İzmir Kavram Vocational School Institutional Repository
Not a member yet
582 research outputs found
Sort by
Artırılmış Gerçeklik Teknolojisi İle Sanatın Deneyimlenmesi
İnsanla birlikte var olan sanat, dünyadaki tüm gelişmelerin yanında yer almıştır. Gelişen teknolojik koşullarla sanatta da çığır açan yenilikler gerçekleşmiştir. Yeni anlatım biçimleri ve mecra arayışları içerisine giren sanatçılar, kendilerini ifade etmek için farklı uygulama ve yöntemler deneyimlemiş ve fikirler üretmişlerdir. Son dönemde dijital teknolojiler kullanılarak üretilen eserlere bir yenilik olarak ‘Artırılmış Gerçeklik’ uygulamaları da eklenmiştir. AR teknolojisi kullanan sanatçılar, eserlerine hem yeni bir boyut kazandırmak hem de çalışmalarını etkileşimli hale getirebilmek için kendilerine yeni bir alan açma çabası içerisine girmişlerdir. Sanatta AR tabanlı deneyimler sanat-teknoloji ortaklığının ilgi çekici ve güncel ürünleri olarak görülmektedir. Bu araştırmayla, teknolojik gelişmeler karşısında kayıtsız kalamayan ve yeni mecralar arayan dijital sanatta artırılmış gerçeklik uygulamalarının kullanım yöntemleri ve ifade biçimleri incelenecektir. Çalışmada AR medyasının sanatta meydana getirdiği yapısal değişiklikler, izleyici-eser etkileşimi, sanatın bir deneyime dönüştürülmesi ve keşfe açık hale getirilmesi çeşitli AR eserleri üzerinden açıklanmaya çalışılmıştır.Art that coexists with humans has stood by all the developments in the world. Groundbreaking innovations in art have also been realized with the advancing technological conditions. Artists who searched for new expression styles and media, experienced different practices and methods to express themselves and produced ideas. Recently, "Augmented Reality" applications have been added to the works produced using digital technologies as an innovation. Artists using AR technology have made an effort to open a new space for themselves in order to both add a new dimension to their works and to make their works interactive. AR-based experiences in art are seen as interesting and up-to-date products of art-technology partnership. With this research, the methods and expressions of using augmented reality applications in digital art that cannot remain indifferent to technological developments and seek new channels will be examined In this study, structural changes caused by AR media in art, audience-work interaction, transformation of art int an experience and making it open to exploration are tried to be explained through various AR works
COVID-19 aralıklı sokağa çıkma yasağı döneminde çevrimiçi gıda perakende sektöründe karşılaşılan müşteri şikayetleri
Almost everything has changed fundamentally with the coronavirus (COVID-19) epidemic. The pandemic has adversely affected the retail industry andthe global economy. After detecting COVID-19, customers’ shopping preferences have moved to popular platforms like online shopping websites. Meanwhile, due to inadequate distribution structures and decentralized supply chain networks of businesses, customers have experienced many failures in service encounters. This study employed a document review method to analysecustomer complaints covering common logistic service failures in the food sector during the three months (March, April and May 2020) intermittent curfew period. In addition, using content analysis, “şikayetvar.com” complaints were classified according to the service quality gap model. Since disruptions in the food industry are critical with their stimulatingeffects on supply chains, this industry has been analysed in detail. In terms of practical contribution, the study introduces an insight to enhance the customer service capabilities of private shopping sites. Furthermore, the theoretical background of thestudy reveals the service quality dimensions prioritized by customers in the pandemic environment and their critical role in service quality gaps.Koronavirüs salgınıyla birlikte neredeyse her şey kökten değişmiştir. COVİD-19 pandemisi küresel ekonominin yanı sıra perakende sektörünü de olumsuz etkilemiştir. COVİD-19 tespit edildikten sonra müşterilerin alışveriş tercihleri popüler bir platform haline gelen online alışveriş sitelerine kaymıştır. Bu süreçte, firmaların yetersiz dağıtım yapısı ve tedarik zinciri ağı nedeniyle, müşteriler hizmet alımlarında birçok hizmet hatası deneyimlemiştir. Bu çalışmada, Mart, Nisan ve Mayıs (2020) aylarını kapsayan üç aylık aralıklı sokağa çıkma yasağı döneminde çevrimiçi gıda sektöründe yaygın olarak görülenve lojistik hizmet hatalarını kapsayan müşteri şikayetleri, döküman inceleme yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. Ayrıca içerik analizi kullanılarak “şikayetvar.com” şikayetleri hizmet kalitesi boşluk modeli kategorilerine ayrılmıştır. Gıda endüstrisindeki aksaklıklar, tedarik zinciri üzerindeki hayati etkileri ile kritik öneme sahip olduğundan, bu sektör yakından incelenmiştir. Yönetsel katkı açısından çalışma, özel alışveriş sitelerinin müşteri hizmetleri yeteneklerini geliştirmeye yönelik bir bakış açısı geliştirmektedir. Çalışmanın teorik arka planı, müşterilerin önceliklendirdiği hizmet kalitesi boyutlarına ve bunların pandemi ortamında hizmet kalitesi boşluklarındaki kritik rolüne açıklık getirmektedir
Analysis of science fiction cinema in the context of intertextuality: the example of The Brazil film
Bilimkurgu türü, sinemanın ilk dönemlerinden itibaren gelişme göstererek, pek çok sanat akımıyla etkileşim sağlamıştır. Bu sanat akımlarından biri de postmodernizmdir. Sinema alanında, 1980’ler sonrasında etkisini gösteren postmodernizm, çeşitli yaklaşımlar ve yöntemler geliştirilmesine olanak sağlamıştır. Bu yöntemler arasında olduğu bilinen metinlerarasılığın, sinemada ve diğer sanat dallarında belirgin bir biçimde tercih edildiği gözlenmiştir. Metinler arasındaki ilişkiyi ele alan bu yöntemin, bilimkurgu filmlerinde anlatı yapısının güçlendirilmesini sağlayarak özgün bir dil yaratılmasında önemli bir unsur olarak dikkat çektiği görülmüştür. Çalışmada, sinemada bilimkurgu türünün gelişimi incelenerek, bu türün metinlerarasılık kavramıyla olan ilişkisinden hareketle Brazil filminin ayrıntılı bir biçimde analiz edilmesi amaçlanmaktadır. Nitel analizle ele alınan bu çalışma, fenomenoloji (olgubilim) desenine göre yapılandırılmıştır. Brazil’in, bilimkurgu türünün özelliklerini yansıtması, diğer filmlerle ve çeşitli sanat dallarıyla etkileşim kurması, çözümlemenin dayandığı temel nitelikleri oluşturmuştur. Elde edilen bulgulara göre, bilimkurgu sinemasında metinlerarası etkileşimden yararlanıldığı görülürken, çalışma kapsamında incelenen Brazil’de, kült filmlerin, edebi eserlerin, mitolojik kahramanların, dini ve siyasi konuları çağrıştıran ögelerin yer aldığı gözlenmiştir.The science fiction genre has developed since the early stages of cinema and interacted with many art movements. One of these art movements is postmodernism. Postmodernism in the field of cinema after the 1980s has enabled various approaches-methods to be developed. Intertextuality, which is known to be among these methods, is clearly observed in cinema and other branches of art. This method, which handles the relationship between texts, draws attention to important factors in creating an original language by strengthening the narrative structure in science fiction films. This study, it is aimed to analyze the film of Brazil in detail by examining the development of the science fiction genre in cinema, based on its relationship with intertextuality. This study, which is handled with qualitative analysis, is structured
according to the phenomenology design. Brazil’s reflection of the features of the science fiction genre and its interaction with other films and various branches of art have formed the basic qualities on which the analysis is based. As per research, besides the seen intertextual interaction in science fiction cinema, it was observed that cult films, literary works, mythological heroes, religious and political factors were in the study in Brazil
Toxic leadership and toxic leadership perception levels of healthcare professionals
Yapılan alan yazın incelemelerinde; çalışanların tutum ve davranışlarının yönlendirilmesinde ve verimliliklerinin artmasında liderlerin yönetim biçimlerinin etkisinin önemli olduğu kabul edilmektedir. Günümüzde yüksek rekabetin olması, çevre koşulları, liderin davranışları örgüt çalışanlarında iş kaybı, psikolojik, davranışsal ve sağlık sorunları gibi olumsuz durumlar yaratabilmektedir.
Toksik liderlik, örgüt içinde çalışanlara kötü davranan, onları aşağılayan, narsist davranışları olan bir lider tipi olarak karşımıza çıkmaktadır. Kendini çalışanlarına kabul ettirmek için, yüksek oranda kontrol yetkisini kullanması çalışanların moral, motivasyon ve verimliliğini düşürerek, örgüt için yıkıcı ve örgütsel iklimi olumsuz etkilemektedir.
Bu çalışmada sağlık hizmet sektöründe yer alan sağlık çalışanlarının toksik liderlik algı düzeyleri ve bunları etkileyen faktörler incelenmiştir. Bu amaçla Tekirdağ ili Çorlu ilçesinde bir özel hastane çalışanlarının toksik liderlik algı düzeyleri ile demografik değişkenler arasındaki ilişki ele alınmıştır. Veriler çalışanlara uygulanan anket yöntemi ile elde edilmiş olup, istatistiki analizleri SPSS kullanılarak yapılmıştır.Literature reviews show that the management style of leaders is important in guiding employees' attitudes and behaviors and increasing their productivity. Todays high competition and environmental conditions combined with the behavior of the leader can create negative consequences such as job loss,
psychological, behavioral and health problems for the employees of the organization.
Toxic leadership emerges as a type of leade who mistreats and humiliates employees in the organization, and has narcissistic behavior. Using a high level of control power to impose itself on its employees reduces the morale, motivation and productivity of the employees, and negatively affects the organizational climate and destructive for the organization.
In this study, the toxic leadership perception levels of healthcare workers in the health service sector and the factors affecting them were examined. For this purpose, the relationship between the toxic leadership perception levels of the employees of a private hospital in Çorlu district of Tekirdağ province and demographic variables was discussed. The data were obtained by the survey method applied to the employees, and their statistical analysis was made using SPSS
İnfografikler: Bilginin grafiklerle etkileşiminde kullanılan benzetmeler
Bilginin demokratik hale getirilerek çoğaltılıp daha fazla insanla etkileşime geçmesi, yazının sonrasında kâğıdın kullanımına ve basım tekniklerinin icadına kadar dayanmaktadır. Bilginin, tabletlerden el yazmalarına, basılı kitaplara ve mobil ortama mekân olarak sığdırılması önemli bir bellek sıkışmasına neden olmuştur. Tarih serüveni içerisinde oluşan büyük belleği açıklayabilmek ve bu yığından ihtiyaç duyulan bilginin süzülebilmesi için bilim, sanat ve tasarımın katkılarından yararlanılmıştır. Bilgiyi açık bir şekilde anlatabilmek için günümüzdeki çoğu diyagram ve benzeri grafiklerin atası sayılabilecek bilgi görselleştirme tekniklerini oluşturma ihtiyacını doğurmuştur. Çok katmanlı tasarım anlayışına sahip olan
infografikler, anlatılmak istenilen hikâyenin görselleştirmeler ile izleyici tarafından çıkarım yapabilmesine olanak sağlayan grafik kurgulardır. İnfografiklerin kullanım nedeni, geniş bilgi yığınlarını kolayca anlaşılır hale getirebilmek ve bilgiyi yönetebilmek ihtiyacı ile ilişkilidir. Bilginin hikâye yapısının aktarılmasında infografiklerin uygulanırken ‘benzetme’ yöntemleri kullanılmıştır. Makalede, farklı benzetme yöntemleri olan, analoji, alegori ve metafor gibi kavramları örnekler üzerinden incelenerek grafikler üzerinden bilgi ve benzetme yöntemlerinin etkileşimi analiz edilecekti
Evaluation of soft power in terms of management and health management
Yumuşak güç kavramı, çağdaş yönetim anlayışında güncel konular arasında değerlendirilmektedir. Yumuşak güç kavramını ilk kez Joseph S. Nye “Liderliğe Zorunluluk: Amerikan Gücünün Değişen Doğası” adlı eserde ortaya koymuştur. Yönetimde liderlik gücü adı altında tartışılan yumuşak güç, 1990’lı yıllardan günümüze kadar birçok alanda özellikle de dış politikada kullanılan ve eleştirilen bir kavramdır. Bu çalışmanın amacı, güç, güç kaynakları, yumuşak güç ve alt boyutları hakkında bilgiler vermek; konu hakkında yapılan çalışmaları ortaya koymak ve sağlık yönetimi ve yönetim alanı açısından yumuşak güç kavramının değerlendirilmektir. Bu kapsamda, öncelikle konuya ilişkin detaylı kuramsal bilgiler sunulmuş ve sonrasında araştırma literatürü Web Of Science’ta ve Ulusal Tez Merkezi’nde (YÖK Tez’de) yer alan çalışmalara göre bibliyometrik analiz yöntemi ile oluşturulmuştur. Ardından da sağlık yönetimi ve yönetim alanı açısından yumuşak güç kavramı değerlendirilmiştir. Çalışmanın sonucunda yöneticilerin ve sağlık yöneticilerinin diğer bireylerle ve kurumlarla iletişim kurdukları tüm süreçlerde yumuşak gücü kullanmalarının önem taşıdığı görülmüştür. Ayrıca alanyazında sağlık alanında yumuşak güç kavramına ilişkin çalışmaların az sayıda olduğu ve bu konuda yapılacak yeni çalışmalara ihtiyaç duyulduğu belirlenmiştir. Bu çalışma ayrıca konu hakkında yapılacak olan yeni çalışmalara yol göstermesi açısından önem taşımaktadır.The concept of soft power is considered among the contemporary issues in contemporary management. The concept of soft power was first stated by Joseph S. Nye in his book “Bound to Lead: The Changing Nature of American Power’’. The soft power discussed under the name leadership power in management is a concept that has been used and criticized in many areas, especially in foreign policy, from the 1990s to the present. The purpose of this study is to give information about power, power supplies, soft power and its sub-dimensions; to reveal studies on the subject and to evaluate the concept of soft power in terms of health management and management. In this context, firstly, detailed information about the subject was presented and then there search literature was created by bibliometric analysis method according to the studies in Web Of Science and National Thesis Center (YÖK Thesis). Then, the concept of soft power was evaluated in terms of health management and management area. As a result of the study, it has been observed that managers and health managers use soft power in all processes in which they communicate with other individuals and institutions. In addition, it has been determined in the literature that studies on the concept of soft power in the field of health are missing and new studies are needed on this subject. This study is also important in terms of guiding new studies on the subject
Evaluation of antimicrobial activity and antibiotic susceptibility profiles of Lactobacillus delbrueckii subsp. bulgaricus and Streptococcus thermophilus strains isolated from commercial yoghurt starter cultures
This research investigated the antimicrobial activity and antibiotic susceptibilities of nine Lactobacillus delbrueckii subsp. bulgaricus strains and nine Streptococcus thermophilus strains isolated from commercial yoghurt cultures. The antimicrobial activities of overnight culture strains against Bacillus cereus CECT 131, Bacillus subtilis ATCC 6633, Campylobacter jejuni NCTC 11351, Candida albicans ATCC 14053, Enterobacter aerogenes ATCC 13048, Escherichia coli ATCC 25922, Listeria onocytogenes ATCC 7644, Pseudomonas aeruginosa ATCC 9027, Salmonella typhimurium ATCC 14028 and Staphylococcus aureus ATCC 12600 were investigated using the disc diffusion method. The antibiotic resistance/susceptibility profiles of the strains were determined using antibiotic discs, which included ampicillin (10μg), ampicillin (25μg), bacitracin (10μg), clindamycin (2μg), clindamycin (10μg), erythromycin (10μg), erythromycin (15μg), gentamicin (10μg), gentamicin (120μg), nalidixic acid (30μ), neomycin (10μg), novobiocin (5μg), oxacillin (1μg), penicillin (10units), streptomycin (25μg), streptomycin (300μg), tetracycline (30μg) and vancomycin (30μg). The results of the study showed that while the Streptococcus thermophilus strain SY8, Lactobacillus bulgaricus strains LY6, LY8, LY9 and LY10 showed antimicrobial activity for all test microorganisms, Streptococcus thermophilus SY5 strains showed the weakest antimicrobial effect. All the Lactobacillus bulgaricus and Streptococcus thermophilus strains were resistant to oxacillin (1μg) and nalidixic acid (30μg). Indeed, the highest antibiotic susceptibility was seen with antibiotics such as ampicillin (25μg), clindamycin (10μg) and erythromycin (15μg)
The Visual language of color in poster design
Çevredekileri anlamak, yorumlamak için duygu ve düşüncelerin doğru bir şekilde aktarımı önemlidir. Bu aktarım içerisinde grafik tasarım, görsel ve görülebilen şeylerle ilgili olarak görüntülerin birbirleriyle olan ilişkisini, bilgisini sunan etkili bir iletişim dalıdır. Grafik tasarımında afiş de iletilmek istenen mesajı basılı, çoğaltılmış bir görüntü ile karşılarken; renk, biçim, metin gibi öğelerden yararlanarak ilgi çekici bir şekilde yansıtır. Renk de tasarımı biçimlendiren ve gösteren, görsel imgeyi etkili bir biçimde yansıtan grafik tasarım öğelerinden biri olarak ışığın gözümüze çarparak yansımasıyla oluşan önemli bir duyumdur. Grafik tasarımcı, kompozisyon, tipografi gibi tasarım alanındaki birçok sorunu çözümlemeye çalışırken, renk öğesinden faydalanmaktadır çünkü renk görsel hiyerarşiyi sağlamada önemli bir etmendir. Bu çalışmanın amacı, dikkat çekici, bilgilendirici özelliğe sahip olan afişlerin fark edilmesinde önemli olan renk unsurunun etkilerini, tasarım alanındaki diğer unsurlarla olan tamamlayıcı ilişkisini ortaya çıkarmak ve seçilmiş olan görsel örneklerle rengin vurgulayıcı gücünü ifade etmektir. Araştırmada konuyla ilgili kavramlar bir araya getirilerek yazın taraması yapılmıştır.Correct transmission of feelings and thoughts is important in order to understand and interpret the environment. In this transfer, graphic design is an effective communication branch that presents the relationship and knowledge of images with each other in relation to visual and visible things. While the poster in graphic design meets the message to be conveyed with a printed, reproduced image; It reflects in an interesting way by making use of elements such as color, form and text. Color, as one of the graphic design elements that shapes and displays the design and effectively reflects the visual image, is an important sensation created by the reflection of light in our eyes. While the graphic designer tries to solve many problems in the field of design such as composition and typography, he makes use of the element of color because color is an important factor in providing visual hierarchy. The aim of this study is to reveal the effects of the color element, which is important in recognizing the remarkable and informative posters, its complementary relationship with other elements in the design field, and to express the emphasis of color with selected visual examples. In the research, literature review was carried out by bringing together the concepts related to the subject
Sağlık Hizmetlerinde Güncel Tartışmalar
Küresel ölçekte tüm dünyayı etkisi altına alan Covid-19 salgını bağlamında ülkemizde ve dünya genelinde sağlık hizmetleri alanına yönelik yeni uygulamalar, bilimsel veriler ışığında iki gün süren "Sağlık Hizmetlerinde Güncel Tartışmalar" başlığı altında 5 oturumda gerçekleşen dijital panelde tartışılmıştır
Semitotal domination number of some graph operations
A semitotal dominating set S (abbreviated semi-TD-set) of graph G = (V, E) is a subset such that S is a dominating set and each vertex in the S is within 2 distance from the another vertex of S. The semitotal domination number, denoted by ?t2(G), is the minimum cardinality taken over all semitotal dominating sets of G. In this paper, we examine the semitotal domination number of graphs obtained by some graph operations such as corona, join, modular product, and lexicographic product. © 2021 Wiley Periodicals LLCEge Üniversitesi: FDK?2018?20266The author is thankful to the editors and the anonymous reviewers for their valuable comments. This paper is supported by Ege University PhD Scientific Research Project (BAP) under project number FDK?2018?20266