Kırşehir Ahi Evran University Institutional Repository
Not a member yet
    6557 research outputs found

    Examination of the relationship between the book reading habits and the mathematical literacy of middle school students

    No full text
    Nicel araştırma yaklaşımının benimsendiği bu çalışma 2022-2023 eğitim öğretim yılında 837 ortaokul öğrencisinin katılımıyla gerçekleşmiştir. Çalışmada ortaokul öğrencilerinin kitap okuma alışkanlıkları ile matematik okuryazarlığı öz yeterlik algıları arasındaki ilişki incelenmiştir. Ayrıca öğrencilerin kitap okuma alışkanlıklarının ve matematik okuryazarlığı öz yeterlik algılarının cinsiyete, okul türüne, okulun LGS sınav başarısına, sınıf düzeyine, anne/baba eğitim durumuna, kardeş sayısına, ailenin gelir düzeyine, kitap okuma sıklığına ve kendisine ait odanın olup olmamasına göre farklılaşıp farklılaşmadığı araştırılmıştır. Yapılan analizler sonucunda, öğrencilerin kitap okuma alışkanlıklarının istatistiksel olarak kızlarda daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Ayrıca sınıf düzeyi arttıkça bu alışkanlıklarının istatistiksel olarak azaldığı ve en yüksek 5. sınıf öğrencilerinde; en düşük ise 8. sınıf öğrencilerinde olduğu görülmüştür. Baba eğitim düzeyi açısından istatistiksel olarak anlamlı düzeyde fark olmasına; anne eğitim düzeyi açısından fark olmamasına karşın annesi/babası lisans mezunu olan öğrencilerin annesi/babası ilkokul mezunu olan öğrencilere oranla yine kitap okuma alışkanlıklarının daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Matematik okuryazarlık öz yeterlik algıları açısından incelendiğinde ise annesi/babası lisans mezunu olan öğrencilerin annesi/babası ilkokul mezunu olan öğrencilere oranla istatistiksel olarak daha yüksek olduğu görülmüştür. Ayrıca ailedeki çocuk sayısı arttıkça öğrencilerin gerek kitap okuma alışkanlıklarında gerekse matematik okuryazarlık öz yeterlik algılarında anlamsal olarak bir düşüş olduğu görülmüştür. Kardeşi olmayan öğrencilerin istatistiksel olarak üç ve daha fazla kardeşi olan öğrencilere oranla kitap okuma alışkanlıklarının ve matematik okuryazarlık öz yeterlik algılarının daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Aile geliri açısından incelendiğinde aile geliri yükseldikçe kitap okuma alışkanlıklarının ve matematik okuryazarlık öz yeterlik algılarının arttığı ve ailesinin geliri yüksek olan öğrencilerin geliri düşük olan öğrencilere oranla kitap okuma alışkanlıklarının ve matematik okuryazarlık öz yeterlik algılarının daha yüksek olduğu gözlemlenmiştir. Öğrencilerin kitap okuma sıklıkları arttıkça kitap okuma alışkanlıklarının ve matematik okuryazarlık öz yeterlik algılarının arttığı; hemen hemen her zaman kitap okuyan öğrencilerin hemen hemen hiçbir zaman kitap okumayan öğrencilere oranla gerek kitap okuma alışkanlıklarının gerekse matematik okuryazarlık öz yeterlik algılarının daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Öte yandan bu çalışmada, ortaokul öğrencilerinin matematik okuryazarlık öz yeterlik algılarının cinsiyete ve sınıf düzeyine göre istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde farklılaşmadığı belirlenmiştir. Öğrencilerin gerek kitap okuma alışkanlıklarının gerekse matematik okuryazarlık öz yeterlik algılarının öğrenim gördükleri okul türüne ve LGS sınav başarısına göre de istatistiksel olarak bir farklılaşmanın olmadığı gözlemlenmiştir. Ayrıca, bu çalışmada ortaokul öğrencilerinin kitap okuma alışkanlıkları ile matematik okuryazarlık öz yeterlik algıları arasında pozitif yönde orta düzeyde bir ilişki bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Kitap okuma alışkanlığı, matematik okuryazarlığı, öz yeterlikThis study, in which the quantitative research approach was adopted, was carried out with the participation of 837 secondary school students in the 2022-2023 academic year. In the study, the relationship between the reading habits of secondary school students and their mathematical literacy self-efficacy perceptions was examined. In addition, students' reading habits and mathematical literacy self-efficacy perceptions differ according to gender, school type, school's LGS exam success, grade level, parent education status, number of siblings, family income level, frequency of reading books, regular readers in the family, and whether they have their own room. It was investigated whether it differs according to whether As a result of the analysis, it was determined that the reading habits of the students were statistically higher in girls. In addition, as the grade level increases, these habits decrease statistically and in the highest 5th grade students; the lowest was observed in 8th grade students. There is a statistically significant difference in terms of father's education level; Although there was no difference in terms of mother's education level, it was determined that the reading habits of the students whose mothers/fathers were undergraduate graduates were higher than the students whose mother/father graduated from primary school. When mathematical literacy is analyzed in terms of self-efficacy perceptions, it is seen that the students whose mothers/fathers are undergraduate graduates are statistically higher than the students whose mothers/fathers are primary school graduates. In addition, as the number of children in the family decreased, it was observed that there was a semantic decrease in both the reading habits of the students and their mathematical literacy self-efficacy perceptions. It was determined that the students who do not have siblings have statistically higher book reading habits and mathematical literacy self-efficacy perceptions than the students who have three or more siblings. When examined in terms of family income, it was observed that as family income increases, reading habits and mathematical literacy self-efficacy perceptions increase, and students with high family income have higher book reading habits and mathematical literacy self-efficacy perceptions than students with low income. As students' reading frequency increases, their reading habits and mathematical literacy self-efficacy perceptions increase; It has been determined that students who almost always read books have higher reading habits and mathematical literacy self-efficacy perceptions than students who almost never read. On the other hand, in this study, it was determined that the mathematical literacy self-efficacy perceptions of secondary school students did not differ statistically significantly according to gender and grade level. In addition, it has been observed that there is no statistical difference between students' reading habits and mathematical literacy according to the type of school they study and their LGS exam success. On the other hand, in this study, a moderate positive correlation was observed between the reading habits of secondary school students and their mathematical literacy self-efficacy perceptions. Key Words: Reading habit, mathematical literacy, self-efficac

    Development and application study of primary school level environmental attitude scale

    No full text
    Bu araştırmada, ilkokul öğrencilerinin çevreye yönelik tutum düzeylerini belirleyebilecek geçerli ve güvenilir bir ölçme aracının geliştirilmesi ve geliştirilen ölçek kullanılarak öğrencilerin tutum düzeylerinin çeşitli demografik değişkenler açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Nicel araştırma desenin benimsendiği araştırma tarama çalışması niteliğindedir. Araştırma 2022-2023 eğitim öğretim yılında Kırşehir ilinde yer alan ilkokullarda 1548 öğrencinin katılımıyla yürütülmüştür. Araştırmada, likert tipi ölçek geliştirme modeli kullanılmıştır. Ölçme aracında yer alan maddelerin birbiriyle ilişkili olduğu düşünülerek açımlayıcı (explanatory) faktör analizinde promax eğik döndürme tekniği kullanılmıştır. Üç kez uygulanan döndürme tekniği sonucunda, 3 alt faktörden oluşan, 17 maddelik ölçek elde edilmiştir. Ölçeğin Kaiser-Mayer-Olkin [KMO] Testi sonucu .837 olarak hesaplanmıştır. Hesaplanan Bartlett Testi sonucunun ise (p<.00) anlamlı olduğu tespit edilmiştir. Geliştirilen veri toplama aracının geçerlik-güvenirlik analizleri sonucunda açımlayıcı faktör analizinde .76 olarak hesaplanan Cronbach Alpha iç tutarlık katsayısının doğrulayıcı faktör analizinde .91 olarak artış gösterdiği görülmüştür. Doğrulayıcı Faktör Analizi sonucunda ölçeğin yapısının ki-kare uyum değerinin (x2= 262.93 sd=116, p=.00) anlamlı olduğu tespit edilmiştir. Örneklem büyüklüğüne göre değişiklik gösteren x2 değerinin 262.93, serbestlik derecesinin (df) 116 olduğu belirlenmiştir. Model uyumuna ilişkin x2/df ise 2.26 olarak hesaplanmıştır. Geliştirilen ölçek ile ilkokul 4. sınıf öğrencilerinin çevreye ilişkin tutum düzeyleri çeşitli demografik değişkenler açısından ele alınıp değerlendirilmiştir. Araştırma bulgularına göre ilkokul 4. sınıf öğrencilerinin çevreye ilişkin tutum düzeylerinde; cinsiyete göre anlamlı fark bulunamadığı, sosyo-ekonomik düzeye göre üst düzey grupların lehine anlamlı fark görüldüğü, anne ve baba meslek gruplarına göre yine eğitim düzeyi lehine anlamlı fark olduğu görülmüştür.In the research, it was aimed to develop a valid and reliable measurement instrument to determine the attitudes of elementary school students towards environment and to examine the students' attitude levels in terms of various demographic variables using the scale developed. Adopting a quantitative research design, the study employs a survey in nature. The research was conducted during the 2022-2023 academic year with the participation of 1548 students from primary schools located in Kırşehir province in Türkiye. In the study, a Likert-type scale development model was used. Exploratory factor analysis with promax oblique rotation technique was employed considering the interrelatedness of the items in the measurement tool. After three rounds of rotation technique, a 17-item scale consisting of three sub-factors was obtained. The Kaiser-Mayer-Olkin [KMO] Test yielded a result of .837 for the scale. The calculated Bartlett's Test result was found to be significant (p < .00). In the validity-reliability analysis of the developed data collection tool, it was observed that the Cronbach's Alpha internal consistency coefficient increased from .76 in exploratory factor analysis to .91 in confirmatory factor analysis. Confirmatory Factor Analysis revealed that the goodness-of-fit value of the scale (x2 = 262.93, df = 116, p = .00) was significant. It was determined that the x2 value, which varies according to the sample size, was 262.93 with 116 degrees of freedom. The ratio of x2/df for model fit was calculated as 2.26. The attitude levels of 4th-grade primary school students towards environmental education were examined and evaluated in terms of various demographic variables using the developed scale. According to the research findings, the attitudes of 4th grade primary school students towards environemental show that there was no significant difference based on gender; yet a significant difference was observed in favor of the higher socioeconomic groups according to socioeconomic status, and a significant difference was observed in favor of educational level based on the occupation groups of mothers and fathers. were not found, yet in the attitude levels towards environmental based on gender. However, significant differences were observed in favor of the higher socioeconomic group, as well as in favor of higher education levels based on the occupations of mothers and fathers

    Aktif Sporcuların Zihinsel Dayanıklılık Ve Stresle Başa Çıkma Düzeylerinin Çeşitli Değişkenler Açısından İncelenmesi

    No full text
    Spor, bir başkasıyla mücadele veya belirlenen bir hedefe ulaşma gayesiyle, belli kurallar çerçevesinde icra edilen, bireysel ya da kolektif olarak yapılan, hem yapana hem de izleyene haz veren fiziksel ve zihinsel aktiviteler bütünüdür. “Aktif Sporcuların Zihinsel Dayanıklılık Ve Stresle Başa Çıkma Düzeylerinin Çeşitli Değişkenler Açısından İncelenmesi” adlı çalışmada lisanslı olarak aktif spor yapan sporculara yönelik incelemelerde bulunulmuştur. Bu tez çalışmasının amacı, lisanslı olarak aktif spor yapan erkek ve kadın sporcuların zihinsel dayanıklılıklarının ve stresle başa çıkma yöntemi düzeylerinin tespitidir. Bu incelemede sporcuların “Zihinsel Dayanaklıkları” ve “Stresle Başa Çıkma Yöntemi Düzeyleri” araştırılmıştır. Bu doğrultuda araştırmanın örneklem evreni Erzincan ilinde ikamet eden 189 erkek ve 52 kadın aktif sporcu olmak üzere toplamda 241 sporcunun katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışmaya katılan sporculardan alınan verilerin istatistiksel analizleri IBM SPSS 22.0 paket programında yapılmıştır. Değişkenlerin normallik testine bakılmıştır. Araştırmaya katılanların sayısı 241 kişi olmasından dolayı (n≥30) Kolmogorov- Smirnov’a bakılmıştır. Ayrıca Q-Q ve P-P Plot grafikleri incelenmiştir (1) (2). Değişkenlerin p<0.05 olması nedeniyle parametrik analizler uygulanmıştır. Araştırma katılanların cinsiyetlere göre dağılımı için Frekans analizi, araştırma katılanların cinsiyetlere göre sporda zihinsel dayanıklılık ve stresle başa çıkma ölçeklerinin ait genel ve alt boyut (SUM) ortalamaları için Descriptives analizi, cinsiyetlere göre sporda zihinsel dayanıklılık ve stresle başa çıkma ölçeklerinin ait genel ve alt boyutlarının karşılaştırılması için Independent Samples T testi analizi yapılmıştır. Yaşa göre sporda zihinsel dayanıklılık ve stresle başa çıkma ölçekleri arasındaki ilişki için Pearson Korelasyon analizi ve yaş değişkeni üzerinde tek yönlü varyans analizi(ANOVA) testleri uygulanmıştır. Millilik durumuna göre sporda zihinsel dayanıklılık ve stresle başa çıkma ölçeklerinin ait genel ve alt boyutlarının karşılaştırılması için Independent Samples T testi analizi yapılmıştır. Spor hakkında genel bilgiler çalışmada yer alırken zihinsel dayanıklılık, stres ve stresle başa çıkma konularında detaylı bilgilere de yer verilmiştir. Çalışma; spor hakkında genel bilgiler, zihinsel dayanıklılık ve stresle başa çıkma kavramı hakkında tanımlamalar ve genel açıklamalar, çalışmaya ilişkin gereç ve yöntemler verilerin analizi, analiz sonucunda bulgular ve bu bulgulara ilişkin tartışma sonuç ve son olarak da ilerideki yapılacak olan çalışmalar ve yapılmış olan çalışmalara yönelik öneriler bölümlerinden oluşmaktadır. Bu incelemeye yönelik bulgular, değerlendirmeler ve öneriler sunulmuştur

    The effects of the Turkish tribes of Eastern Europe (Kipchaks, Idil-Bulgarians, Pechenegs and Khazars) on the Golden Horde State

    No full text
    Tarihin her safhasında, yadsınamaz bir gerçek olarak pek hoş karşılanmayan Türk-Moğol göçebe ulusları ata yurtları Türkistan'dan her yöne göç ederek özellikle Orta Asya ve Doğu Avrupa sahasına yayılmıştır. Cengiz Han'ın kurduğu Ötüken merkezli karasal anlamdaki en geniş imparatorluk kültürün, dilin, törenin, yazının, ordunun, memurların, unvanların Türkçe olduğu bir yapılanmaydı. İlk çağlardan beri Türk yurdu olan Karadeniz'in Kuzeyi/ Doğu Avrupa Cengiz İmparatorluğu'nun ardılı olan Altın Orda Devleti kuruluşta Moğol olsa da kısa bir süre içinde Türk-İslam kimliği kazandı. Başlangıçta Moğollar tarafından kurulsa da kısa sürede Türk Devleti halini almasının nedeni; hâkim unsurun Kuman-Kıpçaklar, İdil-Bulgarları, Peçenekler gibi birçok Türk boyunun yoğunluğu ve İslam Dininin Orta Asya Türk Tasavvufçuları tarafından bölgeye yayılmasıdır. Yüzyıllar boyunca aynı bozkırları hatta devletleri paylaşan Türk ve Moğol toplumu, Orta Çağ Türk ve Avrupa tarihinde önemli rolü olan Altın Orda Devleti'nde tekrardan birlikte yaşadılar. Tarihsel süreçte Türk tarihinin çok önemli bir ayağı olan Karadeniz'in Kuzeyi /Doğu Avrupa topraklarındaki Türk siyasi hayatı milattan önceki devirlerden 1552 Rusların Türk illerini istila etmesine kadar sürdü. XIII. yüzyılın başlarından itibaren merkezde Karadeniz'in Kuzeyi, Kırım, Doğu Avrupa, İdil-Bulgar ve Kuzey Kafkasya'yı kapsayan bölgelerde şekillenen Altın Orda Devleti, başta Türk tarih ve kültürüne yaptığı katkıyla, Orta Çağ'ın en büyük ve önemli Türk devletlerinin başında gelmektedir.At every stage of history, the ancestral homelands of the Turkic-Mongolian nomadic nations, which were not very welcome as an undeniable fact, migrated from Turkestan in all directions and spread especially to the area of Central Asia and Eastern Europe. The largest empire in the terrestrial sense, centered on Ötuken, founded by Genghis Khan, was a structure in which culture, language, ceremony, writing, army, officers, titles were in Turkish. The Golden Horde State, the successor of the Black Sea North/ Eastern European Genghis Empire, which has been a Turkish homeland since the earliest ages, gained a Turkish-Islamic identity within a short period of time, although it was Mongolian at the foundation. Although it was originally founded by the Mongols, the reason why it soon became a Turkish State is that the dominant element is the density of many Turkish tribes, such as Cuman-Kipchaks, Idil-Bulgarians, Pechenegs, and the spread of the Islamic Religion to the region by Central Asian Turkish Sufists. Turkish and Mongolian society, which shared the same steppes and even states for centuries, lived together again in the Golden Horde State, which played an important role in the history of Medieval Turkish and European history. Turkish political life in the Northern / Eastern European territories of the Black Sea, which is a very important pillar of Turkish history in the historical process, lasted from the periods before B.C. to the invasion of the Turkish provinces by the Russians in 1552. XIII. The Golden Horde State, which has been formed since the beginning of the century in the regions covering the North of the Black Sea, Crimea, Eastern Europe, Idil-Bulgaria and the North Caucasus in the center, is one of the largest and most important Turkish states of the Middle Ages, mainly due to its contribution to Turkish history and culture

    Real Hardy spaces and integral operators on harmonic analysis

    No full text
    Bu yüksek lisans tezinde, Hardy uzayları ve harmonik analizin klasik operatörlerinin bu uzaylardaki sınırlılıkları hakkında bilgi verilecektir. İlk bölümde, literatürde bu konu ile ilgili araştırmaları olan bir çok matematikçi hakkında bilgi verilmiş ve bu çalışmanın amacından bahsedilmiştir. İkinci bölümde, tez konusunda geçen bazı temel tanım ve özellikler verilecektir. Üçüncü bölümde, Hardy uzaylarının karakterizasyonu, tanım ve özellikleri verilecektir. Son bölümde ise harmonik analizin integral operatörlerinin Hardy uzaylarındaki sınırlılıkları ile ilgili sonuçlara yer verilecektir.In this thesis, we will inform you about Hardy spaces and the boundedness of classical operators of harmonic analysis in these spaces. In the first section, information is given about many mathematicians studying in this field in the literature and also about the purpose of this study. In the second section, some basic definitions and features of the thesis will be given. In the third section, the characterization, definition and properties of the Hardy spaces will be given. In the last section, the results about the boundedness of integral operators of harmonic analysis in Hardy spaces will be given

    A study on the effect of labor migration to Germany on Turkish cooperatives

    No full text
    Karşılıklı yardımlaşma, dayanışma ve işbirliğine dayalı bir ortaklık sistemi öngören kooperatifleşme hareketinin geçmişi oldukça eskilere dayanmaktadır. Günümüzde dünyanın birçok ülkesinde çeşitli alanlarda rol alan kooperatifler, ekonomik ve sosyal yaşamın bir parçası olarak faaliyetlerine devam etmektedirler. Dünyada yaklaşık olarak 2.6 milyon kooperatif bulunmakta ve bu kooperatifler bünyesinde bulunan 1 milyarı aşkın ortakları ile küresel ekonominin %4.5'ini oluşturmaktadır. 1744 yılında İngiltere'nin Rochdale Kasabasında bir tekstil atölyesinde Robert Owen'ın öncülüğünde başlayan modern kooperatifçilik kısa sürede dünyanın pek çok yerine yayılmıştır. Tanzimat'la birlikte batılılaşma sürecini her alanda hızlandıran Osmanlı Devletinde de modern kooperatifçilik düşüncesi Mithat Paşa'nın öncülüğünde Memleket Sandıkları ile uygulanma imkânına sahip olmuştur. Cumhuriyetin ilanı ile birlikte özellikle Atatürk ve Celal Bayar'ın önemli katkıları sonucunda kooperatifleşme hareketi Türkiye'de de yeni bir uygulama alanına sahip olarak gelişme göstermiştir. İmece kültürünü korumaya çalışan Türkler, ahi birliklerini kurmuştur. Esnaf ve sanatkârların etik ilkelerine göre kurmuş oldukları bu yapı, Türk toplumunda kooperatifçilik düşüncesinin gelişmesine zemin hazırlamıştır. 2020 yıllı verilerine göre Türkiye'de birçok farklı alanda yaklaşık 59 bin kooperatif bulunmakta ve bu kooperatiflerin 6 milyonu aşkın ortağı bulunmaktadır. Kooperatifçiliğin bir toplumda benimsenmesi ve yaygınlaşmasında çeşitli faktörler etkili olabilmektedir. Bunlar o toplumun ekonomik, sosyal ve kültürel yapısı ile birlikte, ülkelerin izlediği kooperatifleşme politikaları ve uygulamaları ile şekillenebilmektedir. Türk kooperatifçiliğinin gelişmesinde iç dinamiklerin yanı sıra birtakım dış dinamiklerin de etkili olduğu söylenebilir. Bu duruma örnek olarak, Türkiye'nin 30 Ekim 1961 tarihinde Federal Almanya Cumhuriyetinin başkenti Bonn'da imzalamış olduğu, F. Almanya - Türkiye İş Gücü Antlaşması olduğu söylenebilir. Özellikle Köy Kalkınma Kooperatiflerinde uygulanması planlanan projelere kaynak oluşturmak için "Ülkelere İşçi Göndermek amacıyla Kooperatif Kuran Köylülere Öncelik Tanıma Projesi" güncellenerek uygulanmaya başlanmıştır. Bu minvalde, köy kalkınma kooperatiflerine halk nezdinde F. Almanya kooperatifleri şeklinde bir benzetme yapılmıştır. Bu çalışmada, 1961 tarihinde F. Almanya ile imzalanan F. Almanya – Türkiye İş Gücü Antlaşması'nın Türk kooperatifçiliğine özellikle köy kalkınma kooperatiflerine etkisinin çeşitli yönleri ile incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaca ulaşmak için o döneme ait köy kalkınma kooperatiflerinin gelişimi ile bu anlaşma arasındaki ilişki incelenmiş olup, literatür taraması yapılarak çalışmanın altyapısı oluşturulmuştur. Türkiye'de köy kalkınma kooperatiflerinin gelişmesinde bu anlaşmanın belirgin bir etkisi olduğu ve bu etkinin köy kalkınma kooperatiflerinin sayısal olarak artmasına yansıdığı sonucuna varılmıştırThe history of the cooperative movement, which envisages a partner ship system based on mutualaid, solidarity and cooperation, dates back to ancienttimes. Today, cooperatives continu etheir activities as a part of economicandsocial life in variousfields in many countries of the world. There are approximately 2.6 million cooperatives in the world and the secooperatives constitute 4.5% of the global economy withover 1 billion members. Modern cooperatives, which started in 1744 in a textile workshop in Rochdale, England, under the leader ship of Robert Owen, spread tomanyparts of theworld in a short time. Inthe Ottoman Empire, which accelerated the westernization process in every field with the Tanzimat, the idea of modern cooperatives had theopportunityto be implemented with the Homeland Fund sunder the leadership of Mithat Pasha. With the proclamation of the Republic, especially with the significant contributions of Atatürk and Celal Bayar, the cooperative movement has developed as a new application area in Turkey. Thiss tructure, which was establi she daccording to the ethical principles of a kind of trades men and craftsmen formed by the Turks, whotry top reserve the culture of imece, with the Ahi Unions, laid the ground work forthe development of the idea of cooperatives in Turkish society. According to the data of 2020, there are approximately 59 thousand cooperatives in many different fields in Turkey and these cooperatives have morethan 6 million partners. Various factors can be effective in theadoptionand spread of cooperatives in a society. These are shaped by the economic, social and culturalstructure of thatsociety and can be shaped by the cooperative policiesand practices followed by the countries. It can be said that some external dynamics as well as internal dynamic sareeffective in the development of Turkish cooperatives. It can be said that one of these is the F. Germany –Turkey Labor Agreement, which Turkey signed on October 30, 1961 in Bonn, the capital of the Federal Republic of Germany. "Project for Giving Priorityto Villagers Establishing Cooperatives in Sending Workersto Foreign Countries" was developed and put intoeffect in order toprovidere sources for projects to be implemented especially by Village Development Cooperatives. Forthisreason, village development cooperatives beganto be called F. Germany cooperatives among the people. Inthisstudy, it is aimed to examine the effects of the F. Germany –Turkey Labor Agreement signed with F. F. Germany in 1961 on Turkish cooperatives, especially on village development cooperatives, with variousa spects. Inorderto achieve thisaim, the said agree ment was examined and the infrastructure of the study was created by reviewing the literature on the relation ship between the development of the village development cooperatives of that periodand this agreement. It was concluded that this agreement had a significant effect on the development of village development cooperatives in Turkey and this effect show edit self in the number and thinking system of village development cooperatives

    Teorik ve ampirik kanıtlarla Türkiye'de savunma harcamaları - ekonomik büyüme ilişkisi / Defense expenditures - economic growth relationship in Turkey with theoretical and empirical evidence

    No full text
    Soğuk Savaşın bitmesi ardından 11 Eylül terörist saldırıları dünyanın birçok bölgesinde başta etnik, dini ve milliyetçi çatışmalar yaşanmasına neden olmuştur. Türkiye’nin jeopolitik ve jeostratejik konumu, zengin enerji kaynaklara sahip olması, Ortadoğu’ya yakın olması ve doğu-batı arasında köprü vazifesi görmesi nedeniyle tarih boyunca küresel güçlerin ilgi odağında olmuştur. Bu bağlamda Türkiye, iç ve dış tehdit, terör saldırılarından doğrudan veya dolaylı olarak etkilenmektedir. Türkiye, terör saldırıları karşısında devletin bağımsızlığı ve bütünlüğü korumak için mili gelirden önemli bir payı savunma harcamalarına ayırmaktadır. Milli gelirden savunma harcamaları için bir pay ayrılması ekonomi üzerinde farklı etkilere neden olmaktadır. Savunma harcamaları ile ekonomik büyüme arasındaki ilişki birçok araştırmacının dikkatini çekmiş olup, konuya çeşitli tekniklerle yaklaşan önemli sayıda çalışma bulunmaktadır. Ancak savunma harcamaların ekonomik büyümeyi, verimliliği ve diğer makroekonomik göstergeleri tetikleyip tetiklemediği konusunda bilim adamları arasında bir fikir birliği yoktur. Bu çalışmanın amacı, 1990-2021 yılları arasında Türkiye’de savunma harcamalarının ekonomik büyüme üzerindeki olası etkilerini Barro’nun (1990) modelini kullanarak incelemektir. Araştırmada değişkenler arasındaki eşbütünleşme ilişkisini test etmek için gecikmesi dağıtılmış otoregresif (ARDL) ve BayerHanck (2013) yöntemleri kullanılmıştır. Ardından ARDL ve dinamik sıradan en küçük kareler (DOLS) modeline dayalı uzun dönem katsayı tahmini yapılmıştır. Çalışma sonucunda savunma harcamalarının büyüme üzerinde negatif yönde etkili olduğu tespit edilmiştir. Nüfus, beşerî sermaye ve brüt sabit sermaye yatırımları ile büyüme arasında ise pozitif bir ilişki bulunmuştur. Sonuç olarak, Türkiye’de 1990-2021 dönemleri arasında Askerî Keynesyen yaklaşımının yerine Neo-Klasik yaklaşımının geçerli olduğu sonucuna ulaşılmıştır

    On the behavior of some classical operators in vanishing Orlicz-Morrey spaces

    No full text
    Bu çalışmada yeni bir tip vanishing Orlicz-Morrey uzayı tanıtılarak harmonik analizin klasik operatörlerinin ve komütatörlerinin bu uzaylardaki sınırlılığı incelenmiştir. Beş bölümden oluşan bu çalışmanın birinci bölumünde, literatürde bu konu ile ilgili araştırmaları olan birçok matematikçi hakkında bilgi verilmiş ve bu çalışmanın amacından bahsedilmiştir. İkinci bölumde, çalışmamız ile ilgili olan temel kavramlar, uzaylar ve operatörler hakkında genel bilgilere ve bazı temel tanımlara yer verilmiştir. Üçüncü bölümde, Orlicz-Morrey uzaylarının tanımı verilmiş ve bu uzayların belirli kapalı altuzaylarını tanımlayan klasik ve yeni bazı vanishing koşulları tanıtılmıştır. Dördüncü bölümde, üçüncü bölümde tanıtılan yeni vanishing Orlicz-Morrey uzayları üzerinde maksimal, singüler ve potansiyel operatörlerin sınırlılık özellikleri incelenmiştir. Bu tezin son bölümü olan beşinci bölümde, dördüncü bölümdeki inceleme bu klasik operatörlerin komütatörleri için yapılmıştır.In this study, a new type of vanishing Orlicz-Morrey space has been introduced and the boundedness of classical operators of harmonic analysis and their commutators in these spaces have been investigated. In the first part of this study, which consists of five parts, some basic information about many mathematicians who have researched on this subject matter in the literature is given and the purpose of this study is mentioned. In the second part, general information and some basic definitions about the basic concepts, spaces and operators related to our work are given. In the third chapter, the definition of Orlicz-Morrey spaces is given and some classical and new vanishing conditions that define certain closed subspaces of these spaces are introduced. In the fourth chapter, the boundedness properties of maximal, singular and potential operators on the new vanishing Orlicz-Morrey spaces that were introduced in the third chapter are investigated. In the fifth chapter, which is the last part of this thesis, the analysis in the fourth chapter is made for the commutators of these classical operators

    On the complex mixed dark-bright wave distributions to some conformable nonlinear integrable models

    Get PDF
    In this research paper, we implement the sine-Gordon expansion method to two governingmodels which are the (2+1)-dimensional Nizhnik–Novikov–Veselov equation and the Caudrey–Dodd–Gibbon–Sawada–Kotera equation. We use conformable derivative to transform these non-linear partial differential models to ordinary differential equations. We find some wave solutionshaving trigonometric function, hyperbolic function. Under the strain conditions of these solu-tions obtained in this paper, various simulations are plotted

    Investigation of the relationship between peer bullying and the possibility of suicide in high school students in terms of various variables

    No full text
    İntihar hem dünyada hem de Türkiye'de giderek artan önemli bir ruh sağlığı sorunu olmayı sürdürmektedir. Son yıllarda özellikle de ergen intiharlarında ciddi artışların olduğu görülmektedir. Yaşanan bu artışlar beraberinde ergen intiharlarına neden olan etkenlerin neler olduğunu ortaya koymayı gerekli kılmaktadır. Ergen intiharlarına neden olan etkenlerden biri olarak da akran zorbalığı gösterilmektedir. Bu araştırmanın amacı lise öğrencilerinde akran zorbalığı ve intihar olasılığı arasındaki ilişkiyi cinsiyet, sınıf düzeyi ve lise türü açısından ortaya koymaktır. Araştırma ilişkisel tarama modeli kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın örneklemi 2021-2022 eğitim öğretim yılında Kırıkkale ilinde, Millî Eğitim Bakanlığına bağlı 4 devlet lisesinde öğrenim gören 436 öğrenciden (256 kız, 180 erkek) oluşmuştur. Örneklem seçimi sürecinde basit seçkisiz örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak "Kişisel Bilgi Formu", "Akran Zorbalığı Belirleme Ölçeği Ergen Formu" ve "İntihar Olasılığı Ölçeği" kullanılmıştır. Değişkenler arasındaki ilişkinin yönünün ve düzeyinin ortaya konması için parametrik olmayan testlerden Spearman Brown Sıra Farkları Korelasyon Analizi (rs) kullanılmıştır. Değişkenlerin cinsiyete göre farklılaşmasını tespit etmek için parametrik testlerden İlişkisiz Örneklemler İçin t Test ve parametrik olmayan testlerden Mann Whitney U Testi kullanılmıştır. Değişkenlerin sınıf düzeyine ve lise türüne göre farklılaşmasını tespit etmek için parametrik testlerden Tek Yönlü Varyans Analizi (One Way ANOVA) ve Kruskal Wallis - H Testi kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre lise öğrencilerinde intihar olasılığı ile akran zorbalığında kurban olma ve zorba olma arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Akran zorbalığı alt boyutları ile intihar olasılığı alt boyutları arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. İntihar olasılığının cinsiyete göre farklılaştığı, kız ergenlerde daha fazla intihar olasılığı riskinin olduğu tespit edilmiştir. İntihar olasılığının sınıf düzeyine göre farklılaşmadığı tespit edilmiştir. İntihar olasılığı düzeyinin lise türüne göre farklılaştığı; en yüksek meslek lisesi öğrencilerinde, en düşük imam hatip lisesi öğrencilerinde olduğu tespit edilmiştir. Akran zorbalığının cinsiyete göre farklılaştığı, erkek ergenlerin kız ergenlere göre daha fazla fiziksel zorbalık kurbanı oldukları ve fiziksel zorbalık yaptıkları, kız ergenlerin erkek ergenlere göre daha fazla dışlama zorbalığı kurbanı oldukları tespit edilmiştir. Akran zorbalığı kurban olma düzeyinin sınıf düzeyine göre farklılaştığı, zorba olma düzeyinin sınıf düzeyine göre farklılaşmadığı tespit edilmiştir. 9. sınıf öğrencisi olmanın akran zorbalığında kurban olmayı arttırdığı tespit edilmiştir. Akran zorbalığının lise türüne göre farklılaştığı, kurban olma ve zorba olma düzeylerinin en az imam hatip lisesi öğrencilerinde; kurban olma düzeyinin en fazla meslek lisesi öğrencilerinde, zorba olma düzeyinin ise en fazla fen/sosyal bilimler lisesi öğrencilerinde olduğu tespit edilmiştir. Araştırma bulguları değerlendirildiğinde akran zorbalığının ergenlerde intihar olasılığı için önemli risk faktörlerinden biri olduğu söylenebilir.Suicide continues to be an increasingly important mental health problem both in the world and in Turkey. In recent years, it has been observed that there has been a significant increase in adolescent suicides. These increases make it necessary to reveal the factors that cause adolescent suicides. Peer bullying is shown as one of the factors that cause adolescent suicides. The aim of this study is to reveal the relationship between peer bullying and suicide probability in high school students in terms of gender, grade level and high school type. The research was carried out using the relational screening model. The sample of the study consisted of 436 students (256 girls, 180 boys) studying at 4 public high schools affiliated to the Ministry of National Education in Kırıkkale province in the 2021-2022 academic year. Simple random sampling method was used in the sample selection process."Personal Information Form", "Peer Bullying Scale Adolescent Form" and "Suicide Probability Scale" were used as data collection tools in the study. Spearman Brown Rank Correlation Analysis (rs), one of the non-parametric tests, was used to reveal the direction and level of the relationship between the variables. The t-Test for Unrelated Samples from parametric tests and the Mann-Whitney U-Test from non-parametric tests were used to determine the differentiation of variables according to gender. One-Way Analysis of Variance (One Way ANOVA) and Kruskal Wallis - H Test, which are parametric tests, were used to determine the differentiation of the variables according to grade level and high school type. According to the research findings, it was determined that there is a positive and significant relationship between the probability of suicide in high school students and being a victim of peer bullying and being a bully. A positive and significant relationship was found between the sub-dimensions of bullying and the probability of suicide. It has been determined that the probability of suicide differs according to gender, and that there is a higher risk of suicide in female adolescents. It was determined that the probability of suicide did not differ according to the grade level. The level of suicide probability differs according to the type of high school; It was determined that the highest vocational high school students, the lowest imam hatip high school students. It has been determined that peer bullying differs according to gender, male adolescents are more victims of physical bullying and physical bullying than female adolescents, and female adolescents are victims of exclusion bullying more than male adolescents. It has been determined that the level of being a victim of peer bullying differs according to the class level, and the level of being a bully does not differ according to the class level. It has been determined that being a 9th grade student increases being a victim of peer bullying. Peer bullying differs according to the type of high school, and the level of being a victim and being a bully is at least among imam hatip high school students; Vocational high school students have the highest level of victimization, and the highest level of being a bully is science/soc. It has been determined that it is among the students of high school of sciences. When the research findings are evaluated, it can be said that peer bullying is one of the important risk factors for the possibility of suicide in adolescents

    3,945

    full texts

    6,557

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Kırşehir Ahi Evran University Institutional Repository
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇