ve yenilik hayatın merkezine konumlanmıştır. Bu değişme ve gelişme eğitim bilimlerine de yansımıştır. Bilgisayar, tablet, akılı telefon olmadan hiçbir işlem yapamadığımız bu dönemde öğrenciler sınıf ortamlarına kitap veya defter getirme ihtiyacı hissetmez olmuşlar, yanlarında akıllı telefonlarının olmasını yeterli görür hale gelmişlerdir
Effects of Saline Stress on In Vitro Seed Germination and Seedling Growth of Some Turkish Fig Cultivars (Ficus carica L.).
In this study, saline stress tolerance/sensitivity levels, germination rate of the seeds, and seedling growth of eight fig cultivars (Morgüz, Sarılop, Yeşilgüz, Sultan Selim, Halebi, Bursa Siyahı, Göklop and Izmir Bardacık) of Turkey were examined by in vitro screening. In fig, this is the first and guiding study reporting in vitro germination performance of the seeds in saline conditions for fig researchers. Salt stress in vitro condition was established by adding 0, 85.5, 171.1 and 342.5 mM NaCl to the MS basal medium in current experiment. In the examinations carried out 45 days after seedling, none of the cultivars could be obtained at a dose of 342.5 NaCl. Highest seed germination rates were determined in Sultan Selim (79.5%) and Bursa Black (75.0%) cultivars at 171.1 mM NaCl concentration. In other cultivars, this ratio has changed between 0.0-40.0%. High germination rate (90% <) and plant growth under the observed 85.5 mM NaCl dose was determined for Sultan Selim and Bursa Siyahı cultivars. The seeds and seedlings of Sarılop cultivar, one of the major cultivars for dried fig production, have been found sensitive to salt stress