Kırşehir Ahi Evran University Institutional Repository
Not a member yet
6557 research outputs found
Sort by
The effect of organizational culture on organizational creativity in Afghanistan private secondary schools
Bu araştırmanın amacı eğitim örgütlerinde örgüt kültürünün örgütsel yaratıcılık üzerindeki etkisini özel ortaokullardaki öğretmenlerinin bakış açısıyla anlamak amacıyla yapılmıştır. Bu çalışma nitel bir araştırma modeline sahiptir ve görüşme yöntemi kullanılmıştır. Çalışma grubu Afganistan Kabil Şehrinde özel okullarda görev yapan 27 öğretmenden oluşmaktadır. Öğretmenler seçilirken farklı alanlarda, farklı yaşlarda, mevcut okuldaki görev süresinin farklı olmasına dikkat elde edilmiştir. Veri toplama aracını araştırmacı danışmanıyla birlikte geliştirilmiştir. Araştırma verileri bire bir görüşme yöntemiyle elde edilmiştir. Görüşmeler ses kaydına alınmış sonra metne dönüştürülmüştür. Katılımcıların görüşleri kodlanarak verilmiştir. Öğretmenler okullarının diğer okullardan farkını; okulun fiziksel mekânı ve ortamı, öğretim yöntemleri, öğretmenin kapasitesi ve yetenekleri, okulların olanakları, okulun kuralları, eğitim tesisleri, okul binası, yönetim biçimi, okul kültürü, çalışanların inancı ve yürütülen çalışmaların kalitesinde görmüşlerdir. Yine öğretmenler okullarının diğer okullardan farkını, okulun uygun atmosferi ve ortamı, öğretimin kalitesi, sınav sistemi, öğretmenlerin eğitimi, öğretmenlerin sorumluluğu ve okul bütçesi olarak görmüşlerdir. Öğretmenler örgüt kültürünü; bir örgütte geçerli olan ve üye davranışlarını yönlendiren bir dizi değerler, inançlar, alışkanlıklar, uygulamalar, davranışlar ve kurallar olarak belirterek, bir örgütü diğerinden ayıran özellikler olduğunu ifade etmişlerdir. Öğretmenler okullarının demokratik yönetime sahip olduğunu ve işgücüne odaklandıklarını ifade etmişlerdir. Öğretmenler okullarında uyum, iş birliği ve birlikte hareket etme kültürünün olduğunu ifade etmişlerdir. Öğretmenlerin çoğu, okuldaki hakim kültürün olumlu yönlerini dile getirirken bazıları okullarda kültürel sorunların olduğunu düzeltmesi gerektirdiğini belirtmiştir. Öğretmenler okullarında niteliğin nicelikten önce geldiği, iş birlikçi kültürün olduğunu ifade etmişlerdir. Öğretmenler okullarında birlik duygusunun hakim olduğunu, bireye önem verildiğini, insana değer verildiğini belirtmişlerdir. Öğretmenler yaratıcılığı, yeni bir fikirler, icatlar, ürünler ve hizmetler olarak görmektedirler. Öğretmenler okullarındaki yaratıcı uygulamaları; seminerler, destekleyici dersler ve aktif öğretim yöntemi olarak belirtilmiştir. Öğretmenler eğitim teknolojilerinin, laboratuvarların ve kütüphanelerin yaratıcı eğitim ortamı oluşturmada önemli olduğunu vurgulamışlardır. Öğretmenler okullarının yaratıcılığı desteklediğini ancak bütçelerinin yeterli olmadığını ifade etmişlerdir. Yaratıcılığı engelleyen hususları eğitim bakanlığının koyduğu kurallar ve prosedürler, öğretmenlerin bilgi eksikliği, kaynak eksikliği, destek eksikliği olarak belirtmişlerdir. Diğer yandan öğretmenlerin aldığı maaşın düşük olması, başka işler yapmak zorunda olmaları veya iki okulda derse girmeleri de yaratıcılığı engelleyen hususlar olarak ifade edilmiştir. Katılımcılar, okulun örgütsel kültürünün, üyelerin yaratıcılığı üzerinde doğrudan ve anlamlı bir etkisi olduğunu belirtmişlerdir. Örgütsel değerlerin içselleştirilmesi, yönetici davranışları, öğretmenlerin nitelikleri yaratıcılığının ortaya çıkmasında önemli faktörler olarak görülmüştür. Anahtar kelimeler: Örgüt kültürü, Örgütsel yaratıcılık, Ortaokul Öğretmenleri, AfganistanThis research was conducted to understand the effect of organizational culture on organizational creativity in educational organizations from the perspective of teachers in secondary private schools. This study has a qualitative research model and the interview method was used. The working group is in Kabul City, Afghanistan consists of 27 teachers working in private schools. When selecting teachers, attention was paid to the fact that they were different in different fields, at different ages, and had different tenures in the current school. Data collection tool was developed together with the researcher's consultant. Research data was obtained by one-on-one interview method. The interviews were audio recorded and then converted into text. The opinions of the participants are given by coding. Teachers distinguish their schools from other schools. They saw it in the physical space and environment of the school, teaching methods, capacity and abilities of the teacher, school facilities, school rules, educational facilities, school building, management style, school culture, employees' beliefs and the quality of the work carried out. Again, teachers saw the difference of their school from other schools as the appropriate atmosphere and environment of the school, the quality of teaching, the examination system, the training of teachers, the responsibility of teachers and the school budget. Teachers understand organizational culture; They stated that it is a set of values, beliefs, habits, practices, behaviors and rules that are valid in an organization and direct the behavior of its members, and that they are the features that distinguish one organization from another. Teachers stated that their schools have democratic management and focus on the workforce. Teachers stated that there is a culture of harmony, cooperation and acting together in their schools. While most teachers expressed the positive aspects of the dominant culture in the school, some stated that there were cultural problems in schools and that they needed to be corrected. Teachers stated that their schools have a collaborative culture where quality comes before quantity. Teachers stated that a sense of unity prevails in their schools, the individual is given importance, and people are valued. Teachers see creativity as new ideas, inventions, products and services. Teachers' creative practices in their schools; seminars, supporting courses and active teaching methods. Teachers emphasized that educational technologies, laboratories and libraries are important in creating a creative educational environment. Teachers stated that their schools support creativity, but their budgets are not sufficient. They stated that the issues that hinder creativity are the rules and procedures set by the Ministry of Education, teachers' lack of knowledge, lack of resources, and lack of support. On the other hand, the low salaries of teachers, the fact that they have to do other jobs, or the fact that they teach in two schools are also stated as factors that hinder creativity. Participants stated that the school's organizational culture had a direct and significant impact on the creativity of its members. They saw the internalization of organizational values, administrator behavior, and teacher qualifications as important factors in the emergence of creativity. Keywords: Organizational culture, Organizational creativity, Secondary School Teachers, Afghanista
Farklı Dozlarda Poliamin (Spermidin) Uygulamalarının Açık Alanda Yetiştirilen Çilek (Albion) Bitkisinde Gelişim Parametrelerine Etkilerinin İncelenmesi
Bu çalışma, poliamin (spermidin) uygulamalarının çilek bitkisinde gelişim
parametreleri ve stres koşulları üzerine etkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Çalışma
Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi, Ziraat Fakültesi Bahçe bitkileri üzümsü meyveler bahçesinde
yürütülmüştür. Çalışma Albion çilek bitkilerine 0.5 mM 1.0 mM 1.5 mM dozda uygulanan
spermidin ve kontrol gruplarından oluşmuştur. 36 adet Albion nötr gün çilek fideleri 4 ayrı
guruba ayrılırken her grup 9 bitkiden oluşmuştur. 90 günlük deneme sonucunda her gruptan
şansa bağlı bitkiler seçilerek bitkilerin gelişim parametreleri incenip analizleri yapılmıştır. Her
grup 3 tekerrür ve her tekerrür 12 bitkiden oluşmuştur. Sonuç olarak, spermidin uygulamaları
Albion çilek çeşidi üzerinde pozitif yönde etki göstermitir. 1.5 mM lik ve 1.0 mM lik spermidin
uygulamaları Albion çilek çeşidinin yaprak gelişim parametreleri üzeriene olumlu etkileri
olmuştur. Ayrıca bu uygulamalar çileklerin meyve fiziksel özelliklerini pozitif yönde
etkilemiştir. Spermidin uygulamalarının farklı dozlarının bitkinin morfolojik özelliklerine
olumlu yönde etkilerinin olduğu gözlemlenmişti
Factors Affecting Medication Adherence in Patients using oral Chemotherapy: A Descriptive Study
Introduction: The utilization of oral chemotherapy agents for cancer treatment has witnessed a steady rise in recent years. The pivotal determinant for the success of oral chemotherapy lies in the adherence of cancer patients to the prescribed treatment. This study aims to explore oral chemotherapy adherence and identify factors influencing medication adherence among cancer patients. Methods: A total of 103 cancer patients participated in this descriptive study. Data were collected using the Oral Chemotherapy Adherence Scale, the Turkish Translation of the Beliefs about Medicines Questionnaire (BMQ-T) and The Functional Living Index-Cancer. Results: Of the participants, 66% reported good adherence to oral chemotherapy. Key findings indicate that access to health services (β = −1.473, p = 0.009), cancer stage (β = −1.570, p = 0.015) and the BMQ-T subscale of General Overuse (β =.696, p = 0.041) were independent predictors of medication adherence. Conclusion: The study observed medication non-adherence in one-third of patients undergoing oral chemotherapy. Primary contributors to non-adherence included difficulties in accessing health services, advanced cancer stage and the belief that drugs are over-recommended by doctors. These results underscore the need for a heightened focus on preventable factors, such as improving access to health services and addressing beliefs about drug overuse, to enhance medication adherence in patients receiving oral chemotherapy. © The Author(s) 2024
Comparative study of Ti/Al and Ti/Al/Ti/Au ohmic contacts to AlGaN/ GaN heterostructures
We investigated the electrical properties and the ohmic contact formation considering Ti/Al and Ti/Al/Ti/Au ohmic contact metallization schemes on AlGaN/GaN heterostructures. The specific contact resistance of contacts was determined by characterizing the current-voltage relation from TLM measurement. The lowest value for the specific contact resistivity was obtained using Ti/Al/Ti/Au metallization. An interfacial TiN layer was monitored at the contact-AlGaN interface. TiN phases were found at both contacts, but the thickness in the Ti/Al/Ti/Au contact reached 8 nm, while the thickness in Ti/Al was thinner and discontinuous. The surface roughness of the Ti/Al/Ti/Au contact was determined as 8.17 nm and that of the Ti/Al contact as 36.23 nm. It was found that the spesific contact resistance depends on the atomic structure of the metal-semiconductor interface and composition and structure of the ohmic contact layers. These results showed that it is possible to achieve higher reliability and uniformity as well as lower contact resistance in AlGaN/GaN HEMTs with Ti/Al/Ti/Au contact compared to Ti/Al contact
Değerler Dünyası Açısından Namık Kemal’in Tiyatroları Üzerine Bir İnceleme
Toplumlar, kültürlerini kendi tarihlerinin içindeki değer yargıları ve nesilden nesile aktarılan
evrensel değerler sayesinde oluşturur. Kültürü oluşturan maddi ve manevi değerler, yaşam tarzımızı
belirleyerek davranışlarımız ve kararlarımıza yön vermektedir. İnsanın doğum ve ölüm arasındaki
hayatı belli değerler üzerine kuruludur ve kişi bu şekilde hayatı anlamlandırmaya çalışır. Aradığımız
anlam duygusunu değerler sayesinde bularak köklü değişiklikler meydana getirebiliriz. Namık Kemal,
Türk edebiyatında özgün kimliği ile yer edinerek edebiyat aracılığı ile topluma yön vermek isteyen
Tanzimat dönemi yazarlarımızdandır. Tanzimat dönemi Türk edebiyatında tiyatro, roman, gazete
yazarlığı gibi birçok türde eserler vermiştir. Özellikle tiyatroları ile toplumun problemlerini ele almış
usta bir sanatçıdır.
Namık Kemal'in tiyatroları, Osmanlı İmparatorluğu'nda yaşanan siyasi çalkantılar ve
toplumsal değişimler üzerine kuruludur. Değerlerin toplumlar üzerinde değiştirici etkisi
bulunmaktadır. Tiyatro eserlerini amacına ulaşabilmek için kullanan Namık Kemal'in eğlenceli bir
okul olarak ifade ettiği tiyatro oyunlarında, değerler dünyası üzerine araştırmaya konu olan veriler
Namık Kemal'in piyesleri üzerinden sağlanmaktadır.
Geleneklerine bağlı olan Namık Kemal'in piyeslerinde tarihten izler bularak Türk toplumunun
olumlu özelliklerine rastlarız. Namık Kemal genellikle tiyatrolarında tarihi ve sosyal olayları ele alarak
okura mesajlar vermeyi, okuru düşünmeye yöneltme ve bilinçlendirmeyi hedeflemiştir. Namık Kemal,
nasıl bir dünya istediğini piyesleri üzerinden okuyucuya aktarır. Tiyatroları daha çok milli değerlere
dikkat çekmektedir. Araştırmanın amacı, Namık Kemal'in tiyatro eserlerini değerlere duyarlık
bağlamında incelemektir.
Vatan yahut Silistre, Zavallı çocuk, Akif Bey, Gülnihal, Celaleddin Harzemşah ve Kara Bela
adında altı tiyatro eseri bulunan Namık Kemal, mektuplarında en sevdiği türün tiyatro olduğunu
vurgular. Tiyatroları daha çok dram türündedir. Namık Kemal‟in piyeslerinde idealize ettiği oyun
kahramanları vatanını milletini seven, hür, adil, çalışkan, dürüst, fedakâr, kahraman insanlardır.
Piyeslerinde toplumsal eleştiriyi güçlü bir şekilde yaparken döneminin gerçeklerini de yansıtmıştır.
Namık Kemal olumlu insan tiplemeleri ile milli birlik ve beraberliği sağlamak istemiş oyun
kahramanlarını aşk, sevgi, vatanseverlik, kahramanlık, fedakârlık, adalet, insan hakları gibi değerler
etrafında birleştirerek bu değerleri yüceltmiştir. Yazar, olumsuz insan tiplemeleri ile de insanların
değerlerini yitirmesi sonucunda toplumda oluşabilecek tahribata dikkat çekmiştir
Investigation of the Combined Effects of Stress Concentrations and Plasma Nitriding Parameters on the Fatigue Performance of AISI 4140 Low Alloy Steel
The fatigue performance of machine parts under cyclic loads is significantly reduced by notches, cracks and geometric irregularities on their surfaces. Therefore, it is necessary to eliminate the notch effect, which is effective on the formation of fatigue cracks. In this study, it is aimed to enhance the fatigue strength of notched parts via plasma nitriding. Four various radii (r = 1, 2, 4 and 8 mm) variations were created from AISI 4140 steel with theoretical stress concentration factors (Kt) of 1.63, 1.41, 1.27 and 1.19, respectively. Then, the samples were plasma nitrided at 480 °C for 2 h and 9 h. The morphological, structural and mechanical properties of the samples were characterized by SEM, XRD and microhardness tester. The fatigue tests were performed using a rotating bending fatigue test device. All plasma nitrided parts exhibited higher fatigue strength compared to untreated samples and the level of this increase decreased with increasing Kt. The fatigue properties of plasma nitrided parts improved in comparison to untreated parts, depending on the residual stresses, microhardness and diffusion layer thickness. Consequently, it was found that the fatigue limit improvement up to 72% was achieved in the samples with the lowest Kt and nitrided for long periods. Graphical Abstract: (Figure presented.) © ASM International 2024
Latife Tekin’in Eserlerinde Annelik Kavramı
Türk edebiyatında kadın ve annelik kavramları, geniş bir çerçevede incelenen ve çeşitli
disiplinlerden araştırmacıların ilgisini çeken temalardandır. Edebi eserlerde kadınlar genellikle
idealleştirilmiş ve geleneksel olarak belirlenmiş toplumsal rollerle ilişkilendirilir. Anneler ise
edebi eserlerde genellikle sevgi dolu, fedakâr ve koruyucu birer figür olarak tasvir edilir, bu da
toplumun annelik idealiyle uyumlu bir portre çizer. Bu bağlamda, Türk edebiyatında kadın ve
annelik konularını işleyen bir örnek olarak Latife Tekin’in eserleri öne çıkar. Latife Tekin,
eserlerinde kadınların toplumdaki yerini ve annelik rollerini ele alırken geleneksel cinsiyet
normlarını ve aile yapısını sorgulayan bir yaklaşım benimser.
Bu çalışma, toplumsal cinsiyet rolleri arasında önemli bir yer tutan annelik kavramını
ele alarak, Latife Tekin’in eserlerinde annelik sembollerinin toplumsal, kültürel ve psikolojik
katmanlarını incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırmada, metinlerde yer alan annelik kavramının
yazarın eserlerinde nasıl şekillendiği ve bu sembollerin ne şekilde işlendiği analiz edilecektir.
Metodoloji olarak, Tekin’in eserlerinde yer alan annelik sembollerinin ayrıntılı bir analizi
yapılacaktır. Bu bağlamda, toplumsal cinsiyet rolleri, anne-kız ilişkileri, kadının/annenin
metalaştırılması ve ötekileştirilmesi gibi unsurlar derinlemesine irdelenecektir. Çalışmanın
temel hedefi, Latife Tekin’in eserlerinde annelik kavramının edebi ve toplumsal açıdan önemini
vurgulamak, Türk edebiyatındaki annelik temsillerine yeni bir bakış açısı kazandırmak ve bu
yolla toplumsal cinsiyet çalışmalarına katkı sunmaktır
Comparison of The Efficacy of Schroth and Lyon Exercise Treatment Techniques in Adolescent İdiopathic Scoliosis: A Randomized Controlled, Assessor and Statistician Blinded Study
Background: Adolescent idiopathic scoliosis (AIS) is the most common vertebral disorder in adolescence. Objectives: The purpose of this study was to compare the effectiveness of Schroth and Lyon exercise methods on Cobb angle (CA), angle of trunk rotation (ATR), quality of life (QoL), and perceived trunk appearance in patients with AIS. Methods: The 31 participants diagnosed (diagnosis age = 12.2 ± 0.9) with AIS by a physician following the Lenke criteria and subsequently referred to the outpatient clinic were enrolled in the study. All participants were randomly assigned between the Schroth group (SG) and Lyon group (LG) for 6 months of supervised and home treatment. The participants’ CA, ATR, Scoliosis Research Society-22 (SRS-22), and Walter-Reed Visual Assessment Scale (WRVAS) were assessed as a baseline, and again following the treatment by the same researcher who remained blinded to the study. Results: In 2-way mixed-design repeated-measures ANOVA analysis, when the change in time was analyzed between the groups (Group × Time [interaction]), a statistical difference was found more significant in SG for the CA-thoracic (F = 103.1, p < .01, 95% CI = 4.1; 2.0 to 6.2), CA-lumbar (F = 19.1, p < .01, 95% CI = 1.7; 1.0 to 2.4), ATR (F = 64.1, p < .01, 95% CI = 1.7; 1.2 to 2.3), and WRVAS (F = 169.5, p < .01, 95% CI = 6.5; 3.2 to 9.9) parameters. The LG was only more significantly improved in the SRS-22 total score (F = 15.7, p < .01, 95% CI = −0.9; −0.2 to −1.6). Conclusion: In the study, The Schroth exercises gave more favorable results than Lyon exercises in terms of CA-T, CA-L, ATR and WRVAS in the conservative treatment of AIS, while Lyon exercises gave more favorable results in terms of QoL. Additionally, according to the results of this study, it was found that the QoL of participants in SG decreased after treatment compared to baseline
Türkiye'de Yetişen Bazı Fiğ (Vicia L.) Türlerinin Moleküler Filogenetik Analizi Ve Dünyadaki Türleri İle Karşılaştırılması
Fabaceae familyasının gıda ve yem sanayisinde kullanılan ekonomik öneme sahip en
önemli cinslerinden birisi olan Vicia L., toplam 102 takson (63 tür, 22 alttür, 17 varyete) ile
ülkemizde temsil edilmektedir. Tarımı yapılan çok az türü bulunmaktadır. Özellikle bazı türler
besin değeri açısından önemli yem bitkisi olarak karşımıza çıkmaktadır. Tez kapsamında
ülkemizde doğal yayılış gösteren ve ticari öneme sahip türler (6 tür, 1 alttür ve çeşitleri)
arasındaki moleküler filogenetik ilişkilerin belirlenmesi amacıyla nükleer ribozomal genlerin
iç transkribe boşluklarındaki ITS gen bölgesi (ITS1+5.8s +ITS2) kullanılmıştır. Yapılan PZR
çalışmaları ile elde edilen verilerle cins içerisindeki filogenetik ilişkiler Maksimum Likelihood
ilişkisindeki GTR (General Time Reversibl Model) parametresinde Gamma dağılımı ile
çizdirilmiş ve moleküler filogenetik ağaç elde edilmiştir. Aynı familyaya ait Astragalus
mongolicus ve Lupinus luteus türleri ile başka çalışmalarda verileri olan Vicia cinsine ait
çalışılan türler NCBI veri bankasından alınmış ve analize dahil edilmiştir. Ayrıca ITS2 gen
bölgesine ait sekonder yapıların çizdirilmesi ile de moleküler veriler 2 boyutlu hale getirilerek
görselleştirilmesi sağlanmıştır. Gibbs serbest enerji değerleri de çıkartılarak türler arasındaki
farklılıklar gösterilmiştir. Sonuç olarak Vicia cinsine ait türler filogenetik çalışmalarda yaygın
olarak kullanılan ITS gen bölgesine dayalı ilişkilendirmelerde birbirleri ile morfolojik verilere
paralel olarak moleküler filogenetik ağaçta yer almıştır
Heısenberg Gruplarında Schrödınger Operatörlerine Karşılık Gelen Kesirli İntegral Operatörlerinin Komütatörler˙ın˙ın Morrey Tipli Uzaylarda Sınırlılığı
Bu yüksek lisans tezinde, Heisenberg gruplarında Schrödinger operatörlerine kar¸slık
gelen kesirli integral operatörlerinin komütatörlerinin Morrey tipli uzaylardaki sınırlılıkları
hakkında bilgi verilecektir. ˙Ilk bölümde, literatürde bu konu ile ilgili ara¸stırmaları olan
bir çok matematikçi hakkında bilgi verilmi¸s ve bu çalı¸smanın amacından bahsedilmi¸stir.
˙Ikinci bölümde, tez konusunda geçen bazı temel tanım ve özellikler verilecektir. Üçüncü
bölümde, tez konusu ile ilgili materyal ve metotlar hakkında kısa bilgi verilmi¸stir. Dördüncü
bölümde, Heisenberg grupları, Schrödinger operatörü ve Schrödinger operatörüne kar¸sılık
gelen Morrey uzayları hakkında temel tanım ve özellikleri ile ilgili bazı bilgiler verilerek
Heisenberg gruplarında tanımlı Schrödinger operatörlerine karşılık gelen kesirli integral operatörlerinin komütatörlerinin Morrey tipli uzaylardaki sınırlılıkları hakkında bilgi verilmiştir. Son bölümde, tez konusunun araştırılmasındaki amaç ve hedefi hakkında kısaca bahsedilmiştir